1. bét (Toplam 3 bét)

Betik (Script)

İletiGönderilme zamanı: 13 Mar 2008, 01:43
gönderen Gökbey
Betik sözcüğünü kitap için kullanmaya çalışıyoruz ama bu sözcük kamu kesimince kitap yerine değil script yerine kullanılıyor.

Bir çok yerlikte betik sözcüğünün geçtiğini özellikle uzman yazılım geliştiricilerin bile script yerine betik sözcüğünü benimsediği görmek sevindirici bir durum.

Betik dendiğinde kitap mı yoksa script mi anlam karmaşası olabilir. Kitap anlamını söylemek istediğimizde çok az bir kesim bunu anlayacak , geri kalanı scriptten bahsediyoruz sanacaktır. Bu durumda kitap için yeni bir karşılık bulmak gerekiyor.

Belki de metik deriz (bir yerde gözüme ilişmişti..) yada başka bir neñ ama bu konu üzerinde durmak gerekiyor ...

Ynt: Betik

İletiGönderilme zamanı: 13 Mar 2008, 01:50
gönderen Oktay D.
Bence hiç gerek yok. "script" de "kitap" da zaten betik ile aynı añlamda yani "yazılı her türlü neñ" demek. Ben betik sözcüğünüñ hem dar añlamda kitap hem de yazılı olan her türlü neñ añlamında olmasından çok memnunum. Bence hiç gerek yok.

Ynt: Betik

İletiGönderilme zamanı: 14 Mar 2008, 22:36
gönderen Oktay D.
Ayrıca bit, yüz/yüzey demektir. Bugün hālā beti beñzi atmak deyiminde yaşar. Uygurcada "sayfa" añlamında kullanılır. Ben de sayfa añlamında bet denmesinden yañayım. Buna addan eylem yapan +ı- eki gelip "yüzey/yüz üzerine çizmek" biçiminde bir añlamla biti- (günümüze uyarlanışı, beti-) eylemi türer.

Macarcadaki karşılık hoşuma gitti.

Ynt: Betik

İletiGönderilme zamanı: 16 Mar 2008, 02:40
gönderen Oktay D.
betim: sūret (sūrä < swr), resim, fotoğraf
betimle-: tasvir et- (suret ile kökteş, täswîr < swr)
betimleme: tasvir
Bunlar Nurullah Ataç'ıñ türetimleri.

Matematikte,
betbilim: topoloji (< topos "yüz, yüzey")
eşbetlilik: homotopy (< homos "eş, aynı"); belki "eşyüzeylilik" denebilir
eşbetli/+sel: homotop; belki "eşyüzeyli" denebilir.

Script

İletiGönderilme zamanı: 02 Ağu 2008, 18:19
gönderen Aytunga
Script için betik karşılamacası var. Bence de kitap için kullanılan betik ile script için kullanılan betik, kullanılan yere göre birbirine karışmayacaktır. Ama dilimizin daha da varsıllaşmasını istiyorsak her kelime bir veya birden fazla karşılamaca bulmalıyız.
  Script; ağ yapraklarına yerleştirilen yivlere deniyor. İngilizce'deki kullanımı embed fiili ile;
    embed:gömmek, oturtmak
  Script gömülen bir şey; göm-ük (gömülmüş anlamında) bunun karşılamacası olabilir. Aslında gömü de olabilirdi ama bu ayrı bir anlam taşıyor:
   
[gömü (II)]

Kışın ekilen ekin. [ Derleme Sözlüğü c: 6 ]

Emirbağı -Çorum
Koyunbaba *Kalecik, Keşanuz, Çanıllı *Ayaş -Ankara

gömü (I)

1. Toprak altına gömülerek saklanmış para ya da değerli şeyler, define: Bu adamın gömüsü vardır. [ Derleme Sözlüğü c: 6 ]

İshaklı *Bolvadin -Afyon
*Eğridir köyleri, *Sütçüler köyleri -Isparta
Hadım, Yukarıseyit *Çal -Denizli
Dallıca *Nazilli -Aydın
*Bergama, *Tire -İzmir
*Alaşehir -Manisa
*Edremit, *Susurluk, Yeniköy -Balıkesir ve çevresi
Tokat, *Sivrihisar -Eskişehir
*Çerkeş -Çankırı
*İskilip -Çorum
*Merzifon ve köyleri -Amasya
Aşudu *Darende -Malatya
*Antakya -Hatay
-Sivas
*Pınarbaşı ve çevresi -Kayseri
*Bor -Niğde
*Karaman, *Ermenek -Konya
*Kadirli -Adana
Yapıntı *Mut ve köyleri, Karatiken *Tarsus, *Mersin -İçel
*Fethiye ve köyleri, *Bodrum -Muğla

