Yanıtsız iletiler    Étkin başlıklar

Tüm zamanlar UTC + 3 saat





Yéñi başlık gönder Başlığı yanıtla  [ 22 ileti ] 
Béte git Önceki  1, 2

Yazdırma görüntüsü Önceki başlık   Soñraki başlık  
Yazar İleti
Aranacak:
 İleti Başlığı: Ynt: Türkçe Olmayan Eylemler
İletiGönderilme zamanı: 22 Haz 2021, 06:14 
Çevrimdışı
Türkçeséver
Türkçeséver
Katılım: 11 Mar 2021, 19:54
İleti: 43
Değerleme: -13
Ben kendimi anlatamıyorum sanırım? Ya da siz anlamamakta direniyorsunuz.

Eski Türkçe'de sözbaşında "d" sesi var mı? Yok. Bugün sözbaşında "d" olan Türkçe sözcüklerin hepsi Eski Türkçe döneminde "t" ile başlıyordu.

Tört > Dört

Temir > Demir

Tag > Dağ

Tamga > Damga

Tol- > Dol-

Teg- > Değ-... gibi.

Farsça "dān-" doğal ki Türkçe'ye geçince "tān- > tanu-" olacak. Sonda türeyen "u" sesi ise kaynak sözcükteki uzun ünlü nedeniyle (ā > u) olarak beliriyor. Demeli "tān-" diye uzun ünlülü biçimde gösterilmesine gerek yok niyesi onsuz da (zaten) Farsça'daki uzun ünlü, sözcük sonunda kendini "u" olarak belli ediyor. "dān- > tān- > tanu-" Bu olay usunuza yatmıyorsa sondaki "u"yu söyleyişi kolaylaştırmak için bir ses türemesi olarak da görebilirsiniz. Bunun pek önemi yok. Sözünü ettiğim ses olayları üst düzey çalışma gerektiren, aradan yüzyıllar geçince oluşan durumlar değil. Ben burada j'den ğ'ye, k'den t'ye gibi saçma bir ses kaymasından söz etmiyorum. Yad sözcük dile nite (nasıl) oturuyorsa sesler ona göre evriliyor. Uzun ünlüler bu alıntı verintilerde sandığınız gibi üst düzey önem taşımıyor. Örneğin biz "yārın" da diyoruz "yarın" da diyoruz. Şimdi birinin "a"sı uzun birininki kısa diye ikisini anlamı ayrık sözcük mü sayacağız? Bana "Eski Türkçe" diye attığınız kaynak 1312 yılına değişli. Bu ötkenin (tarihin) az öncesinde Selçuklu saraylarında Farsça konuşulup yazılıyordu. Farsça bilmek seçkinlik olarak görülüyordu. Oğuzlar'da Farslaşma o denli belirginleşiyor ki birtakım Farsça eylemleri de Türkçe gibi çekimliyorlar bir süre sonra. Bu Farslaşmayı Kaşgarlı Mahmut da dile getiriyor. Söz konusu eylem, Farsça kökten alıntılanarak ulay işteşlik eki olan (-Xş) eklenerek "bilişmek, bilgi almak" anlamı bu dönemlerde oluşturulmuş. Şimdi bu durumun kaynağını ben nite (nasıl) ortaya koyayım? Oturup günlerce eski yazıları mı tarayayım? Benzer savı ortaya atan başka birinin betiğinden görüntü mü üleşeyim? Yoksa gidip de bu eylemi Farsça'dan alıp kullanan ilk Türk'ü bulup ona mı sorayım? Kökü, ses olaylarını açıkladım işte.

