Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

"öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

Günümüzde kullanılmayan eski kavramlarıñ diriltmesi için yapılan çalışmaları, önerileri içerir.

"öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen Bi50likdaha » 09 Oca 2014, 01:59

Öy

öylük = kronik ama daha çok zamanların tutulduğu anlamda Günlük gibi.
öysel = kronik ama önad kullanımında , bende öysel astım var , gibi.
öyölçer = kronometre
öybilim = zaman bilimi
öyün ~ öyen = saat? Zamanın bir kısmı ?
öy(g)ül = zamana uygun , güncel, çağdaş.
öydeş = aynı zamanı yaşayanlar , jenerasyon ?
öygü = zaman aleti , saat kol saati gibi (gözgü)
öyek = küçük , kısa zaman ?
öyce = bulamadım mana lügatimde.
  • 0

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1845
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 417

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen PAÜlü » 09 Oca 2014, 11:46

Zaman anlamında kez sözcüğünü kullanmak daha uygun olabilir. Türkçede çoğu kez ile çoğu zamanın veya kimi kez ile kimi zamanın kullanımları birbirine yakındır. Ayrıca bazı Türk lehçelerinde de kezin zaman anlamı vardır. Bazı dillerde zaman ve kezin aynı kelime ile ifade edildiği görülmektedir. Örneğin İngilizce three times "3 kez" gibi.
  • 0

PAÜlü
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 150
Katılım: 02 Eki 2013, 09:35
Değerleme: 29

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen Oktay D. » 09 Oca 2014, 16:28

PAÜlü yazdı:Zaman anlamında kez sözcüğünü kullanmak daha uygun olabilir. Türkçede çoğu kez ile çoğu zamanın veya kimi kez ile kimi zamanın kullanımları birbirine yakındır. Ayrıca bazı Türk lehçelerinde de kezin zaman anlamı vardır. Bazı dillerde zaman ve kezin aynı kelime ile ifade edildiği görülmektedir. Örneğin İngilizce three times "3 kez" gibi.

Kavram olarak öy ile kéz ayrı kapsamları işaret édiyor. öy sözcüğü daha geñiş zaman aralıklarını (dönem, çağ, vakit gibi) bétimlerken kéz, daha geñiş bir añlamdadır (hem kısa hem uzun aralıklar). O yüzden iki sözcüğüñ kullanımları ayrık olacaktır. kéz sözcüğünüñ Oğuz türkçelerinde daha çok "kısa zaman aralığı" anlamı baskındır, vérdiğiñiz örnekler de buna örnektir. Oysa öy sözcüğü Oğuz Türkçelerinde
- öyle/öylen/öyleyin/öğle "güneşiñ tepede olduğu zaman aralığı" < Eski Oğuzca öyleğ [DLT] < Eski Türkçe ödleg [DLT];
- öykü "eski dönemleri añlatma, hikâye" [desc=géri türetim]«[/desc] Eski Türkçe ödkün- "öykü añlatmak, yaşanmış bir durumu taklid étmek"
gibi durumlarda bulunur.
  • 3

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8126
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4857

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen uydurmatik » 09 Oca 2014, 20:06

Kez zaman, çağ ise vakit anlamında kullanılabilir. TDK BTS'ye göre öy'ün Türkiye Türkçesinde 2 anlamı bulunuyor:
öy   

Ön.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü

öy   

Ev.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
Zaman anlamındaki Eski Türkçe öd'ün ise Türkiye Türkçesinde tespit edilebilmiş biçimi d'lidir:
öd   

Zaman.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
  • 0

uydurmatik
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 158
Katılım: 31 Ara 2013, 19:38
Değerleme: 6

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen uydurmatik » 09 Oca 2014, 20:11

