Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Sevan Nişanyan'ıñ yañılgılarına yanıtlar

Yérgi, övgü, eleştiri, kınama azı kutlama yazılarını içerir.

Ynt: Sevan Nişanyan uydurmalarına yanıtlar...

İletigönderen toorku » 20 Oca 2015, 08:43

Oktay D. yazdı:Bence yaban sözcüğünü Farsçadan aldığımız kesin. Ancak, Farsçaya nereden geldiği konusunda ben de size katılıyorum. Bir de yaban sözcüğünüñ Türkmencedeki biçimi yāba/yābak olduğu için savıñız oldukça olası görünüyor. Uzun ünlü de cabası. Ancak ben bu sözcüğüñ yābgandan değil de yāba "vahşi, yaban" sözcüğüne çoğul eki +(A)n getirilerek oluştuğunu sanıyorum. Uygurcada da yawa biçiminde olduğunu söylediñiz. Bu savı kanıtlamak için gereken neñ, Orta Farsça dönemindeki[2] Türkçe kaynaklara bakmak. Ancak o dönemlerde okunur durumda pek bir kaynak yok ne yazık ki...

Bu arada yāvgan sözcüğü EDPT'de[1] geçmektedir.

Dipçe.
[1] Gerard Clauson, "An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish", Oxford, 1972.
[2] Orta Farsça: M.Ö. 3. yy ile M.S. 3.yy arası.



ilginç söyleki biz yabani ya da yabancı vb lerini farsçadaki anlamda (sahra çöl vs gibi anlamları da var ki hiç alakadar etmiyor bizi) kullanmıyoruz farsçadaki şu an biyaban zaten bi- bildiğimiz gibi -sız eki
elimde farsça etimoloji sözlüğü yok yani bunu daha geçmişini bilen varsa düzeltsin oradaki be- birleşmiş de olabilir yaban ile

sanki biz farsçadan direk alsaydık bunu beyyaban diye alırdık aynen beyhude de olduğu gibi

burada zaten orta farsçada viyapan farsçada biyaban yani yaban lafı nerden biyabanla eş olmuş muamma biraz

http://www.etimolojiturkce.com/kelime/yaban
Kelime Kökeni
Farsça biyābān veya yābān بيابان/يابان z "ıssız yer, sahra, çöl" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça (Pehlevice veya Partça) aynı anlama gelen viyāpān sözcüğünden evrilmiştir.
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 935
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1255

Ynt: Sevan Nişanyan'ıñ yañılgılarına yanıtlar

İletigönderen Oktay D. » 20 Oca 2015, 14:47

toorku yazdı:
Bi50likdaha yazdı:Bu düşünceleriniz bu adama bildirmeye çalıştınız mı hiç altığınız tepkiler neler oluyor ?
Türkçenin dilkökeni eksikliği ortada ,m bir çok kişi arıyor genelağda tek bulunan Nişanyanınki ne yazık ki.

Kendiniz yapmayı denediniz mi hiç ?


hey koyun kendi bacağından asılır

bence gereksiz bir çaba olur iletişmeye çalışmak kendisi hasbel kader birşeyler yapar burda da bizler birşeyler yaparız yarışmacı arkadaşlara başarılar dilemek en doğrusu


Ben ve bildiğim birçok kişi iletişime geçti. Yazdıklarımıza yanıt da verdi, çoğunluğunu düzeltti. Örneğin benim için en büyük düzeltme, Türkçe sözcükleri Ana Türkçe döneme kadar kökenlemeye başlamasıdır. Ben kendisine Ana Altayca köklerini de (tıpkı Hint-Avrupa köklerinde olduğu gibi) göstermesini önermiştim, ancak Ana Türkçeye dek gitmeyi tercih etmiş. Soñuçta Ana Altaycanıñ var olmadığını düşünüyor (Moğolcanıñ akraba olmadığını). Öyle düşünen dilbilimciler de var zaten.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6070

Ynt: Sevan Nişanyan'ıñ yañılgılarına yanıtlar

İletigönderen datadeveb » 04 Tem 2020, 13:57

Nişanyan-Sözlük'de karşıma çıkan tutarsızlık.

