İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Kategori: Köşe Yazıları

30. damga: Geŋizcil N

… Geŋizcil n sesi, Türkçeniŋ eski bir sesi olmakla birlikte bugün çoğu Türk dilinde hâlâ bulunur. Türkiye Türkçesiniŋ Doğu ve Rumeli ağızları dışında tüm ağızlarında vardır[1]. Öndamakla /n/ sesi verirken, art damakla hafif bir /ğ,g/ sesi verilmesiyle çıkar. …

Dili bozan toplum mudur?

Türkçe’niñ yozlaşmasına halk neden oluyormuş gibi, halka bir baskı uygulanıyor.
Yok aman Türkçe yozlaştı, yok dil elden gidiyor, halk özenti olduğu için dili kirletti, halk konuşmasıñı bilmiyor, halk böyle halk şöyle cart curt….

Bu kendi yedikleri haltları birilerine ödetmedir. Toplumun, bugünkü dil bozunmasında neredeyse hiçbir etkisi yoktur. Tam tersi dili koruyan toplumdur.

Peki bunca bozunmaya neden olan kim? Yanıtı kolay; ulusal düşüncelerden çavsız bilimkişileri, yerel değerlerden eksik kalmış aydın takımı ulayı kuşum aydıncıklar… Kısaca demek istediğim, toplumdan kopuk kişilerdir.

Psalterion’dan Santura Yatuğan

Sapsız telli çalgılar yatırılarak çalınmaktadır. Bunların da saplı eşdeğerleri gibi parmakla, çalgıçla ya da yayla çalınan biçimleri vardır. Bunlara dilimizde yatık saz (8), yatuğan (1, 5), yatuk (5) adları verilmektedir. Son ikisi dilimizde öteden beri var olan sözlerdir. Yatık saz sözüyse Ögel’in bunları tanımlamak için kullandığı bir sözdür (8). Farsça saz sözünü içerdiğinden kullanımı yeğlenmemelidir.…
Devamı

Kubuzdan Lavtaya Kopuz

Türklerin düncel ulusal telli çalgısı olan kopuz Divan’da kubuz biçiminde Arapça udun karşılığı olarak yer almaktadır (7). Kopuzun eski Yunan’daki eşdeğeri lir idi. Bu çalgının, Latinceye de değişmeksizin geçen Yunanca adı lyra idi (4). Lyra sözü dirgerlik diline de bir dilgibilim (anatomi) terimi olarak girmiştir. Kopuz biçiminde oluşumların adlandırılmasında kullanılan bir terimdir. Osmanlıcası uddur (11).…
Devamı

Bir sözcük dile nasıl yerleşir?

Bugün (Eylül 26, 2008) dolmuşta yaşadığım kısa bir ânı sizlerle paylaşacağım. İkitelli’ye* doğru yol alırken, dolmuşun arka taraflarından bir ses geldi; -Kaptan bizi hospitalda indir. Dolmuş sürücüsü dikiz aynasından geriye doğru bakıp; -Hangi hospital? diye sordu. Kısa bir duraklamadan sonra: -Burada üç hospital var. İstanbul, Batı Bahat, Zeynep Hatun… diye sıraladı. Konuşma biraz daha sürdü,…
Devamı

Pandura mı Çöğür mü?

Pandura 3 telli, küçük gövdeli, uzun boyunlu bir eski Yunan tımbırasının Latince adıdır (15). Çalgının Yunanca özgün adları pandoura ile panduriumdur (15). Gazimihal, pandurium biçiminin bir üflemeli çalgının adı olduğunun anlaşıldığını belirtmektedir (4); ancak Webster pandurium’u pandoura’nın eşanlamlısı olarak vermektedir (15). Yineldoğuş döneminde batıda bu adı taşıyan ya da bu adın türevi olan adlarla adlandırılan…
Devamı

Kitaradan Gitara Yongar

Geniş anlamda gitar uddan büyük çekme çalgıların genel adıdır. Dar anlamdaysa bir çeşit büyük çekme çalgıyı tanımlamaktadır. Gitar sözü dilimize Fransızcası olan guitare sözü üzerinden girmiştir (1). Fransızca guitare İspanyolca guitarradan, İspanyolca guitarra Arapça kitar ile kitaradan, Arapça kitara Yunanca kitharadan bozmadır (17). Yunanca kithara’nın kökeninin Hint-Avrupa dilinde çalgı teli anlamına gelen guittar sözüne ya…
Devamı

Tımbırdayan Tellerin Dili

Telli çalgılar çalgıbilimin en geniş kolunu oluşturmaktadırlar. Bunların önemli bir bölümü, telleri çekilerek, çalınmaktadır. Bunlara Almancada Zupfinstrument, İngilizcede plucked instrument denmektedir. Türkçesi çekme çalgıdır. Çalgıbilimci Gazimihal bunlara çektirimli telliler de demektedir (14). Daha az bir bölümüyse yayla çalınmaktadır. Bunlara da yaylı çalgı denmektedir. Çekme çalgıların telleri parmakla ya da çalgıç adı verilen bir araçla çekilir.…
Devamı

Zurnadan Obuaya Gürdüdük

Zurna, Avrasya ile Afroasya’nn çok geniş bir kesiminde yaygın olarak kullanılan bir ağaç üflemeli halk çalgısıdır. Genellikle Farsçada gürültü, yüksek ses anlamına gelen sur ile düdük anlamına gelen nay sözlerinden oluşup gür düdük anlamına gelen surnaydan bozma olduğu kabul ediliyor (1). Eski Türkçede bu anlama gelen bir sözün bulunmaması, çalgının kaynağının Ortadoğu olduğunu düşündürüyor. Çalgıbilimci…
Devamı