Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

Ortak Türkçe'niñ oluşumu üzerine yapılan çalışmaları içerir.

Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen Temirbek » 23 Nis 2010, 20:49

Öncelikle Sevan Nişanyan'ıñ Türkü başlıklı yazısıñdan bir alıntıyla başlamak istiyorum. Sayın Nişanyan ilgili yazısıñda, Osmanlıca'yla ilgili olarak, tamâmıyla katıldığım şu yorumu yapıyor;

...

“İstanbul sarayı ile İstanbul sokaklarının hâkim dili de Türkçedir. Hem bugün bildiğimiz Türkçeden pek farklı olmayan, gayet renkli ve bol deyimli bir Türkçedir. Ama bu dil asla yazılmaz. Bir kimlik unsuru olarak öne çıkarılmaz. Osmanlı okuryazar zümresi Türkçe yazmaz: Arapça ile Farsça ve Türkçenin karışımı olan olağanüstü sun’i ve rafine bir dili yazarlar. Üstelik bu dilin –hayrettir- bir adı yoktur, “elsinei selase” (üç diller) diye geçer. Bir dilden ziyade bir tür emperyal üsluptur, edebi bir janrdır. Mecbur kalınca “lisanımız” derler, ama isim vermekten özenle kaçınırlar. “Osmanlıca” da demezler, çünkü o deyim de ilk 1850’lerde icat edilmiştir.“

...



Türk Dilleri Ailesi'ne baktığımızda, en çok konuşulan dillerin Oğuz Dilleri olduğu görülür, yaklaşık %75... Takribî konuşucu sayısı da 160 milyon kadardır... Bu şu añlama gelir, eğer ortak bir Türk dili oluşturulacaksa, bu dilin Kıpçak, Karluk vb. Değil, Oğuz tabanlı olması eñ akla yatkın olanıdır.

Oluşturulacak olan Oguzca, tıpkı Osmanlıca gibi “yapma bir dil” olacaktır, yalñızca yazıncada (edebiyatta) ve yazışmalarda, bilimde, eğitimde kullanılacak bir dil olacaktır.

Oguzca'nıñ kurulmasında döz (temel) alınacak diller, doğma (doğal) olarak Oğuz Dilleri'dir. Bu diller; Türkiye Türkçesi, Azërbaycan Türkçesi, Gökoğuz Türkçesi (Gagauz), doğu kolumuz olan Türkmence ve güney kolumuz olan Kaşkayca olacaktır.

Oguzca'yı kurarken, kalın seslilerle kullanılan “qa” demeli (yâni) /q/, ince seslilerle kullanılan “ke” /k/ damgaları için Azëri Türkçesi döz alınacaktır. Eski Oğuzcada vâr olan uzun sesliler için bu sesleri aynen korumuş olan Türkmence döz alınacaktır.

Öncelikle bu lehçeler birbirlerinden söz aktarımı yapılarak arıtılacak. Söz gelimi, Türkiye Türkçesi'nde kullanılan yât (yabancı) kökenli “şofben” yerine, Azëri ve Türkmen lehçelerinde kullanılan suqızdıran'ıñ alınması,  benzer biçimde, Türkçede kullanılan bilgisayar'ıñ Azerice ve Türkmencede kullanılan kompüter'in yerine aktarılması gibi. Hiçbir lehçede karşılık bulunmamış sözlere de yeñi karşılıklar türetilecek; seslik “hoparlör” gibi.

Oguzca'nıñ kurulmasında, sak (dikkatli) olunması gereken konu düzenli ses dönüşümleriniñ döz alınması ve orta yolun bulunmasıdır. Örneklerle izah edelim; Eski Türkçe bol- “olmak”, bugün Türkmencede aynen yaşamaktadır, “bolmak”, Türkçe, Azërice ve Gökoğuzcadaysa ol- biçimine dönmüştür. Eski Türkçede /b-/ ile başlayan sözler, günümüzde bu dillerde “keskin v” ile > /v-/ başlar; Eski Türkçe bar “mevcut” > var, Eski Türkçe barmak > “varmak”, Eski Türkçe bermek > vermek ... Bu bağlamda Eski Türkçe bolmak > *”volmak” biçiminde Ortaq Oğuzca'da yer alacak böylece Türkmence “bolmak” ile orta yolda buluşulacaktır. Diğerleri zâten düzenli ses deñkliğiyledir, Türkçe/Azërice “vermek”, “var” = Türkmence “bermek”, “bar”

Aynı yöntem ile, Eski Türkçe bilen / bile “ve 2) birlikte” > Türkçe “ile”, Türkmence “bile, bilen” > Ortaq Oguzca'da *vilen / *vile “ve” olarak kullanılacaktır. => “Sen vile ben” (Sen ve ben)

