Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

lâik, seküler

Yéñi sözcük türetim çalışmaları ile önerileri içerir.

lâik, seküler

İletigönderen Toygun » 27 Tem 2010, 23:33

Anlamı çok tartışmalara neden oluyor ülkemizde ama önerim şudur. İnançgütmez
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 15 Tem 2014, 16:36 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Gérekçe: Başlık değişimi
Üyelik görseli
Toygun
Genel Sorumlu
Genel Sorumlu
 
İleti: 5172
Katılım: 17 Haz 2010, 17:30
Değerleme: 1228

Ynt: lâik, seküler

İletigönderen Toygun » 12 Tem 2012, 10:51

Ya seküler, sekülerizm?
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 15 Tem 2014, 16:36 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Gérekçe: Başlık değişimi
Üyelik görseli
Toygun
Genel Sorumlu
Genel Sorumlu
 
İleti: 5172
Katılım: 17 Haz 2010, 17:30
Değerleme: 1228

Ynt: lâik, seküler

İletigönderen Temirbek » 16 Tem 2012, 14:01

Nişanyan şöyle açıklamış => laik

~ Fr laïque "kilisenin devlet yönetiminden uzaklaştırılmasını savunan kişi veya görüş" = Fr laïc "rahip sınıfına mensup olmayan kimse" << OLat laicus a.a. ~ EYun laïkós λαïκός "halka ilişkin, halktan" < EYun láos λάος "halk"

● Fransızcada sözcüğün siyasi anlamı 19. yy ortalarından itibaren yaygınlık kazanmış, 1880'lerden itibaren sözcüğün iki anlamını iki ayrı imla ile yazma usulü benimsenmiştir.


Sözüñ dip kökeni Eski Yunanca laos "halk" imiş. Seküler'e de bakalım

~ İng secular "1. asra ait, 2. dine değil dünyaya ait, dünyevî" ~ Lat saecularis a.a. < Lat saeculum "1. insan ömrü (arkaik), 2. nesil, kuşak, çağ, devir, asır"

● Türkçede 1990'lardan itibaren popülerlik kazanan sözcük İngilizceden alındığı halde telaffuzu Fransızcaya uydurulmuştur. Fr séculaire sadece "asri, asırlık" anlamındadır; "dünyevi" anlamında séculier kullanılır.


Benim şöyle bir önerim olacak, önce dogma için *öğretki sözünü öneriyorum. Soñra dizileme şöylee gidebilir(?)

*öğretki "katı katıya bağlı olunan öğreti, dogma" (öğreti "doktrin" ile karıştırmayıñız)
*öğretkili "bir öğretkiye/dogmaya sıkı sıkıya bağlı olan kişi, mutaassıp, fanatik"
*öğretkisiz "hiçbir öğretkiye bağlı olmayan kimse, laik, seküler"
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 15 Tem 2014, 16:37 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Gérekçe: Başlık değişimi
Üyelik görseli
Temirbek
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1611
Katılım: 11 Eki 2007, 21:44
Değerleme: 1070

Ynt: lâik, seküler

İletigönderen Boraan » 17 Tem 2012, 09:01

Laiklik bir nevi ruhban olmayan demek, islam tarih boyu ruhbanlığa itildiyse de özü itibariyle ruhbanlığı reddeder, laikliği destekler.
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 15 Tem 2014, 16:37 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Gérekçe: Başlık değişimi
Üyelik görseli
Boraan
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1797
Katılım: 23 Eki 2007, 17:34
Konum: Ýstanbul
Değerleme: 65

Ynt: lâik, seküler

İletigönderen Kuşhan » 17 Tem 2012, 17:43

Boraan yazdı:Laiklik bir nevi ruhban olmayan demek, islam tarih boyu ruhbanlığa itildiyse de özü itibariyle ruhbanlığı reddeder, laikliği destekler.


Laiklik tanrı emirlerinin de olmaması demektir.
  • 0

En soñ Oktay D. tarafından 15 Tem 2014, 16:37 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Gérekçe: Başlık değişimi
Üyelik görseli
Kuşhan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 492
Katılım: 09 Ağu 2010, 19:45
Değerleme: 19

Re: lâik, seküler

İletigönderen Oktay D. » 15 Tem 2014, 16:49

Toygun yazdı:Anlamı çok tartışmalara neden oluyor ülkemizde ama önerim şudur. İnançgütmez

inançgütmez(lik) "lâik(lik), seküler(izm)"
inanç güdümsüz(lük) "lâik(lik), seküler(izm)"
önerisi bence çok iyi ve açıklayıcı.

