Yazışmalık
https://turkcesivarken.com/yazismalik/

+sal/+sel eki üzerine
https://turkcesivarken.com/yazismalik/viewtopic.php?f=232&t=10021
14. bét (Toplam 16 bét)

Yazar:  Aparog [ 31 Eki 2020, 22:20 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

hskizilcik yazdı:
Aparog yazdı:
Ulusal -- Burada +al geldi
Sessel -- Burada çirkin bir ses ortaya çıkmasına rağmen +sel geldi
Güncel -- Burada +cel geldi
Evcil -- Burada +cil oldu
Dikey -- Burada +ey oldu

Tek meselemiz +sal, +sel eki değil.


E konuyu anlammaısınız daha. Ekini kökünü yanlış ayırıyorsunuz. Türkçede +(a)l eki de var +sal eki de. Günce sözüne gelen +(a)l ekini +cel sanmanızdan belli konuya hakim olmadığınız Türkçede +cil eki de vardır, +sil eki de vardır. önce Türkçenin eklerini ve geçmişini bir öğrenin, sonra gelin tartışalım.


Vâ esefâ bu yazdıklarınızla bazı insanları kandırabilirsiniz. Günce kelimesinin lugat manası "günlük" şeklinde. Günce kelimesine umumiyetle renk adı yapan ek geliyor her nasılsa aktüel oluyor... Burada ekin günce kelimesinde gelmediği gayet açık. Ayrıca +sa ile +()l ekleri birleşerek nispet eki teşekkül edemezler! Sayısal kelimesini ele alalım. Sizin başka iletilerinizde dediğinize göre bu +sal eki +sa ve +()l eklerinin birleşimi. Öyleyse soruyorum "sayısa-" fiili ne manaya geliyor? Muhtemelen sayı istemek manası verir. Buna da Eski Türkçe ve Orta Türkçe renk adlarında kullanılan eki getirince nispet eki oluyor... Nasıl? Böyle bir şey Türkçeye uygun mu?

Yazar:  bilimdan [ 31 Eki 2020, 22:44 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

Kumsaldaki sal "kıyı, kenar":
Eklenti:
sal TDK Kişi Adları Sözlüğü.png
sal TDK Kişi Adları Sözlüğü.png [ 12.62 KiB | 4025 kéz görüntülendi ]

Yazar:  hskizilcik [ 01 Kas 2020, 01:09 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

bilimdan yazdı:
hskizilcik yazdı:
arsal, arsıl, arsik... (kestane rengine çalan)
Kestane rengine çalan anlamı hangi kaynakta geçiyor? Gördüğüm kadarıyla ar da arsal, arsıl, arsik de kestane rengi anlamında veriliyor. Siz uydurma sAl ekine kılıf bulmaya çalışırken anlam da uyduruyorsunuz galiba?
Eklenti:
Çince renk-1.png
Eklenti:
Çince renk-2.png


Şai/şay diye okunan bir sözcüğü alıp da sal sanmak, Çince ile hiç ilgisi olmayan birinin söyleyebileceği bir şey sanırım. Çincede vurgu bile anlamı değiştiriyorken, bambaşak iki seslemi aynı sanmanız gülünç. Arsal sözcüğü, "arsal at" gibi sözlerde geçer. O ata aynı zamanda konural derler. Yani kumral. Kısacası tam kestane rengi değildir. Kestane rengine benzer. Türklerde renk adalrıyla ilgili birçok öakale var. Oralarda bellidir hepsi. Sıfat olarak kullanılmıştır birçok yerde. Ar sözcüğünün ayrıca renk ifade etmek için sıfat olarak kullanıldığı örnekler de olduğu için nispet eki diyoruz ya zaten. Biraz okusanız anlarsınız. Arsıl ve arsik biçimleri de aynı nispet anlamını verecek biçimde kullanılmıştır.

