Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

SÖZ DÖRÜTLERİ (SÖZ SANATLARI, EDEBİ SANATLAR)

Dil ile ilişkili olan, öbür ulamlarla uyuşmayan géñel yazışmaları içerir.

SÖZ DÖRÜTLERİ (SÖZ SANATLARI, EDEBİ SANATLAR)

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 23 May 2018, 19:14

SÖZ DÖRÜTLERİ:

1- BENZETME (TEŞBİH)
Sözü daha etkili duruma getirmek için aralarında ilgi bulunan iki ögeden güçsüzü olanı güçlü olana benzetmektir. Benzetmenin dört ögesi vardır; benzenen, benzetilen, benzetme yönü, benzetme ilgeci.
— Çocuk tilki gibi kurnaz biriydi.
—Minik yavrucak elma gibi kıpkırmızı yanaklarıyla gülücükler saçıyordu.

2- EĞRETİLEME (İSTİARE)
Benzetmenin ana ögesi olan benzeyen ve benzetilenden yalnızca biri kullanılarak yapılır.
—Ülkemizde üniversiteden mezun olmuş pek çok fidan artık iş de bulamıyor.
—Bahar gelince bir ağızdan şarkılar söyler kuşlar.

3- DEĞİNMECE (KİNAYE)
Sözün gelişiyle, gerçek anlamların dışında bir kavrama değinme dörütüdür. Çoğunlukla değişmeceli (mecaz) anlam bulundurur.
—Mum dibine ışık vermez.
—Hamama giren terler.

4- AD AKTARMASI (MECAZ-I MÜRSEL)
Benzetme amaç güdülmeden bir sözün ilgili olduğu başka bir söz yerine kullanılmasıdır.
—O evine çok bağlı bir kişidir. (Ev = aile)
—Bu olay üzerine bütün köy ayaklandı.(Köy = budun)

5- KİŞİLEŞTİRME (TEŞHİS)
İnsan dışındaki canlı cansız varlıklara insan özelliği kazandırmaktır.
—Güzel gitti diye pınar ağladı.
—Menekşeler külahını kaldırır.

6- KONUŞTURMA (İNTAK)
İnsan dışındaki varlıkları konuşturmaktır.
—Maymun şunu anlatmak istemişti fikrince:
Boşa gitmez kötüye bir ceza verilince.
—Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna:
İçimde kanayan yara gibisin.

7- BİLMEZLİKTEN GELME (TECAHÜL-İ ARİF)
Anlam inceliği oluşturmak için herkesçe bilinen bir gerçeği bilmiyormuş gibi aktarmaktır.
—Saçların dalgalı, boya mı sürdün?
Gelmiyorsun artık, bana mı küstün?
—İçimde kar donar, buzlar tutuşur,
Yağan ateş midir, kar mıdır bilmem.

8- GÜZEL NEDENLEME (HÜSN-İ TA'LİL)
Nedeni bilinen bir olayın oluşumunu,gerçek nedeninin dışında başka,güzel bir nedene bağlamadır.
—Yoksun diye bahçemde çiçekler açmıyor bak.
—Senin o gül yüzünü görmek için
Sana güneş bakmak için doğuyor.

9- ABARTMA (MÜBALAĞA)
Sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi olduğundan daha çok ya da olduğundan daha az göstermektir.
—Manda yuva yapmış söğüt dalına,
Yavrusunu sinek kapmış.
—Alem sele gitti gözüm yaşından.

10- KARŞITLIK (TEZAT)
Aralarında ilgiden dolayı, birbirine karşıt kavramları bir arada kullanmaktır.
—Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.
—Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

11- AMACI GİZLEME (TEVRİYE)
İki değişik anlamı olan bir sözcüğün bir yada iki dizede iki anlamının da kullanılmasıdır.
—O güzel yüzün benli de,
Göğsün niye bensiz?
—Bak kalan bu kubbede hoş bir sada imiş,
Ben yarime gül demem, yarim bana gülmedi.