Ortaq Oguzca'dakı bir diğer kazanım şu olacaktır; Günümüz Türkiye Türkçesinde gösterilmediği için “yitirilmiş” bir ekimiz var, Eski Türkçe eylemlerden ad yapan /-g/ ekimiz. Bu eki alarak türemiş eski Türkçe sözler, günümüz Türkçesinde yitmiş. Eski Türkçe ölüg > Türkçe ölüğ > ölü, yazıg > yazığ > yazı. Esâsında “sessiz” ile biten eylemlerde sorun yok, yaz- eyleminden > “yazığ” değil de yazı denebiliyor, öl- eyleminden > “ölüğ” değil ölü demek bir sorun teşkil etmiyor. Ancak “sesli” ile biten eylemlerde ek tamamen yitiyor. Söz gelimi oku- ? Eski Türkçede olsa, oku- eyleminden > *okug biçiminde yeñi bir söz “türetilebilir”, dilimizde böyle bir olanak “var”. Peki bu olanağı neden kullanmıyoruz? Sırf bu ekimizi yazıda “göstermediğimiz” için, bir ekimizi neden yitirelim? Türkçe/Azërice bu ekini yitirmiş, ancak Türkmence korumuştur. Eski Türkçeden günümüze gelişte, kimi /g/ sesleri > /w/ olmuştur, tabii âbecemizde /w/ olmadığı için bunları “sert v” /v/ ile yazıyoruz. Eski Türkçe kagun > kawun, Eski Türkçe ög- > öw- “övmek” vb.

Demeli, Ortaq Oguz âbecesinde /w/ sesi de kullanılacaktır. Bugün Türkmencede okuw sözü bulunur, “eğitim, öğrenim” demektir. Bu kökten > okuwçu “öğrenci, talebe”, okuwlu “tahsilli, öğrenim görmüş, eğitimli” demektir. Meselâ Ortaq Oguzcada bir de yeñi söz türetip *oquwluk “okul, mektep” denebilecektir.

Dilimizde olduğu hâlde gösterilmeyen /w/'niñ, yazımda gösteriliyor olması, “unutulmuş, kullanımdan düşmüş” eski sözlerimiziñ “diriltilmesinde” de yarar sağlayacaktır. Söz gelimi, Eski Türkçe bilig “ilim, irfan, bilim” > Ortaq Oguzcada *biliw “science” olarak diriltilebilecektir, buradan > *biliwçi “scientist” sözcüğü de türeme imkânı bulacaktır. Türeme olanağı sınırsızca sürebilecektir; *biliwlik “üniversite” (?)

Yiñe Eski Türkçe boşug “izin, müsâde” sözü > *boşuw olarak diriltilebilecektir. Ortaq Oguzcada, dilde tutarsızlık olmaması, uyumlu bir dil oluşması amacıyla, tüm eski Türkçe /-g/ ekli sözler /w/ ile yazılabilir; ölüw “ölü”, diriw “diri”, yazıw “yazı” gibi.

Dilimizdeki yeñi sözlerden olan sınav da esâsında eski Türkçe mantıkla *sınag'tır, bu söz de *sınaw olarak yazılacak ve kullanılabilecektir. Eski Türkçe mantıkla *türeg > Türkiye Türkçesi “türev” de daha doğru ve tutarlı biçimde *türew olarak kullanılacaktır. Görüldüğü üzere, Ortaq Oguzca, iç düzeni ile tüm Türk dillerine yakın, ortak dil olma vasfı taşıyan bir dil olabilir. Günümüz Türkmencesinde aklawçı “avukat” demektir, Ortaq Oguzcada da aynen kullanılabilecektir. Eski Türkçe mantıkla düşünülürse; aq “beyaz 2) pak, temiz” > aqla- “temize çıkarmak, beraat ettirmek” > *aqlag “beraat” > *aqlagçı “beraatçı, beraat ettiren” > Ortaq Oguzca, aq “beyaz 2) pak, temiz” > aqla- “beraat ettirmek” > aqlaw “beraat” > aqlawçı “avukat” şeklinde kullanılacaktır.

Şimdi, Ortaq Oguzca'nıñ âbecesiñi verelim;

“ Aa Bb Cc Çç Dd Ee Ëë Ff Gg Hh Iı İi Kk Qq Ll Mm Nn Ññ Oo Öö Pp Rr Ss Şş Tt Uu Üü Vv Ww Yy Zz “    <=>   Uzun sesliler için “üzeri çentikli damgalar” kullanılacaktır, çünkü /ö/, /ü/ gibi seslilerin de “uzun” olanları vardır

Türkmencede uzun sesler yitirilince yerlerine /y/ sesi türemiştir; süyt “süt”, güyç “güç”. Bu sözler, Eski Türkçede uzun “ü” iledir “süüt”, “güüç” gibi. Uzun seslilerin gösterimi için iki damga ard arda koymak pek kullanışlı değildir. Bu nedenle Macarcada kullanılan yöntem benimsenebilir; /á/ “uzun a” (tárih, sáhil gibi), /í/ “uzun i” (millí, ticárí gibi) , “uzun ö” /ő/  ve “uzun ü” /ű/ ; sűt, gűç...

