Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Bilinmeyen Diller

Türkçe ile yad diller arasında yapılan karşılaştırmaları içerir.

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkçe » 02 Mar 2013, 23:45

Türkeröz yazdı:Burada asıl siz bilimsel yanıt vermiyorsunuz. Verilen örnekler istatistiktir. Bu da bilimsel yaklaşım olur. Nitekim Türkçe dağarcığında sadece arı Türkçe sözcükler yoktur. Arapça'dan, Farsça'dan, Fransızca'dan vb. dillerden azımsanamayacak sözler alınmıştır. Türkçe'de beş bin sözcük varsa bunun tamamı arı Türkçe değildir yani. Arapça'dan, Farsça'dan, Fransızca'dan vb. dillerden alıntı sözcükler de var. Bu da Türkçe azınlıkta kaldı demektir. Benim verdiğim örnek de basit ve dediğimi kanıtlıyor. Daha ben çok az bir bölümünü örnek verdim. Ya daha fazla örnek verseydim, ya hepsini saysaydım? O zaman da Türkçe azınlıkta kalacaktı. Siz de bu yüzden verdiğim örneklere Türkçe veremiyorsunuz bu yüzden.
Çoğunlukta demek başka, sayısı az değil demek başka. Sen çoğunlukta diyorsun; sonra azımsanamayacak diyorsun. Alınma sözlerin çoğunlukta olması demek Türkçede kullanılan sözlerin %50'den artığı alınma söz anlamına geliyor. Böyle bir oran yok. Alınma sözleri arka arkaya saymakla dediğini kanıtlamış olmuyorsun. Örnek veremiyorsunuz diyorsun; sana bir sözlük beti gönderdim o bette kaç alınma söz var baktın mı?

Başka bir örnek:
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazhilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.

Şimdi buradaki alınma sözlerin oranı %50'den artık mı?
  • 0

En soñ Türkçe tarafından 02 Mar 2013, 23:59 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkeröz » 03 Mar 2013, 00:25

Şimdi de biraz Tanzimat dönemi ve onu izleyen çağın yazarları üzerinde
yapılan bir sayımın2 sonuçları üzerinde duralım: Yabancı öğelerin otanı
Namık Kemal'de % 62, Şemsettin Sami'de 64, Ahmet Mithat'ta 57, ünlü
toplumbilimci ve Türkçülük akllll1nın temsilcisi Ziya Gökalp'te 55'tir.
Tanzimat yazınmda, devlet katındaki yazışmalarda yabancı sözcüklerin
oranı yer yer o ölçüde yükselir ki, kimi zaman bir tÜ111cede yalnızca yüklemin
bir Türkçe sözcük olduğu görülür. Kimi özleştirıne eğilimlerine karşın bu
durum, yazmda, bilim ve teknikte dil devrimine değin süregelir.


Dr. Kamİle İmer'in bir araştırmasının sonuçlarına göre3
, dil devriminin
başlangıcında, gazete dilindeki yabancı öğelerin oranı, % 60 dolayındadır.
1965'te bu sayı 43'e ve bugün (aşağıda belirteceğimiz gibi) aşağı yukarı %
25'e düşmüştür.


Dil devriminden önce yabancı sözcüğün oranını göstermiş. Günümüzde ise azalma olmuş gibi gözükse de hâlâ yabancı sözler çoğunluktadır.
Sizin verdiğiniz o şiir örneğinde ise devamı olduğunu biliyorsunuz değil mi? Devam ettikçe yabancı sözcüklerin de arttığı gözükmektedir. Benim verdiğim eğitim/okul kategorisi ise basit bir örnekti ve bunu çoğaltabilirim de.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2943
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 519

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkçe » 03 Mar 2013, 00:30

Türkeröz yazdı:Dil devriminden önce yabancı sözcüğün oranını göstermiş. Günümüzde ise azalma olmuş gibi gözükse de hâlâ yabancı sözler çoğunluktadır.
Sizin verdiğiniz o şiir örneğinde ise devamı olduğunu biliyorsunuz değil mi? Devam ettikçe yabancı sözcüklerin de arttığı gözükmektedir. Benim verdiğim eğitim/okul kategorisi ise basit bir örnekti ve bunu çoğaltabilirim de.
O boyda artış yok:
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhduvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkçe » 03 Mar 2013, 00:56

BEN
Yeryüzünde yalnız benim serseri,
Yeryüzünde yalnız ben derbederim.
Dünyada herkesin var bir yeri,
Ben de bütün dünya benimdir derim.

