Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

İlginç sözler bunlar !

Yéñi sözcük türetim çalışmaları ile önerileri içerir.

İlginç sözler bunlar !

İletigönderen YİĞİT TULGA » 07 Eki 2008, 00:42

Uğrola,

İlginç sözler bunlar.
http://tdkterim.gov.tr/ttas/?kategori=derlay&kelime=art%FDkla%F0a

artıklağa
1. Bununla beraber. [ Derleme Sözlüğü c: 1 ]
*Afşin, *Elbistan -Maraş

artıklağa
2. Fazla. [ Derleme Sözlüğü c: 1 ]
*Afşin, *Elbistan -Maraş
Çalık -Yozgat


artıklağa...................fazladan, bununla birlikte
artıklı, artıkla............fazla


tersi anlamda bir sözcük olarak "eksikli" yer alıyor DS' de:

http://tdkterim.gov.tr/ttas/?kategori=derlay&kelime=eksikli
[eksikli]
Kadın. [ Derleme Sözlüğü c: 5 ]

*Sarayköy ve köyleri -Denizli
*Sivrihisar, Tokat -Eskişehir
Fındıklı, -İstanbul
*Alaca -Çorum
*Zile ve köyleri -Tokat
Çepni *Gemerek, Maksutlu, E. Hüyük *Şarkışla -Sivas
*Keskin, -Ankara
*Develi -Kayseri
*Bor -Niğde
*Ereğli, *Bozkır -Konya
incirlik, -Adana
Emirler *Mersin

eksiketek
Kadın. ( Derleme Sözlüğü c: 5 )

*Sandıklı, Çiftlik *Dinar -Afyon
Çıtak, *Çivril, *Sarayköy ve köyleri, -Denizli
-Balıkesir
-Bursa
Bozan, Keskin -Eskişehir
*İzmit -Kocaeli
Çengelköy, -İstanbul
-Kastamonu
*Osmancık, *İskilip -Çorum
*Vezirköprü, -Samsun
-Amasya
Çayır *Zile -Tokat
-Rize
Uşhum *Yusufeli -Artvin
-Erzurum
Sosunga *Çayırlı, -Erzincan
*Nazimiye -Tunceli
Harput, *Ağın, *Keban -Elâzığ
-Gaziantep
Ortaköy *Şarkışla, Hacıilyas *Koyulhisar, Çepni *Gemerek, *Gürün, Soğukpınar *Kangal, Tutmaç -Sivas
-Ankara
*Develi -Kayseri
*Bor -Niğde
*Karaman -Konya
*Kozan, -Adana
-İçel
Bağyaka *Finike -Antalya

eksikli
[-> eksiketek] [ Derleme Sözlüğü c: 5 ]



bir de "eksikli" , suçlu anlamında geçiyor.

eksikli eksikli durmak
Suçlu suçlu durmak. [ Derleme Sözlüğü c: 5 ]
İshaklı *Çivril -Denizli


öyleyse "artıklağa" sözcüğü gibi "eksikleğe" sözcüğü de türetilebilir.


eksikleğe, eksikleği.....noksan (eksik), eksik olarak


belki de;

pozitif........artıklı, artıklak (artıklağı, artıklayı)
negatif.......eksikli, eksiklek (eksikleği, eksikleyi)

olabilir. Çünkü "ardalayı" diye bir sözcük de var DS' de.

http://tdkterim.gov.tr/ttas/?kategori=derlay&kelime=ardalay%FD
http://tdkterim.gov.tr/ttas/?kategori=derlay&kelime=ardalaydan
[ardalayı]
Arkadan kötülüğüne konuşma [ Derleme Sözlüğü c: 1 ]
Tepeköy *Torbalı -İzmir

ardalaydan
Arkadan kötülüğüne konuşma: Ardalaydan konuşmasın! ( Derleme Sözlüğü c: 1 )
Hisar *Sarayköy -Denizli

ardalayı
[-> ardalaydan] [ Derleme Sözlüğü c: 1 ]

ardalaydan
Arkadan kötülüğüne konuşma: Ardalaydan konuşmasın! [ Derleme Sözlüğü c: 1 ]
Hisar *Sarayköy -Denizli

