Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

DLT

Türkçe ile ilintili bétikler ulayı sözlükleriñ tanıtımlarını, paylaşımlarını içerir.

DLT

İletigönderen Aytunga » 05 Eyl 2008, 18:44

  DÎVANÜ LÜGÂTİ’T-TÜRK
İLE
ANADOLU AĞIZLARINDAKİ ORTAK UNSURLAR ÜZERİNE *
Yard. Doç. Dr. Ali AKAR **
  http://www.kasgarlimahmut.org
  Yazıdaki tüm sözcükleri aşağıya aldım.
   
ağdık DS "yaramaz, sırnaşık; ters, aksi, yanlış, değişik" (I 87)
DLT aġduk "bozuk, belirsiz, değişik" (I 65)

~aġduk "karışık, bozuk, kusurlu, ters, aksak, eksik" YTS 3;

ağduk "fault, defect; useless, bad; excessively heavry" EDPT 80
ağlak DS "ıssız, tenha, boş, açık" (I 101)
DLT aglak "ıssız, çorak, oturulmayan yer, boş" (I 119)

~ağla:k "uninhabited, remote, lonely" EDPT 84
ağrık DS "ağrı, sancı, yel" (I 110)
DLT agrıg "ağrı" (I 98)

~aġrıġ "ağır, zahmet, huzursuzluk, hastalık" KB/421; aġrıġ "pain, painful" EDPT 90 <aġrı-; aġrıġ "ağrı, hastalık, sızı"  EUTS 7; Kökt. aġrı- "hastalanmak" (BK G/9)
ağrık DS "eşya, yük, yolculukta gönderilen eşya, ağırlık" (I 109)
DLT aġruk "pılı pırtı, ağırlık, yük" (I 99)

~aġrık "ağırlık, eşya, ev eşyası" YTS 5; aġrıġ "a heavy objekt,
heavy baggage" EDPT 90
al DS "düğünde güveyin üzerine atılan mendil büyüklüğünde kırmızı bez" (I 166)
DLT al "eğer örtüsü yapılan turuncu ipek kumaş" (I 81)
alkınmak DS "şaşırmak, alıklaşmak" (I 223)
DLT alkınmak "mahvolmak, yok olmak, bitmek, tükenmek" (I 82, 195)

~alkın- "to use oneself up, exhaust oneself" EDPT 138-139; alkmak "azalmak, bitmek" EUTS 12; Kökt. alkın- "azalmak, mahvolmak, bitmek" (KT G/9; BK K/7)
aran DS "ova, kuytu, sıcak yer, kışlak" (I 298)
DLT. aran "ahır, at tavlası" (I 76)

~aran "a stable" EDPT 232
aşu[4] DS "boya yapılan kırmızı toprak" (I 363)
DLT aşu "kırmızı toprak, aşı toprağı" (I 89)

~aşu "red ochre" EDPT 256
atasaġun DS "alim, tabip" (I 366)
DLT atasaġun "hekim, doktor" (I 86, 403)
aymak DS "söylemek, anlatmak, nakletmek, konuşmak", (I 421)
DLT. aymak "söylemek" (I 36)

~aymak/eyitmek "söylemek, devamlı anlatmak" YTS 87; ay- "demek, söylemek" KB/82
ayrı DS "saman ya da başak demetlerini toplamak için yapılmış alet" (I 430)
DLT ađrı "buğday temizlemek için kullanılan yaba, çatal, çatal değnek" (I. 126)

~ađrı "forked, a forked objekt" EDPT 63
balġam DS "sulu çamur" (II 503)
DLT balk "çamur" (I 379)

~Kökt. balık "çamur" (KT K/8)
bayak DS "demin, az önce" (II 575)
DLT baya "az önce" (I 37)

~bayak "demin, az önce" YTS 28
bayık DS "doğru, gerçek, şüphesiz", (II 579)
DLT bayık "doğru söz" (III 166)

~bayık "açık, belli, aşikar, gerçek, kuşkusuz" YTS 28
bayımak DS "zengin olmak", (II 579)
DLT bayumak "zenginleşmek", (III 274)

~bayımak "zengin olmak" YTS 28; bayu- "zenginleşmek" KB/895; bayu- "to be, or become, rich" EDPT 384; bayımak "zenginleşmek, varlıklanmak" EUTS 36; Kökt. bay "zengin" (KT D/29)
beleg[5] DS "erkeğin kız tarafına verdiği düğün hediyesi" (II 608)
DLT belek "armağan, konuğun getirdiği armağan" (I 385)

~belek "hediye, armağan" YTS 30; beleg "a gift" EDPT 338
belgi DS "nişan" (II 616)
DLT belgü "alamet, nişan" (I 427)

~belgü "alamet, nişan" KB/180; belgü "sign, mark" EDPT 340; belgü "alamet, sembol, işaret, belge" EUTS 38
belik DS "işaret, iz, nişan" (II 617)
DLT belik "yara yoklamak için kullanılan mil" (I 385)

~belik "nişane, alamet, örnek" YTS 30
boduk DS "deve yavrusu" (II 720)
DLT botuk "deve yavrusu" (III 218)

