Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salonları

Dil ile ilişkili olan, öbür ulamlarla uyuşmayan géñel yazışmaları içerir.

Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salonları

İletigönderen kuluduk » 24 May 2017, 08:12

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkçenin doğru kullanımının önemine değinerek, "Biraz ağır olacak ama hayvanların yarıştırıldığı malum Avrupa'daki arenaları, kalkıp spor salonlarında isim olarak kullanmak pek de kibar değil, şık değil" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Uluslararası Türk Dili Kurultayı'nda konuştu. Erdoğan, geçtiğimiz bir asrın dil konusunda en çok sıkıntı çekilen dönem olduğunu belirterek, "Alfabe değişikliğinden sonraki sürecin doğru yönetilememesi adeta kültürel bir felakete maruz kalmamıza yol açmıştır. Dil gibi hayati bir meselenin ideolojik tartışmaların aracı haline getirilmesinin acısını hala çekiyoruz. Türkiye her alanda olduğu gibi Türk dili konusunda da geçmişiyle barıştığı, geçmişinden aldığı güçle, geleceği kucaklamaya hazırlandığı yeni bir dönemin eşiğindedir. Ortaöğretim kurumlarımıza Osmanlıca derslerini koymamız bu yönde atılmış adımların örneklerindendir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, spor salonlarına arena denmesini şu sözlerle eleştirdi:

"Bir özentidir gidiyor, kendi dilimizin zenginlikleri varken, adeta, biraz ağır olacak ama hayvanların yarıştırıldığı malum Avrupa'daki arenaları, kalkıp spor salonlarında isim olarak kullanmak pek de kibar değil, şık değil.

Biliyorum yarın yazılı ve görsel medya, bunun üzerinden bindirecek. Varsın bindirsin ama biz doğruları konuşmaya mecburuz. Bunları konuşamadığımız için bedel ödüyoruz. Bunları konuşacağız. Hele hele bilim insanlarımız bunları konuşmadığı sürece, işte genç nesiller bunun bedelini farklı şekilde ödüyorlar.
"

-"ESKİDEN KIRAATHANE VARDI, ŞİMDİ BURALARIN İSİMLERİ CLUB OLMUŞ, KAFETERYA OLMUŞ"-

Türk dili konusunda yürütülen çalışmaların öneminin giderek arttığını söyleyen Erdoğan, Türkçesi varken yabancı kökenli kelimelerin kullanımına şu örneği verdi:

"Eskiden kıraathane vardı bizde. Şimdi bakıyorsunuz buraların isimleri club olmuş, kafeterya olmuş. Ya ne güzel kıraathanemiz var. Nedir bu kıraathane? Burada kitap oku, gazete oku, kahveni iç, çayını iç vesaire… Burada adeta sohbetle beraber zenginleş, bildiklerini ver, karşının bildiklerini sen al. Ama bunlar, yerini nereye terk etti, kafeteryalara, kulüplere… O da bizim dilimiz değil, club. Bu benim değil ki, benim olanı niye kullanmıyoruz."

-"HERKES BİR YERLERE ŞİRİN GÖRÜNMENİN GAYRETİ İÇERİSİNDE"-

Belediyelere, Türkçesi varken yabancı kelimelerin kullanıldığı tabelaların sökülmesini söylediklerini anlatan Erdoğan, "Bu senin en doğal hakkın. Neye müsaade edersen onu asmak zorunda. Ama yaptıramıyoruz. Herkes bir yerlere şirin görünmenin gayreti içerisinde" diye konuştu.

Uluslararası Türk Dili Kurultayının sonuç bildirgesinde sözünü ettiği konuların da yer almasında büyük fayda olduğunu söyleyen Erdoğan, "Türk dilinin tüm dünyada hak ettiği yeri alması konusunda çok hayırlı ve önemli gelişmelerin müjdecisi olduğuna olacağına da inanıyorum" dedi.

