Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

L ile biten ekler üzerine

Ekleriñ kökeni üzerine çalışmaları içerir.

L ile biten ekler üzerine

İletigönderen birtancazin_ » 25 May 2014, 15:11

bilirsiniz türkiyede  cumhuriyetin ilk yıllarından beri  sal ve al eklerinin fransızcadan alıntılanan ve asıl olarak italyanca olduğu belirtilen ekler olduğu ileri sürülerek öztürkçeciler ya da türkçeciler üzerinde eleştiri nedeni olmuştur.
oysa ki yapılan araştırmalarda ,  al ekinin italyancada oldukça kısıtlı kullanıldığı, çok işlek olmadığı ancak önce fransız ve daha sonra ise ingilizcenin de bu eki aparmasıyla daha sık kullandıkları görülmüştür, türk dilbilimi üzerine yapılan çalışmalarda da  l ile biten sözcüklerin /eklerin ilktürkçe döneminden beri var olageldiği görülmüş ancak  benzer biçimde italyancadaki gibi çok işlek olmadığı da anlaşılmıştır, kimi dilbilimcilere göre de italyancadaki kısıtlı kullanılan bu al ekinin etrükslerden bir kalıt olarak bulunduğu ileri sürülmektedir ki  etrüksçenin italyancanın  üzerindeki etkileri de yadsınamayacak düzeydedir.

doğrusu şudur ki,  türkçemiz en ilkel döneminden bugüne gelene değin başat (temel) anlamlandırma eklerini  yitirmemiş ve çağlar boyunca da özde hiç değişmemiştir, adlandırma özelliğinden önce eylemleri anlamlandırma olarak gördüğümüz  IL  IN IŞ IT DIR eklerinin  en başatta ise L N ve T olarak görürüz ki bunların aynı bugün acak, dık ar an mış gibi eklerin anlam özelliği kazanmış olması gibi bunların da  gelişen dilde adlandırma gereksinimlerini kazanmaya başladığını görmekteyiz. çünkü ortaya çıkardıkları yeni ad yapım eklerinde sezilen anlam verme özelliğini ilk kullanıldığı eylemsellik özellikleriyle örtüştürebilmekteyiz.

L sesi  başat olarak (temelde) : yapılmak ezilmek görülmek eylemlerinde olduğu biçimde  -ıl - gıl biçimlerinde  kullanılmaktaydı, daha sonra bu nisbi anlamlı edilgenlik yapısının ad yapımında evrilmeye başladığını ve ileriki çağlarda da  başka eklerle birleşerek yeni eklerin türediğini gözlemleyebilmekteyiz.

ıl, gıl, cıl, sıl,  al, cal, sal, mal ekleri bunun örnekleridir.

en eskil dönemden günümüze örnekler vermeye başlayalım.

SAKAL : huncada kullanıldığı bilinen bu sözcük kök olarak sak ile ilgilidir ve hunca sak  organ adı olarak kullanılan günümüzdeki BAŞ anlamındadır.  baş sözcüğü daha çok organ anlamı dışında kullandığımız biçimde vardır ve bugün de bu özelliğini korumakla birlikte organ adı olarak yaygınlaşmıştır. sak sözcüğünden türetilen sak-al sözcüğü edilgenlik ve nisbilik anlamıyla birlikte  başın altı başa ekli anlamı verdiği apaçıktır, nitekim  günümüze dek gelen sakal sözcüğünün yanısıra benzer biçimde sak kökünden türetilmiş olan sakağı sözcüğünü de bu bağlamda anmak gerekir ki bu da çene demektir ayrıca  sakaldırık ve sakağı sözcüklerinin osmanlı döneminde  çerilerin başlarına taktıkları başlıklarının boyun altından bağlanan bağcık anlamında kullanıldığını da görürüz.

TOPAL: eski türkçedeki bugünde kullandığımız top kökünden gelmekte olup yürüyüşün benzetilmesi ile nisbilik ve edilgenlik anlamı olan yine köksel L sesinden türetilmiş ve adlandırma yeteneği kazandırılmış AL ekiyle türetildiğini görüyoruz ki yine dilimizde yaşayan en eskil örneklerden biridir topal sözcüğü, buradaki a nın addan eylem yapımında gelişen a olduğu ve al ekinin bu türde oluştuğu anlaşılmaktadır.

