Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Türkçe'nin Geri Vitesi

Türkçe ile yad diller arasında yapılan karşılaştırmaları içerir.

Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Baturalptürk » 13 Tem 2011, 13:27

TDK'nin Ekim 1975'e ait "Türk Dili" dergisini incelerken Halikarnas Balıkçısı'nı tanıtan bir yazıya denk geldim. Asıl adı 'Cevat Şakir Kabaağaçlı' olan meşhur Bodrumlu edip Türkçe'nin gerçekten varsıl bir lisan olduğundan bahsediyor. Üstelik, son derece kökenci bir anlayışla Türkçe yazmayı seviyor. İngilizce, Grekçe, Arapça, Farsça, Latince, İtalyanca, İspanyolca, Fransızca gibi pek çok dili biliyor. Halikarnas Balıkçısı, Türkçe'nin tek eksiğinin 'geri vitesinin bulunmaması' olduğunu söylüyor:

"Türkçe'nin geri vitesi yok. Sözgelimi, İngilizce'de 'dress' giyinmek demktir. Başına bir 'un' getirirseniz soyunmak olur. Türkçe'de bu olanak yok..."

Gerçekten de 200 civarında eke sahip diye övündüğümüz Türkçe, bu anlama gelen hehangi bir eke en azından şu an iye değil. Özellikle Avrupa dillerinden çevirilerde en çok sorun yaşanan yapılardan birisi bu. Ayrıca, bu ek sayesinde o dillerde eşanlamlı kelime sayısı da artıyor ve aynı kökle daha fazla sözcük türetme olanağı oluşuyor. "non, im, in, un, dis, de" gibi öneklerle kurulan sözcüklere İngilizce'den örnekler verelim:

fold (katlamak) - unfold (katını açmak)
screw (vidalamak) - unscrew (vidalarını sökmek)
button (düğmelemek) - unbutton (düğmelerini çözmek)
buckle (tokalamak) - unbuckle (tokasını açmak)
close (kapatmak) - disclose (açığa vurmak, açıklamak)
imaginative (hayal gücü kuvvetli) - unimaginative (hayal gücü kuvvetli olmayan)
compose (oluşturmak) - decompose (çürümek, çürütmek)
cash (nakit) - noncash (nakit olmayan, taksitli)

Örnek sayısı sonsuz. Başka dillerde de bu yapı mevcut. Sözgelimi Fransızca'da "colonisation" sömürgeleştirme demek. Fransızca'da bunun karşıtı "décolonisation"dur ki Türkçe'ye çevirirken cuk oturan bir karşılık bulunamaz.
Bu yapıyı inceleyelim istiyorum. Benim zihnimi çok kurcalıyor.
  • 0

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 59

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Temirbek » 13 Tem 2011, 13:58

İngilizcedeki verdiğiñiz örnekler "uydurukça"dır. Çünkü bu ekler Latince olduğundan İngilizcede aslında kullanılamaz. Demeli, screw güzel ancak > unscrew uydurukçadır. İngilizce bu uyduruk yolları sıkça kullanır meselâ re- eki de böyledir co- eki de. Adamlar re-tweet gibi bir sözcük bile uydurabiliyorlar :) Ötesiñi siz düşünün artık. Özünde re-tweet demekle re-cıvıltı demek arasında hiçbir fark yoktur :) çünkü re- öneki (aslında edattır zamanla ekleştirilmiştir) Latincedir ve İngilizcede eşleniği yoktur.

İngilizce bir uydurmalar dilidir, aşağılamıyorum ama böyledir. Meselâ -ing takısı aslında eylemlere gelir, ama adamlar adlara da getiriyorlar. Yani Türkçe göz adına -mek ekini getirip *gözmek demek gibi. Oysa Türkçede göz'den gözle- > gözlemek deriz, ama İngilizcede addan eylem yapan böyle bir ek yoktur (+lA-) bu nedenle uydururlar.

Türkçe'niñ geri vitese gerenimi yoktur. Çünkü Türkçe fiil zengini bir dildir ve her fiiliñ bir de olumsuzu vardır. Hint-Avrupa Dillerinde ise her fiiliñ olumsuzu olmadığı için bu yola başvurulur.

