Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Betik (Script)

Bilişim kavramlarını özleştirme çalışmalarını içerir.

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Boraan » 30 Eyl 2008, 08:46

  damga < tāmga < tām "dam" sözcüğünüñ tamu ile hiçbir ilişkisi yoktur.


  Soğdça olduğu kesinse bile  bu sözcüğü kök olarak Malkar - Karaçay Türkleri kullanmış olarak görünmektedir, ben de  demirin kızdırılmasından çağrışım yaptım.Belki sandığımızın tersine büyük olasılıkla  tamga  sözcüğünün ardında  tamıtmak vardır. Diğer yandan eğer hiçbir ilişkisi yoksa çözümlenmiş ötkensel (tarihi) bulgulardan  yanıtlanmasını isterim.  Bununla ilgili okuduğum yazıyı aşağıya ilintiliyorum.

Sevgilerimle


http://www45.brinkster.com/karachaymalk ... makale.htm
  • 0

Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1810
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 65

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 30 Eyl 2008, 10:45

Burada büyük bir yañlış var. Türkçede hiçbir zaman eylemler alıntı olmamıştır, yani Türkçedeki tüm eylem kökleri öz Türkçedir. tām- "yakmak" diye bir eylem varsa bu kesinlikle Soğdca olamaz. Olsaydı bu ilk olurdu, hala ki alıntı sözcükleriñ eñ az olduğu Eski Türkçe döneminde bu söz konusu değildir.

Eski Türkleriñ yazıtlara damgaları nasıl yaptıklarını çok bilmiyorum, ama yakmakla ilgili olmadığını sanıyorum. Çünkü tāmga sözcüğü Orkun yazıtlarında geçtiğinden o yazıtları yazma yöntemiyle ilgili olması gerektiği açıktır. Diğer yazma biçimleri soñradan geliştirilmiştir.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8341
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5516

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Boraan » 30 Eyl 2008, 14:06

Burada büyük bir yañlış var. Türkçede hiçbir zaman eylemler alıntı olmamıştır, yani Türkçedeki tüm eylem kökleri öz Türkçedir. tām- "yakmak" diye bir eylem varsa bu kesinlikle Soğdca olamaz.


  Evet, ayrıca  ''tam''< ''ta''  diye bir kök varsa bu sözcüğün Türkçe  olduğu  düşünülürse kızgın bir demirle hayvan derisine damga vurmak için kullandığımız ''dağlama'' eylemini de düşünebiliriz.Karaçay Türkleri eylem olarak kullanmışsa yine Tamu sözcüğünü  yanmak (Cehennem) anlamında  Türkçe olması olası bir sözcük olabilir ve bize Soğdça olarak bildirilen bu sözcüğün  yeniden araştırılması için bir soru imi ortaya çıkartır.

Ne demiş Koca Yunus  ''Varuben ol tamu da biraz yanasım gelir''

Sevgiler
  • 0

Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1810
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 65

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen bensay » 30 Eyl 2008, 14:51

Buradaki tam- ota- ile de ilişkili olabilir. Otamak daha çok sağaltmak olarak bilinirse de bu anlamı ikincil olmalıdır. Yaraların iyileştirilmesinde mikrop kırıcı olarak ateşten yararlanılması (yakma/otama işlemi yapılması) dolayısıyla oluşmuş olmalı.

Bugün ota- eylemliğinden "otamık" biçiminde bir türev almak olanaklıdır. ET döneminde bu türev "otamuk" olurdu sanırım.

Değirmi sözcüğü kanımca "değirmik" sözünden dönüşük olmalı. Oluştuğu dönemin ses yapısıyla yazarsak "tegirmik". Buradaki gibi bir "k" düşümü uygularsak "otamu" sözcüğüne ulaşırız.

Cehennem kötülerin yakılıp iyileştirildiği bir yer olduğuna göre, içinde hem yakma, hem de iyileştirme anlamı barındıran otamak eylemliğinden daha uygun bir eylemlik var mıdır?

Baştaki "o"yu ne ederiz bilmem. Sarı Uygurca'da "ateş yanıyordu" sözü anımsadığımca "otma tamıpto" olarak yazılıyordu. Bir ipucu verebilir bize. Burada ateş için otma sözü geçerken yan- için tam- geçiyor. Bu durumda ise doğrudan "tamu" diye bir türev de çıkmış olabilir karşımıza. Türevi bugün alsak "tamı" olurdu.

