Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

+dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

Ekleriñ kökeni üzerine çalışmaları içerir.

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen bilimdan » 10 May 2018, 17:54

kazokutachi.png
kazokutachi.png (11.96 KiB) 321 kéz görüntülendi
  • 0

bilimdan
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 198
Katılım: 01 Kas 2017, 08:07
Değerleme: 73

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 15 Eyl 2018, 23:55

Bu ekin gönüldaş vb. sözcüklerde ünlü uyumuna uymaması gerçekten de çok saçma değil mi? Bence bu ek tüm türetimlerde ünlü uyumuna uymalıdır. Gelecekte yapacağımız türetimleri bu eki ünlü uyumuna uydurarak yapmalıyız. Türkçe'de (Türkiye Türkçesinden söz ediyorum) bulunan ünlü uyumu aşırı önemlidir. Göz ardı edilmesini taplamamalıyız bence.
  • 0

Türk demek Türkçe demektir!
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 320
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: Yedi Tepe
Değerleme: 240

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen Oktay D. » 16 Eyl 2018, 00:08

Bu ekiñ ünlü uyumuna uymamasınıñ bir nedeni olmalı. Örneğin -Xyor eki de ünlü uyumuna uymaz çünkü bu ek özünde Eski Türkçe yorı- (yürümek) eyleminiñ kurallı olarak birleştirilmesidir: gele yorurum > geliyorum. Eski Türkçede -miş geçmiş zaman eki de ünlü uyumuna uymaz, hep /i/ ile ulanır: bolmiş (olmuş), yaratmiş (yaratmış), gibi... +daş eki de Türkiye Türkçesinde de ünlü uyumuna uymuyor, o zaman yapay olarak uyduramayız.

Belki +daş eki de eskiden ayrık bir sözcükten geliyordur? Bunu şimdilik bilmiyoruz ancak eğer Türkçe içinde bu ek ünlü uyumuna uymuyorsa uymuyordur, -Xyor eki gibi.
  • 1

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7715
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4051

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 16 Eyl 2018, 00:31

Sözcük türetirken ünlü uyumuna uyması konusunda ne yapacağız öyleyse?
  • 0

Türk demek Türkçe demektir!
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 320
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: Yedi Tepe
Değerleme: 240

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen Oktay D. » 16 Eyl 2018, 00:34

Atatürk > Atatürkçülük türetiminde ünlü uyumsuzluğu türevde de korunuyor ve bir sorun olmuyor, doğal geliyor. Bu durumda +daş ekinde de durum aynı olacak démektir.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7715
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4051

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 16 Eyl 2018, 13:28

Bu arada önceden "köktaş" yazmışsınız örnek olarak da ben onu hep "kökteş" olarak gördüm, o ne olacak? Bu sözcüklerin ikişer tanesi çıkarsa sorun olmaz mı? Dediğim gibi kimi sözcükleri yadırgamasak da sorun çıkmaz mı? Gözümüze güzel görünen türetimi yeğlememiz yanlış olacaktır bence. Ayrıca "Atatürk" sözcüğü iki sözcüğün birleşimidir. O yüzden örneğinizle ne anlatmak istediğinizi anlamadım. Birleşik sözcüklerle yapılan türetmelerde tabii ki de bu durum olacaktır. O sözcüğü yadırgamamamızın nedeni uyuma uymayışı değil birleşik sözcük olmasıdır. "Atatürk" dediklerinde "ata" sözcüğünü de "Türk" sözcüğünü de biliyoruz ve anlıyoruz.
  • 0

Türk demek Türkçe demektir!
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 320
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: Yedi Tepe
Değerleme: 240

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen Oktay D. » 16 Eyl 2018, 16:07

TürkçeSözlük78 yazdı:... Ayrıca "Atatürk" sözcüğü iki sözcüğün birleşimidir. O yüzden örneğinizle ne anlatmak istediğinizi anlamadım. Birleşik sözcüklerle yapılan türetmelerde tabii ki de bu durum olacaktır. O sözcüğü yadırgamamamızın nedeni uyuma uymayışı değil birleşik sözcük olmasıdır. "Atatürk" dediklerinde "ata" sözcüğünü de "Türk" sözcüğünü de biliyoruz ve anlıyoruz.