[ardalayı]
Arkadan kötülüğüne konuşma ( Derleme Sözlüğü c: 1 )
Tepeköy *Torbalı -İzmir

[ardelek]
Arkadan kötülüğüne konuşma ( Derleme Sözlüğü c: 1 )
Andifli *Kaş -Antalya


gıyap
gıyap -bı
ad (gıya:bı) Arapça ¦iy¥b
    Yokluk, bulunmama, yitiklik.

Birleşik Sözler
gıyap kararı
ad, tüze
    Duruşmaya gelmemenin yaptırımı.


ardalayı.......... gıyap (arkasından, ardından)
ardalayında.....gıyabında
ardalaydan tutuklama......gıyabında tutuklama
ardalayı tutuklama............gıyabında tutuklama

sözcüklerinin yeniden genel kullanıma sokulması olasıdır. Işıl ışıl pırıldayan bu sözcükleri yalnızca yörelerinde mi kullanalım. Yoo! İşleyelim, işletelim, yaşatalım.

İşleyen dil ıpıldar.

Uğrola

Dipçe:
ıpılamak
Parlamak, parıldamak. [ Derleme Sözlüğü c: 7 ]

Çanıllı *Ayaş -Ankara
*Avanos -Nevşehir
*Bor -Niğde

[ıpıldamak -1]
Parlamak, parıldamak. ( Derleme Sözlüğü c: 7 )

*Koyulhisar -Sivas
Sarıoba *Polatlı, Çanıllı *Ayaş -Ankara



Belki ıpıldamak sözcüğünden "far" sözcüğüne karşılık da önerilebilir.

ıpıldar.....far, lamba
ıpıldak, ıpıldaç, ıpılak, ıpılaç
belki: (ışıma karşılığı olarak)
ıpılım (radyasyon)
ıpıltı.......lüks (ışık birimi)

[url=http://tr.wikipedia.org/wiki/Lüks_birimi]http://tr.wikipedia.org/wiki/Lüks_birimi[/url]

ya da

ıpıl.........lüks
ıpıl konut.....lüks konut

ıpıldak
Parlaklık veren şey. [ Derleme Sözlüğü c: 7 ]
Ayvalı *Sivrihisar -Eskişehir


ıpıldak konut........lüks konut

ıpıl ıpıl (I)
2. Işığın yanıp sönmesini ya da hafif yanmasını anlatır. [ Derleme Sözlüğü c: 7 ]
Tokat -Eskişehir
Karaözü *Gemerek -Sivas


ipilti
1. Az ateş. [ Derleme Sözlüğü c: 7 ]
*Afşin -Maraş

ipilti
2. Hafif esinti. [ Derleme Sözlüğü c: 7 ]
-Kayseri ve çevresi
-Sivas ve çevresi


Usumuzda bulunsun.
  • 0

En soñ YİĞİT TULGA tarafından 07 Eki 2008, 01:09 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 23

Ynt: Fazladan demesek, ne desek?

İletigönderen Oktay D. » 07 Eki 2008, 01:00

artmak "çoğalmak" ile ard "arka" sözcüklerini karıştırmayalım.

art- "çoğalmak" < Eski Türkçe art- "çoğalmak, yükletmek" < ar- "yüklemek yükü çok olmak"
Bu sözcük kısa /a/ ile yazılır. Oysa,
ard "arka, geçit" < ārt "geçit, geçip gidilen neñ" < ār- "geçmek, dolaşmak, gezmek, seyir etmek"
sözcüğü uzun /a/ ile yazılır.

artıklayı ve ardalayı sözcüklerini eşkökenli saymayalım.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 8557
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 6054

Ynt: İlginç sözler bunlar !