Meselâ Türkçede şişirmek deriz tersi söndürmek'tir. Fransızcada ise bu iki eylem de olmadığından Latince köklerden şöyle türetimler yapılmak zorundadır; en "" + flare "üflemek" > enflare "içe üflemek" yâni" şişirmek", buradan da > enflasyon "şişirim". Bu eylemiñ kendi olmadığı için zıttı da yoktur onu da aynı yolla türetiriz > de "olumsuzluk añlamı katan önek" + flare "üflemek" > deflare "üflemeniñ tersi" yâni "söndürmek, indirmek" buradan da > deflasyon "sönüm".

Türk-Altay Dillerini, Hint-Avrupa Dilleriniñ ölçütleriyle değerlendirirsek yañılırız. Basketbol'u izleyip de bu oyunu futbol ölçütleriyle değerlendirmeye kalkan biri "bu ne biçim bir oyun böyle, topa ayakla vurmuyorlar, bu bir eksiklik" diyebilir. *Benözekçi (ben-merkezci) bir bakıştır bu. Türk-Altay Dilleri de spordur evet ama kuralları ayrıdır.

Çoğu kişi Türkçede İngilizcedeki "the" gibi artikellerin olmamasını eksiklik zanneder. Oysa Türkçede bu işlevi akuzatif ek yapar. Meselâ "Elma yedim" cümlesinde, burada yediğimiz elma belirsizdir İngilizce "apple" gibi, ancak "Elma yedim" dersek buradaki añlam İngilizcedeki "the apple"daki gibidir. Yâni Türkçe'niñ bir eksiği yok, bakan gözlerdeki bilgi/ölçüt eksik. Tabii bunu art niyetli yapmayanlar istisnâ, ellerindeki cetvel yañlış bu nedenle tüm ölçümleri "error" veriyor :)
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1122

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Temirbek » 13 Tem 2011, 14:15

Aslında yazar kendi ağzıyla işi çözmüş;

"Türkçe'nin geri vitesi yok. Sözgelimi, İngilizce'de 'dress' giyinmek demktir. Başına bir 'un' getirirseniz soyunmak olur. Türkçe'de bu olanak yok..."

Tamam işte, Türkçede giyinmek ve soyunmak diyoruz. İngilizcede "soyunmak" diye bir fiil yok sorun orda :)

Ancak strip down gibi freyzıl vörbler ya da  discase (dis- de Latince'dir) gibi Latine (ya da yarı Latince) kullanımlara başvurmak durumundasıñız.

İngilizcede soyunmak gibi muhteşem bir fiil yok esas, olamaz da çünkü İngilizce ve diğer Hint-Avrupa Dillerinde dönüşlülük eki yoktur. Fransızca, Kürtçe, İngilizce, Ermenice, Farsça vb. tümünde meselâ "kendimi yıkıyorum" denebilir, "arabamı yıkıyorum" der gibi. Çünkü dönüşlülük añlamını verecek bir ekleri yok. Biz ise "yıkanıyorum" deriz bitti! Yıka- > yıkan- dönüşlü. Soy- > soyun- dönüşlü, kimde ne yok iyi değerlendirmek gerekir.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1122

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Temirbek » 13 Tem 2011, 14:45

Burada sözüm sevgili Baturalptürk'e değil. Soñ günlerde hep yañlış añlaşılıyorum bu yerlikte :)

Türkçe'yi bu şekilde bilmeden ya da haksızca eleştirdiler mi Yörük damarım zıplıyor :)

2200 yıl önceki Latincede bu sayılan eklerin hiçbirisi ek olarak yoktur. Bu kullanımlar bizzat, bilerek ve Latince'yi geliştirmek için tasarlandı. Edatlar ve kimi kelimeler ekmiş gibi kelime başına vb. eklenerek kullanıldı ve zamanla ekleştirildiler.

Meselâ yukarıda örnek verdiğim flare "üflemek" fiilini ele alalım. Bu fiil sabit dursun başına kıçına ek takalım :) Meselâ defalare "üflememek, indirmek, söndürmek", conflare "birlikte üflemek, üfleşmek" (bakın Türkçede işteş ek var, Latincede yok), reflare "geri üflemek soñradan eklenen añlamıyla yeñiden üflemek" vb. böyle gider bu.

