Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Neye göre Ortak Türkçe?

Ortak Türkçe'niñ oluşumu üzerine yapılan çalışmaları içerir.

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen Oktay D. » 24 Eyl 2017, 03:37

Burada yapay dil olsun diyen olduğunu sanmıyorum. Benim sözünü éttiğim ortak Oğuzca için öyle düşünülüyorsa ben diliñ kendisiyle ilgili bir yapı inşasında bulunmadım. Yalñızca ölçünlü bir yazı öñerisinde bulundum. Nitekim savunduğum şey birleşik bir ortak Türkçe için etkileşimiñ artmasıdır. Bunu aşama aşama savunmamıñ nedeni yapay değil doğal olması içindir.

Eğer Oğuzlar daha fazla etkileşirse zaten bir yanda tek bir dil olan Batı Oğuzca ile öte yanda Türkmence bu etkileşimiñ soñucu olarak yakınsayıp birleşir. Bu, doğal bir süreç içerisinde olur. Aynı şey Kıpçakça ve Karlukça için de gerçekleşirse, bir soñraki aşamada Karluk-Oğuz-Kıpçak ortaklaşması söz koñusu olur.

Soñuçta nasıl ki aslında bir sürü ağızdan oluşan Türkiye Türkçesi için ölçünlü bir yazı varsa Azerbaycan, Gagauz, Anadolu ve Türkmen lehçelerine sahip Oğuzcanıñ da ölçünlü bir yazısı olmalıdır. Benim öñerimde tümüyle yazıyla ilgili kurallar bulunmaktadır.

Bu arada bir Türkçeniñ diğer Türkçeler üzerinde ortak dil olması koñusu 100 yılı aşkın tartışılan bir koñudur ancak bir gıdım ilerleme kaydedememiştir. Çünkü her Türkçe kendisini daha doğru veya ortaklığa daha aday görmektedir. Türkiye Türkçesiniñ tek baskı unsuru kendi koñuşucularınıñ sayısıdır. Aynı diliñ lehçesini koñuşan Azerbaycan bile Türkiye Türkçesine karşı öñlemler alıyor.

Ayrıca İngilizceyi örnek almak da doğru değil. Adamlar İngiliz imparatorluğunuñ sömürgeleri nedeniyle dillerini bu kadar yaygınlaştırdılar. Soñuçta biz kendi müttefiklerimize bakınca İngilizceniñ herkesçe bilindiğini sanıyoruz. Oysa yaygınlıgıñ nedeni tümüyle İngiliz sömürgeleridir. Fransız veya Rus sömürgeleri görece daha az olduğu için ve bizim etkileştiğimiz uluslar olmadıkları için tüm yéryüzünü İngilizce koñuşuyor sanıyoruz.

Biz Türkiye Türkleri olarak diğer Türkleri Rus sömürgeciliğinden kurtarıp bir bakıma Osmanlı sömürgeciliğine mi sokmalıyız dil açısından? Yoksa yapılması gereken şey daha ortak ve daha sağlıklı bir dil birliği mi? Doğal bir ortaklaşma isteniyorsa neden aşama aşama ve yerel bir ortaklaşma aşamasına girmeyelim ki? Önce Oğuzca, Kıpçakça, Karlukça ortaklaşsın; soñra hep birlikte ortaklaşalım.

Biraz daha uzun sürmesi, hiç olmamasından veya baskıyla olmasından yeğdir bence.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8341
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5516

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen ulduzéver » 24 Eyl 2017, 05:07

Yapılacak Ortak Türkçeyi yapay adlandırdığımın nedeni, onun dilciler tarafından yapılacağı ve özel bir topluluk tarafından kullanılmadığıydı, yine ne kadar doğal olabilecek formüllerle yapılsa da aynı hâlde hem doğal olur hem yapay :)

Ayrıca her Türkçenin kendisini daha doğru gördüğünü de hiç anlayamıyorum, durum bu ise, kendisini yapılacak ortak Türkçeden de daha doğru görecektir değil mi? Niyekim "ben en doğru Türkçeyim" diyor.

Bir de bir Türkçenin başka Türklere de öğretilmesini sömürge ve baskı adlandırırsanız bu konudaki düşüncelerimiz farklı olduğundan bir yere eremeyeceğiz.

Bu arada sanırım Az. Türkçesinin Türkiye Türkçesinin değil Oğuzcanın bir lehçesi olduğunu demek istemişsiniz. Cümledeki yanlış-anlaşılma olasılığı için anımsatmak istedim.
  • 0

ulduzéver
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 703
Katılım: 25 May 2016, 22:14
Konum: Tebriz
Değerleme: 653

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen Oktay D. » 24 Eyl 2017, 11:35

ulduzéver yazdı:Yapılacak Ortak Türkçeyi yapay adlandırdığımın nedeni, onun dilciler tarafından yapılacağı ve özel bir topluluk tarafından kullanılmadığıydı, yine ne kadar doğal olabilecek formüllerle yapılsa da aynı hâlde hem doğal olur hem yapay :)