İletigönderen YİĞİT TULGA » 07 Eki 2008, 01:18

Uğrola,

art/ard- Türk [ viii] art arka, geri < Türk *ar arka, geri " arka


Yeğdir (yehdir, evet), doğrusun sevgili OktayD, saymadım sanıyordum.
Ardalayı (ardından, arkasından) olarak,
Artıklayı ise "fazladan" olarak yukarıda belirtili.

Uğrola.
  • 0

En soñ YİĞİT TULGA tarafından 07 Eki 2008, 01:20 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kéz düzenlendi.
Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 23

Ynt: İlginç sözler bunlar !

İletigönderen YİĞİT TULGA » 07 Eki 2008, 11:44

Uğrola,

içerlek
içerleg
Yanındakilerden daha içerde, daha geride olan: Bizim ev biraz içerlegtir. [ Derleme Sözlüğü c: 7 ]
-Burdur


içerlek......içbükey, concave, içe doğru, içil, içsel


dışarlak
dışarlak
Dışarı doğru çıkıntılı. [ Derleme Sözlüğü c: 4 ]
*Düzce -Bolu


dışarlak....dışbükey, convex, dışa doğru, dışıl, dışsal


Örn:
convex lens......içerlek ercek (mercek)
convex lens......yakınsak ercek
convex lens......çukursak (çukurlak) ercek


concave lens.......dışarlak ercek
concave lens......ıraksak ercek (mercek)
concave lens.......tömeksek ercek (tümüsek ercek)
concave lens.......tepelek ercek, topalak ercek


[tömek (II)- 2]
Küçük toprak yığınları ya da yuvarlak tepecikler. [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]
Afşar köyleri *Hadım, -Konya

tömbek (II)
1.Küçük toprak yığınları ya da yuvarlak tepecikler. ( Derleme Sözlüğü c: 10 )
*Eğridir ve köyleri -Isparta
-Manisa ve çevresi
Küçükyozgat -Ankara
Çiftepınar *Mersin -İçel

tömek (I)
1. Ahırdan gübre atmaya yarayan delik, samanlık penceresi. [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]
-Zonguldak
Aşağı Kayı *Tosya, *Taşköprü -Kastamonu
*Kavak, *Çarşamba -Samsun
*Merzifon, Ziyere -Amasya
Lâdik *Niksar -Tokat
-Kayseri
-Adana

[tömzek]
Ahırdan gübre atmaya yarayan delik, samanlık penceresi. ( Derleme Sözlüğü c: 10 )
Tavarak *Reşadiye -Tokat

[tönzek]
Ahırdan gübre atmaya yarayan delik, samanlık penceresi. ( Derleme Sözlüğü c: 10 )
Aybastı -Ordu

[tümek (I)- 1]
Ahırdan gübre atmaya yarayan delik, samanlık penceresi. ( Derleme Sözlüğü c: 10 )
-Kastamonu

tömek (I)
2.Küçük, camlı ya da camsız ev penceresi. [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]
*Safranbolu, Kilimli, Alioğlu *Ereğli -Zonguldak
*Niksar -Tokat

tömek (I)
3.Gübrelik. [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]
*Ünye -Ordu
-Trabzon

tömek (II)
1.Ekin yığını. [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]
*Eğridir ve köyleri -Isparta

