Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Betik (Script)

Bilişim kavramlarını özleştirme çalışmalarını içerir.

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 25 Eyl 2008, 18:27

Halen betik Türkçe değil diyorsuñuz. Ben o kadar neñ "betidim" yiñe de hiç dememişim gibi yiñeliyorsuñuz aynı düşünceyi, bari karşıtlıklar sunsañız.

Öncelikle Eski Türkçe döneminde kökü yad olan neñ (hiçbir) eylem yok. Burada beti- eyleminiñ varlığından eminiz (Orkun yazıtları: Kül tegin). Bunuñ yañında yiñelemekten üşenmediğim neñi yiñe söylüyorum. Sözcük "yüz, yüzey" añlamındaki bet sözcüğünden geliyor, o sözcükten de eminiz (8. yy Uygurcası, Anadolu ağızları, Yeñi Uygurca).

Kaldı ki sözcüğün kökü Çince bi olsaydı bile Türkçede adlara gelecek bir +ti- eylem yapan ek de yok. Zaten Osmanlı dönemine kadar yad sözcüklere yapım eki gelmezdi Türkçede.

Tüm bunları hiç duymadan yazıyorsuñuz, bari karşı çıksañız da çürüt (karşıt kanıt) sunsañız. Duyumsamaz diretmeñizi (ısrarıñızı) añlayamıyorum.

Betik sözcüğü özbeöz Türkçedir.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8279
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5348

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Gökbey » 25 Eyl 2008, 23:02

Temirbek'in başına saksı düşmüş sanırım :)
Bir anda yaptığın u dönüşünün nedeni olmalıdır? Birilerinin baskısı ya da sözü üzerine değişmemişsindir umarım.

Soğutça sözlere dönersek,
Peki ben caydım; kent demek yok, acun demek yok.
Kent'in karşılığı "il" kullanımda zaten.
Acun için önerilerin nedir ?
  • 0

Görsel
Göktürkçe Araştırmaları http://kokturukce.blogspot.com
Göktürkçe Günlüğüm http://gokbeyuluc.wordpress.com
Azəricə Dil Araşdırmaları http://dilcilik.blogspot.com
Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1735
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 410

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 27 Eyl 2008, 17:35

Eski Türkçede u/ı/a ünlüleri ayrıktır. Bu ekler de birbirinden dönüşme değildir.

Örñekler:
öli- "ıslak olmak" < öl "ıslak"
okı- "savaşa çağırmak, meydan okumak" < ok "ok, savaş aleti"
kurı- "kuru-" < kor "kor, yanıp kızarmış"[1]
ulı- "kurt ulumak" < ? (eñ azından bir +lı- ekiniñ varlığı söz konusu değildir.)
tanı- "tanımak, bilmek" < ? (eñ azından bir +nı- ekiniñ varlığı söz konusu değildir. Yiñe de bu diğerlerine göre geç bir sözcüktür: Oğuz ve Kıpçaklarda bulunur.)
Bu örñeklere (soñuncusu hariç) bunlarıñ hepsiyle yaşıt olan bėti- eklenir.

Sözcük yėr biçimindedir (Orkun yazıtlarında ve Arap yazısında /ė/ olmadığı için yerine i damgası yazılmıştır). Bu yüzden yėrtinç. Dünya için daha tanıdık bir sözcük kullanılabilir: yeryuvar ("yer küre" yerine).

Dipçe.
[1] Nişanoğlu, "kağur-" gibi bir sözcükten geldiğini varsaymış. Bu, muhtemelen onuñ özgün düşüncesi değil. Bunu söyleyen dilciler Ana Türkçede uzun ünlüleri yoksaydıkları için uzun ünlüleriñ ikincil bir yolla oluştuğunu savunur: kağur > kōr gibi. Talat Tekin'den tutun Doerfer'e Ramstedt'e dek Ana Türkçede uzun ünlü olduğu artık bir gerçektir. Zaten burada açıkça kökenleme görünüyor.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8279
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5348

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen bensay » 28 Eyl 2008, 16:24

Benim karşılamacalarımda yaptığım düzenleme aşağıdaki gibidir:

Dünya= Yer, yeryüzü, yeryuvarı, yersu, acun, yuvar

Bir de kişisel bir uslamlamamı paylaşayım sizlerle: Gerek adlardan, gerek niteçlerden, gerekse eylemlerden eylemlik türeten + i- (ses uyumu bağlamında ı/u/ü de olabilmekte) eki "imek" ekeyleminin ekleşmiş biçimi gibi geliyor bana.