Yazar:  bilimdan [ 01 Kas 2020, 17:40 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

hskizilcik yazdı:
bilimdan yazdı:
hskizilcik yazdı:
arsal, arsıl, arsik... (kestane rengine çalan)
Kestane rengine çalan anlamı hangi kaynakta geçiyor? Gördüğüm kadarıyla ar da arsal, arsıl, arsik de kestane rengi anlamında veriliyor. Siz uydurma sAl ekine kılıf bulmaya çalışırken anlam da uyduruyorsunuz galiba?
Eklenti:
Çince renk-1.png
Eklenti:
Çince renk-2.png


Şai/şay diye okunan bir sözcüğü alıp da sal sanmak, Çince ile hiç ilgisi olmayan birinin söyleyebileceği bir şey sanırım. Çincede vurgu bile anlamı değiştiriyorken, bambaşak iki seslemi aynı sanmanız gülünç. Arsal sözcüğü, "arsal at" gibi sözlerde geçer. O ata aynı zamanda konural derler. Yani kumral. Kısacası tam kestane rengi değildir. Kestane rengine benzer. Türklerde renk adalrıyla ilgili birçok öakale var. Oralarda bellidir hepsi. Sıfat olarak kullanılmıştır birçok yerde. Ar sözcüğünün ayrıca renk ifade etmek için sıfat olarak kullanıldığı örnekler de olduğu için nispet eki diyoruz ya zaten. Biraz okusanız anlarsınız. Arsıl ve arsik biçimleri de aynı nispet anlamını verecek biçimde kullanılmıştır.
İşte dil konusunda ne kadar bilgisiz olduğunuz bir kere daha anlaşılıyor. Ekran görüntülerinde sözcüğün Çincedeki eski şekilleri de bulunuyor. Bu sözcük Türkçeye Çinceden yeni geçmiş değil ki siz bunun şai/şay okunduğunu söylüyorsunuz. Orta Çince şeklinin sik/şik benzeri bir telaffuzunun bulunduğu görülüyor ki bu ünlü uyumuna uymayan arsik şeklini açıklıyor. Söyler misiniz bu sözcüğün neden arsik, arsal ve arsıl gibi farklı şekilleri bulunuyor? Ya okuma hatası ya da Çincenin farklı ağızlarındaki telaffuz farklarından dolayı sözcük farklı şekillerde telaffuz ediliyor. Mesela Çince 微 wēi, wéi (Kantonca mei4) işaretinin eski Çince telaffuzu (Zhengzhang): /*mɯl/ şeklinde veriliyor yahut başka bir örnek olarak Çince 動物, 动物 Mandarin: (dòngwù), Min Dong: (dông-ŭk), Min Nan: (tōng-bu̍t); Japonca どうぶつ dōbutsu, Korece 동물 dongmul aynı sözcüğün farklı telaffuzlarıdır. Telaffuzdaki çeşitlilik Çincenin tarihî ve günümüz lehçelerindeki telaffuz farklarına dayanmaktadır.

Arsal at vb. kullanımlar da salın renk anlamında olmadığını göstermez. Günümüzde de kırmızı renk kalem vb. ifadeler kullanılabiliyor.

Yazar:  hskizilcik [ 01 Kas 2020, 18:38 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

bilimdan yazdı:
hskizilcik yazdı:
bilimdan yazdı:
hskizilcik yazdı:
arsal, arsıl, arsik... (kestane rengine çalan)
Kestane rengine çalan anlamı hangi kaynakta geçiyor? Gördüğüm kadarıyla ar da arsal, arsıl, arsik de kestane rengi anlamında veriliyor. Siz uydurma sAl ekine kılıf bulmaya çalışırken anlam da uyduruyorsunuz galiba?
Eklenti:
Çince renk-1.png
Eklenti:
Çince renk-2.png