O zaman siz tüm yazı dilleriniñ yapay olduğunu mu düşünüyorsuñuz? Örneğin Türkiye Türkçesi resmi yazı dili siziñ için yapaysa neden onu ortak Türkçe adayı yapıyorsuñuz ki? Soñuçta Türkiye Türkçesi resmi yazı dili, hiçbir ağza denk gelmemektedir. Hemen "resmi yazı dilimiz İstanbul ağzı değil mi?" diyebilirsiñiz, ancak déğil. İstanbul ağzı farklıdır, yazı dilinde hiçbir zaman gelicim, yapmiycim veya buaz (boğaz) vb dénmez. Yeşilçam filmlerinde İstanbul ağzıyla koñuşan birçok karakter görebilirsiñiz. Aynı şekilde büyük dayımıñ éşi köklü bir İstanbullu, kendisiniñ koñuşması yazı dilinden çok farklı.

Çünkü bizim yazı dilimiz her halükarda Eski Anadolu Türkçesinden gelir, 18.yy'da İstanbul ağzından aşırı étkilenmiş olsa da Anadolu ağızlarıyla Trakya ağızlarınıñ bir ortalamasıdır aslında. Yani tek bir ağzıñ yazı dili seçilmesi değildir. Kaldı ki içerdiği sözcükleriñ, özellikle yéñi olanlarıñ, büyük çoğunluğu Anadolu ağızlarından alınmıştır.

Bir de bir Türkçenin başka Türklere de öğretilmesini sömürge ve baskı adlandırırsanız bu konudaki düşüncelerimiz farklı olduğundan bir yere eremeyeceğiz.

Bu adlandırmayı ben yapmıyorum ki. Yazdıklarımı iyi okuyuñ. Diğer Türkler öyle görüyorsa yapacak bir şey yok. Adamlar kendi Türkçelerinden caymak istemiyor. Eğer siz "ortaklık adına caymalısıñız" dérseñiz zaten baskı oluyor, uzlaşma olmuyor. Uzlaşma, herkesiñ kabul éttiği duruma dénir. Zaten bugüne dek ortak bir Türkçeniñ olmayışınıñ altında yatan şey de budur diyorum. Uzlaşma aramak yérine herkes kendi Türkçesini ortak kılmak istiyor. Uzlaşmacı bir tavırla, olayı doğal aşamalardan geçirmeyi bu yüzden öñeriyorum.

Aynı dile ait lehçeler ortak bir yazı dili çerçevesinde birleşirse soñra o ortak diller daha kolay uzlaşı bulur. Herkes kendi Türkçesini ısrar éderek (özellikle Türkiye sayı çoğunluğuna ve politik gücüne dayanarak bu ısrarı yapınca) ortak Türkçe sadece gecikmiş oluyor.

Zaten Oğuzcanıñ lehçeleri birbirine oldukça yakın durumdalar, her biri diğeriniñ ağzı gibi. Gagauz lehçesi, Türkiyeniñ Batı ağızları gibi; Azerbaycan lehçesi, Türkiyeniñ doğu ağızları gibi; Türkmen lehçesi, Azerbaycanıñ doğu ağızları gibi. Durum böyleyken bu geçişken durumu tek bir yazı dilinde birleştirmek zaten tek dil gibi duran Oğuzcayı yazıda da tek hale getirir.

Hatta bu o kadar kolay bir durumdaki bugün, bu ortak yazı dili söz koñusu ülkeler çapında da akabinde resmileşebilir. Aslında ortaklaşmalardan eñ kolayı Oğuzcada olacaktır. Bu da elimizde hızlı bir örnek sağlayacağından dolayı diğer Türkçeler bu déñeyimden yararlanarak kendi ortak Kıpçakçalarını veya Karlukçayı oluşturabilirler. Belki bugün 20-30 yaşında olanlar Türk dilleriniñ 28'den 3-4 taneye indiği günleri görürler bile!

Bu arada sanırım Az. Türkçesinin Türkiye Türkçesinin değil Oğuzcanın bir lehçesi olduğunu demek istemişsiniz. Cümledeki yanlış-anlaşılma olasılığı için anımsatmak istedim.

Öñceki paragrafta açık olarak Oğuzcanıñ; Türkiye, Azerbaycan, Gagauz ve Türkmen diye lehçeleriniñ olduğunu bélirtmiştim.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8341
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5516

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen ulduzéver » 24 Eyl 2017, 15:14

Ben yazı dillerini değil, dilciler tarafından yapılmış dili yapay adlandırdım. Ben ne zaman Türkiye Türkçesine yapay dedim ki? Türkiye Türkçesi istanbul ağzından (değilse bile halk tarafından konuşulan birkaç ağızdan) esaslanarak başka ağızlardan da birkaç unsur almışsa da bu yapay anlamına gelemez, ağızlardan sözcük almak da işte öyle, nitekim Çağatay Azerbaycan ve Osmanlı yazı dilleri de etkileşmişler.

