Yazışmalık

Başka sese beñzemez ananıñ sesi, Her sözcüñ arasañ vardır Türkçesi

önerileri diz önerisi

Dil ile ilişkili olan, öbür ulamlarla uyuşmayan géñel yazışmaları içerir.

önerileri diz önerisi

İletigönderen toorku » 21 Şub 2017, 00:33

uzun zamandır öneri etiketiyle öneriler yapmaya başladık bence güzel oldu ancak biraz daha düzenli hale getirebilmek için naçizane önerim herhangi bir başlık altındaki öneri etiketli girdilerin gösterilebilinmesi başlık altına bu amaçlı bir düğme olabilir bu biçimde amacı sadece öneriler görmek olan kişi amacına ulaşabilir hem biraz da sözlükçe gösterimi gibi olur

kısa girişlerde sorun yok ancak çok yapraklı başlıklarda uzun uzadıya hepsi okunmak istenmeyebilir amaç sadece başılğa yapılan önerileri görmekse

diğer taraftan tüm üyelerimiz öneri özelliğini kullanmıyor ya da eski girdilerde bu özellik eksik durumda ama gene de kolay dizelgelemenin yararı olur diye düşünüyorum tabii bunlar hep oktay kardaşımızın boş zamanlarına bakıyor
  • 5

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 860
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1188

Ynt: önerileri diz önerisi

İletigönderen Kutay » 23 Şub 2017, 21:57

Bir bakımdan haklı ama öbür bakımdan değil. Şöyle ki bununla ilgilenen ya da buna zaman zaman gerek duyabilecek kişiler hiç de az olmayacağı için öneriden yanayım ama bir yandan da girilen sözcük önerilerinin bir tutarlılığı -doğal olarak- bulunmuyor ve uygulanırsa içinden çıkılamayacak bir karmaşa yaratması da az da olsa olası.

Karmaşa derken yerlikte değil; sözcük önerileri -bildiğim kadarıyla- Türk dilleri konusunda eğitimli kişilerden gelmiyor çoğunlukla ve doğal olarak çoğunun mantıklı görünmesinden öte yanlış olması da bir o kadar olası, ilgili öneri yürürlükteyken kullanıcı ya da üyelerin yanlış önerileri benimsemesinin önüne geçilmesi gerekiyor diye düşünüyorum, Türkçeyi yanlıştan çıkarmaya çalışırken başka yanlışlar katmak olacaktır öbür türlü, ki bu da bir denetim ya da önlem ile sağlanabilir.

Bir başlıkta önerilerden hangisinin kullanılacağı ile ilgili bir sorgu gördüğümü anımsıyorum, o şekilde bir sorgu da bu öneriye ekleyip düzenleme yapılmalı. Bir başlıkta birçok öneri olabiliyor ve önerilerin kısayol olarak görülebilmesi istendiğinde de yabancı kaynaklı bir sözcüğün çeşit çeşit önerisi yerine Türk dil yapısına en uygun öneriyi saptayabilip o önerilerin toplanıp sunulması şeklinde çalışabilecek bir düzenek çok işe yarar, eğitimli kişilerin önerileri eleye ayıklaya teke indirme seçeneği de çok uğraştırıcı olabilir ilgili kişiler için, dolayısıyla yazılımsal bir çözüm olmak durumunda sanırım. Yazılımlara da ne kadar güvenilebilir, orası bulanık.
  • 0

Yatıb ölmə, qalxıb öl.
Kutay
Sesli Yeñi Üye
Sesli Yeñi Üye
 
İleti: 4
Katılım: 18 Şub 2017, 01:02
Değerleme: 1

Ynt: önerileri diz önerisi

İletigönderen toorku » 23 Şub 2017, 23:49

Kutay yazdı:Karmaşa derken yerlikte değil; sözcük önerileri -bildiğim kadarıyla- Türk dilleri konusunda eğitimli kişilerden gelmiyor çoğunlukla ve doğal olarak çoğunun mantıklı görünmesinden öte yanlış olması da bir o kadar olası, ilgili öneri yürürlükteyken kullanıcı ya da üyelerin yanlış önerileri benimsemesinin önüne geçilmesi gerekiyor diye düşünüyorum,



