Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği

Yérgi, övgü, eleştiri, kınama azı kutlama yazılarını içerir.

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen Temirbek » 30 Kas 2010, 21:06

Siz “beyaz ırkçı”larının uydurduğu kurgu Ana Hint-Avrupacada bir kök varmış;

*ghel- “parıldamak, ışımak” bu kökten > İngilizce “yellow”, “gold” falan geliyormuş. Doğrudur, doğrudur da bu fiilin ana nihâi kökü Ön Törükçe olabilir. Çünkü Hint-Avrupaca en son kök “üç harfli” olan *ghel- daha geriye gidilemiyor. /gh/ sesi, /e/ seslisi ve /l/ ünsüzünden oluşmakta.

Oysa Ön Törükçe'den gelen bir *ña- “ışımak” kökü var. Buradaki /ñ/ sesi /ny-/'yi simgeler tek sestir. Bu ses ileriki dönemlerde Oğuzcada /y-/ olur. Moğolcada ise /n-/'ye dönüşür. Meselâ bu kökten > Ön Moğolca *na- “ışımak” > *nar- “parıldamak, ışık saçmak” > naran “güneş”...

Bu kökteş sözcüklerin ve fiilerin Türkçelerine geçelim;

Ön Törükçe *ña- “ışımak” > Ana Oğuzca *ya- “ışımak” olur dedik. Bu ana kökten gelen fiil ve sözcüklerdeki ilkses daha önce de bahsettiğimiz gibi Kıpçaklarda da /ç-/ ile başlar.

Ana Oğuzca'dan gidelim => *ya- kökünden;

yal- “ışıl-damak, parıl-damak” (edilgen) Türkçede “edilgenlik eki” /-l-/'dir. Örnekler; sev > sevil-, döv- > dövül-, gör- > görül-, seç- > seçil- ...  Hint-Avrupa dillerinde ise böyle bir ek yoktur. Bu kökten > yaltur “parlak” > (r  > z dönüşümüyle) yaltuz “yaldız” > “yıldız”. yaltra- “parıldamak 2) çakmak” > yaltram “yıldırım”, yaldır yaldır, yaldırak, yalabık, yalaz, yalav > alav > Farsça'ya geçmiş şekli “alev” ... Sizin mantığınızla bakarsak Türkçe yalav “ateş, alav 2) alav rengi” > İngilizce'ye geçip yellow olmuş diyebiliriz (?) Ön Törükçe'den > Ön Hint-Avrupaca'ya bu kök alınmış olabilir mi? yal- > ghel- ...

yan- “parıldan-mak, ışın-mak” (dönüşlü) Türkçede dönüşlülük eki /-n-/'dir; yıka- > yıkan-, döv- > dövün-, sev- > sevin-, bak- > bakın- ... Hint-Avrupa dillerinde böyle bir ek yoktur. Bu “gelişkin” diller, dönüşlülük anlamı verebilmek için “kendi” anlamına gelen sözcüğü kullanmak zorundadırlar. Yunanca auto, Kürtçe xwe, Farsça hve, Rusça samo...

Meselâ hiçbir Hint-Avrupa dilinde Türkçe tek kelimeyle ifâde edilebilen bir anlatım olan yıkanıyorum'un karşılığı yoktur. Bu dillerde “arabamı yıkıyorum” der gibi “Kendimi yıkıyorum” denebilir. Ne kadar “gelişkin” bir yapı değil mi?

Ana Oğuzca *ya-'nın dönüşlü çatısı olan > yan- fiili zaten işlekçe kullanılıyor ama birkaç örnek de verelim bu kökten > yangın, yandıran “çakmak” (Azerbaycan Türkçesi) ...

yak- “parlatmak” pekiştirici /-k-/ ekiyle. Bu eylem de işlekçe kullanılıyor.

yar- “ışık saçmak, aydınlatmak” geçişsiz filleri geçişli, geçişli fiileri ettirgen yapan /-r-/ ekiyle. Bu kökten gelen sözcükler; yarın “sabah 2) günün ışımaya başladığı zaman”, Eski Türkçe yaruk “ışık, nur”, yarkın “ışık 2) şimşek 3) nur”. Kıpçak dillerinde de türevleri bulunur, carkun, caruk, carkundu “yarkınlı, ışıklı” ...

*yalu- / *yalçu- > yaşu- “ışımak” ki zaten > yuşu- > ışı- dönüşümü olmuştur. Yaşuk > yuşuk > yışık > ışık. Halk ağızlarında hâlen “yışık” biçimi yaşamaktadır. Buradaki Ön Törükçe ve İlk Türkçe /-lç-/ ve /-l-/ > Ana Türkçe /-ş-/ dönüşümüne ayrıca değineceğiz. Sadece bir örnek verelim; Çuvaşça kömöl = Türkçe gümüş < İlk Türkçe *kümül yâhut *kümülç biçimine gider.

Özetleyecek olursak, hiçbir Hint-Avrupa dilinde bu gibi “ekler” olmadığı gibi *ghel-'in daha da geriye gidebilen bir kökü yoktur. Oysa Türkçede bu kökten gelen birçok türev mevcut.
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 30 Kas 2010, 21:37 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen Boraan » 01 Ara 2010, 09:12

iki tane Yunus emre  vardır biri halkın dilinde yazar diğeri ise saray dilinde yazar. Bu iki kişiyi şiirlerindeki biçemden rahatlıkla ayırabilirsiniz.



ben de öyle sanıyordum ama öğrendim ki halkın kullandığı dili bile çok arapça farsça yunanca ermenice vs...kelime ile sentaks ve gramer içeriyordur nitekim lars johanson bodo utas gibi türkologların giriştikleri araştırmalar ve taramlarla "vernacular" yani halk türkçesiyle yazılan metin ve belgelere ulaşmışlar (hem anadoluda hem de khorasanda) tabiki orda kullanulan dil son dönem osmanlıca kadar "karışık" değil ama ortaya çıkarılan metinlerde ister grameri ister fonetiği ister sentaxi ister kullanılan "türkçe olmayan" kültürel kelimeler olarak konuşup yazılan halk türkçesi bir language shift karaktersitiklerini yansıtıyor yani türk olmayan yerli orta asyalı fars soğd harezm iskit gibi irani kavimler ile anadolulu rum ermeni gibi yerli anadoluların (yağmacı türklerin kabiliyetsiziliğinden dolayı ve sırf onlarla iletişim kurmak adına) öğrendikleri bir dildir ki içindeki türk element birkaç 200-250 ilkel manalı ilkesel kök'ten ibarettir ve gerisi hepsi hint-avrupalı dillerin katkısı(ister khwarezmce ister soğdca ister tokharca ister rumca ister ermenice ister farsça...)ve farsça üzerinden gelen arapça ile arami şaman sonra maniheist sonra hrısıtiyan misyonerler ve de tacirlerin doğu siberiada getirdikleri kültürel kelimeler ve karmaşık gramer ve çekim ekleri ile zamirler.