Şimdi örneğin ol-/bol- eyleminden mantıkla yola çıkarak önerdiğiniz vol- biçimi hiçbir ağızda kullanılmayan bir sözcüktür. Onun için yapay diyorum. Yine çağataycadaki gibi her iki biçim yani ol- ve bol- ortak Türkçede kullanılırsa daha doğal olur. Ancak o zaman, başka farklı sözcüklerle de bunu yaparsak karman çorman bir dille karşılaşırız.

Ortak Türkçe yapmak benim de arzumdur umarım ters anlaşılmalar olmasın, ancak katılmadığımın nedeni son paragrafta örnekle söz ettiğimdi. Öte yandan bir Türkçeyi başka bütün Türklere öğretmemiz olanaksızsa (bunu olanaklı sanırdım) , tek bir çare, söz ettğiniz ortak Türkçedir.
  • 0

ulduzéver
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 703
Katılım: 25 May 2016, 22:14
Konum: Tebriz
Değerleme: 653

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen Furkan Yıldırım » 24 Eyl 2017, 15:43

Benim Oktay Beye(Oktay Doğangün) katılma nedenim, bizim amaçladığımız birliğin bir gönül işi olmasıdır. Avrupa gibi düşünemeyiz, onlar yalnızca çıkar birliği yaparlar. Ayrıca İngilizcenin yoğun ilgi görmesinin nedeni İngilizce yada İngiltere değil, biziz. Bizim gibi ülkeler istemeseler bunun yaygınlaştırılmasına izin vermez. Bu sayede İngilizce ortak dildir anlayışı birden erimiş olur.
Bu durumu Oktay Bey(Oktay Sinanoğlu) çok güzel açıklamış:
Oktay Sinanoğlu yazdı:Avrupa birliğindeki sessiz dil kavgası İngilizce, Fransızca ve Almanca arasında sürmektedir. Birçok diğer ülke kendi diline önem verdikçe bu dillerin önemi azalmaktadır.(Bye Bye Türkçe, 20.bét)

Biz şuan için kesin hüküm veremiyoruz. Diğer ülkelerde durum nedir ve Ortak Türkçe nasıl karşılanır bunu kestirmeye çalışıyoruz. "Türkiye Türkçesine yoğun ilgi var" diyende çok, "kendi dillerini en güzel Türkçe olarak görüyorlar" diyen de. Ya Avrupa gibi kendi içimizde dil kavgası vermeye başlarsak? Birlikten söz ederken ayrılıklar gündeme gelirse? Herkesin bizim gibi düşünmesini bekleyemeyiz.

Eşeği sağlam kazığa çakmak için ben kesin şu olur demeyip olasılıklara göre yorum yapıyorum, Türk Birliğinde Avrupa Birliği gibi çatlamalar görülecekse, bunu adlandırmaya gerek yok(sömürge vs.) "Neden Türkiye Türkçesi bize dayatılıyor?" (yalnız resmi makamlar arasında kullanılsa bile) denilecekse kabul görecek kaynaştırılmış doğal bir Türkçenin oluşturulması daha yeğ. Aramızda sen ben çıkmasındansa "yapay" olarak görülse bile kaynaştırılmış bir Türkçe bana daha mantıklı geliyor.

Bence, kesin bir yargıya varıp da "şunu yapmak mümkün değil" demeden önce küçük adımlarla başlamak denenebilir. Örneğin Azerbaycanda kapalı e ve açık e damgaları Türkiyeye uydurulsun, birlik olsun diye bir çalışma yaparız(yada daha başka konularda), günümüzdeki gibi yazmaya devam etmek isterlerse, değiştirmek istemezlerse(bu çalışma daha başka konularda başka biçimlerde yenilenebilir) tek yol Kaynaştırılmış Türkçe olacaktır. Hem "Şöyle olsa daha güzel olurdu" demeyip "Denedik olmadı" deriz. Hem de bu olmazsa o zaman Ortak Türkçe nasıl olmalı onu tartışmaya başlarız.
Gideceğimiz yol önce Batı Oğuzcasının birliği, sonra Tüm Oğuzcanın birliği olacağı için atacağımız adımları da sıralamamız kolay olacaktır. Daha sonra benzer adımları da diğer birlikler için atarız.
  • 5

Üyelik görseli
Furkan Yıldırım
Furkan Yıldırım
Dérnek Üyesi
 
İleti: 213
Katılım: 23 Ağu 2017, 21:00
Değerleme: 331

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen hskizilcik » 24 Eyl 2017, 16:12

Burada değinmek gerektiğini düşündüğüm birkaç konu var... Öncelikle, Avrupa'da dil savaşı olması doğal. çünkü bunlar ayrı diller. İtalyanca ile Almanca arasında dağlar kadar fark var. Oysa Azerbaycan Türkçesi ile Türkiye Türkçesi arasında şive farkı kadar ancak ayrım var. Bunların savaşını beklemek anlamsız.

İngilizcenin yeryüzünde ilgi görmesinin nedeni biz değiliz. Ekonomik dengeler. Yeryüzünde İkinci Dünya Savaşı öncesi ekonomik denge Fransa, İngiltere ve Almanya arasında gidip gelirken, başat bir dil ortaya çıkamıyordu. Bu yüzden dilsel güç açısından Fransızca bir gıdım daha öndeydi. Ancak savaştan sonra ABD baskın oldu ekonomide. Bu da dilini dayatmasına neden oldu. Burada önemli etken ekonomidir. Başat güç olmaktır.

