Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Önerilmiş Karşılıklar

Dil üzerine yaptığıñız araştırmaları, kişisel çalışmaları içerir.

Önerilmiş Karşılıklar

İletigönderen Türkeröz » 03 Mar 2013, 03:18

Türkçedeki Arapça kökenli sözcükler için TDK tarafından önerilen karşılıklar
Dil Devrimi sırasında TDK tarafından Osmanlıca'dan geçmiş Arapça kökenli sözcükler için önerilen karşılıklar
Osmanlıca biçimi ve yazılışı Türkçe yazılışı TDK'nin önerdiği karşılık Notlar
acele * acele ivedi ** ivmek kökünden
عضله ˤaḍale adele kas kasmak eyleminden türetilmiştir.
ˤaff etmek* affetmek bağışlamak Günümüzde affetmek hala kullanımdadır.
aile * aile ocak *
عقد ˤaqd
*, مقاوله mukâvele || akit, mukavele || sözleşme, anlaşma
aghl * akıl us ** Günümüzde us daha az kullanılmakla birlikte, uslu vb. kelimeler türetmiştir.
عامل ˤâmil amil etken
asr * asır yüzyıl
بارز bâriz * bariz kesin, belli
بسيط basîṭ
* || basit || kolay || Günümüzde her iki sözcükte kullanımdadır.
bazı * bazı kimi
beyaz * beyaz ak
camîa * camîa topluluk
cebren cebren zorla
celse * celse oturum
ceninisakıt ceninisakıt düşük düşmek eyleminden türetilmiştir.
جنوب cenûb cenup güney
ceraat ceraat irin
جواب cevâb * cevap yanıt
civarı * civarı dolayları
جمله cümle * cümle tümce **
چهره çehre * çehre yüz
çeşit*,*** çeşit tür
دفعه defˤa
*, کره kere * || defa, kere || kez
daˤir * dair ilişkin
daire * daire yuvarlak
define * define gömü gömmek eyleminden türetilmiştir.
delil * delil kanıt
درد derd * dert ağrı dert anlam değişikliğine uğramıştır. Günümüzde her iki sözcükte farklı anlamlarda kullanımdadır.
دور devr * devir çağ
دوره devre * devre dönem
ابعاد ebˤâd
* || ebat || boyut || ebˤâd
sözcüğü بعد  (buˤd
, buut sözcüğünün çoğuludur.
ابدى ebedî * ebedî sonsuz son sözcüğünden türetilmiştir.
اجداد ecdâd ecdat ata
اجل ecel * ecel ölüm
edebiyyat * edebiyat yazın
ehemmiyyet ehemmiyet önem
emr * emir buyruk **
امنيت emniyyet * emniyet güvenlik güven sözcüğünden türetilmiştir.
اثر eser * eser yapıt yapmak eyleminden türetilmiştir.
اسير esîr * esir tutsak tutmak eyleminden türetilmiştir.
etraf * etraf ortalık
اوراق evrâk * evrak belge
اول evvel * evvel önce ön sözcüğünden türetilmiştir.
فعال faˤâl
* || faal || etkin  || etmek eyleminden türetilmiştir.
fakir, fukara * fakir yoksul yok sözcüğünden türetilmiştir.
فن fenn *, علم ˤilm * fen, ilim bilim bilmek eyleminden türetilmiştir.
fırkat fırkat ayrılık ayrı sözcüğünden türetilmiştir.
fikr * fikir görüş görmek eyleminden türetilmiştir.
فعل fiˤl * fiil eylem eylemek eyleminden türetilmiştir.
غرب garb garp batı batmak eyleminden türetilmiştir.
غير gayr gayri olmayan, başka, dışı gayrimüslim vb. bir kaç sözcük dışında eski biçim kullanılmamaktadır.
hadise * hadise olay olmak eyleminden türetilmiştir.
حافظه hâfıza * hafıza bellek bellemek eyleminden türetilmiştir.
hafif * hafif yeğni ** Önerilen sözcük yaygınlaşamamıştır.
حفريات hafriyyât hafriyat kazı kazmak eyleminden türetilmiştir.
حق hakk * hak pay hak kelimesi başka anlamlara da sahip olduğundan günümüzde hala kullanımdadır.
حقيقت hakîkat * hakikat gerçek
حاكم hâkim * hâkim yargıç
حال hâl *, وضعيت vazˤiyet * hâl, vaziyet durum
خليطه halîta halita alaşım
haˤmile * hamile gebe
خراب harâb *, ویران viran *** harap, viran yıkık
حرارت harâret * hararet ısı , sıcaklık
harekkat * hareket devinim ** devinmek eyleminden türetilmiştir.
حرف harf * harf ses, imce **
