Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

/+Ay/ ekiniñ gërçek işleği

Ekleriñ kökeni üzerine çalışmaları içerir.

/+Ay/ ekiniñ gërçek işleği

İletigönderen Temirbek » 20 Ara 2010, 22:18

Eşey sözcüğü yañlış bir türetim. Türkçe'deki her ekin belli bir işleği vardır. Gelişigüzel kullanılamaz. Bu şekilde yapılan özensiz türetimler, Türkçe'nin düzenini bozuyor.

Türkçe'de günümüzde /-Ay/ biçimini alan iki ek vardır. Biri, "adlardan yer/yön adları yapar" Eski Türkçe'deki şekli /+gAy/'dir > günümüz Türkçesinde > */+ğAy/ > /+Ay/ olmuştur. kuz "güneş görmeyen yer" > Eski Türkçe *kuzgay > *kuzğay > kuzay "kuzey, kuz yön", gün "gün 2) güneş" > güney "güneş gören yer/yön", dolay, kolay gibi sözcüklerde bu ek vardır.

Diğeri ise bilegü > bileği > biley "bileme taşı" örneğindeki gibi  zamanla /y/'leşenlerdir. Buradaki ek de bildiğimiz /-gU/ ekidir; sevgi, algı, vergi, bilgi sözcüklerindeki ek. Ancak "iki heceli kök"e geldiğinde zamanla /y/'leşebiliyor. (bile- "iki heceli")

Eşey, aday gibi sözcükler ciddi derecede "uydurma"dır. Bu gibi sözcükleri kullanmamalıyız. Türkçe, gelişigüzel bir dil değildir, hangi ek nereye gelir, ne gibi bir anlam katar hepsi bellidir. Bu şekilde yeni türetilen sözcükler arasında sadece uzay "uz yer, uz olan yön" (uz "uzak" > uza- ve uzak da bu köktendir) sözcüğü doğrudur ki bu da tabiidir çünkü Atatürk tarafından türetilmiştir.

Ad'dan > aday türetimi yapılırsa "ad yeri/yönü" gibi saçma bir anlama gelecektir. adından > eşey ; "Eş yeri/yönü" gibi mantıksız bir sözcük olacaktır.

Bu gibi "uydurma" ve Türkçe'ye zarar veren sözcükleri kullanmaktansa namzet (aday !?) ve cins (eşey !?) sözcüklerini kullanmayı yeğlemeliyiz. Türkçe'yi çocuk oyuncağına çevirmemeliyiz. Hangi ek nereye gelir, hangi ek ne anlam katar tümü belli. İstediğimiz yere, istediğimiz eki kuralsızca takarsak, bu Türkçe'nin yararına mı olur, zararına mı? Dilimize sâhip çıkalım.
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 08 Oca 2011, 17:28 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1161

Ynt: -Ay eki içeren sözcükler

İletigönderen Gökbey » 30 Ara 2010, 23:38

Eşey, aday gibi sözcükler ciddi derecede "uydurma"dır.


Ada eklenen ancak yön belirtmeyen çok eski bir sözcüğümüz de var. Bu yüzden yukarıdaki sözünüzü doğru taplamıyorum.

ög (ana) > öksüz (ögsüz, anasız) > ögey (AT) > *öğey > *övey > üvey (TT)
  • 0

Görsel
Göktürkçe Araştırmaları http://kokturukce.blogspot.com
Göktürkçe Günlüğüm http://gokbeyuluc.wordpress.com
Azəricə Dil Araşdırmaları http://dilcilik.blogspot.com
Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1750
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 470

Ynt: -Ay eki içeren sözcükler

İletigönderen Kıymık » 31 Ara 2010, 16:59

Gökbey yazdı:
Eşey, aday gibi sözcükler ciddi derecede "uydurma"dır.


Ada eklenen ancak yön belirtmeyen çok eski bir sözcüğümüz de var. Bu yüzden yukarıdaki sözünüzü doğru taplamıyorum.

