Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Damgalarımızı günümüze uyarlama

Orkun damgalarını öğrenme ulayı günümüze uyarlama çalışmalarını içerir.

Re: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Oktay D. » 25 Kas 2014, 18:21

Bilgi: İspanyolcada /b/ sesi zaten yok, tüm b ve v damgaları /v/ olarak okunur. Hangisiniñ b ile hangisiniñ v ile yazılacağı ise tümüyle etimolojiktir.

Ben ke-ge, b-v, t-d, ka-h çiftleri için Yenisey damgalarınıñ kullanılmasından yanayım. Çünkü %100 bir dönüşüm yok. Kaldı ki, bu dönüşüm söz başında gerçekleşiyor. Aynı durum Kıpçak dillerinde de y- için böyle. Yalñızca söz başı y- sesleri dönüşmüş. O zaman onlar da y- ile mi yazsın? Oysa bununla ilgili başlıkta tersini öneriyorsun :)

Benim démek istediğim Oğuzca y-/-y- ve Kıpçakça c-/-y- için Yenisey'den yardım almamıza gérek yok. Çünkü zaten bu ayrımı kesinkes çözecek iki çift damgamız Orkun'da var: [aY]/[eY] ile [aD]/[eD]. Oysa t-d, k-g, q-h, b-v için gérek var çünkü bu dönüşümler y-d çifti gibi %100 olmamış. Sözcükteki diğer sesleriñ etkisine göre sert kalmış bazıları.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7391
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3304

İletiThis post was deleted by Temirbek on 28 Ara 2014, 07:55.

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Temirbek » 06 Mar 2015, 18:21

Uyarlama çalışmamıñ soñ biçimi

Uyarlama.jpg
Uyarlama.jpg (87.26 KiB) 3099 kéz görüntülendi


Yazıyüzü (font) yapma işiyle ilgilenen kimi arkadaşlara fikir verebilir diye şu tasarıları da paylaşmak isterim, ileride bu yazıyüzlerini de yapabiliriz. Örnek olarak Türk sözcüğünü verdim

Yazı Biçimleri.jpg
Yazı Biçimleri.jpg (30.63 KiB) 3099 kéz görüntülendi
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1070

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Oktay D. » 06 Mar 2015, 21:10

Niye bu uyarlamada eskiniñ aD/eD damgaları y sesini vermiyor ki? Nitekim bugünkü Türkçede pek -d ile biten hece yok. Olanlar da aslında uzun ünlü soñrasındaki -t seslerinden geliyor ve sayılı: ad, yad, od, tad, öd.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7391
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3304

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Gökbey » 06 Mar 2015, 21:30

Géçen ay Türk Dili Derneği olarak resmiyet kazandık. Artık bir kurumuz. Şimdi bizim yapacağımız ortak bir karar, üstelik dernek adıyla onaylı çıkarsa insanlarda saygı da uyandıracaktır. Bunu çok iyi bir biçimde değerlendirebiliriz. Ayrıca Şubatın 28'i Yıldız Teknik Üniversitesinde Göktürkçe derslerimize de başladık. İlgi yoğun olduğu için mülakat bile yaptık. Düşünebiliyor musunuz? Göktürkçe için mülakat yaptık. Yıllar önce bu yazışmalıkta damgaları ilk tartıştığımız günden nerelere geldik! İşte bu gibi nedenlerden dolayı tam da adım atma zamanı. Adımımızı doğru atmalıyız. Birlik olup, önümüze bakmalıyız. İleriye dönük dernek bünyesinde bir kurul oluşturup "ölçünlü (standart) damgaları" belirleyerek bunu bildiri olarak yayınlamalıyız. Böylece biri "neye göre böyle yazıyorsun" diye sorduğunda "TDD'yi kılavuz aldım" dénilebilinsin.
  • 0

Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1706
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 338

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Temirbek » 06 Mar 2015, 21:47

Oktay D. yazdı:Niye bu uyarlamada eskiniñ aD/eD damgaları y sesini vermiyor ki? Nitekim bugünkü Türkçede pek -d ile biten hece yok. Olanlar da aslında uzun ünlü soñrasındaki -t seslerinden geliyor ve sayılı: ad, yad, od, tad, öd.


