Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Türk Dilleri Ayrımı

Türkçe ile ilintili bétikler ulayı sözlükleriñ tanıtımlarını, paylaşımlarını içerir.

Ynt: Türk Dilleri Ayrımı

İletigönderen Oktay D. » 17 May 2014, 16:14

pelinsen yazdı:Bunlarla birlikte şuan en çok kabul gören yaklaşım ki sanırım sizin nesnel tanımınıza da uyan yaklaşım Türkiyenin anadolusu ağız, Oğuz grubu (Azerice, Gagauzca, Türkmence belki Salarca) lehçe, Kıpçak grubu, Uygur grubu, Güney Sibirya grubu, Çuvaşça ve Halaçça da birer dildir. Ben de bu görüşteyim. Yukarıda sadece farklı açılardan bakıldığında farklı şeyler görülebileceğini anlatmak istedim.

Ben de tam olarak bu görüşteyim (yérlikte bir yerlerde yazdıydım). Belki Kıpçak dillerini çok parçalamış gibi görünebilirim ancak soñ yüzyılda bir kopma olduğu bir gerçek. Belki Türkmence de Oğuzcadan kopmaya başlamış sayılabilir, bu durumda batı-doğu oğuzca ayrışımı düşünülebilir.
  • Oğuz dili: Anadolu, Gagauz, Azeri, Türkmen lehçeleri.
  • Batı Kıpçak dili: Kuman, Karay, Balkar, Karaçay, Kumuk lehçeleri (Oğuzcaya kayan: Kırım Tatarcası)
  • Doğu Kıpçak dili: Nogay, Kazak, Kırgız, Karakalpak lehçeleri.
  • Kuzey Kıpçak dili: Başkırt, Tatar lehçeleri.
  • Karluk dili: Özbek, Uygur lehçeleri.
  • Oyrat dili: Altay, Şor, Hakas lehçeleri.
  • Orta Sibirya dili: Tuva, Tofalar, ... lehçeleri.
  • Doğu Sibirya dili: Yakut, Dolga lehçeleri.
  • Argu dili: Halaçça.
  • Bulgar dili: Çuvaşça.
pelinsen yazdı:bakın siz de aynı şekilde yaptınız. yani hangi açıdan bakıldığı önemli noktasına geldiniz. karşılıklı anlaşabilirilik baz alınırsa ortaya farklı bir sonuç çıkar. dediğiniz gibi Fransızca ve İspanyolca anlaşılabilirlik açısından yüksek olsa da farklı dil olarak kabul ediliyorlar. aynı dil ailesine mensup farklı diller. bu durumda sözünü ettiğim devlet dili olma durumu söz konusu. eğer İspanyolca bir devlet dili olmasa idi belki de bir dilin lehçesi kabul görebilirdir. bu nedenle sadece dilbilimci olarak bakmak yetersiz kalıyor. dilbilimci olarak baktığımızda tüm bu dilleri akrabalık ilişkileri açısından değerlendirmek en mantıklı yaklaşım olacaktır. 1. dereceden ve 2. dereceden akrabalık yaklaşımları daha verimli bir sonuç ortaya koyar. örnek olarak Tacikçe bir Türk dili değildir ancak Türkçe ile anlaşılabilirlik oranı Türkmenceden daha yüksektir. Özbekçe ve Uygurca arasında düşünüldüğünde Moğılca bu dillere birbirlerine olduğundan daha yakındır. ben tüm bu tasnifler için de hala en iyisinin Talat Tekin'nin tasnifi olduğunu düşünmekteyim.

Yañlış açıkladım sanırım. Hangi dil açısından bakmıyorum, tersine, iki dil arasındaki ayrımı nesnel olması bakımından tartıştım. Yani bir Fransıza göre İspanyolcayı veya Türkçeyi ele almakla Fransızca ile İspanyolcayı birbiriyle karşılaştırmak ayrı şeyler diye söylüyorum. Nesnel olan, konuşuculardan bağımsız bir tanım koymaktır diyorum. Karşılıklı anlaşılabilirlik ilkesi, konuşuculardan bağımsızdır çünkü iki dili bütün olarak birbiriyle karşılaştırır, örneğin bir Alman konuşucu için de Fransızca ile İspanyolca arası karşılıklı añlaşılabilirlik aynıdır, iki dil arasındaki karşılıklı añlaşılabilirlik konuşucudan konuşucuya, kişiden kişiye göre değişmez. Yalñızca zamanla (diliñ evrimiyle) değişir. Umarım söylemek istediklerime açıklık kazandırmışımdır.

