Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

halk, demokrasi, cumhuriyet

Yéñi sözcük türetim çalışmaları ile önerileri içerir.

halk, demokrasi, cumhuriyet

İletigönderen Oktay D. » 05 Nis 2008, 02:14

Esenlikler,
İzlenceleri açıñ, günceleri okuyuñ; hep bu kavramdan söz edilir. Herkes bu kavramı arkasına alır ve karşı görüşü "demokrasiye aykırıdır" diye sözleyiverir. Bu kavram, bu yüzden koflaşmıştır!

Bir dile geçen yabancı sözcükleriñ eñ büyük zararı budur: kavramları koflaştırma. Çünkü, kullandığıñız sözcüğüñ hiçbir çağrışımı yoktur. Sadece bir harf diziminden ibarettir. "şaremiküt" (salladım) gibi bir sözcüğü alıp buna bir kavram karşılık getiriyorsuñuz. Böyle bir şeyiñ hiçbir çağrışımı olmayınca mavram hakkında istediğiñiz gibi atıp tutuyorsuñuz.

Buna bir karşılık gerek. Sanırım Yiğit Ağabey birkaç yerde bir iki karşılık sunmuştu. Ne ki yeterli görmedim, benimseyemedim. Zaten laf arasında türettiklerindendi.

democritos < demos "kamu, halk" + critos "güç"
Bu durumda kamu ile ilgili bir türetim yeğlenebilir. Basitçe kamu gücü denilebilir. Belki de kamugücü diye kaynaştırmalı. Ya da kamuerki?

Şöyle kullanılası bir öneri olsa ne iyi olurdu. Katkılarıñīzı bekliyorum.

Uğrola...
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8285
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5368

Ynt: İçi koflaşmış bir kavram: demokrasi

İletigönderen YİĞİT TULGA » 05 Nis 2008, 03:11

Uğrola,

halk, toplum, kitle, topluluk/ erk, güç, gönç (kudret, kuvvet) anlamlarına gelen sözcükleri derleyelim. Yeniden bir eğilelim bakalım. Belki gebertiriz bu sözcüğü el birliğiyle. İçini doldurur, avurt dolusu kullanırız güle gülüşe.

Uğrola.
  • 0

Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 34

Ynt: İçi koflaşmış bir kavram: demokrasi

İletigönderen Oktay D. » 06 Nis 2008, 21:55

Doğru söze ne denir. Nİtekim, kamu oyunu kullanıyoruz. Hatta ara sıra bitişik yazılır.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8285
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 5368

Ynt: İçi koflaşmış bir kavram: demokrasi

İletigönderen bensay » 13 Nis 2008, 22:37

Kamuerki: Cumhuriyet
Elerki: Demokrasi

karşılıkları önerilmiş.
  • 0

http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2863
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 1432

halk, demokrasi, cumhuriyet

İletigönderen Gökbey » 10 Haz 2009, 09:36

"Ele güne karşı" diye bir deyimimiz olarak yaşada bunun dışında kullanımda değil.

Halk, millet : elgün
  • 0

En soñ Gökbey tarafından 29 Ağu 2010, 15:52 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Görsel
Göktürkçe Araştırmaları http://kokturukce.blogspot.com
Göktürkçe Günlüğüm http://gokbeyuluc.wordpress.com
Azəricə Dil Araşdırmaları http://dilcilik.blogspot.com
Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1735
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 410

Ynt: elgün (halk, millet)

İletigönderen bensay » 10 Haz 2009, 16:50

"Elgün" sözünü "elalem" karşılığı kullanıyorum. Halk için yerine göre "kamu, toplum, yurttaşlar topluluğu" sözlerini yeğliyorum.
  • 0

http://www.gelgelturkce.blogcu.com
https://www.facebook.com/OzlestirmeKilavuzu
Evrensel olan kavramlardır, sözcükler ulusal olabilir, dahası olmalıdır.
Üyelik görseli
bensay
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2863
Katılım: 03 Eyl 2007, 14:19
Konum: istanbul
Değerleme: 1432

Yönetim adları

İletigönderen YİĞİT TULGA » 19 Haz 2009, 23:41

Uğrola,
Kaynaklar:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Y%C3%B6netim_bi%C3%A7imleri

http://tdk.org.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF31A7A9B636A9F752

http://tr.wikipedia.org/wiki/Tengricilik

kavşutlarından (adreslerinden) alıntılardır.