~botu "camel, colt, usually under a year old" EDPT 299 <Mong. botogan
boğ DS "bohça", (II 722)
DLT boġ "bohça, eşya konan heybe" (II 133)

~boġ "bohça" YTS 36; bo:ġ "bundle" EDPT 311
bök/böke DS "aşık kemiğinin yumru tarafı", (II 767)
DLT bök "aşığın sırtının yukarı gelmesi" (III 130)
bökmek DS "dolmak, taşmak", (II 767)
DLT bökmek "eğilerek yere kapanmak; gözü doymak" (II 18)

~bög- "to collect, gather together" EDPT 324
çağlu DS "kepçe şeklinde balık ağı" (III 1257)
DLT çawlı "tutma süzgeci" (III 442)

~ço:vlı "a sieve for sifting cereals" EDPT 397
çağşak DS "eski" (III 1038)
DLT çahşak "kurutulmuş kaysı, üzün gibi meyveler" (I 469)

~çahşamak "sarsılıp gevşemek, kağşamak" YTS 48; çaxşa:k "stony ground" EDPT 412
çahrak DS "dağların yıpranmış yerleri" (III 1040)
DLT çakrak "kel, dazlak" (I 469)

~çakrak "bald" EDPT 410
çal[6] DS "ala renk" (III 1047)
DLT çal "alaca, kır" (III 156)

~çal "alaca, kır" KB/1098; çal "grey" EDPT 417
çart DS "suların getirdiği çer çöp" (III 1084)
DLT çart "parça" (I 341)
çekik DS "serçe büyüklüğünde tarla kuşu" (III 1112)
DLT çekik "serçeye benzer alacalı bir kuş ki kayalıklarda bulunur" (II 287)

~çekük "tarla kuşu" YTS 52; çekik "the lark" EDPT 415
çetük DS "kedi yavrusu", (III 1152)
DLT çetük "kedi", (I 388)

~çetük "kedi" YTS 53; çetük "cat" EDPT 402
çığ[7] DS "süt kazanlarının üzerine kapatmak için kamıştan yapılan örtü" (III 1158)
DLT çıġ "göçebelerin sele sazı ile yaptıkları çadır örtüsü" (III 128)

~çığ "çadırlarda çubuklardan örülmüş paravana gibi bölme" YTS 54; çuġ "bundle" EDPT 405
çıkana DS "kız kardeşinin çocuğu, yeğen" (III 1165)
DLT çıkan "yeğen, hala ve teyze oğlu" (I 402)

~çıkan "the son of one's maternal aunt" EDPT 409; Kökt. çıkan "yeğen, teyze oğlu" (KT K/13)
çin DS "öz, katıksız", (III 1225)
DLT çin "iyice, büsbütün" (III 357)

~çin "gerçek, doğru, halis" YTS 56; çı:n "true, genuine; truth" EDPT 424; çın "gerçek, gerçeklik, doğru" EUTS 61, <Çin. chên "dürüst, doğru" (Alt.Gr. 272)
çöğen DS "ucu eğri baston" (III 1279)
DLT çögen "topu çekmek için kullanılan ucu eğri bir değnek, çevgen" (I 187)

~çögen "a stick with a curved end" EDPT 416 <Far. çewgân
dirkeşmek DS "arka arkaya tek sıra olmak" (V 1518)
DLT tirkeşmek "toplanmak, toplaşmak, derleşmek" (I 149)

~tergeş- "to walk" EDPT 545-546
eğir[8] DS "karın ağrısına karşı kullanılan bir çeşit kök" (V 1678)
DLT egir "karın ağrısını sağaltmak için bir kök (ilaç)" (I 53)

~egir "karın ağrısına kullanılan bir kök, andız" YTS 78; egir "a medicinal root" EDPT 112
eğirmek DS "hayvanları bir araya toplamak" (V 1679)
DLT egirmek "sevketmek, döndürmek, çevirmek" (I 178)

~egirtmek "kuşatmak, sarmak, muhasara etmek" YTS 78; egir- "to surround, encircle" EDPT 113; egirmek "eğirmek, çevirmek, kuşatmak" EUTS 69; Kökt. egir- "kuşatmak" (BK K/7)
eğme DS "gölgelik, kaya altı", (V 1681)
DLT egme "evin kemeri" (I 130)
ekece DS "yaşı küçük olduğu halde sözleri ve işleri büyük olan çocuk" ( V 1692)
DLT ekeç "akıllı, küçük kız, büyüklük eseri gösteren küçük kız" (I 52)

~eke "junior (paternal) aunt; elder sister" EDPT 100; eke "abla" EUTS 70; Kökt. eke "abla" (KT K/9)
elduran DS "dağlarda yetişen ve çayı pişirilen bir çeşit ot" (V 1708)
DLT eldrük "üzerlik otu ve tohumu" (III 12, 412)
emeç DS "hedef" (V 1732)
DLT emeçlemek "nişan almak" (I 299)

~amaç "a target" EDPT 156
endik DS "utangaç, sıkılgan", (V 1747)
DLT endik "şaşkın" (I 106)

