Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Türkçe Dili ve Matematik

Dil üzerine yaptığıñız araştırmaları, kişisel çalışmaları içerir.

Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen datadeveb » 19 Ağu 2018, 14:29

Uzun zamandır üzerinde düşündüğüm araştırdığım bir konudur matematiksel türkçe. Kendimi yolun başında görmeme rağmen elle tutulur bazı başlangıçlarım var. Bu alanda emek veren çoğu kişi aşağı yukarı aynı şeyleri kendi başlarına bulmuşlardır.

Benim farkettiğim şey şöyle. Genelde şu örneği vererek başlıyorum.

"ben eve gidiyorum" sözü ingilizcede "I am going home" dur.
"eve ben gidiyorum" sözü ingilizcede "I am going home" dur.
"ben gidiyorum eve" sözü ingilizcede "I am going home" dur.
"eve gidiyorum ben" sözü ingilizcede "I am going home" dur.
"gidiyorum ben eve" sözü ingilizcede "I am going home" dur.
"gidiyorum eve ben" sözü ingilizcede "I am going home" dur.

Şimdi bu sözleri ele aldığımızda ilk başta aynı şeyi söylediğini düşünürüz. Aslında biz matematiksel olarak kafada işi bitiriyoruz. O kadar matematik ki beyine çok uyumlu geliyor ve algıladığımız şeyi özleştiriyoruz. Düşününce fark yokmuş sanıyoruz. Fark var aslında. Fazla söze girmeden şöyle yazayım

ben=1, eve=2, gidiyorum=3 diyelim
"1 + 2 + 3"
"2 + 1 + 3"
"1 + 3 + 2"
"2 + 3 + 1"
"3 + 1 + 2"
"3 + 2 + 1"

şeklinde ifade edilecektir. Matematikte bize bu durumun eşit olduğu söylenmektedir. Yukarıda bahsettiğim şeyleri farkettikten sonra artık bu sayıları hem eşittir, hem değildir olarak kabul ediyorum.

Yani işlem sonucu birbirine eşittir. Ama işlem eşit değildir, işlem süreci eşit değildir.

Şimdi yukarıda kurduğum 3 sözcükten oluşan söze gelelim.

"ben eve gidiyorum" diye kişi önce kendisine işaret eder, sonra eve işaret eder, sonra gitmek eylemine işaret eder. Böylelikle sözü duyan kişi ilk başta kişiyi, sonra evi sonra eylemi aklında bir akış olarak canlandırır.

"eve ben gidiyorum" derse eğer önce ev sonra kişi sonra da gitmek eylemini aktarmıştır. Yani sözü işiten kişi önce eve odaklanacak sonra kişiye sonra eyleme odaklanacaktır. Bu durum önceki söze göre farklı bir akış olarak canlanacak ve bunun arasındaki fark belli olacaktır. Diğerlerini de böyle ele alarak bakabilirsin.

Bir diğer konu tekrar sayılara döneyim. Örneğin üstteki işlem listesinden bir tanesini alarak göstereyim.

"3 + 1 + 2" bu işlemi nasıl yaparsın türkçedeki gibi? Önce üç sayısını alırsın bağlama bakarsın toplama işlemi var sonra bir sayısını alırsın toplarsın ne yapar? "4" sayısı. Artık aklında 4 sayısı vardır.

"4 + 2" şeklinde birleştirmeye devam edersin. Önce dört sayısını alırsın bağlama bakar ve iki sayısını alır toplarsın sonuç "6" edecektir.

Yine toplamların sonuçları birbirine eşit olsada akış eşit değildir. Bu nedenle aralarında fark vardır. Yani hem eşittirler hem değildirler.

Türkçe sözlere geri döndüğümüzde biz aynı sözcüklerin yerlerini değiştirerek hepsi aynı şeyi diyor dediğimizde sonucu düşünürek söylüyoruz. Aynı matematikteki gibi sonuca bakarak söyleme olayı. Ancak akışa baktığımızda süreçler birbirinden farklı renklere sahip oluyor. Bu da bize bir özellik sunuyor.

Daha derine inebilir misiniz? Yoksa devrik söz bunlar deyip kendinizi dışarda mı tutarsınız? Türkçe kendi içinde birçok gizli şeyleri taşıyor. Türkçenin kuralları genişletilmeli. Dikkat edin yeni kurallar derken bunlar gelişi güzel bir uydurma olarak değil, matematiksel örgüde olmalı. Geçmişe sıkışıp kalmayın. Çünkü türkçe konuşan insanlar bilinçsizce matematiksel bir dengede konuşurlardı ve günümüze kadar bu dengeler yeterli olurdu. Türkçe matematiksel etkilerin altında geliştirilmelidir. Ama önceki işimiz şu anki türkçenin metamatiksel yüzünü sorunsuz şekilde çıkarmamızdır. Yoksa çok fazla hataları olan çalışmalar yaparız ve geri dönmesi zorlaşır.
  • 5

Sözcüklerle, dillerle uğraşmaya ara verdim. Çok dil bilgisi olan birisi değilim. Hakkınızı helal edin.