-"TÜRKÇENİN YETERSİZLİĞİNDEN SÖZ EDEN KİMSE TÜRKÇEDEN BİHABER DEMEKTİR"-

Konuşmasında dilin önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dilini kaybeden bir toplumun diğer değerlerini korumasının mümkün olmadığını ifade etti. Bu sebeple kültürlere ve medeniyetlere saldırıların, önce dilden başladığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Dilini aldığı anda, o milleti çökertiyor. Goethe, "Bir millete, o milletin diliyle oynamaktan daha büyük suikast olamaz" diyor. Biz işte böyle bir suikasta maruz kalmış bir milletiz. Bu saldırı, dilimizle birlikte onun mütemmim cüzü olan şahsiyetimizi, milli karakterimizi de hedef almıştır. Unutulmamalıdır ki yaşayan bir varlık olan dil, her canlı gibi emek ister, beslenmek ister, korunmak ister, geliştirilmek ister. Esasen Türkçenin ne uydurukça olarak karşımıza çıkan suni teneffüsler ne de ifrat ve tefrit alameti olan diğer dillerin kuralsız istilasına ihtiyacı yoktur. Dilimizin tek ihtiyacı, onun kıymetini bilecek insanlar ve kurumlardır. Türkçenin konuşma, edebiyat ve bilim olarak yetersizliğinden, fakirliğinden söz eden kimse şayet art niyetli değilse Türkçeden, Türkçenin zenginliklerinden bihaber demektir."

-"TÜRKÇEYE YETERSİZ DEMEK BÜHTANLARIN EN BÜYÜĞÜDÜR"-

Türk Dil Kurumu'nun Büyük Türkçe Sözlüğündeki kelime sayısının 600 bini geçtiğini söyleyen Erdoğan, bugün dünya dili olarak yere göğe sığdırılamayan İngilizcenin en gelişmiş basılı sözlüğünün dahi 230 bin civarında kelimeden oluştuğunu ifade etti. Erdoğan, "Diğer dillerden alınan kelimelerle bu sayıyı milyona kadar çıkartan yok değil. Bu durumda Türkçenin Arapça, Farsça, İngilizce, Fransızca ve diğer dillerle olan etkileşimini genişleterek bizim de çok farklı rakamlar telaffuz etmemiz mümkündür. Bin yıl önce Divan-ı Lügat-ı Türk ismi ile 10 bine yakın kelimeden oluşan sözlüğü bulunan bir dile yetersiz demek bühtanların en büyüğüdür" dedi.

-SOSYAL MEDYA VE TELEVİZYON DİLİ ELEŞTİRİSİ-

Küresel düzeyde faaliyet gösteren teknoloji firmalarının Türkçeyi görmezden gelmeleri veya özensiz şekilde kullanmalarının herkesi üzdüğünü söyleyen Erdoğan, teknoloji dilini, sosyal medyada ve televizyonlarda kullanılan dili şu sözlerle eleştirdi:

"Halbuki biz henüz bilgisayarlarda harf ve imla işaretlerinin yerleri Türkçeye göre düzenlenmiş olan F klavye kullanımını dahi yaygınlaştırabilmiş değiliz. Sosyal medya mecralarında, televizyon dizilerinde gençlerimizin kendi aralarında Türkçenin nefasetine ve zenginliğine aykırı bir çoraklığın hüküm sürdüğünden muzdarip değil miyiz? Kendimizin yeteri kadar önem vermediği Türkçe konusunda, başkalarının hassasiyet göstermesini bekleyemeyiz. Dilimizle birlikte milli ruhumuzun da zayıfladığı gerçeğini kabul etmeli ve bu konudaki tedbirleri ona göre hep birlikte almalıyız."
  • 0

kuluduk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 352
Katılım: 14 Tem 2015, 03:24
Değerleme: 164

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen toorku » 25 May 2017, 03:14

kendisi tayming inovasyon fifti fifti diyen bir kişiydi noldu acaba kendi yönetimleri altında bütün ülke yabancı tabelalara büründü kendi belediye başkanlıklarında bütün yerleşim yerleri almond hill oldu kendi dönemleri altında türkiyedeki taşınmazları yabancı emlak şirketleri satar oldu beyefendinin samimiyetine inanmak kandırılmak olur

arena ne kadar gavurcaysa spor salonu da o kadar gavurca kıraathane club olduysa suçu kendinizde arayın
  • 5

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1236

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen kuluduk » 26 May 2017, 08:02

toorku yazdı:arena ne kadar gavurcaysa spor salonu da o kadar gavurca kıraathane club olduysa suçu kendinizde arayın
Anladığım kadarıyla Erdoğan alınma sözlerin kullanılmasına karşı değil. Sadece bu işin şuursuz bir şekilde yapılmasına karşı. Mesela arena kelimesi TDK GTS'de şu manalarda verilmiş:
1. isim Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılan alan
2. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer

Şimdi bu kelime yeni yapılan bazı statları tesmiye etmek için kullanılmaya başladı. Anladığım kadarıyla Erdoğan'ın karşı olduğu bu tarz kullanımlar. Kendi hükûmetleri devrinde dil mevzuunda çok hassas davranmadıkları da aşikârdır ancak geçmişte böyle yapıldığı için bundan sonra da böyle olacak diye bir şey yok. Hazır Cumhurbaşkanı böyle bir konuyu gündeme getirmişken bizler de bunu takip ederek devletin dil politikası ile ilgili kendi taleplerimizi gündeme getirebiliriz.
  • 0

kuluduk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 352
Katılım: 14 Tem 2015, 03:24
Değerleme: 164

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen toorku » 26 May 2017, 19:43

kuluduk yazdı:
toorku yazdı:arena ne kadar gavurcaysa spor salonu da o kadar gavurca kıraathane club olduysa suçu kendinizde arayın
Anladığım kadarıyla Erdoğan alınma sözlerin kullanılmasına karşı değil. Sadece bu işin şuursuz bir şekilde yapılmasına karşı. Mesela arena kelimesi TDK GTS'de şu manalarda verilmiş:
1. isim Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılan alan
2. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer

Şimdi bu kelime yeni yapılan bazı statları tesmiye etmek için kullanılmaya başladı. Anladığım kadarıyla Erdoğan'ın karşı olduğu bu tarz kullanımlar. Kendi hükûmetleri devrinde dil mevzuunda çok hassas davranmadıkları da aşikârdır ancak geçmişte böyle yapıldığı için bundan sonra da böyle olacak diye bir şey yok. Hazır Cumhurbaşkanı böyle bir konuyu gündeme getirmişken bizler de bunu takip ederek devletin dil politikası ile ilgili kendi taleplerimizi gündeme getirebiliriz.


ameller niyetlere göredir bunların ne ameli amel ne niyeti niyet bu zihniyetin kuyruk suyunda iş çevirmek sadece bu zihniyete hizmet etmektir zaten dil ile ilgili kaygıları olsaydı baştan ona göre davranırlardı ben baştan ne yaptıkarına ve söylediklerine bakıyorum şimdi bu ne olduğu belli olmayan özellikle sis arkasında tutulan tek millet tek bayrak mevzundan çok nemalandılar burdan daha fazla nasıl ekmek yerizin derdindeler

siyasal islamcıların siyasasını iyi anlamadan onların dil konusundaki bu tarz kavisleri iyi anlaşılamaz bugün ne güzel eski kelimelerimiz vardı diyenler yarın ingilizceden geçmiş ne güzel kelimeler vardı derlerse şaşırmayın zaten arena spor salonu kabilindeki söylemlerde aslında biraz öyle yoksa zatı şahanelerinin türkçe sevgisinin bizlerdekine benzediğini sanmayın ben sayın haşmetdar ve mülklerin malikine soruyorum islamda spor salonu at yarışı futbol lüküs hayat faiz işkence yalan doğaya tecavüz vs var mıdır önce bu işleri kökünden çözsünler kendi içlerinde sonra dil mil işleriyle uğraşsınlar en azından kafasına bir konu dank ettiyse kendi hayrına

türkçesini kullanalım demiyor aslında tam olarak ne dediğide belli değil arena spor salonu diyor kulupten kıraathaneye geçiyor kendi seçmenleri gidiyor zaten oralara giden ben değilim yapanlar kendileri gidenler kendileri gocunanlar kendileri yandaşlarının yaptıkları otellerin hastanelerin adlarına bakarsanız ne demek istediğimi görürsünüz yok tabela koymuşlar kaldırmamışlar hep şirin görme mevzu uygulama tamamen farklı ayrıca o laf çaktığı arenalarda az oy istemedi az tribünlere oynamadı hepsi hikaye kardeşlerim

biz gönüldaş dil sevdalıları olarak hem arapça aşkından yananlarla hem de avrupa dilleriyle abdest suyu alanlarla uğraşıyoruz her ikisinden gelecek yardım eline gereksinimiz olduğunu ben açıkça düşünmüyorum fırsattan istifadeye hiç hacet yoktur türkçe gürül gürül akıyor
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1236