Şai/şay diye okunan bir sözcüğü alıp da sal sanmak, Çince ile hiç ilgisi olmayan birinin söyleyebileceği bir şey sanırım. Çincede vurgu bile anlamı değiştiriyorken, bambaşak iki seslemi aynı sanmanız gülünç. Arsal sözcüğü, "arsal at" gibi sözlerde geçer. O ata aynı zamanda konural derler. Yani kumral. Kısacası tam kestane rengi değildir. Kestane rengine benzer. Türklerde renk adalrıyla ilgili birçok öakale var. Oralarda bellidir hepsi. Sıfat olarak kullanılmıştır birçok yerde. Ar sözcüğünün ayrıca renk ifade etmek için sıfat olarak kullanıldığı örnekler de olduğu için nispet eki diyoruz ya zaten. Biraz okusanız anlarsınız. Arsıl ve arsik biçimleri de aynı nispet anlamını verecek biçimde kullanılmıştır.
İşte dil konusunda ne kadar bilgisiz olduğunuz bir kere daha anlaşılıyor. Ekran görüntülerinde sözcüğün Çincedeki eski şekilleri de bulunuyor. Bu sözcük Türkçeye Çinceden yeni geçmiş değil ki siz bunun şai/şay okunduğunu söylüyorsunuz. Orta Çince şeklinin sik/şik benzeri bir telaffuzunun bulunduğu görülüyor ki bu ünlü uyumuna uymayan arsik şeklini açıklıyor. Söyler misiniz bu sözcüğün neden arsik, arsal ve arsıl gibi farklı şekilleri bulunuyor? Ya okuma hatası ya da Çincenin farklı ağızlarındaki telaffuz farklarından dolayı sözcük farklı şekillerde telaffuz ediliyor. Mesela Çince 微 wēi, wéi (Kantonca mei4) işaretinin eski Çince telaffuzu (Zhengzhang): /*mɯl/ şeklinde veriliyor yahut başka bir örnek olarak Çince 動物, 动物 Mandarin: (dòngwù), Min Dong: (dông-ŭk), Min Nan: (tōng-bu̍t); Japonca どうぶつ dōbutsu, Korece 동물 dongmul aynı sözcüğün farklı telaffuzlarıdır. Telaffuzdaki çeşitlilik Çincenin tarihî ve günümüz lehçelerindeki telaffuz farklarına dayanmaktadır.

Arsal at vb. kullanımlar da salın renk anlamında olmadığını göstermez. Günümüzde de kırmızı renk kalem vb. ifadeler kullanılabiliyor.


Kardeşim, iyice saçmalıyor ve olayı kişiselleştiriyorsun. TDE mezunuyum ben. Dil konusunda bilgim vardır. Ama senin tutarsızlıklarının sınırı yok. Çünkü, önce Çincedeki renk anlamına gelen sözcüğe "sal" dedin, şimdi "şik" siyorsun. Karar ver. Hangisi? Tarihin hiçbir döneminde sal olmamış bir sözcüğü aldın kıvırıp duruyorsun. Çince öyle bir değil kıvırabileceğin. Japonca ve Korece ise bambaşka iki dil. Seninle konuşmak gerçekten zor. Vakit kaybı. Nereden tutturabilirsem diye bakıyorsun. Sladırgan tutumunu bırakmazsan bir daha yanıt yazmayacağım.

Yazar:  hskizilcik [ 01 Kas 2020, 18:38 ]
İleti Başlığı:  [Deleted]

İletiThis post was deleted by hskizilcik on 01 Kas 2020, 18:38.

Yazar:  bilimdan [ 01 Kas 2020, 18:52 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

hskizilcik yazdı:
Kardeşim, iyice saçmalıyor ve olayı kişiselleştiriyorsun. TDE mezunuyum ben. Dil konusunda bilgim vardır. Ama senin tutarsızlıklarının sınırı yok. Çünkü, önce Çincedeki renk anlamına gelen sözcüğe "sal" dedin, şimdi "şik" siyorsun. Karar ver. Hangisi? Tarihin hiçbir döneminde sal olmamış bir sözcüğü aldın kıvırıp duruyorsun. Çince öyle bir değil kıvırabileceğin. Japonca ve Korece ise bambaşka iki dil. Seninle konuşmak gerçekten zor. Vakit kaybı. Nereden tutturabilirsem diye bakıyorsun. Sladırgan tutumunu bırakmazsan bir daha yanıt yazmayacağım.
TDE mezunu olsan ne yazar ki? Bu konularda saçmalayan TDE alanında prof.lar bile gördük. Meseleye objektif değil ideolojik yaklaştıktan sonra ordinaryüs olsan ne yazar? Arsik, arsal, arsıl üç farklı şekilden söz ediliyor ben de diyorum ki ya bunlar okuma hatası ya da Çincenin farklı lehçelerindeki okuma farklarından dolayı farklı telaffuzlar ortaya çıkmış olabilir. Arsik biçiminin ünlü uyumuna uymamasını nasıl izah edebilirsin?