Kelime-i Tevhidi söyleyelim. Allah'u Teâlâ'ya çok tövbe edelim inşallah. Kuran-ı Kerim okuyalım, uymaya gayret edelim, salih kul olalım inşallah
Üyelik görseli
datadeveb
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1366
Katılım: 31 Tem 2018, 18:20
Değerleme: 190

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen Oktay D. » 19 Ağu 2018, 16:21

"ben eve gidiyorum" sözü ingilizcede "I am going home" dur.
"eve ben gidiyorum" sözü ingilizcede "I am going home" dur.
"ben gidiyorum eve" sözü ingilizcede "I am going home" dur.
"eve gidiyorum ben" sözü ingilizcede "I am going home" dur.
"gidiyorum ben eve" sözü ingilizcede "I am going home" dur.
"gidiyorum eve ben" sözü ingilizcede "I am going home" dur.

Buradaki Türkçe tümceleriñ İngilizce karşılıkları tümüyle bunlar değil. Örneğin "ben gidiyorum eve" tümcesiniñ İngilizcesi "I am indeed going home" oluyor. Türkçede vurgulamak için yalñızca sıralamayı değiştirebiliyorken İngilizce bu özelliğini yitirmiş o yüzden başka bir tümce kurmak zorunda kalıyor. Ancak bu vurgu sıralaması olayı yalñızca Türkçeye özgü değil, Batı dillerinde de var. Dahası, Latincede vardı. Latince düz vurguda yüklem soñda koñuşulup yazılan bir dildi. Bugünkü torunu olan İtalyanca Latincedeki bu özelliği yitirmiş durumda ancak öñceden o da öyle idi. Örneğin Arapçada da durum böyle, vurgu için sıralama değişitirilebiliyor.
  • 9

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8408
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5649

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen datadeveb » 19 Ağu 2018, 16:57

Türkçe tümcelerin verdiği karşılığı aynı özellikte ingilizcede veremiyoruz. Yani matematiksel etkisi ingilizcede göremiyoruz. Bu arada "indeed" edatını tümce başına veya sonuna yazmanız gerekiyor. Diğer dillerdeki bazı olgular ve yapılar başka dillerde de ortak özellik olarak ele alınabilir. Bu ana konumuz olan türkçe dili ve matematik ilişiğine bir darbe vurmaz.

Henüz matematiksel yüzünü ortaya çıkarmada başlarda olduğumu belirtmiş ve öncelemiştim. Bu konunun öncülerinin bir kısmı günümüzde yaşamıyor.

Şimdi matematikte yer değiştirme özelliğinin 4 işlemlerde nasıl etki yaptığını biliyoruz. İşleçler öncekiyle sonrakini bir araya getirirken oluşturduğu etki türkçede de var.

Ben eve gidiyorum sözcüklerinin arasında toplama etkisi mi, çıkarma etkisi mi, bölme etkisi mi, çarpma etkisi mi var onun yüzünü netleştirmeye çalışıyorum. Örneğin "ben eve" kısmında toplama etkisi varken sonra gelen sözcüğün etkisi çıkarma etkisinde olabilir gibi... (Böyle bir şey olduğunu öne sürmüyorum. Değinmek istediğim kısımların anlaşılması çabasındayım)

Sözcüklerin noktalı değerlerle gösterilebilmesi yani sözcük eklerinin noktadan sonra değerlerde olması gibi durumlar söz konusu olabiliyor bunlara sonra değinmek istiyorum. Şu an sözcüklerin dizilişiyle oluşturulan anlam etkilerini matematiksellikle örtüştürmek ve bunu tartışılmaz duruma eriştirmeye çalışıyorum. Kişisel ilgimle ayırdığım süre bunları çok iyi şekilde yapmaya yeterli olmuyor. Ama geleceğin dili türkçe olacak düşüncesindeyim. Önemli olan matematiksel yüzünü tam olarak ortaya çıkarıp etkin şekilde kullanmaya başlamamız. Türkçe sondan eklemeli sözcük özelliklerine sahip ya. 10.02, 1.345 gibi özellikte oluyor. Önden eklemeyi sayılarla yaptığımızda bu dallandırma etkisinde değil yeni anlam etkisinde oluyor.
  • 0

Sözcüklerle, dillerle uğraşmaya ara verdim. Çok dil bilgisi olan birisi değilim. Hakkınızı helal edin.

Kelime-i Tevhidi söyleyelim. Allah'u Teâlâ'ya çok tövbe edelim inşallah. Kuran-ı Kerim okuyalım, uymaya gayret edelim, salih kul olalım inşallah
Üyelik görseli
datadeveb
Deveb Önyüz Çatısı
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1366
Katılım: 31 Tem 2018, 18:20
Değerleme: 190

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 19 Ağu 2018, 17:06

datadeveb yazdı:"ben eve gidiyorum" diye kişi önce kendisine işaret eder, sonra eve işaret eder, sonra gitmek eylemine işaret eder. Böylelikle sözü duyan kişi ilk başta kişiyi, sonra evi sonra eylemi aklında bir akış olarak canlandırır.