Ayrıca Clauson, Doerfer, W. Bang gibilerinin her yazdığına da Tanrı sözüymüş gibi yaklaşmayın. Bu kişiler birçok Türkçe kökenli sözcüğü olur olmadık dillere bağlamış kişilerdir. En başlıca Türkçe sözcükleri bile Çince, Toharca, Moğolca, Soğdca, Avestaca, Sanskritçe gibi dillere yamayıp Türk dilbilimciliğine zarar vermişlerdir. Yapıtlarında birçok yanlış kökenleme bulunmaktadır. Yüzde yüz güvenilir değillerdir. Benden ikide bir kaynak istiyorsunuz da bu eylemin Türkçe olduğunda direten sizsiniz. Sizin kaynak göstermeniz gerekiyor ancak 1300lü yılların kaynağı eylemi Türkçe saymaya yetmez. O dönemlerde Oğuz Türkçesine bir yığın Farsça, Arapça alıntı giriyor. Söz konusu eyleme daha eski dönemlerden örnek vermelisiniz azı (veya) Farsça ile sözcük alışverişi olmayan bir Türk aytışında özdeş anlamda "tanu-" eylemini göstermelisiniz. Örneğin Saha Türkçesinde, Altay Türkçesinde geçiyor mu bu eylem? Ben onun bunun betiğinden değil dilin kendisinden kaynak veriyorum. Farsça'da bu kök var. Bizdeki kökle ses, anlam benzerliği var. Demek ki ortada alıntı verinti durumu var diyorum. Ne yapayım, gidip Orta Farsça sözlük mü göstereyim kaynak olsun diye? Kök orada, anlam orada. Hadi anlam tutmasa, ses dönüşümleri de zorlama olsa neyse diyeceğim. Türkçe "togru > doğru" ile İngilizce "true" gibi denkgele (tesadüfi) bir benzerliktir diyeceğim. Ancak burada durum öyle değil. Bakın çok kolay: "d > t" olmuş, uzun a sesi de sonda "u" tamgası türetmiş işte. Olanaksız mı bu ses dönüşümleri?

"tanu-" Türkçe ise Farsça'daki özdeş anlamdaki "dān-" eylemi ne oluyor? "tanu-" Türkçe ise apayrı bir anlamı olan "tan-" eylemi ne oluyor? Ortada bir alıntılama olduğu açık. Bunun bir göstergesi de şu ki; Anadolu'da kimi oğurda "Beni tanıdın mı?" yerine "Beni bildin mi?" denir. Demek ki burada bilmek anlamındaki kök olan "tanu-" Farsça'dan geliyor. Türkçe'de bu kök yok. "edgü" sözcüğü "iyi"ye dönüşüyorsa "dān-" da çok kolayca "tanu-"ya dönüşebilir. Yok uzun ünlü, yok d > t dönüşümü diye ufacık sesleri öne sürerek ikisini birbiriyle ilintisiz, apayrı birer kökmüş gibi göstermek esemesizdir. (mantıksız) Bu anlayışla gidersek önümüze gelen sözcüğü Türkçe sayabiliriz. Benim kimseye küstüğüm yok. Kızdığım konu, açtığım say (her) başlığa abuk sabuk yorumlar yapılıp başlığın eksilenmesidir. Savların çoğu da benim değil. Ben konuyu buraya taşıyıp işin gerçeğini ortaya çıkartmaya çalışıyorum. Gidip gelip eksi veriyorlar. Ondan sonra üsluptan söz ediyorlar. Dediğim gibi bilmek anlamındaki "tanu-" eyleminin Farsça olduğu açık. Buradan "tanı-, tanış-, danış-" eylemlerinin türediği açık. "Danışman" ile "dānişmend" sözcüklerinin benzerliği de apaçık ortada. Daha neyin kaynağını soruyorsunuz? Türkçe olan "tan-" eylemi şaşmak anlamındadır, bilmek anlamında değildir. "tangsuk > tansık" (mucize, şaşırtıcı nen) sözcüğü de buradan türer. Biz "tanımak" eylemini; birini, bir neseyi bilmek anlamında kullanmıyor muyuz? Ee? Bu da kökün Farsça olduğuna başka bir kanıt değil midir? Ben savı da kaynak dildeki sözcüğü de gösterdim. Türkçe sandığımız birçok yad kökenli sözcük var ancak bunların Türkçesi de var. "tanu-" eylemi Farsça diye bu denli üzülmeye, onu kurtarmaya çalışmaya gerek yok. Ben isterim ki Türkçe olmayan bir tamgayı bile kullanmayalım ancak bizden önceki kuşaklarda Türklük bilinci yerleşmediği için böyle başlıca eylemlerde bile yadlık görülebiliyor. "Danışmak" eylemi yerine "bilişmek, soruşmak, sormak" eylemlerini kullanabilirsiniz. Artık bu "danışmak" konusunu kapatalım. Ben diyeceğimi dedim. Alıntı yapılan dil ortada. Bundan daha sağlamcı kaynağı da ancak bu sözcüğü geçmişte, Türkçe söz içinde ilk kez kullanan arkadaşı bulup diriltip bu sözcüğü nereden aldığını ona sorarak elde edebilirsiniz. Ben başlığı açarken bir soru sordum. Örnekler istedim. Daha bir yanıt bile gelmedi bu soruya. Bana saldıracağınıza emek edip söz konusu dillere bir göz atsanız bu gereksiz tartışmalar olmayacak. Bir kök yad kökenli çıktı diye bu denli sıkıntı yapmayın kendinize. Türkçe çok varlıklı bir dildir. Üstelik kanımca yertincin en varlıklı dilidir. Bir avuç yad sözcük, onun ululuğunu, varsıllığını gölgelemez. Sözcüklerden biri gider bini türer. Bu denli gerginliğe gerek yok.