siz hiç eki kökü yanlış kullanan bir türk köylüsüyle karşılaştınız mı dili kullanmak dili genişletmek dilden istifade etmek dile yeni görüşler getirmek için dilbilimci olmaya ya da dil uzmanı olmaya gerek yok bilakis dilbilimcilere bırakılması bu işte büyük hatadır

dili ancak ve ancak halk ve konuşanlar genişletir dilbilimcilerin işi varolanı ya da olmuş olanı incelemektir nasıl olacağına karar vermek değildir zaten türkçenin şu anki sorunu bu mevzuların dilbilimcilere dil kurumlarına vesaire bırakılmasından kaynaklanıyor nasılsa onlar yapıyor deyip kimse ciddiye almıyor artık ayrıca halkın önerileri dilbilimcilerin önerilerinden hep daha yaratıcı hem daha tutulgandır hatta çoğu zaman daha doğrudur yani önerileri dilbilimciler kendi aralarında masonca bir işaret sistemi olarak kullanacaklarsa buyursunlar halkın kullanması isteniyorsa halkın benimseyeceği seveceği öneriler makbuldür


türk dillerinde uzman olan arkadaşlar her zaman önerilerini yapmakta ve başkalarının hatalı önerilerini düzeltmekte özgürler zaten burada bizim istediğimizde bu keşke daha fazla türk dilleri uzmanlarımız olsa ancak türk dilleri uzmanı olmayıp sıradan halk olmak nasıl meselenin bir ayağıysa türk dilleri uzmanı olmak da sadece başka bir ayağı bu işi sadece bu yapar diye bir kural yok yalnız şunu hatırlatmak isterim her gün binlerce yeni kavram üretiliyor artık bilimden buluşlarla dünyayla etkilşimle vb buna nasıl yetişinilecek asıl sorun burada siz tüm bunların karşısına sözcükler türk dil uzmanları tarafından yapılsın derseniz kendinizi topuk kas bağınızdan kesersiniz


dilbilimcilik son bir kaç yüzyılıun meselesi gerçek bir bilim dalı olarak dünya dillerinin en güzel örneklerinin büyük çoğunluğu dilbilimciler dillere sınırlamalar getirmeden önce yazıldı sınırlamadan kastım geçmişin dil bilgisinin bugünün dil ve söz dizimine zorunlu olarak uygulandırılmasıdır neyse okları fazla üstüme çekmemeyim şimdi

dilbilim dil incelemeleri dil tarihi vs tabii ki gerekli yani böyle bağnazca yaklaştığım düşünülmesin ben sadece bu dil işini akademik kavanoza hapsedilmesinden muzdaribim


teşvik edilmeli dil ve dil ortak bilinçdir nasıl ki beyinde bilincin oluşması parçacık altı bağımsız davranışlara bağlıysa dil işi de biraz öyle düzensizlik kendi düzenini yaratır endişeye gerek yok
  • 5

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 860
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1188

Ynt: önerileri diz önerisi

İletigönderen Kutay » 24 Şub 2017, 00:28

Önerinin hedefi Türk köylüsü değil, onlara yönelik olsa içim rahat olurdu ama bulunduğumuz ortam internet, burada aynı görsele biri söverken diğeri yüceltiyor, söylemek istediğim bilgi girişinin bu kadar yoğun olduğu bir çağda herkes kendini başka kaynaklardan beslediği için aynı olay görsel müzik vb. aynı düşüncede olan insanları bile aynı yerde buluşturmaya yetemeyebiliyor çoğu zaman.