Bence kafatasçıların biliminden çok önce Yunus'u  anlamanız gerek.Size  fitne fesattan uzak bir yaşam dilerim.
  • 0

En soñ Boraan tarafından 01 Ara 2010, 09:13 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1806
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 65

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen dmx » 01 Ara 2010, 13:23

Kutluay yazdı:Bu kişinin üfürmelerinin daha derli toplusuna aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz. İlk bağlantı Yunan destekli bir yerlik sanırım. Orada direk, sıvı gibi sözcüklerin nasıl Türkçe olmadıkları 'bilimsel' olarak açıklanıyor. İkinci bağlantıda ise Azerilerin Türk olmadığını, Türkiye'de yaşayanlardan yalnızca %10-15'inin gerçek Türk DNA'sını taşıdığını öğreniyoruz. Bunları okuyanlar da yukarıdaki kişi gibi sağa sola saçmaya başlıyor.

http://alikarduxos.wordpress.com/2009/0 ... imolojisi/

http://kurdcu.10.forumer.com/viewtopic.php?t=75

Ben değilimki
  • 0

dmx
İlgili
İlgili
 
İleti: 15
Katılım: 28 Kas 2010, 18:42
Değerleme: -15

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen dmx » 01 Ara 2010, 13:26

1)İngilizce'nin “dünyanın en etkili dili” olduğu şahsî görüşünüzdür.
2)Türkçe'yi saflaştırmakla dediğinizin hiç ilgisi yoktur.
3)Göktürk yazısı Soğd kökenli olmayıp özgün Türk buluşudur. Abeceyi oluşturan tamgaların çoğu ya belli bir eylemi (fiili) ya da bir adı (ismi) simgeler. Geriye kalan tamgalar ise Eski Türk tamgalarından gelirler. Ancak birkaç tamga, Soğudca'dan, Aramice'den alınmıştır.
4)En eski Türklerin hangi genetik yapıya sahip olduğunu kim biliyor da bugünkü Türkleri o yapıyla kıyaslıyor? Türklerin anayurdunun Kuzeydoğu Sibirya olduğu savı size ait, tabii bir de sizin gibi Türkofobia sahiplerine. Hadi Kırgız'ı, Kazak'ı da geçtim, gidip en ücrâ köşede yaşayan 400.000 nüfuslu Sakaları (Yakutları) en hakiki Türk seçmişsiniz, neden acaba?
Size Ön Törüklerin (Törük tâbirini tüm “Türk halklarının ataları” olan halk/halklar için kullanıyoruz.) anayurdunu söyleyeyim, bugünkü İran, Afganistan, Türkmenistan ve Özbekistan arazisi, Ön Törüklerin anayurdu olup Türk dilinin (Ön Törükçe) doğduğu yerdir. Nereden baksanız m.ö 4000'lere uzanır. Yâni o devirde  saydığım bölgelerde henüz Hint-Avrupa dili konuşan hiç kimse yoktur. İddialarınız geçersiz olup tam aksi istikametedir. Hint-Avrupa anadilinin doğduğu coğrafya Karadeniz'in kuzeyidir. Hint-Avrupalı iptidâi kavimler bu bölgeden Anadolu ve Orta Asya'ya sayıca az olarak yayıldılar ve gittikleri her yerde, oranın yerleşik halklarıyla karışıp eridiler. Yâni dediğiniz tam aksidir, bu bölgelerde Hint-Avrupa dilleri benimsetilmiştir. Tarihi, kendi hezeyanlarınıza uygun şekilde 2000 yıl önceden başlatıyorsunuz, oysa yukarıda verdiğim coğrafya biz Türklerin doğduğu yer, anayurdumuz, Türk dillerinin anayurdudur. Bu konuya ileride daha ayrıntılı gireceğiz, merak etmeyiniz.
5)Bu sizin alanınıza girmiyor neden merak ediyorsunuz ki?
Diğer hezeyanlara yanıtlarla sürdüreceğiz...



1/Ingilizce dünyanın lingua francası ve en çok kullanılan ile en çok okuanan ve en çok bilimsel makale üreten dildir
  • 0

dmx
İlgili
İlgili
 
İleti: 15
Katılım: 28 Kas 2010, 18:42
Değerleme: -15

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen dmx » 01 Ara 2010, 13:27

2/göktürk yazısı soğdca vasıtasıyla proto kananite alfabesinden türemiş bu scholar unanimity yani bilimsel olarak işinin uzmanlarunca kabul edilendir
4/proto türkçe lena nehri üst kısmı civarndadır ve bu hem genetik bilimciler (ki içinde türk de var) hem dilbilimciler (proto türk proto eskimo kelime alışverişi) ve türk ırkı kuzey mongoloid olup haplogroup C3 tür
Batı asya ön türk anayurdu olmaz çünkü hem türk komponent (ki orta asyadaki türklerde 95% kadar çıkıyorken türkiyede 0-2% arasında nitekim türkler eremnilerle rumlarala aynı komponent ve atalar=>haplogruplar paylaşıyor)yok hem türkçe ancak 11-12 asırlarda görülmeye başlamıştır.
Tabi bu dediğimin peer reviewed belgeleri var (dediğim gibi türk de var yabancı da araştırmacılar ve genetikçiler arasında)
  • 0

En soñ dmx tarafından 01 Ara 2010, 13:32 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
dmx
İlgili
İlgili
 
İleti: 15
Katılım: 28 Kas 2010, 18:42
Değerleme: -15

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen Kutluay » 01 Ara 2010, 13:33

dmx yazdı:
Kutluay yazdı:Bu kişinin üfürmelerinin daha derli toplusuna aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz. İlk bağlantı Yunan destekli bir yerlik sanırım. Orada direk, sıvı gibi sözcüklerin nasıl Türkçe olmadıkları 'bilimsel' olarak açıklanıyor. İkinci bağlantıda ise Azerilerin Türk olmadığını, Türkiye'de yaşayanlardan yalnızca %10-15'inin gerçek Türk DNA'sını taşıdığını öğreniyoruz. Bunları okuyanlar da yukarıdaki kişi gibi sağa sola saçmaya başlıyor.

http://alikarduxos.wordpress.com/2009/0 ... imolojisi/

http://kurdcu.10.forumer.com/viewtopic.php?t=75

Ben değilimki


Düşündüğünü yazıya dökemediğin yetmezmiş gibi okuduğunu da anlayamıyorsun demek ki. Türkçeyi bilmediğini düşünüyorum.
  • 0

