3. bét (Toplam 4 bét)

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 20 Eyl 2015, 00:48
gönderen bensay
til yazdı:
bensay yazdı:Evet, yaptığım kökenleme burun'a değil, burcu'ya ilişkindi. Burun'un doğrudan bur-'dan geldiği açık.


E o zaman "Burcu"nundan 'bur-'dan gelmesi niye açık olmasın ki!?


"Burcu'nun bur-'dan geldiği açık değil." biçiminde bir tümce kurmadım. Gözerirsen Dikkat edersen "Burun'un doğrudan bur-'dan geldiği açık." dedim. Kuşkusuz burcu'da bur- ile ilgilidir, ancak bir kök geriye gidilmesi gerekmektedir bunun için, doğrudan burcu- eyleminin, dolaylı olarak da bur- eyleminin bir türevidir.

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 20 Eyl 2015, 02:08
gönderen toorku
bence yorumlar guzel ama aciklama yeterli degil ornegin burunu yaratan ek nasil bir ektir bizim buna benzer eklerimiz varmi yani burun tek basina ornegi olmayan bir yapilasmamidir yani topolojisini incelemek lazim bence

etimolojiturkce demis ki

Tarihçe (En eski kaynak)
burın/burun "aynı anlamda" [ Uygurca Maniheist metinler (900 yılından önce) ]
Kelime Kökeni
Eski Türkçe bur- "kokmak, tütmek" fiilinden +In sonekiyle türetilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe bu "buhar, koku" sözcüğünden +? sonekiyle türetilmiştir. Daha fazla bilgi için buğu maddesine bakınız.

bugu icin de

Tarihçe (En eski kaynak)
bū "buhar, yemek kokusu gibi buharlı koku" [ Divan-i Lugat-it Türk (1070) ]
buğ [ Ebu Hayyan, Kitabü-l İdrak (1312) ]
Kelime Kökeni
Eski Türkçe bū sözcüğünden evrilmiştir.
Ek Açıklamalar
Farsça būy (güzel koku, parfüm) ile benzerliği dudak büzme hareketinden esinlenen ekspresif bir kaygının eseri olmalıdır. Karş. bu2.

yani gene yoruma dayali cok belirgin degil

buhar icin se

~ Ar buχār بخار [#bχr] buhar, buğu
Tarihçe (En eski kaynak)
[ Danişmend-Name (1360) ]
Kelime Kökeni
Arapça bχr kökünden gelen buχār بخار z "buhar, buğu" sözcüğünden alıntıdır.
Ek Açıklamalar
Latince sözcüğün kökeni meçhuldür; nihai köken bir Sami dili olabilir. Vollers 312

anlasilan bu on kok "bu" belirgin bir bicimde benzer kavramlarin cevresi icinde turetimlere imkan vermis bu uc dilde

anladigim kadariyla arapcadaki tam olarak bu gibi soylenmiyordur heralde ama ne olursa olsun arapca kalibin da benzer sesleri icermesini ilginc buldum diyeyim

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 20 Eyl 2015, 05:59
gönderen toorku
bu arada nisanyan buyi guzel koku olarak vermis ama orada kacirdigi bir nokta var aslinda "bu kerden" ve "bu kesiden" vb gibi eylemler var farscada ve bunlar buy degil bu olarak yaziliyorlar buyi de kokulu gibi anlami oluyor yani rayihaya karsilik.

بوکشیدن bu kesiden buruna cekmek
بو کردن bu kerden bir seyi koklamak

acaba bur, bugu vb bu dan turemis olabilir mi oyleyse nasil bir donusumdir

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 01 Eki 2015, 23:03
gönderen Alparslan9
Eski Türkçe Çoğul Ekleri

"Bodun" sözcüğünün sonundaki "-un" Eski Türkçenin bir çoğul eki mi?

"Begit(Beğler)", "Tegit(Teginler)" örneklerindeki "-it" eki gerçekten de Moğolca mı yoksa Türkçe mi?

"Oğuz", "Biz", "Siz" sözcüklerindeki "-z" çoğul ekini diriltebilir miyiz?

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 01 Eki 2015, 23:14
gönderen Oktay D.
Eski Türkçede (sadece Göktürk ağzı, 8.yy'a kadar) görülen çoğul ekleri: -n (insan topluluğu), -t (sınıf), -gUn (akraba), -z (ikizleme), -lar (genel çoğul eki).

Moğolcada da -t çoğul eki var ancak bunun Moğolcaya mı özgü olduğu, Türkçeden mi geçtiği ya da ikisinin ortak eki mi olduğu bilinmiyor.

Bu saydığım eklerin hepsi kendilerini -lAr ekine daha Uygurlarda (9.yy) terk ettiler. O yüzden aşağı yukarı 1200 yıldır bu ekler diri değil, donmuş sözcüklerde bulunuyor.

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 02 Eki 2015, 00:29
gönderen M.calli
t eki sınıflandırma biliminde kullanılabilir mi? canlandırabilir miyiz?