~endikmek "şaşlamak, acemilik göstermek, şaşırmak, ürkmek" YTS 83; endik "simple-minded, stupid" EDPT 177
enemek[9] DS "hayvanlara işaret koymak amacıyla kulaklarını kesmek ya da boynuzunu kertmek" (V 1750)
DLT ñnemek "enemek, kulaktan bir parçasını kesip imlemek" (III 256)

~enemek "hayvanı iğdiş etmek" YTS 83; ene- "to earmark" EDPT 171
erin[10] DS "dudak" (V 1770)
DLT ėrin "dudak" (I 70)

~ėrin "lip" EDPT 232; erin "dudak" EUTS 74
ersek[11] DS "erkeğe düşkün kadın", (V 1776)
DLT ersek "ortaya düşmüş azgın kadın, oruspu" (I 104)

~ersek "erkek isteyen kadın" YTS 85; erseg "a woman who runs after men, nymphormaniac" EDPT 237
ġalġımak DS "zıplamak, hoplamak" (VI 1901)
DLT kalımak "sıçramak, çamışlanmak" (III 272)

~kalkımak "sıçramak, hoplamak, kalkmak" YTS 123; kalı- "to jump" EDPT 617
gem DS "insan ve hayvanda alt ve üst dudağın birleştiği yerde meydana gelen çatlak, yara" (VI 1985)
DLT kem "hastalık" (I 338)

~kem "hastalık, rahatsızlık" KB/1057; kem "illness" EDPT 720; kem "ağrı, zahmet, hastalık, ıztırap" EUTS 105
geneşmek DS "danışmak" (VI 1990)
DLT keñeş "işlerde danışma, görüşme, düşünme, tedbir" (III 365)

~geñeş "danışma, istişare" YTS 91; kiñeş "danışma, görüşme, düşünme" KB/5650; kėñeş "advice" EDPT 734 <kė:ne-; keñeş "müzakere, müşavere, danışık" EUTS 105
genez DS "kolay" (VI 1991)
DLT keñes "sığ, az, kolay, hafif" (III 364)

~geñez "kolay" YTS 91; kenes (kenez) "easy" EDPT 734
gerim DS "dokumacılıkta tezgahlara gerilen çözgü iplikleri", (VI 2002)
DLT kerim "duvarlara örtülen, kaplanan dokuma nesneler" (I 398)
geriş DS "dağların ve tepelerin üst kısmı, sırt" (VI 2003)
DLT keriş "üstüne çıkılabilen dağ tepesi" (I 370)

~keriş "the summit of any mountain that is climbed" EDPT 747
geyle DS "yapılması istenen bir iş üzerinde düşünme, çabalama" (VI 2016)
DLT keđlemek "çabalamak" (III 299)

~keđ "çok, iyi, iyice" KB/176; keđle- "to exert" EDPT 703
gez DS "duvar taşları arasına konulan harç" (VI 2019)
DLT kez "süt ve un gibi şeylerin tencere dibinde yapışıp kalan parçaları" (I 327)

~kez "sonra, başka; sefil, bedbaht" EUTS 108
gezek DS "sıra, nöbet", (VI 2021)
DLT kezik "nöbet, işte nöbet" (I 391)

~gezek "sıra" YTS 93; kezig "sıra, nöbet" KB/713; kezig "turn" EDPT 758; kezig "tertipli, düzenli, sıra, dizi, muntazam sıralı" EUTS 108
gezer DS "havuç", (VI 2022)
DLT gezer "havuç" (I 431)
girgin DS "şubat ayında azan erkek deve", (VI 2083)
DLT kirkin "boğranın, devenin azgın zamanı" (I 443)

~girgin ol- "erkek deve dişisini istemek" YTS 94; kirgin "the rutting of a stallion" EDPT 743
gömeç DS "yağda kızartılmış sıcak ekmek" (VI 2148)
DLT kömeç "küle gömülerek pişirilen çörek" (I 12)

~gömeç "kül ekmeği" YTS 96; kömeç "('food) buried (in the ashes to cook it)' EDPT 722 <köm-
gönü DS "olgun", (VI 2155)
DLT köni "düz, doğru, emniyetli" (III 151)

~köni "dik, doğru, gerçek" KB/515; köni "straight; upright" EDPT 726; köni "dürüst, doğru, sadık, içten" EUTS 115
göymek DS "katlanmak, beklemek, sabretmek" (VI 2171)
DLT köđmek "gözlemek, görmek" (II 87)

küd- "beklemek" KB/1050
ġulan[12] DS "üç dört yaşındaki dişi tay" (VI 2191)
DLT kolan "kolan, bağırdak; yaban eşeği" (I 214)

~kulun "tay" YTS 148; kulan "yaban eşeği" KB/284;kulun "a foal" EDPT 622

güvez DS "sabırsız, aç gözlü insan" (VI 2241)
DLT küwez "gurur, mağrur, gururlu" (I 252)