En soñ Kutluay tarafından 01 Ara 2010, 14:09 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Kutluay
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 309
Katılım: 23 Eyl 2010, 14:00
Değerleme: 18

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen dmx » 01 Ara 2010, 13:42

Temirbek yazdı:Aynı arkadaşımız şu şekilde devam etmiş;

Hepniz maalesef derin komadasınız ve stokholm sendromundan mustaripsiniz asil asimile olanlar ve üzerine silah zoruyla islam ve altaik türkçe empoze edilen sizlersiniz (edene de stokholm sendromuyla d... talıyorsunuz)
Anadolu nüfusu 15 mln civarında ve gelen türkler ilkel ve yağmacı oldukları için sizin yerel dillerinizi (yunanca, ermenice vs...) öğrenemedi ve zamanla andolu halkı gelen 200-300 bin türk ve türko-iranilerin (bu sayılar tarihçi toynbee ve kahn a istinaden) idare dili olan türkçe-farsça-arapça karışımı dil öğrenip zamanla türkleşmiş ama ırksal(mongoloidlik), kültürel ve hatta dilsel (200-250 ilkesel manalı tekheceli kök dışında) olarak türk etkisi çok azdır.
Anadolu tarım ile hayvancılık ile metalurji ve hint-avrupa ile kaukasoidlerin beşiği ve anadolular toptan kıyıma uğramadılar yağmacı türkler karnını( islamı bahane ederek) doyurmak için gelmiş ayrıca türkler arasında ile türk-moğol arsaındaki savaşlarda çok sayıda bu gelen 200-300 bin türkten öldürülen olmuş.
bugün hem türk genetik ekipleri hem de yabancı ekipler çok sayıda ve her bölgeden binlerce kişi test ederek vardığı sonuç ki türk gen etkisi 0 a yakın batı anadoluda ve 2-3% doğua anadoluda

o hakaret ettiğin ilkel budunlar senin atalarındır ve ilşkel değildi tam tersi medeniyet diyarı ahalisi ve canını ile malını ile ırzını korumak için mecburen islama girip türkleşmiş git genetik test yap onu görürüsün

saf türkler yakutlar gibi 95-100% altaik komponenti taşırlar ama bu komponent anadolu türklerinde 0 a yakındır

türkler 250 mln değil (110 mln ya var ya yok)ve diğer türk dillerde(ki şive değil) çok sayıda arapça farsça rusça kelime var ve büyük bölümü ruslaşmaktadır

unutmadan yunus emre şiirinde türkçeden fazla arapça ve farsça kelime var kleza ilk türk edebi metinleri ile halkın konuştuğunu dilleri gösteren belgelerde türkçede fazla fars arap arami soğd tohari hint avrupa ermeni eskimo moğol çin kelimeleri vardır


Altını çizdiğim ilk yere değineyim öncelikle; Biz Türkler, Ön Törüklerden beri bu coğrafyada olduğumuzdan herhangi bir sayrılıktan muzadirp değiliz. Asıl “Stokholm Sendromu” muzdaripleri sonradan Hint-Avrupalılaşanlardır. Karadeniz'in kuzeyinden gelip istilâ ile buralardaki halklara zorla, cebirle kendi dillerini dayatan istilâcı üç beş kabilenin dilini benimseyip “Üstün Aryan ırkı” gibi marazlı düşüncelere sâhip olanlardır asıl sendromlular. Aryan diye bir kavmin tarihte hiç olmadığını hâlâ öğrenemediyseniz, google'a “Aryan immigration theory is false” ya da benzeri şeyler yazıp aratın, sonuçları görün. Yalnızca ufak, silahça üstün ve istilâcı küçük gruplar, Anadolu, Orta Asya ve diğer bölgelerde cebirle kendi dillerini benimsetmişlerdir ki Hint-Avrupa dillerinde “Öz Hint-Avrupaca” kabul edilen binlerce fiil kökünün ve sözcüğün gerek Ön Kartvelce, gerek Ön Törükçe gerekse Ön Dravidce olduğunu ileriki iletilerimde sizlere sunacağım. Her şeyin altında Hint-Avrupalıların olduğu ön kabulü, “Üstün Beyaz Irk Aryanlar” safsatasının bir ürünüdür. Temellerini Irkçı bir dilci olan Franz Bopp atmıştır. Naziler zamanında bu Aryan hikâyesi için uydurma “göç” efsâneleri türetilmiştir. Yâni sizin “Üstün Aryanlar” tamâmiyle uydurma bir kurgudan ibârettir. Ari ve çoğulu Arian sözcükleri Sanskrit'te kullanılan ve “soylu” anlamına gelen bir kelimedir ve herhangi bir “ırkı” ya da “halkı” tanımlamaz. Sanskrit kaynaklarına baktığınızda Dravid halkından olanlar için de “Ari”, “Arian” gibi tâbirlerin kullanıldığını görürsünüz. Bu sözcük Farsça “asilzâde”, Türkçe “soylu” anlamına gelir ve muhtemelen Ön Dravidce'dir. İleride gireceğiz, merakınız olmasın. Sanskrit ve torunu Hintçe üzrindeki Dravid etkisi oldukça yoğundur. Öyle ki bugün Hintçe'nin ses yapısı ve dilin duyulumu, tınısı ayen bir Dravid dili gibidir. Denemesi bedâva, bir İtalyaca ya da Yunanca şarkı dinleyin ardından Hintçe. Bunların üzerine de Tamilce ya da Malayalamca bir şarkı dinleyin youtube'tan, bakın bakalım Hintçe hangilerine daha çok benziyor...

Sizin iptidâi Hint-Avrupalı çapulcular buraları istilâ edip, buradaki Kafkasyalı, Törük ve Dravid halklarını “kılıç zoruyla” asimile ettiğine göre, geridönüş yaşanmış demek. Yeniden Törük diline geri dönmüşüz, fenâ mı olmuş? Siz Hint-Avrupalıların iptidâi dininiz Zerdüştlükten kurtulup İslâm ile müşerref olmuşuz. Bizi Müslüman eden Alperenler sâyesinde hem bu dünyamız hem öte dünyamız kurtulmuş.

Gelelim şu kafayı fenâ hâlde taktığınız “ırk-gen” meselesine. “Saf Türkler” diye Yakutları kast etmeniz, sizin kişisel görüşünüz ve hezeyanınızdır. Peki neden bu “Saf Türkler” dl olarak da aynı saflıkta değil? En “saf” ve “arkaik” Türkçe'yi İran'daki Halaçlar ve Ukrayna'nın kuzeyindeki Çuvaşlar konuşuyorlar. Demek ki “saf” Türk araştırmasına girişecekseniz, dilden hareket ederek, Halaç ve Çuvaş genlerini, komponentlerini baz almalısınız, aksi hâlde kendinizle çelişirsiniz.