Akrabalık ile dil-lehçe ayrımı bambaşka konular ve bence dil tanımında akrabalık olması pék usa yatkın değil. Akraba olmayan iki dil veya lehçe zaten karşılıklı añlaşılabilirlik içeremez. Alıntı sözcükler ise zaten alındığında o diliñ añlam havuzunda yoğrulacağı için karşılıklı añlaşılabilirliği arttırmaz (sözcüklerden önce dil yapısı çok önemli zirâ). Tacikçe ise Türkçe baskınlığından özünde bir Özbekçe ve Azerîce katman oluşturmuştur ve Farsça ile Türkçeniñ bir evliliğinden doğan çocuk gibidir. Böyle akraba olmayan dilleriñ baskısıyla katman oluşturan diller dünyada çoktur.

Bu arada Moğolca etkisi Özbekçede Çağatayca döneminden dolayı yüksek olsa da Uygurca ile Özbekçe arasındaki karşılıklı añlaşılabilirlik Moğolcayla bence karşılaştırılamaz bile.
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 17 May 2014, 16:23 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7793
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4209

Ynt: Türk Dilleri Ayrımı

İletigönderen pelinsen » 17 May 2014, 19:34

Yaptığınız tasnife kesinlikle katılıyorum, fazla parçaladığınızı düşünmüyorum zamanla her şey değişiyor. Aslında hemen hemen aynı şeylerden bahsediyoruz fakat yollarımız farklı sanırım ben de bireysel dilden söz etmiyorum elbette ancak bir dilin resmi dil olma faktörünün öneminden bahsetmeye çalışıyorum. sonuçta resmi statüsü olmayan bir dil ile olan bir dil arasında gramatik anlamda farklılık olmasa dahi kazandığı konum neticesinde oluşan durumlar belirgin. en basit örneğinden KKTC nin konuştuğu dilin resmi bir statüsü olmadığı için bir ağız olarak görülmekte ancak bakıldığında Türkiye Türkçesinden ve Anadolu ağızlarından daha farklı ses ve biçim bilgisi özelliklerine sahip tabi ki araştırılması gereken bir konu ama küçük bir örnek verdim sadece. Demek istediğim şey dilin sahip olduğu resmi statünün bu alanda çok etkili olduğu.
  • 0

pelinsen
Sesli Yeñi Üye
Sesli Yeñi Üye
 
İleti: 4
Katılım: 17 May 2014, 15:08
Değerleme: 0

Ynt: Türk Dilleri Ayrımı

İletigönderen Oktay D. » 17 May 2014, 21:14

Resmî dil olma durumu dil olma koşulu olmasa da, dediğiñiz gibi lehçeden dile kopuşu tetikleyen ve ortam oluşturan bir etken.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7793
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4209

Türk Dilleri Ayrımı

İletigönderen cingelek » 11 Tem 2016, 11:39

Doğu Ermenicesi: Du ir girk῾ë kardalu es.
Batı Ermenicesi: Tun bidi gartas ir kirk῾ë.
Türkiye Türkçesi: Sen onun kitabını okuyacaksın.
Azerbaycan Türkçesi: Sen onun kitabını oxuyacaqsan.
Özbek Türkçesi: Sen uning kitobini o'qiysan.
Kazak Türkçesi: Sen onıñ kitabın oqıysıñ.