~küve:z "proud, pride" EDPT 692; kövez "burnu havada, mağrur" EUTS 118
güzü DS "dokuma aygıtında iplikleri çaprazlama işinde kullanılan ağaç" (VI 2244)
DLT küzük "çulha aygıtlarındandır, birbiri üzerine düğümlenen birtakım iplikler olup, onunla üst eriş, alt erişten ayrılır. Kumaş ve kumaşa benzer şeyler dokuyanlara da böyle denir." (I 321)

~küci "dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik taraç" YTS 150); kezük "something which is moved to and fro" EDPT 759
ır DS "ar, utanç" (VII 2480)
DLT ır "utanma bildiren bir söz" (I 36)
ırık/ırk DS "şans, uğur" (VII 2485)
DLT ırk "kâhinlik, fal, yürektekini dışarı çıkarma" (I 42)

~ırk "divination" EDPT 213; ırk "işaret, rumuz, falcı" EUTS 118
ıymak DS "dokuma tezgahında halı, kilim vb. şeylerin iplerini yerletirmek, germek, ip çözmek" (VII 2498)
DLT ıđmak "salmak, göndermek, serbest bırakmak" (I 210)

~ıymak "bozmak, ezmek" EUTS 87
ici DS "kardeş" (VII 2503)
DLT içi "yaşça büyük olan erkek kardeş" (I 87)

~ece "reis, ulu, ileri gelen" YTS 78; içi "ağabey" EUTS 88;eçe "one's mother's younger sister" EDPT 20
iğ DS "hastalık, dert" (VII 2508)
DLT ig "hastalık" (I 48)

~ig "verem, inceağrı" YTS 113; ig "hastalık, hasta" KB/156; i:g "illness, disease" EDPT 98; ig "hastalık" EUTS 90
ilersik DS "don uçkuru" (VII 2520)
DLT ilersük "şalvar uçkuru" (I 152)

~ilersük "uçkur" YTS 114; ilersük "waist-belt" EDPT 151
ilim[13] DS "erik ve kayısı ağaçlarının çıkardığı zamk" (VII 2525)
DLT yelim "tutkal, kendisiyle tüy ya da tüye benzer şeyler yapıştırılan tutkal" (III 20, 70)

~yelim "glue, paste" EDPT 929
irteşmek DS "itişip, kakışmak; kavga etmek" (VII 2553)
DLT irteş kopmak "bahis kızışmak" (I 97)

~irdemek "araştırmak, incelemek, denetlemek" YTS 116; irteş- "araştırmak" KB/6204
kesme DS "alındaki saçlar, kakül" (VIII 2767)
DLT kesme "kakül, zülüf, perçem" (I 11)

kesme "perçem, saç" KB/3284
keveke DS "iyi pişmemiş yemek" (VIII 2275)
DLT keweg "burundaki kıkırdak" (I 391)

~kevig "the cartilage of the nose" EDPT 688
kezlik DS "çakı, bıçak" (VIII 2780)
DLT kezlik "küçük kadın bıçağı" (I 478)

~kezlik "a small knife" EDPT 760
kıcı DS "hardal tohumu" (VIII 2782)
DLT kıçı "hardal" (III 238)

~kıçı "tereye benzer bir ot, kekik" YTS 136; kı:çı "mustard" EDPT 590
kırt DS "küçük" (VIII 2836)
DLT kırt "kısa" (I 342)
kıv DS "yazgı, baht" (VIII 2849)
DLT kıw "devlet, kut, baht" (I 301)

~kı© "kut, devlet, mutluluk" KB/2105; kıv "kut, saadet" EUTS 177; kıv "good fortune" EDPT 579
kiğ DS "keçi, koyun, deve vb. hayvanların yuvarlak gübresi" (VIII 2870)
DLT kıġ "toprağı kabartmakta kullanılan gübre" (III 129)

~kık "gübre, çerçöp, pislik" EUTS 174; kı:ġ "animal dung" EDPT 608
kirşan DS "üstübeç, allık, pudra" (VIII 2881)
DLT kirşen "üstübeç, yüze sürülen düzgün" (I 437)

~kirşe:n "white lead used as a cosmetic" EDPT 747
kiyiz DS "keçe" (VIII 2888)
DLT kiđiz "keçe" (I 316)

~kiđiz "keçe" KB/4442; kidiz "keçe" EUTS 109; kiđiz "felt, a felt" EDPT 707
koğuş ağacı DS "dağ yamaçlarında yetişen dallarından ok ve yay yapılan bir çeşit ağaç, kayın ağacı" (VIII 2903)
DLT koġuş "okları perdah etmek için koğuş ağacından yapılan aygıt" (I 369)

~koġuş okı "cross-bow arrow" EDPT 613
küsemek DS "beğenmek, imrenmek" (VIII 3049)
DLT kösemek (III 265)

~kösemek "gıpta etmek, imrenmek" YTS 146; küse- "istemek, arzulamak, özlemek" KB/363; kösemek "arzu etmek, dilemek" EUTS 118; küse- "to wish, desire, long for" EDPT 749
küt ol- DS "kötürüm olmak, bacakları tutmamak" (VIII 3054)
DLT ketü "çolak" (III 219)

