Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

+sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanılması

Ekleriñ kökeni üzerine çalışmaları içerir.

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen toorku » 08 Şub 2015, 19:40

pekı "kutsal" için ne deriz sizce
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1231

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen Sinekkaydi2 » 08 Şub 2015, 19:47

Kutlu veya Kutluk olur herhalde.

Kutluk topraklar,
Kutluk emânetler,
Kutlumuza dil uzatanlar...
  • 0

Sinekkaydi2
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 481
Katılım: 04 Eki 2014, 12:36
Değerleme: 567

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen toorku » 08 Şub 2015, 21:07

kutsal kutsamak dan gelir diye düşünüyorum bu durumda sorunsuz eyleme gelen -l olduğu için bildiğim kadarıyla ama tam da emin olamadım açıkçası

aynı şekilde ussal içinde düşünüyorum ussamak diye bir eylem kullanabilir miyiz yani ussamak dediğimde usa yatan bir yanı var oradan da ussa-l yapabiliriz gibi
  • 3

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1231

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen Oktay D. » 09 Şub 2015, 01:48

Evet. Zaten ±sAl ekiniñ kökeni öyle geçiyor, önceki iletilerde uzun uzadıya tartışmıştık. Talat Tekin'iñ konuyla ilgili ayrıntılı bir makalesi de iletiler arasında vardı hatta. Ayrıca ±sA- eki hem ada hem eyleme gelen bir ek olduğu için ±sAl eki de bu yüzden hem adlara hem eylemlere gelebiliyor.
  • 3

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7720
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4065

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen toorku » 09 Şub 2015, 06:01

oktay hocam eyvalla artık okuyacağım bu upuzun tartışmayı başka çarem kalmadı


@ingichka

"duruyor" demişssiniz zaten ortada kanıt olmadığı belli

+lI ma +lIk ekleri her yerde uymuyor gayet açık bu nedenle insalar bu eke sarılmış durumda ayrıca önerdiğiniz eklerden çoğu yerde +sI ekini
önereceğim ben çünkü -lık ekinden daha uygun bir takım kullanımlarda

asıl mesele şu ki -sal eklemelerinin "kavramlık" anlamda yerini doldurmuyor diğer ekler unutmayalım bunlar aslında birer kavram ekin sesi kaç ekten oluştuvu vs çok önemli değil önemli olan türkçe anlam evrenimizde gerekli olan bir yapıyı doldurup doldurmadığı

örneğin

eğer -sal ekine gıcığınız varsa ussal yerine usluk diyorsunuz ancak ben ussu yu öneririm ya da evrensel (seversiniz diye universal ordan çalmışız bazılarına göre) yerine evrensi çünkü evrenli ya da evrenlik diyemiyoruz anlam açısından anadolu türkçesinde ama bu ekler her zaman bu şekilde karşılıklı kullanılamıyor örtüşen kesişen yerler olduğu gibi ilgisiz olacakları yerler de var

kendiniz karar verin "çocukça düşünce" "çocuksu düşünce" "çocukluk düşünce" "çocuksal düşünce" "çocuklu düşünce"


önceki girdilerden birinde ulusal ın ulus ve fransızca -al alınarak yapıldığı söylenmiş ama şu sekilde olamaz mıydı ulus-sal çift s den biri düşmüştür yani fransızcadan alınma yerine bazılarının nefret ettiği -sal eki gene iş başındadır belki çünkü ulussal la ulusal arasında çok anlam farkı yok gibi



ingichka yazdı:
Temirbek yazdı:Öte yandan bu yeni bileşik ekimiz, dilimize çok şey katmıştır. Meselâ sanatsal yerine sanatî mi denmeli? Hayvansal yağ yerine hayvânî yağ demek kulak tırmalamaz mı?
Türkçede -Sami dillerinde ya da Hint-Avrupa dillerindeki gibi sözleri sıfat şekline sokarak- sıfat tamlaması yapmadan da isim tamlaması şeklinde kullanmak mümkün. Buna ek olarak aynen Türk lehçelerinde olduğu gibi +lI ma +lIk ekleri ile yapılmış sıfatlar kullanılabilir. Kez-keziyle sözcük türetiminde tercümeye karşı olanların bile bu +sAl ekini neden bu kadar savunduklarını başa düşmüyorum. +sAl ekinin kullanıldığı örnekler doğrudan Hint-Avrupa dillerindeki sözler model alınarak yapılmış gibi duruyor. Yukarıda bununla bağlı örnekler vermiştim. Hem tercümeye bile karşı olacaksınız, hem de dilin yapısını ilgilendiren böyle bir ekin kullanılmasını savunacaksınız.
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1231