ög (ana) > öksüz (ögsüz, anasız) > ögey (AT) > *öğey > *övey > üvey (TT)



Üvey sözcüğündeki +GAy Moğolca yoksunluk eki, bizim +sIz ile işlevdeş.
  • 0

Kıymık
İlgili
İlgili
 
İleti: 7
Katılım: 30 Ara 2010, 16:15
Değerleme: 0

Ynt: -Ay eki içeren sözcükler

İletigönderen Temirbek » 08 Oca 2011, 17:27

Evet, üvey Kıymık'ın da belirttiği gibi kökü Türkçe, eki Moğolca olan bir sözcüktür. Eski Türkçe ög "anne" > Tü ögsüz "annesiz" => Mo öggey "ögsüz" => Tü ögey > öğey > üğey > üvey. Ög sözcüğü Moğolca'ya Türkçeden alınmıştır.

Moğolcada öz Moğolca /+GAy/ "yoksunluk eki" kullanıldığı gibi, Eski Türkçeden alınan /+sXr/ eki de /+sAr/ olarak kullanılır bu ek günümüzde Türkçede /-r/ > /-z/ dönüşümüyle /+sXz/ olmuştur.

Moğolca birkaç örnek; kel "dil" > kelgey "dilsiz", möñgö "gümüş 2) para" > möñgögey "parasız"
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1161

Ynt: /+Ay/ ekiniñ gërçek işleği

İletigönderen Tansık » 09 Şub 2011, 18:55

''Eşey''in uydurma olduğu belki doğrudur ancak, ''aday'' için bunu söyleyemeyeceğim. ''Bir işe kendini adamış veya başkalarınca adanmış'' manalarında ''ada(mak)'' eyleminden yukarıda da sözü edilen fiilden isim yapan ''-ağı'' ekiyle türetilmiştir.
  • 0

En soñ Tansık tarafından 09 Şub 2011, 18:56 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Tansık
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 583
Katılım: 20 Tem 2010, 01:58
Değerleme: 15

Ynt: /+Ay/ ekiniñ gërçek işleği

İletigönderen Boraan » 10 Şub 2011, 22:38

  Yalnız burda bir hata var kuzey sözcüğünün zaten eski durumunda kuz+a+ğı gibi bir yapı var.  güney ise günegi şeklinde bilegü de de aynı durum var.Daha önce de men  man ve sel sal eklerine benzer görüşler önesürülmüştü ama tersine Türkçenin esnekliğine ve sınırlandırılamazlığına  örnek oluşturmuştu.
  • 0

Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1814
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 56

Ynt: /+Ay/ ekiniñ gërçek işleği

İletigönderen Oktay D. » 17 Haz 2011, 06:04

Bir tane daha /+Ay/ biçimi var. Eski Türkçe sondaki -g sesi, Kıpçak etkisinden dolayı /y/'leşmiştir. Bu etki bey < beğ gibi uzun ünlülü tek heceli sözcüklerde görülür.

Ayrıca +AgU > +Ay oluşumuyla yukarıda "yanlış" diye nitelendirilen sözcükler açıklanır. Çünkü burada addan eylem yapıcı +A- eki ile eylemden kavram adı yapan -gU eki birleşip bu biçimi oluşturur. Bu ses gelişimi biley gibi örneklere bakılıp Türkiye Türkçesine iki heceli yeni türetimler yapmak için kullanılmıştır: olay, düzey, uzay, olay, yöney, dizey, dikey, düşey, vb. (bu eki bu sesletimle ilk kullanan Atatürk'tür, bknz. "Geometri", 1936). Ayrıca birey sözcüğü Eski Türkçe biregü sözcüğünden ses gelişimine uyarlanarak dolaşıma 1936'da katılmış olduğu için diğer türetimlerin de bu ses gelişiminden yola çıkılarak yapıldığı açıktır (çünkü aynı kişiler türettiği için onların bu gelişimi bildiklerini gösterir).
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8421
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5721

Ynt: /+Ay/ ekiniñ gërçek işleği

İletigönderen Türkçe » 19 Şub 2013, 18:24

Temirbek yazdı:Eşey sözcüğü yañlış bir türetim. Türkçe'deki her ekin belli bir işleği vardır. Gelişigüzel kullanılamaz. Bu şekilde yapılan özensiz türetimler, Türkçe'nin düzenini bozuyor.