Otokrasi
Otokrasi, Monarşinin bir çeşitidir.Fakat monarşinin aksine yönetim miras yoluyla kalmamış kişi tarafından ele geçirilmiştir. Otokrat (buyurgan) rejimlerin temel özelliği, yönetimlerin halk adına karar vermesi, iyi- doğru- güzel'leri dayatması, buna karşın halkın sorunlarını çözümlemeyi de üstlenmesidir.
Demokrat (katılımcı) rejimlerin temel özelliği ise kendisi için iyi, doğru ve güzel olanlara karar vermesi, sorunlarının çözümlerini kendisinin üretmesi, yönetimlerin de bu çözümlerin hayata geçirilmesi için -varsa- engelleri ortadan kaldırmasıdır. Demokrasilerde, toplumun, sorunlara karşı ürettiği çözümlerin yönetimlere iletilmesi içiin de temsilcilerini kullanması bu sistemin belirgin özelliğidir.

otokrasi  Fr. autocratie
is. Hükümdarın, bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi.
Güncel Türkçe Sözlük

otokrasi.........buyrumerki
olabilir
--------------------------------------------------------------------

Meritokrasi
Meritokrasi, yönetim erkinin, yetenek ve kişilerin bireysel üstünlüğüne dayandığı yönetim biçimi.

Bu yönetim şeklinde idare erki, üstün özellikleri olduğu düşünülen kişiler arasında paylaştırılmaktadır. Osmanlı Devleti'ndeki Devşirme sistemi buna örnek gösterilebilir.

Meritokrasi; Merit ve Krasi kelimelerinden oluşmaktadır. Merit; yeterli ve değer anlamına, kratostan üreyen krasi ise, güç, etki ve kuvvet anlamına gelmektedir. Kelimeler birleşince ortaya çıkan kelime ise; toplumda değerlilerin, seçkinlerin güçlü ve etkili olmasını savunan bir görüşün adıdır. Dolayısıyla, üst kademelerde zekâ, çalışkanlık ve diğer mesleki hünerleri bulunan kişilere yer verilmesi anlamına gelmektedir. Liyakat sistemi (Merit System), siyasal kayırmacılık sisteminin uygulamada olumsuz sonuçlar vermesi neticesinde ortaya çıkan bir sistemdir. Sistem, 1883 tarihli “Pendleton Act” in ABD’de uygulanmasıyla başlanmıştır. Kayırma sisteminin ortaya çıkışından itibaren geçen zaman içinde, devlet’in rolü büyük ölçüde değişmiştir. Devletin geleneksel düzenleyicilik işlevleri, hem hacim yönünden katlanarak artmış, hem alan itibariyle son derece genişlemiş; bunun sonunda devlet yeni ve büyük sorunlar üstlenmiştir. Devletin bu yeni görevlerini yerine getirebilmek için, modern kamu personeli, zamanımızın sosyal, ekonomik, bilimsel ve teknik problemlerini çözme gücüne sahip olmalıdır. Bu ihtiyaçlarla ve sorunlarla karşı karşıya kalan devlet bunları çözümleme sorumluluğunu üzerine almış ve “liyakat sistemini” geliştirmiştir. Konuyla ayrıntılı bilgi yazarın Kamu ve Kamu Personeli kitabında bulunmaktadır.
Ayrıca sosyolog Melvin Tumin'in ifade ettiği üzere Meritokrasi, toplum içerisinde bireylerin yetenekleri ölçüsünde rol almaları durumudur.

meritokrasi  İng. meritocracy
is. Kişilerin yetenek ve bireysel üstünlüğüne dayanan yönetim biçimi.
Güncel Türkçe Sözlük

yetenerki.............meritokrasi
bayerki.................meritokrasi
beyerki.................meritokrasi
olabilir
--------------------------------------------------------------------