Latince laicism/laica sözcüğü gerçekten de "ruhban olmayan halk" añlamına gelir. Ortaçağ Avrupasında ruhban sınıfınıñ dışındaki sıradan halka atfedilen bir sözcüktü. Zaten bu akımıñ ortaya çıkması da, ruhban sınıfınıñ halka yaptığı dayatma ve yolsuzluklardı. Doğuda ise ruhban sınıfı pék yoktu. O nédenle Türkler geçmişte inanç gütmez yönetimler kurmuş, İslâm'a geçtikten birkaç yüzyıl soñra II. Osmanlı Devleti (1413-1923) döneminde bu tutumdan uzaklaşmıştır (eñ büyük düşmanı olan Safevî hanedanlığı da aynı evrimi başka bir mezhepte geçirmiştir). Türklerde ruhban sınıf oluşmamasına karşın, yönetimiñ dinî dayatmaları Batı'da gerçekleşen akımıñ Meşrutiyet döneminden gelerek Cumhuriyet'te kökleşmesi (siyâsî tartışmalarıñ olması kökleşmediği añlamına gelmez) şaşılacak bir olay değil aslında.

Démek istediğim, lâik devlet añlayışından söz étmek için ruhban sınıfınıñ var olmasına gérek yoktur. Türkiye bunuñ bir örneğidir.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7364
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3248

Re: lâik, seküler

İletigönderen M.calli » 17 Tem 2014, 00:22

bu sözcüklere karşılık olarak önereceğimiz sözcükte olumsuzluk eki olmasına pek sıcak bakmıyorum hele ki inanç gütmez gibi bir kullanım çok zor benimsenir bence 15. yy a kadar bu yaşam biçiminde varlığını sürdürüpte buna bir ad takmamak çok yazık olmuş

bana kalırsa bu sözcüklere karşılık olarak üreteceğimiz sözcük türk töresi içinden alıntılanan bir sözcük olabilir doğal bağımsız gibi anlamları olması (güzel adlandırma ) yapılırsa herkes için daha iyi olur bence
  • 0

M.calli
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1045
Katılım: 05 Oca 2014, 23:49
Konum: kocaeli
Değerleme: 530

Re: lâik, seküler

İletigönderen Oktay D. » 17 Tem 2014, 10:42

M.calli yazdı:bu sözcüklere karşılık olarak önereceğimiz sözcükte olumsuzluk eki olmasına pek sıcak bakmıyorum hele ki inanç gütmez gibi bir kullanım çok zor benimsenir bence 15. yy a kadar bu yaşam biçiminde varlığını sürdürüpte buna bir ad takmamak çok yazık olmuş

bana kalırsa bu sözcüklere karşılık olarak üreteceğimiz sözcük türk töresi içinden alıntılanan bir sözcük olabilir doğal bağımsız gibi anlamları olması (güzel adlandırma ) yapılırsa herkes için daha iyi olur bence

bağımsız da olumsuz ek içeriyor :)

Bu arada ilkel toplumlarda toplumsal sınıf veya zihniyet ayrımları daha azdır. O yüzden baştan béri seküler olan bir toplum, bu durumuna ad takmaz. Seküler olmama durumu olmamış ki bu duruma ad takılmış olsun. O yüzden kavramıñ, sekülerlik/dini sınıf sorununu yaşayan Avrupa'dan çıkmış olması soñ derece doğal.

Eski Türklerdeki seküler añlayışla ilgili eñ toplu bilgi Kutadgu Bilig'de geçiyor. Belki oradan bir sözcük bulanabilir.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7364
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3248

Re: lâik, seküler

İletigönderen M.calli » 17 Tem 2014, 14:19

böyle bir yorumu bekliyordum bağımsız sözcüğü anlam olarak olumlu oluyor :) sonuçta bağımlı olmak kötü olan aslında tam olarak ilkellikten söz etmek bence yanlış burada sonuçta cengiz hanında dediği gibi devlet hiç bir dinin koruyucusu olmamalıdır toplumu ona yönlendirmemelidir gibi yasaları var bu bi yerde günümüzde ki anlamıyla laiklik gibi bir durum yaratıyor gibi geldi bana
  • 0

M.calli
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1045
Katılım: 05 Oca 2014, 23:49
Konum: kocaeli
Değerleme: 530

Re: lâik, seküler

İletigönderen Oktay D. » 17 Tem 2014, 16:24

M.calli yazdı:böyle bir yorumu bekliyordum bağımsız sözcüğü anlam olarak olumlu oluyor :) sonuçta bağımlı olmak kötü olan aslında tam olarak ilkellikten söz etmek bence yanlış burada sonuçta cengiz hanında dediği gibi devlet hiç bir dinin koruyucusu olmamalıdır toplumu ona yönlendirmemelidir gibi yasaları var bu bi yerde günümüzde ki anlamıyla laiklik gibi bir durum yaratıyor gibi geldi bana

