Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Damgalarımızı günümüze uyarlama

Orkun damgalarını öğrenme ulayı günümüze uyarlama çalışmalarını içerir.

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen YEB » 26 Nis 2015, 19:14

Noktalama İmleri Önerilerim
Nokta kullanarak noktalama imleri oluşturabiliriz diye düşünüyorum.

Tek Nokta: Nokta İmi
İki Nokta (Üst Üste): Virgül İmi
Üç Nokta (Üst Üste): Ünlem İmi
İki Nokta (Üst Üste) & Tek Nokta: Soru İmi
  • 0

"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur."
- Gâzi Mustafa Kemâl ATATÜRK
Üyelik görseli
YEB
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 218
Katılım: 28 Ara 2014, 21:16
Değerleme: 303

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Temirbek » 12 May 2015, 01:34

Quivira adlı bir yazıyüzü (font) var, bu yazıyüzünden bir uyarlamada bulundum. Daha öñce kendi yaptığım uyarlamada oldukça fazla çağdaşlaştırma vardı, damgalarıñ biçimlerini oldukça yuvarlaklaştırmıştım. Quivira'dakı biçimler ise özgün taşa kakma biçimlere çok yakın. Bu uyarlamada tek yaptığım, Yenisey ve Talas yazıtlarındakı değişik biçimlerde yazılmış damgaları abeceye katarak, dönüşüme uğramış sesleri belirtmek oldu. Üstteki damgalar Orkun yazıtlarındakı biçimleri, alttakı damgalar Yenisey ve diğer yazıtlardakı biçimleri yansıtıyor.

Uyarlamayı paylaşmadan öñce, yazıtlardakı değişik yazım biçimlerini gösteren iki çizelge ekleyeceğim. Kızıl değirme (kırmızı daire) içine aldığım değişik biçimler, esinlendiğim ve uyarlamada kullandığım biçimlerdir.

1. Çizelge.jpg
1. Çizelge.jpg (118.3 KiB) 2183 kéz görüntülendi


2. Çizelge.jpg
2. Çizelge.jpg (126.91 KiB) 2183 kéz görüntülendi


Bu da uyarlama

Türk Damgaları.jpg
Türk Damgaları.jpg (52.28 KiB) 2183 kéz görüntülendi
  • 7

Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1097

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Furkan Yıldırım » 05 Haz 2018, 22:50

Yazışmalığa ilk yazmaya başladığım günlerde buradaki bütün iletileri okuyarak bir takım iletilere "hadi canım, bu nasıl olacakmış" démiştim. Örñeğin aşağıda alıntıladığım ileti için "Bunca Türkçe türü varken néte nasıl olacakmış ki bu, imkansıza yakın" déyordum.
Oktay D. yazdı:Bu arada, şu getiriyi atlmayalım:

Temirbek'iñ ve fankibiber'le benim önerimiz, ortak Türk dili için de yararlı bir öneridir. Çünkü Orkun'daki biçime aşırı beñzeyen Yenisey damgaları söz konusu olduğu için, Oğuzca dönüşümlerden habersiz, zaman makinesiyle bu çağa getirilmiş bir Gök Türk yurttaşı gelip yazılanı okusa, yiñe Eski Türkçe seslendirmeyle okuyacaktır. Eğer Kazak, Kırgız veya Uygur, Özbek için de beñzer mantıkla bir düzen yapılırsa (ki çok farklı olmayacak), bu kez kendisi farkı añlamayacaktır bile, sanki Kazakça/Kırgızca/Uygurca/Özbekçe yazılmış bir metni okuyormuş gibi okuyacaktır ancak sözcükleriñ farklı seçildiğini görecektir (o da Oğuzca ile diğerleri arasındaki söz dağarcığı farkıdır).
Ancak şuan tam tersini düşündüğümü bélitmeliyim. Meğer çok kolaymış. Japonca öğrenmeye başlayınca añladım bunuñ néte olacağını.
Bilmeyen varsa Japonca eklemeli bir dil, Çince ise déğil. Yalñızca Çince bilen bir kişi Japonlarıñ hiragana ve katakana damgalarını añlamaz. Japonlar da sözcük köklerinde kanji Çin damgası kullanırken eklerde kendi türettiği damgaları kullanır. Bu durum bir Çinliniñ okurken Japonca tümceniñ néyden söz éttiğini añlamasını sağlar, ancak añlamı kesinleştiremez. Yine de Korece'ye göre añlaşma oranı kat kat artmış olur. Yazıdaki küçük bir añlaşma ayrı ayrı dil ailelerinden olmalarına karşın, yapıca çok ayrı olmalarına karşın yazı da büyük bir añlaşma kolaylığı sağlar.

