Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

"Künde" Belirteci

Dil üzerine yaptığıñız araştırmaları, kişisel çalışmaları içerir.

"Künde" Belirteci

İletigönderen Baturalptürk » 07 Oca 2009, 17:10

Anadoluda sıkça kullanılan ve "her gün" anlamına gelen künde sözcüğünü sizlerle paylaşmak istedim. Aslında bu sözcük TDK'nin sözlüğünde de var. Ancak orada bu sözcük günde olarak geçiyor.

Benim görüşüme göre bu sözcüğü künde olarak tutmak gerekiyor. İstanbul Türkçesi'ne uyarlanışı günde olabilir. Ama kullanılabilir olmasını istiyorsak künde kalmalıdır. Düşünsenize günde diye kullansak ne karmaşa olur! Doktor ilaç yazarken, mahkemede davalar görülürken, önemli bir dilekçe yazarken ne yanlışlıklar doğar... Oysa künde gibi duymaya alışık olmadığımız bir sözcük bizim işimizi çok iyi görür.

Bu belirteçle birlikte "her gün" sözünü kısaltmış, Türkçeleştirmiş ve dile bu bakımdan zenginlik katmış olacağız.

Dipçe: Derleme Sözlüğü'nde künde ile günde arasındaki farkı görebilirsiniz (günde sözcüğü DS'de yok). Benim tanık olduğum yörede gün sözcüğü olmasına karşın yine de künde sözcüğünü kullanırlar.
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Oktay D. » 07 Oca 2009, 20:33

künde biçiminiñ kullanılmasına karşıyım. Aynı sözcüğü biçimsel olarak ayırıp iki sözcükmüş gibi kullanmaya karşıyım. g>k dönüşümü olmadan önce karmaşa oluyor muydu ki?

günde "her gün"

Ben hiçbir karmaşa örñeği düşünemedim. Eñ az bir tane gösterir misiñiz?
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8242
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5244

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Baturalptürk » 09 Oca 2009, 12:14

Öncelikle şunu söyleyim ben iki türünün de bulunması gerektiği kanısındayım. Günde sözcüğü de farkında olunmadan da olsa kullanılıyor. "Günde üç öğün yemek yerim" tümcesinde bu anlam her türlü düşünülürse düşünülsün karışıklık olmaz. Ancak kimi durumlarda karmaşa olması kaçınılmazdır:

1. "Günde dışarı çıkarım"-Burada her gün mü yoksa gündüz mü dışarı çıktığım belli değil. Tek tümcede anlatmak olanaksızdır. Çünkü açıklık ilkesine aykırıdır ve bu da anlatım bozukluğudur.

2."Bunları günde konuştu"-Her gün mü konuştu yoksa hanımların toplantısı olan günde mi konuştu tamamen karışık. Anlatım bozukluğu olur.

3."Bunlar günde yapılacak şeyler"
-Her gün mü yoksa hava aydınlandığında mı belli değil. Karışık.

4."Çocuk günde bekliyor"-Çocuk her gün mü bekliyor yoksa güneş ışığının altında mı bekliyor. (Babaannem bu tümceyi çok kullanırdı. O hep güneş ışığına gün derdi)

5."Söz ettiğin günde geliyor" -Burada virgüle dayalı bir karmaşa var. Ancak konuşma dilinde ne kadar duraksasanız da anlam farkı yaratamazsınız. Deneyebilirsiniz...

6."O gündeki koşul"-Bu da konuşma dilinde yaşanacak bir karışıklıktır.
O tarihteki mi demek istiyor yoksa onun her günkü koşul olduğunu mu anlatmak istiyor. Anlayan var mı?

Bunlar gibi sayısız örnek verebiliriz aslında. Hepimiz bir miktar düşünsek ve kullanmaya çalışsak bu sorunlarla karşılaşacağız. Hele ki yaygınlaşmamış bir sözcükten söz ediyorsak afedersiniz ama kullanın da görelim.

Benim amacım zaten kullanılan günde sözcüğünü çok yaygın kullanılabilir bir biçime dönüştürmek. Çünkü çok ama çok az kullanılıyor. Ve bu biçimde de kullanılacağını düşünmüyorum. Bunların canlı örneği olan Anadolu insanı karıştığını görmüş ve çözümünü bulmuş.