Yazar:  hskizilcik [ 01 Kas 2020, 19:03 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

bilimdan yazdı:
hskizilcik yazdı:
Kardeşim, iyice saçmalıyor ve olayı kişiselleştiriyorsun. TDE mezunuyum ben. Dil konusunda bilgim vardır. Ama senin tutarsızlıklarının sınırı yok. Çünkü, önce Çincedeki renk anlamına gelen sözcüğe "sal" dedin, şimdi "şik" siyorsun. Karar ver. Hangisi? Tarihin hiçbir döneminde sal olmamış bir sözcüğü aldın kıvırıp duruyorsun. Çince öyle bir değil kıvırabileceğin. Japonca ve Korece ise bambaşka iki dil. Seninle konuşmak gerçekten zor. Vakit kaybı. Nereden tutturabilirsem diye bakıyorsun. Sladırgan tutumunu bırakmazsan bir daha yanıt yazmayacağım.
TDE mezunu olsan ne yazar ki? Bu konularda saçmalayan TDE alanında prof.lar bile gördük. Meseleye objektif değil ideolojik yaklaştıktan sonra ordinaryüs olsan ne yazar?


İdeolojim yok ki ideolojik yaklaşayım. Beni tanıdığını sanıp, hakkımda varsayımlarda bulunmayı kes. Benim derdim bilimsel yönteme uygunluktur. İddiaların bilimsel yönteme uymadığı gibi, bilimsel yönteme uyan bir sürü belgeyi de bilerek görmezden geliyorsun. Bilimsel namus, etik umrunda değil. Sorun bu. Sen beni eleştiriyorsun, ben ise bilgiyi taraflı ve çarpıtılmış algıladığını söylüyorum. Asıl ideolojik yaklaşan, "Sala bindirip sele verdiler" kafasıyla yaklaşan sensin.

Yazar:  bilimdan [ 01 Kas 2020, 19:07 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

hskizilcik yazdı:
bilimdan yazdı:
hskizilcik yazdı:
Kardeşim, iyice saçmalıyor ve olayı kişiselleştiriyorsun. TDE mezunuyum ben. Dil konusunda bilgim vardır. Ama senin tutarsızlıklarının sınırı yok. Çünkü, önce Çincedeki renk anlamına gelen sözcüğe "sal" dedin, şimdi "şik" siyorsun. Karar ver. Hangisi? Tarihin hiçbir döneminde sal olmamış bir sözcüğü aldın kıvırıp duruyorsun. Çince öyle bir değil kıvırabileceğin. Japonca ve Korece ise bambaşka iki dil. Seninle konuşmak gerçekten zor. Vakit kaybı. Nereden tutturabilirsem diye bakıyorsun. Sladırgan tutumunu bırakmazsan bir daha yanıt yazmayacağım.
TDE mezunu olsan ne yazar ki? Bu konularda saçmalayan TDE alanında prof.lar bile gördük. Meseleye objektif değil ideolojik yaklaştıktan sonra ordinaryüs olsan ne yazar?