"Ben eve gidiyorum." tümcesinde ilk önce kişi kendisini imliyor işaret ediyor diyorsunuz. Bu doğrudur çünkü ilk olarak "ben" sözcüğü söyleniyor. Ancak, yaptığımız vurgu orada değil ki? "Ben eve gidiyorum." derken daha çok "eve" sözcüğünü vurgularız. Çünkü gitmek eylemi bir sürü yere olabilir ve biz bu tümceyi söylerken usumuzun aslında yapmak istediği yani anlatmak istediği şey karşımızdakine eve gittiğimizi anlatmak. Böyle bir tümceyi kuran kişi karşısındakine ne yapacağını söylemek ister. Yani aslında "ben" sözcüğü o kadar da önemli değil. Burada önemli gitmek eyleminin gerçekleşmesi ve bu eylemin eve gitmek olarak belirtilmesidir. Zaten "gidiyorum" sözcüğü özünde eylemi bizim yaptığımızı anlatıyor. "Ben eve gidiyorum." yerine "Eve gidiyorum." desek de hiçbir şey değişmeyecektir. O yüzden burada vurguların önemsenmesi gerektiğini düşünüyorum. Oktay Bey benim söylemek istediklerimi söze dökmüş. O yüzden onları yazmıyorum.

İkinci tümceye gelecek olursak...

datadeveb yazdı:"eve ben gidiyorum" derse eğer önce ev sonra kişi sonra da gitmek eylemini aktarmıştır. Yani sözü işiten kişi önce eve odaklanacak sonra kişiye sonra eyleme odaklanacaktır. Bu durum önceki söze göre farklı bir akış olarak canlanacak ve bunun arasındaki fark belli olacaktır. Diğerlerini de böyle ele alarak bakabilirsin.


Burada da üstte dediğim gibi bir vurgu var ancak burada gözümüze daha ayrık farklı bir nen şey çarpıyor. O da burada üstte yaptığımız gibi sözcüğü kaldıramayacak olmamızdır. Aslında dilbilgisel olarak kaldırmamızda hiçbir sorun yoktur. Ancak me ve ancak, burada daha ayrık bir olay var. Birisi burada geçtiği gibi "Eve ben gidiyorum." diyorsa bu tümceyi kuran kişinin usu karşısındakine özellikle bu eve gitmek eylemini gerçekleştireni anlatmak ister. Yani bu tümceyi biz kuruyorsak, bunun nedeni eve gittiğimizi söylemek değil, gittiğimiz yerin ev olduğunu belirtmek değil, yalnızca me yalnızca eve giden kişinin "biz" yani "ben" olduğunu söylemektir. Burada "ben" sözcüğünü kaldıramayız çünkü zaten tümceyi kurmamızın nedeni o sözcüğü vurgulamak istememiz.

Şöyle düşünebilirsiniz:
A: Yoruldunuz mu? Eve gidiyor muyuz?
B: Eve ben gidiyorum. Ne yazık ki sizi alabilecek durumda değil evim. Kusura bakmayın.

Umarım istediğimi vurgulayabilmişimdir.

Matematiksel düşünerek Türkçe'ye yaklaşmanız hoşuma gitti ancak biraz daha bu konu üzerine düşünmeniz gerekli bence. Özellikle üstte verdiğiniz "2 + 1 + 3" ile "3 + 1 + 2"nin aynı olması ile ilgili verdiğiniz örnek hoşuma gitti. Ancak, Oktay Bey'in de dediği gibi İngilizce'de bunlar aynı biçimde kurulmuyor. Çünkü bizim dilimizde vurgu özelliği varken onların yoksul ve toplama İngilizce'nin söz varlığında İngilizce kökenli sözcük sayısı aşırı düşüktür. Bildiğimiz gibi İngilizce Angl, Sakson ve Yüt budunlarının dillerinin birleşiminden oluşmuştur. O yüzden toplama diyorum onların dillerine ben. dillerinde yoktur.

Uğrola.
  • 10

Onca olay olduktan sonra,
Niye düşlerim ki bir yokra?
-Tünerik Gezgini
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Dérnek Üyesi
 
İleti: 1396
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: İstanbul
Değerleme: 844

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen datadeveb » 19 Ağu 2018, 17:19

Sizinle aynı şeyi düşünmediğim durumlar var. Öznenin gizli tutulması veya tutulmaması durumu tümcenin anlam kokusunu biraz aşağı biraz yukarı değiştiriyor. Toplam anlam çok keskin şekilde değişmemekle birlikte söylenen sözün etkisi usumuzda çok belirginleşiyor. Bu işin uslamasını yapmak kolay değil. Dengeyi bulduğumuzda da çorap söküğü gibi her şey ortaya çıkacak. Çünkü bu alanda emek veren bilim adamlarında destekleyici açıklamaları var. Hem onlara dayanarak hem de kendi sezgilerimden dolayı bu işin üstüne gitmemiz gerektiğine inanıyorum.

Matematik yüzünün imliğini / imyesini (harita anlamında kullanıyorum) tam oturtamadım. Bu bir varlığı matematiksel olarak ilk defa anlatabilmeye benziyor. Çözdüğümüzde de sonu olmayan üremeler gelir.

Bir de şunu ekleyim. "Ben eve gidiyor" tümcesi size ne anlatıyor? Yanlış bir tümce kurulmuş diye düşünebilirsiniz. Ama bunun bir anlamı var. Sadece usumuza yatkın gelmesi yakın zamana kadar uslamasal olarak zorlayıcıydı. Günümüzde artık bunun usarlanabilirliği olası.