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen kuluduk » 27 May 2017, 04:31

toorku yazdı:ben sayın haşmetdar ve mülklerin malikine soruyorum islamda spor salonu at yarışı futbol lüküs hayat faiz işkence yalan doğaya tecavüz vs var mıdır önce bu işleri kökünden çözsünler kendi içlerinde sonra dil mil işleriyle uğraşsınlar en azından kafasına bir konu dank ettiyse kendi hayrına
Burası siyaset forumu değil.Tenkit edecekseniz sadece devletin dil politikasını tenkit edin. Onun dışındaki konulara girersek bu hem forumun maksatlarına aykırı bir vaziyet teşkil eder hem de asıl mevzudan uzaklaşılmış olur.
  • 10

kuluduk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 352
Katılım: 14 Tem 2015, 03:24
Değerleme: 164

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen Oktay D. » 27 May 2017, 11:00

kuluduk yazdı:Burası siyaset forumu değil.Tenkit edecekseniz sadece devletin dil politikasını tenkit edin. Onun dışındaki konulara girersek bu hem forumun maksatlarına aykırı bir vaziyet teşkil eder hem de asıl mevzudan uzaklaşılmış olur.

Kesinlikle doğru.
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7793
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4209

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen toorku » 27 May 2017, 17:26

cevap hakkımı kullanayım sataşmak için amaçlı değil ancak ola ki bir karşılık verme ihtiyacı hissederseniz özel görüşebiliriz böylece bu alanı daha fazla doldurmaya gerek yok

benim eleştirim tamamen dil üzerindendir dediklerimde nerede dil dışı bir eleştiri gördünüz dil ve siyaset iç içidedir dil ve herşey içiçedir meseleyi teknik bir boyuta indirgemek istiyorsanız o zaman zatı alilerinin saçma sapan önerilerini buraya birşey yapıryorlamış gibi koymayın lütfen koyuyorsanız da altına yapılacak eleştirilere katlanmanız lazım ayrıca benim geçmiş girdilerim ortadadır polemik yapıp ağız dalaşına hiç girmedim ya da en az seviyede tutmaya çalıştım

onun dışındaki konulara hiç girmedim dil ve siyaseti birbirinden ayırt etmenin yollarını biliyorsanız öğretin öğrenelim

dili her gün iğdiş eden siyasetçileri tenkit edebilme yetisi her dil gönüllüsünde olmalı yoksa sizin ilk girdide önerdiğiniz hatalara düşülür neydi bu hata şaibeli emellerle dil sorununun kenarından dem vurup yandaş çekme harekatı

benim orada verdiğim önce şunu bitirsinler bunu bitirsinler meselesi bu kişilerin samimiyetlerinin ve olgunluklarının seviyesini göstermekti yani bir insanın önü kavurma kavurup arkası harman savururken dil konusunda yapacağı önerilerin dil sorunuyla gönülden ilgilenenler için bir fırsattan çok bir tuzak olduğunu belirtmek içindir siz bunu farazi eleştiriler diye algılamışssınız

asıl dil üzerinden siyasi bir sorunu buraya taşıdınız ve ben bunun yanlış bir adım olduğunu kendimce belirtmek üzere altına yazdım ancak siz bunu siyasete karışmak olarak adlettiniz

lütfen kararnameyle ülke genelinde ad değişiklikleri yaptıran siyasetçilerin saçma sapan dil duyarlılıklarını buraya taşımayın bizde adamların yüzsüzlüklerini vurmayalım ayanın beyanıdır
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1236

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen kuluduk » 27 May 2017, 17:34

toorku yazdı:benim eleştirim tamamen dil üzerindendir dediklerimde nerede dil dışı bir eleştiri gördünüz
Bunlar dille alakalı eleştiriler mi? bu ne olduğu belli olmayan özellikle sis arkasında tutulan tek millet tek bayrak mevzundan çok nemalandılar burdan daha fazla nasıl ekmek yerizin derdindeler (...) ben sayın haşmetdar ve mülklerin malikine soruyorum islamda spor salonu at yarışı futbol lüküs hayat faiz işkence yalan doğaya tecavüz vs var mıdır önce bu işleri kökünden çözsünler kendi içlerinde sonra dil mil işleriyle uğraşsınlar en azından kafasına bir konu dank ettiyse kendi hayrına
  • 0

kuluduk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 352
Katılım: 14 Tem 2015, 03:24
Değerleme: 164