Örnek bir metin;

“Ortaq Oguzça, bizlëriñ ortaq dili volanda, bu dil vilen biliw yapıp, ortaq biliw dilimizi voluşturabilecegiz. Biliwliklerimizde, okuwçularımız bu dil vilen okuw alacaqlardır.”

***

* Bu “Ortaq Oguzça” fikri ilk olarak Oktay Doğangün tarafından ortaya atılmıştır.
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 16 Kas 2010, 01:22 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen Beren Oğuz » 23 Nis 2010, 21:59

Uğrola!

Oldukça güzel bir çalışma doğal... Démeli böyle bir dilin örñeği de vār yértinçte. Esperanto Dili de böyle bir güdü için yapılmış bir yapay dil. Bu Oguzca Dili'niñ de böyle bir şey olacağını sanıyorum. Yalñız yazılı añlamda olacağı da güzel, démeli kimse kendi Türkçesi'nden caymaz doğrusu.

Son bir neñ bence yapılacak ortak bir Oğuz Dili'nde /n͡tʃ/ tamgası da bulunmalı. Oldukça işlek, ulayı bence daha da işlek olabilecek çok önemli bir ekimiz de vār. Örñeğin: "bili", "yérti", "övü", "gülü", "ilgi"... Böyle kimi sözcüklerimiz de vār. Bunun için "Ń-ń" ırası belki benimsenebilir? Ne bileyim usuma geldi, yazayim dédim.

Bir sorum olacak. Azerbaycan'da kullanılan "ə" tamgası "ë" ulayı "e" tamgası yine "e" olarak kullanılacak sanırım. "E-e" de açık /e/ sesini verecek. Ñ yine /ŋ/ sesinde olmalı.  Bir de Azerice'de bulunan "X-x" ırası da yok.

İyi kalasın yeñi ābecemiz...

Esenliklerle.
  • 0

[center]
~TÜRK DİLİ, YÉRTİNÇ DİLİ~

Başka sese beñzemez ananıñ sesi,
Her sözün, ararsan vārdır Türkçesi!

Görsel

Bu üye, Atatürk'üñ en yüce Türk olduğunu düşünüyor;
Bu üye, dil konusunda Ulu Önder'i izliyor;
Bu üye, Türk Ulusu içiñ Kamerki (Cumhuriyet) yönetiminin en iyisi olduğunu savunuyor.
Üyelik görseli
Beren Oğuz
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 208
Katılım: 21 Mar 2010, 23:58
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 2

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen Temirbek » 23 Nis 2010, 22:37

Esenlikler Sevgili Beren Oğuz,

Öncelikle şunu belirtmek isterim, şimdilik düş olan Ortak Oğuzca; Oguzça, kesinlikle Esperanto, Volapük vb. gibi uydurma/kurgu bir dil olmayıp, Osmanlıca gibi "yapma" bir üslûp dili olacaktır. Ebebî bir dil, bir eğitim-bilim dili olacaktır. Arada ciddi bir fark var.

Tek başına /-nç/ sesini vermek üzere; // düşünülebilir mi? Olabilir, oydaşılırsa; seviń "sevinç", öwüń "övünç" yazılır, oldukça kılgıcıl (pratik)... Ben sevdim :)

Diğer sorduklarına gelelelim, evet 'açık e' sesi için /ë/ daha uygun, çünkü /ä/ daha çok /a/yı çağrıştırıyor. 'Kapalı e' için de zâten kullanmakta olduğumuz /e/ var. => bën derkenki /ë/ ile genç derkenki /e/ iki 'farklı' harftir.

Bahsettiğin gibi zaten yerliğimizde de kullandığımız, Türkmencede de vâr olan /ñ/ 'geñiz n'si' olarak kullanılacaktır. Azëricedeli 'hırıltılı h'ler Farsça etkisiyle oluşmuştur, Türkçede "hı" sesi yoktur. Bu sesleriñ tümü /k/ ya da /q/'dır. Azëricede, söz gelimi; çıxış, baxış yazılır, oysa bunlar; çıqış "çıkış" ve baqış "bakış"tır. Azëricedeki bu sesin kullanılmasınıñ bir diğer nedeni aynı zamanda Arapçadan kalma "hı" içeren sözlerdir; xëbër "haber"  Arapçada خبر "xaber" biçimindedir. Arapça ve Farsça'yı değil Türkçe'yi döz aldığımıza göre /x/ sesini kullanmamız abes olacaktır. Öte yandan, Oguzçada "haber" değil Eski Türkçe salık / çav / sav sözleri kullanılabilir.
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 16 Kas 2010, 01:24 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen Beren Oğuz » 23 Nis 2010, 23:13

Uğrola

Açıklamalarınız için sağ oluñuz. Demin söylediğime küçücük bir ek yapmak istiyorum, "nç" tamgası bildiğiniz gibi, Orkun Ābecesi'inde de bulunuyor.

