Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

sanat

Yéñi sözcük türetim çalışmaları ile önerileri içerir.

Ynt: sanat

İletigönderen Oktay D. » 01 Şub 2015, 02:17

Ben yalnızca yaratmak ile türetmek arasındaki farkıñ Türkçede nasıl olduğunu añlatmaya çalıştım. Yazdıklarıma tekrar tekrar baktım, "işe yararlık" veya "fayda" vurgusundan eser göremedim. Añlam açısından yarat- eyleminiñ işiñ soñucuna/pratiğine ancak türet- eyleminiñ daha çok yapılan işleme/dönüşüme vurgu yaptığını añlatmaya çalıştım. Köken açıklaması falan yapmadım, añlam açıklaması yaptım.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7728
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4085

Ynt: sanat

İletigönderen toorku » 01 Şub 2015, 05:18

hocam gereksiz karşılıklı yanlış anlamalara yer vermemek için ben kendi söylediklerimi daha belirgin bir şekilde özetlemeye çalışayım umarım bu sefer daha başarılı olurum

ben senin dediğin farkın (üretmek ile yaratmak) burada bir geçerlliği olmadığını çünkü sözcüğün şu an ki anlamıyla çıkış anlamı arasında bariz farklar olduğunu ifade etmeye çalıştım bunuda muhalefet olsun diye değil tartışmayı genişletmek için söyledim

yaratmak türetmek arasındaki farkı köklerine bakarak anlayamayacağımızı iddia ediyorum sırf bu duruma özel bir iddia bu çünkü türetmek asıl köküne olan bağlılığını korurken "yaratmak" kökünden uzaklaşmıştır ister anlamı işe yaramak ister değere yaramak ister değerli şeyler üretmek ya da benzerleri olsun ilk anlamlar şu an ki anlamla bağdaşmıyor çünkü şu an yaratmak ne bir türetimdir ne bir üretim bilakis bir şeyin nesnenin vb var edilmesine hayata geçirilmesine biçime getirilmesine vb diyoruz bu yaratım işi kısmen türetim kısmen de üretim sürecinden geçebilir daha sonra ancak yaratmak zihinsel ya da düşsel bir iradeyi beraberinde getirir yani o irade olmadan yaratma işi olmuyor ister ilahi ister beşeri anlamlarında olsun

bunu sadece ben söylemiyorum tdk da söylüyor

yaratmak
-i, din b. (***)
1. -i, din b. (***) Allah, olmayan bir şeyi var etmek
"Allah, mutlaka dünyayı kullarına sevdirmek için baharı yaratmış olacaktı." - Ö. Seyfettin
2. nsz Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak
"Bir cazibe yaratmak için ne yapmalı diye düşünüyorduk." - F. R. Atay
3. nsz Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak
"Bu haber sinirli bir hava yarattı. Yangın büyük tehlike yarattı."

şunu da belirtmek isterim hiç bir şekilde senin ifade ettiklerine hgenel çerçeve içinde karşı durmuyorum her dediğine eyvallah sadece köken karşılaştırması yaparak bu sözün sanata uygun olup olmadığı konusu hariç





Oktay D. yazdı:Ben yalnızca yaratmak ile türetmek arasındaki farkıñ Türkçede nasıl olduğunu añlatmaya çalıştım. Yazdıklarıma tekrar tekrar baktım, "işe yararlık" veya "fayda" vurgusundan eser göremedim. Añlam açısından yarat- eyleminiñ işiñ soñucuna/pratiğine ancak türet- eyleminiñ daha çok yapılan işleme/dönüşüme vurgu yaptığını añlatmaya çalıştım. Köken açıklaması falan yapmadım, añlam açıklaması yaptım.
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1231

Ynt: sanat

İletigönderen Oktay D. » 01 Şub 2015, 16:05

Oktay D. yazdı:Ben yalnızca yaratmak ile türetmek arasındaki farkıñ Türkçede nasıl olduğunu añlatmaya çalıştım. Yazdıklarıma tekrar tekrar baktım, "işe yararlık" veya "fayda" vurgusundan eser göremedim. Añlam açısından yarat- eyleminiñ işiñ soñucuna/pratiğine ancak türet- eyleminiñ daha çok yapılan işleme/dönüşüme vurgu yaptığını añlatmaya çalıştım. Köken açıklaması falan yapmadım, añlam açıklaması yaptım.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7728
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4085

