• avatar

    Yazmak Üzerine
    Daha béğeni yapılmamış.

    tarafından 24 Kasım 2013 gününde yazıldı, 1453 kéz okundu.
    Bu yazıdaki görüş ve tümceleriñ sorumluluğu, yazarıñ kendisinde olup, burada yér almasıyla Türkçesi Varken Topluluğu'nuñ Türkçecilik açısından çoksesli bir yérlik olması amaçlanmıştır.

    Kimse doğuştan yazar değildir: Yazar olunur. Yazarlık yeteneği diye bir nen – kuşkusuz – vardır. Ayrıca yazarlık deneyimi önem taşır. Gelgelelim yazan, yazmayı seven, o denli kötü yazmayan birine “Siz hangi ülevle1, yetkiyle yazıyorsunuz?” biçiminde çıkışıl(a)maz. Tersine, böyle bir kişiyi yazmaya isteklendirmek gerekir. Özellikle söz konusu kişinin başka dışavurum aracı ya da olanağı yoksa… Yazmak kendi kendisini açındıran, kendi kendisiyle açıklanan bir eylemdir. Bundan ötürü, bütün yazarları buracıkta esenleyeyim! (Kendimse “kendi çapında” bir yazar olabildimse, olabiliyorsam bana ne ongun2!)

    Peki, kişi niçin yazar? Doğallıkla ilk ağızda diyeceğiniz varsa yazarsınız. (Duyar, duygusal, düşüngen kimselerin diyecekleri vardır.). Bu yetmez. Okuma ile yazma “doğru-orantılı”dır: Okudukça yazarsınız, yazdıkça okursunuz. Bu da elvermez. “Söz uçar, yazı kalır.” atasözü uyarınca yazılır. Kalıcı olma isteği değme kişide – az çok – bulunur. Yazmaysa kalıcı olmanın en iyi yöntemlerinden biridir. Başkaca yaratma tadını duymak için yazarız. Yaşamdan tat alma yollarından biri yazmadır. Dahası, kendimizi geliştirmek, tanımak üzere yazarız: Yazmak yerinde saymamayı gerektirir; var olduğunu bilmediğimiz duygularımızı, düşüncelerimizi ortaya koyar. Yazılarını yayımlamak üleşmek3 anlamına gelir. Öyleyse, üleşimci4 birey yazar, yazdıklarını çıkarır, denebilir. Belki yazmanın başka – örneğin sorunları çözmeye katkıda bulunma dileği gibi − nedenleri vardır. Ancak, nedensiz yere yazmak düşünülemez. Doğrusu, evrende hiçbir nen nedensiz sayılmaz.

    Yazmadan yazmaya ayrım var. Kimi usuna estiği gibi yazar, yazdıklarını düzeltmeye gerek görmez. Böylelerinin yazıları dilsel yanlışlarla dolup taşar. Kimiyse bencileyin – “bilinç akışı”yla yazsa bile – yazdıklarını kezlerce elden geçirme gereği duyar. Bu durumda dil yanlışları enazlanır5. Bununla birlikte, bütünüyle bozarsız6 bir yazı düzmek olanaksız mı olanaksız. Özenli yazar bu nedenle eski yazılarına döndüğünde, onlarda nice eksik ile yanlış bulur. Yayım sürecinde söz konusu eksikler giderilir, yanlışlar düzeltilir. Yazmayı sürdürme – birazsa − bundan ötürü gereklidir. Hepten eksiksiz, yanlışsız yazmak istiyorsanız, hiçbir nen yazamazsınız. Doğru, güzel, iyi yazmaya çalışmak yeter. Yazın geniş sürevlerin işidir. Yüreği pek tutup az da olsa, öz de olsa yazmalı. Damlaya damlaya göl olur: Örneğin denemecikler7 birike birike bir betiği oluşturur. Daha ne!..