Peki, bu dili toplum konuşmayacak değil mi? Démek istediğim, İstanbul'da bulunan ılan Baku'da bulunan kişiler ayrık (~añcak beñzer...) dilde konuşacak; ancak aynı dilde bilimsel, yazıtsal (edebi (?)) yazacak. Böyle ise çok güzel olur; ancak kamuoyu buna ne dér bilmem? Sonuçta 100'e yakın yıldır bir Türkiye Türkçesi yazısı kullanımı vār, Osmanlı sonu, gibi... Bunca yıllık birikimden cayıp yeñi bir dile geçmek herkes için yorucu olabilir mi? Bunu da araştırmak gerek... Doğal olarak damdan düşer gibi bir yıl, altı ay içerisinde birden yazı devrimi yapılmayacak biliyorum; ancak bununla uğraşacak bir yönetim organı vār mıdır, bilmem?

Son bir neñ, Esperanto, Volapük, Ido gibi değil dérken, neyi belirttiğiñizi, añladım; ancak tam olarak añlamadım. Oguzça için yeni sözcük türetimi olamayacak mı? Örñeğin "haber" sözü için "salık" sözü kullanılacak. Bunu añladım; peki eylemler nite birleştirilecek? Azerice "gelirəm" yüklemi, Türkiye Türkçesi "geliyorum" yüklemi arasında küçük bir ayrıklık vār? Bu nite giderilecek? Esperanto gibi dillerde yep yeñi dil bilgi kuralları türetilmişti. Böyle uydurma neñlerin olmayacağını belirttiñiz sanırım. Bu daha da iyi? Pek, dédiğim gibi böyle özel çekimeleri vb... nite birleştirilecek?

Esenliklerle...

Düzletme:
Böyleyse bu dili Bokmål'e benzetebilir miyiz? "Nynorsk" ılan "Bokmål" ayrımı gibi, yazı ılan konuşma dili. Çok soru sorduğum için beni bağışlayıñız; yalñızca konu çok ilgimi çekti, bu yüzden tam olarak anlamaya çalışıyorum. Esenliklerle...
  • 0

En soñ Beren Oğuz tarafından 24 Nis 2010, 00:28 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
[center]
~TÜRK DİLİ, YÉRTİNÇ DİLİ~

Başka sese beñzemez ananıñ sesi,
Her sözün, ararsan vārdır Türkçesi!

Görsel

Bu üye, Atatürk'üñ en yüce Türk olduğunu düşünüyor;
Bu üye, dil konusunda Ulu Önder'i izliyor;
Bu üye, Türk Ulusu içiñ Kamerki (Cumhuriyet) yönetiminin en iyisi olduğunu savunuyor.
Üyelik görseli
Beren Oğuz
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 208
Katılım: 21 Mar 2010, 23:58
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 2

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen Temirbek » 24 Nis 2010, 00:37

Azërice gelirëm, Türkçe geliyorum, Türkmence gelyëriñ / gelyëñ... Bizim Yörükçede de gelyoruñ / gelyoñ denir, Türkmence'ye daha yakın...

Bunların "ortalamasını" alırsak :) gelyoruñ yeğlenmeli, çünkü şimdiki öy (zaman) eki olarak /-yor/ kullanımı sadece Oğuzca'ya has, Kıpçak, Karluk gibi öbeklerde yoktur. Azëricede de var bu ek belli belirsiz; söylëyirëm derkenki /-yir/ aslında /-yor/dur. Tabii, uyarlama bence (?) şöyle olmalı, Türkçede eklerde "ses uyumu" vardır, ancak bu uyum, /-yor/ ekinde yok, "gülüyörüm" demiyoruz, "gülüyorum" denmekte, oysa "uyum" olmalı, bu bağlamda Türkmence ve kısmen Azëricede bu uyum var. Oguzçada şöyle olabilir; gelyëriñ / geliyërim, bakyarıñ / bakıyarım... Hem "ses uyumu" sağlanmış olur, hem de "ortalama" ve olması gereken biçim kullanılır. Esâsında Türkçede de "seviyörüm, geliyörüm" denmesi gerekir, dilimizdeki ses uyumu gereği... Bu uyum eñ fazla Türkmencede var.

Şimdiki öy ekiniñ dışındakı ekler zâten aynı, gel- "eylemini" Oguzçada tüm zamanlarda yazarsak; (1. tekil kişi); gelyërim, geldim, gelecegim, gelmişim, gelmiştim, gelirim, geliyërdim, gelmekteyim, gelmekteydim...

"Türkiye'dën gelyërim." (Türkiye'den geliyorum.)
"Azërbaycan'a varacagım." (Azerbaycan'a varacağım/gideceğim.)
"Türkmenistan'da, biliwlikte oquw alyarım." (Türkmenistan'da, üniversitede tahsil alıyorum.)
"Türkçesivarken'de, Ortaq Oguzça vilen baglı yazıw yazyarım." (Türkçesivarken'de, Ortak Oğuzca'yla(n) ilgili yazı yazıyorum.)
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 16 Kas 2010, 01:27 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen Gökbey » 24 Nis 2010, 11:23

Çalışmalarınızın önüne geçmek istemiyorum ancak ben bu işe artık boş bir düş gözüyle bakıyorum.