1/eklemelilik her dilde bir miktarda var (hint avrupa dilleri dahil) ve genetik akrabalık kanısı değil+sümercedeki agglutinativity ve kelime türevlerinin yapımı türkçeden
tamamen farklı
2/ev kelimesi aramice eb'den gelir ve onun gibi yüzlerce kültürel kelime çince gibi dillerden alınma=>betik altın gümüş demir çeri bey denk bengü don dana bin yüz tengri gibi
3/tengri kelimesi yeniseyca vasıtasıyla doğu iran kökenli (iskitçe dangra=ulu ilah) pie *dh2lugo=long, high yeniseycesi denger ve ne türk ne altaic etimolojisi ne de fonetiği ne de kökü yoktur
4/halaçça ve çuvaşça en arkaik türkçe değil, siberyadaki türkçe (akrabası moğolcaya en yakın yerdedir) halaçlar ve çuvaşlar köken kültür ırk ve genetiksel olarak türk değildir sadece ataların gibi ilkel yağmacı türk akıncılar dillerin benimsemişler ki iletişim kursunlar diye(zira gelen türkler bundan acizdi) ve hatta çuvaşlardaki türk inputu 10% geçmez(gönderdiğim linke bak orda merak ettiğin herşeyi bulabilirsin)
  • 0

dmx
İlgili
İlgili
 
İleti: 15
Katılım: 28 Kas 2010, 18:42
Değerleme: -15

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen dmx » 01 Ara 2010, 13:44

hızlı yazıyorum çünkü kaybedecek zamanım yok
anlatmak istediğim o sitelerde yazan ben değilim ve o siteleri bilmem azbuz sitesinde yazıyordum bi tek
  • 0

dmx
İlgili
İlgili
 
İleti: 15
Katılım: 28 Kas 2010, 18:42
Değerleme: -15

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen dmx » 01 Ara 2010, 13:48

Siz “beyaz ırkçı”larının uydurduğu kurgu Ana Hint-Avrupacada bir kök varmış;

beyaz ırkçı değilim ama ataların olmayanlara(ve tam tersi kötülük yapan)içinde olduğun stokholm sendromundan kurtulsan senin için iyi olur.

yıkanıyorumdaki "n" reflexive suffixtir ve asıl menşei hint-avrupalıdır ki gramer,zamirler ve kültürel kelimeler ile tarım,hayvancılık metalürji ile şamanizm tengrizm'le mongoloid altaik türklere aktarılan unsurlardandır ve onu ingilizcede ki "write"=>"writteN" deki misalinde görürsün.
Ayrıca o fiilin eylemi tek kelimede anlatan onlarca hint avrupa dili var...
  • 0

dmx
İlgili
İlgili
 
İleti: 15
Katılım: 28 Kas 2010, 18:42
Değerleme: -15

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen Kutluay » 01 Ara 2010, 13:54

Yazıların ileride bu yerliğe uğrayıp okuyacaklar için benzersiz bir kafatasçılık gösterisi olacaktır.
  • 0

En soñ Kutluay tarafından 01 Ara 2010, 15:39 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Kutluay
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 309
Katılım: 23 Eyl 2010, 14:00
Değerleme: 18

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen Boraan » 01 Ara 2010, 14:36

Türklüğe hala ırk diyorsun ya seni gen haritanla başbaşa bırakmak geliyor içimden :) Naziler sizden övgüyle bahsedeceklerdir.
  • 0

Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1806
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 65

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen Temirbek » 01 Ara 2010, 19:46

Sevgili dmx, senin hâtân şurda; Sen batılı ırkçı dilcilerin şahsî görüşlerini dile getirdikleri makaleleri, yazıları hemen doğru kabûl ediyorsun, oysa ortada sübut etmiş bir şey yok. Bak biz yazarken “şahsî görüşümüzce” diyoruz, herkesin tavrı bu olmalı, bir iddiada bulunan, bir fikrini açıklayan batılı olunca söylediği hemen doğru olmuyor.

Senin ve batılı düşündeşlerinin hezeyan boyutunda olan bir ön kabûlünüz var; “Herşeyin temelinde Hint-Avrupalılar vardır. Çünkü bunlar üstün ırktır, tüm ilkel ırklar herşeyi bizden öğrenmiştir.” Bu safsatadan, bu marazlı düşüncenizden başka tutunacağınız dal yok, bu saçma kurgudan başka şeylerle ortaya çıkıp iddialarınızı onlara dayandırmalısınız. Kalkıyorsun diyorsun ki “Sibirya'da elma mı var? Bu nedenle elma Türkçe olamaz Bu bilim mi şimdi? Saçma sapan, asılsız iddiaları kesinlik bildiren cümlelerle söyleyince doğru olmuyorlar. Yâni “Türklerin anayurdu Sibirya”dır, “görüşü, iddiası” sanki doğru da bunun üzerinden hareket edeceğiz. Bu gibi safsatalardan başka, somut, dilsel verilerle konuşmanız lâzım.

Yazdığım köken açıklamalarına ve değindiğim konulara yanıt veremeden geçiştirmişsin. Ayrıca kullandığın Türkçe oldukça kötü, tam olarak ne dediğin anlaşılamıyor. Kendin söyledin zaten Türk olmadığını da, sanırım Türkiyeli de değilsin. Bir de şunu ekleyeyim, saçma sapan iddiaların arasına yabancı kelimeler serpiştirince bilimsel nitelik kazanmıyor. Şu örnekteki gibi;

Tabi bu dediğimin peer reviewed belgeleri var (dediğim gibi türk de var yabancı da araştırmacılar ve genetikçiler arasında


Hmm “peer reviwed” falan demiş o hâlde doğrudur. Şeklinde düşünmez kimse, öyle sanma yâni :)

Yazdıklarıma yanıt vermiyorsun ama ben yine de ortaya somut birşeyler koyarsın belki diye erinmeden tek tek yanıt vereceğim. Yerliğin (sitenin) uğrakçıları için yararlı olur.

Şöyle demişsin;

2/göktürk yazısı soğdca vasıtasıyla proto kananite alfabesinden türemiş bu scholar unanimity yani bilimsel olarak işinin uzmanlarunca kabul edilendir


Bir şey söylüyorsun ama kim demiş nerde demiş kaynak belge yok. Böyle tartışacaksak, Göktürk alfabesinin tamamen eski Türk tamgalarından geldiğini söyleyen Rus Türkologlar da var. Hem bak Rus bu adamlar “beyaz ve Hint-Avrupalı”, onların dediklerini neden kabul etmiyorsun?