Orada añlatmaya çalıştığım şey, eğer +daş eki ayrı bir sözcükten geliyorsa o zaman tıpkı Atatürk birleşiği veya -Xyor eki gibi ek aldığında da ünlü uyumunuñ dışında kalması gérektiğidir.


Bu arada önceden "köktaş" yazmışsınız örnek olarak da ben onu hep "kökteş" olarak gördüm, o ne olacak? Bu sözcüklerin ikişer tanesi çıkarsa sorun olmaz mı? Dediğim gibi kimi sözcükleri yadırgamasak da sorun çıkmaz mı? Gözümüze güzel görünen türetimi yeğlememiz yanlış olacaktır bence. ...

Elbette ekiñ aslınıñ ünlü uyumuna uyduğunu ortaya çıkartma olasılığı hâlen bulunuyor. Ancak Eski Anadolu Türkçesiniñ géç dönem örnekleri hep /a/ içerir durumda. Eñ kötü durumda bile Türkiye Türkçesiniñ sesbilgisel gelişimi durumu bu noktaya taşımış oluyor. Öteki Türkçelerde de hep /a/'lı geçiyor: Kazakça pikirdaş (fikirdaş), dindaş, Özbekçe tengtosh (déñktaş), vb. Ayrıca aşağıya Eski Türkçe bulduğum tüm örnekleri dizdim.

Dil Dévrimi sırasında ve soñrasında dil bilgisi terimi olan kökteş, işteş, sesteş ile doğa bilgisi terimi olan özdeş sözcükleri halkıñ kullanımı déğildir. Bu sözcükler, dil bilgini olmayan birkaç akademisyeniñ o dönemki kaynaklarıñ yañlış yönlendirmesiyle eki ünlü uyumuna dahil sanmalarından ortaya çıkan türetimlerdir.

Bu durumda +deş'li biçimleriñ yañlışlığı nedeniyle yalñızca +daş'lı biçimleri tutmak ve kullanmak gérekir. Böylece iki biçim oluşmaz ve yañlıştan dönülmüş olur.

Bu arada +daş eki; Eski, Orta ve Çağdaş Türkçe dönemlerinde işlek olarak kullanılıyor. Bu ekiñ bir özelliği, ulandığı sözcüğüñ soñ sesindeki /t/ yi yutmasıdır: art (arka) > ardaş (arkadaş), kut (kut) > kudaş (aynı kuta sahip).

Ne yazık ki, ince ünlülü sözcüklere geldiğinde bu ekiñ a'lı e'li mi olduğunu gösterecek bir iz eski metinlerde yok. Arapça yazı düzeni géreği /a/ da olabilir /e/ de olabilir, hangi ses olduğunu bélli édebilecek bir çekim eki de ulanmamış. Üstüne bir de, Göktürk yazısıyla bulunan örnekleriñ tümü kalıñ ünlülü sözcüklerden türemiş. O yüzden ben de aşağıdaki dizinde tarihi metniñ kesin olarak a/e olup olmadığını bélirletemediği örneklerde ekiñ ünlüsünü A={a,e} ile gösteriyor olacağım.

Doerfer, ekiñ hep /a/ ile olduğunu savunur [TMEN 1137] Gerard Doerfer, Türkische und mongolische Elemente im Neupersischen, Wiesbaden 1963-1967, bét 1137 , Marcel Erdal ise bu ekiñ /e/'li biçimlerini kanıtlayacak veya çürütecek bir durum bulamadığını bildirir [OTWF 120] Marcel Erdal, Old Turkic Word Formation, Weisbaden 1991, bét 120 . Ünlüsünü tek bélirleyebildiğimiz durum, Eski Anadolu Türkçesindeki ince ünlülü sözcüklerdir. Géç dönem oldukları için eklenen ekler, ağızlardaki biçimleri ve Latin harflerine aktarılışları bize o örnekleriñ kesin olarak /a/ ile geçtiğini söylüyor.