Ortak bir dilimiz vâr; adı Türkçe. Ancak her birimiz kendi ağzını yazıya döktüğü için ortaya böyle bir durum çıkmış. Yéñiden birleşemeyi, tek bir ağızda añlaşmayı ben de isterim ançıp bunuñ yapay dillerle olacağını sanmıyorum. Yéñi düşüncem; tüm Türk topluluklarınıñ özleşmeye gitmesinden yanadır. Özleşme olduktan soñra, ardı kendiliğinden gelecektir. Ufak ses ayrımları ciddiye bile alınmayacaktır. Azericede istifade étmek diye bir söz var. Biz ne diyoruz; kullanmak. Şimdi Azeriler özleşmeye gitseler, qullanmaq diye kullanmaya başlasalar ne olur? Ortak dil olur.

Öbür Türk yurtlarını iyi bilmediğim için yalnızca Azerbayan'dan örñekler sunuyorum. Burada kullanılan çavlık yazılarındakı Türkçe oranı %62'lerde. Bilimsel azı hukuksal yazılarda bu oran %3-5 gibi korkunç sayılarla gösterilmektedir. Bu %3-5 oranı da étmek, olmaq gibi éylemleriñ vârlığından oluşuyor. Durum böyle olunca Oğuzca burası için bambaşka bir dil gibi durmaktadır. Ancak %60lık günlük yazın dili, bizim dil devrimi daha doğrusu özleşme sürecindeki 1960'lı yıllarla denk gelmektedir.

Oğuzlardan Gagavuz Yéri, Türkmenéli, Kıbrıs, Azerbaycan, Kosova, Salır ile Türkiye gibi -neden uzattım bilmiyorum, Türkmenistan dışında desem yéterli olurdu- ağızlarıñ çok kısa bir süre sonra birleşeğine inanıyorum. Üstelik bu çok doğal bir biçimde olacak. Kosova, Kıbrıs ile Gagavuz Yéri neredeyse İstanbul ağzında koşuyor (azı yazabiliyor), bu nedenle sorun yok. Türkmenélinde kamusal olarak yéğlenen İstanbul Türkçesi ile orada da bir bağlantı oluşturuldu. Bu sévindirici bir olay. Türkmence konuşup, İstanbul ağzı yazıyorlar. Yéñi kuşaklar ise hem konuşup, hem de yazabilecekler. Tıpkı Iğdır'dakı gibi. Azerbaycan Türkçesinden ayrımsız konuşma dili olan Iğdırda bugün, yaşlılar Azerbaycan ağzında konuşurken, génçler İstanbul ağzı ile yazıp, konuşmaktadırlar. Bunun dışında, Azerbaycanlıların yoğun ilgisi Türk izlenceleriniñ de büyük katkısıyla, İstanbul Türkçesi Kafkaslarla bilinen bir ağız olma özelliği kazandı. Tüm génç kuşağın, hele 10 yaş altı çocukların sizden iyi İstanbul Türkçesi konuştuklarını göñül dinçliği ile söyleyebilirim.

İran Türkleriniñ iyi bir yanı, özleşmeci olmalarıdır. Azı, ben özleşmecilere denk gelmiş de olabilirim. Ancak dille, ulusalcılıkla hiç bir ilgisi olmayan İran Türkü arkadaşlarım bana, İstanbul Türkçesiniñ çok ezgisel, estetik olduğunu, o ağızla konuşmaya bayıldıklarını söylediler.

Özleşmeye gidilmesini, gidildiğinde de ortak dilin kendiliğinden ortaya çıkacağına inanıyorum. Artık İstanbul Türkçesiniñ büyüklüğünü, tutarlılığını bilmeyen yok. Her ne denli -yor ekine gıcık olsam da ortak diliñ İstanbul ağzı olması konusunda düşüncelerim iyice yérine oturdu. Ancak bu ağıza da "ñ, é" gibi sesleriñ eklenmesi gerekiyor. O ayrı bir söz konusu.

Soñ olarak kapalı e için "é", açık e için de "e" damgalarınıñ kullanılması gerek. E üstü iki benekli damga göze batıyor.
  • 0

En soñ Gökbey tarafından 24 Nis 2010, 12:18 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Görsel
Göktürkçe Araştırmaları http://kokturukce.blogspot.com
Göktürkçe Günlüğüm http://gokbeyuluc.wordpress.com
Azəricə Dil Araşdırmaları http://dilcilik.blogspot.com
Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1736
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 410

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen jikme-jik » 24 Nis 2010, 19:42

Temirbek yazdı:Diğer sorduklarına gelelelim, evet 'açık e' sesi için /ë/ daha uygun, çünkü /ä/ daha çok /a/yı çağrıştırıyor. 'Kapalı e' için de zâten kullanmakta olduğumuz /e/ var. => bën derkenki /ë/ ile genç derkenki /e/ iki 'farklı' harftir.