Göktük alfabesinin içinde Soğudca'dan ve Aramca'dan alınmış olan damgalar var, bunları en kötümser gözle yâni “alıntı olasılığı” olanları da kesin alıntı saydığımzda toplam sayı 10-12 civârı. Ancak Göktürk abecesinde 38 damga var ve bu 12 damga dışındakilerin tümü Türk türetimi. Çünkü bütün damgalar ya bir “eylemi” ya da bir “kavramı” simgeliyor.

Görüntülü örneklerle açıklamaya çalışayım. Göktürk abecesindeki “ince seslilerle” kullanılan ve eb okunan damgayla başayalım. Buraya tıklayınız görüldüğü gibi bu damga bir “eb”i simgelemekte. Diyorsun ki bu Aramca'dan alınma, birincisi Aramca bir Semitik dildir yâni Arapça, İbranca gibi dillerle aynı dil ailesindendir. İkincisi, Aramcada “ev” anlamına gelen sözcük bet'tir, İbranca'da da bet, Arapça beyt, Fenikece bet. Bu harfin adı Yunanca'ya geçince bildiğimiz “beta” olmuş. Yâni sizin üstün Himnt-Avrupalıları yazıyı bulamamışlar.

Şimdi burada, Aramca ve Fenikece “ev” anlamına gelen sözcüğün “bet” olması ve alfabeye bunun alınması ile, Eski Türkçedeki “eb” (ev) sözcüğünün benzeşmesi bir tesâdüftür. İki dilde de “eb” (ev) sözcüğünde /b/ var.  Eski Türkçe eb /b/ > /v/ dönüşmesiyle günümüzdeki ev. Bunun Aramca ile ne ilgisi var? Ha şu olablir, Göktürkler de Aramcadaki “bet”den haberliydiler, ve “bizim dilimizde de bu şeye eb diyoruz, biz de damgayı buradan türetelim” demiş olabilirler. Ancak bu “ev” sözcüğünün Aramcaolduğu anlamına gelmez.

Şimdi “kalın seslilerle” kullanılan ab damgasıyla devam edelim => Buraya tıklayınız bu damgada Eski Türkçe ab yâni günümüz Türkçesindeki av sözcüğünün simgelenimini görmektesiniz. Burada da eb > ev örneğindeki gibi /b/ > /v/ dönüşümü var doğal olarak. “Ab” damgasının şekli “balık avlamak”ta kullanılan bir kapçak (kanca) şeklinde. Bunu da mı Aramca'dan almışlar? Ne Aram dilinde “ab” diye “av” anlamına gelen bir kelime var ne de Fenike ya da Aram alfabesinde “ab” okunan bir harf var.

Örneklere devam edelim, kalın seslilerle kullanılan y harfine yâni ay damgasına bakalım ki bu damga ya olarak da okunur doğal olarak => Buraya tıklayın burada da Eski Türkçe Ya günümüzdeki “yay” simgesi açıkça görülüyor. Kimi dilcilere göreyse bu yay yâni “ya” değil ay, dünyanın uydusu olan “ay”, ikisi de şekle uymakta. Bu Aramca ya da Soğdca mı şimdi? Türkçe olduğu açık.

İnce seslilerle kullanılan /r/ sesine bakalım => Buraya tıklayın bu damganın okunuşu er yâni “adam” demek. Şekilde görüldüğü gibi “kollarını açmış bir er” resmedilmiş. Yukarı bir baş, aşağı iki ayak çizdiğinizde bir “er” resmi ortaya çıkıyor belli ki daha eski olan “er” tamgası sadeleştirilmiş zaman içinde.

Son bir örnekle bitirelim => Buraya tıklayın bu damganın okunuşu ok açıklamaya gerek yok sanırım...

Geriye kalan damgalar da bu şekilde açıklanabilmekte. Kimi damgalar açıkça görülüyor ki Aramca / Fenike abecesinden alınma, örneğin “az” yâni /z/ harfi => Buradan bakın görüldüğü gibi günümüzdeki /z/ harfi. Bakın şu bağlantıda Soğd alfabesi anlatılmış > Soğd Abecesi burada > Aram Abecesi burada da > Göktürk Abecesi dilbilimci olmaya gerek yok, göz var izan var, bakın hangi harf nerden anlaşılıyor.

Özetle, Göktürk abecesi ne %100 alıntı harflerden oluşur ne de %100 Türk icâdı harflerden. 10-12 civârı harf Fenike, Aram belki Soğd'dan alınmış gerisi özgün bir biçimde türetilmiştir.

İletinin ikinci kısmına da değinelim;

4/proto türkçe lena nehri üst kısmı civarndadır ve bu hem genetik bilimciler (ki içinde türk de var) hem dilbilimciler (proto türk proto eskimo kelime alışverişi) ve türk ırkı kuzey mongoloid olup haplogroup C3 tür
Batı asya ön türk anayurdu olmaz çünkü hem türk komponent (ki orta asyadaki türklerde 95% kadar çıkıyorken türkiyede 0-2% arasında nitekim türkler eremnilerle rumlarala aynı komponent ve atalar=>haplogruplar paylaşıyor)yok hem türkçe ancak 11-12 asırlarda görülmeye başlamıştır.
Tabi bu dediğimin peer reviewed belgeleri var (dediğim gibi türk de var yabancı da araştırmacılar ve genetikçiler arasında)


Ön Törükçe'nin nerede doğduğunu daha önce yazdım. Dil ile genetiğin ne alakası var da “genetikçiler” Ön Törükçe'nin yerini tespit edebiliyor. İngilizler de Hint-Avrupa dili konuşan bir kavim, Hintliler de aralarında “genetik” bir alâka, bir yakınlık var mı? İzlandalılarla Tacikler genetik olarak ne kadar yakın? İkisi de Hint-Avrupa dili konuşuyor. Ben genetikle menetikle uğraşmadığım için bu konuları bilmiyorum ancak bu halkar arasındaki farklılığın ve genetik uzaklığın, bizlerle Moğollar arasındaki farktan çok daha fazla olduğunu düşünüyorum.

