Archives

  • Kutsal Ağacın Gölgesinde Daha béğeni yapılmamış.

    Bu bir düş müydü; yoksa büsbütün gerçek miydi? Kendimi birdenbire bir bozkırın ortasında bulmuştum. Üstelik burayı – bir Akdenizli ile/ya da Çukurovalı olarak – alabildiğine yadırgamıştım. Bitki örtüsü bambaşkaydı. Çevremde ötüşüp uçuşan kuşların çoğunu hiç mi hiç bilmiyor, tanımıyordum. Böcekler dahi ayrımlıydı. Çayırköpeklerini andıran sevimli yılkılarsa beni ayrımsar ayrımsamaz deliklerine ya da yuvalarına çekiliyordu. Ortalıkta […]

    Haz 28th, 2018 | Filed under Köşe Yazıları
  • Dille, Yazınla Sağal(t)mak Daha béğeni yapılmamış.

    Acısız bir yaşam kuşkusuz ülküseldir. Bununla birlikte, en azından kişi yaşamı söz konusu olduğunda, acısızlığın sağlanması kimse için olanaklı değil. Burada gövdesel acıları bir kıyıya bırakacak, tinsel acılar üzerinde odaklanacağım. Tin sağaltmanlığı – söylemek aşırı – tinsel acıları dindirmek ya da azaltmak/yeğnileştirmek üzere kurulmuş, etkinlik gösteren bir dal. Böylece vargılarım ile yargılarım tin sağaltmanlığınınkilerle – […]

    Ağu 9th, 2017 | Filed under Köşe Yazıları
  • Dil Yanlışları ile Yanlış Diller Daha béğeni yapılmamış.

    Biliyorum: Bu yazı düzeltmecilik güderek yazılan ilk yazı değil, son yazıysa olmayacak. Doğrusunu isterseniz, ülkemizde Düzenlemelerle başlayan dilsel uyanış bu-tür yazıları yazdırır oldu. Kamuerkiyle sağlanan göreli dil bilinçlenmesiyse bu konularda yazıların yanında – özellikle son onyıllarda – birçok betiğin yazılmasının nedenidir. Doğallıkla bütün bunlar en büyük “sıkar”larımızdan1 biri olan dil sorunumuzdan kaynaklandı. Söz konusu sorun […]

    Oca 4th, 2017 | Filed under Köşe Yazıları
  • Yad Söz(cük)lere Karşılıklarım Daha béğeni yapılmamış.

    Daha önce Türkçesi Varken… ağ bölgesinde yayımlanmış Kişisel Türentiler Sözlükçüğü-adlı yapıtımla öz Türkçe 250 söz(cüğ)ü yad karşılıklarıyla dilseverlerin ilgilerine sunmuştum. Buradaysa yad 500 söz(cük) öz Türkçe karşılıklarıyla verilmiş bulunuyor. Gelgelelim ilkin kimi açıklamalar yapmam gerek: Yad Söz(cük)lere Karşılıklarım bir “seçki” niteliğindedir. Demek kendi türentilerimin hepsini kapsamadığı gibi, öz Türkçe karşılıkları daha bulunmamış yad söz(cük)lerin ancak […]

    Ağu 24th, 2016 | Filed under Köşe Yazıları
  • Anlamdan Anlatıma Türkçemizin Eleştirisi Daha béğeni yapılmamış.

    Dilci, eğitimci, ozan Muhittin Bilgin’in Anlamdan Anlatıma Türkçemiz-adlı yapıtı1 – adından anlaşılacağı üzere – bir dilbilgisi betiği. Söz konusu betikte Türkçenin geçmişçel gelişimi, anlambilgisi, sesbilgisi, biçimbilgisi, sözcük türleri, tümcebilgisi, anlatımbilgisi ile bölümce konuları işlenmiş. Türk yazınından seçilmiş örnek tümceler okurun bu konuları anlamasını kolaylaştırmakta. Gene Türk yazını-kaynaklı tanımlıklar2 yapıtı varsıllaştırmış. Kavram Dizini, Kaynakça ile Tanıklar […]

    Eki 25th, 2015 | Filed under Köşe Yazıları
  • Dilsel Bağnazlık Daha béğeni yapılmamış.