Ne¹ anamı gördüm, ne kardeşimi,
Yıllarca gezdirdim bu dik başımı;
Ölsem kimse koymaz mezar taşımı
Kendime ben bile hayret ederim.

Gördüm ne dertlidir, ne de bahtiyar,
Ne başkasına yar, ne kendine yar;
Canım isteyince, ben, diyar diyar
Gölgemin peşinde yürür giderim.
(Necip Fazıl Kısakürek, Örümcek Ağı, 1925)

[/hr]
¹Altı çizili olan ne'lerin kökeni Türkçe olmayabilir.
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkçe » 03 Mar 2013, 01:16

İşitmiş olun ey güzeller
Varalum Bağdad üstüne
Ulu dağları, sarp kayalar
Geçelüm Bağdad üstüne

Sarpdır Bağdad'ın eteği
İçi erenler yatağı
Sultan Murad'ın otağı
Kurulur Bağdad üstüne
(Demircioğlu, 17. yy.)

Görüldüğü gibi bu dörtlüklerde özel ad olan Bağdad ma Sultan Murad dışındaki sözler Türkçe kökenlidir.
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkeröz » 03 Mar 2013, 01:23

Türkçe kökenli sözcükler:28.946  http://tr.wiktionary.org/wiki/Kategori:T%C3%BCrk%C3%A7e_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)


Fransızca kökenli sözcükler:3.890  [size=78%]http://tr.wiktionary.org/w/index.php?title=Kategori:Frans%C4%B1zca_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)&pagefrom=diyatome#mw-pages[/size]


Arapça kökenli sözcükler:7.746  [size=78%]http://tr.wiktionary.org/w/index.php?title=Kategori:Arap%C3%A7a_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)&pagefrom=fahh%C3%A2%C5%9F#mw-pages[/size]


Farsça kökenli sözcükler:1.881  [size=78%]http://tr.wiktionary.org/wiki/Kategori:Fars%C3%A7a_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)[/size]




Bu günümüzdeki söz dağarcığıdır. Yalnız Türkçe kökenli sözcükteki sözlerin tamamı arı Türkçe değil. Onları dahil etmeselerdi arı Türkçe kökenli sözcüklerle diğer kökenli sözcükleri daha rahat kıyaslanabilirdi. Bu da yabancı kökenli sözcüklerin çoğunlukta olduğunu daha rahat koyacaktı.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2943
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 519

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen D. Can Aktan » 03 Mar 2013, 01:32

Türkeröz yazdı:Türkçe kökenli sözcükler:28.946  http://tr.wiktionary.org/wiki/Kategori:T%C3%BCrk%C3%A7e_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)


Fransızca kökenli sözcükler:3.890  [size=78%]http://tr.wiktionary.org/w/index.php?title=Kategori:Frans%C4%B1zca_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)&pagefrom=diyatome#mw-pages[/size]


Arapça kökenli sözcükler:7.746  [size=78%]http://tr.wiktionary.org/w/index.php?title=Kategori:Arap%C3%A7a_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)&pagefrom=fahh%C3%A2%C5%9F#mw-pages[/size]


Farsça kökenli sözcükler:1.881  [size=78%]http://tr.wiktionary.org/wiki/Kategori:Fars%C3%A7a_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)[/size]




Bu günümüzdeki söz dağarcığıdır. Yalnız Türkçe kökenli sözcükteki sözlerin tamamı arı Türkçe değil. Onları dahil etmeselerdi arı Türkçe kökenli sözcüklerle diğer kökenli sözcükleri daha rahat kıyaslanabilirdi. Bu da yabancı kökenli sözcüklerin çoğunlukta olduğunu daha rahat koyacaktı.