Doğu Ermenicesi ile Batı Ermenicesi aynı dil ise o zaman Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Özbek Türkçesi ve Kazak Türkçesi de aynı dildir. Zira aralarındaki benzerlik (karşılıklı anlaşabilirlik, mutual intelligibility) Doğu Ermenicesi ile Batı Ermenicesinden çok daha fazladır.
  • 0

cingelek
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 226
Katılım: 17 Mar 2015, 15:28
Değerleme: 160

Ynt: Türk Dilleri Ayrımı

İletigönderen kuluduk » 11 Tem 2016, 19:06

Doğu Ermenicesi ile Batı Ermenicesinin farklı ses ve biçim özellikleri olmasına rağmen ikisi kelime ortaklıklarından dolayı aynı dil kabul ediliyormuş. Aralarında Kürtçe ile Zazaca arasındaki farklara benzer bazı farklar bulunuyor. Mesela Kürtçede şimdiki zaman di- ön eki ile yapılıyor, Zazacada ise -en son ekiyle yapılıyor. Buna benzer bir şekilde Batı Ermenicesinde fiilden önce partikeli kullanılırken Ermenistan'ın resmî dili olan Doğu Ermenicesinde -um son eki kullanılıyor.

Yukarıdaki Du ir girk῾ë kardalu es. ve Tun bidi gartas ir kirk῾ë. örneği Türk lehçelerinde hemen hemen aynı olan çok basit bir cümlenin Doğu ve Batı Ermenicelerinde ne kadar farklı olabildiğini gösteriyor. Dikkat ederseniz okuyacaksın demek için de Doğu Ermenicesinde son ek kullanılarak kardalu es denilirken Batı Ermenicesinde fiilden önce bidi partikeli kullanılarak bidi gardas denilmektedir.

Doğu ve Batı Ermenicelerinin birer standart biçimi bulunduğu söyleniyor ancak Ermenice ile kastedilen genellikle Doğu Ermenicesidir. İkisini karşılaştırmak için swadesh listelerini aradığımda sadece Doğu Ermenicesi için derlenmiş bir liste bulabildim.
  • 0

kuluduk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 354
Katılım: 14 Tem 2015, 03:24
Değerleme: 164

Ynt: Türk Dilleri Ayrımı

İletigönderen Oktay D. » 12 Tem 2016, 20:41

Bu dilbilgisi ayrımı bizde de var. Yukarıdaki örnekte bile Oğuz Türkçelerinde -AcAk eki kullanılırken diğerlerinde -y eki kullanılmış. Dahası, bu cümleler yerine şimdiki zaman içeren bir cümle olsaydı her Türkçede ayrı bir ek ve hatta birleşik eylem yapısı olacaktı. Bizim açımızdan okiysan ile okuyacaksan yakın/beñzer geliyorsa belki de Ermeniler için de bidi gardas ile kardalu es yapıları añlaşılır veya beñzer geliyordur. Ben bile görünce ikisiniñ aynı şeyiñ karşılıkları olduğunu sezinledim.

Karşılıklı añlaşılabilirlik için basit değil daha günlük cümleler de seçilmelidir. Örneğin "Arkadaşınıñ önerdiği kitabı okurken onu kıskanan küçük kardeşi küsmüş gibi davranıyordu" türünde bir cümleyi karşılaştırsak Kazakça, Türkiye Türkçesi ve Özbekçe arasında nasıl farklar olacaktı?
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7793
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4209

Ynt: Türk Dilleri Ayrımı

İletigönderen cingelek » 13 Tem 2016, 16:28

Oktay D. yazdı:Bu dilbilgisi ayrımı bizde de var. Yukarıdaki örnekte bile Oğuz Türkçelerinde -AcAk eki kullanılırken diğerlerinde -y eki kullanılmış. Dahası, bu cümleler yerine şimdiki zaman içeren bir cümle olsaydı her Türkçede ayrı bir ek ve hatta birleşik eylem yapısı olacaktı. Bizim açımızdan okiysan ile okuyacaksan yakın/beñzer geliyorsa belki de Ermeniler için de bidi gardas ile kardalu es yapıları añlaşılır veya beñzer geliyordur. Ben bile görünce ikisiniñ aynı şeyiñ karşılıkları olduğunu sezinledim.