Burada dikkat edilmesi gereken bir de şu var bu öneklerin esas añlamlarında da oynamalar yapıldı, meselâ re- eki esasında "geri" demektir, ama bir de "yeñiden" añlamı kattılar, bilinçliolarak yapıldı bu. Dilin eksikleri gözlenip giderildi, dil bilerek geliştirildi.

Şimdi bu işlemleri Türkçede yapsak "uydurukçu" oluruz. Dile müdahale mi olur bik bik diye öterler. tvitırlar :)

Bugüne dek Türkçe'yi geliştirmek için kim ne yaptı? Bu gibi sistemli bir geliştirme uygulaması oldu mu? Olmadı, dolayısıyla bilinçli olarak oturulup geliştirilmiş bir dille, bugüne dek geliştirilmesi uğrunda taş üstüne taş koyulmamış bir dili haksızca karşılaştıramayız. Gerçi Türkçe ölüsüyle bile yer Latince'yi görüyoruz işte.

Türkçeden de örnek verelim ki daha iyi añlaşılsın. Türkçede de buna beñzer denemeler var ve başarılı. Meselâ ön ile görmek fiili bileştirildi ve öngörmek diye mükemmel bir fiil oluşturuldu, işte Latince böyle bir dildir. Türkçede geçmişte de bunun izleri örnekleri var meselâ el vermek bileşik yazarsak elvermek de bu yapıya beñzerdir. Türkçede de görmek fiiliniñ başına sözler takarak meselâ; öngörmek gibi içgörmek "bir şeyin derûnunu algılamak, añlamak",  uzgörmek "ileri görüşlü olmak", dışgörmek "birini ya da birşeyi dışlamak, horlamak"(?),  eşgörmek "eşit ve aynı görmek" ("siyahlar ve beyazlar birbirlerini eşgörmelidir" gibi), asgörmek (aşağı görmek añlamında), yadgörmek "yabancı görmek, düşman görmek", elgörmek "yabancı saymak, el olarak değerlendirerek bakmak" (Yurdumuzdaki hiçbir soycul öbeği elgörmemeliyiz. Türk, Kürt, Laz, Çerkez hepimiz biriz." gibi) böyle gider bu. Yâni biz geliştirdik de Türkçe "yoğ" mu dedi? :)

Yabancı dillerden kelime almaktan dönüp de Türkçe'ye bakan olmamış ki. Böyle bir geliştirme gayretine söz gelimi 500 yıl önce 800 yıl önce başlansaydı şimdi bu verdiğim örnekler gibi fiiller kanıksanmış olacaktı ve şu anda kullanıyor olacaktık belki de. Demem o ki ortada bir haksız rekâbet var ama buna rağmen Türkçe "ekleriyle" Hint-Avrupa Dilleriñi yir :)

Türkçe diğer dillerden üstündür falan demiyorum hiçbir dili aşağılamam. Her dil eşittir bana göre. Ama Türkçe'yi aşağılama amacı sezersem Türkçeden üstün olduğu iddia edilen dilleriñ Türkçeden zayıf olan yönlerini yakalar ortaya sererim ki neyin ne olduğu iyi görülsün. Zaten bu yerlikte bir avuç adam bugüne dek yapılmamış olan Türkçe'yi geliştirme ve ilerletme işini yapmaya gayret ediyoruz.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1122

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Baturalptürk » 13 Tem 2011, 16:17

İngilizcedeki verdiğiñiz örnekler "uydurukça"dır. Çünkü bu ekler Latince olduğundan İngilizcede aslında kullanılamaz. Demeli, screw güzel ancak > unscrew uydurukçadır.


Söz edilen kelimeler yeni türetilmiş olabilir; ancak onları uyduruk veya kullanılamaz addetmek bana doğru gelmedi. Zira, kökence Latin diline dayanması bir garabet oluşturmaz. İngiliz dili bu unsurları haşretmiş yoğurmuş ve kendine mal etmişken bizim hâlâ çıkıp "kullanamazsın, yanlıştır" dememiz garip kaçar. Evet, bu sözcükler-ekler Latin tabanlıdır. Fakat, bugün İngilizler kendilerininmişçesine çok kullanıyorlar, sözcükler türetiyorlar, yadırgamaz olmuşlar. Ve de gereksindikleri kavramları rahatlıkla karşılayabiliyorlar. Dikkat buyurun, bu unsurlar İngiliz sayılmaz mı şu hâlde?