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen cingelek » 07 May 2015, 10:26

ellik :
1. sif. Bir yerin bütün camaatına, elinə məxsus olan, bütün xalqa aid olan; ictimai, ümumi. Ellik bağ. Ellik yol. Ellik bayram. Ellik təsərrüfat (Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti).
  • 5

cingelek
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 226
Katılım: 17 Mar 2015, 15:28
Değerleme: 160

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen cingelek » 14 Eki 2015, 12:01

Le Qabaq yazdı:"-sal/-sel" eki Türkçe midir?

-sal/-sel, Arapça nispet eki -î'nin yerine Dil Devrimi sırasında kullanılmaya başlanan bir ektir. Örneğin ilmî yerine bilimsel, şahsî yerine kişisel. Dil bilimcilerin bu ek hakkında değişik görüşleri vardır. Yaygın olan görüş ise -sal/-sel ekinin Fransızca national sözü göz önünde tutularak yapılan ulusal'ın sonundaki -sal'dan türetilmiş olmasıdır. Daha açık bir ifadeyle -sal/-sel Fransızca -al/-el ekine benzetilerek oluşmuş bir ektir. -al/-el ekinden -sal/-sel biçimine geçiş ulusal örneğinden hareketle olmuştur.
http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/BelgeGos ... b91ba7db45
İşte sAl ekinin Fransızca kökenli olduğunun kanıtı:
anitsal.png
Osmanlıcadan Türkçeye Karşılıklar Kılavuzu (1935)
anitsal.png (25.69 KiB) 7806 kéz görüntülendi

Anıtsal'deki son l ince okunacaktır demek bu ek Türkçe değil demektir.
  • 0

cingelek
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 226
Katılım: 17 Mar 2015, 15:28
Değerleme: 160

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen kuluduk » 14 Eki 2015, 18:42

cingelek yazdı:
Le Qabaq yazdı:"-sal/-sel" eki Türkçe midir?

-sal/-sel, Arapça nispet eki -î'nin yerine Dil Devrimi sırasında kullanılmaya başlanan bir ektir. Örneğin ilmî yerine bilimsel, şahsî yerine kişisel. Dil bilimcilerin bu ek hakkında değişik görüşleri vardır. Yaygın olan görüş ise -sal/-sel ekinin Fransızca national sözü göz önünde tutularak yapılan ulusal'ın sonundaki -sal'dan türetilmiş olmasıdır. Daha açık bir ifadeyle -sal/-sel Fransızca -al/-el ekine benzetilerek oluşmuş bir ektir. -al/-el ekinden -sal/-sel biçimine geçiş ulusal örneğinden hareketle olmuştur.
http://www.tdk.gov.tr/TR/Genel/BelgeGos ... b91ba7db45
İşte sAl ekinin Fransızca kökenli olduğunun kanıtı:
anitsal.png Eklentisi bulunamıyor

Anıtsal'deki son l ince okunacaktır demek bu ek Türkçe değil demektir.
Sondaki l'nin ince okunacağının belirtilmesi ekin Fransızcadan alınma olduğunu kesinlikle kanıtlıyor.
sal-eki.png
Nihad Sami Banarlı, Türkçenin Sırları
sal-eki.png (283.07 KiB) 7791 kéz görüntülendi
  • 0

kuluduk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 352
Katılım: 14 Tem 2015, 03:24
Değerleme: 164

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen ulduzéver » 26 May 2016, 08:56

