1. bét (Toplam 1 bét)

istatistik

İletiGönderilme zamanı: 11 Kas 2014, 00:46
gönderen M.calli
çeşitli başlıklarla sayılam, sayıbilim gibi karşılıklar verilmiş ancak bunlar bana biraz sığ karşılıklar gibi geldi verileme desem ben siz ne dersiniz

Re: istatistik

İletiGönderilme zamanı: 11 Kas 2014, 16:10
gönderen Oktay D.
sayımlama "istatistik"

computing başlığından:
Oktay D. yazdı:Doğru, unutmuşum! Dahası, yérliğiñ çevirisinde de o añlamda kullanmışım (yazışmalık ana bétiniñ dip bölümünde).

Bu durumda,
sayma "counting"
sayışım "accounting" (bkz. Sayıştay, sayış-)
sayımlama "istatistik"
sayılım "computing"
işlemleme "hesaplama"
işlem "operation" (teknik, genel?)
işlemci "operator" (matematik, doğabilim, teknik?, genel?)
işle- "operate" (teknik)

Re: istatistik

İletiGönderilme zamanı: 11 Kas 2014, 18:39
gönderen M.calli
M.calli yazdı:çeşitli başlıklarla sayılam, sayıbilim gibi karşılıklar verilmiş ancak bunlar bana biraz sığ karşılıklar gibi geldi verileme desem ben siz ne dersiniz

Re: istatistik

İletiGönderilme zamanı: 12 Kas 2014, 00:10
gönderen bensay
TDK istatistiği aşağıdaki biçimde açıklamış:

istatistik, -ği Fr. statistique
a. 1. Bir sonuç çıkarmak için verileri yöntemli bir biçimde toplayıp sayı olarak belirtme işi, sayımlama (I): “Müspet ve realist ilmî araştırmaların meydana gelebilmesi için istatistik bir zarurettir.” -N. Hikmet. 2. İlkelerini olasılık kuramlarından alarak eldeki verileri grafik ve sayı biçiminde değerlendirmeye dayandıran matematiğin uygulamalı dalı, sayım bilimi.

Güncel Türkçe Sözlük


Sayımbilim yazdığında da aşağıdaki bilgi geliyor:

sayımbilim İng. statistics
Sayısal türde bilgi ve gerçeklerin verilen bir konuda anlamlı bir sonuca varmak ereğiyle toplanması., bölüklenmesi ve yorumlanarak sunulması bilimi.

BSTS / Matematik Terimleri Sözlüğü 1983

sayımbilim İng. statistics
Sayımlamayı konu alan bilim dalı.

BSTS / Uygulayım Terimleri Sözlüğü 1980

sayımbilim İng. statistics
Gözlem evrenlerinin nicel özellikleri ve bunlara ilişkin işlemleri konu alan bilgi dalı.

BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981


Bense kişisel karşılamacamı sanki M.calli yerliktaşa bir yerde biraz kulak vermişçesine şöyle düzenlemişim:

İstatistik : Sayımbilim, sayımsal veri
İstatistikçi : Sayımbilimci
İstatistiki : Sayımsal, sayımbilimsel

Re: istatistik

İletiGönderilme zamanı: 12 Kas 2014, 00:20
gönderen Oktay D.
Ben de işte sığ olduğunu düşünmüyorum karşılığımıñ. Sayımlamayı zaten yérliğiñ çevirisinde kullandım.

Re: istatistik

İletiGönderilme zamanı: 12 Kas 2014, 01:23
gönderen M.calli
e ne güzel işte sonuçta buranın ereği tartışma ortamından bir sonuç çıkarmak herkesin düşünceleri görüşleri ayrı olabilir tartışılır sonuca varılmaya çalışılır (genelde böyle olamasada)

ben sığdır diyorum çünkü bu sözcük yapılan olayın niteliğini belirtmiyor mal sayımı için türetilmiş sözcük gibi duruyor

ahmet bugün depodaki malları sayıcaz
ahmet bugün depoda sayımlama var

gibi bu sayma olayının bir sonucunda veri biçimini aldığını belirten bir sözcük daha güzel olur

Re: istatistik

İletiGönderilme zamanı: 12 Kas 2014, 01:36
gönderen Oktay D.
Ben işte sayımlama'yı öyle görmüyorum. Saymak değil, sayımlamak arada büyük bir farkı işâret ediyor: yapılan sayım'ı işlemek sezgisi. İstatistik, öncesinde yapılan bir sayımıñ üzerine kuruludur. Sayım olmadan istatistik yapılamaz. Sayım olduktan soñra, o sayım üzerinde bilgi işleme yapılır. O yüzden sayımlama bunu vérebilecek durumda. Başka daha iyi karşılıklar bulunabilir belki ancak bu karşılık da hiç kötü veya sığ değil. Zaten saymak ile sayımlamak aynı olmayacak kadar çok ek farkına sahip. aç- > açımla- gibi bir fark.