Bu işin gönül birliği olması konusuna gelince... Evet, öyledir. Ancak ekonomi, her türlü gönül ilişkisine üstün gelir çağımızda. Haçlılar bile din için değil, para için savaşmıştır. Nitekim cihat fikri bile İslam coğrafyasında ekonomik güç elde etmek için araçtır. Dinle ilgisi neredeyse yok denecek denli azdır. Kısacası, gönül değil, para konuşuyor.

Ortak dil konusunda karma bir dil yolunda gitmek, herkesi bu işten uzaklaştırır. Burada bir lehçenin genelleştirilmesi, güçlendirilmesi, diğer lehçelerden destek alarak özleşmesi yolu en usa yatkın olandır. Çünkü dilin kendi içindeki düzenine müdahale etmek doğru olmaz. Sözcük desteği almakla, telaffuz değiştirmek apayrı konudur. Yazımda İstanbul Türkçesinin yerel Anadolu şivelerinin yerini almasına karşın, konuşmada şive özelliklerinin korunması gibi, diğer Oğuz dillerinde de ortak yazı dili olarak en yaygın olan Türkiye Türkçesi alınıp, konuşmada şivesel özelliklerin korunması yeterli olacaktır.

Türk topluluklarının yerel şiveleri koruma amacı anlayışla karşılanabilecek bir olgu. Ancak söz konusu yazıma ve resmiyete gelince, bu iş herkesi aşar. Devletler, toplumların eğilimlerine engel olamaz. Burada Türkiye'ye "abi" gözüyle bakan topluluklar söz konusu. Herkes abisine öykünür. Bunu engelleyemezsiniz.

Kapalı e Azerbaycan'a özel bir durum değil. Yazıya yansıması bizim için de gerekli. O ayrı konu. O yüzden hiç girmiyorum.
  • 5

Üyelik görseli
hskizilcik
Hasan Şahin Kızılcık
Dérnek Üyesi
 
İleti: 195
Katılım: 29 Ağu 2013, 19:25
Konum: Ankara
Değerleme: 133

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen Furkan Yıldırım » 24 Eyl 2017, 16:42

Öncelikte son diyeceğimi başta diyeyim. Azerbaycanda "ə" yerine "e ve é" kullanılmasını kastettimiştim, başka bir nen değil.
Aynı dil ailesinden olan dillerde ekonomik savaştan, çıkarcılıktan dolayı birleşemiyor. :)

Kavga olmasını beklemek anlamsız diyorsunuz, benim gördüğüm "bilgisayar" sözcüğünü kabullenmemeye çalışanlar neye hizmet ediyorlar o zaman? Amaçları neyde bu sözcüğe karşı duruyorlar? Devletler neden engel olmaya çalışıyor, devletler halkı engelleyemez olsalar bile ne amaçla bunu yapıyorlar bunu açıklayın o zaman.

İngilizceye dair görüşlerim halen sabit, çünkü İngilizce eğitim veren kurumları biz açtık. Takviyeli İngilizceyi bırakıp Ana Dili İngilizce olan fakülteleri de biz açtık. Ne Abd ne de İngiltere boğazımıza yapıştı. Bunun ekonomik dengeyle ilgisi olsaydı Atatürk zamanında da benzer bir tablonun görülmesi gerekirdi, o zamanlar muhteşem miydi ekonomimiz?. Oysa halk bu okulları İngilizce öğrenme yolu olarak gördüğü için zamanla yayıldı. Takviyeli İngilizce başka, İngilizce eğitim görmek başka. Birde en iyi güç Abd olduğu için İngilizce baskınsa, dünyanın bütün ülkelerinde ikinci dil eğitiminin İngilizce olması gerekirdi.

Ekonominin Turanda her nenden üstün olmasına da karşıyım (tanıdıkla, sevdiklerinle ticaret yapma, aran bozulur demişler). Türkiyeye "abi" rolü yüklemeye de, çoktan yüklenmişse bile bunu kabullenmeye karşıyım. Bu durum sosyalistlere, komünistlere fırsat vermekten başka bir nen değil. Zaten ülkede her sözden her durumdan ırkçılık çıkaran bir dünya insan var. Türkiyenin abileri olup da diğerlerinin yöneticisi sıfatında bulunması tepki görür. İnsanların kolayca kandırılmasına neden olur. Türkiye onların ülkelerini sömürüyor sanırlar.
İnsanlar ekonomik bağımsızlık kazandıkları zaman aile bağlarını koparma eğilimi gösterebiliyorlar. Kardeşlerle küsme, ana babayla küsme hep ekonomik özgürlükten sonra gerçekleşebilen durumlar. Bulunduğumuz durumda diğer ülkelerde bizi aynı evde yaşayan iki abi kardeş gibi olacak sanmak yanlış. Aynı evde yaşarken kardeşinizi dövseniz bile yarın barışabilirsiniz. Ama evlenmiş barklanmış bir adama bunu yapamazsınız. Bu durumda Türkiye üstünlüğünden söz etmek diğer ülkeleri bizden uzaklaştırmaya yarar.
  • 0