[tümek (II)]
Ekin yığını. ( Derleme Sözlüğü c: 10 )
-Antalya

tömek (II)
2.[-> tömbek (II) -1] [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]

tömek (III)
Kaba. [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]
Vazıldan *Divriği -Sivas

tömek (IV)
Top gibi, topak. [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]
Hurma *Silifke -İçel

tömek (V)
Küçük ardıç ağacı. [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]
İskele *Anamur, Yayla köyleri *Mersin -İçel

tömek (VI)
İplik yumağı. [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]
Saylan -Ordu

tömek (VII)
Alçak, kısa. [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]
Vazıldan *Divriği -Sivas

tömek
Dağ üstündeki küçük tepeler. [ Derleme Sözlüğü c: 12 ]
Ulukışla *Bor Niğde



tepelek
tepelek
Yüksekçe yer. [ Derleme Sözlüğü c: 10 ]
*Düzce -Bolu



konveks, konkav aynalar..........içerlek, dışarlak "aynalar"

konveks, konkav aynalar..........yakınsak, ıraksak "aynalar"

konveks, konkav aynalar..........çukurlak, topalak "aynalar"

konveks, konkav aynalar..........oyulak (oyuklak) , tepelek "aynalar"

konveks, konkav aynalar..........oyuklak, tepeklek "aynalar"

daha yüzlerce öneri sunulabilir.

Usumuzda bulunsun.

Uğrola
  • 0

Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 23

Ynt: İlginç sözler bunlar !

İletigönderen YİĞİT TULGA » 10 Eki 2008, 02:54

Uğrola,

Ata Sözlük' te (DLT) Kamcılığa ili Sözcükler
Kaynak:
http://www.turkleronline.com/saman/divanilugatitturkte_samanlik_izleri.htm


DİVANÜ LÛGAT-İT-TÜRK'TE ŞAMANİZME AİT KELİMELER

Prof. Dr. Abdülkadir İNAN

(Türk Kültürü, sayı: 100, Şubat-1971)

Mahmud Kâşgarî bu çok kıymetli eserini Türklerin bir devlet olarak İslâm dinini kabul ettiklerinden bir buçuk asır sonra Irak'ta, ihtimal Bağdat'ta oturduğu zaman yazmıştır. İslâm dünyasının kültür merkezi olan Irak'a ne zaman geldiğini bilmiyoruz. 1069-74 yıllarında en fasih ve beliğ Arapça ile büyük bir eser telif edebilen Kâşgarî'nin her halde uzun müddet İslâm kültürü merkezlerinde bulunmuş olduğuna şüphe yoktur. Onun, 1041 yılında Müslüman Türklerle müşrik Yabaku ve Basmıl Türkleri arasında cereyan eden büyük savaşa iştirak eden Türk gazilerini görmüş ve onlarla konuşmuş olması (III, 227) eserini yazdığı tarihten aşağı yukarı otuz yıl önce Türkistan'da, Kâşgar'da ve çevresinde bulunmuş olması gerektir. Kâşgarî koyu bir Müslümandır. Müşrik Türklerle savaşan, Budistlerin tapınaklarını yıkıp putlara en ağır hakaret eden gazilerin destanlarından parçalar nakletmektedir (I, 343, 483). Bir Müslüman Türk bir Budist Uygur'u öldürdüğünü öğünerek anlatıyor: "Bana bir müşrik Uygur geldi, dedim: şimdi sen yat, kuşlara et ol, seni kerkes ve kurd istiyor" (I, 36). Bu gibi şiirler naklederken Kâşgarî mutaassıp bir Müslüman heyecanıyla izah ediyor. Fakat Müslüman Türklerin eski Şamanizm kalıntılarından olan kelimeleri ve terimleri izah ederken tam bir Şamanist Türk gibi konuşuyor. Bazan, Şamanist kalıntısı olan inanışları ifade eden kelimeleri ve terimleri anlatırken "Türkler böyle inanırlar", "bu inanış çok yaygındır" demekle yetinir. Kâşgarî'nin "umay" üzerine verdiği bilgiler dikkate değer. O, bu dişi tanrıyı unutturma çabasını, bilerek göstermiştir.

1. abaçı umacı, bununla çocuklar korkutulur, ağır basma, kâbus. I, 136.

1a. abakı göz değmesin diye bostanlara, bahçelere dikilen korkuluk.

I, 136.

2. arva afsunlamak, "kam arvaş arvadı = şaman afsunladı (büyü yaptı)."