"-ing" takısı anlatılırken isimlere de geldiği söylenerek uydurmalar dili denmiş İngilizce'ye. Gel gör ki, İngilizce'de 'eylem' ile 'ad' arasında bir fark bulunmaz. Fiil hâli bulunmayan bir ad varsa da gereksinildiği takdirde fiilleştirilebilir.

Türkçe'niñ geri vitese gerenimi yoktur. Çünkü Türkçe fiil zengini bir dildir ve her fiiliñ bir de olumsuzu vardır. Hint-Avrupa Dillerinde ise her fiiliñ olumsuzu olmadığı için bu yola başvurulur.


Türkçe'nin geri vitese ihtiyacı yok demek geçiştirme olmuş. Öyle bakarsak, Türkçe'nin "miş'li geçmiş zaman"a da ihtiyacı yoktu. Ama, bugün dile nasıl bir derinlik ve ifade kolaylığı sağladığı ortada. Diyeceğim, bu tür ögelerin bulunmayışı kimseyi öldürmez; ama bulunursa dile zenginlik katar. Madem bizde bu anlamı karşılayan ek yok, öyleyse bu anlamı yükleyebileceğimiz bir ek-yapı-sözcük aramalıyız.

Türkçe'nin fiil zengini bir dil olduğu konusunda kuşkuluyum. Ama İngilizce'de daha fazla fiilin kullanıldığı konusunda kuşkulu değilim. Bizde tanımı dahi yapılmamış kavramlar İngilizce'de tek sözcükle karşılanıyor. Hem de bir değil birden fazla nüanslı sözcüklerle.

Dillerin kuralları farklıdır, tamam. Peki, öyleyse neden Türkçe'deki "-ş-" işteşlik eki öne sürülerek Türkçe methedilir. Madem öyle, Türkçe ayrı İngilizce ayrı kurallara sahip. O ölçütlere göre değerlendirelim. Türkçe'de olumsuzluk eki var, İngilizce'de yok. Fakat İngilizce'de de yine basit bir yapıyla, yine tek heceli bir sesle olumsuzlaştırılıyor. Şimdi bu tutum da benmerkezci bir yaklaşım değil midir?

İngilizce'de "soyunmak" anlamında bir kelimenin olmadığı söylenmiş. Olabilir, ama mesele soyunmaktan ibaret değil. Binlerce sözcük bu geri vitesle türetilebiliyor. Örneğin; close kapatmak ise disclose da açıklamak demek. Şunu da belirteyim ki, açıklamak anlamına gelen daha pek çok kelime var. Türkçe'de 'kapatmak' eylemini kullanarak tam zıddı olan 'açmak-açıklamak' anlamlarında kullanılabilecek bir sözcüğü türetmek imkânı var mıdır? Yok. Mesele burada.

İleriki haftalarda İngilizce'nin öneklerini ve soneklerini, Türkçe'de karşılanma biçimleriyle, dizelgelemek niyetindeyim. O zaman daha net bir tablo görebiliriz.
  • 5

Üyelik görseli
Baturalptürk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 532
Katılım: 15 Eki 2008, 17:47
Konum: Ankara
Değerleme: 59

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Kutluay » 13 Tem 2011, 17:19

İngilizce çıkarcı ve düzensiz, Türkçe ise dizgeseldir.
Ne ile neyi kıyaslıyorsunuz?
Bir şeyi kapattıktan sonra 'gerisin geri kapatamazsınız' ancak açabilirsiniz.
Ya da hiç kapatmaz 'kapatmamak' yaparsınız.

Birisini giydir, baktın yakışmadı 'giydirmeme'...ya da 'gerigiydir'...
Bu nedir ayol?