-sal -sel eki türkçede lazım değil uydurmayın! Türkçeyi bozmayın! . Nisbet sıfatı yapmağa -lık eki yeter. Ben iran türklerindenim, iranda biz -lık ekini nisbet eki olarak kullanırız: işlik araç = iş aracı. Evlik hayvan = ev hayvanı vb. Düzdürkim, çokrak bu karışımı kullanmak da gerekli değil ama lazım oldukça yararlanırız. İranda Bizim türkimiz için dilkurumu yoktur ama türkiye türkçesinden sağlam kalmıştır. TDK türkçeyi savunduğunu doğru diyorsa -ki- bağlacaını atıb türkçenin cümlelerini anlaşılmaz hale getirmek yerine, eski türkçe -kim- bağlacını onunla yerdeğiştirsin. Sal sel eklerini uydurmak yerine, lık ekini ,kim sağlam ve öztürkçedir, kullanın. TDK arapça ve farsça kelimeleri, kim islam medeniyetini daşırlar, dışarı atır ve türkçe adıyla o kelimelerin yerine batıdillerinden kelime kondurur. Lanet olsun boşbaşlara.
  • 0

ulduzéver
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 515
Katılım: 25 May 2016, 22:14
Konum: Tebriz
Değerleme: 404

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen Oktay D. » 26 May 2016, 21:41

kim sözcüğü, ki sözcüğünüñ bir ve aynısıdır, ayrıca Farsçadır. Eski Türkçede bu sözcükler henüz yoktu. Eski Türkçede bu işlevde kullanılan yéme "ek olarak; ki, öyle ki" bağlacı vardı.

Bu arada TDK'nıñ "atmak, tasfiye etmek" gibi bir görevi olmamalı. İsteyen istediği gibi istediği sözcüklerle konuşur. İran Türkleriniñ diliniñ sağlam kalmasınıñ nedeni de budur, çünkü tepelerinde merkezî bir irâde yoktu. Eñ arı duru dönem olan, yabancı sözcüğüñ eñ az olduğu Türkçe olan Eski Türkçe (Eski Uygurca ve Göktürkçe) konuşulurken de kişiler merkezî bir dil otoritesine sahip değildi. Konuşucular özgür istençleriyle Türkçelerini arı tutuyorlardı.

Halk hep arı Türkçe konuştu, ağdalı konuşmanıñ tepe yaptığı Osmanlı geç dönem Türkçesinde bile halk, oldukça duru konuşuyordu. Yakın tarihimizde Arapça yerine Batılı sözcükleriñ girmesiniñ tek nedeni ise aydıñ takımınıñ Batıya özenen tutumuydu. Halen de batıyla haşır neşir olan akademisyenler, mühendisler, düşünürler vs. yarı İngilizce yarı Türkçe konuşabiliyor. Oysa ücra ve okuma imkanı olmayan bir yaylanıñ veya köyüñ insanıyla konuşunca ne kadar arı ve varsıl bir dil kullandığını görüyoruz.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7720
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4065

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen M.calli » 28 May 2016, 17:15

Oktay D. yazdı: Oysa ücra ve okuma imkanı olmayan bir yaylanıñ veya köyüñ insanıyla konuşunca ne kadar arı ve varsıl bir dil kullandığını görüyoruz.


yazının bu bölümü birkaç on yıl öncesinden söz ediyor günümüzde böyle bir durum söz konusu değil insanlar artık dört bir yandan ''yozlaştırıcı'' etkenlerle karşılaşıyor ve bilinç olarak bunlara karşı koyma gibi durum söz konusu değil demem o ki bu söylem geçerli olduğu dönemlerde bile yalnızca bir fakir avuntusuydu..
  • 0

M.calli
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1045
Katılım: 05 Oca 2014, 23:49
Konum: kocaeli
Değerleme: 530

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen Oktay D. » 28 May 2016, 21:33

Oralarda halen öyle, ancak onlarıñ şehre çalışmaya okumaya giden yerel dillerinden uzaklaşmış çocukları zaten yaylaya ayda yılda bir gidiyorlar.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7720
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4065

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen ulduzéver » 03 Haz 2016, 12:47