~küt ol- "kötürüm olmak, elden ayaktan düşmek" YTS 151
ma DS "işte" (IX 3097)
DLT ma "al, işte anlamında bir kelime" (III 213)

~me/ma "nah, işte al" YTS 153; ma "ve, ise, bizzat" EUTS 127
obruk[14] DS "çöken, kayan toprak; kayşa" (IX 3261)
DLT obrak "eskimiş" (I 118)

~obruk "çukur, oyuk" YTS 165; oprak "shabby" EDPT 13
oñ DS "sağ" (IX 3280)
DLT oė "kolay" (I 41)

~oñ "sağ, sağ taraf" KB/536;oñ "sağ, batı yönü" EUTS 141
oyuk DS "bostan korkuluğu" (IX 3303)
DLT oyuk "hayal, belge, bostan höyüğü" (I 81)

~oyuk "insan ya da hayvan şeklini andırır korkuluk" YTS 165; oyuġ "gölge, hayal" KB/3382;oyuk "mirage, landmark" EDPT 270
ozmak DS "öne geçmek, yarışı kazanmak" (IX 3306)
DLT ozmak "başkasından ileri geçmek" (I 173)

~oz- "geçmek, ileri geçmek" KB/248; ozmak "kurtulmak, halas olmak, uzaklaşmak" EUTS 145;Kökt. oz- "kurtulmak, ileri gitmek" (BK D/28; o:z- "to outstrip, to escape, to surpass" EDPT 270
öd DS "zaman" (IX 3309)
DLT öđ "zaman, vakit" (I 245)

~öđ "zaman, vakit" KB/1211; ö:d "time" EDPT 35; öd "zaman" EUTS 146; Kökt. öd "zaman" (BK D 18)
ödgönç DS "öykü" (IX 3313)
DLT ötkünç "hikaye" (I 161)

~ötgünç "taklit" KB/874; ötgünç "story, narrative" EDPT 52
öğür DS "keçilerin gece yattıkları yer" (IX 3321)
DLT ögür "koyun, geyik, bağırtlak kuşu gibi şeylerin bir arada bulunması" (I 54)

~ögür "a herd" EDPT 112; ögür "hara, sürü" EUTS 148
ök DS "akıl" (IX 3324)
DLT ök "akıl ve anlayış" (I 48)

~ög "akıl, hatır, zihin" YTS 166; ög "akıl, anlayış" KB/25; ök "the mind" EDPT 99; ög "akıl, zeka" EUTS 146
öllütmek DS "ıslatmak" (IX 3333)
DLT ölitmek "ıslatmak" (I 213)

~ölütmek "ıslatmak" YTS 168; öli- "ıslanmak" KB/1408; ölit- "to moisten, or wet" EDPT 132
ömzek DS "yıkılacak gibi olan duvarı sağlamlaştırmak için önüne yapılan duvar" (IX 3338)
DLT ömzük "eğerin ön ve arka tarafları, ucu" (I 105)

~ümzük "the extremity of a saddle-bow in front and behind" EDPT 165
örtmen DS "yüzey" (IX 3350)
DLT örtmen "dam, satıh" (III 412)

~örtmen "roof and the like" EDPT 207
ötkü DS "bedel" (IX 3357)
DLT ötki "ivaz, bedel, karşılık" (I 128)

~ödki "zamanla ilgili" EUTS 146; ötki "equivalent exchange" EDPT 51
ötmek DS "ekmek" (IX 3358)
DLT ötmek "(yenecek) ekmek" II 268)

~etmek "ekmek" YTS 86; etmek/ötmek "bread" EDPT 60; ötmek "ekmek" EUTS 154
özlek DS "zaman" (IX 3372)
DLT özle "öğle vakti" (I 114)

öđlek "zaman, felek" KB/647; öđleg "time" EDPT 55
sağrak DS "bardak, kadeh", (X 3514)
DLT saġrak "sürahi, kâse, kap" (I 100)

~saġrak "bardak, kadeh" YTS 177; saġrak "cup, goblet" EDPT 815

sağrı DS "üstü ince deri ile kaplı sandık", (X 3515)
DLT saġrı "deri, herşeyin derisi" (I 421)

~saġrı "raw hide" EDPT 815
saka DS "ekilmeyen yerler" (X 3517)
DLT saka "dağ yamacı" (III 226)

~saka "the foot of a mountain" EDPT 805
sanduvaç DS "bülbül" (X 3536)
DLT sanduvaç "bülbül" (I 529)

~sandvaç "bülbül" KB/78; sanduwa:ç "nightingale" <Sogd. zntw'çh "sweet-voiced" EDPT 837
sarmak DS "köpek havlamak, saldırmak" (X 3547)
DLT sarmak "kızmak, çıkışmak, sert söz söylemek" (II 38)

~sarma:k "to wrap round, enfold" EDPT 852
sart DS "tüccar" (X 3548)
DLT sart "tacir, tecimen, satıcı" (I 66)

~sart "tacir, satıcı" KB/2745; sart "merchant" EDPT 846; sart "kervan, tüccar" <Skr. s@rtha "kervan, tüccar" EUTS 198
savcı DS "sözcü, mektupçu" (X 3553)
DLT sawçı "elçi, peygamber; hısım ve dünürlerin arasındaki elçi" (III 154)