12- ANIMSATMA (TELMİH)
Söz arasında herkesin bildiği bir olaya ya da kişiye gönderme yapma dörütü.
—Vefasız Aslıya yol gösteren bu,
Keremin sazına cevap veren bu.
—Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor teshidi,
Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi.

13- TAŞLAMA (TARİZ)
Bir kişiyi iğneleme, bir konuyla alay etme veya sözün tam tersini kastetmedir.
—Müftü Efendi bize kafir demiş.
—Tutalım ben ona diyem müselman.

14- YİNELEME (TEKRİR)
Anlatımı güçlendirmek için bir sözü sık sık yinelemektir.
—Beni bende demen, ben değilim,
Bir ben vardır, bende benden öte.
—Söz ola kese savaşı,
Söz ola kestire başı,
Söz ola oğlu aşı,
Yağ ile bal ede bir söz.

15- UYGUNLUK (TENASÜP)
Anlam yönünden birbiriyle ilgili sözcükleri bir arada kullanmaktır.
—Deli eder insanı bu dünya,
Bu gece, bu yıldızlar,bu koku,
Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç.
—Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

16- SIRALI AÇIKLAMA (LEFF-Ü NEŞR)
Bir dizede iki ya da daha çok kavramdan söz ettikten sonra diğer dizede onlarla ilgili açıklama yapmaktır.
—Gönlümde ateştin, gözümde yaştın,
Ne diye tutuştun, ne diye taştın.
—Ben bir sedefim, sen nisan bulutu,
Ver damlaları, al yuvarlak inciyi.

17- SORU SORMA (İSTİFHAM)
Anlatımı daha etkili biçime getirmek için yanıt alma amacı gütmeden soru sormaktır.
—Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
—Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

18- KERTELENDİRME (TEDRİC)
Birbiriyle ilgili kavramların bir kerte (derece) gözetilerek sıralanmasıdır.
—İki asker, mızrak mızrağa, kılıç kılıca, hançer hançere vuruşmaya başladı.
—Makbar, makber değil; bir türbe, türbe değil; bir mabet, mabet değil; bir küre, küre değil; bir sonsuz uzay.

19- SESLENME (CİDA)
Güçlü duyguları, buşkuları coşkun bir seslenişle anlatmadır. Daha çok ay, ey, hay, ah ünlemleriyle yapılır.
—Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü!
—Çatma kurban olayım ey nazlı hilal!

20- SÖZDEŞLEME (CİNAS)
Yazılışları aynı, anlamları ayrık sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır.
—Niçin kondun a bülbül kapımdaki asmaya
Ben yarimden ayrılmam götürseler asmaya.
—Göl kıyısındaki sazların arasında bir saz sesi geliyordu.

21- SES YİNELEMESİ (ALİTERASYON)
Dizede uyum oluşturacak biçimde ,aynı sesin veya seslemin (hecenin) yinelenmesidir.
—Eylülde melül oldu gönül soldu lale
Bir kaküle meyletti gönül geldi bu hale.
—Seherde seyre koyuldum semayı deryayı.

22- İÇ UYAK (SECİ)
Düz yazıda tümce içinde yapılan uyağa denir.
—İlahi, kabul senden, ret senden; şifa senden, dert senden İlahi, iman verdin, daim eyle; ihsan verdin, kaim eyle.
—Ten cübbesi çak gerek, gönül evi pak gerek.

Yazı bana ait değildir, genel ağda bir yerlikten bulduğum sözleri kendimce Türkçeleştirdim. Türkçeleştirirken de yazışmalık'ı, diğer yerlikleri ve birkaç sözlüğü kullandım. Burada bulunsun bu da çünkü sanırım söz dörütleri dediğim nenler (şeyler) çok ayrı yerlerde bulunuyor. Burada toplu bir biçimde bulunsun.
  • 6

Türk demek Türkçe demektir!
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 45
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: Yedi Tepe
Değerleme: 16

Dön Géñel yazışma

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

Reputation System ©'