[gömbe (II)]

Toprak altına gömülerek saklanmış para ya da değerli şeyler, define ( Derleme Sözlüğü c: 6 )

Bekilli *Çal -Denizli

[göme (II)]

Toprak altına gömülerek saklanmış para ya da değerli şeyler, define ( Derleme Sözlüğü c: 6 )

-Burdur

[gömme (II)]

Toprak altına gömülerek saklanmış para ya da değerli şeyler, define ( Derleme Sözlüğü c: 6 )

*Kilis -Gaziantep
*Lüleburgaz -Kırklareli

gömü (I)

2. Yeraltı deposu, mahzen. [ Derleme Sözlüğü c: 6 ]

*Mesudiye -Ordu

gömü (I)

3. Kışın soğuktan korumak için toprağa gömülen sebze. [ Derleme Sözlüğü c: 6 ]

Nudra *Şarkikaraağaç, *Gelendost -Isparta

gömü (I)

4. Sincapların toprağa gömdükleri ceviz. [ Derleme Sözlüğü c: 6 ]

*Ermenek -Konya

gömü (I)

5. Bir şeyin toprağa giren kısmı. [ Derleme Sözlüğü c: 6 ]

*Avanos -Nevşehir

gömü (II)

[-> gömme (V) -2] [ Derleme Sözlüğü c: 6 ]

gömü (III)

Derinlik, çukurluk. [ Derleme Sözlüğü c: 6 ]

Bayadı -Ordu
-Kırşehir

[gömük (VIII)]

Derinlik, çukurluk. ( Derleme Sözlüğü c: 6 )

Uluşiran *Siran -Gümüşhane

gömü

Değerli nesne. [ Derleme Sözlüğü c: 12 ]

Gölkonak, *Şarkikaraağaç Isparta

Ynt: Betik (Script)

İletiGönderilme zamanı: 21 Eyl 2008, 01:20
gönderen Oktay D.
"script" sadece bilgisayar yivlerine denilen bir ad değil. İngilizcede yazılı olan her şeye "script" denir. Kökü "scribe"ıñ köküdür, yani çiziktirmek, yazmak, çizmek. Aşağıdaki eşitlik diller arasında azrak (nadir) olan birebir eşlemelerden biridir:
kitap = script = betik
ketebe = scribe = beti-

embed- ise ayrı bir şeydir, bilgisayarda birçok şey "gömülü" olabilir. Bunu doğrudan script/betik ile bağdaştırmañızı añlayamadım.

Ynt: Betik (Script)

İletiGönderilme zamanı: 21 Eyl 2008, 10:51
gönderen Gökbey
Ben bu konudaki görüşlerimi değiştirdim.
Betik sözü, hem kitap hem de script için oldukça kullanışlıdır. Tümcenin bütünlüğüne göre hañı anlamda kullanıldığı açıkça ortaya çıkıyor.

Ynt: Betik (Script)

İletiGönderilme zamanı: 21 Eyl 2008, 14:22
gönderen Oktay D.
Sanırım bayağı şey yazacağım :)

Öncelikle sözcük "bit" değil bėt ve "bitig" değil bėtig biçimindedir, yani kapalı e (e-i arası bir ses) bulunur. Göktürk yazısında kapalı e sesi yiñe [damga]i[/damga] (iı) ile karşılanır: kül tėgin (gül tekin), bėrdi (verdi), ... bunlar hep i ile yazılmıştır Orkun abecesinde.

Ayrıca eylemiñ bėti- olduğu kesindir çünkü Kül Tėgin yazıtında men sābım mengü tāşka bėtidim geçer. Addan eylem yapan ekler arasında +i-/+ı-.