Üyelik görseli
Furkan Yıldırım
Furkan Yıldırım
Dérnek Üyesi
 
İleti: 213
Katılım: 23 Ağu 2017, 21:00
Değerleme: 331

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen hskizilcik » 24 Eyl 2017, 16:57

Öncelikle ekonomik dengeden kastım, başat güç olmaktır. Yeryüzünde Atatürk döneminde bir tek başat güç yoktu. Türkler de o dönemden önce bile Fransızlardan etkilenmişti. Atatürk beceriksiz değildi. Neden biz öyle okullar açtık sorununa gelince... Bu tür başat güçlere tapan siyasetçiler her dönemde oldu. Bunda aşağılık kompleksi ve diğer güçlerden korunmak için bir güce yanaşma, uluslar arası dengeleri kurma beceriksizliği etkili. Sömürülenin suçu var da, sömürenin hiç mi yok derim burada...

Sözcüklere direnenlere gelince... Bunlar da siyasi ve duygusal işler. Açıkçası, kimisi başat güçlere olan bağlılıktan, kimisi geçmişle bağ konusundaki duygusallıktan ve çağa uyamamaktan... Bunlar gelip geçici üç beş kişi. Bunların devri elbet geçecektir. Her çağda değişime direnenler olur.

Abilikten kastım da yönetmek değildir. Yıllarca bağımsız tek Türk devleti Türkiye idi. Gerek demokraside gerekse kültürel özgürlükte Türkiye'yi kendilerine örnek alan birçok Türk ülkesi var. Rusya'dan kopmak isteyenin ilk durağı Türkiye'dir. Rusya'yı örnek alacaklarına, Türkiye'yi alsınlar. Bir de başkaları ne der diye iş yapılmaz. Varsın desinler... İt ürür, kervan yürür.

Ekonomide ayrışmadan söz etmiyorum. Ekonomik bağ kurmaktan söz ediyorum. AB bu işi böyle yaptı. Birbirinden alıp vereceğin bir sürü mal, bir sürü iş gücü, bir sürü beyin var. Örneğin Azerbaycan'ın petrolü, Türkiye'nin boru, Kazakistan'ın uzay deneyimi, Özbekistan'ın Uranyumu, vb. Türlü konularda iş gücü ve beyin... Bunları birleştirip ortak tasarılarla dayanışmaktan söz ediyorum. Bunları yaparsak, zaten ortak dil kendiliğinden gelişir.
  • 3

Üyelik görseli
hskizilcik
Hasan Şahin Kızılcık
Dérnek Üyesi
 
İleti: 195
Katılım: 29 Ağu 2013, 19:25
Konum: Ankara
Değerleme: 133

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen Oktay D. » 24 Eyl 2017, 18:44

ulduzéver yazdı:Ben yazı dillerini değil, dilciler tarafından yapılmış dili yapay adlandırdım. Ben ne zaman Türkiye Türkçesine yapay dedim ki? Türkiye Türkçesi istanbul ağzından (değilse bile halk tarafından konuşulan birkaç ağızdan) esaslanarak başka ağızlardan da birkaç unsur almışsa da bu yapay anlamına gelemez, ağızlardan sözcük almak da işte öyle, nitekim Çağatay Azerbaycan ve Osmanlı yazı dilleri de etkileşmişler.

Ben yazı dili öñeriyorum, Türkiye yine Türkiye Türkçesi olarak, Azerbaycan yine Azerbaycan Türkçesi olarak koñuşulacak veya okunacak ancak gösterimler farklı olacak. Eğer buna yapay diyorsañız, örneğini vérdiğim üzere Türkiye Türkçesi yazı dili de yapay olur. Yok eğer başkalarıñ (hangi dilciler?) öñe sürdüğü bir yapay dilden söz édiyorsañız bu başlıkta öyle bir şey koñuşulmadı, o söyledikleriñizi neye istinaden söylediğiñizi açıkça bélirtmeñiz gérekir. Çünkü sözleriñiz tam da benim söz éttiğim yazı dili öñerisini hedef almış görünüyor.

Şimdi örneğin ol-/bol- eyleminden mantıkla yola çıkarak önerdiğiniz vol- biçimi hiçbir ağızda kullanılmayan bir sözcüktür. Onun için yapay diyorum. Yine çağataycadaki gibi her iki biçim yani ol- ve bol- ortak Türkçede kullanılırsa daha doğal olur. Ancak o zaman, başka farklı sözcüklerle de bunu yaparsak karman çorman bir dille karşılaşırız.