  • 0

Tepeye Dön
 Kimlik  
 
 İleti Başlığı: Ynt: Türkçe Olmayan Eylemler
İletiGönderilme zamanı: 22 Haz 2021, 07:17 
Çevrimdışı
Türkçeséver
Türkçeséver
Katılım: 11 Mar 2021, 19:54
İleti: 43
Değerleme: -13
Farsça'dan Türkçe'ye geçerkenki d > t dönüşümüne birkaç örnek:

Dār-i çīnī > Tarçın

Dāne > Tane

+dār > +tar (Adlara gelir. İye anlamı katar.) (emekdâr > emektar, silahdâr > silahtar...)

Gördüğünüz üzere d > t dönüşümü olağan bir durum. Farsça "dān-" ın "tanu-" olmasına engel bir durum yok ortada. Ayrıca bu ses olayı Yunanca'dan geçen sözcüklerde de bulunuyor. (drepáni > tırpan) Ben size sözcükleri kaynak olarak gösteriyorum. Birilerinin özgün düşüncelerini değil. Birçok Türk aytışında bilmek anlamındaki "tanu-" kökü yok. Buradan türeyen "tanımak, tanışmak, danışmak" eylemleri de yok. Tanımak yerine genellikle bilmek eylemini kullanıyorlar. Türkçe'deki "tan-" kökü ile benim günlerdir anlatmaya çalıştığım bu kök başka.


  • 0

Tepeye Dön
 Kimlik  
 
 İleti Başlığı: Ynt: Türkçe Olmayan Eylemler
İletiGönderilme zamanı: 22 Haz 2021, 12:36 
Çevrimdışı
Türkçeséver
Türkçeséver
Katılım: 27 Şub 2021, 16:35
İleti: 62
Değerleme: 33
Öncelikle yanıtınız için teşekkür ederim. Ancak kafamda hala birkaç soru var.

Yazılarınızda birkaç kez şunu belirttiniz:

TengriciTürk yazdı:
Türkçe olan "tan-" eylemi şaşmak anlamındadır, bilmek anlamında değildir.