Sorsak herkesin bilgi edindiği kaynağı doğrudur ama Türk dili eğitimini almış biri ile almamış birinin önerileri ortada olacaksa ben eğitimli olanınkini yeğlerim, bununla ilgili Türk köylüleri örneğine dönecek olursam onlar büyüklerinden duyduklarını yapıyorlar ama bu çağda artık bilgi kaynaklarımız büyükler değil ve dediğim gibi çoğunlukla internetten başka başka kaynak(!)lar, dolayısıyla kişilerin güvenilir bulmadığım çeşit çeşit yerlik ve düzenbazlardan edindiği bilgilerle dilimize vereceği katkı eksik olsun mantığıyla onları ve bunları yazdım ve yazıyorum.

Dili elbette halk geliştirecek ama halk var halk var, bizim halkımızın çoğunluğu ilgisinin de bilgisinin de bulunmadığı hemen her olaya giriştiği ve çoğunlukla eline yüzüne de bulaştırdığı için ilgili konuda donanımı olan kişilerin yetkili olmasını yeğlerim, hayatında yumruk yememiş ve atmamış ya da sürekli dayak yemiş kişilerin boks hakkında bilmişlik yapmasını istememek kadar olağan birşeyden sözediyorum aşağı yukarı.
  • 0

Yatıb ölmə, qalxıb öl.
Kutay
Ahmet Kutay Akkoyun
Sesli Yeñi Üye
Sesli Yeñi Üye
 
İleti: 4
Katılım: 18 Şub 2017, 01:02
Değerleme: 1

Ynt: önerileri diz önerisi

İletigönderen toorku » 07 Mar 2017, 09:47

sayın kutay

iyi niyetinize katılıyorum ancak şunu belirtmek isterim ki dile katkı yapacak herkese ihtiyacımız var eğer türkçenin bir min gün min gece daha ayakta kalmasını istiyorsak

herkese açık bu yol dili konuşan herkes bu dilin uzmanıdır

bazıları diyor ya bu meclis bin sene daha burda olacak ben diyorum hikaye ver gazı millete ver gazı millete meclisten önce bizim dilimizi korumacılık kalkanından çıkarıp genişletici davranmamız ve ingilizcenin neden bu kadar yaygın ve tutkun olduğundan doğru dersler çıkarmamız gerekiyor ingilizce konuşan milletlerin bilgi üretimindeki düzeylerine çıkmamız gerekiyor mevzu sadece karşılık bulmakla bitmiyor önemli olan kavram üretimi ma ona ilk adı koyabilmekde

kişisel olarak meclis bin sene ayakta kalmış kalmamış önemli değil ulusları illeri ayakta tutan dilleridir biz dilimize odaklanalım meclis vs güç istenciyle yanıp tutuşanların ocağı olsun

bugün biz babürü nevaiyi dilleriyle yazdıklarıyla hatırlıyoruz kurdukları devletlerle yönettikleri illerle değil
  • 5

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 860
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1188

Ynt: önerileri diz önerisi

İletigönderen Oktay D. » 07 Mar 2017, 10:37

Evet bu koñuda, toorku'nuñ argümanlarına katılmamak elde değil.

Gérçekten de dil, koñuşanıñ yétki alañındadır. Her koñuşucu dili kendi kurduğu cümleler çerçevesinde tümüyle değiştirme veya düzenleme yétkisine sahiptir. Herkes ayrı ayrı yétkilidir ancak bir yandan hiçkimse tek başına géñel ölçekte (başkaları üzerinde) yétkili değildir.

Kişioğlunuñ tüm geçmişi boyunca bu böyle oldu. Dil, arkeologlarıñ ve antropologlarıñ bulgularına göre eñ az 1,5 milyon yıllık bir évrime sahip ve bunca süre boyunca hiçbir şekilde bir zümreniñ tekelinde olmamış, tümüyle demin söz éttiğim biçimde her koñuşucunuñ üleşilmiş yétkileriyle bugünlere gelmiştir.