Tarama Sözlüğü'ne baktın mı hiç? Osmanlı'nın son zamanlarında yazılmış sözlüklere baktın mı hiç? Türkî-i Basit akımını daha önce duydun mu? Yabancı kökenli sözcüklerin çoğunlukta olduğunu iddia etmeden önce bunlara da bak. Kaldı ki, Osmanlıca dediğin şey çoğunlukta yazıda kullanılan edebi bir janrdır.
  • 0

Üyelik görseli
D. Can Aktan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 479
Katılım: 16 Ara 2008, 20:30
Konum: Ankara
Değerleme: 21

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkçe » 03 Mar 2013, 01:40

Türkeröz yazdı:Türkçe kökenli sözcükler:28.946  http://tr.wiktionary.org/wiki/Kategori:T%C3%BCrk%C3%A7e_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)


Fransızca kökenli sözcükler:3.890  [size=78%]http://tr.wiktionary.org/w/index.php?title=Kategori:Frans%C4%B1zca_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)&pagefrom=diyatome#mw-pages[/size]


Arapça kökenli sözcükler:7.746  [size=78%]http://tr.wiktionary.org/w/index.php?title=Kategori:Arap%C3%A7a_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)&pagefrom=fahh%C3%A2%C5%9F#mw-pages[/size]


Farsça kökenli sözcükler:1.881  [size=78%]http://tr.wiktionary.org/wiki/Kategori:Fars%C3%A7a_k%C3%B6kenli_s%C3%B6zc%C3%BCkler_(T%C3%BCrk%C3%A7e)[/size]




Bu günümüzdeki söz dağarcığıdır. Yalnız Türkçe kökenli sözcükteki sözlerin tamamı arı Türkçe değil. Onları dahil etmeselerdi arı Türkçe kökenli sözcüklerle diğer kökenli sözcükleri daha rahat kıyaslanabilirdi. Bu da yabancı kökenli sözcüklerin çoğunlukta olduğunu daha rahat koyacaktı.
VikiSözlükten başka kaynağınız yok mu? Orada verilen ayrım sözler toplumun yalpısınca kullanılan sözler olmayıp eski yazında (özellikle "Divan Edebiyatı" adı verilen yazının verimlerinde) kullanılan sözlerdir. Bâkî'nin, Nef'i'nin kullandığı alınma sözlerin oranı %60'ın üzerinde olabilir, bunun gibi Servet-i Fünûn akımında nerede ise özlerine değişli sözler yoksa Farsça tamlamalar kullananlar olmuştu. Bu, toplumun yalpısı bu boyda alınma söz kullanıyordu anlamına gelmiyor.
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen D. Can Aktan » 03 Mar 2013, 01:43

Türkçe yazdı:VikiSözlükten başka kaynağınız yok mu? Orada verilen ayrım sözler toplumun yalpısınca kullanılan sözler olmayıp eski yazında (özellikle "Divan Edebiyatı" adı verilen yazının verimlerinde) kullanılan sözlerdir. Bâkî'nin, Nef'i'nin kullandığı alınma sözlerin oranı %60'ın üzerinde olabilir, bunun gibi Servet-i Fünûn akımında nerede ise özlerine değişli sözler yoksa Farsça tamlamalar kullananlar olmuştu. Bu, toplumun yalpısı bu boyda alınma söz kullanıyordu anlamına gelmiyor.


Vikilerden başka bir kaynak vermezsen olmuyor. O yüzden Vikipedi'den yazı koyalım.