Ynt: sanat

İletigönderen toorku » 02 Şub 2015, 07:11

bu konudaki frekanslarımız farklı olsun sorun değil ben başka bir boyutunu anlatmaya çalışıyordum ilerki bir zamanda daha derinlemesine konuşuruz umarım

Oktay D. yazdı:
Oktay D. yazdı:Ben yalnızca yaratmak ile türetmek arasındaki farkıñ Türkçede nasıl olduğunu añlatmaya çalıştım. Yazdıklarıma tekrar tekrar baktım, "işe yararlık" veya "fayda" vurgusundan eser göremedim. Añlam açısından yarat- eyleminiñ işiñ soñucuna/pratiğine ancak türet- eyleminiñ daha çok yapılan işleme/dönüşüme vurgu yaptığını añlatmaya çalıştım. Köken açıklaması falan yapmadım, añlam açıklaması yaptım.
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1231

İletiThis post was deleted by ulduzéver on 19 Haz 2016, 16:16.

Ynt: Sanat Sözcüğü için

İletigönderen Tözkoparan » 09 Ağu 2016, 14:48

Temirbek yazdı:Eski Türkçesi olan sözcükler için "yeni türetim" yapılmasına karşıyım. Eski Türkçe "Uzluk" = "sanat, hüner" demektir, bu sözcüğü kullanmalıyız.


Birebir katılıyorum. Varken türetmek kalabalık yapıyor.
  • 0

Tözkoparan
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 355
Katılım: 02 Haz 2011, 00:10
Değerleme: 49

Ynt: sanat

İletigönderen kuluduk » 07 Oca 2017, 01:42

epik 1. Sanat. 2. İş, hüner. (-Edirne)(-Eskişehir)

Bu sözün Türkçe asıllı olması mümkün görünüyor, zira:
ep
~ ko'r-/~i keldi to become adept (at doing s.t.). ~ga kel- to return to one's old self. ~ga ol-/sol-/keltir- to fix, to put back in shape.

epchil
adroit, dexterous.
(Zangori Kema - Özbekçe<>İngilizce Sözlük)
  • 3

kuluduk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 352
Katılım: 14 Tem 2015, 03:24
Değerleme: 164

Ynt: sanat

İletigönderen cingelek » 10 Oca 2017, 14:08

kuluduk yazdı:epik 1. Sanat. 2. İş, hüner. (-Edirne)(-Eskişehir)

Bu sözün Türkçe asıllı olması mümkün görünüyor, zira:
ep
~ ko'r-/~i keldi to become adept (at doing s.t.). ~ga kel- to return to one's old self. ~ga ol-/sol-/keltir- to fix, to put back in shape.

epchil
adroit, dexterous.
(Zangori Kema - Özbekçe<>İngilizce Sözlük)
epli Uysal ve becerikli. (Romanya göçmenleri, -İzmir)
  • 0

cingelek
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 226
Katılım: 17 Mar 2015, 15:28
Değerleme: 160

Ynt: sanat

İletigönderen birtancazin » 11 Tem 2017, 03:43

Sözcüklerin son evresi, yaratmak:halketmek, uz:usta, uzman :profesyonel anlamında, dolayısıyla bu sözlere anlam yüklemek bence uygun değil.

Eski türkçede kılmak, yaratmak anlamıyla kullanılmış ise de yoktan var etmek anlamıyla oğurmak da bulunmaktadır, nitekim kılmak artık eda etmek iken oğurmak yitmiş, oğan olarak ise günümüzde sözlükte Tanrı (yaradan) olarak yer bulabilmiş... Bir de yok etmek anlamında çertmek sözü de vardır.

Sanat için EPİK sözünü ilk kez gördüm, özbekçede de benzeri varmış, özbekçe denilince ister istemez acaba farsça, tacikçe olabilir mi kuşkusuna kapılıyorum, sözün kökenini bilmemekle birlikte türkçe ise başka söze gerek kalmaksızın severek sanat karşılığı kullanabileceğim bir sözcük olarak benimseyebilirim.