Oktay D. yazdı:Kavram olarak öy ile kéz ayrı kapsamları işaret édiyor. öy sözcüğü daha geñiş zaman aralıklarını (dönem, çağ, vakit gibi) bétimlerken kéz, daha geñiş bir añlamdadır (hem kısa hem uzun aralıklar). O yüzden iki sözcüğüñ kullanımları ayrık olacaktır. kéz sözcüğünüñ Oğuz türkçelerinde daha çok "kısa zaman aralığı" anlamı baskındır, vérdiğiñiz örnekler de buna örnektir. Oysa öy sözcüğü Oğuz Türkçelerinde
- öyle/öylen/öyleyin/öğle "güneşiñ tepede olduğu zaman aralığı" < Eski Oğuzca öyleğ [DLT] < Eski Türkçe ödleg [DLT];
- öykü "eski dönemleri añlatma, hikâye" [desc=géri türetim]«[/desc] Eski Türkçe ödkün- "öykü añlatmak, yaşanmış bir durumu taklid étmek"
gibi durumlarda bulunur.
Ödhlek TDK DLT'de öğle değil zaman anlamında verilmiş. Meydan Larousse'a göre öğle kelimesi öñle'den geliyor. Bu da ikindi kelimesi ile uyumludur: öñ=birinci, ikinti=ikinci.

Öykü ise büyük olasılıkla öt- eyleminden türetilmiş bir kelimedir. Ne Caferoğlu'nun Eski Uygur Türkçesi sözlüğünde ne de TDK DLT'de ödhkün- gibi bir eylem bulunuyor. Oysa DLT'de ötkünç ve ötük kelimeleri bulunmaktadır.
  • 0

uydurmatik
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 158
Katılım: 31 Ara 2013, 19:38
Değerleme: 6

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen Oktay D. » 10 Oca 2014, 00:58

uydurmatik yazdı:Ödhlek TDK DLT'de öğle değil zaman anlamında verilmiş. Meydan Larousse'a göre öğle kelimesi öñle'den geliyor. Bu da ikindi kelimesi ile uyumludur: öñ=birinci, ikinti=ikinci.

Öykü ise büyük olasılıkla öt- eyleminden türetilmiş bir kelimedir. Ne Caferoğlu'nun Eski Uygur Türkçesi sözlüğünde ne de TDK DLT'de ödhkün- gibi bir eylem bulunuyor. Oysa DLT'de ötkünç ve ötük kelimeleri bulunmaktadır.

DLT'deki ödleg "zaman" anlamında olsa da, öyle ~ öğle sözcüğünüñ "düş vakti" añlamında olması doğal karşılanır; añlambilimsel açıdan bir sorun oluşturmuyor. Öte yandan öy < öd sözcüğünden gelen öyün ~ öğün "yemek vakti; zaman" sözcükleri de bu öbeğe dahil édilmelidir.

Meydan Larousse'uñ köken açıklaması ise né yazık ki doğru olmaktan çok çok uzak görünüyor. Çünkü *öñle gibi bir sözcük ne Tarama Sözlüğünde ne de Dérleme Sözlüğünde bulunmuyor (Eski Türkçede de *öñleg biçimi bulunmuyor). Oysa ödleg "zaman" sözcüğünüñ DLT'deki açıklamasında da söylenilen Oğuzca biçimi olan öyleğ sözcüğü, ara biçimleriyle birlikte güzel bir tanıklık vérmektedir. Buradan bile öd sözcüğünüñ öy olarak Oğuzcada daha 11.yy'da bulunmaya başladığını görebiliyoruz. Kaldı ki Kıpçak ve Sibirya Türkçeleriniñ birçoğunda öy diye geçmektedir (çünkü onlarda da -d- > -d- > -y- dönüşümü olmuştur).

Bunlarıñ yanında diğer Türkçelere baktığımızda aynı sözcüğüñ hiçbir şekilde ñ ile geçmediğini görüyoruz:
Karahanlıca (Kutadgu Bilig) ödleg "zaman", Eski Oğuzca öyle/öyleğ "zaman" , Tatar öylé "düş vakti", Azerbaycan öylə "düş vakti", Türkmen öyle "düş vakti", Nogay üylé "düş vakti", Karay üylé "düş vakti".

