2. bét (Toplam 2 bét)

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 20 Mar 2020, 03:23
gönderen TürkçeSözlük78
Üzülerek söylüyorum ki ikisi de yanlış :(

Ada gelen -l eki yok ve -Xt eki eylemlere geliyor, ortada kip- eylemi de yok.

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 20 Mar 2020, 03:44
gönderen datadeveb
Söz > sözel
Yaş > yaşıt

Bu sözcükleri ben türetmedim. Üzülerek söylüyorumki benim dayanaklarım var. Dilerseniz addan ad yapan ekleri araştırın.

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 20 Mar 2020, 03:47
gönderen icnisina
İyi de addan ad yapan -l eki olmasa güzel sözcüğü nereden çıktı? Eylem olandan mı addan mı türemiş?

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 20 Mar 2020, 04:24
gönderen TürkçeSözlük78
datadeveb yazdı:Söz > sözel
Yaş > yaşıt

Bu sözcükleri ben türetmedim. Üzülerek söylüyorumki benim dayanaklarım var. Dilerseniz addan ad yapan ekleri araştırın.


yaşıt sözcüğü yanlış bir türetim, Nişanyan şöyle yazmış:

yaşıt
TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yaşıt: Hem-sāl, hem-sin.
< TTü yaş +Ut
→ yaş2
Not: Ada eklenen +It ekinin işlevi açık değildir.

Sözel sözcüğü de başka bir yanlış türetim, bu yapım eki öbür başlıklarda Bensay ve Oktay hocam tarafından güzelce irdelenmişti, isterseniz oralarda yazılanları okuyabilirsiniz. Nişanyan'da da bu belirtilmiş. Gerçel, sözel, nesnel, özel sözcüklerinin hepsi ne yazık ki yanlış türetim.

Yapım eklerinin nasıl kullanıldığını anlamak için zâten kullanımda olan sözcüklere göz atmanız gerçekten çok güzel bir düşünce ancak bu göz attığınız sözcükler zâten yanlış kullanım olunca daha da yanlış şeylere neden oluyor. Belki Nişanyan sözlüğüne bir sürü sözcük için uğrarsanız daha yerinde türetimler yapabilirsiniz, türetim gücü yüksek bir birey olduğunuzu düşünüyorum. :)

Güzel sözcüğü için de Nişanyan şöyle yazmış:

güzel
TTü: [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Kızlar geyigi götürdiler, gözeller/güzeller şāhı Banı Çiçegüŋ öniŋe getürdiler.
TTü: [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
māh-rūyıdı, müşk-būyıdı, güzel/gözel idi
Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
güzel/gözel گوزل: beau, gentil
TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
gelişi güzel (...) saksı güzeli
<< OTü gözel hoş suret, güzel < ETü kök gök, mec. güzel
→ gök
Not: "Güzel" kavramı için TTü ağızlarda gökçek/göğcek/göcek, göğüş ve gözel kullanılır. OTü 15. yy'dan itibaren görülen gözel biçiminin yapısı açık değildir. Gökse- > göğse- fiili ile ilgili olduğu düşünülebilir.

Ada gelen -l eki bulunmadığından sözcüğü açıklayamamış ve belirsiz diye bırakmış.

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 20 Mar 2020, 04:50
gönderen icnisina
TürkçeSözlük78 yazdı:
datadeveb yazdı:Söz > sözel
Yaş > yaşıt

Bu sözcükleri ben türetmedim. Üzülerek söylüyorumki benim dayanaklarım var. Dilerseniz addan ad yapan ekleri araştırın.


yaşıt sözcüğü yanlış bir türetim, Nişanyan şöyle yazmış:

yaşıt
TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yaşıt: Hem-sāl, hem-sin.
< TTü yaş +Ut
→ yaş2
Not: Ada eklenen +It ekinin işlevi açık değildir.

Sözel sözcüğü de başka bir yanlış türetim, bu yapım eki öbür başlıklarda Bensay ve Oktay hocam tarafından güzelce irdelenmişti, isterseniz oralarda yazılanları okuyabilirsiniz. Nişanyan'da da bu belirtilmiş. Gerçel, sözel, nesnel, özel sözcüklerinin hepsi ne yazık ki yanlış türetim.