İdeolojim yok ki ideolojik yaklaşayım. Beni tanıdığını sanıp, hakkımda varsayımlarda bulunmayı kes. Benim derdim bilimsel yönteme uygunluktur. İddiaların bilimsel yönteme uymadığı gibi, bilimsel yönteme uyan bir sürü belgeyi de bilerek görmezden geliyorsun. Bilimsel namus, etik umrunda değil. Sorun bu. Sen beni eleştiriyorsun, ben ise bilgiyi taraflı ve çarpıtılmış algıladığını söylüyorum. Asıl ideolojik yaklaşan, "Sala bindirip sele verdiler" kafasıyla yaklaşan sensin.
İdeolojik yaklaştığını seni tanımadan da anlayabiliyorum. Çünkü sen bu ekin var olduğuna inanmak istiyorsun. Sözcüklerin kökenine ve anlamına bile bakmadan sonu sAl ile biten her sözcüğü örnek diye sıralamaya kalkabiliyorsun. Biz Türkçede alsal diyor muyuz, desek saçma olmaz mı? Sözde Eski Türkler ar renk adına bu uydurma sAl ekini getirmiş, bunu iddia ediyorsun. Bu meseleye ideolojiyle yaklaşmaktır. İddianın ne kadar boş ve saçma olduğunu bile göremiyorsun. Arsik, arsıl, arsal neden üç biçim var bunu bir açıklamaya çalışsana?

Yazar:  hskizilcik [ 01 Kas 2020, 20:12 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

bilimdan yazdı:
hskizilcik yazdı:
bilimdan yazdı:
hskizilcik yazdı:
Kardeşim, iyice saçmalıyor ve olayı kişiselleştiriyorsun. TDE mezunuyum ben. Dil konusunda bilgim vardır. Ama senin tutarsızlıklarının sınırı yok. Çünkü, önce Çincedeki renk anlamına gelen sözcüğe "sal" dedin, şimdi "şik" siyorsun. Karar ver. Hangisi? Tarihin hiçbir döneminde sal olmamış bir sözcüğü aldın kıvırıp duruyorsun. Çince öyle bir değil kıvırabileceğin. Japonca ve Korece ise bambaşka iki dil. Seninle konuşmak gerçekten zor. Vakit kaybı. Nereden tutturabilirsem diye bakıyorsun. Sladırgan tutumunu bırakmazsan bir daha yanıt yazmayacağım.
TDE mezunu olsan ne yazar ki? Bu konularda saçmalayan TDE alanında prof.lar bile gördük. Meseleye objektif değil ideolojik yaklaştıktan sonra ordinaryüs olsan ne yazar?


İdeolojim yok ki ideolojik yaklaşayım. Beni tanıdığını sanıp, hakkımda varsayımlarda bulunmayı kes. Benim derdim bilimsel yönteme uygunluktur. İddiaların bilimsel yönteme uymadığı gibi, bilimsel yönteme uyan bir sürü belgeyi de bilerek görmezden geliyorsun. Bilimsel namus, etik umrunda değil. Sorun bu. Sen beni eleştiriyorsun, ben ise bilgiyi taraflı ve çarpıtılmış algıladığını söylüyorum. Asıl ideolojik yaklaşan, "Sala bindirip sele verdiler" kafasıyla yaklaşan sensin.
İdeolojik yaklaştığını seni tanımadan da anlayabiliyorum. Çünkü sen bu ekin var olduğuna inanmak istiyorsun. Sözcüklerin kökenine ve anlamına bile bakmadan sonu sAl ile biten her sözcüğü örnek diye sıralamaya kalkabiliyorsun. Biz Türkçede alsal diyor muyuz, desek saçma olmaz mı? Sözde Eski Türkler ar renk adına bu uydurma sAl ekini getirmiş, bunu iddia ediyorsun. Bu meseleye ideolojiyle yaklaşmaktır. İddianın ne kadar boş ve saçma olduğunu bile göremiyorsun. Arsik, arsıl, arsal neden üç biçim var bunu bir açıklamaya çalışsana?