Gelelim öykü "hikaye" < ödkün-ç "hikâye, taklit" sözcüğüne. Bu sözcük için DLT'de geçen ötkün-ç sözcükleri, belli ki dérlendiği yöreden dolayı, /k/ sesiniñ étkisiyle o biçimde geçmiş (bu tür sertleşmeleri DLT'de sık sık görüyoruz). Nitekim ödkünç biçimi Tes (Bügü Kagan) yazıtlarında geçiyor [Tekin, 1988: bét 115-116] [Klyashtorny, 1985] [Erdal, 1991: bét 278]:
anta adın, ödkünç kagan ermiş "farklı, taklitçi kağan imiş".


Siziñ sözünü éttiğiñiz öt- "vakit geçmek" éyleminiñ bu sözcüğü türetemeyeceği açık çünkü öt- éylemine /kün-/ parçası gelmesi için gerekli ekler bulunmuyor. Oysa ad olan öd sözcüğüne éylem yapıcı +k- eki ile (karşılaştırıñ: birik-, içik-, gözük-, ālık-, gécik-, acık-, edik-, yoluk-,  ...) bir biçimde *ödük- üzerinden ödkün- dönüşlü biçimi élde édilir. Ayrıca Oğuzcada öykün- biçiminiñ /y/ sesli varlığı da bunu kanıtlıyor.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8126
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4857

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen Oktay D. » 10 Oca 2014, 01:03

uydurmatik yazdı:Kez zaman, çağ ise vakit anlamında kullanılabilir. TDK BTS'ye göre öy'ün Türkiye Türkçesinde 2 anlamı bulunuyor:

Siz doğrudan öy'e bakmışsınız ancak sesteş başka sözcükler bulmuşsuñuz:
- öny > öy dönüşümü olağandır. ör: küny- > küy- "yanmak"
- Eski Türkçe og/ög "çadır, özellikle çadırıñ tepesi" sözcüğü birçok ağızda öğ/öy "ev" olmuştur.
Bunlarıñ Eski Türkçe öd > öy ile ilgisi bulunmuyor.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8126
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4857

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen uydurmatik » 10 Oca 2014, 08:31

Tarama sözlüğünde öñle bulunmayabilir fakat Arap harfli imlada öñle ile öğle aynı şekilde yazıldığından bunun bir döneme kadar öñle biçiminde söylendikten sonra öğle biçimine geçmiş olması mümkündür.
  • 0

uydurmatik
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 158
Katılım: 31 Ara 2013, 19:38
Değerleme: 6

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen Oktay D. » 10 Oca 2014, 12:16

uydurmatik yazdı:Tarama sözlüğünde öñle bulunmayabilir fakat Arap harfli imlada öñle ile öğle aynı şekilde yazıldığından bunun bir döneme kadar öñle biçiminde söylendikten sonra öğle biçimine geçmiş olması mümkündür.

Olay da bu ya, Tarama sözlüğünde öyle biçimi çok sık bulunuyor.

Ayrıca érken Osmanlıcada ğ ile ñ aynı yazılmıyordu, géñellikle noktalama kullanılıyordu (kef-i nun'da üç nokta varken, gef'te üstün vardı). Soñraları ikisi aynı yazılmaya başlandı, ancak géç Osmanlıcada kef-i nun için -nğ- okunacak biçimde nun ile kef ard arda kullanılır oldu (özellikle baskılı yazılarda). Bu arada sözde *öñle biçimi için hiç tanık yok, *önle bile yok ki. Oysa diğeri için gerekli tüm tanıklar bulunuyor:
- Eski Türkçe ödleg [desc=DLT][·][/desc], ödleyü "zaman" [desc=Kutadgu Bilig][·][/desc]
--> Eski Oğuzca öyleğ "zaman" [desc=DLT][·][/desc], öyle "düş vakti" [desc=İbn-i Mühennâ Lügati][·][/desc]
-----> Eski Anadolu Türkçesi (Osmanlıca) öyle "düş vakti" [desc=Tarama Sözlüğü][·][/desc]
--------> Géç Osmanlıca öğle, öyle "düş vakti" [desc=Tarama Sözlüğü][·][/desc]
-----> Azerbaycan öylə "düş vakti"
-----> Türkmen öyle "düş vakti"
--> Tatar öylé "düş vakti"
--> Nogay üylé "düş vakti"
--> Karay üylé "düş vakti"