Ben uca ile yüce, ır ile yır, cimnastik ile jimnastik vb. sözcüklerde olduğu gibi iki türünün bulunması taraftarıyım. Eğer zorunluluk varsa ve zenginlik yaratacaksa(büyük bir gereksinimi karşılayacaksa) iki türünün bulunması oldukça doğal ve gereklidir. Bu durumdan sobaya eli değmiş bir çocuk gibi kaçmak anlamsız geliyor bana. Gerçekleri görelim, çözüm arayalım...
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen YİĞİT TULGA » 09 Oca 2009, 13:18

Uğrola,
Ben tüm sözcük varlığımızın -eski yeni ayırmaksızın- sözlüklerimizde yerlenmesinden yanayım. Şu 'Kurumcuk' (TDK) dilseverleri utandırmakta sınır tanımıyor. Bilmek, öğrenmek, bilgiyi araştırmak isteyenlerin varlıklarını önemsemiyor: Öğrendirmeyi gereksiz buluyor!. Yadeller (yabancılar) kendilerinden olmayanları bile evir çevir kendine yamamaya uğraşıyor, bizimkiler binlerce sözcüğümüzü kıyıda yanda boğazına çöküp kargılıyor. Ölene değin başından ayrılmıyor. Seğirmesine izlemeye doyamıyor.

Türk gençliği öz varlığını korumanın bekçisi olduğu gibi öz dilini kollamanın da doğal yükümlüsü olduğundan, bu özgün ırasından (orjinal karakterinden) yoksun 'kurumcuk' Atamızın gerendiği (gerekli gördüğü) kurumsal özerk yapısına kavuşana dek bilincimizi açık tutmalı, uyanık olmalıyız.

Sözlükler, nerede Türkçe konuşuluyorsa oradakilerindir; bizimdir, bizimkilerindir, bizimgillerindir...
Yöresel diye, yerel diye sözcükleri budamak demek, kendini arayanları görmemek; üretme, türetme, önerme, yayma olasılıklarını da yokumsatmak (var olanı yok saydırmak) demektir.
'Sözcükler öksüz değildir. Bıçaklatmayız, kargılatmayız', demeliyiz.

Uğrola

Dipçe:
Künde sözcüğü eskin biçim olarak da düşünülerek kullanıma sokulabilir. Güreş oyununda olan "künde" sözcüğü ile benzerliğinin yaratacağı karmaşa dışında bir sakınca görmüyorum.

Dahası, küneş (yıldızbilimde: eski yıldız, çökmekte, sönmekte olan güneş) olabilir.

künemek (ışımak)
küner...ışık yayar, saçar
künegen......ışıklı yıldız, gezegen
küneşim.......ışıklaşım
küneteç........ışık üreteç
künetici.........belki reflektör, belki tepegöz, belki projektör gibi bir gereç
küneme........(ışıma) radyasyon
künem.........ışıma
künemetkin....radyoaktif
künemsel.....radyoaktif
gibi onlarcası olabilir, önerilebilir.

Sizin de gördüğünüz gibi "Kurumcuk" tüm bu baylıktan (zenginlikten), baylaşma (zenginleşme) olasılıklarından bizi (Türk dilini) yoksun bırakıyor...
  • 0

En soñ YİĞİT TULGA tarafından 09 Oca 2009, 13:40 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 34

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Baturalptürk » 09 Oca 2009, 14:33

Bir noktayı da atlamayalım. Güreş terimi olan künde ile anlam ilintisi olmadığından karışmayacaktır. Karışıklık yakın anlamların tek bir sözcüğe yüklenmesinden kaynaklanır. Sözgelimi el, göz gibi sözcüklerin pek çok eş anlamı vardır. Ancak bunlar biribiriyle ilişkili olmadığından hiçbir karmaşaya neden olmaz. Siz merak etmeyin künde"ler karışmaz!
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Yérbey » 09 Oca 2009, 19:04

Kullanımda olan kündeyi "günde" yaparsak, aynı biçimde yağmur > yağmır olmalıdır. Buna benzer başka sözcükler de var ançıp şuan usuma gelmediği üçün yazamıram.
  • 0

- Her şey yoluna girmeden önce işler daha da kötüleşir.
Yérbey
Dérnek Üyesi
 
İleti: 477
Katılım: 16 Eyl 2007, 20:38
Değerleme: 53

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Oktay D. » 09 Oca 2009, 23:29

Burada yağmur, yağmır olmaz. Ama añladım dediğiñizi. Ben onu (tam dönüşmeyi) savunuyorum zaten, çünkü bu tür uyuma girmemiş örñekler 1944 ve soñrasında yañlış diriltmeyle ortaya çıkmıştır.

