Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Baba

Sözcükleriñ kökeni üzerine yapılan tartışmaları içerir.

Ynt: Baba

İletigönderen Oktay D. » 23 Haz 2018, 10:14

Sevgili Furkan, bence farkında olmadan baña haksızlık édiyorsun; aynı şeyi söylediğimde ısrar étmeñize karşın olabildiğince açık yazmaya ve tekrar başka şekillerde açıklamaya çalıştım. Dédiklerimiñ añlaşılır olması için uğraştım. Añlamı kendiñiz buluñ deseydim aynı şey için 5 tane yanıt yazmazdım. Siz ne kadar añlamaya çalışıp her sözcüğümü sorgulayarak ileti yazdıñızsa ben de söylediklerimi o kadar ayrıntıyla açıkladım. Aynı düşünmüyor olabilirsin, hatta tümcelerim hoşuna bile gitmemiş veya añlaşılmaz gelmiş olabilir, bunlara bir şey demem zaten; ancak bu tartışmayı ciddiye almıyormuşum veya añlaşmamızı iletişimimizi öñemsemiyormuşum gibi söyleme lütfen, yukarıdakileri boşuna yazmışım gibi hissettiriyor.

Bu arada tartışmanıñ "sen şöyle söyledin / ben böyle söyledim" yönünde ilerlemesinden rahatsızım ve dediklerimiñ ne derece ve nasıl añlaşılmış durumda olduğundan hiç emin değilim. Ben añlatamamış da olsam veya siz añlamamış da olsañız, soñuçta söylenenleriñ hangi kısmında tıkanıklık olduğunu kestiremediğim için koñuya bu iletide açıklık getirmeye devam édemiyorum. Eñ soñ ne añlamış olduñuz ve neresi eksik kaldı? Ona göre yanıt vérebilirim.

Örneğin ben aynı soruları kendime siziñ için soruyorum ve yanıtım oluşuyor: Birçok dilde kavramıñ karşılığı beñzediği için Türkçedeki baba sözcüğünüñ o dillerden bağımsız bir bebeklik sözcüğü olduğunu savunuyorsuñuz. Ancak sözcüğüñ neden soñradan ortaya çıktığınıñ bir açıklamasını henüz söylemediñiz. Yani siziñ görüşüñüzüñ öñermesini iyi bir şekilde añlıyorum, ama bir kanıt göremiyorum.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7834
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4282

Ynt: Baba

İletigönderen hskizilcik » 23 Haz 2018, 10:29

Bebeklerin ne zaman öyle bir sözcük ortaya attığı önemli mi?
  • 0

Üyelik görseli
hskizilcik
Hasan Şahin Kızılcık
Dérnek Üyesi
 
İleti: 152
Katılım: 29 Ağu 2013, 19:25
Konum: Ankara
Değerleme: 185

Ynt: Baba

İletigönderen Furkan Yıldırım » 23 Haz 2018, 20:05

Bunları ciddiye almadığıñızı yada öñemsemediğiñizi düşünmedim. Yalñızca yañıtadığım şéyleri yéñiden sormañız, açıkladığım koñularda aynı tepkiyi yéñiden vérmeñiz ve çözücü olmadığını düşündüğüm yañıtlar vérmeñiz garibime gidiyor. Géñelde soru sorma, tümdengelim, tümevarım gibi yöntemlerle tartışmayı séçerim ancak yukarıdaki tartışma türü buna olanak vérmiyor. (ilk iletiñizde)Bir açıklama yaptıñız, soñrasında "yañlış anladıñız, benim savım o déğil şu" démediñiz. "Nasıl bunu anladınız, yazdıklarım açıktı, Türkçeydi" yazdıñız. Yazdıklarıñızdan çıkarılmasını beklediğiñiz añlamı yazsaydıñız çok daha kolay olurdu. "Ben yalñızca durum tespiti yapıyorum, ortaya bir sav atmıyorum" diyosañız, "Baba" sözcüğünü daha çok tartışmamıza gérek yok o zaman. Yukarıda uzun uzun añlattım gibi, sözcüğüñ aslı 1. dereceden olmadığı için VCCV biçimi taşımak zorunda déğildir.