Meydan Larousse bélli ki eski/hatalı bir makâleyi referans almış. Siz niye bu yañlışı sürdürmek istiyorsuñuz? Bırakıñ ML kendi yanlışıyla baş başa kalsın.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8126
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4857

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen PAÜlü » 10 Oca 2014, 16:37

Verdiğiniz örneklerde yanlışlık olduğunu düşünüyorum. Örneğin Azerbaycanlılar öğle anlamında günorta sözcüğünü kullanıyorlar. Azerbaycan dilinin izahlı lügatinde de öylə sözcüğü bulunmuyor. Google sonuçlarına bakılırsa bazıları bizdeki öyle sözcüğünü standart Azerbaycan Türkçesinde elə biçiminde olmasına rağmen öylə biçiminde söylüyor veya yazıyor olabilir.  Bahsettiğiniz kef-i nun ise Osmanlı zamanında çok fazla kullanılmamıştır, hatta Eski Anadolu Türkçesi dönemi metinlerinde bile kef ile yazılması yaygındır. Örneğin tarama sözlüğünde öñ sözcüğünün nasıl yazıldığına bakabilirsiniz:
Görsel Görsel

Osmanlı Türkçesinde kef ñ, k, ğ ve hatta y seslerini temsil etmek üzere kullanılmış olduğu için aynı yazım öñ, ök, öğ ve öy biçimlerinde okunabilirdi.
  • 0

PAÜlü
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 150
Katılım: 02 Eki 2013, 09:35
Değerleme: 29

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen uydurmatik » 10 Oca 2014, 18:32

Eğer öğle kelimesi birinci anlamındaki öñ'den türememişse ikindi neye nazaran ikinci oluyor?
  • 0

uydurmatik
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 158
Katılım: 31 Ara 2013, 19:38
Değerleme: 6

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen Bi50likdaha » 10 Oca 2014, 19:45

Bizim köyün adı "Öğlebeli" o geldi usuma nasıl unuttuysam  :)
  • 0

Bi50likdaha
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1845
Katılım: 27 May 2013, 19:31
Konum: Ankara
Değerleme: 417

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen Oktay D. » 10 Oca 2014, 21:43

PAÜlü yazdı:Verdiğiniz örneklerde yanlışlık olduğunu düşünüyorum. Örneğin Azerbaycanlılar öğle anlamında günorta sözcüğünü kullanıyorlar. Azerbaycan dilinin izahlı lügatinde de öylə sözcüğü bulunmuyor. Google sonuçlarına bakılırsa bazıları bizdeki öyle sözcüğünü standart Azerbaycan Türkçesinde elə biçiminde olmasına rağmen öylə biçiminde söylüyor veya yazıyor olabilir.  Bahsettiğiniz kef-i nun ise Osmanlı zamanında çok fazla kullanılmamıştır, hatta Eski Anadolu Türkçesi dönemi metinlerinde bile kef ile yazılması yaygındır. Örneğin tarama sözlüğünde öñ sözcüğünün nasıl yazıldığına bakabilirsiniz

Ben Azerbaycan'daki Türkmencedeki, Tatarcadaki ve Nogaycadaki örnekleri internetten aratarak bulmadım. Tabi ki sözlüklerden édindim: [Räsanen, 1969: bét 368] [Лексика/Leksizka, 1997: bét 68-69] [Clauson, 1972: bét 56] [Starostin, 2000]. Kendi kaynaklarıñızda yok diye, başka kaynaklarda olmadığı anlamına gelmez doğal olarak.

Bu arada Erdal'ıñ betiğinden bir alınt (bét 109)ı:
DLT and QB Kutadgu Bilig have a noun üd+läg ü Wrongly written with °k in the indeks to the QB. Among the 18 instances of that text, none appears in rhyming position. One further instance mentioned there belongs to the prologue and not to the QB, and five additional ones in fact refer to other words and not to üdläg.][·][/desc] which, like üd, signifies 'time'. As no +lA­- verb is attested, this appears to be another directly denominal noun . The content is not local, in this case, but temporal; but the contiguity of these two domains is well-known. In Middle Turkic, üdläg changed its meaning to 'noon'.