Sağol Oktay, yañılgılarımı bulmakta oldukça iyisiñ :) Evet, eski aD/eD damgaları bugün, tıpkı dildeki değişim gibi aY/eY seslerini vermeli, yañlışlıkla aD/eD damgalarını da aT/eT'iñ altına yazmışım, oysa ki aD/eD damgaları aY/eY damgalarınıñ altında olmalıydı, bu vesileyle düzeltmiş olalım.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1070

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Temirbek » 06 Mar 2015, 22:33

Gökbey yazdı:Géçen ay Türk Dili Derneği olarak resmiyet kazandık. Artık bir kurumuz. Şimdi bizim yapacağımız ortak bir karar, üstelik dernek adıyla onaylı çıkarsa insanlarda saygı da uyandıracaktır. Bunu çok iyi bir biçimde değerlendirebiliriz. Ayrıca Şubatın 28'i Yıldız Teknik Üniversitesinde Göktürkçe derslerimize de başladık. İlgi yoğun olduğu için mülakat bile yaptık. Düşünebiliyor musunuz? Göktürkçe için mülakat yaptık. Yıllar önce bu yazışmalıkta damgaları ilk tartıştığımız günden nerelere geldik! İşte bu gibi nedenlerden dolayı tam da adım atma zamanı. Adımımızı doğru atmalıyız. Birlik olup, önümüze bakmalıyız. İleriye dönük dernek bünyesinde bir kurul oluşturup "ölçünlü (standart) damgaları" belirleyerek bunu bildiri olarak yayınlamalıyız. Böylece biri "neye göre böyle yazıyorsun" diye sorduğunda "TDD'yi kılavuz aldım" dénilebilinsin.


Bu konuda daha öñce de konuşmuştuk, ancak oydaşamamıştık. Oktay ile ben eski aD/eD damgalarınıñ, tıpkı dildeki değişim gibi aD/eD yazılması ancak aY/eY okunması gerektiğini düşünüyoruz, aksi takdirde öz yazımızı kullanmamızıñ pek bir añlamı kalmıyor, "Latin damgaları kullanmayalım da ne olursa olsun" gibi bir soñuca varıyor ki bence böyle düşünmemeliyiz. Bu ve beñzeri ses değişimleriniñ yazıya yansıtılmayışı, eski Türkçedeki gibi yazıp bugünüñ Türkçesiyle okumak, hem geçmişle bağı sağlar hem de dili özüne sadık olarak korur.

Baña kalırsa sözcük başındaki /g-/leşmeler ve /d-/leşmeler dahi gösterilmese olur, bu konuda Oktay'la ayrı düşüyoruz. Tabii ki gösterilebilir de ama bence gerek yok, eski dile sadık kalınması bence daha iyi olur. Okuyuşu kişiye/şiveye bırakalım. Mesela bizler taş diyoruz, ancak Azerbaycancada ve yörük ağızlarında daş denir, işte bence yazarken eski Türkçedeki gibi taş yazmalıyız, isteyen daş okusun sorun olmaz, özellikle bir sözcük başı /dA-/sı türetmeye gerek yok ama yine de oydaşılmazsa diye uyarlamamda sözcük başı /dA-/sı da ekledim.

Osmanlı yazı dilinde de çoğu sözcük eski Türkçedeki gibi yazılırdı, söz gelimi ög- "övmek", ama isteyen "öğmek" okusun, isteyen "öwmek" o kısım kişiye/şiveye bırakılırdı... Soñ örnek, kimi yörük ağızlarında keçmek denir, Azerbaycancadaki gibi, ama İstanbul ağzında geçmek diyoruz. Şimdi, sırf bu değişim nedeniyle sözcük başı /gE-/si ile geç- yazmayı açıkçası onamıyorum, bence eskisine bağlı kalarak keç- yazılmalı, İstanbullu bir zahmet onu geç- okuyuversin :) üstelik bu yolla hem eski Türkçeye bağlı kalınacak hem de öbür Türk dilleri ile ortaklık sağlanacaktır.