Dil Devriminde bile merkezî bir otoriteniñ dili değiştirmesi düşünülmemiş, tersine bu koñuda aşırı duyarlılık gösterip TDK gibi kurumlarıñ yalñızca ve eñ fazla halk dilini dérlemesi ve öñeriler sunması sağlanmıştır. Halk dilinden, geçmiş Türkçelerden ve diğer kardeş Türkçelerden dérlenen öñeriler yanında türetilen öñeriler kullanılarak sözcükler uzlaşmaya sunulmuş ve uzlaşılanlar kullanılmaya başlarken uzlaşılmayan sözcükler halk içindeki doğal séçilimle élenmiştir. Kısaca, Osmanlıca jargonu kaldırılmış yérine halkıñ uzlaştığı ve zaten koñuşuyor olduğu diliñ bir adım gelişmişi getirilmiştir.

Biz de bu yérlikte aynı şeyi yapıyoruz. Türkçesi Varken topluluğu buradaki sözcükleriñ eñ fazla öñeri olması gérektiği görüşünde ve amacındadır. Hangi öñeriniñ kullanılacağı tümüyle koñuşuculara ve halkıñ toplu uzlaşısına bırakılmıştır. Tutarsa ne âlâ, ancak tutmazsa başka öñeri sunulur.

Dil uzmanlarınıñ burada tek görevi, kendi görüşlerini ve bilgilerini buraya dökmekten ibarettir. Yañlış bir şeyler varsa añlaşılır argümanlarla ve iknâ édici kaynaklarla bunu halka añlatmakla yükümlüdürler ancak kesinlikle "ben uzmanım, ben bilirim, beni diñleyeceksiñiz, saksı değilim ben" diyemezler. Dil uzmanları, diliñ évrelerini gelişimini ve durumunu tespit édip bilgiyi vérdikten soñra dil uzmanı gömleğini çıkarır ve halktan herhangi bir birey gibi yalñızca kullanımlar ve öñeriler hakkında koñuşur. Daha fazlasını yapmaya, kendini otorite gibi göstermeye hakkı yoktur.

İnternet çağında olmamız da ayrıca herhangi bir şeyi değiştirmiyor. Dil, uzlaşılan iletişim öğeleriniñ oluşturduğu bir doğal düzendir. Uzlaşma, sırf bilgi alış vérişi daha hızlı ve daha géñiş oldu diye yok sayılamaz. Uzlaşı kültürümüz yoksa kimse bir şey için bir arada bulunmuyorsa bile bu kesinlikle bahane değildir: bu duruma çözümümüz, uzlaşı kültürünü édinmeyip dili bir zümre aracılığıyla değiştirmek olamaz. Tersine çözüm, uzlaşı kültürünü édinme zorunluluğudur. Eğer dili geliştireceksek ve uzlaşma kültürümüz yoksa, o zaman yapılacak şey, bu bilgi çağına rağmen uzlaşmayı öğrenmektir.

Siyasetten örnek véreyim. Eğer mecliste bir yasa üzerinde uzlaşma olamıyorsa meclisi ikiye bölüp ülkeyi de buna göre ayıracak mıyız? Veya bir zümre gelip "benim dediğimi kabul edeceksin" diyerek öbür tarafa baskı mı kuracak?Avrupa, yüzyıllarca birbirine karşı savaştıktan soñra birbirini işgal étmeye çalıştıktan soñra eñ soñunda uzlaşmayı öğrendi ve Arupa Birliğini uzlaşı kültürü üzerine kurduysa, biz niye bu kültürü kendi içimizde oluşturamayalım?

Dil, kişioğlunuñ ana özniteliğidir. Beyinde dil gelişimi başka hiçbir canlıda bulunmuyor, biz özel olarak topluluk olmak için bunu geliştirmiş bir canlı türüyüz. Bu yüzden bizi biz yapan da dildir. Dil üzerinde uzlaşmayı öğrenirsek (ki bunu yapabiliyoruz, Türkler dil açısından oldukça uzlaşmacı davranmışlar ve aralarında çok büyük ayrılıklar yaşamamışlar) her koñuda uzlaşmayı öğrenebiliriz.
  • 5