şimdi yaygın olarak adlara eklenerek kullanılmasına karşın L sesinden türeyen  ıl al (eskil biçimleriyle daha çok gıl gal )eklerinin eski dönemlerde eylemlere eklenerek de yeni adlar türetilmesinde kullanıldığını da görmekteyiz ki  anadolu türkçesi tarama ve derleme çalışmalarında ve eski anadolu türkçesi örneklerinde de bu tür bulgular bulunmaktadır.

çıngıl , çöngül , kangal, çepel  / adlara eklenerek türetilmiş örnekler ise dördül, güzel örneklerini eski ve günümüzde de yaşayan anadolu türkçesi örnekleri olarak gösterebiliriz.

sıl, sal , cıl ,cal, gıl ,mal örnekleri de benzer biçimde gelişmiştir.
  • 0

birtancazin_
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 339
Katılım: 23 Ağu 2013, 23:15
Değerleme: 33

Ynt: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen Bi50likdaha » 25 May 2014, 17:27

Açıkçası ben bu eklerin batıya öykünülerek üretildiğini düşünüyorum. İnsanlar her ne kadar karşı çıksalar da bence Türkçeye gayet uygun ve Türkçede  üretilebilecek bir ek
  • 0

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1844
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 420

Ynt: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen birtancazin_ » 25 May 2014, 17:57

dilimizde türkistan ve anadolu eski türk dili kaynaklarında bulunmakta ve  öntürkçe -L 'ye dek götürülebilmekte olan bir ek için avrupa kökenli demek büyük bir yanılgı olur ancak şu açıdan doğrudur, avrupa dillerindeki kullanımları gibi kullanılmaya başlanmış olması işin içinden çıkılmaz bir durum oluşturmaktadır..

örneğin,  eskiden şöyle bir tümce işitemezdiniz;  bilimsel çalışmalar , en azından ilmi çalışmalar denirdi, türkçede bilim çalışmaları olarak söylenmeli işin özü budur, oysakı yukarıda değindiğim al sal cal mal ıl sıl cıl gıl ekleri daha çok ad ve adsı sözcükler oluşturur.
  • 0

birtancazin_
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 339
Katılım: 23 Ağu 2013, 23:15
Değerleme: 33

Ynt: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen Temirbek » 30 May 2014, 18:38

Anadolu ağızlarında ölümsel \"ölmek üzere olan hasta\", yensel \"yenesi, lezzetli\" gibi sözler vardır. Bu sözleriñ aslı *ölümsek ve *yensek olmalıdır ancak öyle ya da böyle bu sözler +sAk ekiyle değil > +sAl olarak kullanılıyor, ayrıca bu gibi daha birçok örnek var. Bu ek bileşiktir > +sA- eki ile > +k eki bilemişi. Susa- fiilinden tanıdğımız ek ile ölümse-\'den > ölümsek, oradan da dönüşüm ile > ölümsek, yine yense- > yensek > yensel.

Diyeceğim şudur ki, bu dönüşüm örneği ortada olduğuna göre, meselâ bilim sözünden de > bilimse- fiili, buradan da > *bilimsek sözü türeyebilir, dolayısıyla ağızlardaki beñzerlerinden örnekseyerek de > bilimsel gibi bir türeyiş yañlış olmaz.

Osmanlı geleneğinden gelen, dolayısıyla halka burun kıvıran Osmanlıcılar, tabii ki Türkçeden habersizdirler (haberdirler). Osmanlılar, Türkçeniñ eñ çok bilinen eklerinden olan +cI ekini bile kullanmayıp Farsça bileşikler kullanmışlardır. Meselâ kuş Türkçe bir söz olduğu hâlde kuşçu demek varken kalkıp kuşbaz \"kuş oynatan\" demişlerdir. Bayrak ile sancak sözleri Türkçe olduğu hâlde, bayrakçı, sancakçı demek dururken kalkıp bayrakdâr \"bayrak tutan\", sancakdâr \"sancak tutan\" demişlerdir. Tuğra öz Türkçe bir söz olduğu hâlde tuğracı demeyip tuğrakeş \"tuğra çeken\" demişlerdir vb. Yukarıda değindiğim gibi yine Türkçeniñ eñ bilindik eklerinden olan +sIz eki yerine Farsça - ekini kullanmışlar, habersiz yerine bîhaber, çaresiz yerine bîçare vb. demişlerdir. Eñ bilindik eklerimizden olan +eki yerine de yine Farsça bileşikler kullanıp, örneğin sulu demek varken Farsça abdâr \"su tutan\" falan demişlerdir.