Eski Türkçede 4 tane çokluk eki vardı. Neden diye soruyor muyuz? Dil bu, zamanla anlam değişir, daralır, genişler. Benzer görevli ekler çıkar. Dilin doğası böyle. Birden fazla formu olması gayet doğal. Eski bir ekin bulunup günümüzde işlekleştirilmiş olması neden sizi rahatsız ediyor anlamıyorum. Benim hocalarım içinde ideolojik nedenlerle DLT'de bile geçen "yanıt" sözüne uydurma diyenler de çıktı. Bizdne olanı dışlamak ideolojiktir. Ben bizden olan her şeye kucak açıyorum. Kökünü elbette araştırırım ama beni tatmin etmeyen, bilimsel olarak eksik ve ideolojik bahane bulmalarla benden olanı dışlamam, dışlayamam. Önce ideolojik nedenlerle Fransızca dediler ki Fransızca öyle bir ek yok. +al ekinin ince okunanı Fransızcadır ki Türkçede kalın okunan aynı anlamda bir +al eki vardır zaten. Şimdi de Çince bahanesi çıktı. Olmadı, birleşik sözcük bahanesi. Tek tek her söze, her örneğe bahane arandı. Üstelik bu ekin varlğına ilişkin bir sürü tarihsel delili varken. Türkçede +sıl var, +cıl var. Bunların hiçbirinde sorun yok ama sorun +sal mı? Balıkçıl deyince oluyor, yoksul deyince oluyor da ben soysal veya sayısal deyince neden olmasın? Hepsinin anlamı aynı. Hepsi nispet anlamında. Ayrıca +sıl olarak kullanılanların bazılarının önündeki geniş ünlüler nedeniyle ekin de genişlediği örnekler var. +sıl > +sal dönüşümü olmuş. Bunu kabullenmek bu kadar zor mu? Hangi ideolojik neden bunu o kadar örneğine karşın reddetmenize yol açıyor, anlamıyorum, anlamayacağım. Çünkü bende ideolojik bir neden yok, olmadı.

Yazar:  hskizilcik [ 01 Kas 2020, 20:20 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

Aparog yazdı:
hskizilcik yazdı:
Aparog yazdı:
Ulusal -- Burada +al geldi
Sessel -- Burada çirkin bir ses ortaya çıkmasına rağmen +sel geldi
Güncel -- Burada +cel geldi
Evcil -- Burada +cil oldu
Dikey -- Burada +ey oldu

Tek meselemiz +sal, +sel eki değil.


E konuyu anlammaısınız daha. Ekini kökünü yanlış ayırıyorsunuz. Türkçede +(a)l eki de var +sal eki de. Günce sözüne gelen +(a)l ekini +cel sanmanızdan belli konuya hakim olmadığınız Türkçede +cil eki de vardır, +sil eki de vardır. önce Türkçenin eklerini ve geçmişini bir öğrenin, sonra gelin tartışalım.


Vâ esefâ bu yazdıklarınızla bazı insanları kandırabilirsiniz. Günce kelimesinin lugat manası "günlük" şeklinde. Günce kelimesine umumiyetle renk adı yapan ek geliyor her nasılsa aktüel oluyor... Burada ekin günce kelimesinde gelmediği gayet açık. Ayrıca +sa ile +()l ekleri birleşerek nispet eki teşekkül edemezler! Sayısal kelimesini ele alalım. Sizin başka iletilerinizde dediğinize göre bu +sal eki +sa ve +()l eklerinin birleşimi. Öyleyse soruyorum "sayısa-" fiili ne manaya geliyor? Muhtemelen sayı istemek manası verir. Buna da Eski Türkçe ve Orta Türkçe renk adlarında kullanılan eki getirince nispet eki oluyor... Nasıl? Böyle bir şey Türkçeye uygun mu?


Günce günlük evet. Güncel de günlüğe kaydedilen şey anlamında. +(a)l ekinin yalnızca renk adı yaptığını sanmayın. Bu açıkça eksik bilgi. İki ekin arka arkaya geldiğine daha önce tanık olmadınız mı? Lütfen ekini kökünü doğru ayırın. Başka yazdıklarımda olasılıklardan söz ettim. +sal eki için iki açıklama var. Biri +sa-l biçimi, diğeri +sıl > +sal dönüşümü. Buna dair ik görüş var. Ben birini destekliyor değilim. İkisi de olabilir. Tarihsel örneklerine bakarım. Nitekim ikisine de işaret eden örnekler var. Sayısa- eylemi, susa- eylemi ne anlama geliyorsa o anlama geliyor. Türkçeye gayet uygun. Sadece Güncel değil, evcil sözünde de bir +cil uydurmuşsunuz. +ci+l biçimi hiç akınıza gelmedi mi? Ben yatılı okuldayken evci çıktım çok. Siz çıkmadınız demek ki.

