3. bét (Toplam 3 bét)

Ynt: ısmarlamak, sipariş

İletiGönderilme zamanı: 23 Eyl 2018, 21:47
gönderen Oktay D.
Yalñızca sipariş adına bakarak añlamlar karışabilir ancak déyim olarak ayrı şeyler söz koñusu:
TDK Güncel Türkçe Sözlük yazdı:sipariş etmek
bir şeyin yapılmasını veya bir şeyin gönderilmesini istemek, ısmarlamak.

TDK Güncel Türkçe Sözlük yazdı:sipariş vermek
bir şeyin yapılmasını, getirilmesini veya gönderilmesini birine ısmarlamak.


Ayrıca Hasan'ıñ söz éttiği durum ilk añlamdır:
aldırmak
(nsz) 1. Alma işini yaptırmak: “Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım.” -N. Cumalı. 2. (-i, -e) Getirtmek: “Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı.” -C. Uçuk. 3. Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak: Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak. 4. (-den) Başkasına kaptırmak: “Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet” -Emrah. 5. (-i, -e) Sığdırmak: Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız. 6. (-e) mec. Önem vermek, değer vermek: “Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz” -E. B. Koryürek.


Bu yüzden ve yukarıdaki tartışmaları düşünerek:
öñeri aldır-
almasını sağlamak, sipariş étmek, ısmarlamak

öñeri istet-
istemesini sağlamak, sipariş vérmek, ısmarlatmak


Ayrıca
öñeri aldırım
sipariş (ordering), sipariş étme işi

öñeri alıt
sipariş édilen şey (order)


İkincisi için özünde alır— (aldırmak) > alıt (aldırılan şey) türetimi söz koñusudur, nitekim Eski Türkçe -(U)t eki ulanırken /r/ seslerini yutar [Erdal, 1991] Marcel Erdal, Old Turkic Word Formation, Weisbaden, 1991. . Tıpkı yantur— > yantut, çaşur— > çaşut, ölür— > ölüt gibi...

Ynt: ısmarlamak, sipariş

İletiGönderilme zamanı: 23 Eyl 2018, 23:33
gönderen hskizilcik
aldır- ve istet- konusuna katılıyorum. Dediğimin ardındayım. Ancak ettirgen yapıdan bir eylemden ad türetiyorsak, bu da ettirgenlik içermeli. Aldırılan şey için aldırı denebilir örneğin. Gönderilen şey için gönderi örneğinde olduğu gibi.

Ynt: ısmarlamak, sipariş

İletiGönderilme zamanı: 24 Eyl 2018, 02:49
gönderen ulduzéver
-t eki her zaman r harfini yutmaz, bence yéñi türetimleri öyle yapmaya gérek yok niyekim añlam karışıklığı yapar. Örneğin alır- eyleminden alırt yaparsak daha iyi olur niyekim alıt daha çok al- eylemini çağrıştırıyor. Bir de yoğurt ve ayırt gibi sözcüklerde r korunmuştur. Bu yüzden r harfini düşürmemek sakıncasızdır bence.

Koñuya gelince, sipâriş, ısmarlama için aldır- veyâ alır- eylemi yétersiz olur bence. istet- eylemi de öyle.

Örneğin şu tümcede aldır-/alır- veyâ istet- eylemini kullanamayız:
arkadaşıma bir bétik ısmarladım, ama almadı

Benim öñerim: boyunboyna- "[bir şéyiñ yapmasını, getirmesini, göndermesini vb.] boynuna almak" › boynat- "boynuna aldırmak"

arkadaşıma bir bétik boynattım, ama almadı

öñeri boynatmak
ısmarlamak

öñeri boynatma, boynatı
sipâriş


boynattığıñız yémek anıktır işte, başka bir boynatıñız da vârsa buyruñ getirelim.

Ynt: ısmarlamak, sipariş

İletiGönderilme zamanı: 24 Eyl 2018, 03:48
gönderen datadeveb
istenti sözcüğü belki.

Ynt: ısmarlamak, sipariş

İletiGönderilme zamanı: 24 Eyl 2018, 08:05
gönderen Oktay D.
ulduzéver yazdı:-t eki her zaman r harfini yutmaz, bence yéñi türetimleri öyle yapmaya gérek yok niyekim añlam karışıklığı yapar. Örneğin alır- eyleminden alırt yaparsak daha iyi olur niyekim alıt daha çok al- eylemini çağrıştırıyor. Bir de yoğurt ve ayırt gibi sözcüklerde r korunmuştur. Bu yüzden r harfini düşürmemek sakıncasızdır bence.


yoğurt sözcüğünüñ eñ eski biçimi yogrut oluyor, yogurt déğil. Çünkü yogur— (yoğunlaşmak) sözcüğü ettirgen çatılı bir yog— eylemi değildir, nitekim öyle bir eylem yoktur. Aynı şekilde adır— sözcüğü de ettirgen –Ur— çatısında değildir (öyle olsaydı adur— olurdu).

Dikkat édilirse yogun sözcüğü ile yogur— arasındaki añlam ve biçim ilişkisi adın (farklı) ile adır— eyleminde de bulunur. Söz koñusu /r/ burada ettirgen çatı olmadığından öñceki vurgusuz ünlüsünü yitirip yanına ünlü alabiliyor. Burada
*yog (sıkı, yoğun) > yogur- > yogrut > yogurt
*ad (başka) > adır- > *adrut > adırt
olmalı.