Yapım eklerinin nasıl kullanıldığını anlamak için zâten kullanımda olan sözcüklere göz atmanız gerçekten çok güzel bir düşünce ancak bu göz attığınız sözcükler zâten yanlış kullanım olunca daha da yanlış şeylere neden oluyor. Belki Nişanyan sözlüğüne bir sürü sözcük için uğrarsanız daha yerinde türetimler yapabilirsiniz, türetim gücü yüksek bir birey olduğunuzu düşünüyorum. :)

Güzel sözcüğü için de Nişanyan şöyle yazmış:

güzel
TTü: [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Kızlar geyigi götürdiler, gözeller/güzeller şāhı Banı Çiçegüŋ öniŋe getürdiler.
TTü: [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
māh-rūyıdı, müşk-būyıdı, güzel/gözel idi
Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
güzel/gözel گوزل: beau, gentil
TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
gelişi güzel (...) saksı güzeli
<< OTü gözel hoş suret, güzel < ETü kök gök, mec. güzel
→ gök
Not: "Güzel" kavramı için TTü ağızlarda gökçek/göğcek/göcek, göğüş ve gözel kullanılır. OTü 15. yy'dan itibaren görülen gözel biçiminin yapısı açık değildir. Gökse- > göğse- fiili ile ilgili olduğu düşünülebilir.

Ada gelen -l eki bulunmadığından sözcüğü açıklayamamış ve belirsiz diye bırakmış.


Peki "yeşil"?

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 20 Mar 2020, 07:21
gönderen datadeveb
Eşit sözcüğü de mi yanlış türetim? +Al ekinden döndüm şimdilik.

Kip sözcüğünden türeyebilecek sözcükleri yazar mısın?

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 20 Mar 2020, 18:26
gönderen TürkçeSözlük78
Eşit için de belirsiz yazılmış:

eşit
YTü: "müsavi" [ Türk Dilini Tedkik Cemiyeti, Tarama Dergisi, 1934]
< TTü eş +Ut
→ eş
Not: Tarama Dergisi'ne göre YTü sözcük "İstanbul ağzından" derlenmiştir. Yine İstanbul ağzına mahsus olup 19. yy'da ortaya çıkan yaşıt sözcüğüne paralel yapıdadır. Ada eklenen +It ekinin kaynağı ve işlevi belirsizdir.

Yeşil için ise:

yeşil
ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yaşıl [[herhangi bir şeyin yeşil olanı. Parlak yeşile 'yap-yaşıl' denir.]]
TTü: [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
kimse kim yazın yaşıl yaprak seve
TTü: [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
Farisīde saχt sebz, Türkīde yemyeşil dirler.
TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
yeşillik (...) yeşilistān (...) yeşillenmek
"... siyasette çevreci" [ Milliyet - gazete, 1980]
Alman Yeşillerin Bremen seçimlerinde ... dünyayı da şaşırtan bir başarı kazandıkları
<< ETü yaşıl yaş bitki rengi < ETü yaş körpe, taze, nemli, yeşil +Il
→ yaş1


Ancak ek için şöyle yazılmış:

Türkçe +Il ekiyle yapılan kelimeler
ETü örneklerin hemen hepsinde kök ve yapı muğlaktır (osal, amıl, ınal, yaval, ıdıl, kısıl, tükel, sigil). TTü iki örnek, yansıma seslere ait ayrı bir işlevi düşündürürler.YTü ad (adıl, buzul), sıfat (çoğul, yabanıl) ve fiillerden (okul, koşul) sıfat üretmek için serbestçe kullanılmıştır. A ile sonlanan köklere ulanan ekin YTü +Il mı, eş işlevli +Al mı olduğu anlaşılamaz (öznel, yasal). Bu örnekler +Al maddesi altında listelendi.

Eski Türkçe
tükel, uysal, yeşil

Türkiye Türkçesi
çakıl, tombul

Yeni Türkçe
adıl, ardıl, ataerkil, bağıl, buzul, çoğul, dişil, eril, gizil, koful, koşul, kumul, okul, özgül, tekil, yabanıl

Dahası için https://www.nisanyansozluk.com/? yerliğini kullanabilirsiniz.

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 20 Mar 2020, 20:37
gönderen bensay
"kipit, kipel" türetimleri eklerin işlevlerine girmeksizin (şimdi ona oğur ayıramayacağım) biçimsel olarak iki açıdan olanaklı, 1. adlara gelen +It eki ile yine adlara gelen +Al eki ile 2. adlara gelen eylemleştirici +I- ve +A- ekleri ile oluşturulacak kipi-, kipe- eylemlerine ulanacak -(I)t ve -l eki ile > kipit ve kipel

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 20 Mar 2020, 21:17
gönderen TürkçeSözlük78
bensay yazdı:"kipit, kipel" türetimleri eklerin işlevlerine girmeksizin (şimdi ona oğur ayıramayacağım) biçimsel olarak iki açıdan olanaklı, 1. adlara gelen +It eki ile yine adlara gelen +Al eki ile 2. adlara gelen eylemleştirici +I- ve +A- ekleri ile oluşturulacak kipi-, kipe- eylemlerine ulanacak -(I)t ve -l eki ile > kipit ve kipel


Doğru diyorsunuz hocam, böyle türetilebileceğini görmemişim. Yine de ortada kipi- ve kipe- eylemleri olmadığından bu sözcükler biraz garip kalıyor, belki bunlara anlam yükleyerek bir yere varabiliriz.

