Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Ali Ozanemre ve Çürük Değerlendirmesi

Yérgi, övgü, eleştiri, kınama azı kutlama yazılarını içerir.

Ali Ozanemre ve Çürük Değerlendirmesi

İletigönderen Baturalptürk » 21 Haz 2012, 19:09

Edebiyat alanında yayımlanan güzel eklerden biri olan Cumhuriyet-Kitap'ta Adnan Gül adlı bir şairin kitabı "Zem ve Sahi" incelenirken öyle bir değerlendirme yapılmış ki gözlerime inanamadım:

"Adnan Gül'ün sözcük seçimindeki tutumunu özensizlikle adlandıranlar olacaktır. Çünkü 'nasıl söylemeli' konusunda gösterdiği titizliği, sözcük seçiminde göstermiyor. Yapıtın adındaki 'zem, sahi' sözcüklerinden tutun da, yalnız buraya dek yapılan alıntılarda geçen 'mesnet, hazne, aciz, hasım, tekrar, hakikat, nihayet, âlem vb. daha nice 'eski' sözcüğü yeğliyor. Biliyorum, bunlar ve benzerleri şairin yaşama atıldığı yörede (Diyarbakır/Çüngüş ve yöresinde) halkın dilinde hâlen kullanılan sözcüklerdir; böyle olunca bu 'eskimiş sözcükler' şairindoğal dili olarak karşımıza çıkıyor. Yine biliyorum, bunların yerine tutunmuş yaygın kullanılan Türkçe sözcüklerimiz var. Doğrudur, edebiyat dille yapılan bir sanat. Hiç kuşku yok, sanatçı dilini istediğince koyar sanatına. Benim demek istediğim, sanatsal güzelliğe erişmek için eskimiş ya da yeni yabancı sözcüklere yaslanmanın gerekli olmadığı... Buna şair Adnan Gül'ün şiirlerinden bolca örnekler verebilirim.
...Türkçesi varken Türkçe olmayan bir sözcüğün kullanılmadığı bu güzel dizelerin..."


Okurken içiniz ezilmedi mi? Ne denli geri kalmış bir zihniyet demediniz mi? Ben inanılmaz sıkıldım. Bir yazın dergisinde, bir şair, dilinde neden 'eski' kelimeler var diye eleştiriye uğruyor. Üstelik, yadırgadığı sözcüklere bir bakar mısınız: "hakikat, tekrar, nihayet, sahi, âlem, hazne vb..." Bu kelimeleri kim bilmez Türkiye'de, sokağa çıkıp bir sorun isterseniz. Sözgelimi, "hakikat"i. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" sözünü bilen bir kişi "hakikat"e nasıl yabancı kalabilir? Bu tür tavırları gördükçe nevrim dönüyor. Ne kadar saçma ve gereksiz bir değerlendirme. İşin kötüsü, bu 'kelimeleri eskitme çabası' bütün yazının çeyreği kadar uzun. Ülkede edebiyat eleştirmenliği bu denli ucuz ve ilkesiz demek ki. Sanki herkes aynı sözcükleri seçmek mecburiyetinde. Sözcük seçiminde titiz değilmişmiş! Türkçe'nin onca kazanımını zorla eskitip çöplüğe atmaktan nasıl bir haz duyulur algılayamıyorum. Onu at, bunu kırp, üstünden 50 yıl geçmemiş kelimeleri yoksay, binyılları aşkın dili evcilik oyunu diline dönüştür; sonra da dönüp o dili kullanmayanları "edebî" yönden eleştir. Bu kadar garabet anca bizde olur herhâlde. Görmüşsünüzdür, yukarıdaki kelimeleri "Türkçe olmayan sözcükler" nitelendirmesi yok mu dilbiliminden de behrelenmediği anlaşılıyor.
Evlere şenlik ama biz bu zihniyetlerden çok çektik..
Kınıyorum Ali Ozanemre'yi..
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 59

Dön Eleştiri, kutlama

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 3 konuk

Reputation System ©'