2. bét (Toplam 5 bét)

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 21 Eyl 2013, 14:03
gönderen Oktay D.
Baturalptürk yazdı:Denizin üstünde gemilerin salınışı için "beşiklenmek" diye yaygınlaşmamış bir sözcük varsayılabilir. İnternette şöyle de bir cümle buldum:

"Peykenin üzerine çıkınca, kapıyla çerçevelenmiş masmavi bir deniz parçası, onun da üzerinde beşiklenen balıkçı kayığı görünüyordu."

Ama tabii bu da "float" kelimesinin karşılığı değil.

Belli ki değişli mecâzî añlamda kullanmış.

sal "suda yüzen düzlem" sözcüğünden bir türetim yapılabilir:
salsı-n- "float, sal gibi olmak"

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 21 Eyl 2013, 17:01
gönderen Bi50likdaha
Salın-mak var bak bir de , senin yazını görünce aklıma geldi.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 21 Eyl 2013, 18:08
gönderen Baturalptürk
Sallanan anlamında kullanmışlar beşiklenmeyi ayrıca nasıl bir yaygınlıksa ilk kez işittim.

Süzülmek uyuyor ancak siz beğenmiyorsunuz 


Benim beğenmemem önemli değil. "Süzülmek" o anlama gelmiyor mesele bu. Tekrar edeyim, yavaş ilerleyen gemi için süzülmek kullanılabilir, palamarla limana bağlanmış geminin yüzüşü için kullanılmaz.
Salınım da başka anlamdadır.

"Beşiklenmek" sözcüğünü bir bilgi olarak paylaştım. Yaygınlaşmamış, daha doğrusu kişisel türetim. Sözlüklerimizde yok, ama kullanıma girebilir. Çünkü köküyle anlam ilişkisini yitirmeden kurallı olarak türetilen sözcüklerin çoğunun anlamı tahmin edilebilir. Bu da öyle. 

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 21 Eyl 2013, 18:21
gönderen Baturalptürk
Bu arada şimdiye kadar en çok içime sinen kelimeyi buldum. Sözlüklerde "float" için en sağlam karşılık olarak "askıda olmak" geçiyor. Bunu tek kelimeye indirirsek "askılanmak" diyebiliriz. Bu hem bir önceki iletimde yazdığım gibi kurallı bir türetim. Anlamı az çok beliriyor. Zaten arama motoruna yazdığınızda başka branşlarda dahi olsa kullanıldığını görüyoruz.

Bir örnek Uluslararası Patent Sınıflandırması sayfasından:
"33/546 . . . . . . . suda askılanan parçacıklar olarak [4]"

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 22 Eyl 2013, 15:49
gönderen Bi50likdaha
Denizin ma havanın üzerinde , içinde ivmeden durabilmek mümkün mü?
Hiç biri durağanlığı kapsamıyor. Madem sözcüğün en ince ayrıntısına takılıyorsunuz doğaya da katılmanız gerek.

Denizde , havada süzülmek , salınmak uygun kavramlar.
Azerbaycan Türkçesinde float yerine "sal" geçiyor.
Türkçedeki sal da aynı zamanda float anlamına geliyor ama sanırım ad olarak
Beşiklenme ne okuyan güler dalga geçer.

Adamlarda ne güzel flow , float , fleet var , bizim beşiklenmeye muhtaç kalmamız üzücü.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 22 Eyl 2013, 17:47
gönderen Baturalptürk
Denizin ma havanın üzerinde , içinde ivmeden durabilmek mümkün mü?
Hiç biri durağanlığı kapsamıyor. Madem sözcüğün en ince ayrıntısına takılıyorsunuz doğaya da katılmanız gerek.

Denizde , havada süzülmek , salınmak uygun kavramlar.
Azerbaycan Türkçesinde float yerine "sal" geçiyor.
Türkçedeki sal da aynı zamanda float anlamına geliyor ama sanırım ad olarak
Beşiklenme ne okuyan güler dalga geçer.

Adamlarda ne güzel flow , float , fleet var , bizim beşiklenmeye muhtaç kalmamız üzücü.


Siz bu iletileri nasıl okuyorsunuz anlamıyorum. Aynı şeyleri tekrar tekrar yazmaktan nasıl sıkılmazsınız şaşıyorum.

Ne doğası ne durağanlığı, iyice bulandırdınız kavramları maşallah. Kavramlar ancak bu kadar allak bullak edilir!

Biz burada "float" üzerinde konuşurken konumuzla hiç alakası olayan fleet ve flow nereden esti, meçhul. Ayrıca "beşiklenmek" için "float" karşılığı olduğunu bir Allah'ın kulu söyledi mi? Yaygınlaşmadığını söylediğim hâlde hâlâ gidip gidip oraya takılmak da başka gûna...

Yanıt bekleyen diğer üyelerden ricam önceki iletileri okumalarıdır, orada her sorunun cevabı bire bir yazıyor.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 22 Eyl 2013, 17:51
gönderen Oktay D.
Baturalptürk yazdı:Bu arada şimdiye kadar en çok içime sinen kelimeyi buldum. Sözlüklerde "float" için en sağlam karşılık olarak "askıda olmak" geçiyor. Bunu tek kelimeye indirirsek "askılanmak" diyebiliriz. Bu hem bir önceki iletimde yazdığım gibi kurallı bir türetim. Anlamı az çok beliriyor. Zaten arama motoruna yazdığınızda başka branşlarda dahi olsa kullanıldığını görüyoruz.

Bir örnek Uluslararası Patent Sınıflandırması sayfasından:
"33/546 . . . . . . . suda askılanan parçacıklar olarak [4]"

askılan- "to float" sözcüğünü ben de sévdim.
"Havada askılandım tanıklarım var."