Peki biz né yapacağız? Örñeğin, Moğollar bu alfabeyi kullanmak isteseydi iki ulusta bugün ölmüş olan "ny" sesini yéñi kuşaklara öğretecekti. Türkler "y" olarak Moğollar "n" olarak. Böylece başka yerlerde "ay" ve "ey" damgaları kullanılsa da dilimizde "ny" sesinden gelerek "y" olmuş sesler için "ny" damgası kullanacaktık, soñraki kuşaklar bunu yalñızca "y" sesi olarak bilecekti. Öğrenmeyi isteyen kişi bir bilgi daha öğrenir, kaçınmaz; öğrenmeyi istemeyen kişi ise "orada öyle burada böyle yazıyoruz işte, nédenini né bileyim ben" dér géçer, ny ve ay-ey damgalarınıñ ayrı yazılmasınıñ né añlamı olduğunu bilmeden yaşar gider.
fotoğraf.jpg
fotoğraf.jpg (6.86 KiB) 387 kéz görüntülendi
Görüntüde gördüğünüz gibi yazılış aynı okunuş başka. (Türkçedeki r > z döñüşümünü göz ardı édiniz.) Kaldı ki Moğollarıñ bu damgalığı Damgalık: alfabe kullanacağını sanmıyorum. Onlar bu damgaları géçmişte kullanmamış diye biliyorum. Yalñızca bazı sözcüklerimiz Moğolca ile aynı kökten türemiştir, "ny" sesi iki dilde de yaşarken Türkçede "y" Moğolcada "n" olmuştur. ("Né?" soru sözcüğü dışında) Bu kuralı baz alarak bir örñek vérdim. (Zaten Orhun Yazıtlarında nyür olarak déğil yüz olarak géçer.) r > z döñüşümünden dolayı iki dil uzak kalıyor ancak Moğolca ve Türkçe bile bu déñli birbirine yaklaştırılabiliyorken Türkçeniñ kendi lehçeleri néredeyse birbiriniñ aynısı olur. Tutarlı değişimleri bir kurala bağlamak kolay, Türkçeniñ çoğunluğu tutarlıdır, çözmemiz géreken tutarsız değişimler.

Bu durum bizim ñ geñizcil n ve é Kapalı e seslerini yazıda göstermek istememizle aynı néñ şéy , 29 damga kullanıyorken de durum aynı olacak 31 damga kullanıyorken de. Bugün kaç kişi dilimizde "ğ" sesiniñ olmadığını biliyor ki, yarın da ñ ve é için durum aynı olacak, az kişi bilecek ancak bizim diğer Türklerle daha çok añlaşmamızı sağlayacak. Bu nédenle zorluk çıkarsa da bunu istiyoruz. Bence ortak yazımı da istemeliyiz, dénemeye değmez mi? Néte yapacağız né édeceğiz déğil, olay çok basit. 2 tür Türkçe mi var? Göktürk yazıtlarınıñ 2 türlü okunuş kuralı belirlenecek, bu kurallar yazın ölçünü olarak benimsenecek. 10 tür Türkçe varsa 10, 20 tür Türkçe varsa 20. Ancak koñuşucu sayısı çok olan Türkçelere göre ölçünler oluşturup çévresindeki sayıca az olan öbekler bunlara uyarsa çok daha kolay olur. Örñeğin (bence) Türkiye - Azerbaycan yazı dili ortaklamasına Gagavuzlar, Kıbrıs, Irak, İran ve Türkmenistan Türkleri uymalıdır. Yoksa uyumsuzluk olasılığı artıyor. Belki böyle olmadan da uyum sağlanabilir, emin déğilim.