Karşılıklı añlaşılabilirlik için basit değil daha günlük cümleler de seçilmelidir. Örneğin "Arkadaşınıñ önerdiği kitabı okurken onu kıskanan küçük kardeşi küsmüş gibi davranıyordu" türünde bir cümleyi karşılaştırsak Kazakça, Türkiye Türkçesi ve Özbekçe arasında nasıl farklar olacaktı?
İşte buradaki problem Doğu Ermenicesi ile Batı Ermenicesi arasında da dilbilgisi farkı var üstelik bu fark Türk lehçeleri arasındaki farktan daha fazla olmasına rağmen bunlar aynı dil kabul ediliyor. Kazakçada gelecek zaman eki farklı da olsa sonek biçimindedir, bir önekle gelecek zaman yapılmıyor ancak Türkçe ile Kazakçanın ayrı birer dil olduğu söyleniyor. Basit bir cümlede bile aralarında o kadar farklılık bulunabilen Doğu Ermenicesi ile Batı Ermenicesi arasında sizin yazdığınız gibi uzun bir cümle ile karşılaştırma yapıldığında bu durumda farklılık muhtemelen yine Türkçe ile Kazakça arasındaki farklılıktan daha fazla olur. Buna rağmen bunlar aynı dil, Türkçe ile Kazakça farklı birer dildir deniyorsa bunun arkasında başka nedenler aranabilir.
  • 0

cingelek
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 226
Katılım: 17 Mar 2015, 15:28
Değerleme: 160

Ynt: Türk Dilleri Ayrımı

İletigönderen Oktay D. » 13 Tem 2016, 17:34

Daha önce de dediğim gibi, farklı olması anlaşılmamasını gerektirmez. önek veya sonek olması da önemli değildir (Türkçede hiç ön ek yok örneğin). Önemli olan Doğu Ermenicesi konuşan birinin Batı Ermenicesindeki farklı yapıyı anlayıp anlamamasıdır.

Örneğin Türkiye Türkçesinde şimdiki zaman eki -iyor özgündür ve bu yüzden bir Kazak için anlaşılmazdır. Bir Kazak için bilmek eylemi anlaşılır olduğu halde biliyorum çekimi anlaşılmaz kalacaktır. Hele ki biliyorduk denilirse hepten yabancı olacaktır.

Dil-lehçe tartışması dilbiliminde eski ve süren bir tartışmadır. Bu tartışma yalñızca Türk dilleri arasında yaşanmıyor. Hint-Avrupa dilleri arasında da yaşanıyor.

Bu konuda iki ekol bulunuyor. Birisi "karşılıklı anlaşılabilirlik" diğeri ise "tarihsel bağ" açısından dil kavramını lehçeden ayırıyor.

Bu şekilde bakılırsa bir şeylerin arkasında başka nedenler aramaya gerek kalmaz. Basit olarak bu iki ekolün bu konudaki yanıtlarını incelemeniz yeterli olacaktır.

Eğer karşılıklı anlaşılabilirlik açısından bakarsanız, Türkiye Türkçesi ile Kazakça bu konuda olasılıkla %50'nin altında bir değer verecektir. Ancak Türkiye Türkçesi ile Azerbaycan Türkçesi arasında karşılaştırma yapılırsa bu durumda %80'in üzerine çıkılabilir. Çuvaş Türkçesini ele alırsanız %0 olur.

Ancak bu karşılaştırmayı yalñızca tek bir cümleye bakılarak yapılamaz. Bu bir istatistik meselesidir. Atıyorum; karşı tarafın dilini/lehçesini hiç bilmeyen rastgele 100'er kişi arasında kısa süreli (yarım saat gibi) bir konuşma geçmeli (çünkü konuşma uzadıkça taraflar birbirlerinin dilini öğrenmeye başlar ve sağlıklı bir ölçümden uzaklaşılır). Bu konuşmalarda anlaşılmayan unsurlar işaretlenerek zaman yoğunluklu bir yüzdelik çıkartılmalı. Böylece hem basit hem karmaşık yüzlerce sözcük ve onlarca cümle geçecektir.

Bu bakış açısına göre Türkiye Türkçesi ile Kazakça karşılıklı anlaşılabilirliği düşük iki dildir veya dillerin lehçeleridir. Gerçekten de Oğuzca içinde karşılıklı anlaşılabilirlik daha yüksek olduğundan Oğuzcayı tek bir dil saymak usa yatkın görünüyor. Bu durumda Doğu Kıpçakçayı (Kazakça, Nogayca, Karakalpakça) kendi içinde tek bir dil sayarsak, Oğuzca ile Doğu Kıpçakçası arasında artık bir dil ayrımı oluşmuş olup olmadığı daha açık görülebilir.