Plütokrasi
Zenginler (zenginlik) tarafından yönetim. Devlet görevlerinin, gerek (ya) onları elde etmenin, gerekse (ya da) onları el altında tutmanın, bunları yapmanın gerektirdiği masrafların çok yüksek olması yüzünden, yalnızca hatırı sayılır bir ölçüde zenginlik sahibi kimseler tarafından yerine getirilebilecek bir şekilde ayarlandığı (başında, daha kuruluştan itibaren veya zamanla amaçlanılmadan öyle olduğu) yönetim-hükümet biçimidir.

Plütokrasi, bir devlet görevini el altında tutmanın, o görevde bulunmanın zenginlik elde etmenin yolu, aracı olduğu yönetim biçiminden ayırılmalıdır. ABD demokrasisi plütokrasi olma yolunda bir eğilime sahiptir. Halbuki plütoktarik olmayan demokratik merkeziyetçilik sistemi önemli devlet görevleriyle mühim miktarda zenginlik elde edilmesine meydan verir. Bu tanıma tamı tamına uyan bir örnek bulmak zordur.

Fransa'da Louis Philippe yönetimi (1830-48) altında yüksek ölçüde mülkiyet sahipliğine dayanan kiralama yöntemi ve ABD'de 19. asrın son yıllarındaki Amerikan politikasında zenginlere açık görevler, roller bu toplumlara kısmi bir plütokratik nitelik kazandırmaktadır.

plütokrasi  Fr. ploutocratie
is. top. b. Varsıl erki.
Güncel Türkçe Sözlük
--------------------------------------------------------------------------------
plütokrasi   
bk. varsıl erk
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004

tokerki.................(toklarerki)....plütokrasi
olabilir
--------------------------------------------------------------------

Oligarşi
Oligarşi, sadece belirli bir zümrenin bir ülkeyi yönetmesiyle ortaya çıkan yönetim biçimidir. Yunancadaki 'az' ve 'yönetim' kelimelerinin birleşmesiyle oluşturulmuş bir kelimedir.

Genelde yönetimdeki grup, askeri, siyasi veya maddi olarak ülkenin önde gelen gruplarından birisidir. Bazı siyaset bilimcileri, yönetim şekli ne olursa olsun, her devletin yönetiminde mutlaka bir oligarşi olduğunu belirtirler. Oligarşi, küçük bir azınlığın yönetimde olduğu devlet biçimidir. Bu açıdan ele alındığında, oligarşi kavramı, devletin tüm kurumlarının küçük bir azınlığının kontrolünde olması demektir.

oligarşi  Fr. oligarchie
is. top. b. Siyasal gücün birkaç kişilik bir grubun elinde toplandığı yönetim, aristokrasinin daralmış biçimi, takım erki: “Bugün Fransa gibi iki yüz yıl önce oligarşiyi yıkmış bir ülkede hâlâ kral diye bağıranlar vardır.” -N. Cumalı.
Güncel Türkçe Sözlük
--------------------------------------------------------------------------------
oligarşi   
bk. takımerki
BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü 1975
--------------------------------------------------------------------------------
oligarşi    Fr.oligarchie
Siyasal gücün birkaç kişilik bir grubun elinde toplandığı yönetim, aristokrasinin daralmış biçimi, takım erki: § “Katil oligarşi!” -Adalet Ağaoğlu, Göç Temizliği, 32. § “Devlet (oligarşi-zümre istibdadı) altında, para ve nüfuz hiziplerinin elindeydi.” -Necip Fazıl Kısakürek, İhtilal, 62. § “Hayvancılık sömürüsü üzerine kurulu geleneksel toprak oligarşisi, Peroncu iktidar yıllarından, ekonomik iktidari sarsılmadan çıkmıştı…”-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 29.
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü

öberki (öbek (gurup) erki).......oligarşi
olabilir
--------------------------------------------------------------------------------

