Gönderen Konu: İlk yoğurdun mayası nedir?  (Okunma sayısı 2313 kéz)


Takılar:

0 Üye ve 1 Konuk konuyu incelemekte.

Çevrimdışı YİĞİT TULGA

  • Dil Emekçisi
  • *****
  • İleti: 977
    • Kimliği Görüntüle
    • Ulatı (e-ileti)
İlk yoğurdun mayası nedir?
« : 10 Mayıs 2009, 20:39:28 »
Uğrola,

Bir belgeselde izlemiştim: Toroslarda yılın ilkyaz (bahar) aylarında ilk düşen çiği biriktiren göçerler (köylüler) sütü mayalayarak yoğurt elde ediyorlardı. Şimdi anlıyorum ki  karıncaların kıştan uyanışı ile salgılarının artması yoluyla dolaştıkları yapraklar formik asite bulanıyormuş. İlk düşen çiğ de bunu taşıyarak süte karıştığında mayalamayı oluşturuyormuş. İlk mayadan sonrası da kolay. Çünkü artık yeterince üremiş olduğundan, birkaç kaşık yoğurt ile yeniden yoğurt elde edebiliyorsunuz.

Uğrola

Kaynaklar:
http://www.ilahiyatforum.com/forum/ilk-yogurdun-mayasi-nedir-t147659.html?s=8d212f44fbfd61ad2a1f50b790e727a4&

Alıntı
Doğal mayalar içerdikleri çeşitli mikroorganizmalar ve bazı kimyasalların (formik asit ve türevIeri vb.) sütü mayalama (fermente etme) özellikleriyle sütün yoğurda dönüşmesini sağlıyor.

Alıntı
:"Bugün yoğurdun nasıl yapıldığını herkes az çok biliyor. Sütün yoğurt haline dönüşmesi için eski yoğurt maya görevi görüyor. Peki insanlar sütü nasıl yoğurt haline getirdi? Yani yoğurtsuz yoğurt nasıl yapıldı? Milli yiyeceğimiz olan yoğurdun ilk defa nasıl yapıldığına dair yeterli ve kesin bir bilgi mevcut olmamakla birlikte göçebe olarak yaşamlarını sürdüren atalarımızın yoğurt yapımında kullandığı doğal mayalar karınca yumurtalarıymış. Taşların altında yer alan küçük ve beyaz baloncuk şeklindeki taze karınca yumurtalarını ezmişler ve ısıtılan sütün altına koymuşlar. Böylece süt karınca yumurtalarında bulunan kimyasal maddeler yardımıyla mayalanarak yoğurt haline gelmiş. Başka bir rivayete göre sütün yoğurt olarak mayalanması Hz. İbrahim'e melekler tarafından öğretilmiş. Ve bu sır halinde uzun süre babadan oğla intikal etmiş. Eski Türkçe'de yoğurt kelimesi 8. yy. metinlerinde yer alırken Kaşgarlı Mahmut tarafından 10. yy.'da yazılan Divan-ı Lügatüt Türk ve Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig adlı eserlerinde bugünkü anlamında yoğurt kelimesinin kullanıldığı bildirildi.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Formik_asit
Alıntı
Formik asit; su, metanol, etanol, aseton, eter gibi çözücülerde çok iyi çözünür.

Formik asitin diğer bir adı da karınca asididir. Doğada ilk olarak karıncaların salgılarında rastlanmış ve buradan çekilerek elde edilmiştir. Varroa ile en etkili şekilde mücadele etme yöntemlerinden biriside kolonilere formik asit uygulamasıdır. Formik asit organik asittir. Özellikle arıcılığı gelişmiş ülkelerde Organik bal üreticileri tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır.

Formik asit (HCOOH)

Bakterilere küf ve mayalara etki eder. Mikrobik bozunmayı önlemek için gıdalarda koruyucu olarak kullanılır. Karınca salgısında bol miktarda bulunur. isirgan otunun isirganlik özelligini saglayan asittir ayrica KARINCA BULUNAN ASİTTİR.

http://www.herkonudan.com/index.php?option=com_content&view=article&id=536:ilk-yogurdun-mayasi-nedir&catid=64:yiyecek-ve-ecekler&Itemid=17
Alıntı
Sütten ürettiğimiz besinlerden biri de yoğurttur. Yoğurt, süt proteinlerinin fermentasyonla çökelmesi sonucu oluşan pıhtıdan ibarettir. Genelilikle kaynatılıp ılık hale getirilen süte az miktarda eski yoğurdun eklenmesiyle yapılır. Ilık olan sütün ortasına, daha önceden ayrılmış ve suyla karıştırılarak inceltiimiş bir miktar yoğurt yavaş yavaş eklenir. Üzeri kapatılır ve soğumaya alınır. Burada en önemli girdi, sütün yoğurt haline dönüşmesini sağlayan mayadır. Ve yoğurt yapımında bu görevi eski yoğurt üstlenir.

Peki elimizde yoğurt mayalamak için eski yoğurt bulunmuyorsa ne yapmalıyız? Ya da ilk yoğurdun mayası nedir?

Bu soruların yanıtları araştırıldığında, göçebe olarak yaşayan atalarımızın karınca yumurtasından yoğurt yaptığına dair bilgiler edinildi. Bunun üzerine ilk yoğurdun karınca yumurtasından mı, karınca toprağından mı, ya da normal topraktan mı mayalandığını kanıtlamak için araştırmalar yapıldı.