~sa:vçı "go-between; a prophet; messenger" EDPT 758; savçı "haberci" EUTS 199
say DS "dik, kayalık, taşlık yer" (X 3556)
DLT say "kara taşlık yer" (III 158)

~say "dibi yere gömülü kaygan kaya" YTS 182; say "çakıl" KB/212;sa:y "an area of ground covered with stones" EDPT 858; say "kır, çöl, taşlık, bozkır" EUTS 199
serinmek DS "sabırla beklemek" (X 3589)
DLT serinmek "sabretmek" (II 167)

~serin- "sabretmek" KB/3067; serin- "to be patient" EDPT 854; sarinmek "beklemek, tutunmak, tahammül etmek" EUTS 201
sınar/sıñar DS "akraba, yakın; eşdeğer" (X 3609)
DLT sıñar "bir şeyin tarafı, yanı" (III 375)

~sıñarı "kendisi gibi, benzeri arkadaş, akran, emsal" YTS 186; sıñar "yan, taraf" KB/1786; sıña:r "a side" EDPT 840; sıñar "burç mıntıkası, yön, taraf; bir nesnenin yarısı" EUTS 204
sibek DS "el değirmenlerinde alt taşın ortasına çakılan, üst taşın dönmesini sağlayan küçük kazık ya da sivri demir" (X 3629)
DLT sibek "değirmen taşının üzerinde döndüğü demir" (I 389)

~sibek "the pivot of a hand-mill" EDPT 788
sibek DS "küçük çocukların yataklarını kirletmemeleri için beşiğe takılarak sidiği oturağa götüren tahta boru, kamış" (X 3628)
DLT sibek "çocuğun işemesi için beşiğe konan kamış" (I 389)
silik[15] DS "uysal (kimse)" (X 3634)
DLT silig "temiz, yakışıklı, tatlı dilli" (I 390)

~silig "temiz, ince, nazik; tatlı dilli" KB/42-43; silig/silik "clean, pure, smooth" EDPT 826; silig/k "arı, temiz, pak, bakire" EUTS 205
sip DS "domuz yavrusu" (X 3644)
DLT sıp "iki yaşına girmiş olan tay" (I 207)

~sıp "one year-old colt" EDPT 783
siyek DS "koyun, keçi vb. hayvanların kızgınlık dönemlerinde dişilik ya da erkeklik organlarından akan sıvı; ayak yolu, hela" (X 3652)
DLT siđük "sidik" (III 321)
siymek A.Ağz "hayvan işeme, sidiklemek" (X 3652),
DLT siđmek "işemek" (II 295)

~si:đ- "to urinate" EDPT 799
süci DS "şarap" (X 3704)
DLT süçük "şarap" (II 190)

~süçi "şarap" YTS 195; süçig "tatlı" KB/1170; sü:çig "sweet, a sweet substance" EDPT 796; süçüg "tatlı şarap; tatlı, lezzetli" EUTS 213
ttanmak DS "kınamak, ayıplamak, aldatmak" (X 3821)
DLT tanmak "inkar etmek" (III 184)

~tañmak "hayrete kalmak, şaşmak" YTS 202; tan- "inkar etmek" 3892; ta:n- "to deny; to disclaim" EDPT 513; tanmak "inkar etmek; kötüleşmek" EUTS 224
tap DS "uygun, oranlı" (X 3822)
DLT tap "elverir, yeter" (I 318)

~tap "yetişir, kafi, doğru" YTS 203; tap "elverir, yeter" KB/318; tap "satisfaction, suffuciency; satisfactory, sufficient" EDPT 434; tap "arzu, istek" EUTS 224
tapuk DS "boyun eğme, gönül verme" (X 3822)
DLT tapuġ "hizmet, tapma, tapı" (I 373)

~tapu "hizmet, görev, ibadet, yüceltme, saygı" YTS 203; tapuġ "hizmet, ibadet" KB/97-467; tapıġ "tapma, perestij etme, hürmek" EUTS 224
tar DS "sal" (X 3830)
DLT tar "kelek (ırmaklarda) sal" (III 148)

~tar "a raft made of inflated skins fastened together" EDPT 528; tar "sal" EUTS 225
ttatır DS "kısa otlu çayır" (X 3843)
DLT tatır yer "kıraç yer" (I 361)

~tatır "a flat sown field" EDPT 458
tavuş DS (Karaçay göçmenlerinde) "ses, hafif gürültü, takırtı" (X 3850)
DLT tawuş "duygu ve kımıldanma" (I 367)

~tavış "a sound" EDPT 446
tef DS "zararlı şeylerin varlığı" (X 3858)
DLT tef "hile, al" (I 332)

~tevlig "hile, aldatma" KB/313; Kökt. teblig "hilekâr, aldatıcı" (KT D/6); tev "trick, device" EDPT 434
temen DS "tütün dizmeye yarayan iğne" (X 3875)
DLT temen "büyük iğne, çuvaldız" (I 402)