Monarşi
Monarşi bir hükümdarın devlet başkanı olduğu bir yönetim biçimidir.Saltanatın bir başka adıdır. Bu hükümdar, Türkçede kral, imparator, şah, padişah, prens, emir, kont, oymakbeyi gibi çeşitli adlar alabilir. Bir monarşiyi diğer yönetim biçimlerinden ayıran en önemli özellik, devlet başkanının bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde bulundurmasıdır. Cumhuriyetlerde ise devlet başkanı seçimle işbaşına gelir. “Monarşi” sözcüğü dilimize Fransızca Monarchie kelimesinden gelir. Cezalandırma ve bağışlama yetkileri sadece hükümdarın elindedir. Otoritenin bir kraldan veya bir imparatorun elinde olduğu yönetim türü. Yunanca «monos», yalnız ve «arkhein», buyurmaktadır.

Etimolojik anlamına bakılırsa monarşi bir kişinin yönettiği bir dev­let düzenidir. Gerçekte ise bu terim, iktidarın aynı ailede soydan geçme yoluyla kalması biçiminde nitelendi­rilebilecek bir yönetim biçimini ta­nımlar.

Monarşi, yüzyıllar boyu, dünyada en yaygın yönetim biçimi olageldi. Bunlar çoğu zaman, geleneksel tanı­ma en yakın, tanrısal hakka dayanan monarşilerdi: prens, iktidarı tek ba­şına elinde tutar ve Tanrı'dan başka kimseye hesap vermek zorunda de­ğildir, çünkü otoritesini ondan almış­tır. Aslında, bu tip yönetim hiç bir zaman tam anlamıyla uygulanama­mıştır. Gerçekten, en müstebit hükümdarlar bile, uyruklarının bazıları­nı (zengin ve güçlü soylular, etkili din adamları gibi) kollamak zorundaydı­lar; üstelik ulaşım ve haberleşme araçlarının yavaşlığı da onları, uzak bölgelerdeki topraklarını başkaları eliyle yönetmeğe zorluyordu. Bunun­la birlikte otorite gene de kralın ve­ya danışmanlarının elinde toplan­mıştı ve halk, alınan kararlara karışamıyordu.

Birçok ülkede toplumsal ve siyasal gelişim, özellikle XVIII. yy. sonların­da, «meşrutî» adı verilen yeni bir tür monarşinin doğmasına yol açtı: o za­man hükümdarın yetkileri, yazılı bir Anayasa ile tanımlanmış ve sınırlan­mış oluyordu. Bu monarşi genellikle «parlamenter»dir ve demokrasiye pek yakın olabilir: kral, devletin sim­gesi olarak kalır, ancak yürütme yet­kisini bir hükümete bırakır; hükü­met de halk tarafından seçilmiş bir millet meclisinin kararlarına uyma­ğa zorunludur. Sözgelimi Hollanda, Danimarka, İngiltere, İsveç ve Belçika'da durum böyledir.

monarşi  Fr. monarchie
is. top. b. Siyasi otoritenin genellikle miras yolu ile bir kişinin üzerinde toplandığı devlet düzeni veya rejim, tek erklik.
Güncel Türkçe Sözlük

tiginerki...........(tigin (pirens) erki)...........monarşi
tekilerki.............tekerki
salterki..............salt (tek, yalnız başına) erki
olabilir
--------------------------------------------------------------------------------

Parlamenter monarşi (Meşrutiyet)

Demokrasi
kitlerki (kitlelerin erki)

Aristokrasi
soyerki (soyluların erki)
kanerki (kanca soylu olduklarına inananların erki)

Meritokrasi
Teknokrasi
Totalitarizm

Teokrasi
iderki..............idi (Tanrı)
ülgenerki
umayerki
kuterki
http://tr.wikipedia.org/wiki/Tengricilik

Federasyon
Konfederasyon
Mutlakiyet
Despotluk
Cumhuriyet.
kamerki (kamuların (herkesin) erki)



Sözlüklerde gezinirken "karakuşi" sözcüğüne gözüm ilişti. Anlamına bakındığımda:
karakuşi    keyfi hüküm veya yönetim biçimi  < öz Bahaeddin Karakuş Mısır'da Eyyubi hanedanı döneminde vezir olan köle kökenli Türk (ö. 1202). 


