İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Yazar: Batur ALPTÜRK

Dil Derneği’nin Çapulcu Konusundaki Ciddiyetsizliği

Türkiye sıradışı günlerden geçiyor. Bir yanda demokratik tepkilerini bugüne dek görülmemiş barışçıl ve mizahlı tavırla ortaya koyan bir topluluk, öbür yanda büyüteçle şiddet olayları arayan, bütün güzellikleri görmezden gelmeye gayret eden, hükûmete karşı olanlarla devlete karşı olanları kasten ayırmayan iktidar ve yanlıları. Demokrasimizin derekesi kılavuz istemediği gibi medyamızın hâli de aynen meydana çıktı. Üç maymunu…
Devamı

Türkçe’nin Kaleleri: Ötüken Türkçe Sözlük

Geldik Türkçe’nin yeni bir kalesine. Hem de en muhkem bir kalesine. Şimdiye kadarki sözlükler arasında en kapsamlısı. Kalemizin adı Ötüken Türkçe Sözlük, kahraman çerimizin adı Yaşar Çağbayır. Öncelikle sözlüğün ilginç hikâyesine göz atalım: Yaşar Çağbayır 1925 yılında Denizli’de doğmuş. Bursa’da Türkçe öğretmenliği tahsilini aldıktan sonra 1968 yılında Ankara’da çektiği kura ile Konya-Ereğli’nin Halkapınar bucağına atanmış.…
Devamı

İki Ucu Malum Değnek

Kendimden pay biçiyorum. Küçük yaşlardayken içinde bulunduğum ortamın etkisiyle yabancı kelimelere tam anlamıyla düşman idim. Okulda divan edebiyatının metinlerini gördükçe eseflenir, televizyondaki konuşmacıların kullandığı sözcüklerin nesebine takılırdım. Eskiden yazdığım yazılarda “otobüs, televizyon” gibi sözcükleri ağza almamak gerektiğini gayet katı bir biçimde savunmuşum. Fakat, bu sözcüklerin yerine ne kullanılması gerektiği hususunda öneri getirmemişim. Tıpkı bugünün esnemez…
Devamı

Türkçe’nin Kaleleri: Kubbealtı Lügati

Kitabevlerinde gördükçe içinde kaybolduğum, zevkle ve imrenme ile inceleyegeldiğim “Misalli Büyük Türkçe Sözlük”ü birkaç ay önce nihayet tedarik ettim. Türkçe’nin bu kutlu kazanımını gecikmeli de olsa anmak istiyorum. Daha çok “Kubbealtı Lügati” adıyla anılan “Misalli Büyük Türkçe Sözlük” 2005 yılında yayımlandı. Ancak, sözlük, ağızdan kelimenin çıkıvermesi gibi yayımlanıvermedi elbette. Kubbealtı Vakfı’nın çatısı altında Faruk Nafiz Çamlıbel, Orhan…
Devamı

Türkçe’nin Kaleleri: TDK Türkçe Sözlük 11. Baskı (2011)

TDK Türkçe Sözlük’ün 11. baskısının 2011 yılında çıkacağı öngörülüyordu. 2010’un son aylarında gazetelerdeki haberlerle ne kadar meraklansam da sözlüğü elime alabilmek için 2012 yılının şubat ayını beklemek zorunda kaldım. Yayımın gecikmesine karşılık sözlüğün ucuz fiyatı övgüye değer.   TDK Türkçe Sözlük incelendiğinde, sözlüğün bir önceki baskısına kıyasla ciddi oranda artan söz miktarı ilgi çekici. Dilerseniz,…
Devamı

Türk Dil Devrimi-4

Devamlı üzerinde kafa yorulan terimler meselesi gerçekten de en çözülesi sorunlardandı. Zira, teknik terimler Türkçe’ye olabildiğince uzaktı. Bu ıstılahların, Türk çocuklarının rahatça öğrenebileceği kadar yalın olması gerekiyordu. ‘Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi kaidesi ile irtifaının hasıl-ı darbının nısfına müsavidir’ sözü bırakılıp ‘bir üçgenin alanı tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısına eşittir’ sözüne geçilmesi elbette bilim alanında öğrenciler…
Devamı

Türk Dil Devrimi-3

Dil kargaşası almış başını gitmişti. Yazarlar dergiyi açıp kendince bir karşılık yazıyor ve kimsenin kimseyi anlamadığı bir keşmekeş meydana geliyordu. Sözgelimi Memduh Necdet, 1933 senseinde yayımladığı ‘Gazi Yolu- Dilimizi Nasıl Onarmalıyız?’ adlı kitabının önsözünde (o zamanki dille ‘öngen’inde) şu cümlelere yer veriyordu: “Bu kitabı önce hiç bir yad söz kullanmadan yazmıştım. Bu kendilikte (hususta) yoksulluğum…
Devamı

Türk Dil Devrimi – 2

Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin çalışmalarının ardından sıra dil meselesine gelmişti. Mustafa Kemal’in bu konuyu sürekli düşündüğünü şu sözlerinden anlıyoruz: “Daha çocukken dersler, kitaplar arasında yuvarlanırken, hissederdim ki, bu dilin bir şeye ihtiyacı var. O ihtiyacın ne olduğunu, nasıl elde edileceğini bilmezdim. Fakat mutlaka bir şey lazım olduğunu duyardım.” “Eğer ben size bu meseleyi ancak son…
Devamı

Türk Dil Devrimi – 1

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra sıra kültür konularında devrimler yapmaya gelmişti. Dil kapsamında ilk devrim alfabe üzerineydi. Burada harf devriminden ayrıntılıca söz etmeyip yalnızca Mustafa Kemal’in 9 Ağustos 1928 günü İstanbul Gülhane Parkı’ndaki söylevini vereceğim: “Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz.  Bizim ahenktar, zengin lisanımız yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Asırlardan beri…
Devamı

Ayın Çatlatmak

Osmanlıca’da  cami, terfi, menşe, sanayi, mevki, mevzu, bayi, irtica vb. sözcükler ‘ayın’ ile bitiyor. Arapça’da ‘ayın’ gırtlaktan gelen, Türkçe karşılığı olmayan bir sesin adı. Tabii ki Yazı Devrimi’nden sonra bu harf  yeni abece ile gösterilemedi. Ardından da yepyeni bir tartışma söyleyişte olduğu gibi yazımda da başladı: uçak sanayii mi, uçak sanayisi mi? Yaşı geçkince olan pek çok dilci tercihini…
Devamı