    Bütün bağnazlıklar kötüdür. Dilsel bağnazlıksa ayra değil. “Yalnızca benim dilim doğrudur. Başkaları Türkçeyi bil(e)mezler.” diye düşünüyorsanız, dilsel bağnazlığa tutulmuşsunuzdur. Çabucak söylemeliyim: Dil alanında dahi bağnazlaşmak pek kolaydır. Üstelik karşıtçılarınızın varlığı size kutsal bir savaş yapıyormuşsunuzcasına kıygınlık da, yiğitlik de taslama olanağı verir. Böylece dil bir araç olmaktan çıkıp bir erek durumuna gelir. Dilin – son […]

    Haz 29th, 2015 | Filed under Köşe Yazıları
  • Dil Sorunumuz Daha béğeni yapılmamış.

    İlk ağızda dil sorunumuzun var olduğunu görmek gerek. Oysa çoğu kişiye göre, bu sorun – düzce, kesinlikle – yok. Dahası, özdeş çoğu kişi nece, nite konuştuğunun, yazdığının ayrımında değil. Çok çok değme kişinin yanlış konuşup yazdığı, dilin hiçbir önem taşımadığı düşünülüyor. Böylece doğru dili doğru kullanmaya yeltenenler (!?) düzgüsüz sayılmaktalar. He, at izi it izine […]

    Nis 26th, 2015 | Filed under Köşe Yazıları
  • Sözlükler, Gene Sözlükler Daha béğeni yapılmamış.

    Şunu açıkça söyleyivereyim: Sözlüksüz, demek sözlüğe, sözlüklere bakmaksızın edemiyorum. Gelgelelim “takınaklı” olduğumu sanmayasınız. (Sözlüğe bakmayı takınaklıca davranış durumuna getirdiğim olmadı değil. Ancak, bu geride kaldı.). Dille, yazınla bencileyin ilgilenen bir kişi sözlüksüz nite yaşar! Sözcüklerle yatıp kalkıyorsanız, sözlüklere düşkün bulunursunuz. Bundan doğal ne var olabilir! Sözlükleri takınaksallaştırmamayı bilmek gerekir; o ayrı. Gene de, özengen ya […]

    Şub 24th, 2015 | Filed under Köşe Yazıları
  • Öz Türkçeyi Anlamak Olanaksız mıdır? Daha béğeni yapılmamış.

    Öz Türkçenin anlaşıl(a)madığı savı özleştirme karşıtçılarınca, kimi kez öz-Türkçecilerce dahi ileri sürülmektedir. Savlayan savını tanıtlamayla yükümlü olsa da, söz konusu savı çürütmek yararlı bulunacaktır. Okuyor olduğunuz deneme bu “çürütme” üzerine. İşe bir örnekle başlamada yarar görüyorum: Bilindiği üzere Türk sağaltmanlık dili özleştirmeye en çok direnen alanlardan biridir. Bundan ötürü, örneğin büyük ölçüde Fransızca-, bir ölçüde […]

    Oca 12th, 2015 | Filed under Köşe Yazıları
  • Öz-Türkçecilik Üzerine 0/5 (1)

    Tutturgan değilimdir. Yalnızca dilsel olarak doğru bildiğim yolda ilerlemekteyim. Demek öz-Türkçecilik gütmekteyim. Peki, öz-Türkçecilik – gerçekte – nedir? Bana kalırsa, öz-Türkçeciliğin ne olduğunu anlamak için, ne olmadığını kavramak gerekir. Öyleyse, bu denemede ilkin öz-Türkçeciliğe ilişkin kimi “önyargılar”a ya da “yanlış kanılar”a değineyim: Kimilerine göre, öz-Türkçecilik düpedüz bir delilik türüdür. (Nitekim N. Ataç, şimdiki öz-Türkçecilerin öncüsü […]

    Ara 24th, 2014 | Filed under Köşe Yazıları
Archive by Gökhan Çağlayan