Bahaeddin KARAKUŞ' un adından geldiğini gördüm. Arapça ek aldığını gördüğümüz bu "karakuş" adından örnekseyerek örneğin;

Kayılerk..............kayılar kağanlığı (osmanlı imparatorluğu) adından gelerek
boyerki, budunerki, urukerki (uruk: halk, kavim, ahali)

gibi onlarca türetim yapılabilir.

Sizlerimin de bildikleri, önerecekleri varsa yazmanızı dilerim. Yoksa ben önermediklerime de "uçuk kaçık" öneriler yapmayı sürdüreceğim.

Uğrola
  • 0

Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 34

halk

İletigönderen Beren Oğuz » 04 Nis 2010, 20:41

Uğrola arkadaşlar,

Ar χalḳ خلق

"Halk", Arapça kökenli bir sözcüktür, ben de bunuñ için "budun" (~bodun) kullanıyorum; ançıp "budun", bildiğim kadarıyla yanlış okuma ile oluşmuş bir sözcük; Orkun Yazıtlarıñdaki o.u sorunundan dolayı... Nitekim TDK da "budun" sözcüğünü öneriyor:
http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=ve ... un&ayn=tam
http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=ve ... un&ayn=tam
http://tdkterim.gov.tr/bts/?kategori=ve ... lk&ayn=tam

Bundan dolayı ben de "budun" sözcüğünü kulanıyorum; ançıp bu yazışmalıkta da bir ara uyarıldı, sözcüğün doğrusu bodundur. Öyleyse biz "bodun" mu kullanalım, yoksa TDK'ya uyup "budun" mu kullanalım.

Burada gülünç bir şey de vâr, TDK kaş yapalım derken göz çıkarmış. "Halk" yerine "budun" önermiş, şimdi ise çoğu yerlikte "Budunbilim", "Türk Budunları" gibi kullanımlar vâr. Ayrıca, günlük yaşamda kişileriñ "budun" sözcüğünü kullandığını da duydum. Doğrusu "bodun" ise bu sorunu TDK'ya ileti yollamak yordamıyla çözmeliyiz, bence.

Kısacası bu sorunu nite çözelim?

Esenliklerle.
  • 0

En soñ Beren Oğuz tarafından 27 Ağu 2010, 01:00 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
[center]
~TÜRK DİLİ, YÉRTİNÇ DİLİ~

Başka sese beñzemez ananıñ sesi,
Her sözün, ararsan vārdır Türkçesi!

Görsel

Bu üye, Atatürk'üñ en yüce Türk olduğunu düşünüyor;
Bu üye, dil konusunda Ulu Önder'i izliyor;
Bu üye, Türk Ulusu içiñ Kamerki (Cumhuriyet) yönetiminin en iyisi olduğunu savunuyor.
Üyelik görseli
Beren Oğuz
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 208
Katılım: 21 Mar 2010, 23:58
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 2

Ynt: Halk, karşılığını doğru mu kullanıyor(uz)um?

İletigönderen Gökbey » 04 Nis 2010, 21:20

Dédiğiñiz gibi çok yaygınlaştı bu aralar. Öyle ki, dil ile ilgisi olmayan bétiklerde bile budunbilim sözcüğüne denk gelmekteyim.

Söz içindeki d>y dönüşümlerinden ötrü boy (Türk boyları gibi) ile kökteş bir sözcük olması gerekiyor.

Halk yérine toplum démeyi yéğliyorum.
  • 0

Görsel
Göktürkçe Araştırmaları http://kokturukce.blogspot.com
Göktürkçe Günlüğüm http://gokbeyuluc.wordpress.com
Azəricə Dil Araşdırmaları http://dilcilik.blogspot.com
Üyelik görseli
Gökbey
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 1735
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:15
Konum: Azerbaycan/Bakü
Değerleme: 410

Ynt: Halk, karşılığını doğru mu kullanıyor(uz)um?