Şimdi tek tek arayıp burada dizip kalabalık yapmak istemiyorum ama bunu ısrarla tekrar ettiniz. Benim sorum ise şurada başlıyor:

TengriciTürk yazdı:
Danışmak eylemini Azerbaycanlılar "konuşmak, söz söylemek" anlamlarında kullanıyorlar. (Nece danışırsız?) Bu anlamdaki eylem Türkçedir ancak Farsça'da bilmek anlamında "dānesten" diye bir eylem vardır.


Sürekli tan- eyleminin şaşmak olduğunu söylüyorsunuz ancak konuşmak, istişare etmek anlamındaki tanı- eylemi için böyle bir söyleminiz yok. Tan- ve tanı- (birbirinden alakasız kökler gibi duruyorlar anlamca) olabiliyor da tanu- mu olamıyor?

Bu konuya ek olarak şunu belirtmek istiyorum:

TengriciTürk yazdı:
ir sözcük, bir dilde, birbiriyle bağlantısız çokça anlama geliyorsa ortada başka dilden, ses benzerliği nedeniyle alıntılama vardır. Sen bir köke hem bilmek hem söyleşmek hem şaşmak hem düşünce alışverişi yapmak gibi bu denli çok anlam veremezsin.


Bana göre bu söyleminiz gerçekten yersiz çünkü eş sesli olup birbirinden alakasız anlama gelen çok eylemimiz var. En basitinden hizmet etmek anlamındaki tapmak ile bulmak anlamında tapmak, yırtmak anlamındaki sökmek ile diz çökmek anlamındaki sökmek. Benim bulabildiğim kadarı ile bu eylemlerin arasından hiçbir ayırt yok. Bunlardan biri de başka dillerden mi alıntı? Eğer bu böyle ilerliyorsa "Türkçe olmayan" bir sürü eylem getirebilirim. Bunları karşı sav olarak değil sizi anlamak için soruyorum. Çünkü bir yerde "tanmak varken tanumak olamaz" diyip bir yerde "söylemde bulunmak anlamındaki tanımak Türkçedir" diyorsunuz.

TengriciTürk yazdı:
Farsça "dān-" doğal ki Türkçe'ye geçince "tān- > tanu-" olacak. Sonda türeyen "u" sesi ise kaynak sözcükteki uzun ünlü nedeniyle (ā > u) olarak beliriyor. Demeli "tān-" diye uzun ünlülü biçimde gösterilmesine gerek yok niyesi onsuz da (zaten) Farsça'daki uzun ünlü, sözcük sonunda kendini "u" olarak belli ediyor. "dān- > tān- > tanu-"


Ses evrimlerine alakasız, imkansız şeyler demedim. Evet, birbirine yakın sesler ancak ses evrimleri böyle işlemiyor ki? Mesela alıntılarda uzun ünlülerin önemli olmadığını ilk kez sizden görüyorum. Bunun üzerine bir çalışma var mı üleşebileceğiniz?

Hadi uzun ünlü önemli olmasın, uzun ünlünün ardındaki heceye ünlü bırakıp yittiğini de ilk kez görüyorum. Madem uzun ünlü alıntılarda önemli değildi neden arkasına ünlü bıraktı? Eski Türkçede uzun ünlüler konuşucuların kaçındığı veya zorlandığı şeyler değildi ki neden böyle bir şey olsun? Şu ses evrimini açıklarken yazdığınız şeyler "togru>true" ile aynı hükümde gözümde şu anda.

TengriciTürk yazdı:
Söz konusu eylem, Farsça kökten alıntılanarak ulay işteşlik eki olan (-Xş) eklenerek "bilişmek, bilgi almak" anlamı bu dönemlerde oluşturulmuş. Şimdi bu durumun kaynağını ben nite (nasıl) ortaya koyayım? Oturup günlerce eski yazıları mı tarayayım? Benzer savı ortaya atan başka birinin betiğinden görüntü mü üleşeyim? Yoksa gidip de bu eylemi Farsça'dan alıp kullanan ilk Türk'ü bulup ona mı sorayım? Kökü, ses olaylarını açıkladım işte.