Öñcelikle bulduğum Eski Türkçe örnekleri diziyorum (a/e olduğu bélirsiz olanları A={a,e} imi ile yazdım):
- kadaş (kardeş) < ka (aile)
- koldaş (dost) < kol
- adaş (dost) < at (binek hayvanı)
- köñüldAş (göñüldaş) < köñül (göñül)
- tüdAş (ayne renkten olan) < (renk)
- yérdAş (hemşehri) < yér
- emigdAş (aynı memeden emen, hemşire) < *emig (emme işi) < em- (emmek)
- bir işdAş (aynı tek işe sahip olan) < bir iş
- kañdaş (aynı baba ayrı ana) < kañ (baba)
- ögdAş (aynı ana ayrı baba) < ög (anne)
- kerdAş (aynı evden olan) < Moğolca ger (ev)
- meñüdAş (soñsuzluğu aynı olan) [CC] Sözcük; misyonerlerce Kuman Türklerine yazılmış Codex Cumanicus (Kuman Bétiği) metninde geçiyor. Hristiyanlıktaki baba-oğul-kutsal ruh üçlemesine atıfta bulunuluyor [Yazım] Bu bétikte a sesi de e sesi de a ile gösterilmiş ne yazık ki < beñgü (soñsuz)
- körkdAş (görüntüsü aynı olan) < körk (görüntü, ihtişam)
- kudaş (kuttaş) < kut
- ardaş (dost, arttaş) < art (arka)

Şimdi Eski Anadolu Türkçesinden örnekler:
- meslektaş (aynı meslekte olan)
- göñüldaş
- déñktaş (akran, yaşıt)
- soydaş (aynı soydan olan)
- vatandaş (hemşehri)
- yoldaş (yol dostu, hemrah)
- ayakdaş (dost, hempa)
- arkadaş (dost, hempuşt)
  • 10

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7715
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4051

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen ulduzéver » 19 Eyl 2018, 13:57

Bu arada at sözcüğü Halaççada hat biçimindeyken adaş sözcüğü "dost" añlamında bulunmakta. Bu yüzden adaş sözcüğünüñ kökeniniñ ata dayanması uzak görünüyor.
  • 0

ulduzéver
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 511
Katılım: 25 May 2016, 22:14
Konum: Tebriz
Değerleme: 398

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen Oktay D. » 19 Eyl 2018, 15:09

Halaçça sözcük Oğuzcadan alıntı olarak görülüyor çoğunlukla. Ne *hat (beygir) ne *aat (ad, isim) ise başka nereden gelebilir o zaman, o da bir sorun
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7715
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4051

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen tomdaş » 19 Eyl 2018, 17:27

Adaş kelimesinin Özbek Türkçesinde otdosh biçiminde olması beklenirdi ancak adash biçiminde bulunuyor: ADASH I 'ismi bir xil (kishilar)'. Ikkimiz a d a sh m i z. Bu soʻz qadimgi turkiy tildagi 'ism' maʼnosini anglatuvchi a:t soʻzining at shaklidan -dash qushimchasi bilan yasalgan (ЭСТЯ, I, 204), keyinchalik t undoshi d undoshining taʼsirida d undoshiga almashgan, sungra dd undoshlaridan biri talaffuz qilinmay quigan (ТРС, 15); oʻzbek tilida a unlilari ä unlilariga almashgan: at + dash = atdash > addash > adash > ädäsh. Oʻzbek tilining etimologik lugʻati (I-jild)
  • 0

tomdaş
İlgili
İlgili
 
İleti: 13
Katılım: 29 Tem 2018, 01:14
Değerleme: 5

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen Oktay D. » 19 Eyl 2018, 17:53

Sözcük Eski ve Orta Türkçede kısa a iledir. Eğer aat sözcüğünden geliyor olsaydı Türkmencede veya Halaççada uzun a ile bulunması gérekirdi.