Bu arada uca ile yüce ap ayrı sözcüklerdir. Biri Ana Türkçe yüçe (kısa ü) diğeri de Ana Türkçe uuça (uzun u ile) sözcüklerinden geliyor.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8242
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5244

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Baturalptürk » 10 Oca 2009, 15:46

Kullanımda olan sözcükleri değiştirerek bugüne uyarlaması diye dayatmak yanlıştır. Sonuçta o da Türkçe öbürü de Türkçe. Ama şunu anlarım yeni diriltilecek sözcükleri (eğer karışıklığa neden olmayacaksa) Çağdaş Türkçe'mize uyarlayalım. Doğrusu da budur.

Öte yandan uca, üce sözcükleri ile yüce sözcüğünün benzeliğini görmemek gülünç olur. Üce ile yüce aynı kökten gelir. Sanırım burada kuşkumuz yok. Lütfen birbirimizin söylediklerinin özüne bakalım...
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Oktay D. » 10 Oca 2009, 16:09

Yoğ özüne bakıyorum. Şimdi ağızlar arasında değişik sesletimler olabiliyor, o yüzden bir sözcüğü kullanımdaki ağızdan yazı diline aktarırken zâten bir dönüşüm yapılmalıdır. Bu dönüşümü Dil Devriminde İstanbul ağzı kuralları olarak belirlemişiz (Biz İstanbul Türkçesi kullanmıyoruz, İstanbul Türkçesiniñ kurallarını kullanıyoruz). Örñeğin Anadolu'nuñ çoğu yerinde gal- biçimi varken, biz bunu İstanbul ağzı kurallarıyla kal- olarak yazıyoruz. Bir kullanımı olduğu gibi yazı diline alamayız, ancak onu Dil Devriminde belirlenen biçimde alabiliriz. Bunuñ nedeni de açık: tutarlılık. Ben sadece tutarlılıktan yañayım.

Dipçe.
Bir sözcüğüñ kökeni onuñ önceki biçimlerine ve sesletimlerine göre yapılır. "Böyle olduğu açıktır" demek bir kanıt değildir. Kaldı ki öyle olduğu "açık" da değildir. Çünkü Ana Türkçede ūça "uca" uzun /u/ içerirken Ana Türkçe yüçe kısa /ü/ içerir[1].
[1] Talât Tekin, "Türk Dillerinde Birincil Uzun Ünlüler", TDK yayınları, Ankara, 1995.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8242
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5244

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Baturalptürk » 11 Oca 2009, 13:07

Ben de zaten öyle düşünüyorum. Kalmak varken galmak tabi güncel dilde kullanılmaz. Benim söylediklerimdeki ayırtı farkı anlaşılmamış. Eğer bir sözcük bugüne uyarlanmış biçimiyle yerleşemiyorsa başka yollar doğal olarak denenmelidir. Bunlardan birisi de Anadolu Ağızlarındaki kullanımı olabilir. Bunun çarpıcı örneklerinden birini de künde olarak verdim. Günde sözcüğünün tüm anlamlarıyla yerleşemeyeceğini savladım. Bunda ne  tutarsızlık olur.

Sözgelimi benim de tanıdığım zırzımuk diye bir sözcük var. Bu Anadolu'da boncuk boncuk olan kar tanesi için söylenir. Tıpkı dağılmış köpük tozancıkları gibidir. Bu sözcüğü Çağdaş Türkçe'ye uyarlarsak zırzımık oluyor. Bu yapılmalıdır işte. Ben de bunu savunuyorum. Bu arada zırzımığı anlamını kaybetmeden başka bir sözcüğe seçenek olarak da kullanabiliriz(örn:yonga vb.)

Ben uca,üce örneğini verirken Tuncer Gülensoy'un sözlüğüne baktım. Ayrıca üce ile yüce sözcüklerinin bambaşka olabileceğine sıcak bakmıyorum. Hangi harfler değiştiyse bile bu olmayacak bir şey midir?
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Oktay D. » 11 Oca 2009, 14:48

Şimdi baktım da sanırım biz farklı uca'lardan söz ediyoruz. Benim söz ettiğim uca sözcüğü "kuyruk sokumu kemiği, oturacak yer" añlamında idi. Türkiye Türkçesi ağızları sözlüğünde "yüce" añlamında bir "uca" daha varmış, ki; o kuşkusuz "yüce" sözcüğünüñ bir sesletimidir. Güncel Türkçe sözlüğe de alınmış çünkü bir halk türküsünde geçiyor(muş). Bilindiği gibi, Güncel Türkçe sözlükteki sözcükler, yazında geçen sözcükleriñ derlemesidir, sesletim ayırt etmez.