Bana kalırsa Türkçe algı şöyle bir söyleyiş geliştirebilir (sizin gül hatırınız için):
kapanmamış yapmak,
giyinmemiş yapmaktan,

kapanmamışlamak,
giyinmemişlemek.
  • 0

Üyelik görseli
Kutluay
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 309
Katılım: 23 Eyl 2010, 14:00
Değerleme: 15

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Oktay D. » 13 Tem 2011, 19:13

Evet, bugün Türkçede "geri vites" yapısına gerek duyulmaz. Bugünlerde grek duyulmuş gibi olmasının nedeni, terimleri "karşılamak" yerine "çevirmek" gayretine yanlışlıkla girmektir.

Bu arada gerçekten gerek duyulmadığını söylemeliyim, çünkü Ana Türkçe döneminde bu tür yapılar bulunur. Örneğin, Ana Türkçe -l- yiŋeleme çatısı bulunur, edilgenlik çatısı değildir. Henüz Eski Türkçede işlekliğini yitirip kalıplaşmıştır. Örneğin, kı-l- "yapmak, kılmak" = Mo. ki- "yapmak".

Bu tür örnekleri derleyip sunacağım yakında. Yineleme, "geri vites", karşıtlama, ...
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7793
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4209

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Temirbek » 14 Tem 2011, 12:33

Evet, bu sözcükler-ekler Latin tabanlıdır. Fakat, bugün İngilizler kendilerininmişçesine çok kullanıyorlar, sözcükler türetiyorlar, yadırgamaz olmuşlar. Ve de gereksindikleri kavramları rahatlıkla karşılayabiliyorlar. Dikkat buyurun, bu unsurlar İngiliz sayılmaz mı şu hâlde?


Hayır, tabii ki kullanılabilir. Ama retweet de biraz uydurma değil mi sizce de? Demek istediğim bazı türetimler çok sallapati duruyor. Yoksa bizim Türkçe sancak sözcüğünüñ soñuna Farsça "tutan" takıp > sancaktar "sancaktutan"dememiz ne kadar doğalsa İngilizlerin de Latince ek kullanmaları o kadar doğal. Demek istediğim kimi eklerin İngilizcede eşleniği, eşdeğeri yok, onu kast ettim. Yoksa İngilizce de Latince de Hint-Avrupa Dili oldukları için eşdeğer ekleri ve kökleri vardır, Latince ob- eki ile İngilizce up, over gibi. Latince neuter "nötr" = İngilizce neither gibi. Bunlar eşdeğerdir alıntı değildir.

Benim vurgulamak istediğim Türkçede bu gibi eklerin "birebirlerini" aramak yañlış. Çünkü dilimiziñ yapısı ayrı. Ama ille de beñzer eklerimiz olsun diyorsak biz de bu ekleriñ aslî añlamları üzerinde biraz oynamalıyız. Meselâ re- "geri" demek iken ikincil bir añlam daha eklenmiş "tekrar". O hâlde ille buna beñzesin dersek biz de geri 'ye bir de "tekrar" añlamı yüklemeliyiz. Başka yolu yoktur bunuñ. Meselâ rapor < re- ile apporter "taşımak, getirmek" bileşimidir örnek olsun diye veriyorum > geribildirim/gerigönderim/geridönüm vb.

İngilizcede kullanılan a-, an-, in-, ne- vb. tümü zaten aynı sözcük no/na olumsuzluk eki < Ana Hint-Avrupaca *ne (yok, değil). Farsçası na-, "ne o ne bu" derken kullandığımız ne de bu sözcüktür.

Bakıñız Nişanyan sözlüğünde de+ öneki için ne demiş;

"(~ Fr -/dés- ) ~ Lat de bir yerden veya şeyden ayrılma veya [u]uzaklaşma, yoksun olma, eksilme, aşağı inme, kaybolma, sona erme bildiren edat ve fiil öneki << HAvr *de- "[u]verme" bildiren bileşen

Fransızca örneklerde seslilerden önce dés+ biçimini alır. Fransızca ve kısmen İngilizcede işlektir, ancak yapı ve anlam bakımından dis+ ekiyle birleşmiş ve çoğu örnekte “olumsuzluk” anlamı ağır basmıştır. Ör: bloke > debloke, şarj > deşarj, avantaj > dezavantaj."

Yâni bir añlam değişmesi söz konusu, aslî añlamdan bir sapış var.