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen toorku » 27 May 2017, 17:48

ona şu şekilde cevap verdiğimi düşünüyordum

"benim orada verdiğim önce şunu bitirsinler bunu bitirsinler meselesi bu kişilerin samimiyetlerinin ve olgunluklarının seviyesini göstermekti yani bir insanın önü kavurma kavurup arkası harman savururken dil konusunda yapacağı önerilerin dil sorunuyla gönülden ilgilenenler için bir fırsattan çok bir tuzak olduğunu belirtmek içindir siz bunu farazi eleştiriler diye algılamışssınız "

şimdi bakın o girdinin son cümlesini tekrar okuyun lütfen orada diyor ki önce bu kadar temel olan meseleleri halletmeden dil konusuna girmesinler çünkü amaçları ve emelleri konusunda şaibe var

yani haşmetmeab ve çevresi türkiyeyi güllük gülistanlığa çevirmiş olsaydı ve sonra dönüp dostlar şu arena spor salanu vs mevzularına da el atalım çünkü türkçemizi kirletiyorlar deseydi samimiyetlerinde herhangi bir düşüklük olmazdı ama hal ortada en azından benim için belki siz bambaşka bir türkiye görüyorsunuz

ben kısaca bu tavırların tuzak olduğunu daha düne kadar milliyetçiliği ayaklarımın altına alırım diyenlerin şimdi ulu hanlar hanı başbuğa dönüştüklerini üzülerek görüyorum ve tüm bunların kendilerinin oynadıkları o siyaset oyunun parçası olduğunu bildiğim için dil konusunda yaptıkları önerilerinde türkçe açısından geçerliliği olmayan sadece oy ve yandaş sevdasıyla yapılan geçici işler olduğunu ifade ediyorum

şimdi diyeceksiniz bak gene siyasete girdin hayır siyasete girmedim ama burada yapılan bu ikiyüzlülükler anlaşılmazsa amel niyet terazisine hile karıştığı farkedilemez
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1236

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen toorku » 27 May 2017, 18:08

sayın kuluduk benim girdilerim direk size karşı yazılmış değillerdir daha çok bu girdileri sonradan okuyacaklar içindir kanımca ben söyleyeceğimi söyledim daha fazla uzatmak istemiyorum herhangi bir cevap yazmayacağım
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1236

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen kuluduk » 27 May 2017, 18:10

Bu her şeye "istemezük" diyen muhalif tavrına benziyor. Böyle bunalım takılmanızın muhtemelen ideolojik bir arka planı vardır. Türkiye'de belki de son 200 küsur yıldır büyük problemler var. Önceki hükûmetler zamanında, Atatürk'ün cumhurbaşkanı olduğu dönem dahil, ülkemizin durumu birçok yönden berbattı. Şimdi biz siyasî, ekonomik, vb. problemler var diye dil konusunu kenara mı bırakalım? Alakasız şeylerle mukayese yapıp bunu bile siyaset malzemesine çevirmeye çalışıyorsunuz. Burada tartışacağımız şey Erdoğan'ın açıklamalarında katıldığımız veya katılmadığımız şeyler olabilir. Yoksa bu açıklamalar üzerinden oyumuzu Erdoğan'a verelim mi, vermeyelim mi? tartışması yapacak hâlimiz yok.
  • 0

kuluduk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 352
Katılım: 14 Tem 2015, 03:24
Değerleme: 164

İletiThis post was deleted by Türkeröz on 27 May 2017, 19:10.

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen kuluduk » 27 May 2017, 19:39

TÜRKÇEYİ KİM KURTARACAK? Oktay AKBAL 24.11.1992

Bir şey eklemeyeceğim. Sizlere sunacağım iki mektup her şeyi açık açık gözler önüne seriyor. Türk Dil Kurumu'nun kapatılmasından bu yana geçen on yıl içinde güzel dilimiz allak bullak oldu. Bizler, Atatürk'ün dilediği gibi dilimizi "yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmak" çabasındayken, 12 eylülcü anlayış Türkçenin yozlaştırılmasında büyük rol oynadı.