Bir de eñ önemlisi halk ağzında şöyle bir deyim bulunur: beti beñzi at-. Buradaki bet, Eski Türkçe bėt "yüz, yüzey" demektir. Deyim, "yüzüñ solması, renginiñ atması" añlamındadır. Zaten Eski Türklerde yazma işi yüz, yüzey üzerine olurdu (şimdiki gibi bilgisayarda değil :) ). Bu arada Uygurcada "sayfa" yerine bet denir, hatta vikipedilerinde Ana SAyfa yerine baş bet yazılıdır.

bıçak sözcüğü Eski Türkçe bıçak'ten gelir, eylemi bıç- kalın ünlülüdür. Bu eylemiñ eñ eskin biçimi yiñe +ç- iledir çünkü Talat Tekin'iñ "Türkçe -ş-, Çuvaşça -l-, Moğolca -ç-" adlı makalesinde de kanıtladığı ve örñeklediği üzere Türkçe işteşlik eki İlk Türkçede +ç- biçimindedir. Bu eylemde de bu korunmuş görünüyor.

bile- eylemindeki +le- eki addan eylem yapar. Bu durumda kök bi adı olmalıdır.

Soñuç olarak bi- biçiminde bir eylemiñ izine hiç raslamıyoruz (dolayısıyla ilgili añlama iye olan bit- de ulaşılası değil). Ad olan bir bi "keskin uç" sözcüğü Uygur metinlerinde görünüyormuş (Nişanoğlu). bėtig sözcüğünüñ "kesmek" ile ilişkisine ulaşamadık.

Ynt: Betik (Script)

İletiGönderilme zamanı: 23 Eyl 2008, 16:01
gönderen Oktay D.
Çok uzun bir yazı olduğundan parça parça yanıtlayacağım.

Öncelikle b>m ya da b<m diye kesin bir dönüşümden söz edemiyoruz. Bu ses değişiminiñ adı b~m nöbetleşmesidir. Çünkü o sıralar bu iki sözcük sürekli olarak yer değiştirir. Bugün bile Azeriler "mən" derken biz "ben" deriz, kaldı ki Azerice de bir Oğuz dilidir ve ayrılması çok eski değildir.

Ayrıca Eski Türkçede ė (kapalı e) sesi bulunur (halen bulunur). Ancak Orkun abecesinde bu sesi karşılayan bir damga bulunmaz, o yüzden [damga]i[/damga] (i-ı) damgası ile gösterilir. DEmin gösterdiğiñ örñek yañlıştı: bėr- > vėr- > ver- biçiminde olmalı. Yörükler halen vėr- derler. Siziñ dediğiñiz "tipik e>i dönüşümü"  özünde olağan ė>e dönüşümüdür. Başka örñekler de çoktur: ėl "yurt" > el (gerçi yazıda "il" olmuş); ėdi "iye, sahip"; ėn "en, geñişlik"; ėş "eş, arkadaş"; ...

Ynt: Betik (Script)

İletiGönderilme zamanı: 23 Eyl 2008, 16:10
gönderen Oktay D.
Henüz g yitemsiniñ söz konusu olmadığı dönemlerden söz ediyoruz ve siz biçgek > biçek diyorsuñuz. Sözcüğüñ bıçak olduğu kesindir, arada g/ğ yok. Ayrıca neden var olan bir /bi adına karşı çıkıyorsuñuz ki? Bu adıñ varlığından haberdarız.

bėtig sözcüğünüñ bi, bıçak, biç- ile kökteş olması gerekmez. Onlar ayrı bir kökten gelmiş olabilirler.

Hala bi+ti- diyorsuñuz. bėt "yüz, yüzey" sözcüğü de var, biliyoruz.

eski- ile eski aynı sözcük olmayabilir. Çünkü öncelikle bu sözcüğüñ kökünü bilmiyoruz ve ayrıca kökenlemesi farklı olabilir.

Ynt: Betik (Script)

İletiGönderilme zamanı: 23 Eyl 2008, 16:25
gönderen Oktay D.
Ya Türkçe konuşalım ya da bırakalım bu işleri, ben Betik'ten kıllandım, artık kullanmayacağım, tam anlamıyla "kesin" olarak Türkçe olduğunu anlarsak ne ala, emdiden kelli "Yazıt" diyorum.

betik Türkçedir, kökenlemesi bėt+i+g biçimindedir.

http://starling.rinet.ru/cgi-bin/respon ... oot=config
Yorum kısmında "görmek" añlamında bir mi- eyleminden söz ediyor (b~m nöbetleşmesi).

Ynt: Betik (Script)

İletiGönderilme zamanı: 23 Eyl 2008, 16:34
gönderen Yérbey
Hazır konu buraya gelmişken, Soğudça olan Uştmak, Tamu, Acun gibi sözcüklerin de kullanıldığını görmekteyim üzülerek, madem yad söz kullanacağız ben açıkçası hali hazırda kullanılan Cennet, Cehennem, Dünya'yı yeğlerim doğrusu, kıllığımız Arapça'ya mı? Elin Soğud'undan bize ne?