Özneleri sözcüklere yükleyelim birde... (Sözcükleri yer değiştirmeyi usunuzdan yaparsınız)

"Ben eve gidiyor
"Ben eve gidiyorum"
"Ben evime gidiyor"
"Ben evime gidiyorum"

"Ben evime gidiyor" tümcesi sizde "ben" sözcüğünün bir kişi ismi olma olasılığını da uyandırması gerekiyor olmalı. Yani sözcüklerdeki bazı durumlar anlamı keskinleştirmeye yarıyor. Daha çok derinlikler var bu konuda. İşimiz zor söyleyim. Ona göre bu alana giriş yapın :D
  • 2

Sözcüklerle, dillerle uğraşmaya ara verdim. Çok dil bilgisi olan birisi değilim. Hakkınızı helal edin.

Kelime-i Tevhidi söyleyelim. Allah'u Teâlâ'ya çok tövbe edelim inşallah. Kuran-ı Kerim okuyalım, uymaya gayret edelim, salih kul olalım inşallah
Üyelik görseli
datadeveb
Deveb Önyüz Çatısı
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1366
Katılım: 31 Tem 2018, 18:20
Değerleme: 190

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 19 Ağu 2018, 20:40

datadeveb yazdı:"Ben evime gidiyor" tümcesi sizde "ben" sözcüğünün bir kişi ismi olma olasılığını da uyandırması gerekiyor olmalı. Yani sözcüklerdeki bazı durumlar anlamı keskinleştirmeye yarıyor. Daha çok derinlikler var bu konuda. İşimiz zor söyleyim. Ona göre bu alana giriş yapın :D


Evet, tam olarak da bu anlamı uyandırdı. Benim de usumda şöyle bir soru var. Bence bu konuya girmeden önce "Tümcelerin amaçları nedir?" diye bir soru sormalıyız...

"Tümce, bir duyguyu, bir düşünceyi, bir isteği, bir olayı, bir yargıyı vb. bildirmek için tek başına çekimli bir eylem olan ya da özne, tümleç ve yüklem adı verilen öğelerden oluşan sözcük dizisidir." diyebiliriz. Buradan tümcelerin en önemli özelliği gözümüze çarpacaktır. Tümceler bir şeyleri bildirmek için kurulur. Yani anlam en önemlisidir. Zaten günümüzde dilbilimin alt dallarından en önemli ikisi anlambilim ve sesbilimdir. :)

Şimdi buradan yola çıkarak şöyle bir tutarlılık gördüm.

"Ben eve gidiyorum" = gitmek eylemini yapıyorum, gitmek eylemini hangi yöne (eve) yaptığımı belirtiyorum.

gitmek eylemini yaptığımı belirtmek = a puan olsun
gitmek eyleminin yönünü belirtmek = b puan olsun

"Ben eve gidiyorum" = a + b

"Eve ben gidiyorum" = gitmek eylemini yapıyorum, gitmek eylemini yapanı belirtiyorum (ben)

gitmek eylemini yapanı belirtmek = c puan olsun

"Eve ben gidiyorum" = a + c

Buradan c ile b kesinlikle ayrı puanlar alacağından bir yana Türkçe'nin matematiksel bir dil olduğunu kanıtlamış olmaz mıyız? eğer bunlar eşit olsaydı a+b=a+c denkleminden b=c olurdu ki böyle bir şeyin olması saçmalık olurdu. b ile c aynı olsaydı tümceler aynı özellikte olurlardı. Yani bir tanesi başka bir şey belirtirken başkası başka bir şeyi belirtmezdi.

Ben şimdi Türkçe'nin matematikselliğini kanıtladığımı varsayıyorum. Şimdi önümüze başka bir soru geliyor. Bu matematikselliğin olmadığı bir dil var mı? Örneğin İngilizce'de, Almanca'da, Japonca'da aynı olay oluyor mu? Yoksa bu yalnızca bir dil ailesine özgü bir özellik mi?

Bence böyle yola çıkarsak altyapısı güçlü bir dizge örgü mü deseydim ki :) oluşturabiliriz. Bir dilin matematiksel olduğunu öne sürmenin aşırı büyük bir sav olduğunu düşünüyorum. Bence "3 + 2 + 1" ile "2 + 1 + 3" eşit demeden önce en kolay anlaşılan özelliklere bile kuşku ile yaklaşmalıyız. Çünkü sizin de örneğinizde verdiğiniz gibi matematik tutarlıdır. " 2 + 2 " hep 4 olacaktır. O yüzden dil gibi bir sürü anlam taşıyabilen örneğin yır (şiir) dilinde bir sürü söz dörütü (sanatı) vardır ve bu dörütleri kullanarak değişik değişik şeyler oluşturabiliriz. O yüzden tüm şeylere teker teker bakmalıyız. bir konuda doğrudan konuya atlamamalıyız.

Yalnızca şu açıklamamdaki sorduğum sorudan "Matematiksel bir dilin yır dilinde de matematiksellik korunur mu?" diye bir soru geliyor karşıma. Gerçekten de çok düşünmemiz gereken bir konu...

Uğrola.
  • 5

Onca olay olduktan sonra,
Niye düşlerim ki bir yokra?
-Tünerik Gezgini
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Dérnek Üyesi
 
İleti: 1396
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: İstanbul
Değerleme: 844

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen datadeveb » 20 Ağu 2018, 02:13

Geçenlerde "söz" için kod anlamı gibi bir şey söylemiştim başka bir konu altında. Yazılı söz, sesli söz olarak iki yapıda bulunabiliyorlardı. Dünya dillerinde yazıldığı gibi seslendirilmeye en yakın olan türkçe. Her sözcük için imgeler oluşturan diller olduğu gibi ayrı ayrı özellikler barındırılmış yazılar var. Dünyadaki birçok dilde matematiksel etkiyi görebilirsiniz. Ama türkçe gibi diller daha baskın olarak matematikselliği kullanıyor. Günümüzde bunun üzerine gidilerek türkçenin çağ atlamasını sağlamamız gerekiyor.