Yok hocam, bu eylemi ilk kullanan Türk'ü bulup ona sormanıza gerek yok. Ama burada öylece bunları yazmak "togru true'dan geliyor" yazmak ile denk. Zamanda geriye gidip soramasanız da kaynak bulmalısınız. Yoksa ben de benzer sesli sözleri denk tutup alıntı sayabilirim. Herkes yapabilir. Size de bu yüzden tepki göstermiştim. Aşırı tepki gösterdiysem kusurumu geçiriniz.

TengriciTürk yazdı:
Ayrıca Clauson, Doerfer, W. Bang gibilerinin her yazdığına da Tanrı sözüymüş gibi yaklaşmayın. Bu kişiler birçok Türkçe kökenli sözcüğü olur olmadık dillere bağlamış kişilerdir. En başlıca Türkçe sözcükleri bile Çince, Toharca, Moğolca, Soğdca, Avestaca, Sanskritçe gibi dillere yamayıp Türk dilbilimciliğine zarar vermişlerdir. Yapıtlarında birçok yanlış kökenleme bulunmaktadır. Yüzde yüz güvenilir değillerdir.


Şahsen ben kimsenin sözüne Tanrı sözü gibi yaklaşmam. Ancak yüzde yüz güvenilir olmasalar da bu işi icra eden kişiler. Başka kimden kaynak ataydım? Yüzde yüz güvenilir değil diyerek tüm sözlüğü yok mu sayayım? Sizin yazınıza da dümdüz inanmak sizin yazınızı Tanrı sözü saymak olmayacak mı o halde?


  • 0

Tepeye Dön
 Kimlik  
 
 İleti Başlığı: Ynt: Türkçe Olmayan Eylemler
İletiGönderilme zamanı: 22 Haz 2021, 16:12 
Çevrimdışı
Türkçeséver
Türkçeséver
Katılım: 11 Mar 2021, 19:54
İleti: 43
Değerleme: -13
Ülküdaş benim elimden gelen buncadır. Ben bu işin uzmanı değilim. Okulunu okumadım. Türkçü olduğum için ulay Türkçe'ye yumuş (hizmet) etmek için bütünüyle kendi isteğimle bu konulara yöneldim. Burada köken tartışmaları için başlıklar açmaktaki ereğim kesinlikle Türkçe sözcükleri yad kökenli kılmaya çalışmak değildir. Ben arı, duru Türkçe konuşulup yazılmasından yanayım. Dirliğimin sonuna dek de bunun savunucusu olacağım. Üstelik içerisinde bir evin (tane) bile yad sözcük bulunmayan bir sözlük anıklamak (hazırlamak) için çalışmaya koyuldum. Uzun süreli araştırmalar yapmaktan gözlerimin acıdığı bile oluyor. Türkçe'nin değerini, büyüklüğünü say yerde savunuyorum. Arada bir, yıllardır kullanılagelen, Türkçe sandığımız sözcükler yad kökenli çıkınca ben de şaşırıyorum azı üzülüyorum ancak ne yapalım? Dil gibi yaşamsal bir konuyu; ülküsü, ulusal bilinci olmayan bir toplumun yeğlemlerine (tercihlerine) bırakınca sonuç böyle oluyor. Ondan sonra ayıkla pirincin taşını. Kanımca Dil Devrimi yarım kaldı. Birtakım yanlışları olsa da sonuna değin sürdürülmeliydi. Türk budununa Türkçülük bilinci aşılanmalıydı. Ne yazık ki Başbuğ Atatürk'ten sonra Türkçülük geri alanda kaldı. Bu yüzden de yalnıklar: "Yad sözcükler yıllardır kullanılıyor, artık bizim olmuş, atmaya gerek yok, arı Türkçe ile konuşup yazmak olanaksız..." gibi içi boş yargılara düştü. Türkçe'yi yeterince araştıran saykişi (herkes) onun anlam ile türetme gücünü, varsıllığını kavrayacaktır. Son olarak: "Say nen (her şey) Türk için, Türk'e göre, Türk yanından (tarafından)!" diyorum. Uğurlar ola.