Soñ olarak da bence soñradan, ses değişimleriyle ortaya çıkmış olan sesler için damgaya ekleme yapılmadan, mevcut damganıñ farklı yazımlı biçimlerinden biri seçilmeli ve o kullanılmalıdır. Nasıl ki dilde hafif bir ses değişmesi olmuşsa, yazıda da hafif bir yazım değişmesi olmalı bence. Uyarlamamdaki örneklere bakılabilir, /-p/den > /-f/, eB'den > eV uyarlanması gibi.

Benim yazımızı günümüzde de kullanma konusundaki düşüncelerim bunlardır, eğer bunları yapmayacaksak, bence yazımızı kullanmamızıñ bir añlamı kalmıyor, sadece şeklen bir Türk damgaları kullanımı söz konusu oluyor.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1070

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Oktay D. » 07 Mar 2015, 01:42

Gökbey'iñ söylediklerine bir ekleme yapayım ki yañlış yönlere çekilmesin söylenenler.

Biz kurumlaştık ancak yétkeleşmedik otoriteleşmedik , öyle bir ereğimiz de yok. Kendimizi bence Türk diliniñ görevlileri gibi görebiliriz, yétkili değil görevli. Her konuşucu ise sorumlu olarak görülebilir. Bu durumda biz, bir bütün olarak Türk diliniñ buyruklarını yérine getirmeye çalışıyoruz bir bakıma.

Bu yüzden Türk damgalarınıñ ölçünleştirilmesi konusunda ideolojik veya estetik kaygılarla değil, Türk diliniñ yararına ve özgünlüğüne uygun olarak hareket étmemiz gérekir.

Bunuñ için önerim şudur:
- Dünya çapında katkılar vérmiş Eski Türkçe konusunda uzmanlaşmış Türklük bilimcilerle danışık olmalıyız.
- Bu uzmanlardan oluşan bir kurultay kurulabilir örneğin.
- Kurultaya, herhangi bir Türkçe göñüllüsü önerge vérebilir.
- Türk Dili Dérneği ise, bu kurultayıñ "yürütücüsü" (bürokrat zümresi) olarak görev üstlenir.
- Türk damgaları konusunda her uzmandan görüş alınır ve önergeleri uzmanlar "değerlendirir / oylar".
  • 5

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7391
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3304

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Oktay D. » 07 Mar 2015, 02:06

Temirbek yazdı:...Mesela bizler taş diyoruz, ancak Azerbaycancada ve yörük ağızlarında daş denir, işte bence yazarken eski Türkçedeki gibi taş yazmalıyız, isteyen daş okusun sorun olmaz, özellikle bir sözcük başı /dA-/sı türetmeye gerek yok ama yine de oydaşılmazsa diye uyarlamamda sözcük başı /dA-/sı da ekledim.

...Soñ örnek, kimi yörük ağızlarında keçmek denir, Azerbaycancadaki gibi, ama İstanbul ağzında geçmek diyoruz. Şimdi, sırf bu değişim nedeniyle sözcük başı /gE-/si ile geç- yazmayı açıkçası onamıyorum, bence eskisine bağlı kalarak keç- yazılmalı, İstanbullu bir zahmet onu geç- okuyuversin :) üstelik bu yolla hem eski Türkçeye bağlı kalınacak hem de öbür Türk dilleri ile ortaklık sağlanacaktır.


Bazı sözcüklerde sertleşmeniñ nedeni, o sözcük içindeki sert sessizlerdir. Örneğin yukarıdaki tüm örneklerde bunu görebiliriz. Oğuzca dāş sözcüğü /ş/ yüzünden bazı ağızlarda taş olmuştur, ancak ağızlarıñ çoğunluğunda daş kalmıştır. Oğuzca geç- sözcüğü, /ç/ yüzünden bazı ağızlarda keç- olmuştur, yiñe ağızlarıñ çoğunluğunda geç- kalmıştır. Oğuzca gip sözcüğü, /p/ yüzünden kip olmuştur ancak p'niñ yumuşadığı durumlarda g-'li olarak gibi, gibin vb. kalmıştır. Bu ses olayınıñ adı "gérileyici ünsüz beñzeşmesi", yânî, bir harfiñ önceki harflere étki yapıp onu kendine beñzetmesi.
  • 5

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7391
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3304