Eğrisiyle, doğrusuyla konunun bana düşündürdükleri bunlar...?
  • 0

En soñ bensay tarafından 30 Eyl 2008, 14:53 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2890
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 1457

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 30 Eyl 2008, 15:27

:) Karıştırıyorsuñuz. ot "yeşillik, ot" ile ōt "od, ateş" birbirinden tamamen alakasız sözcüklerdir[1][3]. Biri uzun ünlülü biri kısa ünlülüdür. Biri [ ot ] damgası biçiminde yazılır biri [ o ][ ot ] damgaları biçiminde yazılır[1][5]. Zaten biri Oğuz Türkçesinde uzun ünlüleriñ ardılındaki sessizi yumuşatmasından dolayı od olmuş diğeri ot kalmıştır[2]. Uzun ünlüleri koruyan Türkmence Yakutça ve Halaççada da bu ayırsanır ve uzun ünlüleriñ derin izler bıraktığı Çuvaşçada açıktır[1].

ota- < ot "yeşillik"
oda < ōtag < ōta- "ateş yakmak" < ōt "od, ateş"

Bu tür kökenlemeleri sanmaktan dolayı da zorlama añlam ve kökenleme ilişkileri kurmuş olunuyor. Daha dikkatli ve sağlam araştırmak gerekir.

Aytunga,
Türkçe bir tā- kökü var. Bu köküñ añlamı "yüksek olmak, büyük olmak". dağ < tāg sözcüğü bu kökten gelir (eylemden ad yapan +g ekiyle). Aynı biçimde tām "çatı, dam" da yüksekte olur diye us yürütülebilir. Nitekim çoğu sağlam kaynak[1][3] bu sözcüğüñ Türkçe olduğunu söylüyor, ben sadece Nişanoğlu'ndan ve sizden duydum tersini.

Bu arada tāmga ve tām sözcükleri ile tam- "yakmak" sözcüğü kesinlikle ilişkili olamazlar çünkü öğrendim ki tam- sözcüğü kısa ünlülü[4] ama tām "dam" uzun ünlülü[1].

Dediğiñiz gibi tam- sözcüğünden tamu olabilir (eylemiñ varlığından kuşkum kalmadı). Bunu kanıtlamak için öncelikle tamunuñ kısa ünlü olması gerekir. Zaten Niyanoğlu bile "~" imiyle bu sözcüğüñ Soğdcada geçtiğini belirtiyor ama hañı diliñ diğerinden aldığını belirtmiyor.

Dipçe.
[1] Talat Tekin, "Türk Dillerinde Birincil Uzun Ünlüler", Ankara 1995.
[2] Grönbech, "Forstudier til turkisk lydhistorie", Kopenhag 1902.
[3] http://starling.rinet.ru/cgi-bin/respon ... oot=config
[4] http://starling.rinet.ru/cgi-bin/respon ... oot=config
[5] Irk Bėtig (Eski Türkçe Fal Kitabı)
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 30 Eyl 2008, 15:30 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8341
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5516

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen bensay » 01 Eki 2008, 12:16

Bu durumda;

Otamak: Sağaltmak, em öneylemek
Odamak: Ateş/odun yakmak, ısınmak

oluyor. Katkıların için sağ ol.
  • 0

http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2890
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 1457

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Yérbey » 01 Eki 2008, 14:07

"tandır" sözünün kökeni de bu yolla açıklanabilir mi?
  • 0

"Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik."
Üyelik görseli
Yérbey
Dérnek Üyesi
 
İleti: 479
Katılım: 16 Eyl 2007, 20:38
Değerleme: 59

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 01 Eki 2008, 15:43

Evet, açıklanası duruyor. İyi bir noktaya değindiñiz. Nişanoğlu'na göre o sözcük Arapça tennur'dan geliyor ama bence çok ilgisiz bir açıklama.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8341
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5516

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Gökbey » 01 Eki 2008, 18:11

[damga]ta nd i ar[/damga]

Orkun ile yazdığınızda pek Türkçe gibi durmakta...
Bunun birde "tendir" olarak incelmişi de kullanımda bulunmaktadır.
tañrı > teñri gibi...