Ä harfini kullanmak a'nın incesinin ä (e) olduğunu gösterir.  Bu aynen o-ö, u-ü arasındaki ilişki gibidir.
Dediğiniz gibi uzun ünlüler için Macarcadaki gibi (´) işareti kullanılabilir.
Bir de kelime başlarındaki "y" sesi Kazak Türkçesinde j'ye (Kırgız Türkçesinde c'ye) dönmüşse biz bunu j ile yazıp y okusak. Mesela "jol" yazıp "yol" diye okusak biraz daha birleştirici olabilir. Yeni Uygur Türkçesinde de bazı kelimeler hem y'li hem j'li (yilan - jilan vs.) olarak bulunuyor.
  • 0

jikme-jik
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 39
Katılım: 24 Nis 2010, 17:18
Değerleme: 22

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen jikme-jik » 24 Nis 2010, 20:06

Temirbek yazdı:Azërice gelirëm, Türkçe geliyorum, Türkmence gelyëriñ / gelyëñ... Bizim Yörükçede de gelyoruñ / gelyoñ denir, Türkmence'ye daha yakın...

Bunların "ortalamasını" alırsak :) gelyoruñ yeğlenmeli, çünkü şimdiki öy (zaman) eki olarak /-yor/ kullanımı sadece Oğuzca'ya has, Kıpçak, Karluk gibi öbeklerde yoktur.. Azëricede de var bu ek belli belirsiz; söylëyirëm derkenki /-yir/ aslında /-yor/dur. Tabii, uyarlama bence (?) şöyle olmalı, Türkçede eklerde "ses uyumu" vardır, ancak bu uyum, /-yor/ ekinde yok, "gülüyörüm" demiyoruz, "gülüyorum" denmekte, oysa "uyum" olmalı, bu bağlamda Türkmence ve kısmen Azëricede bu uyum var. Oguzçada şöyle olabilir; gelyëriñ / geliyërim, bakyarıñ / bakıyarım... Hem "ses uyumu" sağlanmış olur, hem de "ortalama" ve olması gereken biçim kullanılır. Esâsında Türkçede de "seviyörüm, geliyörüm" denmesi gerekir, dilimizdeki ses uyumu gereği... Bu uyum eñ fazla Türkmencede var.

Şimdiki öy ekiniñ dışındakı ekler zâten aynı, gel- "eylemini" Oguzçada tüm zamanlarda yazarsak; (1. tekil kişi); gelyërim, geldim, gelecegim, gelmişim, gelmiştim, gelirim, geliyërdim, gelmekteyim, gelmekteydim...

"Türkiye'dën gelyërim." (Türkiye'den geliyorum.)
"Azërbaycan'a varacagım." (Azerbaycan'a varacağım/gideceğim.)
"Türkmenistan'da, biliwlikte oquw alyarım." (Türkmenistan'da, üniversitede tahsil alıyorum.)
"Türkçesivarken'de, Ortaq Oguzça vilen baglı yazıw yazyarım." (Türkçesivarken'de, Ortak Oğuzca'yla(n) ilgili yazı yazıyorum.)


-yor eki Eski Türkçe yorı- "yürü-" fiilinden geliyor. Bildiğim kadarıyla Afganistanlı Türkmenler de şimdiki zaman için bu eki kullanıyorlar. Özbek Türkçesindeki kelib yuribman, Kazak Türkçesindeki kelip jürmen  gibi şekiller de bizdeki -yor ekinin ekleşmemiş şekli gibi görünüyor.
  • 0

En soñ jikme-jik tarafından 24 Nis 2010, 20:08 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
jikme-jik
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 39
Katılım: 24 Nis 2010, 17:18
Değerleme: 22

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen jikme-jik » 24 Nis 2010, 20:59

Temirbek yazdı: Eski Türkçe bol- “olmak”, bugün Türkmencede aynen yaşamaktadır, “bolmak”, Türkçe, Azërice ve Gökoğuzcadaysa ol- biçimine dönmüştür. Eski Türkçede /b-/ ile başlayan sözler, günümüzde bu dillerde “keskin v” ile > /v-/ başlar; Eski Türkçe bar “mevcut” > var, Eski Türkçe barmak > “varmak”, Eski Türkçe bermek > vermek ... Bu bağlamda Eski Türkçe bolmak > *”volmak” biçiminde Ortaq Oğuzca'da yer alacak böylece Türkmence “bolmak” ile orta yolda buluşulacaktır. Diğerleri zâten düzenli ses deñkliğiyledir, Türkçe/Azërice “vermek”, “var” = Türkmence “bermek”, “bar”...