Diğer eke de bakalım di+ / dis+;

(~ Fr/İng di-/dis- ikiye ayrılma, ayrışma veya iki şeyin arasında olma bildiren fiil öneki ) ~ Lat di-/dis- a.a. < Lat duo, di- iki << HAvr *dwo- a.a. →

● /P/, /t/, /k/, /s/ öncesinde dis+, /f/ öncesinde dif+, diğer hallerde di+ biçimini alır. Bazı İngilizce türevlerde Lat de- > Fr dés önekiyle karışmıştır (disinfect < dés-infécter < *de-inficere).


Görüldüğü gibi bildiğimiz "iki" sözcüğü ekleşmiş ve bambaşka bir añlama büründürülmüş. Şimdi Türkçedeki iki ya da Eski Türkçe eki sözcüğünü alıp biz de böyle bir añlama büründürmeliyiz ki "mücâdele edebilelim". İlle de birebir bir ek istiyorsak. Başka türlü imkânı yoktur.

Ya da usuma şu geliyor tartışmanıñ başından beri, Türkmencede bildiğimiz yok sözcüğü ekleşmiştir ve bu hâldeyken ok diye yazılır. Meselâ gelenok "gelmiyorlar, gelmeyecekler" demek, esâsında "gelen yok" ama Türkmencede bir yalın olarak yok sözcüğü var bir de +ok eki oluşmuş, tıpkı Hint-Avrupa Dillerinde iki'niñ hem sözcük hem ek olarak var olması gibi bir durum.

Bizde de buna beñzer durumlar var şimdiki zaman ekimiz olan +yor şu anda kullandığımız yürü- eyleminden geliyor. Demek ki bu gibi durumlar bizde de olağan ve biz de bilinçli olarak bu gibi "ekler türetebiliriz." Sadece yeñi kelime türetmekle yetinmemeliyiz. Yeñi eylemler (meselâ *yadgörmek gibi)ve yeñi ekler türetmeyi de  deñeyebiliriz ki sanırım Baturalptürk'üñ de demek istediği bu.

Ben de bu konuda birşeyler düşünmüştüm geçmişte. Ama yanaşan olmayacağını düşünüp burada bahsetmedim. Şimdi yeri gelmişken aklımda kaldığınca paylaşayım. Meselâ geri < ETü kerü sözcüğünüñ kökü olan *ke, bugüne uyarlanırsa > *ge "yiñelenmek, tekrar" bildirir ki kez "tekrar, defâ, kere" de bu kökten gelir. Meselâ ben Latince re- gibi bu ekimizi kullanmayı düşünmüştüm ya kez sözcüğünden hareketle *ke- ya da geri'den hareketle *ge- biçiminde. Örnek; *gebakım/*kebakım "revizyon;D gibi. Bu sadece merâmımı añlatmak için verilmiş bir örnek tabii.

Aynen Batı Dillerindeki gibi bir "geri vites" eki arıyorsak bu gibi şeyler denenmelidir. Gerek "tekrar" añlamı için gerek "olumsuzluk, karşıtlık" añlamı için.

colonisation "sömürgeleştirme" = décolonisation "*sömürgeleştirenok;D Türkmenceden esin. Biz de Oğuz'uz nasıl olsa.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1122

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Oktay D. » 14 Tem 2011, 16:12

Yalŋız Temirbek, neden aŋlam kaymasını biz yaptıralım ki sözcüğe? Sence bu doğal olur mu? Latince, İngilizce veya Fransızcada oluşan aŋlam kaymaları elle oluşmuş değildir. Bir sözcüğüŋ ekleşme süreci uzundur. Önce tamlama biçiminde olur soŋra kalıplaşır (aŋlamı kayar) anca ondan soŋra ekleşir. Bu süreci +yor ekinde görmek için Eski, Orta ve Çağdaş Oğuzcaya bakmak yeterlidir. Aşağı yukarı 900 yıllık bir süreç soŋunda "şimdiki zaman" aŋlamı verecek şekilde ekleşmiştir.