Elbette Anadoluda Türkleşmiş olanlar da var, biz yok demiyoruz ki? Aslen Yunan ya da Ermeni olduğu hâlde bugün kendini Türk bilen çok sayıda insan var. Ancak bu durum her yerde geçerli. Yapılan çalışmalar gösterdi ki Urartu dili ve Hurri dili akraba ve bu iki dil de “eklemeli diller” ve Çerkezceye ve diğer Kafkas dillerine oldukça benziyorlar. Yâni Hint-Avrupa dili olmadıkları kesin. Ermeniler bugünkü yaşadıları bölgelere geldiklerinde, buradaki Urartulara ne oldu? Buharlaştılar mı? Hayır, “Ermenileştiler”. Dolayısıyla gen haplosuydu yok komponentti bunlar zırva işler.
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 10 Oca 2011, 20:19 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen dmx » 01 Ara 2010, 20:39

1/anadoluda türkleşmiş olanlar yok çünkü türk yok gelen 200-300 bin tacik ile türk eriyip gitmişler 12-15 mln anadolulu içinde lütfen verdiğim linke bakın orda herşey gayet güzel açıklanmış ve evet anadolu türkleri ile orta asyadaki türkler arasında hiç alaka yokken tacikler ile ingilizler aynı clustera düşüyor.
2/her eklemeli dil akraba değildir afrikada konuşulan niger kongo ile sami dilleriyle akraba kuşitik diller de eklemeli dillerdir
3/genetik araştırmalarda anadolu türkleri ermenilerle ile yunanlarla aynı genetik klusterde düşüyor çünkü burdaki söz konusu olan language shift oysa orta asyadaki türkler ile moğollar aynı klusterde düşüyorken anadolu türklerinde çok uzaklar(irandan fazla uzaklar)
4/proto türkçe anayurdu kuzey doğu siberia çünkü proto eskimo proto türkçe kelime alışverişi var ve türk komponenti en fazla ordaki yaşayan yakutlarda 95-100% a kadar halbuki türkiyede 0% civarında bunu ben değil dilbilimciler ve tarihçi ile genetikçiler söyler (fournet, lars johanson, peter golden, behar...)

urartular ile ermeniler aynı ırka mensup olup(kaukasoid ama ayrı alt gruplarda) fazla nüfusları yoktu çünkü kafkaslardan gelen birkaç kabileden ibaretti ve anadoluda hint-avrupalı kavimler yoğunlğu vardı hittit luwi lidialı karyalı likyalı halklar gibi...
oysa gelen türkler mongoloiddi (yani tamamen ayrı bir ırka mensuptular) ve fazla iz bırakmadılar yani sen ırk, kültür ve genetik komponent olarak hiç türk değilsin sadece türkçe dili beğenmiş anadolulu hint-avrupalı(ermeni rum vs...)
sen dilbilimci değilsin ve dilbilimcilere göre göktürk yazısı aramiceden türemiştir ve hatta aramice ile ondan türeyen başka alfabelerin arasındaki farklılıklarından daha az miktarda sapıyor (bak mesela moğol, kharosthi vs yazıları)

aramca bet=>B harfi ve türkler o harfi aldıklarında (b sesi ifade etmek için) otamatikman be/eb ev ifade eden bir şekil/harf oldu

ab ya ve av harfleri soğd ve arami harflerin varyantları(diğer alfabelerde aynı olay söz konusudur misal latin etrüsk rünik karya hint tami alfabeleri=>rotasyon, ses değişimi, basitleştirme vs vs...)

verdiğim linki okudun mu, elma/alma ne türk ne de altaik ne kökü (almak) ne de fonetiği yok (e den sonra nasıl a gelir) ve altın, bakır, betik, tengri, demir, çerig, bey, kaşık gibi kelimeler yenisey çince ve nenets gibi siberya ile doğu asya dillerinden alınmadır

ingilizcen varsa bunu kolayca anlarsın ve ordaki belgede (en saygın altaistlerden Dybo tarafından hazırlanan) alıntı kelimelrin sadece bir kısmı gösterildi ve daha onlarcası var.
  • 0

dmx
İlgili
İlgili
 
İleti: 15
Katılım: 28 Kas 2010, 18:42
Değerleme: -15

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen Temirbek » 01 Ara 2010, 20:50

Diğer iletilerine yanıtlarla sürdürelim;

1/eklemelilik her dilde bir miktarda var (hint avrupa dilleri dahil) ve genetik akrabalık kanısı değil+sümercedeki agglutinativity ve kelime türevlerinin yapımı türkçeden
tamamen farklı


Elbette her dilde sona ek takma özelliği var ancak “eklemeli diller” ayrı bir sınıf, yâni Hint-Avrupa dilleri bu sınıfa girmiyor, Hint-Avrupa dilleri “gövde bükümlü diller” sınıfına girer. Elbette sona ek takılır her dilde, başka yol mu var? Ya başa ya sona ek takacaksın. Bu özellik o dili “eklemeli dil” yapmaz. Meselâ Hiçbir Hint-Avrupa dilinde görüştürülebileceklerdendiniz gibi bir kelime olamaz, böyle bir yapıları yok, eklemeli dil buna denir. Yoksa kelimenin sonuna ya da başına ek getireceksin tabii, başka seçeneğin yok ki.

Herhangi bir Hint-Avrupa dilinde yukarıda yazdığım Türkçe “tek kelime” için kısa bir paragraf yazmanız gerekir. Denemesi bedâva, Hintçe, İngilizce, Farsça, Kürtçe, İtalyanca hepsinde dene. Eğer dil üzerinden bir “gelişmişlik-gelişmemişlik” çıkarımı yapacaksan, senin için pek olumlu bir sonuç çıkmayabilir.

beyaz ırkçı değilim ama ataların olmayanlara(ve tam tersi kötülük yapan)içinde olduğun stokholm sendromundan kurtulsan senin için iyi olur.

yıkanıyorumdaki "n" reflexive suffixtir ve asıl menşei hint-avrupalıdır ki gramer,zamirler ve kültürel kelimeler ile tarım,hayvancılık metalürji ile şamanizm tengrizm'le mongoloid altaik türklere aktarılan unsurlardandır ve onu ingilizcede ki "write"=>"writteN" deki misalinde görürsün.
Ayrıca o fiilin eylemi tek kelimede anlatan onlarca hint avrupa dili var...


Ben Stokholm Sendromumdan memnunum, ama bence sen “racism” (bak ecnebice yazdım) :) sendromundan kurtulmalısın. Madem genetikle ilgileniyorsun, herkesin Afrika'dan geldiğinin genetik ilmiyle kanıtlandığını da biliyorsundur.

Türkçedeki dönüşlülük ekinin de Hint-Avrupaca olduğunu iddia ediyorsun ya sana daha ne diyeyim? :) Madem bu ek Hint-Avrupaca neden hiçbir Hint-Avrupa dilinde yok? Daha önce yazdım hiçbir Hint-Avrupa dilinde dönüşlülük eki yoktur, bu nedenle “kendi” kelimesini kullanırlar ki “dönüşlülük” anlamı katılabilsin. Türkçe'nin grameri, zamirleri alıntı falan değildir, uçuk iddialarda bulunuyorsun. İngilizcedeki write > written 'daki -n dönüşlülük eki mi? :) Buna sen inandın mı en başta? :) Bu İngilizler neden o hâlde dönüşlülük anlamı katabilmek için myself, yourself, himself gibi şeyleri kullanıyorlar bu eklerini kullansalar ya. Hint-Avrpa dillerinde dönüşlülük eki yoktur.

