4. bét (Toplam 5 bét)

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 03 Eki 2016, 00:24
gönderen Oktay D.
dev-, devin-, devil- gibi sözcükler geñel bir hareketi añlatıyor, float özel bir devinim türü soñuçta. ayrıca float eyleminde durma durumu da olabiliyor.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 04 Eki 2016, 02:05
gönderen toorku
işte şimdi alt üst yapan bir eke ihtiyacımız var yani batma eylemini başağağı yapabilirsek yer yer float yapmış oluruz her ne kadar yüzme şöyle böyle karşılasa da tam olmuyor çünkü float da sıvının kaldırması yada devreye girmesi sözkonusu

öñeri yüze durmak
float


öñeri yüze çıkmak
float

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 04 Eki 2016, 10:45
gönderen Tözkoparan
Oktay D. yazdı:- > uçurtma "havada misina yardımıyla duran yassı şey" aslında hava+kişi işbirliği ile o hareketi yapıyor. Doğru, havanıñ kaldırma kuvveti var ancak misinanıñ da çekme kuvveti var. Bu yüzden uçurt- eylemi oldurgan çatıda.


float sözcüğünde ise kimiñ ya da neyiñ o hareketi yaptırdığı önemli olmamalı sanki. Kaynağından bağımsız olarak o hareketiñ olması sezgisi var. Bu nedenle edilgenlik veya dönüşlülük gibi yalñızca nesneyi ilgilendiren çatılar olmalıdır.


Dönüşlülük konusunda Bi50likdaha'ya katılıyorum. Float hareketi yapan nesne kendisiğine yönelik/dönüşlü bir eylem yapmıyor, ortam koşulları ile kendi öznitelikleri (hacmi) yüzünden öyle oluyor.


Bu durumda edilgenlik üzerinden gidilebilir:
yüzül- "to float"
Olmuş mu? :)


Float hareketi yapan nesne evet kendisine dönüşlü bir eylem yapmıyor, ama mesela görünen bir nesne de kendini görmek veya göstermek için bir çaba sarf etmiyor. Örnek olarak saçmalamış olabilirim ama, gramerdeki çağrışımı gerçek hayata uygulanamanın birden fazla yolu vardır demek istedim.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 04 Eki 2016, 15:16
gönderen Oktay D.
Bence görünmek dönüşlü bir éylem çünkü kendi kendine görülmek söz koñusudur, éylemde kendisi dışında bir fâil yok. Öte yandan float éyleminde fâil ortam oluyor, örneğin suyuñ kaldırması gibi.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 05 Eki 2016, 21:29
gönderen Yılgın
Birde "salınmak" sözcüğü var. Suyun üzerindeki durağan bir gemiyi düşündüğümde usuma "salınmak" geliyor. Salınmaktan ilhamla "durunmak" da olabilir.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 07 Eki 2016, 02:08
gönderen Türkeröz
Daha önce de demiştim, bu söz tek başına kullanılmıyor. Suda ise on the water, havada ise on the air de katılı söyleniliyor. İşte bir örnek;

"The boat floated on the water."

Bu cümleyi çevirmek yeterli. Ben "Tekne suda yüzdü/gitti." çıkarıyorum. Yazıda ancak bu kadar olabiliyor. Bir de oynargörüntülü (videolu) örnek veriyorum

https://www.youtube.com/watch?v=gfuLoaEYKis

Burada da "batmayan yumurta" veya "su yüzeyine çıkan yumurta" diye çevrilebilir, ikincisi tabi daha çok sözcükle söylendi ama kimsenin erineceğini sanmıyorum söyleyecek olurlarsa.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 07 Eki 2016, 10:30
gönderen Tözkoparan
Türkeröz yazdı:Daha önce de demiştim, bu söz tek başına kullanılmıyor. Suda ise on the water, havada ise on the air de katılı söyleniliyor. İşte bir örnek;

"The boat floated on the water."

Bu cümleyi çevirmek yeterli. Ben "Tekne suda yüzdü/gitti." çıkarıyorum. Yazıda ancak bu kadar olabiliyor. Bir de oynargörüntülü (videolu) örnek veriyorum

https://www.youtube.com/watch?v=gfuLoaEYKis

Burada da "batmayan yumurta" veya "su yüzeyine çıkan yumurta" diye çevrilebilir, ikincisi tabi daha çok sözcükle söylendi ama kimsenin erineceğini sanmıyorum söyleyecek olurlarsa.


Ben erinirim.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 09 Eki 2016, 00:40
gönderen Temirbek
İngilizce köken bilgisi sözlüğü etymonline'a göre float eylemi < Ana Hint-Avrupaca *pleu- "akmak" köküne dayanıyor.

late Old English flotian "to rest on the surface of water" (intransitive; class II strong verb; past tense fleat, past participle floten), from Proto-Germanic *flotan "to float" (source also of Old Norse flota, Middle Dutch vloten, Old High German flozzan, German flössen), from *flot-, from PIE *pleud-, extended form of root *pleu- "to flow"

Meaning "drift about, hover passively" is from c. 1300. Transitive sense of "to lift up, cause to float" (of water, etc.) is from c. 1600; that of "set (something) afloat" is from 1778 (originally of financial operations). Of motion through air, from 1630s. Meaning "hover dimly before the eyes" is from 1775. Related: Floated; floating. A floating rib (by 1802) is so called because the anterior ends are not connected to the rest.