Dönemin konuşma Türkçesinin sesini, klasik Osmanlı eğitimi almış yazarların metinlerinde tanımak çok güçtür. Buna karşılık Osmanlı eğitimi almamış bir İstanbullu Ermeniye ait olan aşağıdaki metinde, günümüz Türkçesinden hemen hemen farksız bir sokak diliyle karşılaşırız. 1736 yılında İran sefaret heyetine müzisyen olarak katılan Tamburi Artin Efendi'nin seyahatnamesi, Ermeni harfleriyle Türkçe olarak kaleme alınmıştır.

"Yezd ile Kerman arasında kum deryası dedikleri vardır ki inceliği ve beyazlığı saat kumu gibidir ve bir köyleri vardır ki yolcular konar. Damlara ve sokaklara bir adam nazar etse gûya kar yağmış sanır. Yol üzerinde bir buçuk, iki saat çekecek kadar yerde kule gibi miller yapılıdır ki karşına tutar da öyle gidersin. Eğer o milleri sağına veya soluna alır isen, yolu şaşırırsın ve birer ikişer minare derinliğinde kum ile dolmuş hendekler vardır ki hiç belli değil. Atın ayağı eğer oralara basacak olursa kurtulmak muhaldır. Çabalandıkça batar gider."
  • 0

Üyelik görseli
D. Can Aktan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 479
Katılım: 16 Ara 2008, 20:30
Konum: Ankara
Değerleme: 21

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkçe » 03 Mar 2013, 01:44

D. Can Aktan yazdı:Tarama Sözlüğü'ne baktın mı hiç? Osmanlı'nın son zamanlarında yazılmış sözlüklere baktın mı hiç? Türkî-i Basit akımını daha önce duydun mu? Yabancı kökenli sözcüklerin çoğunlukta olduğunu iddia etmeden önce bunlara da bak. Kaldı ki, Osmanlıca dediğin şey çoğunlukta yazıda kullanılan edebi bir janrdır.
Türkî-i Basit bir yana, Genç Kalemler'i bile bilmiyor sanıyorum. Çalgı ile koşuk söyleyen akınların koşuklarını da okumamış gibi.
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkeröz » 03 Mar 2013, 02:01

BÜLBÜL

Bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım;
Nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı,
Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.
Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl...
Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl
Muhîtin hâli "insâniyyet"in timsâlidir, sandım;
Dönüp mâzîye tırmandım, ne hicranlar, neden andım!

Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd,
0 müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu
Ki vâdiden bütün, yer yer, enînler çağlayıp durdu.
Ne muhrik nağmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi;
Ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûya Sûr-i Mahşerdi!

-Eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin;
Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin ?
0 zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun;
Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun,
Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin, hânmânın şen, için şen, kâinatın şen.
Hazansız bir zemin isterse, şâyed rûh-i ser-bâzın,
Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzın.
Değil bir kayda, sığmazsın - kanadlandım mı - eb'âda;
Hayâtın en muhayyel gayedir ahrâra dünyâda,
Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perîşandır?
Niçin bir damlacık göğsünde bir umman hurûşandır?
Hayır, mâtem senin hakkın değil... Mâtem benim hakkım:
Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!
Tesellîden nasîbim yok, hazân ağlar bahârımda;
Bugün bir hânmansız serseriyim öz diyârımda!
Ne husrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
Serâpâ Garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı!
Hayâlimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu,
SALÂHADDÎN-İ EYYÛBÎ'lerin, FATİH'lerin yurdu.
Ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde OSMAN'ın;
Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!
Ne hicrandır ki: en şevketli bir mâzi serâp olsun;
O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!
Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden YILDIRIM Hân'ın;
Şenâatlerle çiğnensin muazzam Kabri ORHAN'ın!
Ne heybettir ki: vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş,
Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!
Yıkılmış hânmânlar yerde işkenceyle kıvransın;
Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın!
Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem! (*)

[Safahât, Yedinci Kitap]
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2943
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 519

