Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Söylev ve Nutuk - Kağan Bahadır

Yérgi, övgü, eleştiri, kınama azı kutlama yazılarını içerir.

Söylev ve Nutuk - Kağan Bahadır

İletigönderen Kagan_Bahadir » 13 Tem 2010, 23:24

SÖYLEV VE NUTUK

Mustafa Kemal Atatürk’ü doğru anlamamız, kuşaktan kuşağa yaymamız için gerekli olan en önemli eser Söylev kitabıdır.
Kişiyi (eğer gerçekçi ise), kendisinden daha iyi kimse anlatamaz. Mustafa Kemal Atatürk’ü doğru anlamamız için Söylev ve Çanakkale savaşını anlattığı eserler okunmalıdır.
1930′lu yıllar ile 2000′li yıllar arsında, Türkçe konuşma ve yazma açısından büyük ve olumlu farklar bulunmaktadır. Dil devriminin olumlu etkileri ile Türkçe büyük oranda yalınlaşmıştır.
Fakat, 2000′li yıllarda bile Söylev kitabının, o yıllarda yazılmış şekliyle okunması ve okutulması gerektiğini savunan kimi kişiler vardır. Bu kişiler, büyük olasılıkla Atatürk’ü halka tanıtmak istemeyen, kalıplara sokmak isteyen kimselerdir.
Bunlar “birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafa etmektir” demeyi büyük bir olay sanırlar. Oysa ki bir çok genç, bu tümcede yer alan “ilelebet”, “muhafaza”, “müdafa” sözcüklerini anlamamaktadır. Anlamadığı durumda bile, çocuklara bu tümceleri ezberletmek, Atatürk’ün düşüncelerini anlatmaktan çok onun düşüncelerini “eski dil” ve “eski düşünce” durumuna getirmektir.
Oysa “birinci görevin, Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti’ni sonsuza değin korumak ve savunmaktır” demek, hem Atamızın düşüncelerini daha kolay anlatmağa, hem de ezberci mantıktan kurtarmağa yarar. Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkündür. Söylev kitabının tümü özleşse, mütareke, istiklal, harp, ittifak türü kavramların yerine öz Türkçeleri yerleştirilse hem genç beyinler bu köhne “kelimeler” yerine, yeni “sözcükler” ile tanışmış olur. Sanırım (başbakan da içinde olmak üzere) öz Türkçe karşıtı kişiler, asıl bu anlatıma karşılar.
Öz Türkçe’ye karşı olmak, dil devrimine karşı olmaktır. Dil devrimine karşı olmaksa Atatürk’e karşı olmakla eşdeğerdir.

Kağan Bahadır
  • 0

Kagan_Bahadir
İlgili
İlgili
 
İleti: 8
Katılım: 13 Tem 2010, 23:15
Değerleme: 0

Ynt: Söylev ve Nutuk - Kağan Bahadır

İletigönderen Baturalptürk » 04 Eki 2014, 00:15

Ökeliği dünyayı tutmuş önderimizin Türkçe yazdığı "Gençliğe Hitabe"nin özgün dilinden okunmasını savunanlar, Atatürk'ü halka tanıtmak istemeyenlermiş. Çok güldüm, bir o kadar da üzüldüm! Edebî metindir bu, Atatürk ve Türkçe için en azından bu metnin orijinalinden öğrenilmesinin müdafaa edilmesini beklerdim. Bunun yerine, "ilelebet, muhafaza, müdafaa" sözcüklerinin bilinmediği savlanıyor ki bu tümüyle eğitim sistemimizin sorunudur. Sistem düzgün olmadığı sürece hangi dile çevirirsen çevir kimseyi etkilemez. Özgün dilinin korunuyor olmasındandır ki Gençliğe Hitabe'nin çoğu sözü sloganlaşmıştır.

Dil Devrimi'nin de eskiyi reddetmek olmadığını er geç anlayacağız umarım.

Sözlükçük
öke: dâhi (TDK)
ökelik: deha (TDK)
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 59

Re: Söylev ve Nutuk - Kağan Bahadır

İletigönderen Oktay D. » 04 Eki 2014, 00:45

Ben de Baturalptürk'e katılıyorum. Dil Devrimi, eskiyi reddetmek değildir. Ayrıca "çeviri" ile "özgün metin" arasındaki farkı añlatmaya gérek yok sanırım. Belki Atatürk bugün olsa başka sözcükler kullanırdı, ancak o gün o dönemde o sözcükleri kullandı. Hatta dikkat edilirse, Osmanlı hanedanlığıyla ve İstanbul hükümetiyle ilgili bölümlerde biraz Osmanlıca kullanırken, kuvây-i milliye ve devrimlerle ilgili konuşurken yalıñ Türkçe kullanmış. Bu da, Atatürk'üñ o metinde her sözcüğü dikkatlice seçtiği añlamına geliyor ki değiştirmek, bu açıdan añlamsızlıklar yaratacaktır okuyucuda.

Dipçe.
öke, ökelik yerine öğe, öğelik dénmesi gerekir diye düşünüyorum. Çünkü ȫ- "düşünmek" sözcüğüne -ge eki getirilerek oluşmuş olup, eski metinlerde gef'in kef diye yañlış okunması soñucu ve Oğuzca dışı ağız ve dillerde geçtiği biçimler yüzünden bu şekilde yayılmıştır.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7708
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4051

Re: Söylev ve Nutuk - Kağan Bahadır

İletigönderen D. Can Aktan » 04 Eki 2014, 12:51

Hıfzı Veldet Velidedeoğlu'nun "Atatürkçü düşünce açısından önem taşımayan ayrıntılara ilişkin kimi bölümleri" kısaltarak yazdığı Söylev'den sonra Nutuk'un sadeleştirilmesi fikrinden soğudum. Ha, gerçekten anlaşılmayacak kelimeler için sözlükçe içeren bir edisyon hazırlanması gerektiğini düşünüyorum, ama bu sözlükçe de mümkünse "müdafaa: savunma, defans" türünde bir madde içermesin.
  • 5

Üyelik görseli
D. Can Aktan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 479
Katılım: 16 Ara 2008, 20:30
Konum: Ankara
Değerleme: 21

Re: Söylev ve Nutuk - Kağan Bahadır

İletigönderen M.calli » 05 Eki 2014, 15:06

burada kağana katılamadan geçemeyeceğim mustafa kemal çok uzun zamandır bir yerde kutsallaştırılarak toplumdan kopartıldı atatürk ismi altında dokunulmaz düşünülmez biçime getirildi burada konuştuğunuz nende biraz bu duruma benziyor söylev kutsal bir metin değildir önemli olan toplumun ona düşünce olarak erişebilmesidir ki bu betiği mustafa kemal atatürkün istediği yönde türkçe bir biçimde yazmak hiçbir durumda karşı konulabilecek bir durum değildir ve eklemem gerekirse ben bütünüyle türkçe olmasada yeni çevirilerden birisini okuşmuştum epey iyiydi bakınca kimin çevirdiğini yazarım
  • 0

M.calli
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1045
Katılım: 05 Oca 2014, 23:49
Konum: kocaeli
Değerleme: 530


Dön Eleştiri, kutlama

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'