Çevireyim:
DLT ma Kutadgu Bilig, [desc=ö d ü Kutadgu bilig dizininde yañlišlikla °k ile yazilmiš. Geçtigi 18 kézden hiçbiri uyakli durumda degildir. Öndéyiš ait olan ancak Kutadgu Bilig'e ait olmayan bir yérde ma özünde üdläg'e degil baška bir sözcüge atfedilen béš yérde daha geçtigi bélirtilmiš.][·][/desc] gibi "zaman" añlamında [desc=ö d+leg adını içeriyor. Hiç +lA­- ile éylem saptanmadığı için bu başka bir doğrudan ad soylu ad oluyor. Bu durumda içerik uzamsı değil, zamansıdır; ancak bu iki alañıñ étkileşimi iyi bilinmektedir. Orta Türkçede V ö]ü[/desc]dläg'iñ añlamı "düş vakti, öğle" olarak değişmiştir.


PAÜlü yazdı:Osmanlı Türkçesinde kef ñ, k, ğ ve hatta y seslerini temsil etmek üzere kullanılmış olduğu için aynı yazım öñ, ök, öğ ve öy biçimlerinde okunabilirdi.

Vérdiğiñiz örnekleriñ eñ erkeni 14.yy'a ait, oysa Eski Anadolu Türkçesi 12-15.yy arası "erken" dönemini yaşamıştır. Ayrıca nef veya kef-i nun yérine yalñızca kef veya nun kullanılması anca 14-15.yy'ı bulur. Ondan önceki metinlerde geñizcil n sesleri açıkça ayırt édilebilmektedir. Kaldı ki -y- sesine dönüş yalñızca ince dizimli sözcüklerde iki ünlü arasında -[desc=herhangi bir ünlü ñV- > -VğV- > -VyV- olarak gerçekleşmiştir (aynı dönüşüm ağızlarımızda ma Azerbaycan ağızlarında görülür). Oysa sözde *öñle biçiminde ñ sesi ünsüzden önce bulunuyor. Meydan Larousse bu durumları açıklamış mı?

Bu arada Meydan Larousse'u siz mi yazdıñız? Niye bu deñli savunucususuñuz? Size bu kadar tanık, örnek ma gelişim ara biçimler göstermişken, ne amaçla direttiğiñizi añlayamadım.Yañlış añlamayıñ, elbette diretmekte soñuna dék devam édebilirsiñiz. Kimse sizi engellemeyecektir. Ancak neye kuşku duyduğuñuzu da anlayabilmiş değilim. Belki daha özgül olarak bélirtirsiñiz diye umuyorum.
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 10 Oca 2014, 21:45 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8126
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4857

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen uydurmatik » 12 Oca 2014, 00:05

Räsänen, Clauson, Starostin ikindinin neye nazaran ikinci olduğunu açıklamış mı?
  • 0

uydurmatik
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 158
Katılım: 31 Ara 2013, 19:38
Değerleme: 6

Ynt: "öy"den sözcüğ üretme ma anlamlandırma

İletigönderen Oktay D. » 12 Oca 2014, 04:30

uydurmatik yazdı:Räsänen, Clauson, Starostin ikindinin neye nazaran ikinci olduğunu açıklamış mı?

Bilmiyorum, belki açıklamışlardır. Ancak şu ânda adını añımsayamadığım bir makâlede Orta türkçe döneminde öğleden soñraki ilk kısma birindi, soñraki kısma da ikindi dénildiği yazıyordu. Zaten ikindi dénmişse ilk kısma birindi dénmesi beklenir, hiçbir yérde geçmeyen sözde *öñle değil. Meydan Larousse'uñ açıklamasına bu deñli bağlı kalışıñız beni dériñ şaşırmalara boğuyor doğrusu. Meydan Larousse tarikatı üyesi misiñiz yoksa!  :o [desc=šaka][·][/desc].
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8126
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4857

Soñraki

Dön Sözcük Diriltme Önerileri

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 3 konuk

Reputation System ©'