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkçe » 03 Mar 2013, 02:42

Köktürkçede, Türk yazı dilinin bilinen bu en eski evresinde, ödünçle-
melerİn sayısı, gerçekten sınırlıdır: Kökeni bilinmeyen kimi özel adlar ve
sanlar bir yana bırakılırsa, Kültigin ve Tonyukuk yazıtlanmn sözvar1ığında
yabancı öğelerin oranı, % 1'in altındadır (çoğu yerlerde % 0).1
Bilindiği gibi Uygur Türkçesi, yabancı kültürlerle sıkı ilişkilerin bulun-
duğu bir evrenin dilidir. Yabancı öğelerin payının bu nedenle, Köktürkçe-
den daha yüksek olması gerekir. Ama yaptığımız sayımlara göre -dinsel
konuların işlendiği kesimler dışmda- bu oran, oldukça düşüktür. Örneğin,
değişik konularla ilgili "Zur Heilkunde" , "Le conte bo ııddhique" , "Suvar-
napraplıasa" gibi metinlerde % 2 ile 5 arasmda değişmekte, kimi yerlerde
% 12'ye kadar çıkmakta, "Kuanşi im Pusar"da % 1 ile 10 arasında oyna-
maktadır.

Aşağı yukarı aynı çağda yazılan, Karahanlı Türkçesinin ünlü yapıtı
Kutadgu Bilig'de ödünç sözcüklerin oranı gerçekten, ilgi çekicidir. Ortalama
oran % 1,9 sayısını göstermekte, kimi yerlerde % 1'in altına düşmektedir.
Cevap, arzu, ajun, kul, mümin gibi yabancı öğelere, özellikle dinsel konular-
da rastlanmaktadır Buna karşılık, 2 yüzyıl sonra yazılan Atebetü'l-Hakayık'
ta bu sayı % 20'ye, kimi yerlerde % 26'ya çıkmaktadır.
Eğer Batı Türkçesinin Kuzey koluna bir göz atacak olursak Codex
Cumanicus'ta %10'luk bir oranla karşılaşıyoruz. Bu oran, sık sık yinelenen
ave'lerle % 15'e yükseliyor.
Xliı-xıv. yüzyıl Türk yazını ürünlerinde, Eski Anadolu Türkçesinin
başlangıcında yabancı öğelerin oranı, sanıldığı kadar yüksek değildir. "Ta-
savvuf" konularının ve dinsel konuların işlendiği metinlerde ödünçlemelere
daha sık rast1anılması beklenirken ortalama oran Sultan Velet'in İbtidana­
me'sİnde % 13, Yunus Emre Divam'nda % 13, Aşık Paşa'nın Garibname'
sinde % 20'dir. Ancak Ahmet Fakih'İn Çarhname'sİnde (% 28) ve Yunus
Emre Divam'ıun kimi yerlerinde (% 22 ve daha çok), oran yükselir. Kul
Mes'ut'un Kelile ve Dimne çevirisinde bulduğumuz ortalama değer % 16'dır

Dede Korkut Kitabı'nda yabancı öğeler, yalıuz dinsel konularda ve dua-
larda artıyor. Ece!, behişt, amİn gibi öğelerin bulunduğu, kitabın son sayfa-
sında ödünçlemelerin oranı % 17'dir. Ancak, hika.yelerin anlatımında bu
oran, ortalama % 5,3 e düşmektedir. Bu sonucu, özellikle belirtmek gere-
kir.
Anadolu'da gelişen yazının öteki ürünlerinde ve daha sonraki yapıt­
lannda yabancı öğelerin oranı yükselir. Örneğin Tezkiretü' i Evliya çeviri-
sinde (Ebulleys Semerkandi) oran % 16'ya, Süleyman Çelebi'nin Afevlid'
inde % 26'ya varır. Divan yazınının ünlü temsilcilerinde ortalama sayı Ba-
ki'de 65, Nef'i'de 60, Nabi'de 54'tür. Buna karşılık, halk dilinin anlatım
olanaklarından ve yollarından yararlanan ünlü İstanbul şairi Nedim'de ö-
dünçlemelerin ortalama oranını, şarkılarda % 41, gazellerde % 47 olarak
saptıyoruz.