İletigönderen Beren Oğuz » 04 Nis 2010, 21:53

Gökbey yazdı:Söz içindeki d>y dönüşümlerinden ötrü boy (Türk boyları gibi) ile kökteş bir sözcük olması gerekiyor.

Anlamları da pek uzak olmadığına göre (~TDK Terim: Budun=Kavim; Boy=Toplum, Kabile) ortak kök olabilir.

Gökbey yazdı:Halk yérine toplum démeyi yéğliyorum.

Olur, ben de beğendim; yéğlenebilir.

Peki, kullanılan budunbilim (halkbilim ya da etnografi) için ne önerirsiñiz? Toplumbilim yéğlenebilir sanırım?

Esenliklerle.
  • 0

[center]
~TÜRK DİLİ, YÉRTİNÇ DİLİ~

Başka sese beñzemez ananıñ sesi,
Her sözün, ararsan vārdır Türkçesi!

Görsel

Bu üye, Atatürk'üñ en yüce Türk olduğunu düşünüyor;
Bu üye, dil konusunda Ulu Önder'i izliyor;
Bu üye, Türk Ulusu içiñ Kamerki (Cumhuriyet) yönetiminin en iyisi olduğunu savunuyor.
Üyelik görseli
Beren Oğuz
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 208
Katılım: 21 Mar 2010, 23:58
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 2

Ynt: Halk, karşılığını doğru mu kullanıyor(uz)um?

İletigönderen Tivcil » 05 Nis 2010, 06:07

Beren Oğuz yazdı:Öyleyse biz "bodun" mu kullanalım, yoksa TDK'ya uyup "budun" mu kullanalım.


Uğrola Beren Oğuz;
Budun sözcüğünü yeğleyenler de yanlışlanamaz bence;
Çünkü o/u sesini veren Göktürük tamgası (> benzeyişi) aynıdır. (Tıklaınız)

Görsel

Ben de "bodun" sözcüğünü yeğliyorum. (Urug/Aile)
Bod (Boy/Kabile), Bodun (Millet/Halk) türeyişinin uygunu bu.
  • 0

Üyelik görseli
Tivcil
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 66
Katılım: 30 Tem 2008, 08:54
Değerleme: 0

Ynt: Halk, karşılığını doğru mu kullanıyor(uz)um?

İletigönderen Beren Oğuz » 05 Nis 2010, 16:38

Çığır Türk yazdı:
Uğrola Beren Oğuz;
Budun sözcüğünü yeğleyenler de yanlışlanamaz bence;
Çünkü o/u sesini veren Göktürük tamgası (> benzeyişi) aynıdır.

Yanıtınız için sağ oluñuz. Orkun Yazıtlarındaki "o~u" benzerliğini biliyorum; peki, Türk Diliñde "o" sesiñden "u" sesiñe bir evrim vâr mıdır?

Çığır Türk yazdı:
Bod (Boy/Kabile), Bodun (Millet/Halk) türeyişinin uygunu bu.

Türk Diliñdeki d>y dönüşümünden ötürü bence "bod" yerine "boy" kullanmak daha doğru.

Esenliklerle.
  • 0

[center]
~TÜRK DİLİ, YÉRTİNÇ DİLİ~

Başka sese beñzemez ananıñ sesi,
Her sözün, ararsan vārdır Türkçesi!

Görsel

Bu üye, Atatürk'üñ en yüce Türk olduğunu düşünüyor;
Bu üye, dil konusunda Ulu Önder'i izliyor;
Bu üye, Türk Ulusu içiñ Kamerki (Cumhuriyet) yönetiminin en iyisi olduğunu savunuyor.
Üyelik görseli
Beren Oğuz
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 208
Katılım: 21 Mar 2010, 23:58
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 2

Ynt: Halk, karşılığını doğru mu kullanıyor(uz)um?

İletigönderen Temirbek » 06 Nis 2010, 15:04

Kullanımdan düşmüş, unutulmuş bir sözcüğü yeñiden diriltmek ya da aynı durumdakı bir eylemden yeñi sözler türetmek, dilbilimde başvurulan bir yoldur, bu yönteme eskincilik (arkaizm) denir.