Türkmen Türkçesinde de 20. yüzyıl öncesi olmak fiili kullanılıyormuş: http://turkmencesozluk.da.ru/index.php? ... rch1=olmak

Oğuz grubunda Türkmen Türkçesi dışında bolmak şekli yok sanırım. Vol- gibi bir şekil kullanmak hangi lehçeye uyacak?
  • 0

En soñ jikme-jik tarafından 25 Nis 2010, 08:57 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
jikme-jik
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 39
Katılım: 24 Nis 2010, 17:18
Değerleme: 22

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen D. Can Aktan » 25 Nis 2010, 14:29

Baña Vol- biçimi tuhaf geliyor. Bence ol- olarak kullanılmalı.
  • 0

Üyelik görseli
D. Can Aktan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 479
Katılım: 16 Ara 2008, 20:30
Konum: Ankara
Değerleme: 21

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen Temirbek » 25 Nis 2010, 14:56

Böyle bir Ortak Oğuzca fikrini, ilk olarak 2 yıl kadar önce Oktay Doğangün adlı arkadaşımız ortaya atmıştı. Kendisiyle konu üzerinde birkaç kez söyleşmiştik. Bu konuda Oktay benden daha fazla bilgiye iye (sahip), kendisi bu aralar oldukça yoğun (yüksek lisans yapıyor), işleri seyrelince yerliğe uğrayacacak ve konuyla ilgili daha açıklayıcı bilgiler sunacaktır. Varsa (ki mutlaka vardır) eksiklikleri / yañlışlıkları da düzeltecektir.

Türkmencede, bizdeki gibi yalñızca /k/ (ke) var, /q/ (qa) yok. Azericede /q/'lara yer verilmiş, ancak okunuşu 'ga'dır. Türkmencede ise bildiğimiz /g/ ile yazılıyor, meselâ; Azeriler qara yazıp "gara" okuyorlar, Türkmenler ise daha mantıklı olarak (bence); gara yazıp "gara" okuyorlar. Esâsında, /q/ eğer 'ortak' bir dil düşünülmüyorsa, gerekli bir harf değil... Azericede de "gereksiz" bir kullanımı var. Gg kullanılabilir. Söz gelimi, Kürtçede /q/ ile /k/ 'farklı' harfler, /q/ ; 'gırtlaktan çıkan bir k; iken /k/; normal /k/, yâni /q/niñ abecede olmasınıñ bir 'mantığı' var, Azericede bu mantığı göremiyoruz.
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 16 Kas 2010, 01:29 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen Beren Oğuz » 25 Nis 2010, 17:53

Uğrola!

Bence, konu o kadar önsemsenmeyecek düzeyde değil. Ben konuyu önemsedim; ancak diğer Oğuzcaları işin içine karıştırırsak kullanımı ne kadar yaygın olur, tam kestiremedim. Ulusumuz henüz %60 - %55 Türkçe konuşurken birden %90'lık bir Türkiye Türkçesi, Azerice, Türkmence ulayı kimi diğer Lehçeleriñ birleştiği bir yapay dili ne kadar kullanır bilemem. Bence oldukça güzel bir neñ olur; ancak dediğim gibi toplumun kullanması eñ önemli olanıdır.

Bir diğer konu ābecemiz ile ilgili. Türk Ābecesi'nin bence eksik birkaç ırası şunlar: öncelikle doğal olarak geñizcil n sesini veren "ñ"; ^ yerine daha kullanışlı olan ī, ā gibi tamgalarda bulunan uzatma imi (¯); kapalı e için "e" açık e için "è" gerek bence; çünkü "é" tamgası F(ı)ransızca'da kapalı e sesi için kullanılır, biz de açık e için "è" kullanalım; ayrıca "Q-q" ırası bence Türkiye Türkçesi için gereksiz kalır; daha önce de dediğim /n͡tʃ/ sesi için kullanılabilecek bir "Ń-ń" tamgası olabilir; bunun yanında /ɲ/ sesi dilimizde vār, ancak oldukça azınlıkta, bunun için bir ıraya gerek yok, buna örñek olarak eski Türkçe "çıgany" sözcüğü verebilirim; dilimizdeki "ğ" sesinlen bağdaşık yargım pek de yok; ancak IPA olarak /ɣ/ biçiminde okunmadığını düşünüyorum, uzatma etkisi de doğru bir kullanım gibi gelmiyor, belki de /gɣ/ olarak okunuyor?.

"vol-" konusunda ise vol- olarak kalmasını düşünüyorum. b>v dönüşümüñden geriye iki sayıda sözcük kaldı, Türkmence bol- ılan ol-. Bunlarıñ ortalaması bol- değil, ol- değil. Bence vol- olabilecek eñ usa yatkın sonuç.

Esenliklerle...