Üyelik görseli
Oktay D.
Oktay DOĞANGÜN
Yönetici
Yönetici
 
İleti: 7392
Katılım: 28 Ağu 2007, 17:52
Konum: İstanbul
Değerleme: 3304

Ynt: önerileri diz önerisi

İletigönderen toorku » 07 Mar 2017, 22:23

ben oktayın dediklerinin hepsine aynen jon vaynen birebir katılıyorum bir ekleme olarakşunu söylemek isterim heralde türkçe kadar dallanan budaklanan saçılan dağılan yeniden birleşen debelenen yeniden toparlanan bir daha evrilen 20 yılda bir söylencinin yapısını değiştiren dayak yiyip dögüşe yeniden dönen başa bir dil yok cıva gibi mübarek

örneğin bizim yayılmışlığımıza en yakın ingilizce var yani göçlerle dili yayılan emperyalimizmin haricinde onda bile bizimki kadar söylev değişmiyor örneğin orta seviye ingilizceniz varsa 150 sene önceki ingilizceyi anlamamanız içten bile değil orta ingilizceyi anlayamazsınız ama normal bir konuşucusu 250 sene öncesine gidip hem amerikan hem ingiliz ingilizcesini anlayabilir bizde 100 sene önceki türkçeyi anlayacak kaç adam çıkar bırakın heralde 20 yaşlılar cumhuriyet türkçesini bile anlamakda zorlanabilir artık

diğer taraftan bizim şu oğuz türkçesine bakın atlatmadığı badire aşmadığı zorluk kalmadı bu kadar evrime değişime baskıya yalanmışlığa rağmen gene başa dönüp sıfırdan başlatabilmiş bu millet o nedenle ben türkçemizden umutluyum yani türkçe teknolojinin ve diğer milletlerin baskısını atlatabilecek yapıya sahip çok esnek çünkü aynı şeyi arapça için söyleyebileceğimizi zannetmiyorum çünkü halkları yorgun ve yorgun halkın dilide yorgunlaşır

biz üretelim beğenen beğenir beğenmeyen beğenmez dilde kural diye bir şey kesinlikle yok sadece yöntemler ve içilişkiler var yani dilbilgisi var ama dilbilgisi bilimin doğası gereği standartlaşmaya götürüyor dilbilgisi ingilizce ya da benzer göreceli katı diller için uygun kurallar ortaya koymuş ama bizim türkçemiz o kaplara sığmaz bence daha geniş ve geleceğe dönük düşünmemiz lazım

dil insan beyninin bir sonucu ve insan beyni daha önce bahsettiğim gibi parçacık altı dengelerle yürüyor yani bu kadar karmaşık yapıların ortaya çıkardığı bir araç olan dili o genişlikte ve o hayranlıkla ele almalıyız ama çok ilginçtir dil ile beyin arasında karşılıklı geri veri akışı var dolayısıyla birinin özgürlüğünü ve özgünlüğünü kısmaya çalışmak diğerini de kısırlaştırmak ve hayalarını burmak demektir

ayrıca oktayın bahsettiği gibi burası özgür olmaya çalışıyor örneğin ben hiç noktalama kullanmıyorum çünkü türkçenin yazı diliyle konuşma dilinin birbirine mümkün olduğunca yakın tutulması taraftarıyım kimse de bana vay hain avrupanın uyguladığı cumhuriyetin benimsediği noktalamaları neden kullanmıyorsun demiyor bireyleri özgür bırakırsak düşünceler çatışır ve doğrusu o şekilde peydah olur ayrıca noktalama işaretleri kullanmadan bayağı güzel de anlaşıyoruz burada haaa bu şekilde master tezi yazamayız orası öyle
  • 5

noktasızlaştıramalandıramadıklarımızdanmısınız
toorku
Dil Emekçisi
Dil Emekçisi
 
İleti: 860
Katılım: 17 Ara 2014, 20:50
Değerleme: 1188


Dön Géñel yazışma

Kimler çevrimiçi

Bu bölümü gezen üyeler: Hiç bir üye yok ve 1 konuk

cron
Reputation System ©'