Ayrıca eylemleriñ yogra— ile adru— (ayrıca bkz Halaçça hadru—) biçimleri de saptanmış durumdadır. Örneğin /a/ ile biten gövdelerde tigra— > *tigrüt > tigirt gibi bir durum tipiktir.

Bu yüzden al— sözcüğünden alur— olacağı için alut > alıt éttirgen bir türev olur. Kısaca burada ettirgenlik kesinlikle vardır. Tıpkı ölüt (cinayet, öldürme) sözcüğünde de éttirgenlik olması gibi. Dahası ögüt sözcüğünde de eñ azından añlam olarak *ö-gür— (düşündürmek) bulunur (ancak bu éylem saptanmamış).

Çağdaş biçimlerde de durum tutarlıdır:
kalıt (gen, kalıtan şey) < *kalur— (kalıtmak, kalmasını sağlamak)
kanıt (ispat, kanıran şey) < *kanur— (kanırmak, kanmasını sağlamak)
dönüt (géri bildirim, döndüren şey) < *dönür— (döndürmek, dönmesini sağlamak)
...
Démek ki -(U)t ekiyle yapılmış türevlerde ses yutulmuş olsa da éttirgenlik söz koñusu oluyor:
alıt (sipariş, alıtılan şey) < *alur— (aldırmak, almasını sağlamak)

Ynt: ısmarlamak, sipariş

İletiGönderilme zamanı: 24 Eyl 2018, 09:31
gönderen ulduzéver
adır- "ayırmak" eylemi éttirgen değildirse adın "ayrı, başka" sözcüğü söz éttiğiñiz ad kökünüñ zarfı gibi mi olur o zaman?
Ayrıca -(U/I)r eki "olmak" añlamında eylem yapmaz mı? Démeli yog "yoğun" › yogur- "yoğun olmak" ve ad "başka" › adır- "başka/ayrı olmak" olmaz mı?
Bir de Halaççada hadru- biçimi nérde géçiyor hep hadır- diye kullanıldığını gördüğüm için şaşırttı beni.

Ynt: ısmarlamak, sipariş

İletiGönderilme zamanı: 24 Eyl 2018, 10:36
gönderen Oktay D.
ulduzéver yazdı:adır- "ayırmak" eylemi éttirgen değildirse adın "ayrı, başka" sözcüğü söz éttiğiñiz ad kökünüñ zarfı gibi mi olur o zaman?
Ayrıca -(U/I)r eki "olmak" añlamında eylem yapmaz mı? Démeli yog "yoğun" › yogur- "yoğun olmak" ve ad "başka" › adır- "başka/ayrı olmak" olmaz mı?

Kurgusal *yog veya *ad sözcükleriniñ tam anlamını bilmiyoruz. Ancak yoğurt yoğurmak gibi éttirgen bir durum yok, özne yoğuruyor. Aynı şekilde adır- dénince *ad sözcüğünüñ kendisi özneniñ durumunu bélirtiyor olmalı. Tıpkı kör- (görmek) eyleminiñ éttirgen olmaması ancak * > körü (göre) sözcüğünüñ özneniñ durumunu bildirmesi gibi. Örüntüyü de tam yazayım:
*ad > adru (ayrı), adır- ([+i] ayırmak), adın (farklı)
* > körü (göre), kör- ([+i] görmek), kön (göñül, ruh, iç görü)
* > kérü (géri), kér- ([+i] gérmek), kéne géç > géce gibi (géne, yine)
* > bérü (béri), bér- ([+i] vérmek), (?) bén (1. kişi)
gibi...
Buradaki kökleriñ añlamını bilmiyoruz, hiçbiri saptanmış değil ancak türevleri var (eylem kökü olmaları türevlerle tutarsız olurdu). Soñuçta bir eylemiñ geçişli olması onuñ geçişsiz bir eylemden türediğini garanti étmez. Eğer bir yérlerde adıt-, köt-, gét-, bét- gibi ancak tümüyle añlamdaş Bazıları için aynı biçimlerde ancak bam başka köklerden gelen ve bambaşka añlamlara sahip eylemlerle karışmasın. eylemler var olsaydı o zaman éttirgen/oldurgan çatıda olduklarını söyleyebilirdik.

ulduzéver yazdı:Bir de Halaççada hadru- biçimi nérde géçiyor hep hadır- diye kullanıldığını gördüğüm için şaşırttı beni.

Halaççada hem hadur- hem de hadru- biçiminde görülüyor [Doerfer ve ark., 1971] G. Doerfer, W. Hesche, H. Scheinhardt, S. Tezcan. Khalaj materials. Bloomington, 1971 . Ayrıca Çağdaş Uygurca ayra- ile ağızlarında ayri- biçimleri görülüyor. Bir de Oyratçada ayrı- olarak bulunuyor.

Ynt: ısmarlamak, sipariş

İletiGönderilme zamanı: 06 Kas 2019, 12:04
gönderen ulduzéver
Azerbaycan Türkçesinde umud olmaq, umuduna qoymaq diye birkaç déyim kullanılır.

Uşağı gör kime umud olublar
Adam sene iş umud ola
Men bu işi seniñ umuduña qoymuşdum