"Ben eve gidiyorum" sözünde a, b, c eşitlikleri sağlamak istemişsiniz. Öncelikle doğru şekilde eşitliği sağlamamız gerekiyor. Sizin söylediklerinize bağlı kalmadan yeniden kuruyorum.

a = ben
b = eve
c = gidiyorum

Üç tane ana değişkenlerimiz var.

ç = ben eve
d = eve ben
e = eve gidiyorum
f = ben gidiyorum
g = gidiyorum ben
ğ = gidiyorum eve
h = ben eve gidiyorum

a + b + c = ç + c = d + c

önce açılımını yazalım.

Ben + eve + gidiyorum = ben eve + gidiyorum = eve ben + gidiyorum

Görüldüğü üzere bunları bu şekilde güzel bir matematiksel yapıda gösterebiliyoruz. Yerlerini değiştirdiğimizde de ana anlam değişmezken süreç anlamı değişiyor.

Sizin dediğinize göre
a = gidiyorum
b = eve
c = ben

Ama tümceyi "ben eve gidiyorum" = a + b eşitliği göstererek yapıyorsunuz. Sonda "Eve ben gidiyorum" tümcesine a + c eşitliği tanımlıyorsunuz.

a + b = "gidiyorum eve"
a + c = "gidiyorum ben"

şeklinde tanımlama yapmalıydınız. Her iki tümceninde anlamı birbirine tam olarak eşit değil ama yakın. Bu nedenle a + b = a + c diyemeyiz. Çünkü ortak anlamda değiller.

Benim kurduğum eşitliklere geri dönelim. (h = ben eve gidiyorum) demiştim. Burası toplam anlam olarak ele alın. Yani bu tümceyi artık tek sözcükmüş gibi düşünün. Şimdi bu sözcükden önceki diğer sözcükleri çıkardığınızda çıkarmadığınız sözcüklerin bir arada olmasıyla ortaya çıkan yeni bir tek sözcük oluşturursunuz. Sayılar dengesinde de böyle olur.

Şimdi bizim asıl belli etmemiz gereken şey

a + b + c gibi toplamsal etkiyi mi kullanacağız yoksa a * b * c gibi çarpımsal etkiyi mi kullanacağımızı anlamamız gerekiyor. Belki doğru olan (a+b)*c dir. Şimdilik bu noktalar kör.

Dediğiniz gibi her yönüyle ele alarak ilerlemek gerekiyor. Matematikteki sayıların birbiri arasındaki ilişki denklikleri gibi sözcükler arasında da matematiksel ilişki denklikleri kurabildiğimizde çözüme yaklaştık diyebiliriz.

Şimdi size güzel bi yazı kaynağı vereyim. İlgiyle okuyacağınıza inanıyorum. http://www.turkcede.org/turk-dili/799-t ... lleme.html
  • 5

Sözcüklerle, dillerle uğraşmaya ara verdim. Çok dil bilgisi olan birisi değilim. Hakkınızı helal edin.

Kelime-i Tevhidi söyleyelim. Allah'u Teâlâ'ya çok tövbe edelim inşallah. Kuran-ı Kerim okuyalım, uymaya gayret edelim, salih kul olalım inşallah
Üyelik görseli
datadeveb
Deveb Önyüz Çatısı
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1366
Katılım: 31 Tem 2018, 18:20
Değerleme: 190

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 20 Ağu 2018, 14:53

datadeveb yazdı:a = ben
b = eve
c = gidiyorum

Üç tane ana değişkenlerimiz var.

ç = ben eve
d = eve ben
e = eve gidiyorum
f = ben gidiyorum
g = gidiyorum ben
ğ = gidiyorum eve
h = ben eve gidiyorum

a + b + c = ç + c = d + c


Ben üstte tümcenin tanımını yaparak bu yaptığınızın yanlış olduğunu göstermek istemiştim, sanırım anlamamışsınız. Tümceleri böyle denklemlere dökerken sözcüklere damga adamak a,b,c değerlerini vermek yerine bence sözcüklere ve daha da önemlisi bu sözcüklerle oluşan söz öbeklerinin ve tümcelerin taşıdığı anlamlara damga adamalıyız. Çünkü biz tümceleri zaten karşımızdaki bir şeyler anlatmak, bir şeyle ilgili bilgi vermek için kuruyoruz. Burada yalnızca sözcüklere damga adamak bizi yanlış yola sokacaktır diye düşünüyorum. Çünkü tümceler bize sözcük yığınlarından sırayla söylenmiş sözcüklerden daha çok bir şey ifade eden, bir şeyi anlatan şeyler olarak geliyor. En azından biz bunları böyle algılıyoruz...