Yazar:  bilimdan [ 01 Kas 2020, 20:22 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

hskizilcik yazdı:
Eski Türkçede 4 tane çokluk eki vardı. Neden diye soruyor muyuz? Dil bu, zamanla anlam değişir, daralır, genişler. Benzer görevli ekler çıkar. Dilin doğası böyle. Birden fazla formu olması gayet doğal. Eski bir ekin bulunup günümüzde işlekleştirilmiş olması neden sizi rahatsız ediyor anlamıyorum.
Eski Türkçede 4 tane çokluk eki vardı bunların mebzul miktarda örneği bulunuyor. Ama sizin var olduğunu iddia ettiğiniz ekin örneği neden sAl, sIl ve sik şeklinde üç ayrı biçimde ve hepsinin örneği aynı? Bu onun Çinceden alınma olduğu ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor zaten. Çünkü Çincenin çeşitli dönemlerde çeşitli lehçeleri bulunduğu için aynı işaretle yazılan Çince sözcüğü her lehçeyi konuşan kendi lehçesine göre okuyordu. Böyle bir ekin Eski Türkçede aidiyet ve mensubiyet anlamında kullanıldığının ispatı bulunsaydı biz de uydurma olduğunu söylemezdik. Tarihî bir ektir diyebilirdik. Ancak bunu söyleyebileceğimiz hiçbir veri yok. Mesela sınav sözcüğündeki -v ekine itiraz ediyor muyuz? Etmiyoruz, çünkü bu eki diğer lehçelerde de bulabiliyoruz.

Yazar:  datadeveb [ 02 Kas 2020, 01:41 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

DLT'de sangarmak eylemini göstermiştim ama... Görülmedi sanırım. Önceki sayfalara bakınız.

Yazar:  hskizilcik [ 02 Kas 2020, 13:43 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

bilimdan yazdı:
hskizilcik yazdı:
Eski Türkçede 4 tane çokluk eki vardı. Neden diye soruyor muyuz? Dil bu, zamanla anlam değişir, daralır, genişler. Benzer görevli ekler çıkar. Dilin doğası böyle. Birden fazla formu olması gayet doğal. Eski bir ekin bulunup günümüzde işlekleştirilmiş olması neden sizi rahatsız ediyor anlamıyorum.
Eski Türkçede 4 tane çokluk eki vardı bunların mebzul miktarda örneği bulunuyor. Ama sizin var olduğunu iddia ettiğiniz ekin örneği neden sAl, sIl ve sik şeklinde üç ayrı biçimde ve hepsinin örneği aynı? Bu onun Çinceden alınma olduğu ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor zaten. Çünkü Çincenin çeşitli dönemlerde çeşitli lehçeleri bulunduğu için aynı işaretle yazılan Çince sözcüğü her lehçeyi konuşan kendi lehçesine göre okuyordu. Böyle bir ekin Eski Türkçede aidiyet ve mensubiyet anlamında kullanıldığının ispatı bulunsaydı biz de uydurma olduğunu söylemezdik. Tarihî bir ektir diyebilirdik. Ancak bunu söyleyebileceğimiz hiçbir veri yok. Mesela sınav sözcüğündeki -v ekine itiraz ediyor muyuz? Etmiyoruz, çünkü bu eki diğer lehçelerde de bulabiliyoruz.