Özetle, Türkçeniñ eñ bilindik eklerini bile kullanmayan/bilmeyen bir zihniyetiñ +sAk\'den dönüşme olan +sAl\'i bilmeyip Fransızca sanması kadar doğal bir şey olamaz. Ayrıca kendileri bu denli Arapça ve Farsça hayranı olanlarıñ, başkalarını Fransızca hayranı ilan etmeleri de gülünçtür.

Değindiğim iki örnek ömenlidir, bu örneklerden birinde +sAk > +sAl eki ada; ölüm, diğerinde ise eyleme; yen- (yenmek; \"Elma yendi\" gibi) gelmektedir. Bunuñ nedeni +sA- ekiniñ hem adlara, hem de eylemlere gelebilen bir ek olmasıdır. Dolayısıyla ölüm\'den > ölümse- olabildiği gibi, yen- fiilinden de yense- türeyebilmektedir. Ardından da eylemlere gelen +k eki alabilir. Böylece ortaya bileşik bir ek olan +sAk ve dönüşmesiyle > +sAl ortaya çıkmıştır.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Ynt: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen Oktay D. » 31 May 2014, 00:09

Söylenilen şeyler geñel olarak doğru olsa da, /k/ > /L/ dönüşümü sesbilim açısından olanaksız bir dönüşümdür. Oysa ±sA- ekine gelebilecek hem -k hem -L eki bulunuyor.


Ağızlarda/kandaş dillerde bazı ekler yérine başka ekler yeğlenebiliyor. Örneğin Türkiye Türkçesindeki -a ulaç eki yerine Karluk Türkçesinde sürekli -p eki vardır. Tümüyle ayrık eklerdir, tümüyle ayrı añlamlar katarlar (biri geñiş zaman ulacı diğer geçmiş zaman ulacı yapar). Ancak aynı yérde biri onu diğeri ötekini kullanır. Bu durum diğer dillerde de çok yaygındır. Dahası, Moğolcadaki -sUn yerine Tunguzcada hep -stA aynı biçmde -gUn yerine hep -ktA görülmesi de buna örnektir. Eski Türkçedeki NY ağzında buyrum kipinde çoğul ikinci kişi eki her zaman -ñiz iken, Uygur N ağzında her zaman -ñler olarak geçer: biliñiz × biliñler. Özünde tümüyle başka çoğul ekleridir, biri ikizleme çoğuludur diğeri geñel çoğul ekidir. Ancak ağız ayrışımında böyle bir karşıtlık oluşmuştur. Bu durum, dillerde hep olur.


O nedenle ±sAl ile ±sAk ekleri birbiriniñ dönüşüğü değildir (sesbilimcil nedenlerle) ancak Temirbek\'iñ çok doğru söylediği gibi iki ek de Türkçede bulunur ve ±sA- ekine dayanır tabi ki. Kaldı ki eylemlere gelen hem -k hem de -L eklerini yakından biliyoruz.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8336
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5500

Ynt: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen Temirbek » 01 Haz 2014, 03:21

Demek istediğim /-k/ ekiniñ > /-l/ye dönüşmüş olması değildi, böyle bir dönüşüm seslik fonetik açıdan olanaksızdır evet. Halk ağızlarında yensek yerine kimi yörelerde yensel de denmiş, birbirinden bağımsız olarak, söylemek istediğim buydu.

Ayrıca seniñ de değindiğiñ gibi ±sA- ekinden soñra /-k/ de gelebilir, /-l/ de, soñuç olarak hem adlara hem eylemlere gelebilen bir ±sAl bileşik eki dilimizde türeyebilir.