Ayrıca:
askılanıcı "şamandra"
olabilir.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 23 Eyl 2013, 00:38
gönderen Bi50likdaha
fleet ve flow

Kökendeş sözükler float ile onlara bakarak us edindim , düşüncemi paylaştım ne sıkıntı var ki bunda ?
Kavramı , eylemi ma kılışını iyice anlamak için köküne indim.

Kavram konusunda bir neni bulandırdığımı sanmıyorum , oldukça açık ma netler.

Float(Ad ma Eylem) =(Ad) Su üzerinde duran Sal ma su üstünde durma  Salınma
Flow(Eylem) = Sal-mak , Ak-mak , Salım , Akım
Fleet(Ad) = Yalnızca su üzerine duran , duranlar. Sal , Salma artık ne dersen.

Hepsi kökendeş görüldüğü üzere , kişioğlunun usu bir bir neni düşünüp anlam yüklerken genellikle benzer yolu izler ma izlemiş.
Bunu belirtme çalıştım , sanırım kızdınız.

Oldukça sağlam bir kaynak buyrun bakın.
http://www.etymonline.com/

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 23 Eyl 2013, 00:51
gönderen D. Can Aktan
Bi50likdaha yazdı:Kökendeş sözükler float ile onlara bakarak us edindim , düşüncemi paylaştım ne sıkıntı var ki bunda ?
Kavramı , eylemi ma kılışını iyice anlamak için köküne indim.

Kavram konusunda bir neni bulandırdığımı sanmıyorum , oldukça açık ma netler.

Float(Ad ma Eylem) =(Ad) Su üzerinde duran Sal ma su üstünde durma  Salınma
Flow(Eylem) = Sal-mak , Ak-mak , Salım , Akım
Fleet(Ad) = Yalnızca su üzerine duran , duranlar. Sal , Salma artık ne dersen.

Hepsi kökendeş görüldüğü üzere , kişioğlunun usu bir bir neni düşünüp anlam yüklerken genellikle benzer yolu izler ma izlemiş.
Bunu belirtme çalıştım , sanırım kızdınız.

Oldukça sağlam bir kaynak buyrun bakın.
http://www.etymonline.com/


Etymonline.com yerliği kökenlemeleri nereden alıyor?

Bu arada sayın Baturalptürk bu konuda haklı, Türkçede swim ile float sözlerinin ayrı ayrı karşılıkları yok, ayrıca Azerbaycan ma Türkmen Türkçeleri de float sözünü yüz- eylemi ile karşılamış (Azer. üzmek, Türkmen. suwda yüzmek). Askılan- sözünün float sözünün karşılığı olarak kullanılmasını destekliyorum.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 23 Eyl 2013, 09:39
gönderen Oktay D.
D. Can Aktan yazdı:Etymonline.com yerliği kökenlemeleri nereden alıyor?

http://www.etymonline.com/sources.php

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 25 Eyl 2013, 01:10
gönderen Gökkurt
Karanın göründü gibi düşünşek (gerçi görmek geçişli bir eylem) duba yüzündü (ma yüzmek geçişsiz).

uğrola

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 25 Eyl 2013, 02:22
gönderen Oktay D.
Gökkurt yazdı:Karanın göründü gibi düşünşek (gerçi görmek geçişli bir eylem) duba yüzündü (ma yüzmek geçişsiz).

uğrola

"Havada yüzündüm tanıklarım var!!!"
Olmadı sanki. Bence bu söz, bu añlamıñ turnusol kağıdı :)

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 25 Eyl 2013, 03:50
gönderen Gökkurt
Baturalptürk yazdı:Bu arada şimdiye kadar en çok içime sinen kelimeyi buldum. Sözlüklerde "float" için en sağlam karşılık olarak "askıda olmak" geçiyor. Bunu tek kelimeye indirirsek "askılanmak" diyebiliriz. Bu hem bir önceki iletimde yazdığım gibi kurallı bir türetim. Anlamı az çok beliriyor. Zaten arama motoruna yazdığınızda başka branşlarda dahi olsa kullanıldığını görüyoruz.

Bir örnek Uluslararası Patent Sınıflandırması sayfasından:
"33/546 . . . . . . . suda askılanan parçacıklar olarak [4]"



Süspansiyon asıltı ile karşılanmış TDK sözlüğünde, askılanmakla karışmazlar sanırsam. Peki floating number için ne diyebiliriz ? kayan sayı dendiğini duymuştum gerçi.

uğrola.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 06 Haz 2014, 19:07
gönderen Bi50likdaha
Havada \"float\" uçur- eylemi
Suda olanı ise yüzür- eylemi ile karşılanabilir bence.

Ynt: float (İng)

İletiGönderilme zamanı: 06 Haz 2014, 22:04
gönderen iiilker99
"Float" için "askıda,askılanmak" sözcükleri bence kullanılamaz. Şöyle ki biz suyun içinde duran, yüzmeyen, batmayan, kısacası su içinde bırakıldığı yerde kalan nesnelere askıda diyoruz, yüzenlere değil.

"Float" ın anlamı su üstünde (havada değil) kendi kendine durmak olduğundan bence bunun karşılığı yüzünmek olmalı. Bu -n eki doğrusu kendi kendine anlamı kazandırıyor.
Öyleyse,
Yüzünmek, su üstünde kendi kendine durmak;
Yüzünen, su üstünde duran anlamına gelir.

Bu arada "Floating point" kayan nokta olur. (Bkz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Kayan_nokta)

Uğrola.