Düzeltme:
"Ń-ń" tamgası /ɲ/ olarak okunuyor imiş; öyleyse /n͡tʃ/ sesi için "Ņ-ņ" ırasını kullanalım. "Ņ-ņ" ırasındaki çengel "Ç-ç" ulayı "Ş-ş" ile aynı. Böylece /ʃ/, /͡tʃ/ ulayı /n͡tʃ/ seslerinin birliği sağlanır.
  • 0

En soñ Beren Oğuz tarafından 25 Nis 2010, 20:13 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
[center]
~TÜRK DİLİ, YÉRTİNÇ DİLİ~

Başka sese beñzemez ananıñ sesi,
Her sözün, ararsan vārdır Türkçesi!

Görsel

Bu üye, Atatürk'üñ en yüce Türk olduğunu düşünüyor;
Bu üye, dil konusunda Ulu Önder'i izliyor;
Bu üye, Türk Ulusu içiñ Kamerki (Cumhuriyet) yönetiminin en iyisi olduğunu savunuyor.
Üyelik görseli
Beren Oğuz
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 208
Katılım: 21 Mar 2010, 23:58
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 2

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen jikme-jik » 25 Nis 2010, 17:58

Beren Oğuz yazdı:
"vol-" konusunda ise vol- olarak kalmasını düşünüyorum. b>v dönüşümüñden geriye iki sayıda sözcük kaldı, Türkmence bol- ılan ol-. Bunlarıñ ortalaması bol- değil, ol- değil. Bence vol- olabilecek eñ usa yatkın sonuç.


Vol- yerine ol- yene bol- bir arada kullanılabilir. Orta Türkçe döneminde ikisi bir arada kullanılıyormuş.
  • 0

En soñ jikme-jik tarafından 25 Nis 2010, 18:00 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
jikme-jik
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 39
Katılım: 24 Nis 2010, 17:18
Değerleme: 22

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen Beren Oğuz » 25 Nis 2010, 18:14

jikme-jik yazdı:Vol- yerine ol- yene bol- bir arada kullanılabilir. Orta Türkçe döneminde ikisi bir arada kullanılıyormuş.


Doğru; ancak daha nitelikli bir ortak bir dil için tek bir sözcüğe añlam yüklemek daha usa yatkın. Ayrıca ötgen (tarihî) sonuçları değil daha çağdaş sözleri düşündüm. Sizin dediğiñiz de yèğlenebilir...

Esenliklerle...
  • 0

[center]
~TÜRK DİLİ, YÉRTİNÇ DİLİ~

Başka sese beñzemez ananıñ sesi,
Her sözün, ararsan vārdır Türkçesi!

Görsel

Bu üye, Atatürk'üñ en yüce Türk olduğunu düşünüyor;
Bu üye, dil konusunda Ulu Önder'i izliyor;
Bu üye, Türk Ulusu içiñ Kamerki (Cumhuriyet) yönetiminin en iyisi olduğunu savunuyor.
Üyelik görseli
Beren Oğuz
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 208
Katılım: 21 Mar 2010, 23:58
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 2

Ynt: Ortaq Oguzça'nıñ Qurulması

İletigönderen Gökbey » 25 Nis 2010, 19:36

Türkmencede, bizdeki gibi yalñızca /k/ (ke) var, /q/ (qa) yok. Azericede /q/'lara yer verilmiş, ancak okunuşu 'ga'dır. Türkmencede ise bildiğimiz /g/ ile yazılıyor, meselâ; Azeriler qara yazıp "gara" okuyorlar, Türkmenler ise daha mantıklı olarak (bence); gara yazıp "gara" okuyorlar. Esâsında, /q/ eğer 'ortak' bir dil düşünülmüyorsa, gerekli bir harf değil... Azericede de "gereksiz" bir kullanımı var. Gg kullanılabilir. Söz gelimi, Kürtçede /q/ ile /k/ 'farklı' harfler, /q/ ; 'gırtlaktan çıkan bir k; iken /k/; normal /k/, yâni /q/niñ abecede olmasınıñ bir 'mantığı' var, Azericede bu mantığı göremiyoruz... Yâni /g/ ile gara yazsan ne değişecek? Hiçbirşey...


Yañılıyorsuñ! Qara ile gara arasında bir ayrım var. Gara yazarsan bu gâra biçiminde okunur. Azerbaycan âbecesi, eñ sağlam Türk âbecesi diyebilirim. Yöresel kimi yérlerde /ñ/ sesi de vâr ancak büyük bir kısmında olmadığı için dizgeye eklememişler. Azeri âbecesinde açık e (ə) damgası dışında sorun yok. Göze batıcı, sinir bozucu bir damga. Onun yérine /e/ kullanıp, /e/ yérine de /é/ kullansaydılar onat olurdu.
  • 0

Görsel
Göktürkçe Araştırmaları http://kokturukce.blogspot.com
Göktürkçe Günlüğüm http://gokbeyuluc.wordpress.com
Azəricə Dil Araşdırmaları http://dilcilik.blogspot.com
Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1736
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 410

Soñraki

Dön Ortak Türkçe çalışmaları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

cron
Reputation System ©'