Örneğin Divan-ı Lugat-it Türk\'te geçen kap adından türeme > kapsa- fiili vardır. Örneğin bu fiilden *kapsak ve *kapsal biçiminde iki söz de türeyebilir. Buradaki ekleri ±sAk ile ±sAl biçiminde de kabul edebiliriz ancak özde bileşik olduklarını bilmeliyiz. Örneğin Moğolcada kimi Türkçe kökenli bu tür bileşik ekler vardır, örneğin -gAcI eki > bitigeçi \"yazıcı\" gibi. Oysa bu ek -gA eki ile +cI ekleriniñ birleşmesinden oluşmuştur ancak Moğolcada bileşik biçimde -gAcI olarak kullanılır.
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 01 Haz 2014, 03:23 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Ynt: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen Bi50likdaha » 01 Haz 2014, 12:36

Örsel diye bir ad var örneğin.
Sanırım Ambitious anlamında Ör- yükselmek, Ör+-se yükselmeyi istemek. Ör+se-l yükselmeyi isteme durumu, isteyen.
  • 0

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1844
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 420

Re: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen birtancazin_ » 21 Tem 2014, 00:10

Oyle gorunuyor ki kisioglunun atasi bir olduğu gibi butun dillerin atasi da dogal olarak tek idi ma buna bağlı olarak cok azdahi olsa ayirtedilmede sıkıntı çıkaran ekler ma sözler söz konusudur
L nin ilkturkceye dek izleri surulerek bunun bizden oldugunu soyleyebildigimizolcude baska dil konusuculari da savlayabilir
Nitekim italyancadaki um eki ile bizdeki im eki benzer islevler taşır bellum -- ölüm orneginde oldugu gibi
than -dan gibi
kokte turkcede degismeksizin gelen öz aytım sesleri diye nitelendirdigim L N T sesleri belirleyici ozelliktedir.
bu nedenle ben sal sel ekinin gelisiguzel kullanilmasini yanlış bulmakla birge turkcenin edintisi (malı) oldugu kanısındayımdır.
  • 0

birtancazin_
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 339
Katılım: 23 Ağu 2013, 23:15
Değerleme: 33

Re: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen TDK » 21 Tem 2014, 02:04

Türk Dil Kurumu'nun kendi sitesinde yer alan bir açıklama vardı:
"-sal/-sel" eki Türkçe midir?

-sal/-sel, Arapça nispet eki -î'nin yerine Dil Devrimi sırasında kullanılmaya başlanan bir ektir. Örneğin ilmî yerine bilimsel, şahsî yerine kişisel. Dil bilimcilerin bu ek hakkında değişik görüşleri vardır. Yaygın olan görüş ise -sal/-sel ekinin Fransızca national sözü göz önünde tutularak yapılan ulusal'ın sonundaki -sal'dan türetilmiş olmasıdır. Daha açık bir ifadeyle -sal/-sel Fransızca -al/-el ekine benzetilerek oluşmuş bir ektir. -al/-el ekinden -sal/-sel biçimine geçiş ulusal örneğinden hareketle olmuştur.
Türkçede -sAl/+sAl ekinin var olduğuna dair verilen örneklerde eke yüklenen aidiyet/mensubiyet anlamı bulunmamaktadır. Örneğin uysal "uy- eylemine ait veya mensup" anlamı vermemektedir ve kumsal "kuma ait veya kuma mensup" anlamı vermemektedir oysa ulusal "ulusa ait / ulusa mensup" anlamında kullanılmaktadır. Bunu bazı Öztürkçecilere milyon kere anlatsanız onlar yine yeşil vb. kelimeleri örnek verip bu ekin Türkçede bu anlamda kullanılabileceğini savunmaya devam edebilirmiş gibi konuşmaya devam edebiliyorlar. Ekin uydurma olduğunun en büyük kanıtı ise Hint-Avrupa dillerindeki +al ekiyle yapılmış kelimelere karşılık olarak türetilen kelimelerde bolca kullanılmış olmasıdır.
digital - sayısal
national - ulusal
visual - görsel
vital - yaşamsal

Aynı şeyi +(I)l ekinde de görebiliyoruz:
dual - ikil
natural - doğal
plural - çoğul
  • 0