~temen "a large needle, packing needle" EDPT 507
ten DS "nem" (X 3876)
DLT teñ "göl, bataklık" (I 528)

~teñ "marsh" EDPT 512
ter DS "ücret" (X 3888)
DLT ter "ücret, çalışana verilen para" (III 148, 212)

~ter "ücret" KB/5078; te:r "wages<sweat" EDPT 528; ter "ücret" EUTS 234
tezik DS "çabuk, tez" (X 3906)
DLT tezik "halk arasında ürküntü, panik" (I 387)

~tezikmek "sıçramak" YTS 207; tezig "ürkek, ürkmüş" KB/712; tezig "panic in the tribe" EDPT 574
tezmek DS "kaçmak" (X 3907)
DLT tezmek "kaçmak" (II 8)

~tezmek "kaçmak" KB/548; tezmek "kaçmak, firar etmek" EUTS 236); tez- "to run away, fly" EDPT 572
tıyılma DS "perhiz" (X 3927)
DLT tıđılmak "kaçınmak, çekinmek, alıkoymak, engel olmak" (II 126)

~tıđın- "kaçınmak, sakınmak" KB/1380; tıđıl- "to be obstructed" EDPT 456;tıdılmak "mani olunmak" EUTS 236; Kökt. tid- "engel olmak, tutmak" (KT K/11)
tut DS "gözde oluşan kara benek" (X 3997)
DLT tut "kılıç ve benzeri şeylerin üzerine çöken pas" (II 281)
tükel DS "tam, bütün" (X 4006)
DLT tükel "tamamen, büsbütün" (I 60)

~dükeli "hep, hepsi, bütün, cümle, herkes" YTS 74; tükel "tam, bütün" KB/627; tükel "complete, entire" EDPT 480; tükel "tam, tamamıyla, iyi halde" EUTS 257
ukmak DS "tasarlamak" (XI 4031)
DLT ukmak "anlamak" (I 168)

~uk- "anlamak" KB/671; uk- "to understand" EDPT 77;ukmak "anlamak, öğrenmek" EUTS 266
umunç DS "umulan, beklenen, olması istenen" (XI 4038)
DLT umunç "umma, umut etme" (I 133)

~umınç "ümit, umut" KB/2812; umun- "to desire, request, or pray for" EDPT 162;umunç "umma, umut" EUTS 265
uyunmak DS "bayılır gibi olmak" (XI 4051)
DLT uđınmak "sönmek" (III 26)

~uġunmak/uvunmak "bayılacak hale gelmek, bayılmak, aklı başından gitmek" YTS 218; uđın- "sönmek" KB/4694; uđın- "to sleep quitely, go to sleep" EDPT 62
üceşmek DS "lades tutuşmak" (XI 3308)
DLT öceş "yarış" (I 61)

~öceşmek "bahis tutuşmak" YTS 166; öceş- "yarış etmek" KB/4086; ö çeş- "to be hostile to one another" EDPT 32; öceşmek "kin beslemek; çekişmek" EUTS 145
yakılmak DS "alışmak, sevgiyle bağlanmak" (XI 4128)
DLT yakılmak "dokunmak, yaklaşmak" (III 81)

~yakılmak "derin bir sevgi duymak" YTS 230; yak- "yaklaşmak" KB/3448; yakmak "hoşa gitmek, yakışmak" EUTS 280
yalvı DS "büyü" (XI 4150)
DLT yalwı "büyü, sihir" (III 33)

~yelvi "sihir" EUTS 292; yñlvi "sorcery, witchcraft" EDPT 919
yamız DS "yan; yamak, kul" (XI 4156)
DLT yamız "kaşığın iki tarafı, kalçanın iç yandan uçları" (III 10)

~yamız "the groin" EDPT 940; yamız "kasık" EUTS 283
yancık DS "çobanların azık torbası" (XI 4162)
DLT yançık "torba, kese" (II 250)

~yuncuk "kese, torba, boyundan geçirilerek yana asılan torba" YTS 233; yancuk "a pocket" EDPT 945; yançuk "kese, torba, cep" EUTS 283
yavlak DS "uğursuz" (XI 4205)
DLT yawlak "kötü, fena, değersiz" (I 177)

~ya©lak "kötü" KB/194; yavla:k "bad, evil" EDPT 876; yablak "kötü, fena" EUTS 278; Kökt. yablak "fena, kötü; kötülük" (KT D/5, BK D/20)
yay DS "yaz" (XI 4208)
DLT yay "ilkbahar, yaz" (I 13)

~yay "yaz, sıcak mevsim" YTS 240; yay "yaz, ilkbahar" KB/4623; ya:y "summer" EDPT 980; Kökt. yay "yaz" (BK B/3)
yelpik DS "aklına eseni yapan, deli fişek" (XI 4239)
DLT yelpik "cin ve yel çarpması" (III 46)

~yñlpik "difficulty in breathing, severe asthma" EDPT 920
yençmek DS "sarsmak, silkelemek, tartaklamak" (XI 4244)
DLT yençmek "ısırmak; yere vurup ayağıyla ezmek; kötüleşmek" (III 303)