  • 0

Tepeye Dön
 Kimlik  
 
 İleti Başlığı: Ynt: Türkçe Olmayan Eylemler
İletiGönderilme zamanı: 22 Haz 2021, 16:29 
Çevrimdışı
Göñüllü
Göñüllü
Katılım: 29 Eki 2020, 01:02
İleti: 197
Değerleme: 2
Esenlikler.

Yazdığının genelinde eylem falan alıntılanmamış. Ad kökü olarak alıntılanmış Türkçe ek getirilerek eylem yapılmış.

Çince'de çaysa diye bir eylem vaar da bizim mi haberimiz yok? Çince çay adı alıntılanıp Türkçe addan eylem yapan +sa- eki kullanılmış.

Arapça xarc adına +(g)A- eki getirilmiş harcamak olmuş.

Yücelmek... Uçra yüçe. uç uzun ünlülü, ünlüsü kısalıp başına y gelmiş sesliler de incelmiş. Tıl>til>dil olması gibi. Burada da bir yabancılık yog.

Caymak onsuz kaymak'ın varyantı. Pısmak, pusmak gibi. Ha bu varyantın oluşmasında Farsçanın etkisi vaar diyebilirsin o başka bir sav.

Don sözünü yabancı kabul etsek bile (ki düşünüşüm Türkçe olduğu yönde) eylem alıntılanmamış yine ad alıntılanmış, Türkçe +(g)A- eki getirilerek eylem yapılmış.

Arapçada umursamak diye bir eylem yogdur ama umur adı vaar tabi. Yine Türkçe bir ek olan +sA- kullanılmış. Burada da eylem alıntılama yog ad alıntılama vaar.

Tırsmak direkt alıntılanmış Kürtler tarafından bu doğru.

Çoşmak marjinal bir eylem iken Dil Devrimi'nde canlandırılmıştır. Bu da Farsça doğru.

Türkçede Artdamaksıl genizcil ünsüz anlam ayırıcı bir sestir. Don ile doň'un aynı anlamda olmasını bekleyemeyiz. Bunu hemen Çince'ye bağlamak yanlıştır.

Uğrola.


  • 0

Tepeye Dön
 Kimlik  
 
 İleti Başlığı: Ynt: Türkçe Olmayan Eylemler
İletiGönderilme zamanı: 22 Haz 2021, 17:43 
Çevrimdışı
Türkçeséver
Türkçeséver
Katılım: 11 Mar 2021, 19:54
İleti: 43
Değerleme: -13
Jakoben yazdı:
Esenlikler.

Yazdığının genelinde eylem falan alıntılanmamış. Ad kökü olarak alıntılanmış Türkçe ek getirilerek eylem yapılmış.

Çince'de çaysa diye bir eylem vaar da bizim mi haberimiz yok? Çince çay adı alıntılanıp Türkçe addan eylem yapan +sa- eki kullanılmış.

Arapça xarc adına +(g)A- eki getirilmiş harcamak olmuş.

Yücelmek... Uçra yüçe. uç uzun ünlülü, ünlüsü kısalıp başına y gelmiş sesliler de incelmiş. Tıl>til>dil olması gibi. Burada da bir yabancılık yog.

Caymak onsuz kaymak'ın varyantı. Pısmak, pusmak gibi. Ha bu varyantın oluşmasında Farsçanın etkisi vaar diyebilirsin o başka bir sav.

Don sözünü yabancı kabul etsek bile (ki düşünüşüm Türkçe olduğu yönde) eylem alıntılanmamış yine ad alıntılanmış, Türkçe +(g)A- eki getirilerek eylem yapılmış.