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Gökbey » 07 Mar 2015, 09:55

Bunuñ için önerim şudur:
- Dünya çapında katkılar vérmiş Eski Türkçe konusunda uzmanlaşmış Türklük bilimcilerle danışık olmalıyız.
- Bu uzmanlardan oluşan bir kurultay kurulabilir örneğin.
- Kurultaya, herhangi bir Türkçe göñüllüsü önerge vérebilir.
- Türk Dili Dérneği ise, bu kurultayıñ "yürütücüsü" (bürokrat zümresi) olarak görev üstlenir.
- Türk damgaları konusunda her uzmandan görüş alınır ve önergeleri uzmanlar "değerlendirir / oylar".


Evet, bunuñ için toplantılarımızıñ birinde "2017'de bir kurultay yapacak olgunluğa erişmeliyiz" diye bir hedef de söylemiştim. Sözünü éttiğiñ gibi, şuan yalnızca kurumsallaştık. Şimdi ise kendimizi kanıtlamamız, önemli oranda dil göñüllüleri/dilciler arasında saygınlık kazanmalıyız.
  • 0

Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1706
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 338

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Temirbek » 08 Mar 2015, 00:37

Oktay D. yazdı:
Temirbek yazdı:...Mesela bizler taş diyoruz, ancak Azerbaycancada ve yörük ağızlarında daş denir, işte bence yazarken eski Türkçedeki gibi taş yazmalıyız, isteyen daş okusun sorun olmaz, özellikle bir sözcük başı /dA-/sı türetmeye gerek yok ama yine de oydaşılmazsa diye uyarlamamda sözcük başı /dA-/sı da ekledim.

...Soñ örnek, kimi yörük ağızlarında keçmek denir, Azerbaycancadaki gibi, ama İstanbul ağzında geçmek diyoruz. Şimdi, sırf bu değişim nedeniyle sözcük başı /gE-/si ile geç- yazmayı açıkçası onamıyorum, bence eskisine bağlı kalarak keç- yazılmalı, İstanbullu bir zahmet onu geç- okuyuversin :) üstelik bu yolla hem eski Türkçeye bağlı kalınacak hem de öbür Türk dilleri ile ortaklık sağlanacaktır.


Bazı sözcüklerde sertleşmeniñ nedeni, o sözcük içindeki sert sessizlerdir. Örneğin yukarıdaki tüm örneklerde bunu görebiliriz. Oğuzca dāş sözcüğü /ş/ yüzünden bazı ağızlarda taş olmuştur, ancak ağızlarıñ çoğunluğunda daş kalmıştır. Oğuzca geç- sözcüğü, /ç/ yüzünden bazı ağızlarda keç- olmuştur, yiñe ağızlarıñ çoğunluğunda geç- kalmıştır. Oğuzca gip sözcüğü, /p/ yüzünden kip olmuştur ancak p'niñ yumuşadığı durumlarda g-'li olarak gibi, gibin vb. kalmıştır. Bu ses olayınıñ adı "gérileyici ünsüz beñzeşmesi", yânî, bir harfiñ önceki harflere étki yapıp onu kendine beñzetmesi.


Evet, ancak benim dediğim bu ses olayını öz yazımızı kullanırken kaale almayıp aynen Eski Türkçedeki gibi yazalım. Yani zaten Eski Türkçede sözcük keç- biçiminde, yazarken yine keç- yazalım, añlaşılmazlık gibi bir durum da olamaz. Söz gelimi Osmanlı yazı diliyle kaleme alınmış bir metni okurken "Oktay Beg'i ögdim" biçiminde yazılmış bir cümleyi aynen okuyabileceğimiz gibi; "Oktay Bey'i övdüm" biçiminde de günümüz Türkçesindeki gibi okuyabiliriz. Öz yazımızı kullanırken de bence beñzer bir yol izlemeliyiz, ne yazacaksak Eski Türkçedeki gibi yazmalıyız, okurken ister bugünkü Türkçe gibi okuruz ister aynen yazıldığı gibi.