Sizin denkleminize gelirsek;
ç + c = d + c , "ç = d" oluyor

Oysa "ben eve" ile "eve ben" asla aynı olamaz. Çünkü birisi tümce içinde iken bizim gittiğimiz yeri yani yöne vurguluyor. Öbürü ise tümce içinde özneyi yani eylemi yapanı yani "ben"i vurguluyor. Üstte de dediğim gibi bence hem sözcüklere hem de sözcüklerden daha önemli olan anlamlara damga adamalıyız.

datadeveb yazdı:a + b + c gibi toplamsal etkiyi mi kullanacağız yoksa a * b * c gibi çarpımsal etkiyi mi kullanacağımızı anlamamız gerekiyor. Belki doğru olan (a+b)*c dir. Şimdilik bu noktalar kör.


Bu konuda bana da çoğu tümcenin içinde hep toplama hem de çarpma varmış gibi geliyor. Yukarıda yazdığım şeyi uygularsak kuşkusuz bu da değişecektir. Belki de hem toplamanın hem de çarpmanın var olduğunu varsayarsak, benim dediğim değil de sizin dediğiniz doğru olur...

datadeveb yazdı:Şimdi size güzel bi yazı kaynağı vereyim. İlgiyle okuyacağınıza inanıyorum. http://www.turkcede.org/turk-dili/799-t ... lleme.html


Boş sürevimde zamanımda kesinlikle okurum. Sağ olun, var olun.
  • 4

Onca olay olduktan sonra,
Niye düşlerim ki bir yokra?
-Tünerik Gezgini
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Dérnek Üyesi
 
İleti: 1396
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: İstanbul
Değerleme: 844

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen datadeveb » 20 Ağu 2018, 17:05

Anlatmaya çalıştığınız şeyi daha iyi anladım. Oluşan anlamlara önem vermeliyiz ama bununla beraber sözcüklerin yer değişimiyle toplam anlamın değişmedi ama vurgu anlamının değiştiği durumlarıda göstermemiz gerekiyor.

Yani 3 sayısını ele alalım. 3 sayısını 0'dan 3'e kadar olan sayılarla oluşturmak istersek şöyle olasılıklar oluyor.

1 + 1 + 1 = 3
1 + 2 = 3
2 + 1 = 3
0 + 3 = 3
3 + 0 = 3

Şimdi sayıların birbirleri arasında olan sayısal düzenleri bir kenara bırakıp ortaya çıkarılan olasılık çeşitliğini dikkate alın.

binam binam binam = evim
Benim binam = evim
Binam benim = evim
evim = evim
evim = evim

Amacımız şu durumun hangi durumlara kadar sürdürülebildiğini belirlemek. Sayıları kendi aralarında yer değiştirdiğimiz halde sonucu bozmadığımız ama işlem sürecini değişik yaptığımız gibi sözleri de böyle yapabiliyoruz da nereye kadar yapabileceğiz?

İki sözcüğün bir araya getirilmesiyle oluşturulan sözün kendisi tümce ele alındığında tek başına sözcük olacaktır. Biz ne kadar birden çok sözcük görmüş olsak bile oluşan anlam tek sözcük olarak usa alınmalı.

En küçük yapı birimlerini kullanarak bir söz (kod) oluşturuyoruz. Ve karşı yan bunu alınca bizim aktarmak istediğimiz şeyi çözerek kendisine alması gerekiyor.

Bu konuştuğumuz şeyler işlerin temeli olduğundan siz olması gerektiğini düşündüğünüz yanda savaşmayı sürdürmeyi bırakmayın. Benim uslamam (felsefem) bu yönde ilerledi. Ayrık uslamalarımızın çatışmasıyla netliği bellirleyebiliriz. :)

Siz paylaştığım içeriği okuduktan sonra önce sözcük temellerini matematiksel olarak yansıtma yatağını oluşturmayı deneyelim.

// aşağıdaki sözün toplam anlamının bozulması ve bozulmadan yer değiştirilmesine bir kaç sapak oluşturdum.

* Paylaştığım içeriği siz okuduktan sonra
* Okuduktan sonra paylaştığım içeriği siz
* Sonra siz paylaştığım içeriği okuduktan
* Paylaştığım içeriği okuduktan sonra siz
* siz içeriği paylaştığım sonra okuduktan
  • 0

Sözcüklerle, dillerle uğraşmaya ara verdim. Çok dil bilgisi olan birisi değilim. Hakkınızı helal edin.

Kelime-i Tevhidi söyleyelim. Allah'u Teâlâ'ya çok tövbe edelim inşallah. Kuran-ı Kerim okuyalım, uymaya gayret edelim, salih kul olalım inşallah
Üyelik görseli
datadeveb
Deveb Önyüz Çatısı
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1366
Katılım: 31 Tem 2018, 18:20
Değerleme: 190

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 20 Ağu 2018, 20:05

datadeveb yazdı:İki sözcüğün bir araya getirilmesiyle oluşturulan sözün kendisi tümce ele alındığında tek başına sözcük olacaktır. Biz ne kadar birden çok sözcük görmüş olsak bile oluşan anlam tek sözcük olarak usa alınmalı.