Şimdi de biraz Tanzimat dönemi ve onu izleyen çağın yazarları üzerinde
bir sayımın sonuçları üzerinde duralım: Yabancı öğelerin otanı
Namık Kemal'de % 62, Şemsettin Sami'de 64, Ahmet Mithat'ta 57, ünlü
toplumbilimci ve Türkçülük akllll1nın temsilcisi Ziya Gökalp'te 55'tir.
Tanzimat yazınmda, devlet katındaki yazışmalarda yabancı sözcüklerin
oranı yer yer o ölçüde yükselir ki, kimi zaman bir tümcede yalnızca yüklemin
bir Türkçe sözcük olduğu görülür. Kimi özleştirıne eğilimlerine karşın bu
durum, yazmda, bilim ve teknikte dil devrimine değin süregelir.
Burada belirtmek isteriz ki, böyle bir inceleme için gazete dilinin, daha
doğrusu haber dilinin sözvarlığı, anlatım özelliklerinin ve dil devrimi karşı­
smdaki kişisel tutum farklılığının söz konusu olduğu bir bağımsız yazarm
dilinden daha elverişlidir. Bu nedenle, günümüz yazı dilinin incelenmesinde
gazete diline dayanmayı yerinde garüyoruz.
Dr. Kamİle İmer'in bir araştırmasının sonuçlarına göre3, dil devriminin
başlangıcında, gazete dilindeki yabancı öğelerin oranı, % 60 dolayındadır.
1965'te bu sayı 43'e ve bugün (aşağıda belirteceğimiz gibi) aşağı yukarı %
25'e düşmüştür.
Bugün kimi yazarlanmızın ve bilim adamlarılmızın dilinde yabancı öğe­
lerin ortalama oranı % 10'un altmdadır (örneğin E. Özdemir'de % 9, H.
Eren'de % 8, Cemal MıhçlOğlu'nda % 4)4.
Son olarak, bugünIdi Türkiye Türkçesi gazete dilinden karşılaştırmalı
bir istatistik vermek istiyorum. Bu amaçla, özleşme sorununda birbirinden
çok ayrılan ve dil devrimine karşı değişik tutumları olan iki tanmmış günlük
gazete seçtim.
Özleştinne çabalarını başlangıçtan beri destekleyen "Cumhuriyet"
gazetesinin haber dilinde; bugün ortalama olarak % 75 Türkçe, % 25 ora-
nında da yabancı öğe görülmektedirs. Özleştirme eğilimlerine karşı tutumu
olan ve bu konuda yazılar yaymılayan "Tercüman" gazetesi haber' dilinde-
ki sayım, ilgi çekici bir sonuç veriyor: Bu gazetenin 10 ayrı sayısmda, haber
dilinde yabancı sözcüklerin ortalama oranı % 35'tir· 6 • Birbirine karşıt olan
bu iki gazetenin dili arasmda, yabancı sözcükler açısmdan ayrımm %10'u
. geçmeyişi, bizce dil devriminin başarısını gösteren önemli bir tanıktır.
Sonuç olarak, açıklamalarını ı kısaca özetlemek istiyorum.
Türk yazı dilinin ilk evresinde sözvarlığımızda ödünçlemelerin payı
çok düşüktür. Yabancı kültürlerin güçlü etkisine karşm bu oran, Uygur
metinlerinde, İslam-Türk yazmmm ilk ürünlerinde ve Eski Anadolu Türkçe-
sinin başlangıcmda da yüksek değildir. Bu son saydığml1z evrenin Sultan
Velet ve Aşık Paşa gibi temsilcilerinde yabancı öğe oranı % 15-20'ye, Dede
Korkut Kitabmda ise, çoğu yerde % 5'e düşmektedir. Eski Anadolu Türkçe-
sinin sonlarmdan dil devrimine değin, ödünçlemelerin sayısı süreIdi olarak
yükselir; kimi yazarlarda % 70'e varır. Bu durum, bir dil devrimini gerekli
kılmıştır.

