İstanbul, Türkiye
bilgi@turkcesivarken.com

Kategori: Köşe Yazıları

Ülküsünü Yitiren Ulus

Neden böyle oldu(k)? Baksanız a!: Hanidir savruluyoruz. Savruldukça ülkümüzden uzaklaşıyoruz. Oysa başlangıçta, demek Kamuerkinin ilk yıllarında artık yitirenler değil, kazananlar olacağımıza ilişkin sarsılmaz bir güvenimiz, inancımız vardı. Neden sonra gene yenilmeye ya da yitirmeye başladık. Sonuçlar ortada. Kurtarıcı bekler olduk ya, bilmek gerek: Kurtarıcı murtarıcı yok, gelmeyecek. (Atatürk bizim için ongunca bir “düşgelim”di. Ancak, sanılanın…
Devamı

Kutsal Ağacın Gölgesinde

Bu bir düş müydü; yoksa büsbütün gerçek miydi? Kendimi birdenbire bir bozkırın ortasında bulmuştum. Üstelik burayı – bir Akdenizli ile/ya da Çukurovalı olarak – alabildiğine yadırgamıştım. Bitki örtüsü bambaşkaydı. Çevremde ötüşüp uçuşan kuşların çoğunu hiç mi hiç bilmiyor, tanımıyordum. Böcekler dahi ayrımlıydı. Çayırköpeklerini andıran sevimli yılkılarsa beni ayrımsar ayrımsamaz deliklerine ya da yuvalarına çekiliyordu. Ortalıkta…
Devamı

Dokuzuncu Ünlü Kapalı E

1 Kasım 1928’de Harf Dévrimi yapıldığında, eskisine göre daha sağlam olan Lâtin damgalarıyla néredeyse tüm seslerimiz karşılanıyordu. Tümden sağlanıyor diyemiyorum; néredeyse sağlanıyor. Dilimizde yér alan, ancak kullanamadığımız için beñzerinden ayırt édemediğimiz kapalı /e/ sesi ile kimi yörelerde tümden unutulmasına karşın, kimi yörelerde olduğu gibi söylenmesini sürdüren geñizcil /n/ sesleriniñ yéñi yazı düzeneğimizde olmayışından söz édiyorum.…
Devamı

Dille, Yazınla Sağal(t)mak

Acısız bir yaşam kuşkusuz ülküseldir. Bununla birlikte, en azından kişi yaşamı söz konusu olduğunda, acısızlığın sağlanması kimse için olanaklı değil. Burada gövdesel acıları bir kıyıya bırakacak, tinsel acılar üzerinde odaklanacağım. Tin sağaltmanlığı – söylemek aşırı – tinsel acıları dindirmek ya da azaltmak/yeğnileştirmek üzere kurulmuş, etkinlik gösteren bir dal. Böylece vargılarım ile yargılarım tin sağaltmanlığınınkilerle –…
Devamı

Dil Yanlışları ile Yanlış Diller

Biliyorum: Bu yazı düzeltmecilik güderek yazılan ilk yazı değil, son yazıysa olmayacak. Doğrusunu isterseniz, ülkemizde Düzenlemelerle başlayan dilsel uyanış bu-tür yazıları yazdırır oldu. Kamuerkiyle sağlanan göreli dil bilinçlenmesiyse bu konularda yazıların yanında – özellikle son onyıllarda – birçok betiğin yazılmasının nedenidir. Doğallıkla bütün bunlar en büyük “sıkar”larımızdan1 biri olan dil sorunumuzdan kaynaklandı. Söz konusu sorun…
Devamı

Yad Söz(cük)lere Karşılıklarım

Daha önce Türkçesi Varken… ağ bölgesinde yayımlanmış Kişisel Türentiler Sözlükçüğü-adlı yapıtımla öz Türkçe 250 söz(cüğ)ü yad karşılıklarıyla dilseverlerin ilgilerine sunmuştum. Buradaysa yad 500 söz(cük) öz Türkçe karşılıklarıyla verilmiş bulunuyor. Gelgelelim ilkin kimi açıklamalar yapmam gerek: Yad Söz(cük)lere Karşılıklarım bir “seçki” niteliğindedir. Demek kendi türentilerimin hepsini kapsamadığı gibi, öz Türkçe karşılıkları daha bulunmamış yad söz(cük)lerin ancak…
Devamı

Yaygın bir bilgisizlik kanısı: “Türkçe yetersiz bir dildir”…

Soñ günlerde birçok toplu sanal ortamda (facebook, twitter, ekşisözlük, youtube vb.) sıklıkla karşılaştığım bir konu. Algıda seçicilik midir nedir, soñ zamanlarda hangi toplu sanal ortama girsem, Türkçe ile ilgili türlü yorumlar yapan kişilere düşgeliyorum. Bu yorumcularda gözlemlediğim şey, dilbilim ile ilgili pek bir bilgileri olmadığı hâlde Türkçe hakkında kendilerinden oldukça emin ve özellikle de olumsuz…
Devamı

Anlamdan Anlatıma Türkçemizin Eleştirisi

Dilci, eğitimci, ozan Muhittin Bilgin’in Anlamdan Anlatıma Türkçemiz-adlı yapıtı1 – adından anlaşılacağı üzere – bir dilbilgisi betiği. Söz konusu betikte Türkçenin geçmişçel gelişimi, anlambilgisi, sesbilgisi, biçimbilgisi, sözcük türleri, tümcebilgisi, anlatımbilgisi ile bölümce konuları işlenmiş. Türk yazınından seçilmiş örnek tümceler okurun bu konuları anlamasını kolaylaştırmakta. Gene Türk yazını-kaynaklı tanımlıklar2 yapıtı varsıllaştırmış. Kavram Dizini, Kaynakça ile Tanıklar…
Devamı

8. yılımız kutlu olsun: 28 Ağustos 2007-2015

Bugün Türkçesi Varken Topluluğu‘nun (turkcesivarken.com’un) kuruluşunun 8. yılı doldu. Özleştirme akımının bayrağını 8 yıldır taşıyor olmaktan dolayı onur duymaktayız. Bugünlere nasıl geldiğimizi bilmek isteyenler için öykümüzü yazdım; *** Gün içinde sürekli öksürünce babam da sağlık ocağına götürdü. Ankara’nıñ o soğuk kış günlerinde soğuk kapmamak olanaksız gibidir. Bécerebilene sévi olsun. Babam koltukta oturmuş sıramızın gelmesini beklerken,…
Devamı

Dilsel Bağnazlık

Bütün bağnazlıklar kötüdür. Dilsel bağnazlıksa ayra değil. “Yalnızca benim dilim doğrudur. Başkaları Türkçeyi bil(e)mezler.” diye düşünüyorsanız, dilsel bağnazlığa tutulmuşsunuzdur. Çabucak söylemeliyim: Dil alanında dahi bağnazlaşmak pek kolaydır. Üstelik karşıtçılarınızın varlığı size kutsal bir savaş yapıyormuşsunuzcasına kıygınlık da, yiğitlik de taslama olanağı verir. Böylece dil bir araç olmaktan çıkıp bir erek durumuna gelir. Dilin – son…
Devamı