Yazı dili bence sabit olmalı, dil zaman içinde değişir ancak yazım değişmemeli. Bugün nasıl ki Fransızcanıñ yazımı ile okumu arasında dağlar kadar fark vardır onuñ gibi. Fransızlar yazım biçimlerini değiştirmediler, ancak zaman içinde dil ve telaffuzlar değişti, bu nedenle yazım ile okum hayli farklıdır. Ancak bizdeki yazılış ile okunuş Fransızcadaki kadar değişmiş de değil, yani biz Bordeaux yazıp /bordo/ okumayacağız :) bizdeki fark o deñli değil. Biz, söz gelimi yazıg yazıp ister /yazığ/ ister /yazı/ okuyacağız, tirig yazıp ister /tiriğ/ ister /diri/ okuyacağız (şiveye ya da ilgili Türk diline göre). Örneğin Yunancadaki yazılış ile okunuş da hayli değişiktir, mpouzouki yazıp /buzuki/ okurlar, bizde bu deñli farklılıklar yoktur.

Özetle, ben diyorum ki sözcük başında meydana gelen /g-/leşmeleri ve /d-/leşmeleri yazımda kaale almayalım, tıpkı eski Türkçedeki aD/eD damgalarını "aynen" yazıp okurken aY/eY okunmasını savunduğumuz gibi sözcük başında da /k-/, /t-/ yazıp "istenirse" okurken /g-/, /d-/ okuyalım diyorum. Yani adak yazıp "ayak" okunmasını savunuyoruz da (ki doğru olan budur), kelmek yazıp "gelmek", togmak yazıp "doğmak" okumak çok mu zordur? :) ki bu da "istenirse", aynen okusak da olur. Bu konuyu da adırmak yazıp "ayırmak" okumak gibi düşünüñ. Ben bu oydayım.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1070

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Oktay D. » 08 Mar 2015, 00:47

Ancak aD/eD damgalarını /y/ ile okuyalım deyince onları "bazen y bazen d diye okuyalım" demiyoruz ki, bir ikirciklik yok yânî, hep /y/ olacaklar. Oysa seniñ dediğiñ şeyde dolu ikirciklik oluşuyor. Ayrıca öğrenmede okuma zorluğu yaratacağı kesin. Nitekim okunuş konusunda çok değişmeyen Almanca bile eğitimde sıkıntılar yaşatıyor.

Öte yandan söz başı /Ge/ damgasını Yenisey Ke damgasından kullanmak, hem k/g koşutluğunu öğretir (damgalar şekil olarak beñzeşiyor) hem de ikirciklik yaratmaz.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7391
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3304

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Temirbek » 08 Mar 2015, 01:09

Oktay D. yazdı:Ancak aD/eD damgalarını /y/ ile okuyalım deyince onları "bazen y bazen d diye okuyalım" demiyoruz ki, bir ikirciklik yok yânî, hep /y/ olacaklar. Oysa seniñ dediğiñ şeyde dolu ikirciklik oluşuyor. Ayrıca öğrenmede okuma zorluğu yaratacağı kesin. Nitekim okunuş konusunda çok değişmeyen Almanca bile eğitimde sıkıntılar yaşatıyor.

Öte yandan söz başı /Ge/ damgasını Yenisey Ke damgasından kullanmak, hem k/g koşutluğunu öğretir (damgalar şekil olarak beñzeşiyor) hem de ikirciklik yaratmaz.


Yazarken kimileyin kafamdan geçenleri karşımdakiler de biliyor sanıp eksik noktalar bırakıyorum :) Belirtmeyi unutmuşum, benim dediğimde bir ikirciklik yok, okurken "hep" /k/ ve /t/ okunacaklar ancak öğrenenlere denecek ki "siz isterseñiz bunları bugünkü Türkçedeki gibi /g/ ve /d/ olarak algılayıñ", çünkü Türk damgalarını öğrenirken biraz da dilbilim öğrenilmeli, ses değişimleri de bilinmeli tıpkı adak'ıñ > ayak, adırmak'ıñ > ayırmak olduğunu ve bu /d/ > /y/ değişiminiñ öğrenilmesi gerekliliği gibi.

Fakat bu konuda çok ısrarcı da değilim, öñceki iletilerimden birinde de dediğim gibi uyarlamamda sözbaşı /g-/lere ve /d-/lere yer verdim yani kullanabiliriz de, hangisinde oydaşılırsa ona varım.