hassas * hassas duyarlı
حشره haşere * haşere böcek
خطا hatâ *, قصور kusûr * hata, kusur yanlış yanılmak eyleminden türetilmiştir.
خاطره hâtıra * hatıra anı
حيات hayât *, عمر ömr * hayat, ömür yaşam
حيثيت haysiyyet * haysiyet saygınlık
هديه hediyye * hediye armağan
حدت hiddet * hiddet kızgınlık, öfke
hikâye * hikâye öykü
خلاف hilâf hilaf karşıt
his * his duygu
خواجه hôca * hoca öğretmen öğretmek eyleminden türetilmiştir.
hukuk * hukuk tüze ** tüze sözcüğü yaygınlaşamasa da, bundan türetilen tüzük yaygın olarak kullanımdadır.
خصوص husûs husus konu
حضور huzûr * huzur dirlik **
hucre * hücre göze **
هجوم hücûm * hücum saldırı
حرمت hürmet * hürmet saygı
ابتدائی ibtidâ'î iptidai ilkel
افتخار iftihâr * iftihar övünme övünmek eyleminden türetilmiştir.
ihtiras * ihtiras tutku tutmak eyleminden türetilmiştir.
ihtiyâc * ihtiyaç gereksinme or gereksinim gerek sözcüğünden türetilmiştir.
اختيار ihtiyâr * ihtiyar yaşlı
احتياط ihtiyât ihtiyat yedek
iktibas iktibas alıntı
الهام ilhâm * ilham esin
عمار ˤimâr * imar bayındırlık
امكان imkân * imkân olanak
imlâ * imla yazım
imtihân imtihan sınav, yazılı
imtiyâz * imtiyaz ayrıcalık
inhisâr inhisar tekel
insân * insan kul ** Önerilen kul sözcüğü daha çok dini anlam kazanmıştır.
intiba intiba izlenim
intihal intihal aşırma
irtifâˤ irtifa yükseklik
ارثی irsî * irsi kalıtsal, kalıtımsal
اسم ism * isim ad
istirâhat * istirahat dinlenme
استثناء istisnâ' * istisna aykırı
iştigâl iştigal uğraş / uğraşı
iştirâk * iştirak ortaklık
izâh * izah açıklama
izdivâc izdivaç evlilik
kâbiliyet * kabiliyet yetenek / yeti
kader * kader yazgı **
qaffa * kafa baş
kâfi kâfi yeter
كائنات kâ'inât kâinat evren
قلب kalb * kalp yürek
kânûn * kanun yasa
kanunuesasi kanunuesasi anayasa
kâfiye * kafiye uyak
كانون اول kânûn-ı evvel aralık
كانون ثانی kânûn-ı sânî ocak
كلمه kelime * kelime sözcük
ghermez * kırmızı al **
kısm * kısım bölüm
ketab * kitap betik ** Eski Türkçe'den türetilmiştir.
kufr * küfür sövme **
kuvvet * kuvvet güç or erk
küre * küre yuvar **
لطيفه lâtîfe latife şaka
لسان lisân * lisan dil
لغات lûġat lügat sözlük
لزوملو lüzûmlu * lüzumlu gerekli
معاش maˤâş * maaş aylık
maˤbed * mabet tapınak
maddî * maddî özdeksel ** Önerilen sözcük daha çok felsefi metinlerde kullanım bulmuştur.
mafsal mafsal eklem
mağdûr * mağdur kıygın ** Önerilen sözcük neredeyse hiç kullanılmıyor.
maˤlubiyyat mağlubiyet yenilgi
mahfuz mahfuz saklı
mahlûk * mahluk yaratık mahluk kelimesinin çoğulu mahlukat sözcüğüdür.
mahsûl * mahsul ürün
mahsûs * mahsus özgü
maksad *, gaye *, hedef * maksat, gaye, hedef amaç or erek
maˤkûl * makul uygun, elverişli
maˤnâ
*|| mâna || anlam
manevî * manevî tinsel ** Önerilen sözcük daha çok felsefi metinlerde kullanım bulmuştur.
مانع mâniˤ
* || mani || engel
مصرف masraf * masraf gider, harcama
mavi * mavi gökçe ** gök sözcüğünden türetilmiştir. Daha çok kız veya erkek ismi olarak kullanım bulmuştur.
مجبور mecbûr * mecbur zorunlu
مجهول mechûl * meçhul bilinmeyen
مفهوم mefhûm * mefhum kavram kavramak eyleminden türetilmiştir.
مکروه mekrûh mekruh iğrenç mekruh daha çok dini anlamıyla hala kullanımdadır.
melez * melez kırma
مملکت memleket * memleket ülke
مراسم merâsim * merasim tören
مرثيه mersiye mersiye ağıt
meselâ * mesela örneğin
mesele mesele sorun
مسعود mesˤûd * mesut mutlu
maˤsûliyyat * mesuliyet sorumluluk
مشهور meşhûr * meşhur ünlü