İlkellik özünde iyi bir şeydir toplum için (birey için değil), o yüzden bu sözcüğü ben hep olumlu añlamda kullanırım. Zaten olumsuz eki de yok ;) Çünkü ilkel toplumlar bireysel olarak gelişmiş olurlar. Örneğin cinsellik, imece yaşam, dînî baskısızlık gibi konularda daha ortak akılla ve ılımlı hareket éderler. Gelişmiş toplumlarda ise tersi daha çok gözlenir. Ayrıca Cengiz Han'ıñ söylediği "devlet dini korumamalıdır" mantığı, bugünkü lâiklikle bağdaşmaz çünkü bugünkü lâiklik, inançları eşit uzaklıktan korumakla yükümlü olmak démektir. Kişileriñ inanç özgürlüğünü güvence altına almak için inançları olası çatışmalardan korumak gereğindedir. Örneğin ABD'niñ anayasasınıñ ilk maddesine yapılan 1. ek maddede şu ifâdeler yér alır:
Congress shall make no law respecting an establishment of religion, or prohibiting the free exercise thereof; or abridging the freedom of speech, or of the press; or the right of the people peaceably to assemble, and to petition the government for a redress of grievances

"Kurultay, bir inanç kurumuna ilişkin veya özgür inancı yasaklayan; ya da ifâde veya basın özgürlüğünü kısıtlayan; ya da kamunuñ barışçıl toplanma ve şikâyete neden olan bir durumuñ düzeltilmesi için hükümetten istekte bulunma hakkını kısıtlayan herhangi bir yasa yapamaz.”

Burada dînî kurumlar, yasa koyucularıñ (kurultay üyeleriniñ) o kurumlara kısıtlama koymasına karşı korunma altınadır. Bu durumda dinî bir kuruma özel veya bir inancı kısıtlayan bir yasa çıkamıyor ve tüm inançlar koruma altına alınmış oluyor. Cengiz Han ise korumama tavrı ile, bir diniñ diğerine karşı yaptırımlarına karışmama hükmü getirmiş oluyor. Örneğin bir kişi inancı gereği inanmayanı öldürdüğünde ve "o inanmıyordu ben de öldürdüm pişman değilim" dese, Cengiz Han'a göre, yalnızca bir cinayet işlemiş olurdu ve cinayetten yargılanırdı. Oysa seküler bir ülkede, böyle biri topluma ve özellikle bir inancıñ üyelerine karşı da suç işlemiş olacağından hem cinayetten hem de belli bir kesime karşı eylemden yargılanırdı.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7364
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3248

Re: lâik, seküler

İletigönderen M.calli » 17 Tem 2014, 23:43

bağışla aktarmak istediklerimi hep eksik aktarıyorum bende orada devlet yapısının ilkel olmadığını söylüyordun en azından benim bilgilerim ışığında yapı olarak gününün en ileri örneklerindendi yalnızca aktarımla ilgili sorun vardı sonradan gücün kime geçiceği belli değildi buda az çok gücü olan herkesi hak kovalama peşinde çekiyordu belki tek ilkel noktası buydu ancak bununda güzel yanı gerçekten yönetme yeteneğini bulunduranlar o gücü elde edebiliyordu diyip yeri olmayan tartışmayı noktalamak istiyorum istersen :)

ikinci olaraksa koruyucusu olmak biraz yanlış bir kullanım olmuş tarih boyunca tüm türk devletleri gerek tanrılardan korktukları için gerekse töreleri gereği zaten çok sayıda inanışa saldırmıştır ve ona inanlara zarar vermiştir burada koruyuculuk derken kendini o inancın yayıcısı olarak görmek ve topluma bunu dayatmak üzerine yoksa benim bildiğim çok az olgu var bu gibi bir inanç üzerine saldırı yapıldığıyla ilgili

ve elbette günümüzden ikibin yıl önce ki yasalar günümüze birebir uyuyor demek istemedim yalnızca örnek göstermek istedim

sonuç olarak demek istediğim toplumsal olarak seküler yapı bürünmemizin zorunlu olduğu görüşündeyim ve geçmişe uygun davramamız görüşündeyim ve türkçe konuşmamız görüşündeyim ancak bunu sağlayabilmek için çekici özelliklerimiz olmalı insanların önerdiğimiz sözcükleri seçmeleri bir neden yaratmalıyız ki burada seküler gibi bir sözcüğe inançgütmez dersek kendi adıma çok benimseneceğini sanmıyorum dahası insanları bu yoldan alıkoyabilir
  • 0

M.calli
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1045
Katılım: 05 Oca 2014, 23:49
Konum: kocaeli
Değerleme: 530

