Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

-gXz (-giz, -gız, -güz, -guz) eki

Ekleriñ kökeni üzerine çalışmaları içerir.

-gXz (-giz, -gız, -güz, -guz) eki

İletigönderen Oktay D. » 20 Tem 2013, 21:35

Türkçede pék az sözcükte deñ gelebildiğimiz bir éktir. Dahası, varlığından bile kuşku duyulabilir.
Aday sözcükler:
agız "ağız", kögüz "göğüs", yagız "yağız, yanık renk", toñuz "domuz", téñiz "déñiz", beñiz "beñiz, yüz",  koñuz "böcek", boguz "boğaz", ögüz "küçük akarsu".

Bu sözcüklerden birkaçında (Karluk Türkçelerinde) -ñ- ~ -ñg- nöbetleşmesi görüldüğü için onu uygun olarak yéñiden yazıyorum:
*toñguz "domuz"
*téñgiz "déñiz"
*koñguz "böcek"

Burada iki olasılık söz konusudur:
1) ekiñ eylemden ad yaptığı,
2) ekiñ addan ad yaptığı.


[/hr]

İlk olasılık değerlendirildiğinde, yukarıdaki adaylardan çıkarsanacak kökler şunlar olur:

*a- > agız "ağız":
Böyle bir kökün varlığı olanaksız değilse bile güçtür. Başında bir *h- varsa belki *haç- (açmak) ile birleştirilebilir. Yiñe de uçuk bir sav olurdu.

*kö- > kögüz "göğüs":
Bu kök vardır, añlamı "yükselmek". Türevleri: köt- "yükseltmek", kötür- "götürmek", köt "yüksek", köç- "göçmek", köç "göç", köp- "kabarmak", köpür- "köpürmek", köp "çok", köş "perde", köşi- "(perde) kaldırmak", kölige "gölge, perde kaldırılarak oluşan bölge".

*ya- > yagız "yağız, yanık renk":
Bu kökü biliyoruz: yan- "yanmak", yak- "yakmak", yal- "sürekli yanmak", yaşı- "ışımak", yaru- "parlamak", ...

*toñ- > toñuz "domuz":
to- "dolmak" éyleminden türemiş bir *toñ- "doldurulmak" éylemi olabilir. Ancak toñ- "doñmak, dolu ve katı olmak" éylemiyle aynı yapıda olması ilginçtir.

*téñ- > téñiz "déñiz":
Böyle bir kök yalñızca teñri "gökyüzü, tañrı" sözcüğünüñ de kökü olan teñ- "yükselmek" éylemi olabilir gibi dursa da /é/ ~ /e/ déñliği durumu olanaksızlaştırır. Belki *téñi- "deñ olmak" biçimi yéğlenebilir ancak bunuñ için bir ipucu bulunması gerekli.

*ben- > beñiz "beñiz, yüz":
Böyle bir kök yoktur.

*kon- > koñuz "böcek":
Oldukça oturaklı bir kökenleme. Böcek konar: kon- "konmak".

*bo- > boguz "boğaz":
bog- "boğmak" éyleminiñ kökü olması çok dolaylı bir köken açıklaması olurdu. Belki de bog- éylemine -z eki gelmesi daha usa yatkın olur.

*ö- > ögüz "küçük akarsu":
Böyle bir kök yoktur. "Düşünmek" añlamındaki ȫ- kökü uzun ünlülüdür.


[/hr]

İkinci olasılığı değerlendirelim.

*a > agız "ağız":
Böyle bir kök yoktur.

*kö > kögüz "göğüs":
Böyle bir kök, çok çok yüksek olasılıkla yoktur.

*ya > yagız "yağız, yanık renk":
Böyle bir kök yoktur.

*toñ > toñuz "domuz":
Belki to- "dolmak" ile ilişkilendirilebilir.

*téñ > téñiz "déñiz":
Bu sözcük, bilinen téñ "denk, éşit" sözcüğü olur. Déñiziñ, déñ bir su düzeyi sezgisine dayandırılabilir.

*ben > beñiz "beñiz, yüz":
Birinci tekil kişi adılı olması güç bir olasılıktır.

*kon > koñuz "böcek":
Böyle bir kök yoktur. ko- "koymak" ile ilişkilendirilmesi zorlama olur.

*bo > boguz "boğaz":
Böyle bir kök yoktur. "bu" sözcüğü uzun ünlülüdür.

> ögüz "küçük akarsu":
Böyle bir kök yoktur.


[/hr]

Soñuç.
- Bu ekiñ, varsa, éylemlere gelmesi daha usa yatkın olur.
- Yukarıdaki adaylardan ögüz, bogaz, beñiz, agız sözcükleri çok çok yüksek olasılıkla bu ekle türetilmemiş olmalıdır.
- Yukarıdaki adaylardan *téñgiz "déñiz" bu ekle türetilmemiş olabilir, ancak eğer biçimi *téñigiz ise olasıdır. Bu konu ayrıca araştırılmalıdır.
- Géri kalan sözcükler, kögüz "göğüs", yagız "yağız, yanık renk", toñuz "domuz", koñuz "böcek" sözcükleri; bu ekle türetilmiş olmalıdır. Türedikleri éylemler ise, kö- "yükselme", ya- "yanmak", kon- "konmak, bırakılmak" olup tümü de var olan éylemlerdir.
- Bu ékle türedikleri bélirlenen bu sözcükleriñ ortak yapısı, biri dışında /r/'li biçimleriniñ bulunmasıdır:
kögrek/kökrek "göğüs", yagrı- "yanıklaşmak", Yakutça komurduos "böcek",
  • 5

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8421
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5711

Dön Ekler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 11 konuk

Reputation System ©'