TDK ve işteşleri türk medeniyeti ve türkçe için yararlı bir iş yapmamış ki hiç, bir bozucu olarak meydana girmiştir. İslamı elinizden almak için ata-babalarınızın bin yıl kullandıkları abeceyi değiştirmiş, farsça-arapça sözcüklerinin birçoğunu fransısza sözcüklerle değiştirmiş, sizlere istediği gibi, islamdan ve kendi kökünüzden ayrılımakta olan bir 'batılı türkçe' tahmil etmiş, böylece sizinle dininizin, medeniyetinizin ve tarihinizin arasında bir 'çin duvarı' çekmiş. Şimdi yine tarafdarlık edin.
İranda ise fars ırkçılar bizi türklüğümüzden ayırmak amacıyla 100 yıla yakındır kim, türkçe yazıb okumaktan bizi mahrum kılmışlar. :-\ hem TDK hem ırkçılar bozucudurlar.
Bu sözlerimden hoşlanmayacaksınız biliyorum ancak bir uyarı olarak söyledim.
Ama "kim" sözcüğünün tartışmasının yeri bura değildi. meseleleri karıştırmamın nedeni uydurukçuların elinden üzgün olduğum. :'( Özür diliyorum.

Bütün bunları söylemekten hedefim şunu bildirmektir kim TDK ve işteşleri yalnızca 'avrupalılaşmak' hedefini önsürüyorlar ve türkçenin hakkında uydurmaktan başka bir şey bilmiyorlar. Şimdi "sal-sel" eki türkçeyse niye akla sığan bir kanıt vermiyorlar? 'Kumsal' kelimesi kanıt olabilirmi?
Kum + sal (yassı yer) = kumsal :) böylece 'sayısal' = sayı + sal (yassı yer).
Kutsal kelimesi de yeni bir uyduruktur ben bunu iki tür açıklayabilirim:
1. Arapça قدس kuds/kuts (mukaddeslik) + i (nispet) = kutsi. Bu kaideyle "kuts" + batıkökenli "al" = kutsal.
2. Türkçe "kut" + uyduruk "sal".

Sal ekinin fiilden ve addan fiil yapan "+sa" ekiyle "al/l" ekinin birleşiği olduğunu sanırsak bilmeliyizkim türkçede fiilden sıfat yapan "al/l" adında bir ek yok. Yalnızca addan sıfat yapan "il"/ "l" eki var "al-el" değil. O ise moğolcakökenli olub olmadığı tartışılmalı. Böylece "yerel" ve benzerleri sözcüklerdeki "el" de batıkökenlidir.
  • 0

ulduzéver
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 515
Katılım: 25 May 2016, 22:14
Konum: Tebriz
Değerleme: 404

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen Oktay D. » 03 Haz 2016, 13:11

TDK'yı ben de sevmiyorum, dernek statüsüne geçmesini savunuyorum ancak isnat ettiğiniz şeyleri TDK yapmamıştır. Sezar'ıñ hakkını Sezar'a verelim.

Sav 1. "İslamı elinizden almak için ata-babalarınızın bin yıl kullandıkları abeceyi değiştirmiş"

- Öncelikle, Osmanlı'da kullanılan Arap-Fars abecesi 1928 yılında değiştirilmiştir. Oysa TDK'nıñ kuruluşu 1932'dir.
- TDK kurulduğunda dernek statüsünde ve bugün de hükümete bağlı olduğu için abece değişikliği yapma yetkisine hiçbir zaman sahip olmamıştır. Abeceyi değiştirme yetkisi, cumhuriyetteki yegâne yasa koyucu erk olan TBMM'dedir.
- Zaten 1928'deki abece değişikliği, TBMM içinde kurulan bir komisyonuñ uygun gördüğü abece olarak meclise sunulmuş ve oylama soñucu millet adına kabul edilmiştir.
- Üstelik abece değişikliği ilk kez 1928'de gündeme gelen bir şey değildir. Islahat fermanı döneminden beri konuşulan bir konu olmuştur, hatta Halide Edip Adıvar cumhuriyet döneminde bunu tekrar gündeme getirdiğinde Atatürk bu konuyu uygun bir zaman olarak gördüğü 1928'e kadar ertelemiştir.
- Tüm bunlarıñ yanında Türkçe sözcükleri Arap-Fars abecesiyle yazınca İslam'a yakınlaşmadığıñız gibi, Türk-Latin abecesi veya başka bir abece kullanınca da İslam'dan uzaklaşılmaz. Hindistan'daki ve Pakistan'daki milyonlarca müslüman, kendi binlerce yıllık abecelerini kullanıyorlar diye daha az mı müslümandır? Okuma yazma bilmeyen kişileri o zaman kâfir mi ilân edeceksiñiz? Sapla samanı karıştırmayıñız; İslam bir inanıştır, abece ise bir iletişim aracıdır. Örneğin trafik işaretlerini değiştirsek Allah'a (ya da kendi inancıñıza) daha az mı inanırdıñız?