Ancak bunu yaparken, ilgili dilde meydana gelmiş olan ses değşimleri gözönüne alınmalıdır, eskin sözcük "aynen", olduğu gibi diriltilemez. Türkçede ilk seslemdeki /d/'lerin tümü istisnâsız /y/ olmuştur; kudruk > kuyruk, kudum > kuyum, badrak > bayrak gibi... Bugün yaşamakta olan boy sözcüğünüñ de eskin biçimi bod idi, bu söze Eski Türkçedeki çokluk eklerinden biri olan /+n/ eklenerek > bodun "boylar, aşîretler" denmiştir. Demesi; bodun "aşîretler, boylar" añlamına geldiğinden "millet, halk" añlamında kullanılamaz çünkü müstakil bir sözcük değil, "evler, ağaçlar" gibi çokluk bildiren bir sözcük. Zâten, diriltilsde dahi *boyun biçiminde diriltilmesi gerekir, "bodun" biçiminde diriltilemez, bu şekilde diriltilmeye çalışılınırsa "eğreti" duracaktır.

Dilimizdeki "tüm" /d/'ler /y/ olmuşken, kalkıp "bodun" diyemeyiz, "yabancı kökenli kelime kullanmayacağım" derken, dilimize bir bakşa darbe vurmuş oluruz, yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş oluruz. Türkçe "uyduruk bir dil" değildir, ancak bazı kesimler, yañlış sözcük türetimleriyle, Türkçe'yle oyun oynar gibi işler yapıyorlar, söz gelimi; "sanat" yerine Eski Türkçesi "uzluk" varken kalkıp "dörüt" demek gibi...

Bir sözcüğüñ eskin biçimi varsa, yeñi türetim yapılmamalıdır, eskin sözcük uyarlanarak diriltilmelidir. Bu arada, yerlikte sıkça kullanıldığını gördüğüm ançıp "ama, lâkin" bağlacı var, açık konuşmam gerekirse, Türkçeci biri olduğum hâlde bu sözcük "kulağıma ters geliyor", çünkü bir Oğuz Türkü'nüñ "hiçbir devirde kullanmadığı" bir sözcük, atalarımız bu bağlacı kullanmadı, günümüzde yaşamakta olan ancak'ı kullanıñız, hem kulaklara ters gelmez, hem Türkçe'dir hem de "ançıp" ile aynı kökten geliyor.

Ancak "ama, lâkin, fakat" demektir, bu sözcük varken kalkıp Göktürkçe "ançıp"ı kullanarak yerliği ziyâret eden konukların kulaklarına ters gelen, tanımadıkları sözcüklerle onlara "bu yerlikte de ne uçuk tipler var, ançıp, mançıp diyorlar nece konuşuyorlar acaba?" dedirtmeyelim :)

Dediğim gibi "ançıp" biz Oğuzlarca "hiç" kullanılmadı... Kendi sözcüklerimiz varken gidip Karlukça, Kıpçakça sözcük de "almamalıyız".

Konumuza dönersek; Arapça kökenli halk sözcüğü Aramcadan alınmıştır sözcüğüñ aslı helka "bölük, kısım, kesim" demektir < Aramca hlk "bölmek, pay etmek" kökünden. Bu sözcük Eski Yunanca demos "bölük, kesim" ile aynı añlamdadır, "demokrasi" sözcüğünden tanıdığımız "demos" da Eski Yunanca daio "bölmek, pay etmek" kökünden türetilmiş. Türkçesi de bu sözcüklerle benzer ; bölük "zümre, kesim, kısım, insan topluluğu" bu sözcüğümüz, demos ve halk gibi "ikincil añlam" kazanıp "halk" añlamına bürünememeiş çünkü kullanımını kısıtlamışlar, Arapçadan "halk"ı alınca bizim "bölük" añlam daralmasına uğramış.