Türk sanat müziği... Türk epik yırı
Sanatçı... Epikçi
Sanat eseri... Epik yapıtı
Sanatla ilgili.. Epiksel
Sanat icra etmek.... Epik kılmak
Güzel sanatlar.... Güzel epikler

Uz... Usta
Uzman... Üstad, profesyonel
Uzdam... Ustalık işi, ustalaşma
Uzdamlık... Akademi
Uzdamcı... Akademisyen
Uzdamsal.... Akademik
  • 3

birtancazin
birtancazin
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 770
Katılım: 19 May 2017, 00:37
Değerleme: 260

Ynt: sanat

İletigönderen Oğuzosis » 12 Tem 2017, 20:10

Özbekçedeki "epik benzeri söz" tam olarak ne şekilde, biliyor musunuz?
  • 0

Oğuzosis
Oğuzhan Yavru
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 254
Katılım: 24 Mar 2017, 19:22
Değerleme: 199

Ynt: sanat

İletigönderen birtancazin » 13 Tem 2017, 00:03

epchil
adroit, dexterous.
(Zangori Kema - Özbekçe<>İngilizce Sözlük)
  • 0

birtancazin
birtancazin
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 770
Katılım: 19 May 2017, 00:37
Değerleme: 260

Ynt: sanat

İletigönderen Oğuzosis » 14 Tem 2017, 19:52

"Epik" demekle yanılmışsınız. O söz "ep"ten gelir. Türk dillerindeki bulunma şekillerine bakıldığında:
Uygurca = Ep (äp)
Özbekçe: Ep
Kırgızca: Ep
Kazakça: Ep
Başkurtça: İp
Tatarca: İp
Altayca: Ep
şeklindedir. Ve bunların içinde "maharet, beceri, kabiliyet, bir işe uygunluk" anlamı dışında anlam yok sanıyorum ki.
Ayrıca "eplemek, epçil, epli, epsiz" gibi bu kökten türemiş sözler var. "Epçil"in anlamı da "becerikli, usta, bir işi ustaca yapan, tez tez ve çevik iş yapan" şeklindedir, sıfattır. Mecaz olarak "hamarat" anlamı da vardır.
Kısacası "epik" değil, "epçil" demeniz daha iyi. Fark ettiyseniz anlamı da farklı, bu arada.
  • 11

Oğuzosis
Oğuzhan Yavru
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 254
Katılım: 24 Mar 2017, 19:22
Değerleme: 199

Ynt: sanat

İletigönderen TürkçeSözlük78 » 13 Nis 2018, 02:46

Ben sanat yerine Nurullah Ataç'ın "dörüt" sözcüğünü kullanıyorum. Bence çok güzel bir sözcük. Sanatçı yerine "dörütmen", sanatsal yerine de "dörütsel" gibi türetimleri kullanıyorum. Ayrıca aynı tür dörütü yapan kişilere (bediz, müzik vb.) "dörütteş" diyorum.
  • 0

Türk demek Türkçe demektir!
Üyelik görseli
TürkçeSözlük78
Oğuzhan T.
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 329
Katılım: 12 Nis 2018, 01:07
Konum: Yedi Tepe
Değerleme: 255

Ynt: sanat

İletigönderen bilimdan » 15 Nis 2018, 15:50

Oğuzosis yazdı:"Epik" demekle yanılmışsınız. O söz "ep"ten gelir. Türk dillerindeki bulunma şekillerine bakıldığında:
Uygurca = Ep (äp)
Özbekçe: Ep
Yukarıdaki açıklamada Zangori Kema'daki ep zaten mevcut.

bunların içinde "maharet, beceri, kabiliyet, bir işe uygunluk" anlamı dışında anlam yok sanıyorum ki.
Kazak Türkçesindeki öner (<hüner) ile aradaki bağlantıyı farkedemediniz mi?
  • 0

bilimdan
Göñüllü
Göñüllü
 
İleti: 198
Katılım: 01 Kas 2017, 08:07
Değerleme: 73

Önceki

Dön Sözcük Türetme, Öneriler

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 6 konuk

Reputation System ©'