مشروبات meşrûbât meşrubat içecek
موقع mevkiˤ
مكان mekân * || mevki, mekân || yer, konum
ميدان meydân *, ساحه sâha meydan, saha alan **
ميل meyl meyil eğim, eğilim eğmek ve eğilmek eyleminden türetilmiştir.
mezar * mezar gömüt ** gömmek eyleminde türetilmiştir.
mirâs * miras kalıt ** kalıt sözcüğü kalıtımsal vb. sözcüklerde türetmiştir.
مسافر misâfir * misafir konuk
مثال misâl * misal örnek
مسکين miskîn * miskin uyuşuk, mıymıntı
معامله muˤâmele * muamele davranış davranmak eyleminde türetilmiştir.
معما muˤammâ muamma bilmece
معاصر muˤâsır muasır çağdaş, güncel
معاون muˤâvin *, yaver *** muavin, yaver yardımcı
معجزه muˤcize * mucize tansık **
محقق muhakkak* muhakkak kesin(likle)
محاربه muhârebe, حرب harb, جنگ cenk *** muharebe, harp, cenk savaş
محتويات muhteviyyât muhteviyat içindekiler
مقدس mukaddes mukaddes kutsal
منتظم muntazam * muntazam düzgün, düzenli
مربع murabbaˤ murabba kare
murafaa murafaa duruşma
معتدل muˤtedil mutedil ılım(lı)
موفقيت muvaffakıyyet muvaffakiyet başarı
مبالغه mübalâga mübalağa abartma
مجادله mücâdele * mücadele çaba, uğraş
mücerrit mücerrit soyut
مدافعه müdâfaˤa müdafaa koruma
مداخله müdâhale * müdahale karışma
مدت müddet * müddet süre
مؤسسه mu'essese müessese kurum
mueyyide müeyyide yaptırım
مهم mühim * mühim önemli
مؤمن mü'min mümin inanan, inançlı
مناسبت münâsebet * münasebet ilişki
مراجعت mürâcaˤat müracaat başvuru
mürekkeb mürekkep birleşmiş, birleşik mürekkep kelimesi başka anlamda hala kullanılmaktadır.
مسابقه müsâbaka müsabaka karşılaşma
مسامحه müsâmaha müsamaha hoşgörü
musavi müsavi eşit
مستهجن müstehcen * müstehcen uygunsuz
مسوده müsvedde * müsvedde taslak
müşahhas müşahhas somut somut sözcüğüne karşıt olarak soyut sözcüğü de türetilmiştir.
müştak müştak türev
مطالعه mütâlâˤa mütalâa düşünce
متارکه mütâreke mütareke antlaşma
متفرق müteferrik müteferrik dağınık
متخصص mütehassıs mütehassıs uzman
mütevâzî * mütevazi alçakgönüllü
muttefik * müttefik bağlaşık **
مزمن müzmin müzmin süreğen
نغمه nağme nağme ezgi
nafile * nafile boşuna
نصيحت nasîhat * nasihat öğüt
nâzır nazır bakan
نفس nefes * nefes soluk
nesiç nesiç doku
nesl * nesil kuşak
نتيجه netîce * netice sonuç
nezif nezif kanama
nısf nısıf yarı(m)
نهايت nihâyet * nihayet son(unda)
نكاح nikâh * nikâh düğün Günümüzde her iki sözcükte anlam farkı içerecek biçimde kullanımdadır.
نسبت nisbet * nispet oran
نطق nutk * nutuk söylev
ragmen * rağmen karşın
رأی re'y rey oy
رئيس re'îs reis başkan
ruh * ruh tin ** tin sözcüğünden tinsel sözcüğü de türetilmiştir.
rutûbet * rutubet nem İlginç bir biçimde, önerilen nem kelimesi de Farsça kökenlidir.
رؤيا rü'ya * rüya düş
ساده sâde *,*** sade yalın
sahip * sahip iye **
sahte * sahte düzmece
samimî * samimi içten
سطح sath satıh yüzey
سياره sayyâre seyyare araba
سبب sebeb * sebep neden
safarat sefaret büyükelçilik
سلامت selâmet selamet esenlik
سما semâ sema gök
سنه sene * sene yıl
seviye * seviye düzey
صحت sıhhat sıhhat sağlık
sihr * sihir büyü
صحبت sohbet * sohbet söyleşi Önerilen kelime yeni anlamlarda yüklenmiştir.
سؤال su'âl sual soru
صلح sulh sulh barış
sunî suni yapay yapmak eyleminden türetilmiştir.
سکوت sükût sükût sessizlik
sürˤat
* || sürat || hız
şâhid * şahit tanık tanımak eyleminden türetilmiştir.
şair şair ozan
شرق şark şark doğu doğmak eyleminden türetilmiştir.
şart * şart koşul
şatafat(lı) şatafat(lı) gösteriş(li)
şehir * şehir kent
شمال şimâl şimal kuzey
şuˤûr