TDK
Türkçeséver
Türkçeséver
 
İleti: 64
Katılım: 28 Haz 2014, 22:11
Değerleme: 25

Re: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen birtancazin_ » 21 Tem 2014, 22:25

yanlış ve ilgili kurumun ulkulemsel yaklasimidir sal ekinin gelişiguzel kullanilmasindaki yanlışlığı belirttim ancak kestirip atilamaz yukarida ayrintili aciklamalarim avrupalilarin italyancadan oykunup yayginlastirdiklari orneklerle gecersiz sayilamaz
L edilgenlik aytır ve ad yapiminda da edilgenlik bakimindan etkiler
kumsal özgün bicimi kumsuldur tatarca kaynaklidir
yoksul anadolu kün agizlarindandir
ulusal yanlis yasal dogrudur ulusal ulussal olmali
Aslinda avruoa dilindeki al ekinin karsiligi degil (t)ic ekinin karsiligidir bizdeki l ekleri fantastik KÖMENSEL DÜŞSEL
Oysaki Türki icin turksel degil türksü denilebilir
ortada karmasa var sorun burda
  • 0

birtancazin_
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 339
Katılım: 23 Ağu 2013, 23:15
Değerleme: 33

Re: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen birtancazin_ » 22 Tem 2014, 00:19

Pekistirme bakimindan yinelemek gerekir ise...

kökü yapilmak anlasilmak eylemlerindeki L ye dayanan benzetme daraltma nispet ve edilgen anlamlari katabilen ma cok eski donemlerde adlastirma yetenegi kazanan bir sestir ma bu doğrultuda yasanan gelisim sureci icinde yeni eklerinolusumunda da yer almistir.
Dil yol bal dal adlari eskil donemden kalit orneklerdir. (Demek yurumek ban ve batmak takmak eylemlerinin kök sesleri olan ti yo ba ta ile ....)
yine cok bilindik diye gecersiz saydiginiz yeşil yanisira kizil ileri donemlere dogru guzel topal sakal burunsal taval cepel cingil congul dingil kumsal yoksul baysal .....
sorun bolgesel sorun kentsel yasam bilimsel yayin gibi kullanislarin avrupa dillerindeki kullanislarla benzetilmesinde yatar bolge sorunu kent yasami bilim yayini oguz agzina uygun oysaki yukaridaki ornekler ad ve adsi yapar bu tur kullanımlar bulunmaz eski donemde turkcesinde liq eki kullanilmistir uyarlayarak orneklersem kentlik yasam bolgelik sorun gibi ancak gununuzde gostermelik davranis cumlesindeki gibi kullanimlar bu eskil kullanislara ornek dogrusu eski oguzca yapilar halen dilimizde korunur ornegin ummadik is gorulmedik olay gibi kullanislar da buna ornek
L li eklere yeniden dönersek il cil gil sil al sal cal mal ekleri turkcedir ad ve adsi yapar
Andirma benzetme icin imsi si ca mtrak eklerinden si.msi ekliye sil ekinin geliştiği ve kaynaginin tatar kipcak olup oguzcaya girdigi dusunulur ornegin kumsal osmanlica kaynaklarda bulunmak ile birlikte yanlis okumadan ötürü kumsal olarak yayginlasmistir oguzlar kumla ve kumluk sozcuklerini kullanmaktaydilar.
uysal ve gorsel sozcuklerine gelince .samak eylem ve addan eylem tureten ekle iliskilendirilebilir ve sil olusumuyla bagdastirilabilir anca eylemlere boyle bir eklenti gorulmus degildir ayricali durumlari bir yana birakip uysak olmalidir tutsak orneginde oldugu gibi bu ek susamak taki gibi anlam verir olsamak gorsemek gibi yerel kullanimlari dikkate aldigimizda k ekiyle birleserek bir sak durumu sozkonusudur.
Dolayisiyla avrupa ozentili sal kullanim yanlisliklarini eleyebilirsek sorun ortadan kalkacaktir
bu arada dual ikil ornegi yanilgili anadolu turkcesindeki dördül ornegini de animsatirim.
bencil tavsancil balikcil da sonradan uydurulmus degildir
is gorev meslek uzluk belirten ci ek edilgenlik nispet benzetme anlamlari katan l sesi alarak duskunluk eğilim yatkinlik ve yonelim anlamiyla ortaya cikar.
sal eki sil eki olmakla birlikte yanlis bir cozumleme ve ozentiyle birlesince dilimize yerlestir ancak yine burada ..sa ekini dusunebilmemiz olanakli bilimsemek bilim istemek L Eki ile bilime yönelik olma anlamini vermesi acisinda gelisime acik guncel bir ek turemesi olarak degerlendirebilirz bu zorlama degerlendirmeyi yine benimsemiyorum ve evsel atik yerine ev atigi deyisini yeglerim.
sal eki samak eklentisiyle değerlendirecek isek turkcedeki kuralli bir konuma getirilmeli ve ancak demokratik fantastik organik sozcuklerindeki ic takisini karsilamalidir.
  • 0

birtancazin_
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 339
Katılım: 23 Ağu 2013, 23:15
Değerleme: 33