Diğer Türk dillerinde de "ulaç ile tamlanan ve süreklilik bildiren başka eylemlerin geŋiş zaman çekimi" şimdiki zaman kalıbını verir (ekleşme henüz olmamıştır). Öŋeğin Özbekçede "yat-" (yatmak) eylemi kullanılır, kelipyatirmin (geliyorum). Bugün Muğla'dan Manisa'ya olan bölgede "dur-" eylemi şimdiki zaman kurar: "gelipdururum" (geliyorum).

"gebakım" sözcüğü kuralsızlığın danıskasıdır. Türkçede hangi eylem ile ad birleşmiştir? Bir hece daha yazacak ve konuşacak zamanımız yok mu? geri bakım. Gerisini halka bırakmalıyız, bu kalıplaşıp geribakım olup aŋlamı kayar[1], ardından da ekleşirse tamam, ancak olmazsa olmaz. Biz elle müdahale etmemeliyiz böyle şeylere.

Dipçe.
[1] Bitişik yazımıŋ iki durumu vardır: 1) aŋlam kayması, 2) ses olayı. Diğer durumlarda bitişik yazılmaz.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7793
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4209

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Temirbek » 14 Tem 2011, 16:57

Yalŋız Temirbek, neden aŋlam kaymasını biz yaptıralım ki sözcüğe? Sence bu doğal olur mu? Latince, İngilizce veya Fransızcada oluşan aŋlam kaymaları elle oluşmuş değildir. Bir sözcüğüŋ ekleşme süreci uzundur. Önce tamlama biçiminde olur soŋra kalıplaşır (aŋlamı kayar) anca ondan soŋra ekleşir. Bu süreci +yor ekinde görmek için Eski, Orta ve Çağdaş Oğuzcaya bakmak yeterlidir. Aşağı yukarı 900 yıllık bir süreç soŋunda "şimdiki zaman" aŋlamı verecek şekilde ekleşmiştir.


Ben yapalım demedim. Eğer ille de Latincedeki ekleriñ "birebirlerini" istersek bizim de böyle yapmamız gerekir dedim. Taraftar değilim, her diliñ yapısı ayrıdır, bizde her fiiliñ zıttı zaten vardır.

Bugün Muğla'dan Manisa'ya olan bölgede "dur-" eylemi şimdiki zaman kurar: "gelipdururum" (geliyorum).


Evet. Yalñız bizim yörede biraz daha değişik. İki /-ru-/ ard arda geldiği için teke iner; gelipturum şeklinde. Bizim orda dur- değil tur- biçiminde kullanılır; okupturum, gidipturum, yazıpturum olarak.

Bugünkü yürü- filiiniñ eski biçimi yörü- daha da eskisi yoru- geñiş öy çekimi yorur. Yörük Ağızlarında soñdakı /-r/'ler söylenmez, bu nedenle Muğla taraflarında şimdiki öy eki -yoru biçiminde söylenir demeli hâlâ Eski Anadolu Türkçesi konuşuyorlar :) Bizim yörede1 gidyor, yazyor, alyor denir (şimdiki öy) tabii soñdakı /-r/ler söylerken yok. Muğla taraflarındaysa  gidiyoru, yazıyoru, alıyoru denir.


[/hr]

[1] Kütahya - Simav
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1122

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Temirbek » 14 Tem 2011, 17:03

Konu dağılmasın ama şu görütü izlepturun bi yo :)

[youtube]http://www.youtube.com/watch?v=jEsY-9m2Qbw[/youtube]
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1122

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Oktay D. » 14 Tem 2011, 17:08

Evet, Türkçede yiŋelenen sürekli ünsüz içeren açık hece teke iner: dir/dır eki de Orta Oğuzcada yalnızca dur sesletiminde ayrı bir sözcüktü, Eski Oğuzcada ise turur. ÇO gelmiştir < OO gelmiş dur < EO kelmiş turur.

Yiŋeleme bildiren Ana Türkçe -l-/-li- çatı ekiniŋ kullanılmasını yaygınlaştırmak, démeli diriltmek bir seçenektir.Ancak edilgenlikle karıştırılabilir.
- Türkçe kıl- < Ana Türkçe *kı- = Moğolca ki- "yapmak"
- Moğolca çaki- "çakmak" > çakil- "yéŋiden ve yiŋe çakmak"
- Türkçe al- "almak", avıl- "almak"[1] < Ana Türkçe abıl- = Moğolca ab-/ablı- "almak, kavramak" < Ana Altayca *ablǐ- < *ab-lǐ- [2]

Türkçedeki -ş- işteşlik çatısı, bu yiŋeleme eki -l- ile -çe- ekiniŋ bileşimidir[2].