*|| şuur || bilinç || bilmek eyleminden türetilmiştir.
şübheli şüpheli sanık sanmak eyleminden türetilmiştir.
tabaqqa tabaka katman
طبيعت ṭabîˤat * tabiat doğa doğmak eyleminden türetilmiştir.
طبيعى ṭabîˤî * tabii doğal
taˤbîr, ifâde* tabir, ifade deyiş**
tahlil tahlil inceleme
tahmin * tahmin kestirim **
taˤkib* takip izlem ** izlemek eyleminden türetilmiştir.
طلب ṭaleb * talep istek istemek eyleminden türetilmiştir.
طلبه ṭalebe talebe öğrenci Arapça talebe sözcüğü طالب (ṭâlib) sözcüğünün çoğuludur.
تعمير taˤmîr *, تعديلات taˤdîlât * tamir, tadilat onarım onarmak eyleminden türetilmiştir.
taraf * taraf yan
taraftar * taraftar yandaş
tarih tarih günay ** gün ve ay sözcükleri yanyana getirilerek türetilmiştir.
tasallut tasallut sarkıntılık
tasavvur tasavvur canlandırma, tasarı
tasdîk tasdik onay
tashîh tashih düzeltme
تصوير tasvîr * tasvir betimleme
طياره tayyâre tayyare uçak uçmak eyleminden türetilmiştir.
توصيه tavsiye * tavsiye salık
تعادل teˤâdül teadül denklik
تعامل teˤâmül teamül tepkime, davranış
tebessüm tebessüm gülümseme
تبديل tebdîl tebdil değişiklik
تبريك tebrîk * tebrik kutlama
تجلى tecellî tecelli belirme
تجسم tecessüm tecessüm görünme
tecrübe * tecrübe deneyim
techîzât teçhizat donanım
tedavi tedavi sağaltım **
tedbîr * tedbir önlem
te'essür teessür üzüntü
تكامل tekâmül tekamül evrim, başkalaşım
تقاعد tekaˤüd tekaüt emeklilik
tekeffül tekeffül yükümlenme
تكليف teklîf * teklif öneri
tekrar * tekrar yine
تلاش telâş * telaş tasa, kaygı
tenâsüb tenasüp uyum
تنبيه tenbîh * tembih uyarı
تنبل tenbel *, *** tembel haylaz
tercîh etmek * tercih etmek yeğlemek
tercüme * tercüme çeviri
tesir * tesir etki
teşhis teşhis tanı tanımak eyleminde türetilmiştir.
تشرين اول teşrîn-i evvel ekim
تشرين ثانی teşrîn-i sânî kasım
teşvik * teşvik özendirme, kışkırtma
usûl * usul yöntem
unvan ünvan san
uslup üslup biçem
vaˤd * vaat söz
vakˤâ vaka olay
vakûr vakur ağır başlı
vasf * vasıf nitelik
vâsi vâsi engin
vaz geçmek * vazgeçmek caymak **
وضيفه vazîfe * vazife görev
ve * ve ile
vilâyet* vilayet il
tefsîr * tefsir yorum
ضمير zamîr * zamir adıl **
zaviye zaviye açı
مشكل müşkül müşkül çetin **
* Eski sözcük, önerilen özcük ile birlikte hala kullanımdadır.
** Önerilen sözcük, eski sözcük kadar yaygın kullanılmamaktadır.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2944
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 524

Ynt: Önerilmiş Karşılıklar

İletigönderen Türkçe » 21 Nis 2013, 22:13

Türkeröz yazdı:Türkçedeki Arapça kökenli sözcükler için TDK tarafından önerilen karşılıklar
Dil Devrimi sırasında TDK tarafından Osmanlıca'dan geçmiş Arapça kökenli sözcükler için önerilen karşılıklar
Osmanlıca biçimi ve yazılışı Türkçe yazılışı TDK'nin önerdiği karşılık Notlar
asr * asır yüzyıl
Osmanlı kezinde Türkbaycanıldaki yüz illik sözü gibi yüz yıllık deniyormuş:

Century, yüz yıllık, 'asr.
A Pocket Dictionary of the English and Turkish Languages (1855)
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Önerilmiş Karşılıklar

İletigönderen birtancazin » 30 Haz 2017, 02:00

Hepsi türetim değil, bazıları halk türkçesinden yazılı dile aktarılmıştır
  • 0

birtancazin
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 770
Katılım: 19 May 2017, 00:37
Değerleme: 260


Dön Bilimsel araştırmalar, kişisel çalışmalar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

Reputation System ©'