+sal ekinin çok örneği var. Ben tek örneği var demedim. Ama verdiğimiz her örneğe bir kulp takmaya çalıştığınız için göremiyorsunuz. Yayvan sözcüğündeki -van ekinin de günümüz Türkçesinde tek örneği var. Ayrıca geçmişte de çok nadir görülütor ama ona itiraz eden yok. Oysa +sal için daha çok örnek var. Ama itiraz ediliyor, çünkü Fransızcadaki +al ekine benzetilebiliyor. "Nasyonel" sözcüğünde olduğu gibi ince okunan l'li eki "ulusal" sözündeki +(a)l'a benzetip, oradan "Bak bu +sal işte" diyen bir güruhun çıkardığı dedikodunun kurbanı oluyor. Oysa Türkçedeki +(a)l ekinden bile bihaber olduklarını itiraf edemiyorlar. Eski bir ekin günümüzde işlekletirilmesi göze battı. O kadar...

Yazar:  RAS [ 02 Kas 2020, 15:31 ]
İleti Başlığı:  Ynt: +sal/+sel eki üzerine

hskizilcik yazdı:
bilimdan yazdı:
hskizilcik yazdı:
Eski Türkçede 4 tane çokluk eki vardı. Neden diye soruyor muyuz? Dil bu, zamanla anlam değişir, daralır, genişler. Benzer görevli ekler çıkar. Dilin doğası böyle. Birden fazla formu olması gayet doğal. Eski bir ekin bulunup günümüzde işlekleştirilmiş olması neden sizi rahatsız ediyor anlamıyorum.
Eski Türkçede 4 tane çokluk eki vardı bunların mebzul miktarda örneği bulunuyor. Ama sizin var olduğunu iddia ettiğiniz ekin örneği neden sAl, sIl ve sik şeklinde üç ayrı biçimde ve hepsinin örneği aynı? Bu onun Çinceden alınma olduğu ihtimalinin yüksek olduğunu gösteriyor zaten. Çünkü Çincenin çeşitli dönemlerde çeşitli lehçeleri bulunduğu için aynı işaretle yazılan Çince sözcüğü her lehçeyi konuşan kendi lehçesine göre okuyordu. Böyle bir ekin Eski Türkçede aidiyet ve mensubiyet anlamında kullanıldığının ispatı bulunsaydı biz de uydurma olduğunu söylemezdik. Tarihî bir ektir diyebilirdik. Ancak bunu söyleyebileceğimiz hiçbir veri yok. Mesela sınav sözcüğündeki -v ekine itiraz ediyor muyuz? Etmiyoruz, çünkü bu eki diğer lehçelerde de bulabiliyoruz.


+sal ekinin çok örneği var. Ben tek örneği var demedim. Ama verdiğimiz her örneğe bir kulp takmaya çalıştığınız için göremiyorsunuz. Yayvan sözcüğündeki -van ekinin de günümüz Türkçesinde tek örneği var. Ayrıca geçmişte de çok nadir görülütor ama ona itiraz eden yok. Oysa +sal için daha çok örnek var. Ama itiraz ediliyor, çünkü Fransızcadaki +al ekine benzetilebiliyor. "Nasyonel" sözcüğünde olduğu gibi ince okunan l'li eki "ulusal" sözündeki +(a)l'a benzetip, oradan "Bak bu +sal işte" diyen bir güruhun çıkardığı dedikodunun kurbanı oluyor. Oysa Türkçedeki +(a)l ekinden bile bihaber olduklarını itiraf edemiyorlar. Eski bir ekin günümüzde işlekletirilmesi göze battı. O kadar...


Yayvan kelimesi muhtemelen yaygan sözcüğünden dönüşmüş. Eski Türkçedeki -(a)l eki nispet manası mı katar? Ulus = Nasyon, Ulusal = Nasyonal. Eğer gerçekten böyleyse çok garip çünkü Fransızcadakiyle aynı ek ve aynı anlamı katıyor. Ayrıca normalde ulussal olması gerekirken neden ulusal olmuş? Doğal, neden doğasal değil?

14. bét (Toplam 16 bét) Tüm zamanlar UTC + 3 saat
Powered by phpBB® Forum Software © phpBB Group
https://www.phpbb.com/