Re: lâik, seküler

İletigönderen Oktay D. » 17 Tem 2014, 23:59

M.calli yazdı:ikinci olaraksa koruyucusu olmak biraz yanlış bir kullanım olmuş tarih boyunca tüm türk devletleri gerek tanrılardan korktukları için gerekse töreleri gereği zaten çok sayıda inanışa saldırmıştır ve ona inanlara zarar vermiştir burada koruyuculuk derken kendini o inancın yayıcısı olarak görmek ve topluma bunu dayatmak üzerine yoksa benim bildiğim çok az olgu var bu gibi bir inanç üzerine saldırı yapıldığıyla ilgili

Koruyuculuk, dayatma ve yayma eylemini gerektirmez. Tersine, eğer her dini koruyorsanız, birinin diğerine baskı/dayatma uygulamasını da engellemeniz gerekir. Örneğin Selçuklu Devleti, kitlelerin dinlerini yaşamalarına karışmadığı gibi onların dinlerini de korumuştur. Selçuklu'da dini baskı yapılan Şaman Türkmenler ve Şii-Alevi Nusayriler devlet tarafından korunmuş ve kollanmıştır. Osmanlı'da da meşhur Sevi Sabetay davası, ana akım Yahudileriñ şikâyeti üzerine gerçekleşmiş ve mesih olduğunu iddia eden Sabetay, "topluma fesat karıştırma" suçuyla yargılanmıştır. Ölüm cezasına çarptırılan Sanetay, daha sonra "Türk ve Müslüman" olma ve müridlerini aynı şekilde Türk ve Müslüman yapma sözü vererek cezasından kurtulmuştur. Burada Osmanlı devletinin yahudilere karşı kendini sorumlu sayması, laiklik örneğidir.

O yüzden laiklik, dinleri başı boş bırakmak değil, ancak onları devlet güvencesi altında eşit mesafede korumaktır. Tıpkı insan haklarını koruduğu gibi...
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7364
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3248

Re: lâik, seküler

İletigönderen M.calli » 18 Tem 2014, 01:37

özür dilerim nasıl yanlış yazmışım onu saldırmamış saygı göstermiştir diyecektim.dahası dediğin örneklerin benzerleri daha eski örnekler içinde vardı.
ana olarak aynı şeyi savunuyoruz gibi geldi bana elbette azınlık inançların korunması en büyük ütopyalar için bile kolay başlık demek epey zor
  • 0

M.calli
Yazışmacı
Yazışmacı
 
İleti: 1045
Katılım: 05 Oca 2014, 23:49
Konum: kocaeli
Değerleme: 530

Re: lâik, seküler

İletigönderen birtancazin_ » 20 Tem 2014, 19:48

Laiklik ve sekulerlik genel anlamda inancustu ve nesnel bir yaklasim olup inanclar arasinda esitlik yanlisi olmayı aytır bu bağlamda kamu ançıları ile yönetimi inanç olgusuyla bicimlendirilmez. Ancak gerçeklik boyle degildir seyi ödüzün ( her devletin) tarihsel olarak bir inanç düzlemi vardır.
en azından yurttaslarini ulusal bir bütünlük icinde tutmak icin inanclara saygı gereklerini yerine getirme bakimindan laiklik anlayışı değişik yorumlarla bicimlenir kaldı ki Türkiye bu anlayışı koktencilikle yöntüş (mücadele) olarak algilayarak yanılgı yaşamıştır.
Tarihsel olaylar bir yana laiklik Türk uygarlığında İslâm öncesi caglardan beri inanç erkinligi ma eşitliği biciminde görülmüştür. Biz bu anlayışı inanç erkinligi olarak algilarsak bin yıllık tarihsel ulga (temel) ile celisiriz genel anlamda laiklik yerine inançdışı yönetim bicimi ulusal anlamda ise kamusal eşitlik olarak adlandirmali ma bu doğrultuda tanimlamaliyiz.
Inanc ma ödüz islerinin ayrilmasi ise söz konusu bile olamaz diyanet başkanlığını nasil aciklayabiliriz
ben laikim yerine ben kamusal eşitlik yanlisiyim
T.C'i laiktir demek yerine kamusal esitligi benimsemis ... demek turkce olmasinin yaninda toplumsal anlayis sorunu acisindan da yerli yerine oturacaktir diye dusunmekteyim.
  • 0

birtancazin_
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 339
Katılım: 23 Ağu 2013, 23:15
Değerleme: 33

Re: lâik, seküler

İletigönderen Oktay D. » 20 Tem 2014, 20:29

kamusal eşitlik ile laiklik/sekülerlik ayrı kavramlar. Biri diğeriniñ içinde olabilir ancak iki kavramıñ aynıymış gibi düşünülmesi ve buna göre sözcük karşılığı düşünmek yañlış olacaktır.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7364
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3248

Soñraki

Dön Sözcük Türetme, Öneriler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

Reputation System ©'