Burada dediğiniz şey bana anlambirimleri morfemleri anımsattı. Bu anlam konusunda daha ileriye gitmek için anlambilimi iyi bilen birisini de aramıza almamız gerekecektir diye düşünüyorum.

datadeveb yazdı:* Paylaştığım içeriği siz okuduktan sonra
* Okuduktan sonra paylaştığım içeriği siz
* Sonra siz paylaştığım içeriği okuduktan
* Paylaştığım içeriği okuduktan sonra siz
* siz içeriği paylaştığım sonra okuduktan


Bu tümcelere ise anlam yorumlamasını yapamadım, biraz karmaşık geldi gibi. Bunun üstüne daha da çok düşüneceğim. Bunlar tam olarak bitirilmemiş tümceler. Yani sonlarına üç nokta gelmeli. Belki de sorun oradan kaynaklanıyordur. Daha toplama mı yoksa çarpma mı yapacağız onu bile bilmiyoruz. Böyle karmaşık konulara gitmek yanlış olacaktır bence.

Ancak, bu bana başka bir soru sormamı sağladı. O soru da şudur : "Noktalama imleri yaptığımız matematiksel işlemleri etkiliyor mu? Etkiliyorsa nasıl etkiliyor?"

Örneğin bir virgül eklediğimizde ondan sonrakini vurgulamak isteriz. Bu ondan sonrakinin önemini 2 ile filan mı çarpacak? (2 sayısını büsbütün salladım, daha kesin bir şey yok)

Belki de tümcelerin içinde yalnızca toplama işlemi vardır ve çarpma, bölme ve çıkarma gibi işlemleri noktalama imleri sağlıyordur.

Örnek olarak:
"Seni de sevmiyor değilim"

Burada "değil" sözcüğü öncesinde geldiği olumsuz sözcükle birleşip anlamı olumlu yapıyor. Bunlara doğru anımsıyorsam "biçimce olumsuz ve anlamca olumlu tümceler" deniliyordu. Burada değil sözcüğünü çıkarma işlemi olarak mı görmeliyiz? Ancak bu çıkarma olsaydı eksiden eksi çıktığında artı olmazdı. Tersine daha da küçük (eksi) bir sayı olurdu. Bu acaba "değil" sözcüğünün eksi ile çarpmak demek olduğu anlamına mı gelir? Değil sözcüğü sonuçta olumsuz bir sözcük. Eksi olması bayağı sıradan bir şey. Ancak, benim örneğimde olumu anlamsız yapıyorsa bu benim tümcemde çarpma işleminin olduğunu kanıtlar. Sizce yanlış mı düşünüyorum?
  • 0

Onca olay olduktan sonra,
Niye düşlerim ki bir yokra?
-Tünerik Gezgini
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Dérnek Üyesi
 
İleti: 1396
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: İstanbul
Değerleme: 844

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 20 Ağu 2018, 20:08

Bence şu anda 3-4 sözcüklerden oluşan ve kesin anlamlı olan tümcelerin dışına çıkmamalıyız. Altyapımız olmadan böyle bir şey yapamayız.

Ek olarak benim verdiğim son örnekte "de" eki bence toplamadır. Burada şöyle bir düşüncem daha oluyor. O da sözcüklere damga adamak yanlıştır. Biz anlamlara adamalıyız yalnızca. Örneğin seni sözcüğüne a dersek buradaki "de" eki ona bir toplama olarak gelir. Çünkü "seni" dersek yalnızca karşımızdakine "seni de" dersek bir ya da birden çok kişinin içine onu da katarak seslenmiş oluruz. Buradan yola çıkarak bence hem anlamlar üzerine bir dizge oluşturmalıyız. Hem de bu ekler ve sözcüklerin işlevleri üstüne oluşturmalıyız.
  • 0

Onca olay olduktan sonra,
Niye düşlerim ki bir yokra?
-Tünerik Gezgini
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Dérnek Üyesi
 
İleti: 1396
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: İstanbul
Değerleme: 844

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 20 Ağu 2018, 20:10

Bence böyle genel sözcüklere bakmadan önce ilk olarak ilgeçlere (edatlara) bakmalıyız. Örneğin "ama, ancak, fakat" ilgeçleri bence bölme işlevlidir. Konu kısıtlayıcıdır.
  • 0

Onca olay olduktan sonra,
Niye düşlerim ki bir yokra?
-Tünerik Gezgini
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Dérnek Üyesi
 
İleti: 1396
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: İstanbul
Değerleme: 844

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen datadeveb » 20 Ağu 2018, 22:32

Anlattıklarınızın gölgesinde açma gereği duyduğum bir matematik durumu var. Öncelikle şunları net olarak belleğimizde sürekli basar tipte tutalım.

Toplama etkisi:
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 + 4 = 4 + 5
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin eksilisini alamazsınız, sonuç değişir."
    5 + 4 ≠ (-5) + (-4)
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin eksilisini alarak yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    5 + 4 ≠ (-4) + (-5)
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    (-5) + (-4) = (-4) + (-5)
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin artılısını alarak yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    (-5) + (-4) ≠ 4 + 5
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 + (-4) = (-4) + 5
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında eksilisini ve artılısını alamazsınız, sonuç değişir."
    5 + (-4) ≠ (-5) + 4
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında eksilisini ve artılısını alarak yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    5 + (-4) ≠ 4 + (-5)
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alabilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 + 4 = |5| + |4|
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alıp yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 + 4 = |4| + |5|
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alamazsınız, sonuç değişir."
    (-5) + (-4) ≠ |-5| + |-4|
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alıp yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    (-5) + (-4) ≠ |-4| + |-5|