Aşağıda okuyacağınız iki mektup, karşıt iki görüşü, iki tutumu belirliyor. İlkinde, genç yaşta olduğunu sandığımız bir okur, Türkçe düşmanlığının ibret verici örneğini veriyor. İkinci mektup ise tüm sağduyulu okurlar gibi bu dil yozlaşmasına hep birlikte göstermemiz gereken tepkiyi...

"Milliyet"te çıkan "Vatandaş, Türkçe Konuş!" başlıklı yazınızı okudum. Sorun, Batı'nın karşısında aşağılık kompleksine kapılmak değil, sorun, Batı'nın karşısında aşağılık bilincine varmak.

Dilimiz ya magandaların, kıroların, "Türki"lerin, dincilerin beşinci sınıf bir Üçüncü Dünya dili olacak, veya yavaş yavaş Batı dillerinin zannettiğimiz kadar rahatsız olmayan 'boyunduruğu'nun etkisinde kalacağız.

Batı'nın 'dilsel işgali' yavaş yavaş toplumumuzun her hücresine girecek ve bir Orta Anadolu-Doğu Avrupa türü medeni olmayan bir toplumdan çıkıp 21. yüzyıl evrensel kültürüne sahip bir toplum olacaktır.

Seçim iki kutup arasındadır: Bir tarafta Mozart, tuvalet kâğıdı, İngilizce 'eyç bi bi', iş ahlakı, kadın hakları, hamburger, ütülü pantolon, temizlik var -diğer kutupta kılıç-kalkan oyunları, 'denk'ler, hamamtası, damga pulu, vesikalık fotoğraf, heybe, yağlı çörek, hamal var. Seçim 'kültür' ile 'folklor' arasındadır.

Nüfus kâğıdımız 'TC' yazıyor diye artık dünyanın nimetlerinden mahrum bırakılmak istemiyoruz-Batılı olmak istiyoruz, nimetiyle külfetiyle 'muhafaza edilmesi gereken Türk kültürü' dediğiniz şeyin modası geçmiş artık. Devir, Orta Asya kökenli göçebe toplulukların devri değildir.

Vatandaş, Türkçe konuşmak istemiyor, insanca konuşmak istiyor."

"Ben de sizin gibi her gün yabancı kelimelerle karşı karşıya kalmaktan üzüntü ve rahatsızlık duyanlardanım. Bunları güzel bir fikir silsilesi içinde, akıcı üslubunuzla halkımıza duyurmanız, bunu yapamayan benim için bir sevinç kaynağı oldu.

Fenerbahçe'de oturuyorum. Evimizin yanında bir pizacı açtı, tabelası şöyle, 'Sicily's pizza, italian eatery, pacchetto pronto'. Haydi piza bir İtalyan yemeği, onu öyle yazalım, hoş sucuklu veya kıymalı pide de denilebilir, ama o kadar müşkülpesent olmayalım. Pekiyi italian eatery yerine İtalyan mutfağı, pacchetto pronto yerine, hazır paket de verilir denilemez mi? Denirse o nesneler lezzetlerinden mi kaybederler? Sonra, niye yarı İngilizce, yarı İtalyanca?

Fenerbahçe Burnu'nda belediye tarafından çok güzel bir eğlence ve satış merkezi açıldı, ismi Pyramid, ama nedense 'y' ile yazılıyor. İçinde bir de sinema var, ama nedense orda da 'cinema' yazılıyor. Hazır yemek satan yerlerin isimleri 'fast food restaurant', 'Crěperie', 'Sea food restaurant.' İngilizce bilmeyenler, ne satıldığını ancak yemek yiyen müşterilerin tabaklarına bakarak anlayabilecekler! Haydi İngilizce bilmeyenler yemek yemesin, cahilliklerin cezasını çeksinler diyelim. Ama yangın tertibatlarının üstünde de İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca yazılar var. Türkçesini aradım bulamadım, buna ne dersiniz? Yangını ilk farkeden yabancı dil bilmiyorsa, cahillerin yanında yabancı dil bilen alimler de yanacak.

Bunlar her gün rastladığım bir-iki örnek, biraz daha düşünsem sahifeler dolusu örnekler bulabilirim. Ama ne gereği var, eski tabirle, malumu ilâm ile uğraşmak faydasız.