Asıl meselelerden biri bence sözcük soñundaki /g/leri yazacak mıyız? :) Yani tirig mi yazacağız yoksa diri mi? Yazıg mı yazacağız yoksa yazı mı? Bence eski aG/eG damgaları bugün aĞ/eĞ okunursa sorun olmayabilir. Hatta bence yönelme eklerinde de aG/eG damgaları kullanılmalı yazarken, okurken aĞ/eĞ okunabilir. Demek istediğim şu, örneğin evge yazılıp /evğe/ gibi okumak ve bunuñ "eve" demek olduğunu bilmek gibi, Altay'ga yazıp /Altay'ğa/ gibi okuyup bunuñ "Altay'a" olduğunu bilmek, öğrenenlere bunları añlatmak.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1070

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Oktay D. » 08 Mar 2015, 01:23

Seniñ dediğiñ şey Eski Türkçe oluyor doğrudan! :) bugünkü g- ve d- durumları 1000 yıldır Oğuzcanıñ tipik özelliği. Zaten 1000 yıl önceki ses durumuna dönmek démek, Eski Türkçeye dönmek oluyor ki o zaman "yazı dilimizi Eski Türkçe yapalım, tıpkı resmî Arapçanıñ Kur'an'daki dil olması gibi" démekle eşdeğer bir öneri oluyor. Bu düşünülebilir olsa da "yazım kuralları" ile ilgili değil, doğrudan "yazı diliniñ toptan değiştirilmesi" demek oluyor.

Biz Oğuzcanıñ (Anadolu Türkçesiniñ) yazımında kalalım eñ iyisi :)
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7391
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3304

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Temirbek » 08 Mar 2015, 01:44

Evet, dediğim yazı diliniñ aynen Eski Türkçe olması demek oluyor :) Oğuzcayı döz (temel) alırsak o hâlde soñdaki /-g/leri de yazmayacağız. Yalñızca aD/eD damgalarını aY/eY okuyacağız, gerisi Oğuzca, kolaymış :)

Bu konuda bir betik çıkarmalıyız, ancak öñce damgalarda oydaşalım. Mesela Gökbey'iñ kullandığı /ö/ ile /o/, /aV/, /f/, /h/ vb. tamam mıdır sizlerce? (tüm yerlikdeşlere soruyorum). Açıkçası bu damgalar benim pek içime sinmiş değiller. Ancak Gökbey bu damgaları kullanarak betik bastı, öğrenceler düzenledi ve pekçok kimseye bu damgaları öğretti :)

Ben özellikle /f/niñ sıfırdan türetilmesini uygun bulmuyorum, /aV/ damgası < /aB/'ıñ sola da yansıtılmasıyla elde edilmiş, tamam ama bence bugünkü v'yi andırıyor, sanki bugünkü v'den esinlenilmiş gibi duruyor, /h/ damgası da yine bugünkü h'niñ soluna ekleme yapılmış gibi duruyor vb. Ben, bu konudaki oylarımı uyarlamamda paylaştım, herkes düşüncelerini paylaşsın ve bir orta yolda buluşalım.

Bence damgalara herhangi bir ekleme yapılmamalı, çizgi, nokta, yansıtma vb. Yalñızca biçim değiştirilmeli ki bu da Yenisey ve Talas yazıtlarındaki farklı yazım biçimlerinden ya da Irk Betig'den esinlenmeyle yapılmalı, yani sıfırdan hiçbir ekleme yapmamalıyız.

Artık kurumsal bir çatımız var, bundan soñraki yayınlar oydaştığımız damgalarla yapılsın, bugüne dek yapılan yayınlar deñeme, geliştirme aşamasıydı gibi düşünülebilir. Öğrenenler de bunu añlayışla karşılayacaklardır, soñuçta 1000 yıl aradan soñra ilk kez böyle bir girişimde bulunuluyor.

Bence herkes benim uyarlama (deñeme, öneri) çalışmam gibi, fikirlerini, uyarlamasını topluca buraya eklesin, tartışarak ortak noktalara varalım.
  • 0

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1070

ÖncekiSoñraki

Dön Göktürk (Orkun-Yénisey) damgaları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'