Arapçada umursamak diye bir eylem yogdur ama umur adı vaar tabi. Yine Türkçe bir ek olan +sA- kullanılmış. Burada da eylem alıntılama yog ad alıntılama vaar.

Tırsmak direkt alıntılanmış Kürtler tarafından bu doğru.

Çoşmak marjinal bir eylem iken Dil Devrimi'nde canlandırılmıştır. Bu da Farsça doğru.

Türkçede Artdamaksıl genizcil ünsüz anlam ayırıcı bir sestir. Don ile doň'un aynı anlamda olmasını bekleyemeyiz. Bunu hemen Çince'ye bağlamak yanlıştır.

Uğrola.


Adıgüzel... Onsuz da örneklerdeki eylem kökleri alıntı. Yad kökler dile uyarlanıp eylem olarak kullanılmış işte. "-sa" eki gelmiş, "-ga" eki gelmiş, şu olmuş, bu olmuş... Bunlar kökün yad olduğu gerçeğini değiştiriyor mu? Salt eleştiri yapmış olmak için kasıntı yapma bu denli.

"caymak" nite "kaymak"ın değişkesi oluyor? "c > k" azı "k > c" dönüşümü mü olmuş?

Yüce sözcüğünün uç ma uçra ile ilgisi yok. Uçra (bozulmuş biçimiyle ücra) "sapa, ıssız" demektir. "uç+ra" (+ra yönelme ekidir.) Yüce sözcüğü ise büyüklük, ululuk, yükseklik bildiriyor. Bana inanmıyorsan al Sanskritçe sözcüğe bak. "ucca"nın başına "y" gelip "yucca"dan "yüce"ye dönüşmesi; "uçra"nın "yüce"ye dönüşmesinden daha esemeli, daha kolay. Yok "Sözcük Türkçe'den Sanskritçe'ye geçmiş." dersen onu bilemem.

Eklenti:
20210622_171710.jpg
20210622_171710.jpg [ 169.58 KiB | 722 kéz görüntülendi ]


Don sözcüğü Türkçe değil ne yazık ki. İskitçe "thauna" Eski Türkçe'ye "ton" olarak geçmiş. "ton > thauna" olamayacağına göre sözcüğün kökü yad oluyor. Senin düşünüşünün burada bir önemi yok anlayacağın.

Donmak ise basbayağı Çince'den geliyor. Türkçe Çince çeviriye bakıver. Türkçe'de "buymak" eylemi var bu anlamda.

Eklenti:
20210622_173303.jpg
20210622_173303.jpg [ 135.14 KiB | 722 kéz görüntülendi ]


  • 0

Tepeye Dön
 Kimlik  
 
 İleti Başlığı: Ynt: Türkçe Olmayan Eylemler
İletiGönderilme zamanı: 22 Haz 2021, 19:52 
Çevrimdışı
Göñüllü
Göñüllü
Katılım: 29 Eki 2020, 01:02
İleti: 197
Değerleme: 2
TengriciTürk yazdı:
Jakoben yazdı:
Esenlikler.

Yazdığının genelinde eylem falan alıntılanmamış. Ad kökü olarak alıntılanmış Türkçe ek getirilerek eylem yapılmış.

Çince'de çaysa diye bir eylem vaar da bizim mi haberimiz yok? Çince çay adı alıntılanıp Türkçe addan eylem yapan +sa- eki kullanılmış.

Arapça xarc adına +(g)A- eki getirilmiş harcamak olmuş.

Yücelmek... Uçra yüçe. uç uzun ünlülü, ünlüsü kısalıp başına y gelmiş sesliler de incelmiş. Tıl>til>dil olması gibi. Burada da bir yabancılık yog.

Caymak onsuz kaymak'ın varyantı. Pısmak, pusmak gibi. Ha bu varyantın oluşmasında Farsçanın etkisi vaar diyebilirsin o başka bir sav.