Kesinlikle hem ol- hem bol- olmasına karşıyım. Aynı sözcük iki ayrı sözcükmüş gibi dilde dolaşması karmaşaya tutarsızlığa yol açar. O yüzden ol-/bol- gibi temel bir sözüñ yazı dilinde gösterimine bir çare bulunması gérekir. Bu büyük amacıñ içinde kalan küçük bir öñeridir, vol- şeklinde gösterilip Batı Oğuzlar tarafından v'si yutularak okunabilir ve Türkmenler tarafından b'li okunabilir. Ancak öyle olmak géreğinde değil. Belki de w harfini bu iş için kullanmak düşünülebilir (tıpkı ğ harfiniñ ikiz ünlü veya ünlü geçişi veya /v/ veya /y/ seslerini göstermesi gibi). Zaten Türkmencede bazı sözcükleriñ soñunda da bir /v/ söz koñusu olabiliyor.

Bu durumda wol- "olmak" veya suw "su" gösterimleri, Batı Oğuzlarca w yok sayılarak ol- ve su diye okunurken Türkmenlerca bol- ve suv diye okunacaktır. Burada tamamen bir gösterimden söz édiyorum, alfabe seçimi gibi bir durum. Aynı şey ğ için de zaten bulunuyor: Türkmenler bunu /g/ diye okurken Azerbaycanlılar bunu bazen /g/ bazen /y/ olarak okuyacak, öte yandan Türkiye ve Gagauzlar bunu iki ünlü arası geçiş veya /v/ veya /y/ diye okuyacaklardır (zaten öyle yapıyorlar).

Bu arada Oğuzca ile Kıpçakça birleştirilirken ol-/bol- ikircikliği yine gündeme gelecektir. Tekrar söylüyorum bunlar gösterimle ilgili öñerilerdir. Öyle olmak zorunda olmasa da oldukça geçerli olabilecek gösterimler olduğunu düşünüyorum.

Furkan Yıldırım yazdı:Öncelikte son diyeceğimi başta diyeyim. Azerbaycanda "ə" yerine "e ve é" kullanılmasını kastettimiştim, başka bir nen değil.

Hatta ortak bir Oğuzca için Azerbaycan kapalı/açık e için é/e kullanırken biz de bunuñ karşılığında kalın k yerine q kullanabiliriz. İki tarafıñ iyi niyet göstergesi olarak karşılıklı adım atması gibi... Tabi Türkmenler de ý/y yerine y/ı kullansın, biz de ñ yerine ň kullanırız vb. örnek vériyorum :)

... Türkiyenin abileri olup da diğerlerinin yöneticisi sıfatında bulunması tepki görür. İnsanların kolayca kandırılmasına neden olur. Türkiye onların ülkelerini sömürüyor sanırlar. ... Bulunduğumuz durumda diğer ülkelerde bizi aynı evde yaşayan iki abi kardeş gibi olacak sanmak yanlış. Aynı evde yaşarken kardeşinizi dövseniz bile yarın barışabilirsiniz. Ama evlenmiş barklanmış bir adama bunu yapamazsınız. Bu durumda Türkiye üstünlüğünden söz etmek diğer ülkeleri bizden uzaklaştırmaya yarar.

Katılıyorum. Başkalarından öñce bu ülkeleriñ kendisi de bu durumdan rahatsız oluyor zaten. Unutmayalım ki Türkçeler ve Türk ülkeleri ağbi-kardeş durumunda değil, her biriniñ geçmişi eñ az bizimki kadar var. Türk ülkelerini ve Türkçelerini Göktürkleriñ altızları/yédizleri (veya artık kaç dil isek) gibi düşünmeliyiz. Hiç kimse ağbi değil.
  • 10

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8341
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5516

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen ulduzéver » 24 Eyl 2017, 19:22

Sanırım sizin düşüncelerinizi ve çalışmanızı hedef aldığımı sandınız, sevgili Oktay, öyle değil. :)

Benim tek bir sözüm, bir Türkçe ortak olabilirken neden olmasın ve yerine yeni bir yazı dili yapılsın demekti, belkim yapay sözcüğü pek hoşagiden değildi ve tartışmanın başka yerlere kaymasına neden oldu.

Ancak önceki iletimde söylediğim gibi, hâzır dil ortak olamıyorsa, yenisini yaparız, zâten bir Türkçenin ortak seçilmesinin sarplıklar yaratacağını gözrenmediğim, belki de bu konuda Türk ülkelerinin durumunu pek bilmediğim için hâzır dili önerdim, oysa durum bam-başkaymış gibi. Fakat bu arada sizin çalışmanızı hedef almam gibi bir şeyin olmadığını, tersine, Ortak Türkçe yapmakta düşüncelerinizin ne kadar ince ve esemeli olduğunu gördüğümü önce belirtmem gerekirdi.
  • 5

ulduzéver
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 703
Katılım: 25 May 2016, 22:14
Konum: Tebriz
Değerleme: 653

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen hskizilcik » 24 Eyl 2017, 22:37

Kesinlikle hem ol- hem bol- olmasına karşıyım. Aynı sözcük iki ayrı sözcükmüş gibi dilde dolaşması karmaşaya tutarsızlığa yol açar. O yüzden ol-/bol- gibi temel bir sözüñ yazı dilinde gösterimine bir çare bulunması gérekir. Bu büyük amacıñ içinde kalan küçük bir öñeridir, vol- şeklinde gösterilip Batı Oğuzlar tarafından v'si yutularak okunabilir ve Türkmenler tarafından b'li okunabilir. Ancak öyle olmak géreğinde değil. Belki de w harfini bu iş için kullanmak düşünülebilir (tıpkı ğ harfiniñ ikiz ünlü veya ünlü geçişi veya /v/ veya /y/ seslerini göstermesi gibi). Zaten Türkmencede bazı sözcükleriñ soñunda da bir /v/ söz koñusu olabiliyor.