Dış/taş/taş- + i- = dışımak/taşımak
Sür- + i- = Sürimek/sürümek
Toz-/toz + i- = Tozımak/tozumak
Kaz- +i- = Kazımak
Far? + i- = Farımak
Tok-/tok + i- = Tokumak/dokumak
Üş? + i- = Üşimek/üşümek

Doğrudan betiksel bilgilere dayanmayan bu durum için yardımlarınız sevindirir.
  • 0

En soñ bensay tarafından 28 Eyl 2008, 16:33 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2859
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 1420

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 28 Eyl 2008, 16:54

Evet doğru ya, yeryüzü denmekte zaten! :)

Türkiye Türkçesindeki +i- ek eylemi özünde Eski Türkçe er- "olmak, oluşmak" eyleminiñ ekleşmiş ve ses değişimlerine uğramış biçimidir. Oysa benim söz ettiğim +i- addan eylem yapan eki Eski Türkçe dönemine aittir. Yani o zaman bu tür ses değişimleri söz konusu değildi ve er- "imek" biçimi korunuyordu.

Verdiğiñiz örñeklerde /r/+/i/ ve /z/+/i/ biçimleri farklıdır, sözü geçen ekle ilgili değildir. Örñeğin kazı- sözcüğü İlk Türkçe kāru- eyleminden gelir, kaz- biçimi ikincildir. Bunuñ yañında sürü- eylemi İlk Türkçe südre- eyleminden gelir, sür- biçimi de ikincildir. toz sözcüğü İlk Türkçe tōr adından gelir, toz- biçimi Moğolca tōr- biçiminden gelir. taşı- eylemi Eski Türkçe taşu- sözcüğünden gelir ve tāş "dış" adına gelen +u- eylem yapan ekle oluşmuştur ve diğerinden farklı bir ektir.

Bu arada farı- nedir? Böyle bir sözcük hiç Türkçe görünmüyor ilk kez duyuyorum.

Geri kalanlar için yaptığıñız us yürütüm kesinlikle doğru: üşi-, doku-.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8279
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5348

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen bensay » 28 Eyl 2008, 18:32

Evet ya, bir us tutulumu yaşamışım :o: er-/i- dönüşümünü gözden kaçırmışım. İ-/er- ekeylemıine ilişkin bir ekleşme savı ileri sürülecekse bunun başar-/yaşar-/kızar- türü sözcükler üzerinden yapılması gerekirdi.

Farımak sözcüğü için TDK açıklaması aşağıda:

farımak
(nsz)

1 .     Güçsüz düşmek, yorulmak.
2 .     Eskimek, yıpranmak.
3 .     Vazgeçmek, usanmak:
      "Sakin olsam bu sevdadan farısam / Balsız kovan gibi bomboş olurum."- Âşık Veysel.
4 .   halk ağzında  Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak.

Bana sorarsan "+ı-" bölümü bizden olmakla birlikte "far" kökü bizden değil gözüküyor. Ya da başlangıç imcesi "f"ye v/b dönüşümü yaptırılarak ilk biçimi "barımak"tır denebilir mi?
  • 0

En soñ bensay tarafından 28 Eyl 2008, 18:45 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2859
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 1420

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 28 Eyl 2008, 22:17

O ek ettirgen çatı ekidir: yaşar- < yaşa- < yaş "çiğ, ıslak, taze"
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8279
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5348

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen bensay » 28 Eyl 2008, 22:20

Konu bağlamında "kakımak, dirimek" eylemlikleri de mercek altına alınabilir mi?

Yaşar- ile yaşa- anlamsal olarak olduğu gibi yapısal olarak da bir biriyle ilintili sözcükler değil. Yaşarmak yaşatmak değil, yaş duruma gelmektir. Yaşa- eylemliğininde ettirgenlik "t" ile sağlanmıştır. Türkdili yazınlığında +a-/e- ekinden bağımsız başlıbaşına bir +ar-/er- eki  vardır.
  • 0

En soñ bensay tarafından 28 Eyl 2008, 22:54 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2859
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 1420

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 28 Eyl 2008, 23:33

Başlı başına bir +ar- eki yoktur. Oradaki yaşa- sözcüğü "hayatta olmak, dirimek" alamında değil, "taze olmak" demektir ve kısa ünlü iledir. Oysa yâşa- "dirimek" sözcüğü, uzun ünlülü yâş "yıl" sözcüğünden gelir.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8279
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5348

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen bensay » 29 Eyl 2008, 14:46

Böyle bir savı ilk kez sizden duyuyorum, değme kaynakta bu -er/-ar ekinden söz edilir. Örneğin T.Banguoğlu'nun "Türkçenin Grameri" adlı betiği. Sizin bu savınız üzerine ağ ortamında bir arama yaptım Selçuk Üniversitesi Edebiyat fakültesinin ağ yayına koymuş olduğu Türkçenin eklerine ilişkin bir yazının ilgili bölümünü aşağıya ürevliyorum:

İsimden fiil yapan ve sınırlı kullanım alanı olan diğer ekler (bazı örnekleriyle) şöyle sıralanabilir: -ar-, -er- (ağ-ar-, baş-ar-, mor-ar-, on-ar-,   ev-er-, göğ-er-); -da-, -de- (çatır-da-, fısıl-da-, horul-da-, ışıl-da-, kütür-de- );   -k- (aç-ı-k->ac-ı-k-, bir-i-k-, geç-i-k->gec-i-k-, göz-ü-k-); -kır-, -kir-, -kur-,     -kür- (fış-kır-, hıç-kır-, kış-kır-t-, püs-kür-, tü-kür-); -msa-,-mse- (az-ı-msa-, ben-i-mse-, kötü-mse, küçükümse> küçü-mse-); -r- (deli-r-);-sa-, -se- (buğa-sa-, aygır-sa-, su-sa-, umur-sa, mühim-se-, garip-se-, önem-se-).

Bu arada südre-/sürü- dönüşümü en azından benim için açıklanmaya gereksinimli gözükmektedir. Bu bilgiler Talat Tekinden mi?
  • 0

http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2859
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 1420

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 29 Eyl 2008, 15:30

O eki, bir ek olarak göstermekte bir sorun yoktur, ancak o bileşik bir ektir. Tıpkı +laş-, +kak, +gaç, ...

Bu arada diğer Türk dillerinde sürü- eylemi:

İlk Türkçe: *südre-
Türkçe: sürü-
Tatarca: süjrä-
Orta Türkçe: sǖre-, söjre-, südrə-
Özbekçe: sudrə-
Uygurca: sörə-
Turkmen: süjre-
Khakassian: sözǝr-
Çuvaşça: sǝdǝr-
Yakutça: ötǖ
Dolganca: ötǖ
Tuvaca: södürt-, södürge
Kırgızca: süjrö-
Kazakça: süjre-
Nogayca: süjre-
Başkırca: hü̆jrə-
Balkarca: süjre-
Karakalpakça: süjre-
Salarca: sure-
Kumıkça: süjre-
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8279
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5348

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen bensay » 29 Eyl 2008, 16:29

Us yürütüyorum: Südre- teki "d" kimi diyeleklerimizde "y"ye dönüşürken bizde düşmüş olmalı. Bu durumda süre- ileriye doğru ünlü benzeşmesi ile sürü- oluyor...?

Bana kalırsa bileşik ek değil, er- ekeyleminin doğrudan adlara ulanarak ekleşmesi, neyse bu benim görüşüm, olmadı sezintim.
  • 0

http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2859
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 1420

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 29 Eyl 2008, 17:00

Bu eki Eski Türkçede de görüyoruz. Bu dönemde er- eyleminiñ ekleşmesi söz konusu değil. Zaten Eğer ekleşseydi /a/ ve /e/ sesleri özellikle belirtilmezdi, orta hecelere düştüğü için darlaşırdı. Örñeğin ākar- (ağarmak, beyazlaşmak, ak olmak) Sözcüğü ākır- diye yazılırdı.

Ama Altayca düzeyinde bu eylemiñ ekleşerek ettirgenlik ekini oluşturduğu düşünülmekle birlikte bu da bir sezgiden öteye gitmez.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8279
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5348

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Boraan » 29 Eyl 2008, 18:11

       
Tamu da Soğudca > çukur demekmiş.


   Ben de Soğdça olması büyük olasılıkla  olası Tam(u) sözcüğüne gözeri çekmek isterim ki bu sözcük aynı oğurda bugün kullandığımız damga(tamga) sözcüğünün kökeni durumundadır.Soğdça olduğu önesürülen ''Tam'' kökünü ele aldığımızda ise şöyle bir araştırma yapıp baktığımızda sözcüğün  yakmak, yanmak, tutuşmak anlamlarını görürüz. Örnek olarak ot tamıt (ateş yakmak), tamıtmak (parlatmak), tamtır (yaktırmak) gibi ek almış durumları da vardır. Gene demek isterim ki damgalama işinin demirden yapılan damga gerecinin ateşte kızdırılarak yılkılara vurulmasıyla imlenmeleri şu an Türkçemizde hem sözcüğün kökününün ne anlama geldiğini  hem Tamıdakı (Tamu)   tam kökünün hâlâ dilimizde yaşadığını gözler önüne sermektedir. Kısacası Tamu - Tamı  sözcüğünü kullanmakta bir sakınca görmüyorum ki dilimizin bir tıkımı durumundadır.

Tanrı'dan Esenlikler
  • 0

En soñ Boraan tarafından 29 Eyl 2008, 18:17 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1806
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 65

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 29 Eyl 2008, 19:33

damga < tāmga < tām "dam" sözcüğünüñ tamu ile hiçbir ilişkisi yoktur.

tam- "yan-"  diye bir köküñ varlığı nerede geçiyor, söyleyebilirseñiz sevinirim.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8279
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5348

ÖncekiSoñraki

Dön Bilişim

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

Reputation System ©'