I, 283.

arvaş birlikte afsun söylemek. "Kamlar kamug arvaştı = kamlar anlaşılmayan sözler söylediler." Cin çarpmasına karşı yapılan üfürükler de böyledir. I,236.

3. arvış afsun, "arvış arvadı" büyü afsun yapıldı demektir. I, 249.

[NOT] Büyüleme anlamına gelen sihrî bir terimdir. Kıpçak grubu Türk boylarında "arbav", Orta Asya Türk lehçelerinde "arbağ" denir. Ali Şir Nevaî bir şiirinde "yılan arbağı" deyimini kullanmıştır:

Zülgî sevdasında bilmezler Nevaî nüktesin

çün cünün guftaridir yahut yılan arbağı

Yılan afsunu Türk uluslarında çok yaygın bir folklor maddesi teşkil ediyor. Ali Şir Nevaî'nin şiirindeki "arbağ" kelimesini "Abuşka" sözlüğü yazan şöyle açıklıyor: "yılanı ininden çıkarmak yahut zehrini gidermek için okunan afsundur". (Vilyaminov-Zernov neşri, s. 16; yine bk. A. İnan "Ali Şir Nevaî ve Folklor" Türk Folklor Araştırmaları 1966 no.198 s. 3510).

4. çıvı cinlerden bir bölük. Türkler şuna inanırdı ki: iki bölük birbiriyle çarpıştığı zaman bu iki bölüğün vilâyetlerinde oturan cinler dahi kendi vilâyetlerinin halkını kollamak için çarpışırlar. Cinlerden hangi taraf yenerse onlardan yana çıktığı vilâyet halkı da yener. Geceleyin bu cinlerden hangisi kaçarsa onların bulunduğu vilâyetin hakanı da kaçar. Türk askerleri geceleyin cinlerin attıkları oktan korunmak için çadırlarında saklanırlar. Bu, Türkler arasında yaygındır, görenektir. III, 225.

5. ıduk ıdık kutlu ve mübarek olan her nesne. Bırakılan her hayvana bu ad verilir. Bu hayvana yük vurulmaz, sütü sağılmaz, yünü kırkılmaz, sahibinin yaptığı bir adak için saklanır. I, 65.

[NOT] Çağdaş Türk lehçelerinde ızık, ıyık, iyik, ıtık. Şamanist Türklerde bir koruyucu ruha, binit olmak üzere salıverilen, binilmiyen, boş bırakılan at. Salıvermek, göndermek manasındaki "id-" kökünden partisiptir, "mübarek, mukaddes" anlamlarını, galiba çok erken, belki Hunlar devrinde almış olsa gerek.

6. ırk falcılık, kâhinlik ve bir kimsenin gönlündekini bilmek. I, 42.

ırkla kehânet etmek. "Kam ırkladı = şaman kâhinlik etti, ırka baktı."

III, 443.

[NOT] Eski Uygurlarda Orhon harfleri ile, IX.asırda yazılmış olduğu tahmin edilen "Irk Bitig" adlı fal kitabı V. Thomsen tarafından okunmuş ve neşredilmiştir. Bu eser H. N. Orkun tarafından "Eski Türk Yazıtları" adlı eserinin II. kitabında (s. 71-91) yayınlanmıştır.

7. ısrık çocukları perilere ve göz dokunmasına karşı afsunlamak için ilâç yapıldığı zaman söylenir; çocuğun yüzüne tütsü verilerek "ısrık ısrık!" denir ki "ey peri ısırılmış olasın!" demektir. I, 99.

8. kam kâhin, şaman. III, 157.

9. kaş beyaz veya siyah temiz taş. Bunun beyazını yüzük kaşına korlar. Bununla şimşekten, susuzluktan ve yıldırım düşmesinden korunurlar. Kaş taşı bulunanlara yıldırım isabet etmez. Türklerin inancına göre böyledir. III, 22, 152.