Bu durumda wol- "olmak" veya suw "su" gösterimleri, Batı Oğuzlarca w yok sayılarak ol- ve su diye okunurken Türkmenlerca bol- ve suv diye okunacaktır. Burada tamamen bir gösterimden söz édiyorum, alfabe seçimi gibi bir durum. Aynı şey ğ için de zaten bulunuyor: Türkmenler bunu /g/ diye okurken Azerbaycanlılar bunu bazen /g/ bazen /y/ olarak okuyacak, öte yandan Türkiye ve Gagauzlar bunu iki ünlü arası geçiş veya /v/ veya /y/ diye okuyacaklardır (zaten öyle yapıyorlar).

Bu arada Oğuzca ile Kıpçakça birleştirilirken ol-/bol- ikircikliği yine gündeme gelecektir. Tekrar söylüyorum bunlar gösterimle ilgili öñerilerdir. Öyle olmak zorunda olmasa da oldukça geçerli olabilecek gösterimler olduğunu düşünüyorum.


Buna katılmıyorum. Bu tür ayrımları tümleştirmeye çalışan bir yazı dili uydurmak yerine mevcut yazı dilini kullanmak gerek. Şiveler nasıl yazıya yansımıyorsa, bunlar da yansımamalı. Oğuzcanın lehçeleri arası ayrım, şive ayrımı kadardır. Şöyle ki: Ben yazı dilinde İstanbul Türkçesi ile "geliyorum" yazarım. Tüm Türkiye böyle yazar. Ama okurken, Karadenizli bunu "celiyrum" diye, Egeli bunu "gelipdurum" diye, Ankaralı bunu "geliyom" diye okur. Sen "geliyorum" yazarsın, Azerbaycanlı da bunu bunu "gelirem" diye okur. Ne farkı var? Hatta Karslı da "gelirem" der ama "geliyorum" diye yazar. Yazı dili İstanbul Türkçesi olsa bunun Azerbaycanlıya etkisi, Trabzonluya etkisi kadar olacaktır. Çıkıp da ol- veya bol- yerine vol- diye yazalım demek, herkese garip gelir. Kimse kabullenmez bunu.
  • 0

Üyelik görseli
hskizilcik
Hasan Şahin Kızılcık
Dérnek Üyesi
 
İleti: 195
Katılım: 29 Ağu 2013, 19:25
Konum: Ankara
Değerleme: 133

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen hskizilcik » 24 Eyl 2017, 22:46

Ek olarak, çoğunluk ve azınlık meselesi bence önemli. Şimdi, 5,5 milyon nüfusu olan Türkmenistan dışında (tümü Türkmen değil), ol- sözünü bol- diye yazan veya okuyan Oğuz yok. Oğuzlarda genel bir eğilim ol- biçiminde olmuş durumda. Toplamda 140-150 milyon dolayında Oğuz Türkünün tümüne, 5,5 milyon bol- yazıyor diye vol- diye yazdırmaya zorlamak yanlış olur. Yadırganır. Diğer yandan, bunu Türkmenistanlılar da yadırgar. Çünkü vol- başka, bol- başka... Herkesi bu yazıya yabancılaştırmak yerine, 5,5 milyona ol- yazdırıp bol- diye okutmak daha kolaydır. Kaldı ki, şive özelliği zaten bunu kendiliğinden yapar. Bir Trabzonlunun gelmek yazısını gördüğünde celmek olarak okuması gibi.

Ben her zaman azınlığın çoğunluğa uyması gerektiği kanısındayım. En kolay yol budur. Azınlık yerelde yerelliğini sürdürür. Ancak genelde çoğunluğa uyar. Bu işi kolaylaştırır ve hızlandırır. Örneğin, çoğunluk bol- yazıyor olsaydı, biz de bol- yazalım derdim. Bunun kendi lehçem olmasıyla ilgisi yok.
  • 0

Üyelik görseli
hskizilcik
Hasan Şahin Kızılcık
Dérnek Üyesi
 
İleti: 195
Katılım: 29 Ağu 2013, 19:25
Konum: Ankara
Değerleme: 133

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen Furkan Yıldırım » 24 Eyl 2017, 23:08

hskizilcik yazdı:Ben her zaman azınlığın çoğunluğa uyması gerektiği kanısındayım. En kolay yol budur. Azınlık yerelde yerelliğini sürdürür. Ancak genelde çoğunluğa uyar. Bu işi kolaylaştırır ve hızlandırır. Örneğin, çoğunluk bol- yazıyor olsaydı, biz de bol- yazalım derdim. Bunun kendi lehçem olmasıyla ilgisi yok.