Don sözünü yabancı kabul etsek bile (ki düşünüşüm Türkçe olduğu yönde) eylem alıntılanmamış yine ad alıntılanmış, Türkçe +(g)A- eki getirilerek eylem yapılmış.

Arapçada umursamak diye bir eylem yogdur ama umur adı vaar tabi. Yine Türkçe bir ek olan +sA- kullanılmış. Burada da eylem alıntılama yog ad alıntılama vaar.

Tırsmak direkt alıntılanmış Kürtler tarafından bu doğru.

Çoşmak marjinal bir eylem iken Dil Devrimi'nde canlandırılmıştır. Bu da Farsça doğru.

Türkçede Artdamaksıl genizcil ünsüz anlam ayırıcı bir sestir. Don ile doň'un aynı anlamda olmasını bekleyemeyiz. Bunu hemen Çince'ye bağlamak yanlıştır.

Uğrola.


Adıgüzel... Onsuz da örneklerdeki eylem kökleri alıntı. Yad kökler dile uyarlanıp eylem olarak kullanılmış işte. "-sa" eki gelmiş, "-ga" eki gelmiş, şu olmuş, bu olmuş... Bunlar kökün yad olduğu gerçeğini değiştiriyor mu? Salt eleştiri yapmış olmak için kasıntı yapma bu denli.

"caymak" nite "kaymak"ın değişkesi oluyor? "c > k" azı "k > c" dönüşümü mü olmuş?

Yüce sözcüğünün uç ma uçra ile ilgisi yok. Uçra (bozulmuş biçimiyle ücra) "sapa, ıssız" demektir. "uç+ra" (+ra yönelme ekidir.) Yüce sözcüğü ise büyüklük, ululuk, yükseklik bildiriyor. Bana inanmıyorsan al Sanskritçe sözcüğe bak. "ucca"nın başına "y" gelip "yucca"dan "yüce"ye dönüşmesi; "uçra"nın "yüce"ye dönüşmesinden daha esemeli, daha kolay. Yok "Sözcük Türkçe'den Sanskritçe'ye geçmiş." dersen onu bilemem.

Eklenti:
20210622_171710.jpg


Don sözcüğü Türkçe değil ne yazık ki. İskitçe "thauna" Eski Türkçe'ye "ton" olarak geçmiş. "ton > thauna" olamayacağına göre sözcüğün kökü yad oluyor. Senin düşünüşünün burada bir önemi yok anlayacağın.

Donmak ise basbayağı Çince'den geliyor. Türkçe Çince çeviriye bakıver. Türkçe'de "buymak" eylemi var bu anlamda.

Eklenti:
20210622_173303.jpg


Esenlikler.

Bir kere daha söylüyorum onlar eylem kökü değil. Bu bir şeyleri elbette değiştiriyor. En basitinden herhangi bir yabancı sözcü al sonuna +lA- ekle al sana Türkçede kullanabilecek bir eylem oldu. Konu içeriğine uyumlu olarak yad dillerden alıntılanan eylemleri göstermen gerek.

Uğrola.


  • 0

Tepeye Dön
 Kimlik  
 

Eskiden yéñiye gönderileri göster:  Diz  
Yéñi başlık gönder Başlığı yanıtla  [ 22 ileti ] 
Béte git Önceki  1, 2



Tüm zamanlar UTC + 3 saat




Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 12 konuk


Bu bölüme yéñi başlıklar gönderemezsiñiz
Bu bölümdeki başlıklara yanıt véremezsiñiz
Bu bölümdeki iletileriñizi düzenleyemezsiñiz
Bu bölümdeki iletileriñizi silemezsiñiz
Bu bölüme eklentiler gönderemezsiniz

Geç:  
cron
phpBB® Forum Software © phpBB Group katkılarıyla
Powered by Reputation System © Pico88

Theme Created By ceyhansuyu

Türkçe çéviri: Oktay Doğangün
Reputation System ©'