Türkçe'de günümüzde /-Ay/ biçimini alan iki ek vardır. Biri, "adlardan yer/yön adları yapar" Eski Türkçe'deki şekli /+gAy/'dir > günümüz Türkçesinde > */+ğAy/ > /+Ay/ olmuştur. kuz "güneş görmeyen yer" > Eski Türkçe *kuzgay > *kuzğay > kuzay "kuzey, kuz yön", gün "gün 2) güneş" > güney "güneş gören yer/yön", dolay, kolay gibi sözcüklerde bu ek vardır.

Diğeri ise bilegü > bileği > biley "bileme taşı" örneğindeki gibi  zamanla /y/'leşenlerdir. Buradaki ek de bildiğimiz /-gU/ ekidir; sevgi, algı, vergi, bilgi sözcüklerindeki ek. Ancak "iki heceli kök"e geldiğinde zamanla /y/'leşebiliyor. (bile- "iki heceli")

Eşey, aday gibi sözcükler ciddi derecede "uydurma"dır. Bu gibi sözcükleri kullanmamalıyız. Türkçe, gelişigüzel bir dil değildir, hangi ek nereye gelir, ne gibi bir anlam katar hepsi bellidir. Bu şekilde yeni türetilen sözcükler arasında sadece uzay "uz yer, uz olan yön" (uz "uzak" > uza- ve uzak da bu köktendir) sözcüğü doğrudur ki bu da tabiidir çünkü Atatürk tarafından türetilmiştir.

Ad'dan > aday türetimi yapılırsa "ad yeri/yönü" gibi saçma bir anlama gelecektir. adından > eşey ; "Eş yeri/yönü" gibi mantıksız bir sözcük olacaktır.

Bu gibi "uydurma" ve Türkçe'ye zarar veren sözcükleri kullanmaktansa namzet (aday !?) ve cins (eşey !?) sözcüklerini kullanmayı yeğlemeliyiz. Türkçe'yi çocuk oyuncağına çevirmemeliyiz. Hangi ek nereye gelir, hangi ek ne anlam katar tümü belli. İstediğimiz yere, istediğimiz eki kuralsızca takarsak, bu Türkçe'nin yararına mı olur, zararına mı? Dilimize sâhip çıkalım.
Nişanyanın üfürmesi: aday ▽ 1935 [YTü] namzet  < Tü ad +Ay → ad
● Fr nominé (aday) < nom (ad) sözcüğüne kıyasla türetilmiştir.

Oysa bu söz olasılıkla atağ "namzed" (Janos Eckmann, Çağatayıl Sözlüğü) sözünün ses değişimine uğramış biçimidir.
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: /+Ay/ ekiniñ gërçek işleği

İletigönderen Gökkurt » 11 Ağu 2013, 22:47

Oktay D. yazdı:Bir tane daha /+Ay/ biçimi var. Eski Türkçe sondaki -g sesi, Kıpçak etkisinden dolayı /y/'leşmiştir. Bu etki bey < beğ gibi uzun ünlülü tek heceli sözcüklerde görülür.

Ayrıca +AgU > +Ay oluşumuyla yukarıda "yanlış" diye nitelendirilen sözcükler açıklanır. Çünkü burada addan eylem yapıcı +A- eki ile eylemden kavram adı yapan -gU eki birleşip bu biçimi oluşturur. Bu ses gelişimi biley gibi örneklere bakılıp Türkiye Türkçesine iki heceli yeni türetimler yapmak için kullanılmıştır: olay, düzey, uzay, olay, yöney, dizey, dikey, düşey, vb. (bu eki bu sesletimle ilk kullanan Atatürk'tür, bknz. "Geometri", 1936). Ayrıca birey sözcüğü Eski Türkçe biregü sözcüğünden ses gelişimine uyarlanarak dolaşıma 1936'da katılmış olduğu için diğer türetimlerin de bu ses gelişiminden yola çıkılarak yapıldığı açıktır (çünkü aynı kişiler türettiği için onların bu gelişimi bildiklerini gösterir).


Oktay D.'nin açıkladığı biregü örneği ada eklenen +Ay ekini gerekçelendiriyor da, usuma yatmayan bitey ma direy gibi durumlarda geçen eyleme eklene +Ay eki. Flora için bitge ma fauna için dirge daha yerinde türetimler olmaz mıydı ? (TDK'da var bitey ma direy).
  • 0

Gökkurt
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 430
Katılım: 13 Mar 2010, 13:11
Değerleme: 303


Dön Ekler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 13 konuk

cron
Reputation System ©'