Tartışmanıñ sen-ben diye sürme nédeni; yalñız siziñ alıntı olduğunu düşünmeniz ve bu duruma koşut olarak yapılan açıklamalar. Yoksa olayları kişiselleştirmek hatta gruplaşmak soñ istediğim şéy. Tıkanıklık olan tek koñu, (bence) siziñ yazdıklarınızıñ "Türkler ilk seslemleri oluşturmada dünyanıñ tersinedir" añlamına varmasıydı. Bunuñ nédenini yukarıda da yazdım, bebekler ilk olarak ana-baba gibi yakın akrabaları söylerler, bunları da çıkarabildikleri sesler doğrultusunda seslem oluşturarak söyleyecekler. "Bütün dünya pa-pa oluşturmuş, Türkler ap-pa oluşturmuş" dérseñiz bunlar yukarıda yazdığım anlama varır. Biyolojik koñusuda buradan çıktı(çıkma nédenini yukarıda bir çok kez yazdım). Néredeyse bütün diğer koñularda añlaşmaya vardık sayılır zaten.

Oktay D. yazdı:Örneğin ben aynı soruları kendime siziñ için soruyorum ve yanıtım oluşuyor: Birçok dilde kavramıñ karşılığı beñzediği için Türkçedeki baba sözcüğünüñ o dillerden bağımsız bir bebeklik sözcüğü olduğunu savunuyorsuñuz. Ancak sözcüğüñ neden soñradan ortaya çıktığınıñ bir açıklamasını henüz söylemediñiz. Yani siziñ görüşüñüzüñ öñermesini iyi bir şekilde añlıyorum, ama bir kanıt göremiyorum.
Öñermeyi añladıysañız sorun yok, ben zaten kanıt olamayacağına inanıyorum, açıklamalarımı da bu yönde yapmıştım. "Hangi ülkeniñ dil kurumu oturup da bebekler üzerinde déney yapmış olabilir ki..." gibi sözlerim öñceki iletilerimde halen duruyor. Bunlarıñ yañında bir açıklamam daha olmuştu; "peder sözcüğünüñ kullanıldığı döñemlerde çocuklar hangi sesleri çıkarıp unutuyorlardı bilmiyoruz." Yazabilselerdi bilirdik, dilimizde bir isteğiñ, derdiñ olduğunu belirtmek için bir çok sözcük var ancak "nââ" diye bir sözcük yok, néden yok? Yazı yazmayı bilen bir çocuk artık derdini bunuñla añlatmıyor da ondan yok. Gérek bu gibi nédenlerden dolayı, gérek 1000lerden öñce yazılmış günümüze ulaşan bir eser bırakan kişileriñ babasınıñ babasını yazıda anlatmamasından dolayı böyle bir sorun yaşıyoruz. Örñeğin Oğuzca oluşmadan öñce déde yérine né deniyordu? Biliniyor mu? Pek sayılmaz, çok daha géñiş bir añlamı olan apa sözcüğü bu añlamları da kapsıyor, o biliniyor, daha ötesi yok. Bir diğer örñek de, bacanak sözcüğünüñ 1300lü yıllardan öñcesine ait yazılı örñeği yok. Gültékin yada Tonyukuk yazıtta bacanağını añlatır mı ki 700lü yıllardaki örñeğini bulalım. Bu gibi bir çok nédenden dolayı kanıt bulunamayacağını düşünüyorum. Kanıtlamak için yazılı eser bulmak gérek. Yine aynı nédenlerden "dolayı yazılı örñeği yoksa alıntıdır" gibi bir savında ortaya atılamayacağını düşünüyorum.
  • 0

Üyelik görseli
Furkan Yıldırım
Furkan Yıldırım
Dérnek Üyesi
 
İleti: 205
Katılım: 23 Ağu 2017, 21:00
Değerleme: 298

Önceki

Dön Köken Tartışmaları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Majestic-12 [Bot] ve 4 konuk

Reputation System ©'