Bugün, dil devriminin başlangıcmdan 45 yıl sonra, yazı dilinde ödünç-
lemelerin azalışı çok ilgi çekicidir; bu azalış, yazarlarımızdan çoğunun söz-
varlığmda ve herhangi bir baskı ya da etki altında bulunmayan gazetelerin
dilinde kendini iyice belli eder.
Yukarıda da değinildiği gibi, dil devrimi öncesinde, kimi yazarlarda
yabancı öğelerin oranı %65 ve daha yüksek iken bugün bu oran kimi yazar-
larda % 10'a ve bunun da altma düşmüştür. Bu durumu somut olarak orta-
ya koymak istersek yazı dili sözvarlığmda %50 dolaymda bir değişmenin
gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Bu sonuç, her dil için olduğu gibi, Türkçe için
de çok önemli ve görmezlikten gelinemeyecek bir değişmedir.

Doğan Aksan

Köktürkçeden Bugüne,
Türkçede Ödünçlerneler Üzerine
Bir Sözcük İstatistiği Araştırınası
Görüldüğü gibi oranlar yazarlara ma akınlara göre değişiklik göstermekle birlikte Dîvân yazını türünde bile Nedim gibi toplumun konuştuğu dile yakın bir dille söylenmiş koşukları olan bir akının kullandığı alınma söz oranı %50'nin altında çıkmış. Bu da toplumun dilinde alınma sözlerin oranının çoğunlukta olmadığının bir göstergesi sayılabilir.
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkeröz » 03 Mar 2013, 03:08

Bugün, dil devriminin başlangıcmdan 45 yıl sonra, yazı dilinde ödünç-
lemelerin azalışı çok ilgi çekicidir; bu azalış, yazarlarımızdan çoğunun söz-
varlığmda ve herhangi bir baskı ya da etki altında bulunmayan gazetelerin
dilinde kendini iyice belli eder.
Yukarıda da değinildiği gibi, dil devrimi öncesinde, kimi yazarlarda
yabancı öğelerin oranı %65 ve daha yüksek iken bugün bu oran kimi yazar-
larda % 10'a ve bunun da altma düşmüştür. Bu durumu somut olarak orta-
ya koymak istersek yazı dili sözvarlığmda %50 dolaymda bir değişmenin
gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Bu sonuç, her dil için olduğu gibi, Türkçe için
de çok önemli ve görmezlikten gelinemeyecek bir değişmedir.


Ben farklı birşey dememiştim zaten.

Türkeröz yazdı:Osmanlıca sözlüğe bak o zaman... Halkta da bu çok ağır olmasa da fazlaca Arapça, Farsça sözcükler kullanılıyordu. Hem ben tek Osmanlı dönemi demedim. Cumhuriyet dönemi öncesi ve başları, arılaşma yapılmaya başlamadan önce de dedim.
  • 0

Üyelik görseli
Türkeröz
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2943
Katılım: 25 Nis 2008, 17:08
Değerleme: 519

Ynt: Bilinmeyen Diller

İletigönderen Türkçe » 03 Mar 2013, 13:43

Türkeröz yazdı:Ben farklı birşey dememiştim zaten.
Sen alınma sözler çoğunlukta dediğin için tartışıyorduk.
  • 0

Dilleri düzenleyen kurumlar bulunsa da dilin biçimini belirleyen kullanımdır. Bir sözcük bir dilde kullanımda ise o dili düzenleyen kurumun sözlüğünde olsa da olmasa da artık bir bildirme aracıdır. Yalnızca yeni sözler bulmak yerine onları kullanmak, uygulayıcı olmak durumundayız.
Türkçe
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 634
Katılım: 14 Ağu 2012, 23:27
Değerleme: 7


ÖncekiSoñraki

Dön Karşılaştırmalar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'