Oktay Bey, hasbel kader orta ve lise tahsilimi yabancı bir okulda yaptım. Mesleğim dolayısıyla da uzun yıllar yabancı memleketlerde bulundum, muhtelif yabancı diller öğrendim. Hiçbir zaman yabancı dil düşmanı değilim. Yabancı bir dili, hangisi olursa olsun güzel konuşanı da takdir ederim. Beni rahatsız eden yabancı dil değil, yabancı dilin gereksiz yere Türkçeyi bir kenara itmesi, hem de Türk vatanında!

1950'lerde başlayan bu yabancı dil, bilhassa İngilizce hayranlığının getireceği kültür tahribatı ne yazık ki yeni yeni farkediliyor, yalnızca küçük bir zümre tarafından... Bu gidişle pek uzak olmayan bir gelecekte Türkçe, yalnız çarşı ve pazarda kullanılan bir alışveriş lisanı durumuna düşecek. Resmi dairelerde ve ticarethanelerde de Türkçe Amerikanca karışımı acayip bir dil konuşulacak! Pekiyi bu acayip dil ile nasıl edebiyat yapılacak? Böylece bir kültürel bağımlılık altına girmiyor muyuz? Kültürel bağımlılığın sonu siyasal bağımlılık değil midir. Mademki bu böyle olacaktı, öyleyse neden Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Amerikan mandası altına girmemizi isteyenlerin fikirlerini nefretle reddettik. Kurtuluş Savaşı'nda ölenler boşuna mı öldüler?

Dilimizin bu acayip duruma düşmesinde eğitim sistemimizin çarpık ve kişiliksiz tutumunun da büyük payı var. Zamanında haftada üç saat ders ile yabancı dil öğretmeye kalktık, tabii kimse bir şey öğrenemedi. Bu sefer sağlam bir yabancı dil eğitimi yerine, çoşup, bütün eğitimi yabancı dilden yapmaya kalktık. Türk öğretmenler, Türk çocuklarına fizik, kimya veya felsefe anlatıyor, tabii sıkışınca Türkçeye kaçıyorlar. Sonuç olarak da ortaya, test etmek, dizayn etmek, mix etmek gibi ucube bir dil çıkıyor."
  • 0

kuluduk
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 352
Katılım: 14 Tem 2015, 03:24
Değerleme: 164

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen Oktay D. » 28 May 2017, 19:27

toorku yazdı:onun dışındaki konulara hiç girmedim dil ve siyaseti birbirinden ayırt etmenin yollarını biliyorsanız öğretin öğrenelim

Biliyorum baña yazmadıñ ama benim görüşümce dil ile siyaseti birbirinden ayırabiliriz :) Aslında bu yérlikte ve Türk Dili Dérneğinde bunu oldukça iyi yapıyoruz 8) Sen de gelsene

Hepimiziñ ülküsü/ideolojisi, siyasi görüşü, sempatizanlığı hatta partizanlığı olabilir. Biz burada siyasi görüşleriñ açık édilmesini yasaklamıyoruz, ideolojik penceresinden dolayı dille ilgilenen kitleler var soñuçta. Ancak burada dille ilgilenme kaynağını bir tarafa bırakıp diliñ kendisine odaklanabiliriz.

Démek istediğim, sırf analoji olsun diye söylüyorum, örneğin bir kitabı konuşurken yazarını konuşmamak gibi düşünebiliriz veya fizik konuşurken matematiksel araçlara başvurmamak gibi düşünebiliriz. Dil soñuçta her konuya çıkar ancak o konular dile dahi değil, sadece dille étkileşiyorlar. O étkileşimleri atlayıp diliñ kendisine odaklanabiliriz gayet.

Erdoğan dille ilgili bir açıklama yapmış, burada Erdoğan'ıñ niyeti, ideolojisi, samimiyeti vs bizi ilgilendirmiyor. Yaptığı açıklama bizi ilgilendiriyor yalñızca. İstediği kadar samimiyetsiz ve ideolojik baksın, soñuçta futboluñ oynandığı sahalarıñ adınıñ değiştirilmesini istiyor ve anında değişim gérçekleşiyor (bkz: Türkiye Futbol Federasyonunuñ kararı). Bu bizim için haber değeri taşıyor. Olay bu.