Birebir Türkçeleştirirsek float, akınmak "kendi kendine akmak, akışmak" gibi bir añlama geliyor sanırım. Suyuñ üstünde batmadan durmak añlamını soñradan ikincil olarak kazanmış. Biz de böyle bir añlamı, öñceki iletilerde de belirtildiği gibi yüzünmek eylemiyle sağlayabiliriz. Suyuñ üzerindeki bir duba, şamandıra vb. yüzünür. Biz de yüz- "suda ilerlemek" > yüzün- "suyuñ üzerinde ilerlemeden durmak" gibi bir añlam verebiliriz. Soñuçta İngilizcedeki float da < flow "akmak"tan geliyor. "Duba ya da şamandıra akmaz" diyerek itiraz eden yoksa, yüzünmek eylemine hiç olmaz :)

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 14 Eki 2016, 12:37
gönderen Tözkoparan
Peki yanaşmak kelimesini örnek alabilir miyiz?

"Yanına gelmek" anlamında yan - a - ş - mak olduğuna göre, "yüzeyinde, yüzünde durmak" gibi yüzemek, yüzenmek, yüzeşmek gibi uydurmalar olabilir mi?

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 03 Eyl 2018, 02:08
gönderen TürkçeSözlük78
Askıda durmak?

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 03 Eyl 2018, 04:57
gönderen datadeveb
Süzülmek değil mi bu?

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 04 Eyl 2018, 04:01
gönderen datadeveb
Yazılım dillerinde float() noktalı sayı olduğunu belirtmek için kullanılıyor.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 27 Oca 2019, 03:59
gönderen Tarduğ Han
Konumu itibariyle 3, devinimi itibariyle de 2 olmak üzere 6 değişik söz türetilmeli. Türkler tarih boyu İngilizlerin "to float" ve "to swim" eylemlerini genelleştirerek kullanmışlardır. Ancak bu Türkçenin âcizliğini göstermez, çünkü ön-Türkler bir bozkır milleti idi. Kimse denizcilik adına ayrıntılı sözler türetme gereksinimi duymadı. Bugünse, "yüzmek" eylemi ve bunun dışında Türklerin kullandığı benzer eylemleri anlamlarını kaydırarak diriltebiliriz.

Konumu itibariyle 3 adet demiştim, fizik bilimine göre bir cisim suyun üstünde yüzebilir, suyun içinde askıda kalabilir ya da suyun dibine batabilir. Devinim açısından da bir cisim ya hareket eder ya da durağan hâldedir. Öyleyse,

öñeri yüzmek
Su üstünde durağan olmak

öñeri süzülmek
Su üstünde hareketli olmak

öñeri askıda kalmak
Su içinde durağan olmak

öñeri yumak
Su içinde hareketli olmak

öñeri batmak
Su dibinde durağan olmak

öñeri sürünmek
Su dibinde hareketli olmak

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 27 Oca 2019, 13:25
gönderen Oktay D.
yüz- sözcüğü hem su üstünde durağan olmak hem de hareketli olmak añlamına gelir:
yüzmek, -er
(I) (nsz) 1. Kol, bacak, yüzgeç vb. organların özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak: “Yüzmek bilmediği için on dakika içinde boğulmuştu.” -S. F. Abasıyanık. 2. Yüzme sporu yapmak. 3. Bir sıvının yüzeyinde batmadan durmak: Tahta suda yüzer. 4. Herhangi bir durumun en aşırı derecesinde olmak: “Hiçbir kaygının gölgelemediği bir saadet içinde yüzmektedir.” -H. Taner. 5. mec. Dalgalanmak: “Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak” -M. A. Ersoy. 6. mec. Herhangi bir şeyle üzeri kaplanmak, bir şeye bulanmak: Kitaplar toz içinde yüzüyor. Ev pislik içinde yüzüyor.

Güncel Türkçe Sözlük


Bu arada yu- sözcüğü "su içinde hareketli olmak" gibi dönüşlü bir añlama gelmiyor, "yıkamak" démek.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 27 Oca 2019, 14:14
gönderen Tarduğ Han
Sayın Oktay bey,

Öncelikle gönderimdeki öneri biçemini düzelttiğiniz için sağolun. Yeni üye olduğumdan gönderideki düzeni şaşırmışım, bağışlayın.

"yüzmek" eyleminin Türkçede genel olarak hem hareketli hem de durağan suyun üstündeki durumu karşıladığını biliyorum. Ancak sözünü ettiğim 6 değişik hâlde 6 değişik eylem kullanma gereksinimi duydum. Bu nedenle "yüz-" kökünün anlam bağını kısıtladım. Dikkat ederseniz, TDK'nın 3. maddede sunduğu bağlamı işletmeyi yeğledim.

Ayrıca, "yumak" eylemi Ön-Türklerde "yıkamak, yıkanmak, banyo yapmak, yüzmek" gibi anlamlara geliyor. Ben anlamlarından birini özelleştirerek kullandım. Oysa, günümüz Anadolu Türkçesinde işbu sözün bu anlamı unutulmuş.

Bir eylemin birden çok anlamı karşılamasında sakınca görmediğimden, önerdiğim karşılıkların da yerinde olduğunu düşünmekteyim.

Son olarak, sizin nezdinizde, böyle bir ortam yaratılarak, bizlere bu fırsat verildiği için emeği geçen kamuya sağ olun, var olun diyorum.