10. kovuç cin çarpması eseri. Böyle olan adamın yüzüne soğuk su serperler, sonra "kovuç, kovuç!" denir. Üzerlik ve öd ağacı ile tütsülenir. Bu "kaç, kaç!" demek olsa gerektir. I, 163.

11. kovuz Oğuzlar "kovuç" kullanırlar, "yel kovuz bitiği" denir ki cin çarpmasına karşı afsun üfürük, demektir. III, 163.

12. kösgük göz değmesinden sakınmak için üzüm bağlarına ve bostanlara dikilen nazarlık (korkuluk) II, 289.

13. monçuk atın boynuna takılan değerli taş; arslan tırnağı, muska gibi şeyler. I, 475

[NOT] muncuk. Bu kelime-terim XVI-XVII. asırlarda Ukrayna ve Lehistanlılara askeri terim olarak "buncuk" geçmiştir. Onlara Osmanlı Türklerinden geçtiği kabul edilmektedir. "Tuğ" teriminin kendisi geçmediği halde Tug'un sözlerinden ve şehrî mahiyeti olan "boncuk"un adı geçmesi izah edilemiyor. Osmanlılarda da tuğ eski anlamıyla değil, "sorguç"a tuğ denilmiştir. Ş. Sami'nin tuğ kelimesini izahına göre böyledir ("Kamus-ı Türki" 452). Eski tuğlardaki "munçuk"lar, herhalde, nazarlık olarak kullanılmış olsa gerek. Kaşgâri'nin izahından da bu anlaşılmaktadır.

14. temür (demir). Kırgız, Yabaku, Kıpçak ve daha başka boyların halkı and içtiklerinde, yahut sözleştiklerinde, demiri ululamak için kılıcı çıkararak yanlamasına öne korlar. "Bu gök girsin kızıl çıksın" derler ki "sözünde durmasan kılı kanına bulansın, demir senden öcünü alsın" demektir. Çünkü onlar demiri büyük sayarlar. I, 362.

15. tiki geceleri işitilen ses. Türkler öyle sanırlar ki ruhlar sağ iken yaşadıkları şehirlerde her sene bir kerre toplanırlar ve halkı ziyaret ederler. Geceleyin bu sesi kim işitirse ölür. Bu Türkler arasında yaygındır. III, 230.

16. uçguk uçuk, ingi. I, 98.

[NOT] uçguk. Bu kelime çağdaş Türk lehçelerindeki "uçuk" kelimesinin eski şeklidir. En çok dudaklarda peyda olan içi sulu kabarcıklara denir. Hararetli hastalarda görülür. Bir çok Türk boylarının inanışlarına göre bu uçuk denilen kötü bir ruhun marifetidir. Bu hastalık özel bir törenle tedavi edilerek afsunlanır. Bu hastalığı "uçuklanma", tedavi eden kocakarılara "uçukçu" denir.

17. umay son, kadın doğurduktan sonra karnından çıkan hokka gibi nesne. Buna çocuğun ana karnında eşi denir. Şu atalar sözünde de gelmiştir: "Umaya tapınsa oğul olur." Kadınlar onu uğur sayarlar. I, 123.

[NOT] Umay. Bilindiği gibi Umay eski Türklerin dişi tanrılarından biridir. Mahmud Kaşgarî'nin bu ruh hakkında verdiği bilgi pek fazla İslâmlaştırılmıştır. Bununla beraber "umayka tabınsa oğul olur", "kadınlar bunu uğur sayarlar" diyerek eski inanışa da işaret etmiştir (bk. A. İnan "Umay ilahesi hakkında" Türkiyat II, 1926; Makaleler ve İncelemeler 1968 s.397-399).

18. us Kerkes kuşu. Bu kuş bir adamın yüzüne karşı ıslık çalarsa uğur sayılmaz; bu ölüm işaretidir. I, 228.

19. üngüjin çölde insan öldüren umacı, gulyabani. I, 146.