Ynt: istatistik

İletiGönderilme zamanı: 04 Eyl 2017, 16:01
gönderen hskizilcik
TDK sayımlama diyor. Ancak bir disiplin adı olarak veribilim denebilir. Çünkü verilerin çözümlenmesini ve incelenmesini konu alır.

Ynt: istatistik

İletiGönderilme zamanı: 04 Eyl 2017, 17:00
gönderen Oktay D.
İstatistik
öñeri véri bilimi
istatistik

öñeri véribilim
istatistik

olabilir. Ayrıca
öñeri véribilimsel
istatistiksel

öñeri véribilimcil
istatistiksel

Ynt: istatistik

İletiGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 06:19
gönderen Gökkurt
İngilizcede statistics diye sanırım statistic sözcüğünün çoğulu geçiyor.

öñeri betke
statistic

Ynt: istatistik

İletiGönderilme zamanı: 08 Eyl 2017, 10:37
gönderen Oktay D.
İngilizcede Yunancadan gelen alañ adları çoğul olur géñelde: physics, mathematics, thermodynamics, kinematics, logistics, vb. Tekil hâlleri ise sıfat olur. O yüzden statistic sözcüğü sıfat, "istatistiksel" démektir. Çoğulu olan statistics ise alañ adı, "istatistik" añlamında.

Ynt: istatistik

İletiGönderilme zamanı: 26 Mar 2020, 02:45
gönderen datadeveb
öñeri sayıyoru
istatistik


Ad+Ad yöntemiyle türettiğim eş anlamlı olabileceğini düşündüğüm sözcüktür. Bir duyra tüm donanımlardan en az biri ile algılanabilecek alan açar umarım.

saymak > sayı
yormak > yoru

sayı + yoru = sayıyoru

saymak, -ar

1. -i Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak:
"Nara sormuşlar: -Tanelerin kaç tane? Yiyenler saysın bana ne- demiş." - Bedri Rahmi Eyuboğlu

2. -i Sayıları arka arkaya söylemek:
Birden ona kadar saymak.

3. -i Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek:
Artık kışı geçti sayabiliriz.

4. -i Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek:
"Her çiçekten bal eyledik / Arıya saydılar bizi" - Pir Sultan Abdal

5. -i Varsaymak, tutmak, farz etmek:
"Elimi uzatsam benim olacak bir vazoya sırt çevirip başkasına kaptırınca onu benden çalınmış saymak neden?" - Haldun Taner

6. -i Arka arkaya söylemek, sıralamak:
Birinin iyiliklerini saymak.

7. -i Ödemek, peşin vermek:
"İki bin lira saydı, bana bir küpe aldı." - Memduh Şevket Esendal

8. -i, mecaz Geçer tutmak:
Bunu saymam, sizi bir gün erkenden beklerim.

9. -i, mecaz Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek:
"Anam babamı nasıl saydı ise ben de kocamı öyle sayacaktım." - Memduh Şevket Esendal

10. -i, mecaz Önemsemek.

11. -i, mecaz Gibi görmek, kabul etmek:
"Arzularını yapmayı belli büyük bir külfet saydığınız bu küçük kalpler, saadetin kapısından girmeden felaketin ortasına yuvarlanıyorlar." - Aka Gündüz

12. -i, mecaz Hesaba katmak, dikkate almak:
Bundan önce verdiğimi saymıyor musun?


yormak, -ar (I)

1. -i Yorgun duruma getirmek:
"Teknik teferruatla okurlarımı yormak istemiyorum." - Falih Rıfkı Atay

2. -i, mecaz Sıkıntıya sokmak, üzmek:
"Ömer, kalbimi en çok yoran bir sima gibi hatırımda kaldı." - Halide Edip Adıvar
yormak, -ar (II)

1. -e, -i Bir anlam vermek, yorumlamak:
"Hayvanlara insanca duygu ve düşünceler yormak ne derece doğrudur bunu da kestiremiyorum." - Haldun Taner

2. -e, -i Bir sebebe bağlamak, bir duruma işaret saymak.


sayı

1. isim, matematik Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet:
Bir, beş, yüz, birer sayıdır.

2. isim Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha:
Derginin son sayısında yer alan yazıların tamamını okudum.

3. isim, spor Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.


yoru
Bu söz bulunamadı.