Güzel sözcüğünün de Soğutçadan geldiği savlanmaktadır.
Oysa ; Eski Türkçede k>g dönüşümü vardır. köz > göz
köz + el (göze hitap eden)
közel > gözel (Anadolu ile Azeri Türkçesinde geçer)
gözel > güzel

Bu arada el/al ekinin eskiye dayandığını da görüyoruz.

Uçmağ (cennet)> Öldükten sonra kunun tini, gökyüzüne uçarak yükselir. Buradan geldiği çok açık...
Tamu (cehennem)> Ot (ateş) köküne dayandırılıyor. bensay ağabey kökünü açıklamıştı bir ara...
Acun (dünya)> kökeni hakkında bilgim yok ancak içimizde erittiğimiz bir ulusun sözcüğü kullanmakta sakınca görmüyorum.

Ynt: Betik (Script)

İletiGönderilme zamanı: 23 Eyl 2008, 17:31
gönderen Oktay D.
8. yy'daki bėt sözcüğünüñ varlığından yola çıkarak yiñe 8. yy'da kullanılan bėti- eyleminiñ türemiş olduğunu çıkarsıyorum. Orkun yazıtlarında bėti- sözcüğü sadece beñi (meñü, ebedi) taşlara yazmak söz konusu olunca kullanılmıştır. 8. yy soñrasında bėti- geçmiyor sanırım ama bėtig geçiyor. Nasıl ki bėtig sözcüğünüñ bėti- sözcüğünden geldiği belli ise, bėti- eyleminiñ de bėt sözcüğünden geldiği aynı derecede bellidir. Bunu doğrudan söyleyen bir dilbilimci de bundan fazlasını söyleyemezdi (eğer 8.yy'da yaşamadıysa :) )

Ynt: Betik (Script)

İletiGönderilme zamanı: 24 Eyl 2008, 23:38
gönderen Gökbey
Temirbek yazdı:Uçmağ değil ama sözcük Uştmak / Uştmax olarak geçiyor, Uçma'dan sonra zaten +g gelmez.


Eğiniñ ölünce gökyüzüne yükselmesi, uçması añlamında
Uçmag > Uçma olur. Kökeni açıktır. Ben daha çok Soğutların bizden aldığı kanısındayım.

Uçma sözü günümüze uyarlanmışı olur ancak uçmağ diye diri tutmaya çalışanlar var (ben de dahil olmak üzere...). Eğer uyarlamada sorun yoksa "uçmay" olarak kullanmak isterim.

Uçmag > Uçmağ > Uçmay  tıpkı, beg > beğ > bey 'de olduğu gibi...

Acun sözünün kökeni tartışmalı ancak kesin olarak Soğutça ise bile ben yaşatılmasından yana olurum. Soğutlara saygı adına bunu yapmalıyız. :)
Onlardan günümüze tek kalan kanıt bu... İleride gelecek kuşaklar, Soğut ulusuna kanıt ararlarsa, Türklere özendikleri için aralarında eriyen ulustan söz etmeleri gerekirse bu onlara belge kalsın.

Temirbek yazdı:Bir sözcüğün ya Türkçesini kullanalım ya da uğraşmayalım, bir sözcük kesinkes Türkçe değilse, ben kullanılmaması yanlısıyım.Ya da "yaşayan Türkçe"de karar kılalım, çok fazla "öz" Türkçecilik yapmayalım.


Sinirli bir anında yazmışsın añlaşılan. Bunca oğurdur ne için çabaladığımızın ayrımına varamadıysan, sözüm yok.

Ynt: Betik (Script)

İletiGönderilme zamanı: 25 Eyl 2008, 03:00
gönderen Oktay D.
Şu anda evimde değilim, kaynaklarıma bakamıyorum (muhtemelen de bulamayacağım). Sözcüğüñ uçmak olduğunu sanıyorum, /g/ ile olduğunu kanıtlayabilir misiñiz? Eğer /g/ ileyse g yitmesi ya da k/y olması olağandır, yani: uçmak, uçma, uçmay olabilir. Ne ki, Temirbek ile aynı öğdeyim (fikirdeyim): -ma dan soñra -g gelmemeliydi.