    Yeryüzünde okuma ile yazma denli yahşi çok az nen vardır. Okumayı başka bir denememde8 ele almıştım. Yazmayıysa şimdi irdeliyorum. Şunu diyesim bulunuyordu: Yazmak için olağandışı konuları olağanüstü bir biçimde işlemek gerekmez. Dahası, konuları yalınç olan, biçemleri gösterişsiz yazılar daha çok dilsel-yazınsal değer taşır ya da daha niteliklidir. Ayrıca bir yazarın böyle bir yaşamda esinsiz kalması, yazı konusu bulamaması – düzce – olanak-dışı. Ha, yazmak için bir “güdüleyici” bulamamayı anlarım. (Niye saklamalı!: Bu, kendi başıma çokça gelmiştir.). Handiyse hiç okumayan, yazmayı uslarının bucacığından9 geçirmeyen bireylerin çoğunluğu oluşturdukları bir toplumda yazmak üzere güdülenmek kolay değildir. Gene de, kişi direşme10 baskısında. Yaratarak, yarattıkça umutlanmayı bilmeli. Durumlar ile koşullar elverişsiz olabilir. Şu var ki, yaşam söz konusu durumlardan, koşullardan oluşmadır. Ne yapacaksanız bu yaşamda yapacaksınız anlayacağınız. Yazarlıksa azımsanacak bir ergi sayılmasa gerek.

    Yazayım diye bilgisayarın başına geçtiğimde – ozanın sözünü ettiği – sözcüklerin yetersizliğini anlarım. Sözcükler gerçekten duyguları, düşünceleri yaşama indirger. Ne ki, dil kendimizi anlatmak için en uygun araç olagelmiştir. Üstelik soyut varlıklar olan duyguları, düşünceleri somutlaştırmak – ilk ağızda − yazmakla olanaklı. Yazılarımızın beğenilmemesi, olumsuz – kimi kez yıkıcı − eleştirilere uğraması hep olasıdır. Yazar, başlangıçta – yazmaya başlamadan – yıldırımları üstüne çekmeyi göze alan kişidir. Yazdıklarımızı yayımlamaksızın, kimileyin yazın yarışmalarına katılmaksızın bir yazar olarak “doğru yol”da bulunup bulunmadığımızı öğrenemeyiz. Kuşkusuz önemli olan, kendi beğenimizdir; yoksa başkalarınınki değil. Ancak, değme kişi beğenilmek ister, beğenilmek hepimizi gönendirir. Öyleyse, yazarlık da yılmazlığı gerektirir. Peki.

    Okuyup yazarak “eksiklik duygusu” giderilebilir mi? Bir ölçüde giderilebilir. Gene de, okur ile/ya da yazar kimi nenlerin unutulduğunu, bulunamamak üzere yitirildiğini iliklerinde duyar. Okumak öbür yuvarlaklara11 açılmayı sağlıyorsa, yazmak kısırdöngüyü kırma umudunu dirimli12 tutar. Kısırdöngü çoğun kırılamaz; o ayrı. Gene de, “Umut kalacağına emek kala.” diye düşünüldüğünden, kişi – en azından – kendisine düşeni yapmış, yapıyor olmanın verdiği baş dinçliğiyle yaşar. Süregelenin süregitmesi genellikle umut-kırıcıdır. Oysa okuyup yazan birey yaşamın güzellikleri dahi barındırdığını bilir. Salt okuma-yazma etkinliği kimseyi güzelliklere eriştir(e)mez. Ancak, birtakım kapılar okuyup yazarak aralanabilir…

    Burada duruvereyim. Yazmak üzerine diye söze girişmiştim; denememi, yazmak üzerine daha nice söz söylenebileceği bilinciyle bağlayayım. Bu ilk yazım değildi; son yazım olmaz umarım. Şundan dolayı: Yaşam – birazsa – yazdıkça anlamlanıp çekilesi duruma geliyor. Bense yazma işine kıyısından bucağından bulaşmış bir kişi olarak “kıvançlı” sayılırım. Hepsi bu.

    Gökhan Çağlayan

    2013 Önyazı13-Böleni14

    Seyhan

    _________________________________

    1 1. Ülev: Os. hak.

    2 2. Os. mutlu.

    3 3. Os. paylaşmak (“Pay”, bir Sanskrit sözcüğü olan pâjdan bozmadır. Bundan dolayı, pay ile türevleri [paylaşmak, paylaşım ib.] öz Türkçe değildir.)

    4 4. Os. paylaşımcı.

    5 5. Enazlamak: Os. minimize etmek.

    6 6. Os. kusursuz.

    7 7. Denemecik: Kısa deneme.

    8 8. Türkçesi Varken… ağ bölgesindeki Okumak ya da Okumamak-adlı yazıya bk.

    9 9. Bucacık (bucak+-cık): Os. köşecik.

    10 10. Os. sebat etme.

    11 11. Yuvarlak: Os. dünya.

    12 12. Os. canlı.

    13 13. Önyaz: Os. mayıs.

    14 14. Bölen: Os. kasım.

    Değerleme:

yukarı çık