Evet, Türkiye Türkçesini Türk ülkelerinde hakim kılmanın denenebilir olduğunu şöyle belirtmiştim.
Furkan Yıldırım yazdı:Bence, kesin bir yargıya varıp da "şunu yapmak mümkün değil" demeden önce küçük adımlarla başlamak denenebilir. Örneğin Azerbaycanda kapalı e ve açık e damgaları Türkiyeye uydurulsun, birlik olsun diye bir çalışma yaparız(yada daha başka konularda), günümüzdeki gibi yazmaya devam etmek isterlerse, değiştirmek istemezlerse(bu çalışma daha başka konularda başka biçimlerde yenilenebilir) tek yol Kaynaştırılmış Türkçe olacaktır. Hem "Şöyle olsa daha güzel olurdu" demeyip "Denedik olmadı" deriz. Hem de bu olmazsa o zaman Ortak Türkçe nasıl olmalı onu tartışmaya başlarız.
Gideceğimiz yol önce Batı Oğuzcasının birliği, sonra Tüm Oğuzcanın birliği olacağı için atacağımız adımları da sıralamamız kolay olacaktır. Daha sonra benzer adımları da diğer birlikler için atarız.

Ancak siz, bu denemeler sonuç vermediğinde de mi kaynaştırılmış bir dile karşınız buna bir açıklık getirelim. Çünkü ben genelimizin kabul ettiğinin(Türkiye Türkçesini Merkez Türkçe yapmak) denenip olmadığında bunun geriye kalan tek çare olduğunu söylemiştim.

Bence uzun süredir tartışılan ancak bir yerden başlanamayan bu durum için bir nenler yapmalıyız. Ben Azerbaycanla aramızda en çok ayrılık çıkaran e damgasının birbiriyle aynı duruma getirilmesi ile başlanabileceğini düşünüyorum. Sonra diğer adımları sıralarız. İnsanlar iki ülkenin yazdıklarını daha rahatça anladıkça belki bu durum hoşlarına da gider de gerisi çorap söküğü gibi gelir. Ancak hayal ettiğimiz gibi olmazsa zorlayacak değiliz ya. :)
  • 0

Üyelik görseli
Furkan Yıldırım
Furkan Yıldırım
Dérnek Üyesi
 
İleti: 213
Katılım: 23 Ağu 2017, 21:00
Değerleme: 331

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen hskizilcik » 24 Eyl 2017, 23:20

Nasıl denediğinize bağlı. Ben öncelikle Türkiye Türkçesinin ana sorunlarını çözme yanlısıyım. Nedir bunlar: Kapalı e ve genizcil n sorunu çözülmeli. Bunlar yazıya yansımalı. Ardından Türkçenin yabancı dillerden arındırılma aşamasında diğer Oğuz lehçelerinden de sözcük alarak dillerin yakınlaştırılması yanlısıyım. Diğer yandan Türkiye Türkçesi de diğer Oğuz dillerine sözcük verecektir. bu aşamada Türkiye Türkçesi ile diğer Oğuz lehçeleri arasındaki ayrım azalacaktır. Sonrası kendiliğinden gelecektir. Türkiye Türkçesinin iki ana sorunu gidince (kapalı e ve genizcil n'nin yazıya yansıması ve özleştirme), Türkiye Türkçesinin genelleşmemesi işten değil. Zaten karma bir dile gitmek işi yokuşa sürer. Bu işe yaramazsa, o da yaramayacaktır.
  • 0

Üyelik görseli
hskizilcik
Hasan Şahin Kızılcık
Dérnek Üyesi
 
İleti: 195
Katılım: 29 Ağu 2013, 19:25
Konum: Ankara
Değerleme: 133

Ynt: Neye göre Ortak Türkçe?

İletigönderen Furkan Yıldırım » 24 Eyl 2017, 23:29

Sen ben mi var hocam? Burada ortak bir çalışma ve plan yaptığımızı düşünüyorum.(bir kaç konuda ayrı düşünülmesi olağan) Zaten öncelikle Türkiye Türkçesinin daha detaylandırılması (ñ ve é eklenmesi, daha Türkçeleştirilmesi) gerektiği hepimizin ortak görüşü. Bunlar olmadan Azerbaycana siz de "é" kullanın diyemeyiz, çünkü daha biz kullanmıyoruz. :)
Bunlar gerçekleştikten sonra "Ee, şimdi ne yapıcaz" dememek için neler yapacağımıza karar vermeliyiz. İlk adımımız ne olacak, nasıl bir öneri sunacağız. Kabul olmazsa ne yapacağız. Alternatif seçenekler nedir... Bu konularda önce kendi içimizde net bir kararlara varmamız gerekmez mi?
  • 0

Üyelik görseli
Furkan Yıldırım
Furkan Yıldırım
Dérnek Üyesi
 
İleti: 213
Katılım: 23 Ağu 2017, 21:00
Değerleme: 331

ÖncekiSoñraki

Dön Ortak Türkçe çalışmaları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

cron
Reputation System ©'