Ayrıca sözcüğüñ eski bulntularında añlamı hep "dost, yoldaş" biçimindedir, "aynı ada sahip olan" añlamı soñradan ortaya çıkar ve gérçekten aat sözcüğünden türeyen aatdaş sözcüğüyle karışır. [Erdal] M. Erdal, Old Turkic Word Formation, Weisbaden, 1991 ile [Starostin] S. A. Starostin, O. A. Mudrak and A. V. Dybo, Altaic Etyomological Dictionary, 1998-2003 kaynaklarında ЭСТЯ E. W. Sewortyan et al., Этимологический словарь тюркских языков içinde yazanlar da irdelenmiştir.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7715
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4051

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen ulduzéver » 19 Eyl 2018, 18:12

Adaş "adları bir olan" sözcüğü +daş ekiyle değil âta- "adlandırmak" eyleminden yapılmış.
Beñze- › beñzeş gibi
Halaççada âtaş biçimindedir, ayrıca Karahanlı Türkçesinde âtaş- diye bir eylemden âtaşık "beñzer, ortak, adaş" añlamlarında bir sözcük vâr.
  • 5

ulduzéver
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 511
Katılım: 25 May 2016, 22:14
Konum: Tebriz
Değerleme: 398

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen Oktay D. » 19 Eyl 2018, 19:52

Burada -ş eki niye işteşlik/denklik añlamı katsın ki? Bu sözcük Orta Türkçe âttaş biçiminden geliyor. İki ayrı sözcük söz koñusu.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7715
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4051

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen ulduzéver » 19 Eyl 2018, 21:04

Zâten -ş ekiniñ işteşlik/ denklik añlamı katması söz koñusudur. oynaş, beñzeş, okşaş sözcükleri de aynı yapıya iyedirler. Sanırım sayın Kızıltürk idi kim, +daş ekiniñ kökenini +dA- + diye düşünüyordu. Bu kökenleme bu ekiñ ses uyumuna uymadığı için veyâ başka herbir nédenle çürütülürse bile yine ekiniñ işteşlik/ denklik añlamı kattığı danılmaz.

Bu arada âttaş sözcüğü nérde géçiyor? Öyle olsa Halaççadaki âtaş biçimi néden bu güne düşmüş?
Ondan öte +daş eki kendisinden öñceki t harfini yutar démişsiñiz bu durumda Halaççada âdaş olması beklenirdi.
  • 0

ulduzéver
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 511
Katılım: 25 May 2016, 22:14
Konum: Tebriz
Değerleme: 398

Ynt: +dAş/+tAş mı yoksa +daş/+taş mı?

İletigönderen Oktay D. » 19 Eyl 2018, 22:27

-ş eki öñceki heceyi daraltır [Erdal, 1979] M. Erdal, 'Die Morphemfuge im Alttürkischen', WZKM 71: 83-114. . Örneğin kéñe- (géñiş olmak) > kéñiş (géñiş), üle- (paylaşmak) > ülüş (pay), ula- (toplamak, ulaştırmak) > uluş (halk, toplum, ulus), karga- (lanetlemek) > kargış (lanet), alka- (hamdétmek) > alkış (hamd, övgü, dua), ... Karahanlı Türkçesinde bu daralma, géñişlemeye döner: oyna- > oynuş > oynaş (toplumca iyi karşılanmayan ilişkileri olan kişi), kéñe- (görüşmek) > kéñiş (görüşme, meclis) > kéñeş (meclis), ...

Ek, çoğunlukla soyut adlar üretir. Azrak durumda eylemiñ nesnesini veya geçişsizse eylemiñ öznesini bildirebiliyor. Zaten bu vérdiğim örnekleriñ hiçbirinde işteşlik bulunmuyor. Daha çok örnek sözcük için [Erdal, 1991] M. Erdal, Old Turkic Word Formation, Weisbaden, 1991 kaynağına bakılabilir. Orada da işteşlik bildiren sözcükleriñ -ş- ekine -ş eklenmesiyle oluştuğunu çünkü -şXş biçiminiñ Eski Türkçede kaynaşmadan oluşmadığını gösteriyor: sarmaş- (karşılıklı sarım olmak) > *sarmaşış > sarmaş gibi. Kaldı ki işteşlik bildirenleriñ işteş çatılı biçimleriniñ -k türevi de yaşıyor oluyor: sarmaş ile sarmaşık veya bağdaş ile bağdaşık.

Kısaca âta- (adlandırmak) > âtaş olması için öñce *âtaş- olmalı. Yoksa âtış olurdu. İkisi de metinlerde bulunmuyor.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7715
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4051

ÖncekiSoñraki

Dön Ekler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'