Sonuçta tandır; od yakılan ulayu çukurlu bir yapıda alandır.

İçinde and/ant/alt/ang/ayn/anç olan sözlere sürekli kuşkulu bakarım. Bu sesler Orkunda tek tamga ile gösterildiğinden, yad diye aytılan sözlerin bizimle ilişkili olabileceğini düşünürüm.

kent [damga]ke nd[/damga] - halt [damga]ka lt[/damga]
  • 0

En soñ Gökbey tarafından 01 Eki 2008, 18:35 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Görsel
Göktürkçe Araştırmaları http://kokturukce.blogspot.com
Göktürkçe Günlüğüm http://gokbeyuluc.wordpress.com
Azəricə Dil Araşdırmaları http://dilcilik.blogspot.com
Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1742
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 415

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 01 Eki 2008, 18:36

Orkun-Yeñisey abecesinde "tandır" [damga]ta nd ar[/damga] biçiminde yazılır.
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 01 Eki 2008, 18:38 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8341
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5516

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Yérbey » 02 Eki 2008, 00:33

[damga]at nd ar : o al u ar as a : at ab ad a : o al u ar :[/damga]

Tandır olursa tava'da olur.
Farsça kızartma sacı olarak tanımlanmış. Sonuçta bu da yakmak ile ilişkilidir.
  • 0

En soñ Yérbey tarafından 02 Eki 2008, 00:34 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
"Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik."
Üyelik görseli
Yérbey
Dérnek Üyesi
 
İleti: 479
Katılım: 16 Eyl 2007, 20:38
Değerleme: 59

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 02 Eki 2008, 01:51

Tava ve tandır için bir kökenleme yapılması gerekiyor bu noktada. Ayrıca bu da yetmez, geçiş evresini verecek kandırıcı örñekler derlenmeli. Kökenleme önergesi olan var mı?

Bu arada birçok kişiniñ sık düştüğü bir yañılgı var. Onu düzeltmekten kendimi alamadım: Orkun-Yeñisey abecesinde ikinci ve soñraki hecelerdeki (sözcük soñuna deñ gelmiyorsa) sesliler yazılmaz :)
[damga]at nd ar : o al ar as a : at ab a : ad a : o al ar :[/damga]
gibi... Aynı biçimde tuğrañız da şöyle olacak:
[damga]ta ng ar i : u al u ad ar[/damga]
Eğer Eski Türkçe yazarsak bunları:
"tandır bolarsar taba da bolar"
[damga]at nd ar : ba o al ar as ar : at ab a : ad a : ba o al ar :[/damga]
"teñri ulıg turır"
[damga]te ng er i : u al ag : ta u ar ar[/damga]
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 02 Eki 2008, 01:56 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8341
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5516

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 06 Eki 2008, 16:45

:) İyi de, eylemiñ halen bit-/bėt- olduğunu söylüyorsuñuz. Oysa eylem kesinlikle bėti-. Bundan eminiz, Orkun yazıtlarınıñ her yañında var. Altayca sözcük biçik Moğolca biçimidir, Moğolcada da biçig. Ancak zaten kuralsız bir -t-/-ç- nöbetleşmesi bulunuyor bu diller arasında.

Nişanoğlu hiç sağlam yazmamış. aydıñ ile ay arasındaki geçiş sözcükleriniñ hiçbiri bulunmuyor (hepsinde * imi var). Ayrıca +dıñ<+tınığ deñliğini hañı bilindik dönüşümlere göre kuruyor? Belki sözcüğüñ özü āydañ < *ayda-[1] biçimindedir ve /ñ/ etkisiyle daralmış olabilir. Yiñe de bu da sağlam bir kökenleme sayılmaz.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8341
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5516

Ynt: Betik (Script)

İletigönderen Oktay D. » 25 Eki 2008, 01:38

Irık Bėtig'de bitig sözcüğü [damga]eb i et i eg[/damga] (/be/ /i/ /te/ /i/ /eg/) olarak yazılmıştır. Buradaki [damga]i[/damga] damgası hem /i/ hem /ė/ değerindedir.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8341
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5516

Önceki

Dön Bilişim

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

Reputation System ©'