Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Doğanın Diriliği (Övgün Ahmet ERCAN)

Dil araştırmacılarınıñ, kurumlarınıñ çalışmalarını içerir.

Doğanın Diriliği (Övgün Ahmet ERCAN)

İletigönderen SanalBaba » 25 Eki 2007, 15:39

DOĞANIN DİRİLİĞİ
27.08.2007   

Doğa; evrilen, gelişen, anlağı(zekası), ereği olan, kurallar içinde işleyen bir düzendir. Tozmuk(atom) boyutundan, evren boyutuna dek her oluşum birbirinden ayrık, yalıtımlı değil, birbirleri ile iletişimli, uyumlu, etkileşimli, birbirinin süreği olarak evrimleşirler. Buna “doğal bağ” denir. Yıldız, gezegen, güneş, yer, ay gibi uzaysal oluşumlar da diridir, birbirleri ile kendi içlerindeki yapısal bileşenleri, ayrıca içleri ile üstlerindeki başka yaratıklarla da etkileşimli olarak yaşarlar. Yaradılışın kuralları; dirimbilim(biyoloji), özdekbilim(fizik), kamıkbilim(kimya) üzerine kuruludur. Bu üç öğe değiştikçe kendi yaratıklarını üretirler, önceki yaratıkları bitirirler.

DOĞANIN DİRİLİĞİ

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan

Ben bir diriyim(canlı). Düşünüyorum, anlıyorum, kavrıyorum, tepkiliyim, içimdeki beni oluşturan duyu(görme, kokma, dokunma) ile güdücü(yürek, öpke-ciğer, dalak, beyin, böbrek) orgenlerimin, üyelerimin(el, ayak, kol) işleyişinden etkileniyorum, deviniyorum, ürüyorum, yaratıyorum, denetimliyim, yaşamsal kurallar içinde yaşıyor, ölüyorum. Doğup, büyüyüp, gelişip, üretip, değişip, bitiyorum. Benzer biçimde, içinde yaşadığımız evren de bir diridir. Çevresindeki bizim algılamadığımız başka evrenlere, tepkilidir, devinir, uçar, ürer, yaratır, özdenetimlidir, evrensel kurallar içinde doğar, yaşar, büyür, gelişir, değişir, biter, yeniden doğar. İçinde kendi öz yaşamları ile işlevleri olan bulutsular, yıldızlar, gezegenler ile bir bütün gövdesi vardır. Tüm bu varoluşa doğa denir.

Doğa; evrilen, gelişen, anlağı(zekası), ereği olan, kurallar içinde işleyen bir düzendir. Tozmuk(atom) boyutundan, evren boyutuna dek her oluşum birbirinden ayrık, yalıtımlı değil, birbirleri ile iletişimli, uyumlu, etkileşimli, birbirinin süreği olarak evrimleşirler. Buna “doğal bağ” denir. Yıldız, gezegen, güneş, yer, ay gibi uzaysal oluşumlar da diridir, birbirleri ile kendi içlerindeki yapısal bileşenleri, ayrıca içleri ile üstlerindeki başka yaratıklarla da etkileşimli olarak yaşarlar. Yaradılışın kuralları; dirimbilim(biyoloji), özdekbilim(fizik), kamıkbilim(kimya) üzerine kuruludur. Bu üç öğe değiştikçe kendi yaratıklarını üretirler, önceki yaratıkları bitirirler. Doğa durmaksızın ileri doğru giden, geri dönmeyen devingen(dinamik) bir süreçtir(proses). Gizemci bakışla doğaya bakıldığında onun görkemi, eksiksizliği, düzeni, büyüklüğü, karmaşıklığı karşısında şaşkınlığa uğruyaran kişi onu “kutsallık” özelliği atar. Ona göre doğa “Tanrı” ile iç içe bir kavramdır. Uçu bucağı olmayan, tanımı sınır tanımayan ulu, kos kocaman, kendi kural ile yasalarının işlediği bir oluşum. 

Doğa düzeni(eko sistem), kişiyi doğaya karşıt değil, doğa içinde, onun bir üyesi olarak görür. Kişi, doğa düzenindeki güre(enerji) akışında bir öğe, besin bağında bir dolam, yaşam ağında da bir düğümdür.

On denilen; aslı bir uzaylı olan insan, bu üç bileşeni bozduğunda doğanın işleyişi ile düzeni bozulur. Bunun sonucunda kendi kendini bitiren kıranlar(afetler) oluşur.

