Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

soğan

Sözcükleriñ kökeni üzerine yapılan tartışmaları içerir.

soğan

İletigönderen Temirbek » 19 Nis 2008, 23:36

Sevan Nişanyan, soğan sözcüğünü Sanskritçe Sukanda olarak veriyor, su "iyi" + kanda "kök" => sukanda "iyikök" (?)

Ancak diğer Türk dillerine baktığımızda;

Soğumak  sırayla Azeri , Başkırt , Kazak , Kırgız , Özbek , Tatar , Türkmen , Uygur

soyumag, hıvınıv, suvuv, suu / suuk boluu (soğuk olu), savumak, suınu, sovamak, sovumak

Solumak

Başkırtça Hulav, Soluk >  Başkırtça Hulış , Soğuk > Başkırtça Hıvık

Burada en önemli lehçe Başkırtça çünkü düzenli biçimde /s/ = /h/ deñliği var.

Soğan > Başkırtça Huğan
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 26 Şub 2010, 00:42 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1122

Ynt: so-

İletigönderen Oktay D. » 21 Nis 2008, 19:29

sol- > solu-
Bu kökenlemeyi doğrulayabilir misiñiz? Çünkü eylemden eylem yapan bir +u- eki bulamadım. Ayrıca añlam ilişkisi de bulamadım.

Bu arada [1] kaynağında sōğun "soğan" Ana Türkçeniñ birincil uzun ünlüler dizelgesinde yer alıyor (Zaten DLT'de de bulunur bu sözcük). Ayrıca orada sōr- "emmek, sormak, içine çekmek" eylemi geçmesine karşın solu- eylemi geçmiyor, yañi muhtemelen solu- kısa ünlülü. Bu da beni solu- ile sōr- arasında bir köken ilişkisi olmadığı yönünde beni kuşkuya götürüyor.

Bunuñ yañında soğu- (< sogı-) ile sōr- (emmek, içine çekmek) ya da *sōg (hava?) ile bir köken ilişkisi olmadığını düşünüyorum. Çünkü [1] kaynağında sōgı- diye bir şey yok, yani soğu- kısa ünlülü olsa gerek. Bu durumda soğu- ile solu- ilişkilendirilebilirken sōr- ilişkilendirilenemiyor.

Bugünkü soğur- sözcüğü aslında sōr- eylemiyle bir ve aynıdır. Ancak bu sözcük Dil Devriminde diriltilirken uzun ünlülü olduğu añlaşılmayıp bu biçimde diriltilmiştir. Çünkü DLT'de de olduğu gibi Arap yazısıyla yazımı iki vav ileydi. Bilindiği gibi vav bazen o/u bazen w/v (w>ğ) diye okunan bir harf. Bu yüzden, okunuşu algılanmayıp diriltilirken bu biçime bürünmüş olmalı.

Özetleyecek olursam, kısa ve uzun olduğu saptanan sözcükler:
uzunlar: sōğan, sōr-/sōğur-, sōl (sol el), sōl- (kurumak), sōra- (sormak, sual etmek)
kısalar: solu-, soluk, soğu-, soğuk, sogın- (üşümek)

Dipçe.
[1] Talat Tekin, "Türk Dillerinde Birincil Uzun Ünlüler", Simurg yayınları, Ankara 1995.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7708
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4051

Ynt: so-

İletigönderen bensay » 22 Nis 2008, 09:27

Eylemden eylem yapan +u- eki için "kazmak/kazımak" üzerinde düşünülebilir?

Solumak eskiden "solukmak" ya da kazımak "kazıkmak" biçimindeymiş olabilir mi bilmem.
  • 0

En soñ bensay tarafından 22 Nis 2008, 11:49 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2529
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 997

Ynt: so-

İletigönderen Oktay D. » 22 Nis 2008, 18:54

Yalñız, eskin biçimi solı- değil solu- olduğu için o örñeğiñ kuşkulu kaldığını göz ardı etsek bile, Adıbelliyan'a bu sefer katılıp[1] kaz- ile kazı- sözcüklerini bir ve aynı görmekteyim. Çünkü bu sözcük, (bir R öbeği Altay dili olan) Moğolcada karu- ve kar- biçimindedir. Bu da, (bir Z öbeği Altay dili olan) Türkçede kazı- ve kaz- biçiminiñ olmasını doğalsıyor. Nitekim; Karahınlıcada (kaz- kazı-), Özbekçede (kaz- kazı-), Azerîcede (qaz- qazı-), Türkmencede (gaz- gaza-) olarak iki sesletimiñ de bulunduğunu[2], ayrıca Moğol dillerinden Kalmıkçada xar- biçimi geçerken, Yazı Moğolcasında hem karu- hem de kar- olarak geçtiğini añlıyorum[3].

Dipçe.
[1] Sözlüğünde, "Kaz- fiilinin varyant biçimi olarak kabul edilebilir." demiş.
[2] starling.rinet.ru Türkçe kökenleme
[3] starling.rinet.ru Moğolca kökenleme
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7708
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4051

Ynt: so-

İletigönderen bensay » 23 Nis 2008, 00:08

Yukarıdaki inceleme ile açıklamaların için sağ olasın dil yoldaşım. Ancak;

1. Kazmak ile kazımak eylemliklerinin T.Türkçesinde ayrı ayrı anlamları olan iki ayrı sözcük olmaları

2. Kimi Türk diyeleklerinde anlamı özdeş bile olsa bunun, kazmak/kazımak biçiminde bir türeyişi ortadan kaldırmamızı gerektirecek özellikte bir veri olmaması niteliği

bende sorgu doğuran öğeler oldu.

Türeyiş kazmak/kazımak biçiminde değilse, kaz/kazımak ya da kamak/kazımak seçenekleri pek usa yatkın gözükmüyor. Belki usuma gelmeyen imce düşümlü ya da dönüşümlü başka bir türeyiş...?

Dilerdim ki, Adıbellimiz "Kaz- fiilinin varyant biçimi olarak kabul edilebilir." belgisini (notunu) düşmenin ötesinde ekiyle köküyle kazımak sözcüğünün oluşumunu açıklamış olsaydı.

Usuma geldikçe örneklendirmeye çalışıyorum "sürümek" eylemliğimiz var, burada da türeyiş sürmek/sürümek ya da sürükmek'ten dönüşüklük biçiminde olmalı.
  • 0

En soñ bensay tarafından 25 Nis 2008, 15:17 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2529
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 997


Dön Köken Tartışmaları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'