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 21 Mar 2020, 00:18
gönderen bensay
türetimin yaşayan, diri bir sözcüğe dayanması yeğlenesidir kuşkusuz Oğuzhan. ancak dilin gelişmesine, atılım yapmasına da olanak tanımalıyız, ona ayak bağı olmak yerine, nişanyan gibi kişiler türkçeye sürekli ayak bağı yaratmaya çalışan kişilerdir ne yazık ki. bir de burası bir yandan deneysel bir ortam, bizler uğraşmayacağız da kimler uğraşacak bu gibi deneyselliklerle. batı kes, biç, yapıştır ile bir sürü sözcük salarken üzerimize. nişanyan göğem sözcüğü için aşağıdaki açıklamayı yapar:

Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)
Kıpçakça: "sarı? erik, kayısı?" [ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, 1400 yılından önce]
barḳūḳ [Ar.]: kögen irik
Türkiye Türkçesi: [ Lugat-i Halimi, 1477]
ālūça [Fa.]: Uvacuk saruca erük, (...) egerçi baˁzı erbāb-ı lugat gögemdür diyü naḳl eyledi.
Türkiye Türkçesi: [ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, 1960 yılından önce]
göğem: 1. Hayvanlara zarar veren gök rengi bir çeşit sinek, 2. Bir çeşit yabani, ekşi erik.
Köken
Türkiye Türkçesi gök sözcüğünden türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için gök maddesine bakınız.

Ek açıklama
TTü gök sıfatı ve türevleri her türlü açık renk (mavi, yeşil, sarı) anlamında görülür. Sözcüğe eklenen +em ekinin işlevi açık değildir.


göğem ile benzeri sözcüklerin türkçenin türeme olanakları kapsamında gök+A- >göğe- (+) -(I)m yoluyla oluşması olanaklıdır. daha doğrusu böyle bir sözcüğe kaynaklık eden ilk sözcük böyle türemiş/türetilmiş olmalıdır, sonrasında kipleşme yoluyla +Am biçiminde bir birleşik ek.

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 21 Mar 2020, 00:24
gönderen TürkçeSözlük78
Peki sizce yavaştan "olmamasına karşın dile geçmiş" bu ada gelen -l eki ile doğrudan sözcük türetmeye çabalamalı mıyız, yoksa vâr olmayan eylemleri türetip onlar ile olanaklı sözcükler mi üretmeliyiz?

Örneğin adıl, öznel, nesnel sözcükleri ada gelen -l olmadığı için bir bakıma "uydurma" oluyor ancak bunlar artık dile gerçekten yerleşmiş ve bizim dilimizde bir bakıma ada gelen -l eki artık var. Sizce biz şimdi bu eki özgürce kullanmalı mıyız?

Ynt: Model

İletiGönderilme zamanı: 21 Mar 2020, 00:57
gönderen bensay
adıl da olduğu gibi kökün ünsüz sözcükle bittiği kapalı seslemli heceli sözcüklerde bence sorun yok, bu tür adlara eylemleştirici +A-, +I-/+U- eklerinden sonra -l eki ulanarak oluşum sağlanabilir. sorun kökün "özne, nesne" gibi açık seslemli olduğu sözcüklerde, geçenlerde ferdi güzelin türkiye türkçesi ağızlarında yapım ekleri adlı yapıtından "tepel (=ot yığını), oval (=ova tarafı)" sözcüklerinden söz etmiştim sonu açık seslemli bir ada başlıbaşına ulanmış +l eki görünümlü. ancak bu görünümün yanıltıcı olabileceğini de belirtmiştim ki tepe ile ova sözcüklerinin oluşumu kesin olarak açıklanabilmiş değil, atıyorum, o sözcüklerin açık seslemli eylem tabanına -l ulanması yoluyla da oluşmuş olabilirler. peki yanlışları benimsemeli miyiz, geçenlerde yazdım, yaygın yanlışlar doğru değerinde işlem görür, yalnız türkçede değil, tüm dillerde böyledir, ancak yanlışı örnekseyip yeni yanlışlar yapmak gerekmez.