~yençmek "yassılatmak, yapıştırmak, çekip sıkıştırmak" YTS 242; yenç- "koparmak" KB/2945; yanç- "to crush, trample on" EDPT 944; yançmak "ezmek, kırmak, parçalamak" EUTS 283
yerdeş DS "ildeş, hemşehri" (XI 4250)
DLT yerdeş "hemşehri" (I 407)

~yerdeş "hemşehri" YTS 242; yerdeş "fellow, countryman" EDPT 959
yetiz DS "tamam, henüz, yeteri kadar" (XI 4258)
DLT yetiz "enli, enine geniş olan şey" (III 10)

~yetiz "geniş, enli" KB/3416; yetiz "wide, broad, far-reaching" EDPT 894
yığlamak DS "ağlamak" (XI 4262)
DLT yığlamak "ağlamak" (I 272)

yıġla- "ağlamak" KB/1235
yıpar DS "güzel koku" (XI 4279)
DLT yıpar "misk" (I 327)

~yıpar "misk" KB/64; yıpar "misk, koku, rayıha" EUTS 294; yıpa:r "musk" EDPT 878
yırah/yırak DS "uzak, ırak" (XI 4273)
DLT yırak "uzak, ırak" (I 97
yirmek DS "dilmek, yarmak" (XI 4280)
DLT yermek "yaş bir şeyi demirle kesmeksizin uzunlamasına ayırmak" (III 58)

~yirimek "parçalanmak, yarılmak" EUTS 298
yiti DS "çok acı ya da ekşi" (XI 4281)
DLT yitik "keskin, bilenmiş" (I 384)

~yiti/iti "sert, keskin, şiddetli" YTS 119; yiti "keskin" KB/927; yitig "sharp; alert, quick, clever" EDPT 889; yiti "keskin" EUTS 299
yiv DS "koku" (XI 4283, yiğ "koku" (XI 4276)
DLT yıđ "koku", (II 48)

~yiydin "kokmuş, kokuşmuş; fena halde kokulu bir ot" YTS 248); yıđ "koku" KB/70; yı:đ "scent, odour, smell" EDPT 883; yıd "koku, rayıha, ıtır, misk" EUTS 293
yok/yoku DS "leke, iz, kalıntı, bulaşık" (XI 4287)
DLT yok "çanak bulaşığı" (III 4)

~yok "kötü, fena; yok" EUTS 301)
yolak DS "su yolu, ark, oluk" (XI 4289)
DLT yolak "çay" (I 222)

~yolak "a small path" EDPT 925
yordam[16] DS "kılavuz, yardımcı" (XI 4296)
DLT yorçı "usta, kılavuz" (III 30)

~yordam "kılık, kıyafet" YTS 250
yoymak[17] DS "yazılan yazıyı silmek, bozmak" (XI 4301); yozmak (IV) "silmek (yazı için) (XI 4304)
DLT yođmak "silmek, bozmak, mahvetmek" (III 434)

~yoymak "silmek, imha etmek, izale etmek, bozmak" YTS 251; yođ- "silmek, bozmak" KB/2798; yo:đ- "to destroy, obliterate, wipe out, wipe off" EDPT 885; yodmak "sonuçlandırmak, sona eriştirmek" EUTS 300
yozmak DS "bitki hayvan zamanla soysuzlaşarak bozulmak, yabancılaşmak" (XI 4303)
DLT yozamak "kısır kalmak" (III 88)
yörek DS "çocuğun düşmemesi için beşiğe bağlanan ip" (XI 4309)
DLT yörgek "örtü" (II 289)

~yörenmek "dolaşmak, yaklaştırma" YTS 251; yörgemek "sarmak, örtmek, çevrelemek, bağlamak" EUTS 303
yubanmak DS "gecikmek, ayak sürümek" (XI 4310)
DLT yubanmak "ihmal etmek, yüzüstü bırakmak" (III 86)

~yuba:n- "to be careless, negligent" EDPT 878
yubatmak DS "geçiktirmek" (XI 4310)
DLT yubatmak "savsaklamak, savsaklamayı emretmek" (II 315)
yund/yunt DS "at; damızlık eşek" (XI 4320)
DLT yund "at (cins adı) atlar, at sürüsü" (I 235)

~yund "kısrak" YTS 253; yond "at" KB/5370; yunt "horse" EDPT 946; yunt "at" EUTS 305)
  • 0

-Böyle kaba gürültüyle bu i? yürümez...
-Art?k bizim sözcüklerimizi kullanacak, yayg?nla?t?racak yazarlara gereksinimimiz var...
-Dayatma izlemiyle hiçbir yere varamay?z...
-Öz Türkçe temelinde olu?turulmu? denemelere, öykülere, uzunöykülere gereksinimimiz var.
-Bunun yan? s?ra yabanc? dili yüksek düzeyde dilmaçlar?m?z olmal?.
Üyelik görseli
Aytunga
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 214
Katılım: 18 Haz 2008, 11:59
Konum: Denizli
Değerleme: 15

Dön Bétikler, sözlükler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 3 konuk

Reputation System ©'