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 02 Eki 2015, 08:09
gönderen Oktay D.
-t eki sosyal sınıflarda kullanılıyor. Yukarıda Alparslan9'un verdiği örnekler gibi: beg > begit, tégin > tégit. Bunlara ek olarak: tarkan > tarkat, alpagu > alpagut, vb. Kısaca unvan veya sosyal sınıflara gelip çoğul yapıyor. Sınıflandırma biliminde aile adları oluşturmada kullanılabilir mi bilemedim: kedigiller yerine kedgilit olmuyor gibi...

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 02 Eki 2015, 12:02
gönderen M.calli
yalnızca kedigiller olarak değil bilimsel adlandırma çerçevesinde (Panthera leo) pantergillerden aslan yerine panterit aslan biçiminde kullanım -lerden ya da -gillerden anlamı kazanabilir mi?

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 02 Eki 2015, 12:33
gönderen Oktay D.
ancak -t nispet görevi yapmıyor ki, çoğul eki sadece. Bu durumda "pantergilitten aslan" gibi bir şey çıkar anca, o da bence şu anki kullanımdan daha iyi olmadı (hatta daha kötü geldi baña).

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 02 Eki 2015, 12:54
gönderen M.calli
biraz daha günümüz koşullarına uygun kullanımlı eklere gereksinimimiz var, küçük bir anlam genişlemesiyle bu gereksini karşılamayı başarıyoruz gibi geldi bana (belkide sözcük sonundaki -it ekine alışkın olduğum içindir) ayrıca alpagut musa gibi bir kullanım örneği var mıdır? varsa dediğime benzer bir anlamda kullanılabildiğinin kanıtı olabilir.

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 02 Eki 2015, 13:00
gönderen Oktay D.
alpagut sözcüğü "kahramanlar" anlamındadır o yüzden sıfat olamaz. "Kahramanlar Musa" anlamlı geliyor mu? :)

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 02 Eki 2015, 13:25
gönderen M.calli
ekin bire bir -ler anlamı olduğunu düşünmüyorum eğer gerçek anlamda bir sınıftan söz etmeyi sağlayan bir ekse örneğin doktorlar sınıfı ya da mühendisler sınıfı gibi kavramları sınıf olarak belirtiyorsa o sınıfların üyesi olan birini de doğrudan belirtebilmek için kullanılabilmeli gibi geliyor bana ki o zaman ''kahramanlardan musa'' gayet anlamlı bir kullanım. birde dediğim gibi 1000yıl önceki anlamıyla kullanmamıza gerek yok biraz güncelleyebiliriz.

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 02 Eki 2015, 13:34
gönderen Oktay D.
Sınıfı belirtmiyor, sınıf unvan adlarını çoğul yapıyor.

Yani tégin'in çoğulu, téginler değil tégit diye kullanılıyor. Gök Türkçede alpagular diye bir kullanım yok, onun yerine alpagut "kahramanlar" kullanılıyor. vs.

Diğer çoğul ekleri de beñzer şekilde belli sözcüklere geliyor. Örneğin bodlar "kabileler" diye bir sözcük, Gök Türkçede yok, onuñ yerine bodun "boylar" var. ogullar diye bir kullanım yok, oglan "çocuklar" diye bir kullanım var. Aynı şekilde kelinler diye bir şey yok, kelingün "gelinler" var.

Tabii 9.yy itibariyle Uygur ağızlarında bu ekleriñ hiçbiri geçmiyor, doğrudan -lar hepsiniñ yerini alıyor. Bıçak gibi kesiliyor bu ekleriñ kullanımı. Hatta bugün biliñiz diye kullandığımız çekimi bile Uygurlar biliñler diye kullanırlar.

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 02 Eki 2015, 14:42
gönderen M.calli
belirtmek isterim ki dil bilgisi olarak hiçbir zaman iddialı olmadım ve pek görüş belirtmedim genel olarak sözcük türetme ve varsıllaştırma konusuna önem veriyorum -ıt,-ut ekininde tür adlarını türkçeleştirmek için güzel araç olarak görüyorum günümüzde çoğu kişide çağrışım yapmayan ve ölü sayabileceğimiz bir eki biraz anlam sapmasıyla kullanmada zarar görmüyorum. sözünü ettiğim görevi başka bir ekle sağlayabiliyorsak elbette o eki kullanmakta da sorun görmem.

öñeri salkımbenekit
stafilokoklar

öñeri salkımbenekit aereus
stafilokokus aureus



yinede dediğim gibi kamu onayına bakar her öneri ((çok) yanlış olmadıkları sürece)

Ynt: Eski Türkçe'nin Ekleri

İletiGönderilme zamanı: 02 Eki 2015, 14:50
gönderen Oktay D.
sıfat yaparken çoğul olarak kullanmak bence olmuyor. onun yerine -t ekini atmış halini sıfat yapalım:
salkımbenekit (sınıf)
salkımbenek aereus (tür)