Ynt: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen tomdaş » 29 Eyl 2018, 10:01

birtancazin_ yazdı:SAKAL : huncada kullanıldığı bilinen bu sözcük kök olarak sak ile ilgilidir ve hunca sak  organ adı olarak kullanılan günümüzdeki BAŞ anlamındadır.  baş sözcüğü daha çok organ anlamı dışında kullandığımız biçimde vardır ve bugün de bu özelliğini korumakla birlikte organ adı olarak yaygınlaşmıştır. sak sözcüğünden türetilen sak-al sözcüğü edilgenlik ve nisbilik anlamıyla birlikte  başın altı başa ekli anlamı verdiği apaçıktır, nitekim  günümüze dek gelen sakal sözcüğünün yanısıra benzer biçimde sak kökünden türetilmiş olan sakağı sözcüğünü de bu bağlamda anmak gerekir ki bu da çene demektir ayrıca  sakaldırık ve sakağı sözcüklerinin osmanlı döneminde  çerilerin başlarına taktıkları başlıklarının boyun altından bağlanan bağcık anlamında kullanıldığını da görürüz.
Huncada "sak"ın "baş" demek olduğuna emin misiniz? Sumerce SAG "baş" ile karıştırıyor olabilir misiniz?

Bir de Azerbaycanlılar "sakal bırakmak" anlamında "saqqal saxlamaq" diyor. Acaba "sakal" kelimesinin "saklamak" fiiliyle bir bağlantısı olabilir mi?
  • 0

tomdaş
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 72
Katılım: 29 Tem 2018, 01:14
Değerleme: 32

Ynt: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen cingelek » 03 Mar 2019, 16:51

Acaba renk adlarındaki ıl ek midir, yoksa renk anlamındaki ıl diye bir kelime midir? Örneklere bakınca yaş + ıl, kız + ıl, ars + ıl yani hep ıl şeklinde olouğu görülüyor; bunun ul/ül gibi şekillerde görüldüğü renk adları örnekleri var mıdır?
  • 0

cingelek
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 374
Katılım: 17 Mar 2015, 15:28
Değerleme: 376

Ynt: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen cingelek » 03 Mar 2019, 16:53

Temirbek yazdı:Demek istediğim /-k/ ekiniñ > /-l/ye dönüşmüş olması değildi, böyle bir dönüşüm seslik fonetik açıdan olanaksızdır evet. Halk ağızlarında yensek yerine kimi yörelerde yensel de denmiş, birbirinden bağımsız olarak, söylemek istediğim buydu.
Bunun burunsaldaki gibi bir açıklaması olabilir mi? Mesela yense(k)lik>yensel gibi?
  • 0

cingelek
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 374
Katılım: 17 Mar 2015, 15:28
Değerleme: 376

Ynt: L ile biten ekler üzerine

İletigönderen Oktay D. » 03 Mar 2019, 17:53

cingelek yazdı:Acaba renk adlarındaki ıl ek midir, yoksa renk anlamındaki ıl diye bir kelime midir? Örneklere bakınca yaş + ıl, kız + ıl, ars + ıl yani hep ıl şeklinde olouğu görülüyor; bunun ul/ül gibi şekillerde görüldüğü renk adları örnekleri var mıdır?

Erdal (1991) bu sözcüklerdeki +ıl parçasınıñ ek olduğunu bildiriyor. yaşıl açıkça yaş sözcüğünden geldiği için *yaşsıl > yaşşıl olduğunu söyler. Öte yandan kızıl için iki öñerisi bulunuyor:
1) doğrudan kız- (sıcaktan kızarmak) eylemine -L eki gelerek kızıl
2) veya kız (genç kadın) adına +sıl gelip *kızsıl üzerinden kızıl
Erdal'ıñ ikinci kökenlemede añlamca zorlamış bence.

arsıl için ar > arsıl olduğunu başka yérlerde söylemiştik.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8336
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5500

Soñraki

Dön Ekler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'