Benim önerim; zâten hâli hazırda var olan ve "halk/demos" ile türeyişçe de benzeyen "bölük"ün diriltilmesidir daha doğrusu añlamınıñ eskiden olduğu gibi geñişletilmesidir.

Bu sözcük, Moğolcaya da girmiştir ve Moğolcada böleg "topluluk 2) parti" añlamlarında kullanılmaktadır. Parti sözcüğü de aynı şekilde Latince partire "bölmek, pay etmek" kökünden türetilmiştir > partita "bölük, kısım, kesim"
  • 0

En soñ Temirbek tarafından 06 Nis 2010, 17:13 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1141

Ynt: Halk, karşılığını doğru mu kullanıyor(uz)um?

İletigönderen Beren Oğuz » 06 Nis 2010, 17:34

Uğrola!
Bu konuda söylenebilecek bütün neñleri Saygıdeğer Temirbek söylemiş doğrusu. :)
Bence de eñ iyisi Türkiye Türkçesine yakın sözcükler kullanmak; demeli, yeñi sözcükler yerine ilk önce kendi dibimize bakmalı, Oğuz Grubuna uygun sözcükler seçmeliyiz. Özünde bu küçük uyarı için sağ oluñuz.:)
Bölük daha usa yatkın bir sözcük; ancak eñ başta toplum yönünden anlaşılır mı bilmem. Kullanmaya değer.

Esenliklerle.
  • 0

[center]
~TÜRK DİLİ, YÉRTİNÇ DİLİ~

Başka sese beñzemez ananıñ sesi,
Her sözün, ararsan vārdır Türkçesi!

Görsel

Bu üye, Atatürk'üñ en yüce Türk olduğunu düşünüyor;
Bu üye, dil konusunda Ulu Önder'i izliyor;
Bu üye, Türk Ulusu içiñ Kamerki (Cumhuriyet) yönetiminin en iyisi olduğunu savunuyor.
Üyelik görseli
Beren Oğuz
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 208
Katılım: 21 Mar 2010, 23:58
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 2

Cumhuriyet/Demokrasi

İletigönderen Bengitaşlarındili » 30 Tem 2010, 10:31

Tdk Elerki sözünü demokrasi kavramı için önermiş olsa da, bu söz halkın yönetimde söz sahibi olmasını anlattığından ben bu sözün cumhuriyet sözü için kullanılması gerektiğini düşünüyorum.

Cumhuriyet=Elerki
Cumhuriyetçi=Elerkicil
Cumhuriyetçilik=Elerkicillik
Cumhurbaşkanı=Elbaşı
Cumhurbaşkanlığı=Elbaşılık

Demokrasi ise daha çok yönetimde halkın söz sahibi olmaması durumunda dahi, temel hak ve özgürlüklerden en yüksek kertede yararalandığı yönetsel biçimleri anlatır. Halk yönetimde hak sahibi olmasa dahi halkın eğilimleri yöneticiler için belirleyicidir. İspanya bir cumhuriyet değildir ama demokratikdir.

Demokrasi için önerilesi söz nedir?
  • 0

Anlayın Artık! Uydurukçuluk devri bitti! Bitti! Koskoca Türk dünyası dururken uydurduklarınızı yutturamazsınız. Biri önerdiğiniz sözü ilk anda kabullenebilir ama sonra diğer Türk dillerindeki karşılıklarını öğrenince, önermiş olduğunuz uyduruk söz için size kin ve nefret besler. Benim şu anda tüm uydurukçulardan duyduğum nefreti duyar size, ama bunu şahıs olarak kimseye yöneltemediği, maddileştiremediği için Türkçeciliğe yansıtır. Türkçeciliğe nefret duymaya başlar.İşte siz UYDURUKÇULAR farkında olmadan TÜRKÇEYİ BALTALAYANLAR DURUMUNDASINIZ. Yeter artık UYDURMAYIN!
Üyelik görseli
Bengitaşlarındili
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 2144
Katılım: 28 May 2009, 15:46
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 0

Soñraki

Dön Sözcük Türetme, Öneriler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 7 konuk

Reputation System ©'