Bunuñ yapılabileceğine soñuna dek inanıyorum. Bunuñ eñ doğrusu olacağını biliyorum. Bu olursa çévirisiz Göktürk yazıtlarını da añlarız birbirimiziñ yazdıklarını da. Yalñızca üzerine çok çalışma istiyor. Birazcık fazladan kural ortaya çıktı diye bundan caymamız doğru olmaz. Ne déñli uğraşırsak uğraşalım yazı düzenimizi Japonca, Çince düzeyinde zor yapamayız. Ancak görüyoruz ki adamlar eğitimde teknolojide dur durak bilmiyor, bunları öğrenmeye, gelişmeye engel olarak görmüyor.

Öte yañdan bugüne dek öñerdiğimiz çağdaş yazı düzenini de destekliyorum. O yapılmasaydı damgalar bu déñli yaygınlaşmazdı çünkü añlaşılmazdı. Türk Dili Dérneğinden öñce zaten herkes o damgalarıñ hangi sesi vérdiğini añlatmaya koyulmuştu bile, kimse bizi añlamaz, "né diyo ya bunlar" déyip geçerdi, ya néñ hiç öğretmeyecektik yada böyle öğretecektik. Zaten yazılmayan ünlüler ulusuñ usunu yétérince kurcalıyorken bu dédiklerimiñ yapılması zor, oraya géçemeyiz bile. Ancak bu damgalar yéñi okuma yazmayı öğrenen birisine yukarıda añlattığım gibi öğretilirse néñ yadırgamaz, öğrenip géçer, nédenini sorgulayıp sorgulamamak kendine kalmış.
Birde "u-o" ve "ü-ö" sesleriniñ épéy ayrıştığını ve bunlarıñ ayrı damgalarla gösterilmemesiniñ sorun olacağını düşünüyorum. Çağdaş düzende kullandığımız o ve ö damgalarını kullanmayı sürdürmeliyiz.

Soñuç olarak: ben damgalarıñ kullanımınıñ böyle olması gérektiğine inanıyorum. Ancak bu kurallara şuan déğil, Göktürk damgalığınıñ resmi damgalığımız olması durumunda bu kurallara géçmemiz gérektiğini düşünüyorum. Bugüne dek yaptıklarımız boşaydı añlamı çıkmasın burada, dédiğim gibi, bu yapılmasaydı bu déñli yayılmaz, sévilmez, tutmazdı, kişiler okunuşları karıştırdığı anda sıkılıp yazmayı bırakırdı. Belki bende bırakmıştım çoktan, ancak öñerilen düzeni kullandıktan soñra yukarıda söz éttiğim(yazışmalıkta daha öñce öñerilmiş olan) düzeni onaylayıp benimsemem çok daha kolay oldu.
  • 9

Üyelik görseli
Furkan Yıldırım
Dérnek Üyesi
 
İleti: 195
Katılım: 23 Ağu 2017, 21:00
Değerleme: 254

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Oktay D. » 05 Haz 2018, 23:15

Düşünceleriniñ buraya varmasına sevindiğimi bélirteyim. Ortak yazı dillerine doğru bir kişi daha yaklaştık démektir :)

Moğolca ile Türkçe arasında böyle bir ortak yazı olması gérçekten çok olağanüstü olurdu. Yine de Moğolca ile Türkçe arasında çözülememiş ortaklık sorunları oldukça yüksek sayıda. O déñli yüksek ki bilimsel düzlemde kesin bir akrabalık yargısına varılamıyor (tersine de varılamıyor). Bir de Moğolcadaki birçok söz başı ses (ny-, n-, l-, c-, d-, y-) Türkçede yalñızca y- sesine denk geliyor. Oysa Türk dilleri arasında böyle bir durum hiç bulunmuyor. Neyse ki...