Oktay ince de çalışmasında, eski yoğurt dışındaki doğal mayaların, sütün yoğurda dönüşmesinde işe yarayıp yaramayacağı ve eğer doğal mayalardan yoğurt olursa, ne kalitede olacağını inceledi.
Araştırmasında deneyselolarak süte ev koşullarında değişik oranlarda standart (ticari) yoğurt ve doğal mayalar (normal toprak, karınca yuvası çıkışındaki toprak ve karınca yumurtası) ekleyip, elde edilen yoğurtların ve bunlarla hazırlanan yoğurtların bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerini beş gün süreyle araştırdı.
ince, araştırmasının sonuçları konusunda şu açıklamayı yapıyor:
"Doğal mayalar, içerdikleri çeşitli mikroorganizmalar ve bazı kimyasalların (formik asit ve türevIeri vb.) sütü fermente etme özellikleriyle sütün yoğurda dönüşmesini sağlıyor. Araştırmamızda denenen yoğurtların her bir neslinin, zamana bağlı olarak pH değerinde azalma olduğu saptandı. Doğal mayalarla elde edilen yoğurtların 2, 3 ve 4. nesillerinde ölçülen pH değerinin, standart yoğurt pH'sl ile aynı düzeylerde olduğu saptandı. Yoğurtların fiziksel görüntüsü bakımından doğal mayalarla elde edilen yoğurtların 3. ve 4. nesillerinde hemen hemen hiç serum ayrılması gözlenmezken, ev yoğurdunda az da olsa serum ayrılması oldu. Duyusal test sonucunda yapı bakımından en iyi yoğurt, karınca toprağıyla mayalanan yoğurt oldu; görünüm olarak karınca toprağı ve karınca yumurtası olumlu sonuçlar verirken,lezzet olarak da en iyi yoğurdu, karınca toprağıyla yapılan mayalamadan elde ettik.
Sonuç olarak, doğal mayalar kullanılarak yoğurt mayalama işlemi sağlandı ve karınca toprağıyla mayalanan yoğurt panelistler ve tüketiciler tarafından en iyi yoğurt seçildi. Eğer bir gün evinizde yoğurt yapmak için maya bulamazsanız, dışarı çıkıp karıncanın oluşturduğu toprak tepecikten biraz almanız yeterli. Unutmayalım ki bu yoğurdu yemek için üç gün beklemek gerekiyor. Çalışmamızın ilerleyen aşamalarında elde edilen yoğurtların mikrobiyolojik analizleri ve besin kalitesini de araştıracağız."
Bilim Teknik
Ifıksal (mikrobik) bozunmayı önleyici olması yoğurdun ağusavar (detoksin) özelliğini sağlıyor. Söydeşi (yani) yoğurtta ıfık (mikrop) barınamıyor.

Karınca yumurtası ile de yoğurt elde ediliyorsa içeriğinde yoğun formik asit olsa gerek. Bu özelliği ile de karınca yumurtası özütü ile yara kapatıcı, koruyucu bezler üretilerek yaralarda, yanıklarda irinleşme önlenebilir.
Belki de bunlar biliniyordur.
İşte ben bunu bilemiyorum. Onumcu (tıpçı) değilim.

Hz. İbrahim' e meleklerin öğrettiği konusunda yorum yapmayacağım. Çünkü bilimsel değildir; sözkonusu bile edilemez. Bilinmezlik kişilere, toplumdan topluma göre değişebilen kutsal varlıklara gönderme yaptırabilir.
Örneğin bir budacı (budist) da kendi inancına göre bir açıklama yapmış olabilir.
Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...

Çevrimdışı YİĞİT TULGA

  • Dil Emekçisi
  • *****
  • İleti: 977
    • Kimliği Görüntüle
    • Ulatı (e-ileti)
Ynt: İlk yoğurdun mayası nedir?
« Yanıt #1 : 10 Mayıs 2009, 22:37:00 »
Uğrola,

Bakınız şu Dışkılayan Beyin' in dediklerine:

Alıntı
kefir       Hürr 2000   ~ Rus kefir mayalanmış sütten yapılan alkollü bir içecek ~? Türk köpür " köpük
———————
• İng kefir/kephir (a.a.) Rusçadan alınmıştır. Modern Türkçe biçimin İngilizceden aktarılmış olması muhtemeldir. 

Kökeni belli olmadan Rusça'da var. Dingilizler Ruslardan almış, Türkçeye de Dingilizce'den geçmiş.
Bulan Türkler, içen Türkler, yayan, çoğaltan Türkler. Eee? Dingilizcik bunun neresinde, Rusçuk bunun neresinde?

Sözcüğün (kefirin) kökeni nerede? Kökenbilirlik değildir bu; köken yamarlıktır (çalarlıktır) yaptığınız.

Bilg. Or. Tuncer GÜLENSOY "kef (küf, keweg, kevek, keflemek)" sözcüğüne değinmiş sözlüğünde.
Biraz okumak salık verelim Dışkılayan Bey'e ! Üfürerek yazması pek güzel de okuması da böylesine güzelse(?)

Uğrola

Sözlük indir.
http://tufar.com/SanalBaba/
Taranmasına "kıyacağınız" sözlük varsa benimle iletişim kurunuz.

"Türk Dil Kurumu" ile "Türk Günay Kurumu" özerk, tüzel kişiliğine dönmelidir. Atatürk kalıtını çiğneyenler yargılanmalıdır...