Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

"hint-avrupa dillerinin çıkış yeri anadolu"

Dil üzerine yaptığıñız araştırmaları, kişisel çalışmaları içerir.

"hint-avrupa dillerinin çıkış yeri anadolu"

İletigönderen toorku » 25 Oca 2015, 00:37

http://www.nytimes.com/2012/08/24/scien ... d=all&_r=0

Biologists using tools developed for drawing evolutionary family trees say that they have solved a longstanding problem in archaeology: the origin of the Indo-European family of languages.

The family includes English and most other European languages, as well as Persian, Hindi and many others. Despite the importance of the languages, specialists have long disagreed about their origin.

Linguists believe that the first speakers of the mother tongue, known as proto-Indo-European, were chariot-driving pastoralists who burst out of their homeland on the steppes above the Black Sea about 4,000 years ago and conquered Europe and Asia. A rival theory holds that, to the contrary, the first Indo-European speakers were peaceable farmers in Anatolia, now Turkey, about 9,000 years ago, who disseminated their language by the hoe, not the sword.


http://www.sciencemag.org/content/337/6097/957.abstract
Abstract

There are two competing hypotheses for the origin of the Indo-European language family. The conventional view places the homeland in the Pontic steppes about 6000 years ago. An alternative hypothesis claims that the languages spread from Anatolia with the expansion of farming 8000 to 9500 years ago. We used Bayesian phylogeographic approaches, together with basic vocabulary data from 103 ancient and contemporary Indo-European languages, to explicitly model the expansion of the family and test these hypotheses. We found decisive support for an Anatolian origin over a steppe origin. Both the inferred timing and root location of the Indo-European language trees fit with an agricultural expansion from Anatolia beginning 8000 to 9500 years ago. These results highlight the critical role that phylogeographic inference can play in resolving debates about human prehistory.
  • 5

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 915
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1252

Ynt: "hint-avrupa dillerinin çıkış yeri anadolu"

İletigönderen Bi50likdaha » 25 Oca 2015, 21:21

Yazıyı okumadan daha önce okuduğum şeylere dayanarak ben "ilk beliriş yeri" diye biliyorum.
Yazıyı daha sonra okuyacağım.
Dostum bir de başlığı açarken yanına İngilizce ya da İngilizce Kaynaklı yazarsan sevinirim. Hepimiz İngilizce bilmiyoruz(ben biliyorum :) )
  • 0

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1845
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 417

Ynt: "hint-avrupa dillerinin çıkış yeri anadolu"

İletigönderen M.calli » 26 Oca 2015, 17:09

yazık urallılar dünyaya yaymış desek ya bu dil ağacını ;) merak ediyorum türkiyede bu ve benzeri araştırmalar var mı yoksa yararı olmaz diye kimse bulaşmıyormıyor mu
  • 0

M.calli
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1045
Katılım: 05 Oca 2014, 23:49
Konum: kocaeli
Değerleme: 530

Ynt: "hint-avrupa dillerinin çıkış yeri anadolu"

İletigönderen kuluduk » 09 Eki 2015, 05:09

Linguists believe that Hangi dilciler? Ayrıca inanıyorlar diye başlayan bir cümle kanıtmış gibi gösterilmeye çalışılmış. Hint-Avrupa dillerinin Anadolu'daki bilinen geçmişi Hititler dönemine kadar gidiyor. O dönemde Anadolu'da konuşulan Palaca ve Luvice gibi diller de Hint-Avrupa dili olarak kabul ediliyor. Yalnız dilbilgisi bakımından birbirinden çok farklı olan dillerin sırf söz benzerliklerine dayanarak dil ailesi olarak kabul edilmesi ne kadar geçerli bir ölçüttür, orası ayrı konu. Zira Hititçe sondan eklemeli bir dildi ve predikat genellikle sonda bulunuyordu (attasmis annanmin austa "babam annemi gördü"). Hititçedeki cinsiyet konusu da bugünkü Hint-Avrupa dillerinden farklıdır. Şöyle ki, nominativus halinde yani yalın halde ve accusativus yani belirtme/yükleme halinde ek almayan (aynı kalan) sözler neutrum yani yansız, ek alan sözler ise genus commune yani ortak cinsiyet şeklinde tasnif edilmiş. Dişil-eril gibi bir ayrım söz konusu değil. Hititçe eski dativus yani yönelme hali eki (y)a idi (tuzzi "ordu", tuzziya "orduya"). Türkçede de yönelme hali (y)A (eski biçimi GA) ile belirtilmektedir. Hititçede dativus-locativus yani yönelme-bulunma hali eki (n)i idi (siu "tanrı", siuni "tanrıya, tanrıda"). Japoncada da yönelme-bulunma hali ni ile belirtilmektedir (kami "tanrı" kami ni "tanrıya, tanrıda"). Hititçedeki iyelik de Türkçe ve Macarca ile benzerlik gösteriyor: anna- "anne" (Macarca anya). annasmis "annem" (Macarca anyám), annastis "annen" (Macarca anyád), annassis "annesi" (Macarca anyja). Görüldüğü gibi 1. şahıs iyelikte Hititçede, Türkçede ve Macarcada m; 2. teklik şahısta Hititçede t, Macarcada d; 3. teklik şahısta Hititçede si, Türkçede sI kullanılmaktadır. Hatta Hititçede annama "anneme" (yani "anama") demektir. İyelikteki bu benzerlik başka Hint-Avrupa dillerinde de vardır: Farsça mâdaram, mâdarad, mâdaraş; İspanyolca la madre mía, la madre tuya, la madre suya gibi. Ancak bu dillerde iyelik addan sonra gelen ekle veya sıfatla yapılsa bile bunların durumu Hititçedeki annama "anneme" ("anama"), attama "babama" ("atama") sözlerinden farklıdır. Ayrıca Hititçe an "onu" (Türkçedeki eski biçimi "anı"), anda "içinde" (Türkçe anda "onda, orada"), ka- "bu" (Çuvaş Türkçesi ku "bu", Japonca ko- "bu"), karu "erken" (Macarca korai "erken"), kessera "el" (Macarca kéz, Fince käsi "el"), -ma "ve, dahi, de" (Eski Uygur Türkçesinde de ma bu anlamlarda kullanılmıştır) gibi zamirlerde, edatlarda, adlarda ve enklitiklerde çok sayıda benzerlik tespit edilebilir. Bütün bunlar Hititçenin bir Ural-Altay dili olduğunu kanıtlamasa bile bazı Avrupalıların her şeyi kendilerine mal etme çalışmalarına bu şekilde bir karşılık verilebilir.
  • 0

kuluduk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 429
Katılım: 14 Tem 2015, 03:24
Değerleme: 185


Dön Bilimsel araştırmalar, kişisel çalışmalar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 5 konuk

Reputation System ©'