Sav 2. farsça-arapça sözcüklerinin birçoğunu fransısza sözcüklerle değiştirmiş

- TDK hiçbir zaman Fransızca sözcükler önermemiştir. Hatta amacı, çoğunlukla Fransızca sözcükler yerine Türkçe sözcükler türetmek olmuştur. Ara sıra cahillikten bazı Fransızca sözcükleri Türkçe sanan birkaç önemsiz yazar ortaya çıkmış olsa da bunuñ niyet değil cehâlet olduğu âşikârdır.
- Dilimize Fransızca sözcükleriñ girişi Tanzimat dönemine dayanır ve Cumhuriyet döneminde de devam eder. Bu sözcük girişiniñ nedeni ise dönemiñ aydıñlarınıñ yazarlarınıñ ve bilimcileriniñ Fransa'da veya Fransızca eğitim görmesidir. 80'li yıllarda da beñzeri bir durum İngilizce için gerçekleşmiştir çünkü aydıñlar, yazarlar ve bilimciler okullarda İngilizce eğitim almış veya yurtdışında İngilizce konuşulan ülkelerde tahsil görmüştür.



Şimdi gelelim -sal ekine:

Sav 3. türkçede fiilden sıfat yapan "al/l" adında bir ek yok.

- Eski Türkçede eylemden ad/sıfat yapıcı bir -L eki bulunmaktadır. Bu başlıkta ve birçok başlıkta onlarca kez söylendi. Ben yiñe de tekrar ve tekrar size kaynak vereyim. En azından açıp onları okuyun:
[1] Fuat Bozkurt, "Türkleriñ Dili", kapı yayınları 2005, bét: 39.
[2] Marcel Erdal, "Old Turkic Word Formation", Wiesbaden 1991, (şu anda bétini anımsamıyorum, ancak içindekiler kısmında eklere göre bir dizilim var zaten).
- Eski Türkçede fiilden ad yapan bir -AL eki bulunmaz, evet. Sadece -L bulunur.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7720
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4065

Ynt: +sAl/+Al/+l ve +lIk eklerinin nisbet eki olarak kullanı

İletigönderen ulduzéver » 03 Haz 2016, 14:13

Öncelikle çok teşekkür ederim açıklamalarınız için.
Ben demedimkim TDK abeceyi değişti "TDK ve işteşleri" dedim. Zaten TDK'nın yalancı adamlardan oluştuğu da bir meseledir bunagöre önerdiği sözcükleri araştırmadan emin olamayız.
Bir de fars-arap abecesi değil islami-türk abecesidir.
Abecenin bir medeniyete yakınlaşmak veya uzaklaşmakla çok ilgisi var niye yok? Farslarla arapların abeceleri işte birdir bunagöre kendi dilini yazmağı öğrenen bir fars çocuk rahatça kur'an-i kerimi okuyabilir ancak bir türkiyeli çocuğa sıfırdan öğretmek lazım nitekim ingilizce abecesini farslara sıfırdan öğretmek gerek. Bunların arasında büyük bir fark var. Çok hızlı gitmeyin okuma yazma bilmeyenler de müslüman ve hatta öyleleri varkim bilginlerden de inançlıdırlar niye böyle ilgisiz nesneleri ilgilendiriyorsunuz? Ben fakat "medeniyet" bakımından diyorum. abece iletişim aracıdır ancak nasıl olduğu medeniyetin nasıl olduğunu gösterir nitekim Giyim bir örtünme malzemesi ancak ne tür giyim? Burda çok şeyleri kendiyle taşır kim biri de medeniyetin niteliğidir. Düzelteyim kim Pakistanlıların abecesi islam abecesidir ancak yine diyorumkim sözümün asıl konusu bunlar değil.

Sal ekinin hakkında verdiğiniz kaynaklar için teşekkür ediyorum. Araştıracağım, ancak herhalde bu ek türkçeye gerekmez.
  • 0

ulduzéver
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 515
Katılım: 25 May 2016, 22:14
Konum: Tebriz
Değerleme: 404

ÖncekiSoñraki

Dön Ekler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

Reputation System ©'