20. ürüng afsuncuya, arbagcıya verilen para. I, 134.

[NOT] ürüng Asıl anlamı beyaz, ak demektir. Göçebe Türk boylan süte ve sütten elde edilen gıda maddelerine yogurt, yağ, kurat, ayran, kımız gibi (K.Yudahin Kırgız Sözlüğü s. 37) Yakutlarda süt ve sütten yapılan gıda maddelerine "ürüng as" derler (E.Pekarski Yakut Sözlüğü "as" kelimesi izahında s.163). Anadolu'da bu kelime eski anlamı olan "sütten yapılmış gıda maddeleri (Söz Derleme Dergisi III, 1936) anlamını muhafaza etmiştir. Şaman ve üfürükçiye verilmesi gereken ücrete Başkurt ve Kırgızlarda tıpkı Kâşgari'da olduğu gibi "elig ürüngi ber = üfürükçiye akını ver" derler.

21. yârın kürek kemiği. Türklerin şöyle bir atalar sözü vardır: "kürek kemiği karışırsa memleket karışır. III, 21.

[NOT] Kürek kemiği falı için bk. A. İnan Tarihte ve bugün Şamanizm s.151-159.

22. yat taşlarla yağmur ve rüzgâr getirmek için yapılan bir büyücülük.

I, 159.

yatla "yatçı yatladı" - yada yaşı kullanan yadacı yada taşı ile afsun yaptı. III, 307

[NOT] Havaya tesir etmek için okunan (söylenen) afsun ile kullanın taşa yada, cada, yat denilmiştir. Türk kavimlerinde çok eski devirlerden beri pek yaygın olan inanca göre Türk Tanrısı Türklerin büyük dedelerine yada denilen sihirli bir taş armağan etmiştir. Bu taşla istenildiği gibi yağmur, kar, dolu yağdırılabildiğine inanmışlardır.

Ali Şir Nevaî Favaıdül kibar'ında yada taşını zikreder:

yada taşıga kan teygeç yağın yagkandek eş sakı

yağar yağmurdık eskiş çün bolur serab alud

23. yel cin "er yelpindi" denilir, "adama yel (cin) çarptı" demektir. III, 108.

24. yelpin cin çarpmış, "oğlan yilpindi" denir ki "oğlan yele, cine çarpıldı" demektir. III, 108.

25. yelvi büyü, sihir, büyücüye "yelviçin" denir. III, 33.

[NOT] yel ~ yil genel olarak çağdaş pek çok Türk boylarında şerir ruh anlamına "yel ~ yil" kelimesi kullanılır.

25a. yelbüke ejderha, şu savda dahi gelmiştir "yeti başlığ yil büke = yedi başlı ejderha." III, 227.

[NOT] "yilbüke" kelimesinin değişmiş şekli olan "yelbigen" Altay ve Televat Türklerinde tesbit edilmiştir ki müdhiş garibe ve insan yiyen bir yaratıkmış (Radlov W. III, 357). Aynı yaratığın adı Hakaslarda "çibigen" şeklinde söylenir (N.Baskakov. Hakas Sözlüğü, s. 316).

Yine bir çok böyle Şamanizm kalıntısı kelimeler vardır. Bunların hepsini bir kitap halinde toplamak için çalışmaktayım. Kaşgarî'nin bu eseri Türklerin eski kültürünü araştırma ve inceleme için bir hazinedir.

26. yog ölü gömüldükten sonra üç yahut yedi güne kadar verilen yemek. III,143

yogla ölü için yemek vermek. Türklerin göreneği böyledir. III, 309.

Kâşgari'nin Alp Er Tonga'nın yog törenindeki ağıttan aldığı şu beyitte bu yog töreni şöyle tavsif ediliyor:

Herkes kurt gibi uluşuyor

Yakasını yırtarak bağırıyor

Ünü çıkasıya haykırıyor

Gözü örtülesiye kadar ağlıyor. I, 189.