Ancak ortaklık sorunlarınıñ çözümsüz olmasıyla bile ne déñli ortaklık oluşturabildiğimiz açıkken Türk dilleri arasında böyle bir neñ yapmayı értelemek ayıp bile kaçabilir.
  • 5

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7528
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3604

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Furkan Yıldırım » 05 Haz 2018, 23:33

Oktay D. yazdı:Ancak ortaklık sorunlarınıñ çözümsüz olmasıyla bile ne déñli ortaklık oluşturabildiğimiz açıkken Türk dilleri arasında böyle bir neñ yapmayı értelemek ayıp bile kaçabilir.
Kesinlikle. Arapçada da böyle bir yazın ölçünü ortaklığı var mı? Aynı yurtta kaldığım anadili anadili Arapça olan bir arkadaşım (yanılmıyorsam) 28 çeşit Arapça var demişti.

Ayrıca bu çeşitlerin hepsinin Arapça diye anılmasına hep imrenmişimdir. Hiç Suriyece, Mısırca diye bir saçmalık duymadım ancak bizim ulusumuz Azerice diye dil uyduruyor. :)
  • 0

Üyelik görseli
Furkan Yıldırım
Furkan Yıldırım
Dérnek Üyesi
 
İleti: 195
Katılım: 23 Ağu 2017, 21:00
Değerleme: 254

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Oktay D. » 05 Haz 2018, 23:55

Evet, bizdeki gibi Arapçalar ayrı ayrı. Kimileri birbirine yakın örneğin Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün birbirini %90 añlar , kimileri birbirine uzak Suriye ile Cezayir arasında añlaşılabilirlik, Türkiye ile Tuva arası kadardır .

Ancak yazılı Arapça diye bir dil var, 6.yy Arapçasınıñ doñmuş biçimidir. Onu ortak olarak kullanıyorlar, %100 añlaşabiliyorlar. Düşünüñ ki bugün Türkler yine kendi içlerinde kendi Türkçelerini koñuşuyorlar ancak yazı olarak herkes Göktürk dönemi Türkçesini koñuşup yazıyor; haberler, basın yayın ve bétikler hep Göktürk dönemi Türkçesiyle ancak komedi dizileri, resmi olmayan koñuşmalar, arkadaş şakalaşmaları, küfürler vs hep kendi yérel Türkçeleri olsun. İşte Araplarıñ durumu tam olarak budur.

Örneğin Mısır Arapçasında gænuub "güney" ve Suriye Arapçasında ba'ra "inek" (*) kesme imi, duraksama oluyor, eski Türk filmlerindeki neş'e dérkenki gibi sözcükleri, yazılı Arapçada jænuub ve baqara biçimindedir. Ayrıca Arapçalar farklı yérel eylemler kullanır. Örneğin Suriye Arapçasında raah "gitti" iken yazılı Arapçada ðahab "gitti" oluyor (ð = /dz/ birleşimi).
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7528
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3604

Ynt: Damgalarımızı günümüze uyarlama

İletigönderen Gökbey » 08 Haz 2018, 23:02

Damgalarıñ günümüze uyarlanması koñusu uluslararası alañda kamuoyuna da duyuruldu. Bu güzel gelişmeyi paylaşalım. Uğurlu olsun. :)

İzleyin youtube.com
  • 10

Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1719
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 359

Önceki

Dön Göktürk (Orkun-Yénisey) damgaları

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

Reputation System ©'