Hatta sadece dönüşlülük eki değil ettirgenlik eki de yoktur Hint-Avrupa dillerinde. meselâ Türkçede “beni ağlattı” deriz, buradaki ağlat- ettirgenlik ekidir. Oysa İngilizcede “make me cry” denebilir ki tam anlamı “beni ağlamak yaptı”dır. Ne gelişkin dil değil mi? Diğer Hint-Avrupa dillerinde de böyle bir yapı yoktur Meselâ Farsçada da ettirgenlik hiç bulunmaz. Edilgenlik eki desen o da yok... Yok oğlu yok, nasıl “üstün ırk” bunlar anlaşılamıyor. :)

Şu yazacağım Türkçe “tek kelimeyi” hiçbir Hint-Avrua dilinde yazamazsınız çünkü yukarıda bahsettiğim şekilde ettirgenlik, edilgenlik eklerini beraber kullanacağım; yazdırtılabilecek hadi buyrun, yaz (fiil kökü) -dır (ettirgenlik/geçişlilik eki) -t- (ettiregnlik eki)-ıl- (edilgenlik eki) ... bu arka arkaya belen üç ek de Hint-Avrupa dillerinde bulunmaz, yoktur. Bu anlamları verebilmek için edatlar, sözcükler kullanılır.

Bu nedenle Hint-Avrupa dillerinde “bağlaçlar”a gereksinim vardır. Türkçede bağlaca gerek duyulmaz. Hint-Avrupa dillerinde uzun cümle kurulamaz, bu nedenle kısa kısa cümlecikler kurulup bunlar “tutturaç”larla yani bağlaçlarla birbirine iliştirilir-eklenir. Oysa Türkçe zaten “eklemeli” bir dil olduğu için yekpâre, som cümle kurar, bağlaca mağlama ihtiyaç duymaz. Örnek verelim, herhangi bir Hint-Avrupa dilinde Ağlayan çocuk geldi. diyemeyeceğinizden “Çocuk geldi ki o ağlıyor.” diyebilirsiniz. İşte Farsçadaki ki bağlacına bu nedenle muhtaçsınızdır. İngilizcede de aynı görevi who, which yapar. Yine Hint-Avrupa dillerinde gerindium yoktur. Türkçedeki Koşarak gittim gibi bir anlatımda bulunamazsınız. Örneğin Farsçada “Ben gittim ki koşuyordum” diyebilirsiniz. Bu tüm Hint-Avrupa dilleri çin geçerlidir.

Yine hiçbir Hint-Avrupa dilinde “soru eki” yoktur. İtalyanca, Farsça, Yunanca, İspanyolca hiçbirinde. Cümleye “soru” anlamı katabilmek için aynı cümleyi “vurgulu” seslendirisiniz. Bunu bazen Türkçede de kullanırız yazdın (vurgusuz, düz anlatım) => yazdín? (/ı/ harfine “vurgu” yaparak soru anlatımı kattık.) Ama Türkçede bir soru eki olduğu için yazdın mı? da diyebiliyoruz, ancak Hint-Avrupa dillerinde maalesef böyle bir ek yok.

Hint-Avrua dillerinde “vurgu” çok önemlidir, çünkü ek fakiri dillerinin çok fazla seçeneği yoktur. Meselâ Yunancada “vurgu” (tonos) olmazsa ne konuşabilir ne de yazabilirler. Örnek;

Είμαι γερός : "sağlıklıyım” (íme gerós) vurgu /o/ sesinde
Είμαι γέρος : "yaşlıyım" (íme géros) vurgu /e/ sesinde.

Görüldüğü gibi konuşurken vurguyu yanlış yaparsanız ya da yazıda belirtmezseniz merâmınızı anlatamazsınız. İşte Hint-Avrupa dillerinden muhteşem Yunanca böyle “üstün” bir dildir. Eğer Türkçede böyle bir özellik olsaydı, sevgili dmx gibi düşünenler çıkar “Bu Türkçe de ne zayıf, ne güçsüz bir dil. Gelişmemiş bir dil” falan derleri, dilimizde soru eki olmasaydı da ancak “vurgu” ile soru yapabilseydik yine benzer “yorum”lar yapılırdı. Ancak ben tabii ki Hint-Avrupa dilleri için herhngi  bir yorum yapmıyorum, sadece arada  sırada dmx'in Türklere ve Türkçe'ye yönelik kullandığı hakaretlerin binde biri bile olamayacak “nükteli mukabele”lerde bulunuyorum. “Muhteşem dil”, “gelişkin Hint-Avrupa dilleri” gibi. O kadar da olsun değil mi?
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 10 Oca 2011, 20:24 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Ynt: Dil arılaştırmanın saçmalığı, abesliği&Türkçe üzerindek

İletigönderen Temirbek » 01 Ara 2010, 21:50

Sırayla gidelim, atlama olmasın;

1/anadoluda türkleşmiş olanlar yok çünkü türk yok gelen 200-300 bin tacik ile türk eriyip gitmişler 12-15 mln anadolulu içinde lütfen verdiğim linke bakın orda herşey gayet güzel açıklanmış ve evet anadolu türkleri ile orta asyadaki türkler arasında hiç alaka yokken tacikler ile ingilizler aynı clustera düşüyor.


Ben Tacikler ile İngilizleri değil Hintliler ile İngilizleri sordum. Tacikler ile mukayese etmeni istediğim İzlandalılardı. Neyse önemli değil, bunlar senin alanın.

Anadoluda yaşayan halkı neden gidip de Moğol ile C3 geniyle kıyaslıyorsun ki, biz zaten buradaydık, kendi iletinde de demişsin İran'a yakınız diye, tamam işte Ön Törükçe'nin anayurdu.

2/her eklemeli dil akraba değildir afrikada konuşulan niger kongo ile sami dilleriyle akraba kuşitik diller de eklemeli dillerdir


Ben her eklemeli dil akrabadır demedim ki. Eklemeli diller yapıca farklıdır ve Hint-Avrupa dilleri eklemeli dillerden değildir dedim. Sona ek takarak kelime türetmek her dilde vardır zaten başka nereye ek talacaksın? Ya başa ya sona... Eklemeli dillerin yapısı Hint-Avrupa dillerininki gibi değildir dedim, önceki iletimde yanıt var.

3/genetik araştırmalarda anadolu türkleri ermenilerle ile yunanlarla aynı genetik klusterde düşüyor çünkü burdaki söz konusu olan language shift oysa orta asyadaki türkler ile moğollar aynı klusterde düşüyorken anadolu türklerinde çok uzaklar(irandan fazla uzaklar)


Buna değindik, tabii ki Anayurdumuz olan Şran'a yakın olacağız. Bugün İranlıların içindeki kendini Ari sananlar 4000 yıl önce Ön Törükçe konuşuyorlardı. Senin dediğin gibi Stokholm Sendromu içindeler.