Burada konuşmamız géreken şey, stadyumlarıñ adı için öñeriler olabilir, veya futbol terimleri olabilir, veya bu ad koyma işiniñ kimlere bırakılacağı olabilir, veya beñzer her şey olabilir. Ancak Erdoğan'ıñ samimiyeti bizi burada hiç ilgilendirmiyor (yérlik dışında hobi olarak yine ilgilendirsin ancak burada değil).
  • 0

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7793
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 4209

Ynt: Erdoğan: Hayvanların Yarıştırıldığı Arenaları Spor Salo

İletigönderen toorku » 28 May 2017, 20:32

(yazmayacağım dedim ama oktaya karşı durumumu açıklığa kavuşturmak istiyorum)

oktay

tamam çok güzel diyorsun dediklerini anlıyorum ama katılmadığım yerler var burada bir sorun yok kuludukun tavrındada ya da olası siyasi seçimlerinde de sorun yok yaptığı tarih okumaları da kendisini bağlar kimseye tercihleri yüzünden sataşmadım zaten

elbette a kişisinin (şimdi diyecekler ki sen nasıl olur da böylesine allami cihan şahıstan ruhu göklerdeki yıldızlar kadar parlak olan şahıstan a kişisi diye söz edersin) evet ediyorum a kişisi şu kelimeyi düzeltin bu kelimeyi düzeltin demiş olsun tamam güzel sonuçta da düzelmiş olsun hatta ve hatta bizim önerdiğimiz bir sözcüğü kullanmış olsunlar ama gerçekten bu biz türkçe sevdalıları olanların istediği bir durum mudur yani denetimi halktan alıp bir kişinin tahakkümüne bu şekilde davetiye çıkarmanın a kişisinin yanardöner çıkışlarının fırsat golüne çevrilmesinin dilimiz açısından gene bir tür bağımlılığa yol açacağını hatta a kişisinin dil üzerinde kuracağı başka bir denetimin yolunu açacağını düşünüyorum

ikinsicisi ise benim kişice duruşum sonucun hiçbir durumda sadece sonuç üzerinden değerlendirilemeyeceğidir ve hayatım boyunca da böyle yaptım usumun namusunu da böyle korudum şimdi a kişisi arenayı ister barınak ister arınak yapmış olsun tavrımın değişmesi olası değil dolayısıyla bir işi yapanın yaptığı işle kişiliğinin amaçlarının niyetlerinin zamanlamasının içtenliğinin vb örtüşmesi lazım örtüşmeyince o işden hiçbir şekilde hayır gelmeyeceğini düşünüyorum yani kısacası faydacı yani utilitarian değilim olunmasını da tavsiye etmiyorum bu tarz bir örtüşme arayışını da aslında bilimsel bir tavır olarak görüyorum çünkü bir tür yapıbozuma gidip ne olduğunu neler döndüğünü daha iyi anlamamızı sağlıyor

ayrıca kararnameyle emirle fermanla bu adı bugün biri böyle değiştirir yarın gelir başka biri başka kararnameyle başka şey yapar yani kalıcılığı ancak siyasi iktidarın kalıcılığına bağlı

yukarıda da neden faydacı olunmamasını anlatmaya çalıştığım için dil konusundan biraz dışarı çıkıp amel niyet terazini bozan şeylerin genel penceresini verme gerekliliği hissettim yoksa bazı arkadaşların iddialandırdığı gibi laik cumhuriyetçi bunalımlı ideolojik saplantılı karanlık bir tip olduğumdan değil diyenlerde üzülerek söyleyeyim pek meseleyi anlamamışlar mazur görüyorum

ben herhangi bir kullanıcıya şu ana kadar sen şöylesin sen böylesin demedim şimdiye kadar eleştirim girdilerinde geçen konuların insanlar ve onların ne yapmaya çalıştıklarıyla ilgilidir


belirteyim ki hakkımda abuk subuk altı üstü olmayan tanımlar yapılmasın benim türkiye içerisinde şekerli leblebi gibi ağızlarda eriyen herhangi bir ideoloji ya da ülkünün ne yanındayım ne taraftarıyım ne de savunucusuyum türkiyenin kurtuluşunun siyasetçilere askere vblerine yani herhangi bir yapıya altlıküstlüğe bırakılmaması gerektiğini düşünüyorum gerçek ve eşitlik ölçüsüne bakarım umarım bu benim ne kadar bunalımlı ideolojik saplantılı bir tip olduğum konusunda müdellel bir açıklamadır
  • 0

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 903
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1236

Soñraki

Dön Géñel yazışma

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 3 konuk

Reputation System ©'