Doğa Düzeni. Yeryüzünde tüm diriler ile diri denilmeyen dirsiz(cansız) özdekler(cisimler) bir doğa düzeninin bireyidir. Tümü birbirini etkiler. Doğa düzeni, birbirini etkileyen, bozan, geliştiren bağımlı üyelerin bir bileşenidir. Diri ya da dirsiz(cansız) her hangi bir bağın yok olması, bozulması, tüm o doğa düzeni içinde olan uzak ya da yakın tüm varlıkların düzenini, o gün ya da yarınlarda bozar, değiştirir. Bu doğa düzeninin bütünlüğünü sağlayan evrensel tinin adı adına Tanrı denilen, “Ulu erktir”(ulu enerjidir). Tek Tanrılı inançların ilki olan İran’ın zerduş inancı, doğa bilincini Tanrı adına taşımıştır. Ön Türklerde Tanrı; doğa sevgisidir, uzaydır, evrendir. Her şey uçmaktır(cennet), cehennem yoktur. İskaninav’ların Ymir dedikleri Tanrı buzlu sislerle sıcak buğuların karışımıdır. Eski Mısır’da çölde yaşamı sürdürün sudur. Çin’de ise Pen-Gu boşluktur.

Eski inanışta da doğa doğurur, saldığı ışık tanrısal döllenme yaparak doğa üyelerini gebe bırakıp bitkisel ya da etsel yaratıkları yaratır.

İşleyen, yaşayan her yaratığın bir tini(yaşam belirtgeni, ruhu) vardır; kişinin sesi, duyguları, davranışları gibi. Bu duyguları kişioğlu tanrılaştırmıştır. Tanrının kişi boyutunda yansıması, onun tüm özelliklerini yansıtan kadındır. Tanrı dölleyen bir “baba”, toprak ise “döllenen” bir ana olarak tanımlanmıştır.

Doğa Atığı. Dirilerin yaşam işlevleri sırasında atık dışkıları vardır(uranyumun ışınımı, andığın(hayvanın) tersi(dışkısı) gibi). Bir dirinin artığı diğerinin besinidir(gübre gibi). Doğada, her yaratık yürür, gidişlidir, döner, taşınır, devinir, dönüşür, bir döngüde yeralır. Güre, yaratılamaz, yok edilemez, dönüşür(kıvıl-elektrik; ışığa, ısıya döner gibi).

Doğa Dengesi. Doğa kendi düzenini korur, çoğalımı sınırlar(besin, kuraklık, sel, deprem, aides, sökeller-hastalıklar, birbirlerini yemeleri gibi), dengeler. Karmaşık doğa düzenleri, yalın doğa düzenine göre duraylıdır, sürdürülebilirdir.

Doğa Karşıtlığı. On, doğa düzenini değiştirmek isterse düzeni bozar, o düzen içindeki her yaratık bundan olumsuz olarak etkilenir(denizlerin, ırmakların, toprağın, boşluğun, göğün, yeraltının kirletilmesinin besin ile yaşam koşullarını, kalığı(iklimi) değiştirmesi gibi). Kırığın üzerine konulan kentler bir depremle yıkılır, üretim artığı CO2, bataklık uçunu(gazı), yanık dumanlarının yuvarsal ısınması, buzulların erimesi, taşkınlar, kuraklık gibi doğa öcünü alır.

Evrim, biri dirimsel(biyolojik), diğeri yapısal(straktürel), bir diğeri toplumsal(sosyolojik) olarak gelişir.

Yer(dünya). Türklerin “yersu”, “eyge”(en büyük ev) dedikleri yeryuvarı; diri, dirsiz tüm yaratıkların türediği ana toprak, onların büyütücüsü, koruyucusu, besleyicisi, evrimleştiricisi, dönüştürücüsüdür(bitkinin ete, etin bitkiye, bir yaratığın diğer yaratığın yapı taşlarına girişi gibi). Yersu gibi uzaydaki en az 2 milyar gezegenin doğa özelliği vardır. Buna “evrensel yaşam ağı” denir. Evrensel ağda yer alan tüm varlıklar bir yasa denetiminde birbirleriyle ilintili olup, doğum, ölüm, bitim süreçlerini edinmişlerdir.
  • 0

Elimizdeki tüm sözlükleri toparlayıp kullanıma sunuyoruz. Türkçe dermece dil diyenlerin de okumasını  umarız. Kıytırık ölü dilleri evrensel dil sananları utandıralım. Sözlükleri okutalım, kullanalım,
http://tufar.com/SanalBaba/ Türkçe EVREN dili olacaktır: Bunu kanıtlayalım
Üyelik görseli
SanalBaba
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 462
Katılım: 28 Ağu 2007, 18:28
Değerleme: 33

Dön Dil araştırması yapan bireyler, kurumlar

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 2 konuk

cron
Reputation System ©'