Demin sözlükte günde gün kullanımına deñ düştüm. Bu biçimde kullanılırsa karışması olanaksız bence:
günde gün "her gün"
Belki de bileşik yazılmalıdır (añlam özelleşmesi nedeniyle).

Aynı örñekleri (anıktan) kullanırsam:
1. "Günde gün dışarı çıkarım."
2. "Bunları günde gün konuştu."
3. "Bunlar günde gün yapılacak neñler."
4. "Çocuk günde gün bekliyor."
5. "Söz ettiğiñ günde gün geliyor." (özünde özneden soñra virgül konulmalıdır ama karışmadığını göstermek için düzeltmedim)
6. "O günde günkü koşul."
Oldukça güzel geldi, ne dersiñiz? :)
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8242
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5244

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Gökbey » 11 Oca 2009, 15:19

Tutarlılık olmasından yanayım.
Günde demek ile sorun çıkacağına inanmıram. Çünkü dilimizin bir özelliği de vurgulu konuşmaktır. Eñ sıradan eñ mâsum bir sözcüğü söylerken bile yapacağınız ses vurgusuna, yüzünüzdeki mimiklere göre sövüş añlamına bile gelebilmekte ancak hiç bir biçimde karışıklığa neden olmamaktadır.

Bu yüzden, "günde" sözcüğünde uzlaşılmasından yanayım. Eñ azından yazı dilinde böyle olsun. Galıyon mu gâri diye söyleyip, kalıyor musun diye yazmamız gibi...

Oktay'ın soñ verdiği örnekler tam uzlaşı önerisi olmuş.
  • 0

En soñ Gökbey tarafından 11 Oca 2009, 15:21 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Görsel
Göktürkçe Araştırmaları http://kokturukce.blogspot.com
Göktürkçe Günlüğüm http://gokbeyuluc.wordpress.com
Azəricə Dil Araşdırmaları http://dilcilik.blogspot.com
Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1733
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 410

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Baturalptürk » 11 Oca 2009, 19:50

Hala aynı söylemler. Mimiklerle anlatılır diyorsunuz. Yazıda nasıl anlaşacağız. Gerçekleri görmek için nesnel olmalıyız. Ayrıca ben size Arapça, Farsça ya da herhangi bir Avrupa dilinden sözcük önermiyorum. Önerdiğim DS'de birçok örneği bulunan, dedelerimizin, ninelerimizin kullandığı bir sözcük.

Benim künde'deki ısrarım da keyfiyetten değil. Belli bir karışıklık olacağı için söylüyorum. Gün sözcüğünün 11 eş anlamı var. Çok daha fazla deyim ve mecaz anlamı var. Günde'nin de her alanda kullanılması olanaklı değil. Bugünümüz buna örnektir. Günlük yaşamda kimi zaman kullanılır ama gene de yaygınlaşmamıştır. Yaygınlaşmayacaktır.

Ayrıca tutarsızlık filan da kesinlikle olmaz. Belli gereksinimlerimiz varsa burada başka alanlara yönelmek hakkımızdır. Keyfi değil. Ir ile yır bulunuyor tutarsızlık olmuyor, mecburiyetten eklenen harika bir sözcük tutarsızlık oluyor.

Öte yandan "günde gün" günden güne anlamındadır. Bu Türkçe'de bu anlamda. Sen bunun anlamını anlamını değiştirerek kendince günde ile eş kılarsan tutarsızlık ve yanlışlığın en büyüğünü yapmış olursun.
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Oktay D. » 11 Oca 2009, 20:29

günden güne ile her gün arasında ne ayrıt vardır?
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8242
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5244

Ynt: "Künde" Belirteci

İletigönderen Baturalptürk » 12 Oca 2009, 15:46

Doğrusu böyle bir soruyu hiç beklemezdim. Burada günden güne ile her gün sözlerinin arasındaki ayrımı anlatacağım hiç aklıma gelmezdi.

"Günden güne" gün geçtikçe anlamındadır. Yani belli bir durumun birikimli ilerlediğini anlatır. Her gün üstüne koyduğunu öğrenirsiniz.
Örn: Günden güne param artıyor. Günden güne huzurum kaçıyor.vb.

Her gün sözünü açıklamam gereksiz sanırım.

Ben burada tehlikeli bir nokta görüyorum. Bu tür bir yanlış kimse tarafından fark edilmiyor. Üstüne üstlük savunuluyor. Günden güne ile her gün eş tutuluyor. Eleştirilerimiz ve savunularımız tutarlı olmalı...
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 66

Soñraki

Dön Bilimsel araştırmalar, kişisel çalışmalar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'