Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Ulus birliği, dilin tekliği! (Kutlama)

Yérgi, övgü, eleştiri, kınama azı kutlama yazılarını içerir.

Ulus birliği, dilin tekliği! (Kutlama)

İletigönderen YİĞİT TULGA » 04 Ağu 2009, 18:58

Uğrola,
Kyn: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=9535

Yapmacık bozkurt ulumalarına inanmayın!  

Sayın yazar üzündürücü bir yazı yazmış. Kendisini yürekten kutluyorum.

Sahte bozkurt ulumalarına inanmayın!  
Her zaman belirttiğimiz gibi, Osmanlı, etnik derneklerin birer siyasî organizasyon hâlini alması ile kısa sürede dağılıverdi. Bu etnik dernekleri mutlaka bir veya birkaç büyük devlet dışarıdan destekliyordu. Gerekçe hep aynıydı: “Hürriyet, kardeşlik, eşitlik” vesaire.
Bugün de ülkeyi ortasından ikiye ayırmak için “demokratikleşme” diyorlar!
Bu dernekler önce dil dahil, kültürel haklarını aldılar. Her etnik grubun, kendi siyasi partisini kurması, Osmanlıcılığı yıktı. Sonra İslâmcılık ile Araplar devlet bünyesinde tutulmak istendi. O da mümkün olmayınca Türkçülük’ten başka çare kalmadı.

* * *
Türkiye Cumhuriyeti, “Ne mutlu Türküm diyene” felsefesi temel alınarak kuruldu. Bugün ise devletin başında bu felsefeyi ilkel bulduğunu açıklayan bir kişi var! Devlet için bundan daha başka bir tehdit aramaya lüzum var mı?
Mustafa Kemal Atatürk, ölümünden sonra, Türkiye’deki bütün siyasî tartışmaların merkezi oldu. Bu durum, Atatürk’ün, kurucusu olduğu devlete kazandırdığı kuruluş felsefesinden ileri geliyordu. Atatürkçülük veya Kemalizm olarak da sistemleştirilmek istenen bu felsefe, bazıları tarafından zannedildiği gibi sadece altı oktan ibaret değildi. Suat İlhan’ın belirttiği gibi, “Atatürkçülük; altı ilkesine taban oluşturan tam bağımsızlık, millet egemenliği, hukukun üstünlüğü ve ulus devlet genel ilkelerine dayanır.”  
Avrupa Birliği adı altında, Avrupa ülkeleri bütünleşmeye giderken, Türkiye’ye dayatılan, tam bağımsızlıktan da, millet egemenliğinden de, ulus devletten de vazgeçmesidir.
Bugün Yunanistan’ın elinde olan bütün topraklar Etniki Eterya adlı dernek tarafından Türkler’in elinden alınmıştır.
Bugün PKK, aynı roldedir.
Türkiye Cumhuriyeti devletinin, ülkesiyle ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü sağlayan, dilin tekliği ilkesidir. Bütün güçleri ile önce bu ilkeyi çökertmeye çalışmalarının sebebi, dil birliğinin dağılması ile her alanda unufak olmanın baş göstereceği şeklindeki bilimsel kabuldür. Tabii sadece kültürel ögelerle oynamıyorlar. ABD-İngiltere-İsrail Koalisyonu’na ait şirketlerin de katkılarıyla IMF-Dünya Bankası yasaları, Türk parlamentosundan bir bir geçirildi.
Türkiye topraklarında ekonomik anlamda Türk egemenliğini ortadan kaldırdılar. Sıra siyasi egemenliğe geldi!
Türkiye ekonomik, kültürel ve siyasî bir işgal altındadır. Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yıpratmaya dönük faaliyetler, kuşatmanın askerî boyutudur.

* * *
Ergenekon’da sıkışan Türkler’e bir bozkurt, maden yolunu göstermişti; şimdiki çıkış yolu da yine madenlerden petrol ve doğalgazdan geçiyor. Türkiye’nin gücünü bu yüzden zayıflatmaya çalışıyorlar. Petrol ve maden yasaları bu yüzden Amerika’nın istediği gibi çıkarılıyor!
Türk Milleti, Bilge Kağan’ın dediği gibi karnı doyduğu zaman açlık nedir düşünmez! Üç beş gün için karnını doyuranın peşinden gidebilir! Zaten bugünkü tablonun asıl sebebi budur! Milletin yeniden ayağa kalkması için Kutluk Kağan gibi, Alparslan gibi Mustafa Kemal gibi bir bozkurdun öne düşüp yol göstermesi gerekiyor. Fakat burada da sorun var! Bozkurt taklidi yaparak, biraz uluduktan sonra, milleti uyutanlar var!
Önündekinin sahte bozkurt olduğunu anlayanlar ile anlamayanlar arasındaki çekişme de düşmanın işine yarıyor!
Bu arada millet kendi vatanında köle durumuna düşürülüyor! Bütün mesele burada düğümleniyor! Millet, bozkurt diye önüne düşenin “görevli” olduğunu, bugüne kadar kendisine verilen emirleri uyguladığını anlayamazsa, iş işten geçmiş olacak!
Gerçi ondan sonra da Türk Milleti, kendisini koruyacak önlemleri almaya muktedirdir. Çünkü gerçekten inanmış bir Türk, bir ordu demektir. Hangi çılgın ona zincir vurabilir veya onun ilini ve töresini kim bozabilir ki?


Yazarın da "inceden" değindiği gibi kimileyin güdümen ulumalar afkurarak kubaranlar (böbürlenenler) çoğunlukla AB-D karşıtlığı konusunda kesin bir tutum takınmıyorlar: Bunlar düpedüz "yavumuzdur" (düşmanımızdır) diyemiyorlar.
Topraklarımız yağmalanıyor, dilimiz, onurumuz aşağılanıyor, ulusal eğitimimiz ikirciğe, bozuma (İHL) uğratılıyor, toplum sağlığımız ne idüğü bilinmez uluslararası yağmacılara satılıyor... Gemialanlarımız (limanlarımız),  demirinden kömürüne takır takır çalışarak akça (para) basan işletmelerimiz, uçakalanlarımız (havaalanlarımız), tarımsal dayanaklarımız, kendimize yettiğimiz, güvendiğimiz ne varsa birer ikişer dışa bağlatılıyor.

Göklerinde yavuların (düşmanların) cerek (cirit) attığı Türk yurdunda tırsık, yapmacık ulumalar belli belirsiz yankılanıyor. Topluma önderlik edeceği umulanlar kişisel çıkarlarının ardında yuvarlanıyorlar. Kan içici yavulardan (düşmanlardan) koldaşlık (iş ortaklığı, iş arkadaşlığı) umuyorlar.

Attila olunmalı, Timur, Kürşat, Alparslan olunmalı; Kutluk ile Bilge Kağan olunmalı.

Katkısız bireşimsiz (sentezsiz) yasyalın TÜRK olunmalı.

Uğrola

Dipçe:
koldaşlık -ğı
ad
İş arkadaşlığı.
  • 0

En soñ YİĞİT TULGA tarafından 04 Ağu 2009, 20:01 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 29

Dön Eleştiri, kutlama

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'