Diller zaman içinde evrildiği için önceden lehçe olan şeyler, birkaç yüzyıl içinde dillere dönüşebilir. Örneğin Türkçe, 1.yy dolaylarına kadar tek bir dildi (İlk Türkçe) ancak 12.yy dolaylarına kadar iki dil (Eski Türkçe, Eski Oğurca) ve 4 ağız (Göktürk ağzı, Uygur N ağzı, Uygur Y ağzı; Eski Bulgar Türkçesi) oldu. Sonrasında 6 dil (Oğuzca, Kıpçakça, Karlukça, Eski Altay Türkçesi, Arguca, Orta Bulgar Türkçesi), 17.yy itibariyle de 10 dil (Oğuzca, Batı Kıpçakçası, Doğu Kıpçakçası, Kuzey Kıpçakçası, Güney Sibirya Türkçesi, Kuzey Sibirya Türkçesi, Karlukça, Yakutça, Halaçça, Çuvaşça) olmuştur. Bunların her birinin kendi lehçeleri ve ağızları bulunmaktadır.

Ermeniceden hiç anlamadığım için Batı ile Doğu Ermeniceyi karşılaştıramam ancak olasılıkla onlar için de benzer şeyler söylenebilir. Özellikle biri Ermenistan'ın resmi dili iken diğeri başka şekilde yaşadığı için bu ayrım kaçınılmaz olarak oluşacaktır. Tıpkı 200 yıl önce Azerbaycan Türkçesi ile Türkiye Türkçesi daha yakın iken bugün aradaki sınırlardan ve ayrık yazı geleneklerinden dolayı iki Türkçenin ayrışması gibi.

Ancak 90'lardan itibaren yeni bir çağa girilmiş durumda. Artık internet diye bir ortam bulunuyor ve Azerbaycan-Türkiye Türkçeleri birbirinden henüz tam ayrıklaşmadığı için bu sanal ortamda daha çok etkileşerek yakınlaşmaya eğilim gösterebilir ve Oğuzcanın lehçeleri dil hâline gelmeyip bu şekliyle donabilir (tabi Türkmenistan Türkçesinin de etkileşime katılması gerekir, yoksa Batı ve Doğu Oğuzca diye iki dilimiz ortaya çıkabilir).
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7793
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4209

Ynt: Türk Dilleri Ayrımı

İletigönderen kuluduk » 13 Tem 2016, 18:25

Ermenilere bu soru sorulduğu zaman iki Ermenicenin gramerde farklı olduğunu ancak ortak kelimelerin çok olduğunu belirtmişler. Yalnız dikkat ederseniz Azerbaycan Türkçesi ile Türkiye Türkçesinin ve hatta Kazak Türkçesinin dahi kelime ortaklığı çok fazladır. Osmanlı döneminde kullanılan sebak, serbaz, vb. sözcüklerin bugün Kazak Türkçesi de dahil birçok lehçede hâlâ kullanıldığını görüyoruz. Türkiye'de Türk Dil Kurumu'nun, diğer Türk cumhuriyetlerinde SSCB'nin dil politikaları neticesinde lehçeler arasındaki fark daha da artmıştır. Ermeniler de bu konu gündeme geldiğinde Doğu ve Batı Ermenicesi arasındaki farkı sözde Ermeni soykırımı iddiaları da dahil birçok politik sebeplere bağlamaktadırlar.

Diğer taraftan Türk lehçelerinin Swadesh listeleri üzerine yapılan çalışma Kazak, Tatar gibi lehçelerin bile Türkiye Türkçesiyle %80+ ortaklığa sahip olduğunu göstermektedir. Batı Ermenicesinin Swadesh listesini bulamadığım için böyle bir mukayese yapamıyorum ancak iki Ermenice arasındaki fark Kürtçe ile Zazaca arasındaki farka benziyor. Farklı dil olarak kabul edilen İspanyolca ve İtalyanca bile bu ikisine kıyasla birbirine daha yakın görünmektedir. Yukarıdaki misal üzerinden gidecek olursak "sen onun kitabını okuyacaksın" cümlesi İspanyolcada "Tú leerás el suyo libro", İtalyancada ise "Tu legerài il suo libro" biçimlerinde söylenebilir. Bütün bunlar tasnifte dil-lehçe farkının tarihî ve siyasî birtakım sebeplere dayandığını göstermektedir. Öyle söylenildiği gibi karşılıklı anlaşabilirlik seviyesi geçerli ölçüt değildir. Bakın aşağıdaki misaller de İngilizcenin Cumbrian lehçesindendir:

i owp thou's garna put that in thys' pocket I hope you're going to put that in your pocket
ars garn yam I'm going home
hasta Have you?
en wo? and what?
werst thew of te where are you going
wh'ista Who are you? (especially used in Appleby)
wer'st thou frae Where are you from?
owz't ga'an? How is it going? (how are you)
how-ee then provoke fight
wha ya de'yan? What are you doing?
where y'ofta? Where are you off to? (Where are you going?)
ahreet, marra. All right, mate?
Gammy illness
Bay gud Excellent
Appen is nabbut bovver 'ist lad that young man is always in trouble
Vaas boddy Who is that (female)
Hoo`ista How are you
hasta iver deeked a cuddy loup a 5 bar yat have you ever seen a donkey jump a 5 bar gate

Bu da İngilizcenin Lancashire lehçesi ile ilgili olarak anlatılan bir fıkra: A Lancashire joke is as follows, "A family from Lancashire go on holiday to Benidorm and order some food. The father thinking his pie is lacking in gravy calls the waiter over saying "'ast tha Bisto fort pah?' and the waiter says in a southern English accent, "I'm sorry, mate, I don't speak Spanish."
  • 0

kuluduk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 354
Katılım: 14 Tem 2015, 03:24
Değerleme: 164

Ynt: Türk Dilleri Ayrımı

İletigönderen Oktay D. » 13 Tem 2016, 20:36

Swadesh listelerine bakıp %80 ortaklık var démek, karşılıklı anlaşılabilirlik açısından yanıltıcı olur. Çünkü Swadesh listesi eñ temel 100 kavramı alır. Bu liste, dil mi lehçe mi tartışmaları için değil, glotostatistik tartışmalar içindir; démeli, örneğin akrabalığı kesin bilinen iki diliñ né kadar süre önce birbirinden ayrıldıklarını tespit etmek için kullanılır. Çünkü başta iki dil, önceden tek bir dil iken zamanla temel kavramlarda yabancı sözcük veya yeñi sözcük değiş tokuşu olmaya başlayacaktır. Bu değiş tokuşuñ ortalama bir süresi de bulunmaktadır. Örneğin Osman Nedim Tuna, kaba bir hesapla Altay dilleri için bu süreyi 125 yıl olarak bélirlemişti bir yazısında. Böylece Swadesh listesinde değiş tokuş olan her sözcük için 125 yıl gériye giderek -eğer akraba iseler- Moğolca, Türkçe, Mançu-Tunguzca, Japonca ve Koreceniñ ne zaman önce birbirinden ayrıldığını hesaplamıştır. Yazışmalıkta hesabıñ ayrıntılarını yérliğiñ arama özelliğini kullanarak bulabilirsiñiz.

Öte yandan karşılıklı añlaşılabilirlik, sözcük tabanında bir olay olarak görülemez. Cümle yapısı, akışı, anlatımı ve déyimleriyle dillere bakılması géreken bir konudur. Temel kavramlarda %80 ortak sözcük olması, karşılıklı añlaşılabilirliğe pék étki étmeyecektir çünkü yalñızca birinci dereceden akraba adları, sayılar, uzuv adları gibi temel kavram olan sözcükler söz konusu édilmiş olacaktır.

Bu tıpkı DNA ortaklığına bakmaya beñziyor. İki apayrı tür olan insan (homo sapiens sapiens) ile orangutan (Pongo pygmaeus) arasında %99'luk DNA ortaklığı bulunuyor. Yiñe de bu kadar ortaklık onları aynı tür yapmıyor.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7793
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4209

Önceki

Dön Bétikler, sözlükler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'