Çarpma etkisi:
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 * 4 = 4 * 5
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin eksilisini alabilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 * 4 = (-5) * (-4)
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin eksilisini alarak yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 * 4 = (-4) * (-5)
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    (-5) * (-4) = (-4) * (-5)
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin artılısını alarak yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    (-5) * (-4) = 4 * 5
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 * (-4) = (-4) * 5
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında eksilisini ve artılısını alabilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 * (-4) = (-5) * 4
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında eksilisini ve artılısını alarak yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 * (-4) = 4 * (-5)
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alabilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 * 4 = |5| * |4|
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alıp yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 * 4 = |4| * |5|
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alabilirsiniz, sonuç değişmez."
    (-5) * (-4) = |-5| * |-4|
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alıp yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    (-5) * (-4) = |-4| * |-5|



Çıkarma etkisi:
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    5 - 4 ≠ 4 - 5
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin eksilisini alamazsınız, sonuç değişir."
    5 - 4 ≠ (-5) - (-4)
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin eksilisini alarak yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 - 4 = (-4) - (-5)
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    (-5) - (-4) ≠ (-4) - (-5)
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin artılısını alarak yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    (-5) - (-4) = 4 - 5
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    5 - (-4) ≠ (-4) - 5
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında eksilisini ve artılısını alamazsınız, sonuç değişir."
    5 - (-4) ≠ (-5) - 4
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında eksilisini ve artılısını alarak yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    5 - (-4) ≠ 4 - (-5)
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alabilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 - 4 = |5| - |4|
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alıp yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    5 - 4 ≠ |4| - |5|
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alamazsınız, sonuç değişir."
    (-5) - (-4) ≠ |-5| - |-4|
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alıp yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    (-5) - (-4) = |-4| - |-5|



Bölme etkisi:
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    5 / 4 ≠ 4 / 5
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin eksilisini alabilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 / 4 = (-5) / (-4)
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin eksilisini alarak yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    5 / 4 ≠ (-4) / (-5)
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    (-5) / (-4) ≠ (-4) / (-5)
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin artılısını alarak yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    (-5) / (-4) ≠ 4 / 5
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    5 / (-4) ≠ (-4) / 5
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında eksilisini ve artılısını alabilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 / (-4) = (-5) / 4
  • "eksi ve artı değerinde olanları kendi aralarında eksilisini ve artılısını alarak yer değiştirebilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 / (-4) = 4 / (-5)
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alabilirsiniz, sonuç değişmez."
    5 / 4 = |5| / |4|
  • "artı değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alıp yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    5 / 4 ≠ |4| / |5|
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alabilirsiniz, sonuç değişmez."
    (-5) / (-4) = |-5| / |-4|
  • "eksi değerinde olanları kendi aralarında kendilerinin mutlağını alıp yer değiştiremezsiniz, sonuç değişir."
    (-5) / (-4) ≠ |-4| / |-5|

Çarçabuk yazmaya çalıştım. Yanlışlı yazmış olduğum yer olabilir.

İyi çalışmalar.
  • 5

Sözcüklerle, dillerle uğraşmaya ara verdim. Çok dil bilgisi olan birisi değilim. Hakkınızı helal edin.

Kelime-i Tevhidi söyleyelim. Allah'u Teâlâ'ya çok tövbe edelim inşallah. Kuran-ı Kerim okuyalım, uymaya gayret edelim, salih kul olalım inşallah
Üyelik görseli
datadeveb
Deveb Önyüz Çatısı
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1366
Katılım: 31 Tem 2018, 18:20
Değerleme: 190

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen datadeveb » 20 Ağu 2018, 22:36

artılı eksili durumlara örnek vereyim.

"eve gidiyorum" = (+SAYI) ? (+SAYI)
"evden gidiyorum" = (-SAYI) ? (+SAYI)
"eve gitmiyorum" = (+SAYI) ? (-SAYI)
"evden gitmiyorum" = (-SAYI) ? (-SAYI)

yer değiştirelim.

"gidiyorum eve" = (+SAYI) ? (+SAYI)
"gidiyorum evden" = (+SAYI) ? (-SAYI)
"gitmiyorum eve" = (-SAYI) ? (+SAYI)
"gitmiyorum evden" = (-SAYI) ? (-SAYI)

Çıkaracağız sanırım bu imliği (haritayı)
  • 5

Sözcüklerle, dillerle uğraşmaya ara verdim. Çok dil bilgisi olan birisi değilim. Hakkınızı helal edin.

Kelime-i Tevhidi söyleyelim. Allah'u Teâlâ'ya çok tövbe edelim inşallah. Kuran-ı Kerim okuyalım, uymaya gayret edelim, salih kul olalım inşallah
Üyelik görseli
datadeveb
Deveb Önyüz Çatısı
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1366
Katılım: 31 Tem 2018, 18:20
Değerleme: 190

Ynt: Türkçe Dili ve Matematik

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 21 Ağu 2018, 00:15

İşlem özelliklerini göz önünde bulundurmayı unutmuşum, iş şimdi daha karmaşık gözükmeye başladı. :D
  • 0

Onca olay olduktan sonra,
Niye düşlerim ki bir yokra?
-Tünerik Gezgini
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Dérnek Üyesi
 
İleti: 1396
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: İstanbul
Değerleme: 844

Soñraki

Dön Bilimsel araştırmalar, kişisel çalışmalar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

cron
Reputation System ©'