Özgün metin:

Ulşıp eren börleyü

Yırtın yaka urlayu

Sıkrıp üni yırlayu

Sıgtap közi örtülür

27. yog basan ölümden sonra yedi gün verilen yemek. III, 399.



abacı, umacı ...korkutan nen, yaratık, korkulası varlık
arvamak..........büyü yapmak (arvanmak, arvatmak, arvaşmak....)
arvış...............büyü, efsun, sihir
çıvı..................cinlerden bir bölük.
ıduk, ıdık, uduk........mübarek (kutlu ve mübarek olan her nesne)
ırk.....................falcılık, kâhinlik ve bir kimsenin gönlündekini bilmek. I, 42.
ırklamak............kahinlik etmek
(bkz: DS ırık, ırk)
Irk Bitig (betik).......fal kitabı
ırıkçı (öneri Y.T) ..................falcı
kam...................kâhin, şaman.
kovuz Oğuzlar "kovuç" kullanırlar, "yel kovuz bitiği" denir ki cin çarpmasına karşı afsun üfürük, demektir. III, 163.
kösgük (köskük).............. korkuluk, göz değmesinden sakınmak için üzüm bağlarına ve bostanlara dikilen nazarlık (korkuluk) II, 289.
monçuk (moncuk, muncuk)..................muska (atın boynuna takılan değerli taş; arslan tırnağı, muska gibi şeyler. I, 475)
tiki.................geceleri işitilen, öldürdüğüne inanılan ses.
umay son...............kadın doğurduktan sonra karnından çıkan hokka gibi nesne.
üngüjin (üngücün) ...............gulyabani (çölde insan öldüren umacı, gulyabani. I, 146.)
ürüng (ürünk)......................para (akçe) (afsuncuya, arbagcıya verilen para. I, 134.)
yel................................cin "er yelpindi" denilir, "adama yel (cin) çarptı" demektir. III, 108.
yelpinti (öneri Y.T)................ceryan (yel çarpması)
yelpin..............................cin çarpmış, "oğlan yilpindi" denir ki "oğlan yele, cine çarpıldı" demektir. III, 108.
yelvi..................................büyü, sihir, büyücüye "yelviçin" denir. III, 33.
(yel ~ yil genel olarak çağdaş pek çok Türk boylarında şerir ruh anlamına "yel ~ yil" kelimesi kullanılır.)
yelbüke (yilbüke).................ejderha, şu savda dahi gelmiştir "yeti başlığ yil büke = yedi başlı ejderha." III, 227.
("yilbüke" kelimesinin değişmiş şekli olan "yelbigen" Altay ve Televat Türklerinde tesbit edilmiştir ki müdhiş garibe ve insan yiyen bir yaratıkmış (Radlov W. III, 357). Aynı yaratığın adı Hakaslarda "çibigen" şeklinde söylenir (N.Baskakov. Hakas Sözlüğü, s. 316).)
yoğ töreni................ cenaze töreni (ölü gömüldükten sonra üç yahut yedi güne kadar verilen yemek. III,143)
yoglamak (yoğlamak).......................mevlüt (öneri Y.T) ölü için yemek vermek. Türklerin göreneği böyledir. III, 309.
yog basan (yoğ basan).............................ölümden sonra yedi gün verilen yemek. III, 399.
yoğ kırkın (öneri Y.T)..........................ölümden kırk gün sonra verilen yemek
yoğ yılın (öneri Y.T)............................ölümün yıldönünde verilen yemek

Bakın şu sözlerdeki güzelliklere, bilgeliklere. Boşa dememişler "uygarlık Türklerden doğmuştur", diye.

Uğrola.
  • 0

Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...
YİĞİT TULGA
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 973
Katılım: 29 Ağu 2007, 03:48
Değerleme: 23


Dön Sözcük Türetme, Öneriler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 11 konuk

Reputation System ©'