4/proto türkçe anayurdu kuzey doğu siberia çünkü proto eskimo proto türkçe kelime alışverişi var ve türk komponenti en fazla ordaki yaşayan yakutlarda 95-100% a kadar halbuki türkiyede 0% civarında bunu ben değil dilbilimciler ve tarihçi ile genetikçiler söyler (fournet, lars johanson, peter golden, behar...)


Bence Türkleri en ücrâ köşeye atıp; “anayurtları Kuzeydoğu Sibiyra” diyerek mütevâzilik gösteriyorsunuz. Türkler bu dünyadan değil deyin bence, Kuzeydoğu Sibirya bile çok bu Türklere :)

Ön Eskimo dilinden kelimeler almışız demek. Ancak o kelimeler neler örnek vermiyorsunuz bir tek “kayak” dediniz ki Türkçedeki “kayık” (Eski Türkçe kayguk) ve “kayak” (1928'de türetilmiştir kay- > kayak) ile köken olarak alâkası bile yoktur. Hadi bana inanmıyorsunuz ben Türk'üm. O zaman size sizin gibi Hint-Avrupalı bir dilciden örnek vereyim kendisi Ermeni bir vatandaşımız Sevan Nişanyan => kayak Alttaki açıklamayı da aktarayım;

~İng kayak Eskimo kayığı ~İnuit kayak "erkek aracı", erkeklere özgü kayık <İnuit ka “erkek”

● Karş. İnuit umiak (kadın kayığı). Tü kayık veya kayak ile etimolojik ilişkisi sözkonusu değildir.


Aynı sözlükten “kayık” ve “kayak”a da bakalım => kayık => kayak

urartular ile ermeniler aynı ırka mensup olup(kaukasoid ama ayrı alt gruplarda) fazla nüfusları yoktu çünkü kafkaslardan gelen birkaç kabileden ibaretti


Koskoca Urartu Medeniyeti'ni kurmuş olan Urartular “Kafkaslardan gelen birkaç kabile” idi öyle mi? Zaten Hint-Avrupa dili konuşmayan herkes “birkaç kabile”dir dünyada...

anadoluda hint-avrupalı kavimler yoğunlğu vardı hittit luwi lidialı karyalı likyalı halklar gibi...
oysa gelen türkler mongoloiddi (yani tamamen ayrı bir ırka mensuptular) ve fazla iz bırakmadılar yani sen ırk, kültür ve genetik komponent olarak hiç türk değilsin sadece türkçe dili beğenmiş anadolulu hint-avrupalı(ermeni rum vs...)
sen dilbilimci değilsin ve dilbilimcilere göre göktürk yazısı aramiceden türemiştir ve hatta aramice ile ondan türeyen başka alfabelerin arasındaki farklılıklarından daha az miktarda sapıyor (bak mesela moğol, kharosthi vs yazıları)


Anadoluda Hint-Avrupalı kavimler yoğundu diyorsun da hep 2000-3000 yıl geriye gidip orada kalıyorsunuz. Anadolu'da bilinen en eski kavim Hattilerdir ve Kafkasyan dil konuşurlardı 8000 yıl önceye gider kökenleri. Sizin Hint-Avrupalı olan Neşa'lar (gerçek adları budur) Karadeniz'in kuzeyinden gelmiştir ve Anadoludaki “ilk Hint-Avrupa dili” konuşan kavimdir. Ve bu Neşalılar, yerel ve aslî unsur olan Hattilerden öylesine etkilendiler ki adlarını bile aldılar, Hitit dediğin ad Hattili, Hatti Ülkesinden olan demektir ve Hattice'dir. Hitit dilinde de çok ciddi bir Hattice etkisi vardır. Hititlerden kalan en eski yazıttaki ilk cümlede bile “alıntı kelimeler” başlar, ekmek (nan) meselâ Aramca'dır, diğerleri Hattice'dir...

Sen dilbilimci değilsin demişsin, peki sen dilbilimci misin? Ben bir otodidakt'ım akademik Türkoloji eğitimim yok, kendi kendime öğreniyorum. Nişanyan'ın da akademik eğitimi yok ama adam biliyor, önemli olan kendini yetiştirmek, öğrenme ille de dört duvar arasında, tabelasında “mektep” yazan yerde olmaz, hele ki günümüzde.

Göktük yazısı konusunda gerekli bilgileri verdim, bundan sonrası senin Türk takıntınla (Türkofobia) ilgilidir. Yâni mesele Türkbilim alanından çıkar ruhbilim alanına girer. O alanda konuşacak kadar bilgim yok.

aramca bet=>B harfi ve türkler o harfi aldıklarında (b sesi ifade etmek için) otamatikman be/eb ev ifade eden bir şekil/harf oldu


Hadi dediğin gibi olsun Aramca'dan bet'i alıp eb yapmışız, fakat bu durumda da Aramların yaşadığı bölgeye “yakın bir yerlerde” yaşadığımız sonucu çıkar. Hani Eskimoca'dan “kayık”ı almışız ya, bu nedenle Lena'nın oralarda yaşamamız gerekirdi onun gibi. Bu durumda, Ön Törükçe'nin anayurdu konusunda daha önce yazdıklarımı kabul etmek zorunda kalırsın. Ama sen kendinle çelişmeye alışkınsın.

verdiğim linki okudun mu, elma/alma ne türk ne de altaik ne kökü (almak) ne de fonetiği yok (e den sonra nasıl a gelir) ve altın, bakır, betik, tengri, demir, çerig, bey, kaşık gibi kelimeler yenisey çince ve nenets gibi siberya ile doğu asya dillerinden alınmadır

ingilizcen varsa bunu kolayca anlarsın ve ordaki belgede (en saygın altaistlerden Dybo tarafından hazırlanan) alıntı kelimelrin sadece bir kısmı gösterildi ve daha onlarcası var.


Verdiğin bağlantıdaki yazılanları okudum. Arada doğru bilgiler de olduğu gibi Dybo'nun şahsi zorlama çıkarımları da var. Diğer adı geçen dilcilerin de öyle...

Verdiğin bağlantıyı ve o sitenin başka sayfalarını da okudum aynı sitede şöyle bölümlerde var => Sumerian-Türkic Lexical Convergences bir bakıver.

Madem bu sitede ya da herhangi bir sitede yazılanları hemen kabul ediyorsun, kendi verdiğin sitede bunlar ve bezeri yazılar da var. Bunları da kabul ediyor musun? Site senin verdiğin site benim bulup da verdiğim bir site değil.
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 19 Ara 2010, 16:34 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

ÖncekiSoñraki

Dön Eleştiri, kutlama

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 4 konuk

cron
Reputation System ©'