Benim önerim yiŋeleme için yiŋe sözcüğüyle tamlama kurmak olabilirdi. Ancak gereklilik göremedim, bir tek gerekli örŋek bile gelmedi usuma. Hep başka eylemler bulabiliyorsuŋuz. İngilizceden kipe kip çeviri yapmak hoş olmuyor.

Dipçe.
[1] Divan-ı Seyfi Sarayi.
[2] Talat Tekin, Ön Türkçede ünsüz yitimi, TDK Belleten.
[3] Talat Tekin, Türkçe /ş/ = Moğolca /ç/ = Çuvaşça /ś/
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7793
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4209

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Tansık » 14 Tem 2011, 18:05

Temirbek yazdı:O hâlde ille buna beñzesin dersek biz de geri 'ye bir de "tekrar" añlamı yüklemeliyiz.


Zaten ''geri''nin bu anlamı da barındırdığını düşünüyorum.
Benim ve birçok tanıdığımın sık sık kullandığımız bir ifade vardır. Bilgisayardaki herhangi bir program, oyun yahut belgeden söz ederken, ''silmiştim de geri yükledim.'' dediğimiz olmuştur.
Buradaki ''geri'' açık seçik bir ''yineleme'' belirtmiyor mu?
  • 0

Tansık
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 583
Katılım: 20 Tem 2010, 01:58
Değerleme: 15

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Temirbek » 14 Tem 2011, 23:03

Zaten ''geri''nin bu anlamı da barındırdığını düşünüyorum.
Benim ve birçok tanıdığımın sık sık kullandığımız bir ifade vardır. Bilgisayardaki herhangi bir program, oyun yahut belgeden söz ederken, ''silmiştim de geri yükledim.'' dediğimiz olmuştur.
Buradaki ''geri'' açık seçik bir ''yineleme'' belirtmiyor mu?


Evet, geri de kullanılabilir.

Yiŋeleme bildiren Ana Türkçe -l-/-li- çatı ekiniŋ kullanılmasını yaygınlaştırmak, démeli diriltmek bir seçenektir.Ancak edilgenlikle karıştırılabilir.
- Türkçe kıl- < Ana Türkçe *kı- = Moğolca ki- "yapmak"
- Moğolca çaki- "çakmak" > çakil- "yéŋiden ve yiŋe çakmak"
- Türkçe al- "almak", avıl- "almak"[1] < Ana Türkçe abıl- = Moğolca ab-/ablı- "almak, kavramak" < Ana Altayca *ablǐ- < *ab-lǐ- [2]

Türkçedeki -ş- işteşlik çatısı, bu yiŋeleme eki -l- ile -çe- ekiniŋ bileşimidir[2].


Oktay'ıñ bu açıklamaları oldukça bilgilendirici olmuş. Ben yiñeleme bildiren -l-/-li- ekiniñ diriltilmesi önerisini tuttum. Edilgenlikle karışmaması için belki yalñızca -li- biçimi daha çok kullanılabilir.

Oktay'ıñ soñ yazdığını okuyunca doğrudan usuma Moğolcadakı işteşlik eki geldi. Moğolcada işteşlik eki de zaten -lç- (bazen -lçA-)'dir, demek ki aynı kökten geliyor.

kele- "söylemek, konuşmak" > kelelç- "söyleşmek"
iniye- "gülmek" > iniyelç- "gülüşmek" vb.

Zaten Ana Türkçedeki -lç- bileşimi günümüz Türçesinde -ş- oluyor.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1122

Ynt: Türkçe'nin Geri Vitesi

İletigönderen Oktay D. » 15 Tem 2011, 08:58

Evet, bu soŋ söylediğiniŋ kanıtını ve ayrıntılarını önceki iletimde [3] olarak bulunan dipçede bulabilirsiŋ.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7793
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4209

Soñraki

Dön Karşılaştırmalar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'