UYGAR
YTü: uygur "medeni" [ Cumhuriyet - gazete, 1934]
güzel san'atler, en ileri yaratık (mahluk) olan adam oğullarının uygurluğu (medeniyeti) için...
YTü: uygar [ TDK, Felsefe ve Gramer Terimleri, 1942]
uygarlık = Medeniyet = Civilisation
< öz (ETü) Uyġur bir kavim veya kişi adı

Not: Bir Türk kavmi olan Uygur adından serbest çağrışım yoluyla türetilmiş sözcüktür. Uygur adının anlamı ve kökeni meçhuldür. Uyġa- fiili veya +ġar eki Türkçede mevcut değildir. ETü uy- fiili kaydedilmemiştir.

Benzer sözcükler: uygarca, uygarlaşmak, uygarlık


UYMAK
ETü: udu "art, arka" [ Uyğur Kağan Yazıtı, 759]
ben Seleŋe keçe uḏu yorıdım [Selenge nehrini geçip peşisıra yürüdüm]
ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
uḏmak [çırak, şakirt, uşak] (...) uḏu [art, peş] (...) uḏladı [peşinden gitti]
OTü: udmak "ardından gitmek" [ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
uḏup biri birke yorır öŋ soŋa [biri birine uyup ömlü arkalı yürür]
KTü: "... inanmak" [ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
eger siz Teŋrini sever bolsaŋız uyuŋız maŋa [inanın bana] kim Teŋri teˁālā sizni sevgey
<< ETü *ud- ardından gitmek, izlemek, uymak

Not: Sesliyi izleyen ETü /d/ ses birimi 11. yy Hakani Türkçesinde /ḏ/, Oğuzcada /y/ ve Kıpçakça ile birlikte bazı Oğuzca örneklerde /z/ halini alır. TTü uy- fiilinin yerel varyantlarında ve bazı türevlerde bu nedenle uz- biçimi görülür. Karş. uzlaş-.

Benzer sözcükler: uyarınca, uyulmak, uyum, uyumsuz, uyuşmak

Bu maddeye gönderenler: uyak, uyarla-, uydu, uydur-, uygula-, uygun, uyluk, uyruk
  • 0

Çok dil bilgisi olan birisi değilim. Hakkınızı helal edin.

Kelime-i Tevhid söyleyelim. Çok tövbe edelim. Kuran-ı Kerim okuyalım, onunla edim "amel" edelim, salih kul olalım. Allahu Teâlâ kabul etsin.

Canlı yazışmalar > OTK: https://discord.gg/ZrDbZgd
Üyelik görseli
datadeveb
Deveb Önyüz Çatısı
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2544
Katılım: 31 Tem 2018, 18:20
Değerleme: 1152

Ynt: Sevan Nişanyan'ıñ yañılgılarına yanıtlar

İletigönderen Körmös » 15 Eyl 2020, 14:48

Bir tutarsızlık da benden:

Kamal
Dil Devrimi doğrultusunda dönemin cumhurbaşkanının adı 2-3 Şubat 1935'te yayımlanan bir tebliğle Kamâl Atatürk olarak değiştirilmiş ve bu sözcüğün Eski Türkçe "ordu ve kale" anlamına geldiği bildirilmiştir. Bu yorumun akıl süzgecinden geçebilecek bir dayanağı bulunmaz.


Bu açıklama, Nişanyan'ın Türkçe adlar sözlüğündeki Kamal bölümüne iye. Ancak açıp çeviriye Kazakça'da ki "kale" sözcüğüne bakalım: Қамал, Latin imgeleriyle Qamal. Bu sözcük günümüzde kale anlamında kullanılıyorsa, nice us süzgecinden geçebilecek bir dayanağı olamaz?!
  • 0

Körmös
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 21
Katılım: 13 Eyl 2020, 23:50
Değerleme: 13

Önceki

Dön Eleştiri, kutlama

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

cron
Reputation System ©'